|
26
Ekim 2003
Şadi Çetin YMM
sadicetin@turmob.org.tr
İPLİK VE KUMAŞTA KDV ORANI DÜŞÜRÜLMELİDİR
Tekstil ve
konfeksiyon sektörünün içinde bulunduğu sıkıntılar herkes tarafından
bilinmektedir. Bu sektörün Gayri Safi Milli Hasıla içindeki payı ve istihdama
olan katkısı asla göz ardı edilemez.
Tekstil ve konfeksiyon sektörü özellikle
1980 sonrasında benimsenen dışa açık, ihracata dayalı kalkınma modeliyle beraber
büyüme sürecine girmiştir. Söz konusu sektör 1980'li yıllarda hem ülke ekonomisi
içinde önemli bir gelişme kaydetmiş hem de dünya tekstil ve konfeksiyon
ticaretindeki artışın çok üzerinde bir ihracat performansı yakalamıştır. Ancak,
1990'lı yılların ikinci yarısından itibaren gerek iç gerekse dış faktörlerden
kaynaklanan nedenlerle sektör ciddi sorunlar yaşamaya başlamıştır. Bu sektörü
etkileyen iç faktörlerin başında KDV oranlarının yüksek olması gelmektedir. KDV
oranlarının yüksek olması nedeniyle sektörde kayıt dışılık artmış ve bu da
haksız rekabete yol açmıştır. Diğer taraftan KDV iadelerinin ödenmesinde yaşanan
problemlerin yol açtığı finansman sorunları sektörü büsbütün zora
sokmuştur.
Ekonomik istikrar ve rekabete dayalı bir ekonomi için IMF desteği
sağlanmıştır. Ancak borcun borçla kapatılması ve bunun hep böyle devam etmesi
mümkün değildir. Mümkün olan en kısa zamanda üretimin ve ihracatın arttırılması
zorunludur. Bu nedenle üretimi destekleyen ve ihracatın önünü açan politikalara
ve uygulamalara hız verilmelidir. KDV iadesi başta olmak üzere ihracatın ve
ihracatçıların her türlü sorunu hepimizin ortak sorunundur. Tekstil ve
konfeksiyon sektörünün gözden çıkarılması mümkün olmadığına göre; sektörün
yapısal problemlerinin ve içinde bulunduğu diğer sorunların çözülmesi
gerekmektedir.
Bilindiği üzere mal teslimleri ile hizmet ifalarında katma
değer vergisi oranları; I sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1,
II sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8 ve bu listelerin dışında
kalan vergiye tabi işlemler için %18 (genel oran) olarak uygulamaktadır.
Sektörün tarımsal girdisi olan kütlü ve elyaf pamuk, linter pamuk, pamuk lifi
döküntüleri için %1 KDV oranı uygulanmaktadır. Ancak tekstil ve konfeksiyon
sektöründe ara mamul durumunda olan ve en çok tüketilen iplik ve kumaşın KDV
oranı %18'dir. KDV iadelerinde yaşanan sıkıntılar da göstermiştir ki bu oran çok
yüksektir. İplik ve Kumaşta % 18 olan KDV oranı en azından % 8'e düşürülmelidir.
Yani iplik ve kumaş teslimleri II sayılı listeye dahil edilmelidir.
Yukarıda
da belirtildiği üzere; KDV oranının yüksek olması vergi kaçağına sebep olmakta
ve kanunlara saygılı mükellefleri vergi kaçıranlar karşısında haksız rekabete
uğratmaktadır. Esas itibariyle nihai tüketiciye satılmayan iplik ve kumaşta KDV
oranının %8'e indirilmesi halinde hem iplik ve kumaş satıcısının iade istemesine
gerek kalmayacak, hem de bu girdileri kullanarak ürettiği malı ihraç edenleri
KDV yükünden ve bunu geri almak için uğraşmaktan kurtaracaktır. Zira ihracatta
KDV iadesi bir teşvik değildir. Destinasyon ilkesi uyarınca ihracat KDV'den
istisna tutulurken ithalat vergilendirilmektedir. KDV mevzuatı uyarınca; tam
istisna kapsamındaki işlemler nedeniyle yüklenilen ve indirim yoluyla
giderilemeyen vergiler iade edilmektedir. Söz konusu iade işlemi bir teşvik
değil, sistem gereği nihai tüketiciye yansıtılamamış olan verginin ihracatçı
üzerindeki yükünün arındırılmasıdır. Bu nedenle KDV oranları ihracatçıların
üzerinde gereksiz ve aşırı bir finansal yük oluşturmayacak şekilde tespit
edilmelidir. Tekstil ve konfeksiyon sektörünün sorunları iyice ağırlaşmadan
iplik ve kumaşta % 18 olan KDV oranı % 8'e düşürülmelidir.
|