|
YENİ TÜRK LİRASINA İLİŞKİN YASAL DÜZENLEMELER
VE
UYGULAMA SORUNLARI
Prof.Dr. Seza Reisoğlu
I. Genel Bilgi
Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para
Birimi Hakkında 5083 Sayılı Kanun 01.01.2005 tarihinde (7. madde yayımı
tarihinde, 8. maddesi 01.02.2000 tarihinde) yürürlüğe girmek üzere 31 Ocak 2004
tarihinde Resmi Gazetede yayınlanmıştır. Yasa hükümlerine göre, Yeni Türk Lirası
(YTL) ve Yeni Kuruş (Ykrş) 01.01.2005 tarihinde yürürlüğe girecek ve Türkiye
Cumhuriyeti Devletinin para birimini oluşturacaktır.
Böylece fiilen yürürlükten
kaldırılmış olan, tedavül etmeyen kuruş da, Yeni Kuruş olarak tedavüle
sokulmaktadır. Yeni banknotlar 1, 5, 10, 20, 50 ve 100 YTL; madeni paralar ise
1, 5, 10, 25, 50 Ykrş ve 1 YTL olacaktır.
Buna karşılık, bugün tedavül etmekte
olan 50 bin, 100 bin, 250 bin TL madeni paralar ile 500 bin, 1 milyon, 5 milyon,
10 milyon, 20 milyon TL değerindeki banknotlar Yeni Türk Lirası ve Yeni Kuruş
ile birlikte 31.12.2005 tarihine kadar tedavülde kalacaktır.
31.12.2005 tarihine kadar tedavül
edeceği kabul edilen yürürlükteki Türk Lirası 2005 yılında da Devletin geçerli
milli parası olup, Yeni Türk Lirası ile birlikte Borçlar Kanunu 83. maddesinde
adı geçen “memleket parası” olarak işlem görecek, isteyenlerin ödemelerini (TL)
ve (YTL) ile yapma konusunda seçimlik hakları olacak; (TL) ile ödemeyi kabul
etmeyenler açısından alacaklının temerrüdü ortaya çıkacaktır.
31.12.2005’te tedavülden kalkacak
Türk Lirası banknotlar T.C. Merkez Bankası Kanununun 37. maddesinde öngörülen 10
yıllık zamanaşımı süresi içinde -31.12.2015 tarihine kadar- Merkez Bankası,
Merkez Bankası bulunmayan yerlerde T.C. Ziraat Bankası Şubelerince
değiştirilmektedir. Madeni paralar da 31.12.2005 tarihinde tedavülden
kaldırılacak ve bir yıl süre ile -31.12.2005 tarihinden 31.12.2006 tarihine
kadar- mal sandıkları ile T.C. Merkez Bankası Şubelerinde kabul edilecek ve
değiştirilecektir (Hazine Müsteşarlığı “Yeni Türk Lirasına Geçiş Nedeniyle
Madeni Ufaklık Paraların Tedavülden Kaldırılmasına Dair Tebliğ” RG 24.09.2004
Sa:25593). Milli paralarından sıfır atan ülkelerde de görüldüğü gibi, Bakanlar
Kurulu Yeni Lira ve Kuruştaki “yeni” ibaresini kaldırmaya ve uygulamaya ilişkin
esasları belirlemeye yetkili kılınmıştır (Madde 1/2).
Madde gerekçesinde, parasından sıfır
atarak yeni para birimine geçen ülkelerin, daha sonra “yeni” ibaresini
kaldırdıklarına değinildikten sonra “Türk Lirasına geri dönmek ve defter ve kayıtların
tutulmasında hesap birimi olarak tekrar Türk Lirasının kullanılmasını sağlamak
amacıyla Yeni Türk Lirası ve Yeni Kuruştaki “yeni” ibaresini kaldırma hususunda
Bakanlar Kuruluna yetki verilmektedir” denilmektedir.
Bakanlar Kurulunun bu yetkisini
kullanması, sıfır atılmasa da Yeni Türk Liralarının ve yeni Kuruşların
tedavülden kaldırılmasını gerektireceğinden bugünküne benzer sorunlara yol
açacağı gibi; 01.01.2006 tarihi itibariyle tedavülden kalkmış, ancak (YTL) ile
değiştirilmemiş olan (TL) açısından da düzenleme yapılması zorunlu olacaktır.
01.01.2005 tarihinde yürürlüğe
girecek Yeni Türk Lirası ile milli paramızdan altı sıfır atılmaktadır. Böylece 1
YTL= 1 milyon TL, 1 Ykr= 10.000 TL değerinde olmaktadır.
Milli paradan sıfır atılmasının
nedeni 1970’lerde başlayan yüksek enflasyon nedeni ile Türk Lirasının büyük
değer kaybıdır. Yürürlükteki 20 milyon TL dünyada en yüksek meblağı ihtiva eden
banknot olarak tedavül etmektedir. Onu takip eden en büyük banknot kupürleri
Romanya’nın 1 milyon, Vietnam’ın 500.000, Endonezya, Kamboçya, Lübnan, Mozambik
ve Paraguay’ın 100.000 rakamını taşıyan banknotlarıdır. Genel gerekçede
“Paramızın taşıdığı kupür değeri
bakımından bugün dünyada rastlanmayan büyüklüklere ulaşması sonucunda, ifade ve
yazılmasında çeşitli zorluklarla karşılaşılmaktadır denilmektedir.
Türk Lirasındaki bol sıfırlı
rakamlar başta kasa işlemlerinde olmak üzere muhasebe, istatistik kayıtlarında,
bilgi işlem programlarında, ödeme sistemlerinde, benzin pompalarından
taksimetrelere kadar maliyet ve diğer sorunlara neden olmakta, ayrıca Türk
Lirasının dünyanın en değersiz paraları arasında olması itibar kırıcı
bulunmaktadır.
Bugüne kadar 49 ülkede paradan sıfır
atma operasyonu gerçekleştirilmiş, bazı ülkelerde ekonomide istikrar programları
başarısızlığa uğradığında -Arjantin ve Brezilya’da olduğu gibi- paradan yeniden
sıfır atma gereği ortaya çıkmıştır.
II.
01.01.2005 tarihinden itibaren
tüm hesap ve kayıtlarda (YTL) kullanılması
01.01.2005 tarihinden itibaren tüm
kamu kuruluşları; kamu ve özel tüzel kişiler ve gerçek kişiler yasal olarak
tutmakta zorunlu oldukları tüm hesap ve kayıtlarında -Türk Lirasının da
31.12.2005 tarihine kadar tedavül etmesine rağmen- sadece Yeni Türk Lirası
kullanacaktır. Daha önce 1937 tarihli 3290 Sayılı Devlet Hesaplarında Liranın
Esas Itlıhaz Edilmesi Hakkında Kanunda, “Hazinenin kabz ve tediye muamelatında
ve hesap kayıtlarında lira ıtlıhaz edilerek kuruş onun kesri itibar edilir”
denilmekteydi. 5083 Sayılı Yasada tüm hesap ve kayıtlarda (YTL)’nin
kullanılacağına dair açık bir düzenleme bulunmamasına karşılık, 5083 Sayılı Yasa
3290 Sayılı Yasayı yürürlükten kaldırmak ve 1. maddesinde “Türkiye Cumhuriyeti
Devletinin para birimi Yeni Türk Lirasıdır” demek suretiyle Yeni Türk Lirasının
hesap kayıtlarında kullanılması esasını benimsemiştir. 1. madde gerekçesinde de
“Bu çerçevede defter ve kayıtların
tutulmasınında da hesap birimi olarak Türk Lirası yerine Yeni Türk Lirasının
kullanılması doğaldır” denilmektedir.
Yasal zorunluluk olan hesap ve kayıtların (YTL) olarak tutulmaması, bu
kayıtların tutulmamış olması veya usulüne uygun tutulmaması sonucunu verecek ve
ilgili yaptırımlar uygulanacaktır.
Maliye Bakanlığı da 5083 Sayılı
Kanunun geçici 1. maddesinin 3. fıkrasındaki yetkisini kullanarak, 01.01.2005
tarihinden itibaren genel bütçeye dahil daireler ve katma bütçeli idarelerin,
bütçelerinden yapacakları harcamaların gerçekleştirilmesine ve ödenmesine
ilişkin düzenleyecekleri belge ve cetvellerde para ile ifade edilen değerleri Yeni Türk Lirası
(YTL) cinsinden göstereceklerini, tüm muhasebeleştirme belgeleri ve mali
raporları Yeni Türk Lirası üzerinden düzenleyeceklerini tebliğ etmiştir
(Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü
Genel Tebliği (Sıra No:21) Yeni Türk Lirası İşlemleri RG 30 Eylül 2004
Sa:25599).
01.01.2005 tarihinden itibaren
Türkiye Cumhuriyeti Devletinin para birimi Yeni Türk Lirası olduğundan -Türk
Lirası sadece 1 yıl süre ile tedavül ettiğinden- 01.01.2005’ten itibaren
mahkemeler kararlarını (YTL) üzerinden verecekler, icra, SSK ve vergi
dairelerinden vd. gelen ödeme emirleri (YTL) üzerinden düzenlenecek, bankalar
sözleşmelerini (YTL) üzerinden yapacaklardır.
III.
Yarım (Ykrş) ve yarım (Ykrş)’un
üstündeki ve altındaki değerler
5083 Sayılı Yasanın 2. maddesine
göre “Türk Lirası değerlerin Yeni Türk Lirasına dönüşüm işlemlerinin ve Türk
Lirası cinsinden yapılan işlemlerin
sonuçlarında ve ödeme aşamalarında yarım Yeni Kuruş ve üzerindeki değerler bir Yeni Kuruşa
tamamlanır. Yarım Yeni Kuruşun altındaki değerler dikkate alınmaz”.
1937 tarihli 3290 Sayılı Kanunda da
benzer bir hükme yer verilmiş, kırk para bir kuruş ederken, para birimi
kaldırılmış ve “Tahakkuk, tahsil ve tediyede yirmi para ve daha aşağı kesirler
tay ve yirmi paradan fazla kesirler kuruşa ibra edilir” denilmiştir.
En küçük birim Yeni Kuruş olup, Yeni
Kuruş da bugünkü 10.000 Liranın karşılığı olduğundan, 5000 Lira ve üzerindeki
miktarlar -örneğin 7000, 8000 Lira- 1 Yeni Kuruş olarak kabul edilecek ve 5000
Liranın altındaki Liralar -örneğin 4000 Lira- dikkate alınmayacak, diğer bir
deyişle borç sona erecektir. Ancak bu hesaplama her birim, her borç kalemi için
değil, Yeni Türk Lirası işlemlerinde ödeme aşamasında ve işlem
sonuçlarında yarım Kuruşun altında veya
üstünde kalan Liralara uygulanacaktır.
Madde gerekçesinde de “Mal ve hizmetlerin fiyatları bir Yeni Kuruşun
altında olabileceği gibi, bir Yeni Kuruşun altındaki değer küsuratlı olarak da
belirlenebilecektir. Vergiler, yabancı para alım satımı ve benzeri belli sabit
sayılarla çarpım yapılarak elde edilen sonuç üzerinde tahakkuk, tahsil ve ödeme
işlemlerinde, işlem sonuçları da bir Yeni Kuruşun altında veya değer küsuratı
bir Yeni Kuruşun altında olabilecek şekilde sonuç verebilecektir.
Tamamlama işlemlerinin birim
fiyatlarda değil, işlem sonuçlarında ve ödeme aşamasında gerçekleştirilmesi ve
ödeme kayıtlarının virgülden sonra en çok iki hane ile yapılmasının amaçlandığı
bu maddede; Türk Lirası değerlerin Yeni Türk Lirasına dönüşüm işlemlerinin ve
Yeni Türk Lirası cinsinden yapılan işlemlerin sonuçlarında ve ödeme aşamalarında
bir Yeni Kuruşun altındaki tutarları ödemeye olanak verecek madeni para
bulunmaması nedeniyle, yarım Yeni Kuruş ve üzerindeki değerlerin bir üst Yeni
Kuruşa tamamlanması, yarım Yeni Kuruşun altındaki değerlerin dikkate alınmaması
yönünde düzenleme getirilmiştir. Bu düzenleme doğrultusunda, sayısal işlem yapan
elektronik cihazların ve bilgisayar yazılımlarının yenilenmesi gibi bazı teknik
güçlüklerin de önüne geçilmiş olunacaktır” denilmektedir .
2005 yılında Türk Lirası ile Yeni
Türk Lirası ve Yeni Kuruş birlikte tedavül edecekler; ancak birim fiyatlarında bir değişiklik olmayacak; diğer bir deyişle
Yeni Türk Lirası olarak belirlenen fiyatların Yeni Kuruşun katları şeklinde
olması gerekmeyecektir. Örneğin bir malın fiyatı 47.000 TL ise, etikette 47.000
TL/4,7 Ykrş olarak belirlenecektir. Özellikle döviz kurlarındaki (TL) ve (YTL)
belirlemelerinde bu önem taşımaktadır. 01.01.2005’ten itibaren döviz kurları
uluslararası uygulamalara benzer olarak noktadan önce ve sonra kullanılan rakam
sayısı toplamı 5’e eşit olacak, örneğin 1.508.333 olarak ilan edilmiş olan 1 ABD
Dolarının T.C. Merkez Bankası efektif satış kuru 1.5083 YTL olacak; bu durumda
örneğin 1000 ABD Doları karşılığı 1.508,3 YTL olarak hesaplanacaktır.
2005 yılında Türk Lirası da milli ve
geçerli para niteliğini taşıyacağından, Türk Lirasının Yeni Türk Lirasına
dönüşüm zorunluluğu bulunmamaktadır. Buna karşılık, Türk Liralarının yetkili
mercilerce açıklandığı gibi 2005 yılının ilk üç ayında %90-95 oranında piyasadan
çekilmesi halinde, borçluların ödemelerini fiilen Yeni Türk Lirası ile yapmaları
gerekecek, o takdirde borcun toplamı Yeni Türk Lirasına dönüşecek ve bu işlemler
sonucunda bulunan Yeni Kuruşta tamamlama ve silinme gerçekleştirilecektir.
Örneğin 47.000 Liralık maldan bir düzine alınırsa (47.000X12) 564.000 Türk
Lirası veya 56.4 Ykrş söz konusu olacak, borçlu 56 Ykrş ödeyerek borcundan
kurtulacaktır. Buna karşılık, birim fiyatı olan 47.000 Lira yuvarlanarak 5 Ykrş
kabul edilseydi, borçlu 60 Ykrş ödemek zorunda kalacaktı.
Yeni Kuruşa tamamlama veya dikkate
almama Yeni Türk Lirasına dönüşüm işleminin sonunda yapıldığından, sadece tek
bir Ykrş bakımından göz önünde tutulacağından önem taşımamaktadır.
Banka hesaplarında 01.01.2005
tarihinden itibaren (YTL) göz önünde tutulma zorunluluğu bulunduğundan, örneğin
mevduat hesaplarındaki 6 sıfır atma işlemlerinde yarım Yeni Kuruş ve üzerindeki
değer bir Yeni Kuruşa tamamlanacak; yarım Yeni Kuruş altındaki değer hesaba
katılmayacaktır.
2006 yılı başından itibaren Türk
Liraları tedavülden kalkacağı için fiyatlar zorunlu olarak Yeni Türk Lirası ve
Yeni Kuruş üzerinden belirlenecek, bu durum bir miktar fiyat artışına neden
olabilecektir.
Türk Liraları 10 yıl süre ile T.C.
Merkez Bankası veya Ziraat Bankası Şubelerinde değiştirilirken de bir Kuruşa
tamamlama veya göz önüne almama işlemlerine devam edilecektir.
IV. Türk Lirasına veya Liraya yapılan
atıfların Yeni Türk Lirasına yapılmış sayılması ve hukuki sonuçları
5083 Sayılı Yasanın 3. maddesine
göre,
“- Kanunlarda ve diğer mevzuatta
- İdari işlemlerde
- Her türlü muamelelerde
- Kıymetli evrak ve hukuki sonuç
doğuran belgelerde
- Ödeme ve değişim araçlarında
Türk Lirasına veya Liraya yapılan
atıflar 2. maddede belirtilen değişim oranında Yeni Türk Lirasına yapılmış
sayılır”.
5083 Sayılı Yasanın 3. maddesinde
sayılan hallerde Türk Lirasına yapılan atıflar, 2. maddedeki oranda -1 milyon TL
= 1 YTL- Yeni Türk Lirasına yapılmış sayıldığından; Türk Lirasına atıf yapan
kanunlarda -örneğin maktu para cezalarına atıf yapan kanun maddelerinde-, idari
işlemlerde, yargı kararlarında- belli miktarda (TL) tazminatı içeren mahkeme
kararlarında, her türlü muamelelerde -kredi sözleşmeleri, kıymetli evrak,
bonolarda yer alan (TL) miktarında- ve hukuki sonuç doğuran belgelerde -belli
(TL) içeren borç ikrazları-, ödeme makbuzlarındaki (TL) ve değişim araçlarında
hiçbir değişikliğe gerek olmayacak; Türk Liralarına yapılan atıflar, 1 milyon
TL= 1 YTL olarak geçerli olacaktır. Ancak (TL)’ye atfın Yeni Türk Lirasına
yapılmış sayılması, ödemenin mutlak (YTL) ile yapılması anlamı taşımayacak, 2005
yılında Yeni Türk Lirası ile birlikte Türk Liraları da geçerliliğini
koruyacağından, borçlular borçlarını ister (YTL), isterse (TL) olarak
ödeyeceklerdir.
5083 Sayılı Yasanın Geçici Madde
2’de “Türk Lirası üzerinden yapılan her türlü hukukî muamele ile hukukî sonuç
doğuran belgelerin 2 nci maddede belirtilen değişim oranı dikkate alınarak
31.12.2005 tarihine kadar, bu tarih dahil Yeni Türk Lirasına göre değiştirilmesi
halinde, muamele ve düzenlenecek belgeler her türlü vergi, resim, harç ve diğer
yükümlülüklerden muaftır” denildiğinden, hukuki muamele ile hukuki sonuç doğuran
belgelerin 2. maddede belirtilen değişim oranı dikkate alınarak 31.12.2005
tarihine kadar mutlaka değiştirilmesi gerektiği görüşü de ileri sürülmüştür.
Ancak bu görüşe katılma olanağı yoktur. 3. madde çok açık olarak herhangi bir
değişime gerek olmadığını açıklamaktadır.
3. madde gerekçesinde de “Yeni Türk Lirasının uygulamaya konulması söz konusu
hukuki ilişkilerin şartlarında değişikliğe yol açmayacak veya herhangi bir edimi
ifa ederken taraflardan birine mazeret öne sürme ya da bu hukuki ilişkiyi tek
taraflı olarak değiştirme veya feshetme hakkı vermeyecektir” denilmektedir.
Geçici 2. madde, taraflar, örneğin
sözleşmeleri Yeni Türk Lirasına göre değiştirmek istedikleri takdirde bir
vergi muafiyeti öngörmekte, hiçbir şekilde değiştirme zorunluluğu
getirmemektedir.
3. maddenin açık düzenlemesi olmasa
dahi, sözleşmelerin 31.12.2005 tarihine kadar değiştirilmesi zorunluluğunun
kabul edilmesi; değiştirilmemesi halinde, sözleşmelerin geçersizliği sonucunu
verecektir. Ancak o takdirde, borçlular sözleşmeleri Yeni Türk Lirasına
dönüştürmeyi kabul etmedikleri takdirde, örneğin kredi sözleşmeleri 31.12.2005
tarihine kadar değiştirilmediği takdirde geçersiz olacak, bankalar Yeni Türk
Lirası üzerinden teminat mektubu düzenlemeyi isteseler dahi lehtarlar buna
muvafakat etmedikleri takdirde, (YTL) üzerinden teminat mektubu düzenlenemediği
için bankaların ve dolayısıyla lehtarların yükümlülüğü son bulacaktır. Bu tür
iddialar ise hukuken savunulamaz.
Sonuç olarak Türk Lirası üzerinden düzenlenmiş her türlü sözleşmeler, bonolar, poliçeler, özellikleri
göz önünde tutulmak suretiyle çekler, hisse senetleri, tahviller hukuki değer
taşıyan tüm belgeler herhangi bir
değişikliğe gerek kalmaksızın geçerliliğini koruyacaklar ; Türk Liralarına yapılan atıflar 01.01.2005 tarihinden
5083 Sayılı Yasanın 2. maddesinde belirtilen değişim oranında Yeni Türk Lirasına
yapılmış sayılacak; POS’lardan 01.01.2005’ten itibaren yapılacak işlemler (YTL)
üzerinden olacak, slipler üzerindeki işlem tutarı hem (YTL), hem (TL) olarak
gösterilecektir.
Katma Değer Vergisi mükelleflerinin
ödeme kaydedici cihazları kullanma
yükümlülükleri ile ilgili olarak Maliye
Bakanlığınca çıkarılan Genel Tebliğe göre (Katma Değer Vergisi Mükelleflerinin
Ödeme Kaydedici Cihazları Kullanmaları Hakkında Kanunla İlgili Tebliğ, Seri No:
60, RG 15.05.2004, Sa:25463) tüm ödeme kaydedici cihazları (YTL) ve (Ykrş)’a
göre işlem yapacak tarzda düzenlenecek ve bu düzenleme işlemleri en geç
31.03.2005 tarihine kadar tamamlanacaktır.
V.
Banknotların resim ve
görüntülerinin çoğaltılması ve yayınlanması
4. maddeye göre “Halen tedavülde
bulunan, tedavülden çekilmiş veya tedavüle çıkarılacak olan banknotların resim
ve görüntülerinin çoğaltılması ve yayınlanmasına ilişkin boyut, renk, malzeme,
çözünürlük, üzerinde bulunacak ibareler ve benzeri hususlarla ilgili şartlar
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca belirlenir ve Resmî Gazetede ilân olunur.
İlân olunacak şartlara uymayan
kişiler hakkında fiil daha ağır bir suça vücut vermediği takdirde
birmilyarbeşyüzmilyon liradan beşmilyar liraya kadar ağır para cezasına
hükmolunur”.
Bu maddeye istinaden T.C. Merkez
Bankasında “Banknotların Resim ve Görüntülerinin Çoğaltılması ve Yayımlanması
İle İlgili Duyuru” Resmi Gazetede yayınlanmıştır (RG 24.02.2004 Sa: 25383).
Türk Ceza Kanununda parada
kalpazanlık suçu ve cezası (TCK md.316 vd.) belirlenmiş iken, ayrıca 4. maddeye
gereksinme olup olmadığı tereddüt yaratmıştır.
Madde gerekçesinde “Madde ile, doğrudan sahtecilik amacı olmaksızın
ancak, sahtecilikte kullanılma tehlikesini yaratarak banknotların resim ve
görüntülerinin çoğaltılması ve yayınlanması durumunda uygulanacak ceza
hükümlerinin mevzuatımızda bulunmaması nedeniyle, hem bu boşluğun doldurulması,
hem de mevzuat uyumlaştırması kapsamında Avrupa Birliği mevzuatında olan bu
düzenlemeye uyumun sağlanabilmesi amaçlanmaktadır.
Bu konudaki düzenlemelerin Avrupa
Merkez Bankası tarafından güncel koşullar doğrultusunda değiştirilebilmesi
nedeniyle, sık sık kanun değişikliğine gidilmemesi için banknotların resim ve
görüntülerinin çoğaltılması ve yayınlanmasına ilişkin boyut, renk, malzeme,
çözünürlük, üzerinde bulunacak ibareler ve benzeri hususlarla ilgili şartların
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca belirlenmesi, Resmi Gazetede ilan edilmesi
ve bu şartlara uymayan kişilere cezai müeyyide uygulanması öngörülmüştür”
denilmektedir.
VI. 01.01.2005 – 31.12.2005 tarihleri
arasında mal ve hizmetlerin etiket ve tarife listelerinde TL ve YTL olarak
gösterilmesi zorunluluğu
Geçici Madde 3’e göre “1.1.2005-31.
12. 2005 tarihleri arasında, bütün mal ve hizmet bedellerinin, 4077 sayılı
Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 12 nci maddesi çerçevesinde düzenlenecek
etiket ve tarife listelerinde Türk Lirası ve Yeni Türk Lirası üzerinden ayrı
ayrı gösterilmesi zorunludur.
Bu yükümlülüğü yerine getirmeyenler
hakkında 4077 sayılı Kanunun 25 inci maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen ceza
uygulanır”.
Hizmetler de Geçici Madde 3
kapsamında olduğundan, bankalar verdikleri hizmet karşılığı aldıkları bedelleri
– masraflar ve komisyonlar gibi – 01/01/2005 – 31/12/2005 tarihleri arasında
(TL) ve (YTL) üzerinden ayrı ayrı göstereceklerdir.
Bu zorunluluğa uymayanlar hakkında
4077 Sayılı Yasanın 25. maddesinin 2. fıkrasına göre 100 YTL para cezası
uygulanacaktır.
VII.
Bankaların uygulamaları açısından
göz önünde tutulacak hususlar
a.
Genel olarak
-
5083 Sayılı Yasanın 1. maddesine
göre “Türkiye Cumhuriyeti Devletinin para birimi Yeni Türk
Lirası” olduğundan,
bankalar 01.01.2005 ten itibaren tüm kayıtlarını, mevduat hesaplarını, bireysel
ve
kurumsal krediler ve diğer her türlü işlemlerini (YTL) üzerinden tutacaklar,
faizler (YTL) olarak
hesaplanacak, mevduat ve repo işlemlerinde vade sonundaki
miktarlar hesaplara (YTL) olarak
geçecek, hesap
ekstreleri (YTL) olarak
düzenlenecek, ödemelerini, otomatik fatura, düzenli
ödeme ve EFT, havale
talimatlarını (YTL) olarak gerçekle tireceklerdir. Buna karşılık TL de
31.12.2005 tarihine kadar geçerli milli para niteliğinde bulunduğundan, nakit
sıkışıklığı ve diğer
nedenlerle bankaların ödemelerini Türk Lirası üzerinden
yapmaları da geçerli olacaktır.
Buna karşılık, bankalar 31 Aralık
2004 tarihine kadar -bu tarih dahil- tüm belgeleri (TL) üzerinden
düzenleyecek,
muhasebe kayıtları (TL) üzerinden yapılacak, bu belge ve kayıtlar olduğu gibi
muhafaza edilecektir.
Muhasebe kayıtları
1 Ocak 2005 tarihinde Kanunda belirtilen
değişim oranı esas alınarak (YTL)’ye
dönüştürülecek ve bu dönüştürülen tutarlar
ilk kayıt maddesi olarak muhasebeleştirilecektir. 1
Ocak 2005’ten itibaren ise
düzenlenecek belgeler ve yapılacak muhasebe kayıtları sadece (YTL)
üzerinden
olacaktır.
Bankalar 01.01.2005’ten itibaren,
protestolu senetlere ilişkin bildiri kayıtlarını (B kaydı), senedin
(TL) veya
(YTL) üzerinden düzenlendiğine bakılmaksızın (YTL) üzerinden, kaldırı
bildirimlerini (K
kaydı) ise protesto bildirimi (TL) olarak yapılmış (TL), (YTL)
üzerinden yapılmış ise (YTL) olarak
yapacaklar; bildirimlerde (Ykrş)
kullanılmayacak; senedin Kuruşlu düzenlenmesi halinde 50 (Ykrş)
ve üzerindeki
tutarlar 1 (YTL)’ye tamamlanacak; 50 (Ykrş)’un altındaki tutarlar dikkate
al
ınmayacak; bankalar nezdindeki eski düzenlemelere ait (TL) üzerinden değişime
konu edilmiş
kayıtlar kütükteki orijinal tutarları ile (TL) olarak
bırakılacaktır (T.C. Merkez Bankası İdare
Merkezinin 21 Temmuz 2004 tarihli
Genelgesi).
-
Bankalar 1 Ocak 2005 tarihinden
önceki dönemlere ilişkin olup da,
bu tarihten sonra
düzenlenecek
fatura, beyanname ve bildirimleri de
(YTL)’ye dönüştürecek, (YTL) üzerinden
düzenleyecek ve hesaplara (YTL) olarak
kaydedecektir.
-
Bankalar 01.01.2005 tarihinden
itibaren müşterilerin -Türk Lirası nakit karşılığı da olsa- havale
talimatlarını, otomatik fatura talimatlarını (YTL) olarak
gerçekleştireceklerdir.
-
Bankalar ile müşteriler arasındaki
(TL) üzerinden düzenlenmiş bireysel ve kurumsal kredi sözle
şmeleri dahil her
türlü kredi sözleşmelerde, kredi ödeme planları, teminat mektupları,
kontrgarantiler ve diğer tüm sözleşmelerde, bono, poliçe, özellikleri göz önünde
tutularak
çeklerde, mevduat hesapları, yatırım hesapları, hesap cüzdanları,
kredi kartlarında, yönetim
kurulları, kredi komiteleri ve şubeler tarafından
alınan kredi kararlarında ve diğer tüm kararlarda,
imza sirkülerinde,
vekâletnamelerde ve hukuki değer taşıyan diğer belgelerde herhangi bir
değiş
ikliğe, teminat mektuplarında muhataba ve lehtara bildirme, gerek
bulunmayacak; banka lehine
alınan ipoteklerde, ticari işletme rehinlerinde vd.
Tapu Dairelerine veya Ticaret Sicili Memurlukları
na herhangi bir bildirim
yapılmayacak, sözleşmelerdeki ve belgelerdeki (TL)’na yapılan atıflar,
5083
Sayılı Yasanın 2. maddesindeki oranlarda (YTL)’ye yapılmış sayılacaktır.
-
01.01.2005’ten itibaren kredi kartı
limitleri, 2. maddedeki oranlar üzerinden (YTL) limitine dönüşecek, kredi kartı
hesap özetlerinde toplam borç ve asgari ödeme tutarları (YTL) olarak
gösterilecektir.
-
01.01.2005’ten itibaren ATM
makinalarında işlemler (YTL) olarak gerçekletirilecektir. Ancak ATM
makinalarında (YTL) ve (TL) üzerinden işlem görülmesi de yasaya aykırılık
oluşturmayacaktır.
b.
Çekler açısından
01.01.2005 tarihinden sonra da
bankalara (TL) veya (YTL) meblağlı çekler ibraz edilebilecek, ancak bankalardaki
tüm hesaplar -çekle çalışan mevduat hesapları dahil- 01.01.2005 tarihinde
(YTL)’ye çevrilmiş olacağından, bu tarihten sonra banklara ibraz edilen çekler
-(TL) veya (YTL) meblağlı çekler- (YTL)’ye çevrilerek ödenecek, keza
Bankalararası Takas Odalarında tüm çekler (YTL)’ye çevrilmiş olarak işlem
görecektir.
TTK’na göre (md.707/2), çeklerde
ileri tarihli keşide günü konulabilmesi, 01.01.2005-31.12.2005 tarihleri
arasında hem (YTL) hem de (TL)’nin geçerli milli para olarak tedavül etmeleri,
2006’dan itibaren sadece (YTL)’nin geçerli olması nedeni ile bazı sorunların
yaşanması kaçınılmaz olacaktır.
Sorunların çözümünde çekte ibraz tarihinin esas alınacağı , keşide gününün sırf ibraz süresini belirleme
fonksiyonunun bulunduğu göz önünde tutulacaktır.
Çeşitli ihtimaller
değerlendirildiğinde;
- Keşide tarihi 2004 veya 2005 olan
(TL) olarak düzenlenmiş bir çek 2005’te geçerli süre içinde ibraz edilirse, çek
olarak işlem görecek; ödeme (YTL) olarak yapılacak; karşılıksız çıkarsa çek
defterlerinin iadesi istenecektir.
- 2005 tarihli keşide günü bulunan
bir çek üzerinde, çek meblağı (YTL) olarak belirlenmişse çekin 2004’te veya
2005’te geçerli ibraz süresinde ibrazı halinde farklı işlem yapılacaktır.
Çek 2004’te ibraz edilirse, henüz
(YTL) yürürlüğe girmediğinden ve TTK 692. maddede öngörülen zorunlu unsurlardan
biri “meblağ” bulunmadığından, ibraz edilen senet çek niteliği taşımayacaktır.
Bu takdirde, çekin 2005’te ibraz edilmek üzere bir işlem yapılmadan hamile
iadesi veya talep halinde iade edilen çek üzerine “meblağ YTL olduğundan işlem
yapılmamıştır” şeklinde bir şerh düşülmesi uygun olacaktır. Çekin “geçersiz”
olduğu şeklinde düşülecek bir şerh sorun yaratabilecektir. 2004’te geçerli bir
ibraz olmadığından, aynı çek 2005’te süresinde ibraz edildiği takdirde geçerli
bir çek olarak işlem görecektir.
- 2004 veya 2005 keşide tarihli (TL)
meblağlı bir çek 2004’te veya geçerlilik süresi içinde 2005’te ibraz edilirse,
geçerli bir çek olarak işlem görecektir.
- 2004 keşide tarihli ve ibraz
süresi de 2004’te sona eren bir çek (YTL) üzerinden düzenlenmiş ise, geçerli bir
meblağ ihtiva etmediğinden, “Çekin zorunlu unsurlarını taşımadığından işlem
yapılmamıştır” şerhi ile iade edilecektir.
- (TL) meblağı ihtiva eden çekin
keşide tarihi 2005 veya 2006, ibraz süresi 2006’da bitiyorsa; çek 2005 sonuna
kadar ibraz edilirse geçerli bir çek işlemi görecek; 2006’da ibrazı halinde ise
(TL) tedavül etmediğinden, senet çek sayılmayacaktır.
- Çek üzerinde meblağlar hem (TL),
hem de (YTL) olarak ayrı ayrı yazılmışsa, ancak, 5083 Sayılı Yasanın 2.
maddesindeki değişim oranına uyulmuş ise -örneğin 10.000.000 TL/10 YTL- çek
geçerli sayılacaktır. Tutarlar birbirini tutmuyorsa ve biri rakamla diğeri yazı
ile yazılmışsa yazılı meblağ esas alınacaktır (TTK 730 Nr.2-588).
- Çek üzerindeki (TL) veya (YTL)
meblağlarının ikisi de yazı ile veya ikisi de rakamla yazılı ise ve oranlar
tutmuyorsa -örneğin 100 milyar TL/1 milyon YTL- çek 2004’te ibraz edilirse
geçerli olan (TL) meblağı, 2005’te süresinde ibraz edilirse her iki meblağ da
geçerli olduğundan, daha düşük olan 100 milyar TL (TTK 588/2), geçerli ibraz
süresi içinde 2006’da ibraz edilirse geçerli meblağ olan 1 milyon (YTL) esas
alınacaktır.
- Karşılıksız çek çeken keşideci,
2005 yılında düzeltme hakkını (TL) veya (YTL) olarak kullanabilecektir.
01.01.2005 tarihinden itibaren T.C.
Merkez Bankasına çeklerin karşılıksız olduğu ve düzeltme hakkının kullanılmasına
ilişkin bildiriler (YTL) ve (Ykrş) olarak yapılacaktır.
Bankalar tarafından bastırılan çek
defterlerinde meblağ (TL) olarak gösterilmiştir. 01.01.2005’ten sonra
kullanılacak çeklerde meblağın mutlaka (YTL) olarak gösterilmesi, bankalarca
mutlaka (YTL) meblağlı çek defteri bastırılması zorunlu değildir. 2005 yılında
(TL) de geçerli para birimini oluşturduğundan, (TL) üzerinden çek çekilmesi
mümkün olduğu gibi, (YTL) üzerinden çek keşide edilmek istenir ise, keşidecinin
(Y) ilavesini imzalaması/paraflaması yeterli olacaktır (TTK 730/17, TTK 660).
2006’da ise (TL) tedavülden kalkacağından bankaların (YTL) meblağlı çek
defterleri bastırmaları gerekecektir. Bankaların 2005 veya 2006’dan itibaren
(YTL) meblağlı çek defterleri bastırmaları, müşterilerin elindeki çek
karnelerinin geçerliliğini etkilemeyecek, müşterilerin (TL) meblağlı çek yaprağı
kullanması geçerli olacak, şu kadar ki müşteriler 2006’dan sonra da eski çek
yapraklarını kullanmak isterler ise; (TL)’yi (YTL)’ye dönüştürerek
imzalamaları/paraflamaları gerekecektir.
- Yeni Türk Lirasına geçiş ile
birlikte çeklerdeki meblağlar (YTL) ile birlikte (Ykrş) olarak da ifade
edilebilecektir.
c.
Hisse senetleri
açısından
Bankalar birer anonim şirkettir. TTK
399. maddesine göre “Hisse senetlerinin itibari değeri en az beşyüz liradır. Bu
kıymet ancak 100’er lira olarak yükseltilebilir”.
Yeni Türk Lirasının alt birimi
kuruştur. 1 YTL=100 Ykrş’tur. 1 Ykrş yürürlükteki 10.000 TL’ye eşittir. Kuruşun
altında para birimi olmadığından bir anonim şirketin hisse senedinin itibari
değeri en az 1 Ykrş = 10.000 lira olma durumundadır. Oysa bazı bankaların hisse
senetlerinin nominal değerlerinin 500 TL= 0,05 Ykrş, 1000 TL/0,1 Ykrş, 5000
TL=0,5 Ykrş gibi değerlere tekabül ettikleri görülmektedir. Bu durumda
ivedilikle TTK 399. maddesindeki bir hisse senedindeki asgari 500 lira nominal
değerin en az 1 Ykrş olarak değiştirilmesi ve bir geçiş süresi tanınması
gerekecektir. Nitekim bu konuda hazırlanan Kanun tasarısında, TTK 399. maddeye
göre bir hisse senedinin en az 1 Ykrş olması ve şirketlere 31.12.2009 tarihine
kadar geçiş süresi tanınmış, geçiş süresince anonim şirket hissedarlarının
itibari değeri ne olursa olsun sahip olduğu paylardan doğan hakları saklı
tutulmuş, geçiş süresinin sonunda bir Yeni Kuruşa tamamlanmamış paylar için
kesir makbuzu düzenlenmesi öngörülmüş, şirket yönetim kurulları payların,
Kanunun 399. maddesine intibak ettirilmesini sağlayacak yöntemleri uygulamakla
yükümlü kılınmıştır.
Yönetim kurulları geçiş süresi
içinde, şirket ana sözleşmesinden sermaye maddesinde değişiklik ve hisse
değişimi ile ilgili geçici maddeleri hazırlayıp, genel kurulu toplayacaklar; ana
sözleşme değişikliğinin tescil ve ilanından sonra şirket hissedarlarını davet
ederek ellerindeki hisseleri -örneğin 1000TLX10= 1 Ykrş- yeni hisse senetleri
ile değiştirmeye çalışacaklar, hisse değişimi ile ilgili ana sözleşme hükümleri
çerçevesinde -en fazla kanunda öngörülen geçiş süresi içinde- küçük nominal
değerli hissedarlar, şirket genel kurullarında oy hakkına sahip olacaklardır.
Geçiş süresi sonunda birleştirilemeyen ve kendilerine kesir makbuzu verilen
hissedarların mülkiyet hakkı devam edecek; ancak bunlar artık sadece temettü
talep hakkına sahip olacaklardır.
Küçük kupürlü hisse senetlerini
yenileri ile değiştirmenin diğer bir yolu ise, şirkette sermaye artırımına
gitmektir. Şirket örneğin 1000 liralık nominal hisse senetleri sahiplerine nakit
karşılığı olmaksızın -örneğin yedek akçelerden veya yeniden değerlendirmeden-
9000 TL’lık hisse verecek şekilde sermaye artırımına gidilebiliyorsa sorun
tamamen çözülmüş olacaktır. Sermaye artırımının tamamen veya kısmen nakit
karşılığı olması halinde ise, bu artırıma katılmayan hissedarlara kesir makbuzu
verilecektir.
VII. 2006 yılından itibaren Yeni Türk
Lirası uygulamaları ve Türk Lirası taahhütleri
2006 yılı başından itibaren (TL)
tedavülden kaldırıldığından sözleşmelerde 2006 ve daha sonraki yıllarda (TL)
ödemelerin kararlaştırılması halinde, para borçlarının (TL) olarak yerine getirilmesi
-borcun ifası- imkansız olacaktır.
Burada objektif imkânsızlık söz
konusudur. Genel olarak sözleşmenin inikadı sırasında objektif imkansızlık
mevcutsa, BK 20. maddesine göre sözleşme mutlak butlanla batıl olacak, objektif
imkansızlık sözleşmenin inikadından sonra ortaya çıkarsa, BK 117. maddeye göre
borç sona erecek, borçlu borcundan kurtulacaktır.
Bankalar 01/01/2005 tarihinden
itibaren kural olarak yaptıkları tüm sözleşmelerde ve düzenledikleri belgelerde
Türk devletinin para birimi olan (YTL)’yi kullanacaklar ise de, 2005 yılında
bankaların sözleşmelerini (TL) olarak yapmaları da geçerli olacaktır. Diğer bir
değişle 2005 yılında sözleşmelerin de (YTL) üzerinden yapılması konusunda yasal
bir zorunluluk bulunmamaktadır. Bankaların 2005 yılından itibaren sözleşmelerini
(YTL) üzerinden yapmaları, 2006 vd. Yıllarında hukuki tartışma yaşanmaması
açısından yararlıdır. Buna karşılık uygulamada 2005 veya daha önceki yıllarda
yapılan ve 2006 ve daha sonraki yıllarda (TL) ödeme yükümlülüğü içeren çeşitli
sözleşmeler, taahhütler söz konusu olabilecektir. Örneğin uzun vadeli kredi
sözleşmelerinde (TL) ödemeli taksitlerin 2006 ve daha sonraki yıllarda
yapılacağı kabul edilmiş olabilir. Keza bankalarca 2005 yılından önce
düzenlenmiş vadesiz (TL) teminat mektupları 2006 yılından sonra da geçerliliğini
koruyacağından; bankanın yükümlülüğü (TL) olarak gözükecektir.
Yükümlülük altına girildiği tarihte
-örneğin 2003 yılında- ifa tarihi olarak belirlenen 2006 vd. yıllarında ifası
mümkün olan, ancak daha sonra 5083 Sayılı Yasa ile -2006 ve devamı yıllarda-
ifası imkânsız hale gelen (TL) yükümlülükleri ile ilgili olarak BK 117.
maddedeki genel düzenlemenin ileri sürülemeyeceği, burada 5083 Sayılı Yasanın 3.
maddesinin uygulanacağı ve (TL)’ye yapılan atıfların 2. maddede belirtilen
değişim oranında Yeni Türk Lirasına yapıldığı konusunda tereddüt
bulunmamaktadır.
Buna karşılık, sözleşmenin inikadı tarihinde , taahhüdün konusu imkânsız ise; BK 20. maddeye göre
akdin inikadındaki objektif imkânsızlığın sözleşmeyi veya bir kısmını batıl hale
getirip getirmeyeceği üzerinde durmak gerekecektir.
5083 Sayılı Yasanın yürürlüğe
girdiği 28 Ocak 2004 tarihinden sonra yapılan sözleşmelerde yer alan, 2006
yılında ve takip eden yıllara sari (TL) yükümlülükler objektif açıdan yerine
getirilmesi imkânsız edalardır. Ancak burada da BK 20. maddenin değil, fakat
01.01.2005 tarihinden itibaren özel kanun niteliğindeki 5083 Sayılı Yasanın 3.
maddesi uygulanacak; (TL)’ye yapılan atıflar (YTL)’ye yapılmış sayılacak; 2005
yılında hem (TL) hem de (YTL) olarak ödeme mümkün bulunacak, 2006 yılından
itibaren -örneğin (TL) garantisi bulunan vadesiz teminat mektuplarında olduğu
gibi- sadece (YTL) üzerinden geçerli bir yükümlülük söz konusu olacaktır.
01.01.2006 tarihinden itibaren
yapılan sözleşmelerde ise, tek geçerli para (YTL) olduğundan, 5083 Sayılı
Yasanın 3. maddesi uygulanmayacak, (TL) ile ödeme imkânsız olduğundan, konusu
(TL) olan sözleşmelerin mutlak butlanla batıl olduğu ileri sürülebilecektir.
Uygulamada eski alışkanlıkların
devam etmesi, örneğin (YTL) kastedildiği halde yükümlülüğün (TL) olarak ifade
edilmesi de mümkündür. O takdirde BK 24. Maddedeki hata hali sözkonusu olacak,
mahkeme (YTL) yerine (TL) veya (TL) yerine (YTL) yazılmasını “adi hesap
yanlışlığı” olarak kabul ederse bu yanlışlığın giderilmesine karar vermekle
iktifa edecektir. (BK 24/ son fıkra)
|