|
İzmir,
20.12.2003
Şadi
Çetin Yeminli Mali Müşavir
sadicetin@turmob.org.tr
BU NASIL ADALET?
02.08.2003 tarih ve 25187 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanarak yürürlüğe girmiş bulunan 4956 sayılı "Esnaf Ve Sanatkarlar Ve Diğer
Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun ve Tarımda Kendi Adına ve
Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununun Bazı Maddelerin Değiştirilmesi,
Yürürlükten Kaldırılması ve Bu Kanunlara Geçici Maddeler Eklenmesi Hakkında
Kanun" un 44 üncü maddesiyle 1479 sayılı (Bağ-Kur) Kanunun ek 20 nci maddesinin
birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aşağıdaki fıkra üçüncü fıkra
olarak maddeye eklenmiştir.
"Bu Kanuna göre yaşlılık aylığı
bağlananlardan, ticari kazanç veya serbest meslek kazancı dolayısıyla gerçek
veya basit usulde gelir vergisi mükellefiyeti devam edenlerden, sosyal yardım
zammı dahil tahakkuk eden aylıklarından, aylığın bağlandığı veya tekrar
çalışmaya başladığı tarihi takip eden aybaşından itibaren, çalışmalarının sona
erdiği ay dahil % 10 oranında sosyal güvenlik destek primi kesilir.
Diğer
sosyal güvenlik kanunlarına göre yaşlılık ve malûllük aylığı bağlananlardan,
ticari kazanç veya serbest meslek kazancı dolayısıyla gerçek veya basit usulde
gelir vergisi mükellefi olanlar çalışmaya başladıkları ayı takip eden aybaşından
itibaren, çalışmalarının sona erdiği ay dahil bu Kanunun 50 nci maddesine göre
belirlenen 12 nci gelir basamağının %10'u oranında sosyal güvenlik destek primi
öderler. Sosyal güvenlik destek primi ödemesi gerekenlerden bu Kanunun yayım
tarihinden önce aylık bağlananlar Kanunun yayımını, daha sonra tekrar gerçek
veya basit usulde gelir vergisi mükellefi olanlar ise mükellefiyetin
başladığı tarihi takip eden aybaşından itibaren üç ay içinde
Kuruma yazılı bildirimde bulunmak zorundadırlar. Bu süre içinde Kuruma yazılı
bildirimde bulunmayanlar ile Kurumca tespit edilemeyenlerden sosyal güvenlik
destek primi, 53 üncü maddeye göre hesaplanarak tahsil edilir."
Yapılan
değişiklik uyarınca; diğer sosyal güvenlik kanunlarına göre yaşlılık veya
malullük aylığı almakta iken, ticari veya serbest meslek kazancı dolayısıyla
gerçek veya basit usulde vergi mükellefi olanlar ile adi ortaklık, kollektif
şirket, komandit şirket ve donatma iştirakleri ortakları (anonim şirket, limited
şirket ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket ortakları hariç), 01 Eylül
2003 tarihinden geçerli olmak üzere 12 nci gelir basamağının %10'u oranında
(2004/Nisan'a kadar 43.506.930.-TL) sosyal güvenlik destek primi ödeyeceklerdir.
Bu durumda olanların, gecikme zammına muhatap olmamak için 01 Aralık 2003
tarihine kadar, Bağ-Kur İl Müdürlüklerine, vergi hesap numaralarını ve T.C.
Kimlik Numaralarını ibraz ederek başvurmaları istenmiştir.
Bilindiği
üzere; Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar
Kurumu (Bağ-Kur), 02.09.1971 tarihinde kabul edilen 1479 sayılı Kanunla
kurulmuştur. 01.10.1972 tarihinde kuruluşunu tamamlayarak sigortalılarına,
malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortası kollarında hizmet vermek üzere çalışmalara
başlamıştır. Bağ-Kur esas itibariyle; Kanunla ve Kanunların verdiği yetkiye
dayanılarak kurulu sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi
bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız
çalışanları kapsayan bir sosyal güvenlik kuruluşudur. Bu nedenle SSK ve Emekli
Sandığı'ndan emeklilik hakkı kazanmış olanları kapsamaması
gerekmektedir.
Yukarıda yer alan düzenleme SSK ve Emekli sandığı
emeklileri arasında eşitsizliğe yol açmıştır. Evinde oturan emekliden alınmayan
destek primi, ticaret veya serbest meslek faaliyetiyle uğraşan emekliden
alınacaktır. Emekli keyfinden mi çalışıyor? Emekli maaşlarının hali herkesçe
malumdur. Emekli çalışmasında ne yapsın? Tekrar çalışma hayatına dönerek; milli
gelire katkı sağlayan, istihdam yaratan ve vergisini ödeyen emekli adeta
cezalandırılıyor. Bu mantığı anlamak mümkün değildir.
Bu anayasanın
eşitlik ilkesine aykırıdır. Anayasanın 10. maddesine göre; herkes, dil, ırk,
renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle
ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Hiçbir kişiye, aileye, zümreye
veya sınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve idare makamları bütün
işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek
zorundadırlar. Devlet eşitliği böyle mi sağlayacak? Diğer taraftan anayasanın
49.maddesine göre; çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir. Devlet, çalışanların
hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve
işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik
bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri almak
zorundadır. Devlet çalışma hayatını böyle mi destekleyecek?
SSK ve Emekli
Sandığı emeklisine ileride Bağ-Kur'dan bir menfaat veya ikinci bir emeklilik
sağlanmayacağına göre; Bağ-Kur'u ileride bu kurumdan emekli olacak kişilerin
finanse etmesi gerekir. Vaktiyle kendi primlerini ödeyerek emeklilik hakkını
kazanmış olan; SSK ve Emekli Sandığı emeklisi niçin Bağ-Kur'a prim ödesin? Bu
nasıl adalet? Bağ-Kur'u finanse etmek için akla, mantığa ve hukuka uygun çareler
aranmalıdır. Bu yanlıştan mutlaka dönülmelidir. Yukarıdaki Kanun hükmünün
yürürlükten kaldırılması için Mersin Milletvekili Mustafa Özyürek ve arkadaşları
tarafından 11 Kasım 2003 tarihinde TBMM Başkanlığı'na kanun teklifi verilmiştir.
Umarım bu teklif kanunlaşır ve bu yanlıştan dönülür.
|