|
22
Eylül 2003
Şefik
Özsert
YMM
sozsert@msn.com
SPORTİF
HARCAMALARIN GİDER KAYDEDİLİP, KAYDEDİLEMEYECEĞİ
Günümüz
dünyası kurumlarında yaygın bir harcama türü
olan bu tür sportif harcamaları üç
kategoriye ayırarak incelemek gerekmektedir.
a)
Yasal Zorunluluk nedeniyle katlanılan giderler:
Çalıştırılan sayısı 500 den fazla olan kamu ve
özel sektör kuruluşları öncelikle kendi
elemanlarının spor faaliyetlerini sürdürebilmeleri
için spor tesisleri yapmak ve antrenör istihdam
etmek zorundadırlar. (3289 sayılı Gençlik ve Spor
Genel Müdürlüğü`nün Teşkilat
ve görevleri hakkında kanun md.26) Bu maddenin
uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar 10.05.1987/19546
ve 26.03.1990/20473 tarih sayılı R.G. lerde yayınlanan
yönetmeliklerde belirtilmiş olup, buna göre;
Her
yılın ocak ayının sonuna kadar kuruluşlar çalıştırdıkları
memur ve işçi sayısını bir yazı ile Beden Terbiyesi
Genel Müdürlüğü”ne bildireceklerdir.
500 sayısının tespitinde geçici-mevsimlik işçiler
sayıya dahil edilmeyecek, vardiya halinde çalışılan
işyerlerinde ise normal mesai saatleri (Gündüz
vardiyası) arasında çalışan işçilerin
sayısı dikkate alınacaktır.
Personel
sayısına göre yapılacak tesisin niteliği, bakım
ve onarımı, personelin araç-gereç ihtiyacının
karşılanması, sportif amaç dışında başka bir
amaç için kullanılmaması gibi detaylar
ilgili yönetmeliklerde mevcut olup, diğer yandan
yasal süresi içinde spor tesislerini tamamlamayan
kuruluşlardan sürenin bitimini müteakip her
yıl için tebliğ tarihinde çalıştırılan
her işçi için asgari ücretin 1/3’ü
kadar cezanın en geç bir ay içinde ödenmesi
zorunludur denilmekte ve ödenmeyen cezaların tahsilinin
6183 sayılı AATUHK’na tabi olduğu belirtilmektedir.
Kurumların
bu bağlamdaki harcamalarının gider yazılacağına dair
gerek vergi kanunlarında gerekse 3289 sayılı kanunda
bir hüküm bulunmamasına rağmen bu harcamaların
keyfi ya da mecburi yapılıp, yapılmaması gider kaydı
yönünden bazan tek başına ölçü
alınabileceği yönünden yargının çok
kararı olduğundan ve bu tür harcamalarda 3289 sayılı
kanunun 26. maddesinde yer alan kanuni zorlamaya dayandığından;
-
Söz konusu tesislerle, bu tesislerdeki ATİK amortismanları,
-
Spor tesislerinin bakım ve onarım giderleri,
-
Antrenöre ödenen ücretler ile sporcuların
araç ve gereçlerine ödenen bedeller
gider yazılabileceği kuşkusuzdur.
b)
Asıl amacı reklam olan sportif giderler: Sportif
faaliyetleri destekleme (Sponsorluk) veya bir spor kulübünü
reklam aracı olarak kullanmak (Sporcuların formasına
firma isminin yazılması) görsel ve yazılı basında
çok etkili bir reklam-pazarlama gideri olduğu
ve bunun Gelir Vergisi Kanununda işin idamesi ve elde
edilmesi için katlanılan bir gider olması nedeniyle
gider olarak kabul görmesi kuvvetle muhtemeldir.
Bununla ilgili yasal düzenlemeler; Spor kulüpleri
tescil Yönetmeliği (14.11.1989/20342 RG) - Sporcu
tescil ve lisans yönetmeliği (21.04.1988/19792
RG) - Formalara reklam konulmasına dair yönetmelik
(01.10.1981/17475) lerde mevcuttur.
Diğer
yandan firma desteğinde kurularak tescil edilen spor
kulübüne yapılacak nakdi ve ayni bağışlar;
Danıştay`ın böyle bir yardımın gider yazılacağına
dair kararı olmasına rağmen giderdeki keyfilik unsuru
nedeniyle tenkit riskine açık olduğundan yargıya
intikali halinde bu konuda yeterli içtihat oluşmadığından
kaybetme riskini göz önünde tutarak kanunen
kabul edilmeyen gider gibi düşünmekte yarar
vardır.
Buna
rağmen kulübün kuracağı takım, müsabakalara
iştirak etmekte ise kulüple firma arasında yapılacak
protokol gereği kulüp oyuncularının formalarında
firma reklamına ilişkin yazı ve işaret karşılığı yapılan
ödemeler reklam gideri niteliğinde olduğundan gider
kaydedilebilir.
c)
Personelin Spor ihtiyacını gidermek amacıyla yapılan
ve zorunlu olmayan giderler: Herhangi bir zorunluluk
ve reklam amacı olmadan personelin spor ihtiyaçlarını
gidermek için saha ve salon kirası, seyahat masrafı,
spor araç ve gereç alımı için ödenen
tutarların gider yazılabilmesi için tek yasal
düzenleme gelir vergisi kanunun 40. maddesindeki
“masrafın gider kaydedilebilmesi için ticari
kazancın elde edilmesi ve idamesi için yapılmış
yani işle ilgili olması gerekir” ifadesidir. Spor yapan
personelin daha verimli olacağından bahisle sosyal bir
harcama olduğu iddiasına aynı maddede gider yazılacak
sosyal harcamalar İşyerinde verilen yemek, barındırma,
ulaştırma, tedavi, ilaç giderleri olarak belirtildiğinden,
nitekim personelin dinlenme ve eğlenmesi için
yapılan giderler Maliye ve Danıştay tarafından masraf
yazılması uygun görülmediğinden olumsuz tenkitlere
açıktır.
Bu
olumsuz yaklaşıma rağmen;
*
Sporun ve sporcunun son yıllarda bir devlet politikası
olarak benimsenmiş olması, eğlenme ve dinlenme gibi
değerlendirilemeyeceği, sporun devlet tarafından desteklenmesinin
vergi kanunlarına da yansıdığı (GVK md.23/15-KVK md.7/8-KDVK
md.17/1-b)
*
GVK’nun 89 ve KVK’nun 14/6 ıncı maddelerine müsteniden
çıkarılan 86/10942 sayılı kararnamede, spor tesisleri
için yapılan bazı bazı bağışların gider kaydına
izin verildiğine göre, firmanın kendi personeli
için yaptığı spor amaçlı masrafların da
gider yazılabileceği,
*
Ayrıca 3289 sayılı kanunun 26 maddesi ile 500 fazla
işçi çalıştıran kurumlara spor tesisi
yapma ve antrenör istihdam etme zorunluluğu getirilmiş
olmasının gider yazılma gereğini bir defa daha vurgulayan
bir faktör olduğu savları ileri sürerek gider
yazılması gerektiğini savunmak mümkündür.
Buna
rağmen inceleme elemanının bakış açısı olumsuz
ve tenkit edici ise böyle bir tarhiyata karşı dava
açılması durumunda dava sonucunun ne olacağını
da kestirmek güçtür. Zira bu kişiden
kişiye değişebilen bir husus olup, bu konuda emsal yargı
kararı da mevcut değildir. Sonuç olarak bu konuya
yasal bir açıklık getirilmediği sürece gider
kaydındaki çelişki ve risk devam edecektir.
Kaynakça:
Mehmet Maç-Kurumlar Vergisi
|