|
T.C.
ÇALIŞMA
VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI
SOSYAL
SİGORTALAR KURUMU BAŞKANLIĞI
SİGORTA
İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
(Tahsisler
Daire Başkanlığı)
Sayı :
B.13.1.SSK.0.07.00.00.VIII.031/570504
A
n k a r a
Konu :
4958 sayılı Kanun ile Tahsis 08/08/2003
Mevzuatında Yapılan Değişiklikler.
G
E N E L G E
12-126.EK
06/08/2003
tarih, 25191 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Sosyal
Sigortalar Kurumu Kanunu” ile 506 sayılı Kanunun bazı
maddeleri değiştirilmiş, bu Kanuna ek ve geçici
maddeler eklenmiştir.
4958
sayılı Kanunun tahsis mevzuatı ile ilgili hükümlerinin
uygulamada meydana getirdiği değişiklikler aşağıda açıklanmıştır.
A-
MALÜLLÜK VE YAŞLILIK AYLIĞINDAN YARARLANMA
ŞARTLARI
4958
sayılı Kanunun;
- 33’üncü
maddesi ile kimlerin malül sayılacağına ilişkin
506 sayılı Kanunun 53’üncü maddesi yeniden
düzenlenmiş,
- 34’üncü
maddesi ile sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya
hak kazanmış sigortalıların yaşlılık aylığından yararlanmasında
506 sayılı Kanunun 60’ıncı maddesinin (C/b) bendinde
aranan sigortalılık süresi ve toplam prim ödeme
gün sayısı sakatlık derecelerine göre kademelendirilmiş
ancak, bu durumdan sigortalıların hemen etkilenmelerini
önlemek amacı ile 506 sayılı Kanuna eklenen geçici
87’nci madde ile Kanunun yürürlüğe girdiği
tarih itibariyle 12 yıldan az sigortalılık süresi
bulunanlar için kademeli geçiş süreci
öngörülmüştür.
1.
Malüllük Aylığı
4958
sayılı Kanunla yapılan düzenlemeyle, Kurum sağlık
tesisleri sağlık kurullarınca düzenlenen raporlarda
çalışabilir durumda olmadığına karar verilen
sigortalıların malül sayılmasına ilişkin 506 sayılı
Kanunun 53’üncü maddesindeki hüküm
değiştirilerek, 34’üncü madde gereğince yapılan
tedavi sonunda Kurum sağlık tesisleri sağlık kurullarınca
usulüne uygun rapor ve dayanağı tıbbi belgelerin
incelenmesi sonucu çalışma gücünün
en az 2/3’ünü yitirdiği Kurumca tespit edilen
sigortalıların da malüllük sigortası bakımından
malül sayılacağı öngörülmüştür.
Bu
nedenle;
a)
Kanunun yürürlüğe girdiği 06/08/2003
tarihinden sonra 34’üncü madde gereğince hastalık
sigortasından düzenlenen raporlara göre malüllük
aylığı bağlanması talebinde bulunan sigortalıların malül
sayılıp sayılmadıklarının tespitinde 53’üncü
maddenin (a) bendi uygulamasında olduğu gibi Kurum sağlık
tesisleri sağlık kurullarınca düzenlenen raporlar
Sağlık İşleri Genel Müdürlüğü -
Tedavi Hizmetleri ve Maluliyet Daire Başkanlığına gönderilerek
alınacak sonuca göre işlem yapılacaktır.
b)
506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olarak çalışmaya
başladıkları tarihte mevcut hastalık veya arızası bulunanların
bu hastalık veya arızasının malül sayılmayı
gerektirecek düzeyde olmadığını Kurum veya Kurum
dışındaki hastanelerden işe girmeden önce alınmış
usulüne uygun sağlık raporu ve dayanağı tıbbi belgelerle
kanıtlama yükümlülüğü sigortalıya
verilmiştir.
Bu
nedenle, sigortalıların malüllüklerinin tespiti
için gerek sağlık tesisleri sağlık kurullarındaki
muayeneleri sırasında, gerekse Tedavi Hizmetleri ve
Maluliyet Daire Başkanlığındaki değerlendirme sırasında,
sigortalıların ilk defa çalışmaya başladıkları
tarihte söz konusu hastalık veya arızasının malül
sayılmayı gerektirecek düzeyde olup olmadığının
belirlenmesine ihtiyaç duyulması halinde ilk
defa çalışmaya başlanılan tarihteki sağlık raporu
ve dayanağı tıbbi belgelerin ibrazı sigortalılardan
istenecek, bu rapor ve belgeler malüliyete ilişkin
sağlık kurulu raporu veya malüliyetin red veya
kabulüne dair karara iliştirilecektir.
Bunun
yanında, malüllüklerinin tespiti için
hastaneye sevklerini isteyen sigortalıların, sigortalı
olarak ilk defa çalışmaya başladıkları tarihte
bu hastalık veya arızalarının malül sayılmayı gerektirecek
düzeyde olmadıklarına ilişkin kurum veya kurum
dışı hastanelerden işe girmeden önce alınmış sağlık
raporu ve dayanağı belgeleri ibraz etmeleri halinde,
bu belgelerin birer örneği sigortalıların hastaneye
ilişkin sevk ve çalışma gücünün
2/3’ünün yitirildiğinin tespitine ilişkin
yukarıda belirtilen Başkanlığa yazılacak yazılara eklenecektir.
Ayrıca,
sigortalıların malüliyetlerinin tespiti yönünde
hastanelere yapılacak sevklerde varsa işe girmeden önce
alınmış sağlık raporu ve dayanağı belgelerin (ilk işe
giriş sağlık raporu, askerlik raporu v.b.) bulunmasının
sağlanması konusundaki mevcut uygulama da devam ettirilecektir.
2.
Vergi İndiriminden Yararlanmaya Hak Kazanan Sigortalıların
Yaşlılık
Aylığından Yararlanma Koşulları
a)
06/08/2003 (dahil) tarihinden sonra ilk defa işe girip
sakatlığı nedeniyle vergi indirimine hak kazanmış durumda
olan sigortalılar;
Birinci
derecede sakatlığı olanlar en az 15 yıl sigortalılık
süresi ve en az 3600 gün,
İkinci
derecede sakatlığı olanlar en az 18 yıl sigortalılık
süresi ve en az 4000 gün,
Üçüncü
derecede sakatlığı olanlar en az 20 yıl sigortalılık
süresi ve en az 4400 gün,
malüllük,
yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş
olmaları şartı ile yaşlılık aylığından yararlanabileceklerdir.
b)
Yeni düzenlemeyle birinci dereceden sakat olanlar
için 15 yıl sigortalılık süresi ve 3600
gün prim ödeme sayısı şartlarında herhangi
bir değişiklik öngörülmediğinden, bu
gibi sigortalılar ile 06/08/2003 tarihinde 12 yıl ve
daha fazla sigortalılık süresi bulunanlardan iki
ve üçüncü derecede sakatlığı bulunanlar
hakkında sakatlık derecesi ne olursa olsun 06/08/2003
tarihinden önceki hükümler uygulanacaktır.
c)
06/08/2003 tarihi itibariyle sigortalılık süresi
12 (hariç) yılın altında bulunan ve sakatlığı
nedeniyle vergi indiriminden yararlandığını belgelendiren
sigortalılar, bu tarih itibariyle;
9 yıldan
fazla 12 yıldan az sigortalılık süresi bulunup,
ikinci derecede sakatlığı olanlar 15 yıl 8 ay sigortalılık
süresi ve 3680 gün,
9 yıldan
fazla 12 yıldan az sigortalılık süresi bulunup,
üçüncü derecede sakatlığı olanlar
16 yıl sigortalılık süresi ve 3760 gün,
6 yıldan
fazla 9 yıldan az sigortalılık süresi bulunup,
ikinci derecede sakatlığı olanlar 16 yıl 4 ay sigortalılık
süresi ve 3760 gün,
6 yıldan
fazla 9 yıldan az sigortalılık süresi bulunup,
üçüncü derecede sakatlığı olanlar
17 yıl sigortalılık süresi ve 3920 gün,
3 yıldan
fazla 6 yıldan az sigortalılık süresi bulunup,
ikinci derecede sakatlığı olanlar 17 yıl sigortalılık
süresi ve 3840 gün,
3 yıldan
fazla 6 yıldan az sigortalılık süresi bulunup,
üçüncü derecede sakatlığı olanlar
18 yıl sigortalılık süresi ve 4080 gün,
3 yıldan
az sigortalılık süresi bulunup, ikinci derecede
sakatlığı olanlar 17 yıl 8 ay sigortalılık süresi
ve 3920 gün,
3 yıldan
az sigortalılık süresi bulunup, üçüncü
derecede sakatlığı olanlar 19 yıl sigortalılık süresi
ve 4240 gün,
malüllük,
yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş
olmak şartıyla yaşlılık aylığından yararlanacaklardır.
d)
Sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanması
dolayısıyla yaşlılık aylığına hak kazanarak yaşlılık
aylığı bağlananlar Kurumca kontrol muayenesine tabi
tutulabileceklerdir. Bu durumdaki sigortalıların kontrol
muayenelerinde 506 sayılı Kanunun kontrol muayenesine
ilişkin 57’nci madde hükümleri uygulanacaktır.
e)
Sigorta il/sigorta müdürlüklerimizce
yürütülen ilk aylık bağlama işlemleri
sırasında, sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya
hak kazandıklarına ilişkin belgelerde kontrol muayenesine
ilişkin bir kaydın tespiti halinde, ödemeler öngörülen
kontrol muayene tarihini takip eden dönem başına
kadar yapılacak olup raporların kontrol muayene tarihi
tahsis talep tarihinden önce ise sigortalının yeni
alacağı rapora göre işlem yapılacaktır. Kontrol
muayene tarihi ödemeler kütüğünde
ilgili alana girilecek, Aylık Bağlama Karar Örneği
ile sigortalıya kontrol muayene tarihi hakkında bilgi
verilecektir.
f)
Sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlandığı
için yaşlılık aylığı bağlanan sigortalıların
vergi indiriminden yararlanmaya esas sağlık kurulu raporlarında
yer alan klinik muayene bulguları, sakatlık bulguları
ve teşhislerinin gerçeği yansıtmadığı yönünde
herhangi bir ihbar veya şikayet alınması, sigortalıların
sakatlık oranlarıyla ilgili olarak bir tereddüde
düşülmesi ya da yapılan teftişler sonucunda
kontrol muayenesine tabi tutulmasının talep edilmesi
halinde sigortalılar, “Özürlülere Verilecek
Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik” ekinde
yer alan listede sakatlık indiriminden yararlanılmasına
ilişkin rapor vermeye yetkili Kurum Hastanelerine sevk
edilecek, düzenlenecek sağlık kurulu raporları
Merkez Sağlık Kurulunca incelenmek üzere Maliye
Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğüne
intikal ettirilerek durumlarının yeniden tespiti sağlanacak
ve sonucuna göre işlem yapılacaktır.
g)
Kontrol muayenesi sonucunda yeniden belirlenen sakatlık
derecesinin birinci dereceden iki veya üçüncü
dereceye, ikinci dereceden üçüncü
dereceye düşmesi halinde yeni sakatlık derecesi
dikkate alınmak suretiyle yukarıdaki (a), (b) ve (c)
maddelerinde öngörülen sigortalılık süresi
ve prim ödeme gün sayılarına göre aylık
bağlama şartlarını kaybedenler ile 06/08/2003 tarihinden
önce aylık bağlananlardan sakatlık oranı % 40’ın
altına düşen sigortalıların aylığı, rapor tarihini
takip eden dönem başında kesilecektir.
h)
Kontrol muayenesi sonucunda yeniden belirlenen çalışma
gücündeki kayıp oranının aynı sakatlık derecesi
içinde kalmak kaydıyla değişmesi ya da sakatlık
derecesinin yükselmesi (üçüncü
dereceden iki veya birinci dereceye ya da ikinci dereceden
birinci dereceye çıkması) halinde aylıklar ödenmeye
devam edeceğinden herhangi bir işlem yapılmayacaktır.
ı)
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 31’inci maddesi ve
“Sakatlık İndiriminden Yararlanacak Hizmet Erbabının
Sakatlık Derecelerinin Tespit Şekli İle Uygulanması
Hakkında Yönetmelik”in 3’üncü maddesine
göre çalışma gücünün;
% 80
(dahil)’inden fazlasını kaybedenler birinci derece,
% 60
(dahil)-% 80’i arasında kaybedenler ikinci derece,
% 40
(dahil)-% 60’ı arasında kaybedenler üçüncü
derece,
sakat
olarak belirlendiğinden, 506 sayılı Kanunun 60’ıncı
maddesinin (C/b) bendinin uygulamasında bu oran ve dereceler
göz önünde bulundurulacaktır.
B.
KıZ ÇOCUKLARı ILE ANA VE BABANıN HAK SAHIBI
OLMA
ŞARTLARı
4958
sayılı Kanunun 35’inci maddesi ile 506 sayılı Kanunun;
23’üncü
maddenin VII numaralı bendi ile 68’inci maddenin VI
numaralı bendindeki “çalışmaya” kelimesinden
sonra gelmek üzere “buralardan gelir ve aylık almaya”
ibaresi eklenmiştir.
68’inci
maddenin I numaralı bendinin (C) alt bendi (a) fıkrasındaki
ve 71’inci maddenin I numaralı bendinin (C) alt bendinde
yer alan “erkek” ibareleri madde metninden çıkarılmıştır.
24’üncü
maddenin birinci fıkrası ile 71’inci maddenin IV numaralı
bendindeki “geçimi sigortalı tarafından sağlandığı
belgelenen” ibareleri ile 69’uncu maddenin birinci fıkrasındaki
“geçiminin sigortalı tarafından sağlandığı belgelenen”
ibaresi “sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi çalışmayan
veya 2022 sayılı Kanuna göre bağlanan aylık hariç
olmak üzere buralardan her ne ad altında olursa
olsun gelir veya aylık almayan” şeklinde değiştirilmiştir.
Ayrıca,
506 sayılı Kanuna eklenen 47’nci madde ile de Kurumumuzdan
gelir veya aylık almakta olan kız çocuklarının
sosyal güvenlik sözleşmesi akdedilmiş ülkelerde
çalışmaya ya da buralardan gelir veya aylık almaya
başlamaları halinde Kurumumuzca bağlanan gelir ve aylıklarının
kesileceği öngörülmüştür.
1)
Ölen sigortalının çalışamayacak durumda
malül kız çocuklarına, sosyal güvenlik
kuruluşlarına tabi çalışmalarından dolayı gelir
veya aylık almamak kaydıyla, 68’inci maddeye göre
ölüm aylığı bağlanabileceği gibi, 71’inci
maddeye göre de ölüm toptan ödemesi
yapılabilecektir. Sigortalının hak sahibi durumunda
bulunan malül kız ve erkek çocuklarının
ödeme programlarına girişleri “6” durum kodu ile
yapılacaktır.
Bunların
malüllük durumlarının tespitinde malül
erkek çocuklarda olduğu gibi Kurum sağlık tesisleri
sağlık kurullarınca düzenlenen raporların Sağlık
İşleri Genel Müdürlüğü–Tedavi Hizmetleri
ve Maluliyet Daire Başkanlığınca incelenmesi sonucuna
göre işlem yapılacak, gerektiğinde 101’inci madde
hükmüne göre kontrol muayenesine tabi
tutulabileceklerdir.
Malül
kız çocuklarına bağlanan aylıklar evlenmeleri
ya da çalışmaya başlamaları halinde kesilmeyecek,
sadece bu kurumlardan kendi çalışmalarından dolayı
gelir veya aylık almaya başlamaları halinde aylık almaya
başladıkları tarihi takip eden ödeme dönemi
başından itibaren kesilecektir. Bunların aylıkları evlenmeleri
nedeniyle kesilmediğinden, ek 12’nci maddede öngörülen
evlenme yardımı yapılmayacaktır.
2)
Yeni Kanunda ölüm geliri veya aylığı almakta
olan kız çocuklarının gelir ve aylıklarının kesilmesi
ile ilgili olarak yapılan düzenlemeyle birlikte
bunların;
Evlenmeleri,
Sosyal
güvenlik kurumlarından kendi çalışmaları
veya eş, çocukları, anne ve babalarından dolayı
gelir veya aylık almaya başlamaları,
Sosyal
güvenlik kurumlarına tabi çalışmaya başlamaları,
Sosyal
güvenlik sözleşmesi akdedilmiş ülkelerdeki
sosyal güvenlik mercilerine tabi çalışmaya
başlamaları veya bu ülkelerin sosyal güvenlik
kurumlarından gelir veya aylık almaya başlamaları,
halinde
bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesileceği gibi, bu
durumda olan kız çocuklarına Kurumumuzca ölüm
geliri veya aylığı da bağlanmayacaktır.
3)
Sosyal güvenlik sözleşmesi akdedilmiş ülkelerde
çalışan ve bu ülkelerdeki sosyal güvenlik
kuruluşlarından gelir veya aylık aldığı yolunda alınan
şikayet ve ihbarlara ilişkin dilekçeler, ilgili
ülkenin yetkili sosyal güvenlik mercii nezdinde
gerekli araştırma yaptırılmak üzere Yurtdışı İşçi
Hizmetleri Daire Başkanlığına gönderilecek ve sonucuna
göre işlem yapılacaktır. Ayrıca, Kurumca bu ülkelerin
sosyal güvenlik mercileri nezdinde re’sen yaptırılacak
araştırma sonuçlarının intikali üzerine
de söz konusu gelir ve aylıklar kesilecektir.
4)
06/08/2003 tarihinden sonra ölen sigortalıların
anne ve babalarına gelir veya aylık bağlanabilmesi için
bunların 2022 sayılı Kanuna göre bağlanan
aylıklar hariç olmak üzere, sosyal
güvenlik kuruluşlarına tabi çalışmaması
ve bu kuruluşlardan her ne ad altında olursa olsun gelir
veya aylık almamaları şartı getirilmiştir.
Buna
göre, 06/08/2003 tarihinden sonra ölen sigortalıların
anne ve babalarına bağlanan gelir ve aylıklar sosyal
güvenlik kuruluşlarına tabi olarak çalışmaya
başladıkları veya 2022 sayılı Kanuna göre bağlanan
aylık hariç olmak üzere, sosyal güvenlik
kurumlarından her ne ad altında olursa olsun gelir veya
aylık almaya başladıkları tarihi takip eden ödeme
dönemi başından itibaren kesilecektir. Söz
konusu tarihten önce ölen sigortalının anne
ve babasına bağlanan gelir ve aylıklara 4958 sayılı
Kanundan önceki mevzuat uygulanacağından, bunların
gelir ve aylıklarının ölümleri dışında kesilmesine
imkan bulunmamaktadır.
5)
Hak sahibi anne ve baba ile ilgili olarak yapılan düzenlemeye
göre bunlar için tahsis başvurularında kullanılan
Beyan ve Taahhüt Belgesi yürürlükten
kaldırılmış, bunların geçimlerinin sigortalı
tarafından sağlandığına ilişkin komisyonların görevi
06/08/2003 tarihinden önce ölen sigortalılarla
sınırlı olmak üzere sona erdirilmiştir. Belirtilen
tarihten önce ölen sigortalıların anne ve
babalarına ölüm geliri veya aylığı bağlanması
sırasında, 4958 sayılı Kanunla getirilen değişikliğin
söz konusu kişilerin lehine bir durum oluşturması
halinde bu hükümler dikkate alınacaktır.
6)
Sigortalının çocukları, anne ve babaları ile
ilgili olarak yapılan düzenlemeleri de kapsayacak
şekilde hazırlanan “Tahsis Talep Beyan ve Taahhüt
Belgesi” (Ek-1) sigortalı ve hak sahiplerinin iş kazaları
ile meslek hastalıkları sigortası ve malüllük,
yaşlılık ve ölüm sigortalarından yapacakları
her türlü tahsis müracaatlarında kullanılacaktır.
C-
HİZMET BORÇLANMALARI
4958
sayılı Kanunun 34’üncü maddesiyle 506 sayılı
Kanunun 60’ıncı maddesinin (F) bendi 06/08/2003 tarihinden
geçerli olmak üzere yeniden düzenlenerek,
borcun tebliğ tarihinden itibaren 6 ay içinde
ödenmesi durumunda er olarak silah altında veya
yedek subay okulunda geçen sürelerin tamamının
veya bir kısmının borçlandırılabileceği, borçlandırılan
sürelerin sigortalının ilk işe giriş tarihinden
önce olması durumunda sigortalılık süresinin
geriye götürülerek tespit edilmesi yanında,
sigortalıların grev ve lokavtta geçen sürelerinin
78’inci maddeye göre belirlenen prime esas kazancın
alt ve üst sınırları arasında olmak kaydıyla borçlandırılmasına
imkan verilmiştir.
Askerlik
Sürelerinin Borçlanılması
a)
Sigortalının ya da hak sahibinin talep tarihine göre
hesaplanan borç tutarı herhangi bir gecikmeye
meydan verilmeden en kısa sürede iadeli-taahhütlü
posta ile bildirilecek, ayrıca borcun tebliğine
ilişkin yazıda borcun tebliğ tarihinden itibaren 6
ay içinde taksitler halinde veya defaten ödenmesi
ve bu sürede borcun hiç ödenmemesi
durumunda borçlanmanın iptal edileceği bildirilecektir.
Kuruma iade edilen iadeli-taahhütlü kartı
sigortalının sicil dosyasında muhafaza edilecektir.
Borçlanma bedelinin taksitlerle ödenmesinde
eşitlik aranmayacaktır.
b)
Borçlandırılan sürenin karşılığı olan gün
sayısı sigortalının prim ödeme gün sayısına
eklenmekle birlikte, bu sürenin sigortalılığın
başlangıç tarihinden önceki süreleri
kapsaması halinde sigortalılık başlangıç tarihi,
borçlandırılan gün sayısı kadar geriye götürülecektir.
c)
06/08/2003 tarihinden sonra yapılan askerlik borçlanmalarına
ait yukarıda (a) ve (b) maddelerinde belirtilen konular
dışındaki diğer işlemler mevcut uygulama dahilinde yürütülecektir.
d)
04/10/2000 (dahil) tarih ile 06/08/2003 tarihleri arasında
askerlik borçlanması talebinde bulunan sigortalıların
durumlarının değerlendirilmesinde;
Bu
süre içerisinde borçlanma talebinde
bulunmuş ve borcunu ödemiş olanların sigortalılık
başlangıçları, sigortalıların aleyhine olmamak
kaydıyla (ortalama 180 gün şartına göre aylık
bağlanmasında olduğu gibi) yeni düzenleme doğrultusunda
değerlendirilecek,
Belirtilen
süre içerisinde borçlanma talebinde
bulunmuş, ancak süresinde borcunu ödememiş
olanlar, yeni talepte bulunmaları halinde yeni hükümlere
göre borçlanabilecek,
Borçlanma
talebinde bulunmuş, ancak henüz 3 aylık borç
ödeme süresi dolmamış olanlar, tebliğ tarihi
esas alınarak 6 aylık ödeme süresinden yararlandırılacak
ve sigortalılık başlangıçları yeni düzenleme
doğrultusunda değerlendirilecektir.
Grev
ve Lokavtta Geçen Sürelerin Borçlanılması
Bilindiği
üzere; sigortalıların grev ya da lokavtta geçen
süreleri için malüllük yaşlılık
ve ölüm sigortaları primi ödenmediğinden
iş akitlerinin askıda kaldığı bu süreler 506 sayılı
Kanuna göre gün sayısı olarak değerlendirilmemektedir.
a)
Sigortalıların grev/lokavtta geçen süreleri,
grev/lokavtın sona ermesinden itibaren 6 ay içinde
kendilerinin veya hak sahiplerinin yazılı talepte bulunmaları
halinde borçlandırılabilecek, borçlanma
talep tarihinde ve borcun ödeneceği tarihte sigortalının
Kuruma tabi olma şartı aranmayacağı gibi diğer sosyal
güvenlik kurumlarına tabi olması da bunların borçlanma
hakkından yararlanmasına engel olmayacaktır. 06/08/2003
tarihi itibariyle 6 aylık sürenin dolmamış olması
kaydıyla bu tarihten önce biten grev ve lokavtta
geçen süreler de borçlandırılabilecektir.
b)
Borçlanma bedeli, 506 sayılı Kanunun 78’inci
maddesi ile belirlenen prime esas kazancın alt ve üst
sınırları arasında olmak kaydıyla talep tarihinde sigortalı
tarafından belirlenen tutar üzerinden hesaplanacak
malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları
primi kadardır.
c)
Borçlanmanın geçerli sayılabilmesi için
borcun tebliğ tarihinden itibaren 6 ay içinde
Kuruma ödenmesi şartı aranacaktır. Ödenmeyen
borçlanma tutarına ait süreler hizmetten
sayılmayacaktır.
d)
Yasada öngörülen sürede borçlanma
yapmak için müracaat eden sigortalının ölümü
halinde hak sahipleri borçlanma bitim tarihine
kadar ödenmemiş süreyi tamamlayabilecekleri
gibi, aylık bağlamaya yetecek kadar süreyi de borçlanabileceklerdir.
e)
Sigortalıların grev/lokavtta geçen sürelerinin
borçlandırılmasına ilişkin talepler “Grev/Lokavt
Borçlanma Belgesi” (Ek-2) ile yapılacak,
bu belge Kuruma verilmeden önce Çalışma
Bölge Müdürlüğü’ne onaylattırılacaktır.
Belgenin doldurulması ile Kuruma verilmesine ilişkin
diğer usul ve esaslar belgenin arka sayfasında yer alan
açıklamalar doğrultusunda yapılacaktır.
f)
Diğer işlemler askerlik sürelerinin borçlandırılmasında
geçerli olan usul ve esaslar çerçevesinde
sonuçlandırılacaktır.
D-
İSTEĞE BAĞLI VE TOPLULUK SİGORTASI
4958
sayılı Kanunun 25, 39 ve 40’ıncı maddelerinde yapılan
düzenlemelerle bazı sigortalılara isteğe bağlı
sigortaya devam etme imkanı sağlanırken, 40’ıncı madde
ile ayrıca malüllük yaşlılık ve ölüm
sigortalarına topluluk sigortası yoluyla prim ödeyenlerin
prim oranı % 30’a yükseltilmiştir.
a)
Yeni düzenleme ile yalnız iş kazası ile meslek
hastalıkları, analık ve hastalık sigorta kolları uygulanması
öngörülen ceza infaz kurumları ile tutukevleri
bünyesinde oluşturulan tesis, atölye ve benzeri
ünitelerde çalıştırılan hükümlü
ve tutuklular istekleri halinde malûllük,
yaşlılık ve ölüm sigorta kolları bakımından
isteğe bağlı sigortaya devam edebileceklerinden bunlar
talepleri halinde 506 sayılı Kanunun 85’inci maddesinde
öngörülen şartları taşımaları kaydıyla
isteğe bağlı sigortaya tabi tutulacaklardır.
b)
4958 sayılı Kanunun 57’nci maddesi ile el halıcılığı
ve dokuma işlerinde çalışanlar hakkında kısa
vadeli sigorta kollarının zorunlu, uzun vade sigorta
kollarının ise isteğe bağlı uygulanacağına ilişkin 506
sayılı Kanunun 3’üncü maddesinin (II) numaralı
fıkrasının (D) bendi yürürlükten kaldırıldığından,
Kanunun yürürlüğe girdiği 06/08/2003
tarihinden itibaren söz konusu kimseler hakkında
506 sayılı Kanunun tüm sigorta kollarına ait hükümleri
uygulanacaktır.
Bu
nedenle, söz konusu tarih itibariyle isteğe bağlı
sigortaya devam eden el halıcılığı ve dokuma işlerinde
çalışan sigortalıların isteğe bağlı sigortalılıkları
sona erdirilip, bu durumdakilerin 2003/Ağustos ayı isteğe
bağlı primleri 5 gün üzerinden tahsil
edilecek, bu tarihten sonra da söz konusu kimselerin
isteğe bağlı sigortaya başvuru talepleri kabul edilmeyecektir.
c)
Bilindiği üzere, sosyal güvenlik sözleşmesi
akdedilmemiş ülkelerde iş üstlenen işverenlerin
yanlarında çalıştırdıkları Türk işçileri
506 sayılı Kanunun 86’ncı maddesine göre malüllük,
yaşlılık ve ölüm sigortaları yönüyle
topluluk sigortasına tabi tutulmaktadır. 4958 sayılı
Kanunun 39 ve 40’ıncı maddeleri ile 506 sayılı Kanunun
85 ve 86’ncı maddelerinde yapılan düzenlemeye göre
söz konusu kimselerin talepleri halinde haklarında
isteğe bağlı sigorta hükümlerinin uygulanacağı
öngörülmüştür.
Buna
göre, sosyal güvenlik sözleşmesi akdedilmemiş
ülkelerde iş üstlenen işverenlerin yanlarında
çalıştırdıkları Türk işçilerinden
isteğe bağlı sigortaya devam etmek isteyenler 1080 gün
şartı hariç olmak üzere 85’inci maddede
öngörülen diğer şartlarla isteğe bağlı
sigortaya devam edebileceklerdir.
d)
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra
söz konusu ülkelerde iş üstlenen işverenler,
çalıştıracakları işçileri topluluk sigortası
yoluyla yurtdışına götürdükleri takdirde
işverenlerle cari usullerle topluluk sigortası sözleşmesi
yapılabilecektir. Ancak yurtdışına götürülecek
işçilerin tamamının isteğe bağlı sigortaya müracaat
etmeleri halinde işverenle malüllük, yaşlılık
ve ölüm sigortalarına ilişkin topluluk sigortası
sözleşmesi yapılmayacak, bu kimselerin isteğe bağlı
sigortaya kabulünde işverence yurtdışına götürüldüklerine
dair yazı ile işin alındığına dair belgenin bir örneği
istenecektir. Sigortalı ile ilgili tüm belgeler
sicil dosyasında muhafaza edilecektir.
Bu
şekilde isteğe bağlı sigortaya tabi tutulan kimselere
talepleri halinde, Türkiye İş Kurumuna ibraz edilmek
üzere isteğe bağlı sigortalı olduklarına dair bir
yazı verilecektir.
e)
Halen yurtdışında topluluk sigortasına tabi bulunup,
isteğe bağlı sigortalılığı 01/09/2003 tarihi itibariyle
başlayacak olan sigortalıların, malüllük,
yaşlılık ve ölüm topluluk sigortalılıkları,
bu tarih itibariyle sona erdirilecektir.
f)
Sigortalılık başlangıç tarihleri yurtdışında
çalışmaya başladıkları tarih itibariyle başlayacak
olanların Sigortalı İşe Giriş Bildirgeleri isteğe bağlı
sigortaya müracaatları sırasında Kurumca re’sen
düzenlenecek, tescil işlemleri cari usullere göre
sonuçlandırılacak ve sigortalılık kodu “4” (topluluk
sigortası-isteğe bağlı) olarak girilecektir.
g)
Bu sigortalıların sicil dosyaları sosyal güvenlik
sözleşmesi imzalanmamış ülkelerde iş üstlenen
işverenlerin işyeri sicil dosyalarının işlem gördüğü
sigorta il/sigorta müdürlüğünde
bulunacaktır.
h)
Bu sigortalıların yurtdışında çalıştıkları sürede
isteğe bağlı sigortalıkları devam edeceğinden, bunların
iş akitlerinin sona ermesinden sonra isteğe bağlı sigortalılıklarının
devamı 1080 gün malüllük, yaşlılık ve
ölüm sigortaları primi ödenmiş olmak
şartıyla mümkün olacaktır.
ı)
4958 sayılı Kanunun 40’ıncı maddesi ile 506 sayılı Kanunun
86’ncı maddesine eklenen fıkraya göre, 01/09/2003
tarihinden geçerli olmak üzere topluluk
sigortasına devam eden sigortalıların malüllük,
yaşlılık ve ölüm sigortaları prim oranı %
20’den % 30’a yükseltilmiştir. Bu düzenleme,
topluluk sigortasına yalnızca malüllük, yaşlılık
ve ölüm sigortalarına tabi olanları kapsayacağından,
bu sigorta kolu ile birlikte iş kazası ile meslek hastalıkları,
hastalık ve analık sigortalarına topluluk sigortası
yoluyla, sigortalı olanlar bu uygulamanın kapsamı dışında
tutulacaktır.
E-
ANA VE BABADAN HAK KAZANILAN GELİR VE AYLIKLAR
4958
sayılı Kanunun 41’inci maddesiyle 506 sayılı Kanununun
93’üncü maddesinin birinci fıkrasında yapılan
değişiklikle, ana ve babanın ölümü halinde
her ikisinden tahsise hak kazanan çocuklara gelir
ve aylıkları önce Kanunun 92’nci maddesi dikkate
alınarak yüksek olanın tümü, eksik olanın
da yarısının bağlanacağı öngörülmüştür.
Buna
göre, ana ve babadan hak kazanılan tahsislerin
her ikisinin de aynı sigorta koluna ait olması halinde
uygulamada değişiklik meydana gelmediğinden eskiden
olduğu gibi çocuklara bu dosyalardan yüksek
olan aylık ya da gelirin tamamı, az olan aylık ya da
gelirin yarısı bağlanacaktır.
Sigortalı
olan ana ve babalarının ölümlerinde her ikisinden
de gelir veya aylık bağlanmasına hak kazanan çocuklara,
ana ve babanın her birinden bağlanacak gelir/aylıkların
kendi içerisinde önce 92’nci maddeye (hak
sahibi çocuğa hem kısa vade sigorta kollarından
gelir, hem de uzun vade sigorta kollarından aylık bağlanması
halinde bunlardan yüksek olanın tamamı eksik olanın
yarısı bağlanmaktadır) göre değerlendirilmesi,
bu değerlendirmeye göre anadan bağlanacak gelir/aylık
toplamı ile babadan bağlanacak gelir/aylık toplamının
mukayese edilerek yüksek olanın tümünün,
eksik olanının da yarısının bağlanması öngörülmüştür.
Hak sahibi çocuklara ana ve babalarından gelir
veya aylığa hak kazanmaları durumunda, “önce 92’nci
maddenin dikkate alınması” ibaresi ana ve babanın aylık
ve gelirlerinin kendi içerisinde değerlendirilmesi
şeklinde uygulanacaktır.
Söz
konusu düzenleme, 06/08/2003 tarihinde yürürlüğe
girdiğinden, tahsis dosyalarından birisi Kanunun yürürlüğünden
önce diğerinin ise yürürlüğünden
sonra hak kazanılması halinde bu madde hükümleri
uygulanacaktır.
F-
KARŞILIKLI DOSYALARDA ALT SINIR GELİRİNİN/AYLIĞININ
BELİRLENMESİ
4958
sayılı Kanunun 43’üncü maddesi ile 506 sayılı
Kanunun 96’ncı maddesine eklenen fıkrasıyla sigortalı
veya hak sahibine bağlanan aylıklardan, ilk hak edilen
gelir ya da aylık dışında sonradan bağlanacak gelir
ve aylıklar için alt sınır aylığının belirlenmesine
ilişkin hükümlerin uygulanmayacağı,
aynı anda birden fazla gelir veya aylık hak edilmesi
halinde, yüksek olanın ilk hak edilen gelir veya
aylık olarak esas alınacağı öngörülmüştür.
Buna
göre; aynı veya farklı sigorta kolundan gelir ve
aylığa hak kazanan sigortalılara uygulanacak olan alt
sınır aylık veya gelirlerinin tespitinde yalnız ilk
defa hak kazanılan gelir veya aylık esas alınacak sonradan
bağlanan dosya ya da dosyalara ait gelir ve aylıklara
alt sınır uygulaması yapılmayacaktır. Buradaki “ilk
hak edilen gelir veya aylık” deyiminden gelir veya aylık
başlangıç tarihi önce olan dosya anlaşılmalıdır.
Örneğin;
01/10/2003 tarihinden geçerli olmak üzere
kendi çalışmalarından dolayı alt sınır üzerinden
yaşlılık aylığı almakta iken, 01/04/2004 tarihinden
geçerli olmak üzere eşinden dolayı da aylığa
hak kazanan bir kimseye, ilk defa hak kazandığı yaşlılık
aylığı 01/04/2004 tarihinden sonra da alt sınır aylığı
üzerinden ödenmeye devam edecek, ancak sonradan
hak kazandığı ölüm aylığına alt sınır aylığı
uygulanmayacaktır.
06/02/2004
tarihinden sonra yürürlüğe girecek olan
bu düzenleme, bu tarihten sonra birden çok
dosya üzerinden gelir veya aylığa hak kazanan ya
da kazanacak olanlar ile tahsis dosyalarından birine
Kanunun yürürlüğünden önce
diğerine de yürürlüğünden
sonra hak kazanılması halinde her sigortalı ve hak sahibi
için uygulanacaktır.
G-
YERSİZ ÖDEMELERİN GERİ ALINMASI
4958
sayılı Kanunun 47’nci maddesiyle 506 sayılı Kanunun
121’inci maddesine, yanlış ve yersiz ödendiği anlaşılan
her türlü gelir, aylık ve sigorta yardımları
84’üncü maddenin son fıkrası saklı kalmak
kaydıyla, ilgililerin sonraki her çeşit (birikmiş,
perakende, aylık, gelir vb.) istihkaklarından kesilmek
suretiyle geri alınacağını ve Kurumun genel hükümlere
göre takip hakkının saklı olduğunu öngören
bir fıkra eklenmiştir.
Düzenleme
ile yersiz ödenen gelir ve aylıklar ile diğer istihkakların
sigortalı ve hak sahiplerinin almakta oldukları gelir
ve aylıklarından kesilmesi öngörüldüğünden,
bundan böyle yersiz ödendiği anlaşılan gelir,
aylık ve diğer istihkaklar ilgilinin müteakip gelir
ve aylıklarından 23/02/1995 tarih, V/721 sayılı Yönetim
Kurulu Kararı da göz önünde bulundurularak,
sosyal yardım zammı hariç olmak üzere almakta
oldukları gelir ve aylıklar toplamının 1/2'si oranında
kesilmek suretiyle yapılacak, gerektiğinde genel hükümlere
göre tahsili için sigorta il/sigorta müdürlüklerine
borç devri yapılacaktır. Kurumumuzdan gelir ve
aylık almayanlara yapılan ödemelerin tahsili eskiden
olduğu gibi 27/04/1995 tarih, 332909 sayılı Genel Yazıdaki
esaslar doğrultusunda sigorta il/sigorta müdürlüklerimizce
sonuçlandırılacaktır.
Ancak,
506 sayılı Kanunun 84’üncü maddesinin son
fıkrasında bu maddeye göre primleri geri verilenlere,
primleri iptal edilen çalışmaları dolayısıyla
gelir ve aylıklara hak kazanma şartlarını yitirmeleri
halinde bu ödemelerin durdurulacağı, ancak daha
önce ödenen gelir ve aylıkların geri alınamayacağı
öngörüldüğünden bu tür
ödemeler geri alınmayacaktır.
Bu
Genelgenin yayımı tarihinden önce sigorta il/sigorta
müdürlüklerimize devredilen yersiz ödemelere
ait işlemler 27/04/1995 tarih, 332909 sayılı Genel Yazıdaki
esaslar doğrultusunda sonuçlandırılacaktır.
506
sayılı Kanunun kimlerin malül sayılacağına ilişkin
53’üncü maddesini değiştiren 33’üncü
maddede, sigortalı olarak ilk defa çalışmaya
başladığı tarihte, malül sayılmayı gerektirecek
derecede hastalık ve arızalarının bulunduğu sonradan
tespit edilen sigortalılara ödenen malüllük
aylıklarının geri alınacağı hükme bağlandığından,
bu şekilde yapılan yersiz ödemeler de yukarıda
açıklandığı şekilde geri alınacaktır.
H-
DİĞER İŞLEMLER
1)
İdari para cezası uygulamasına ilişkin 506 sayılı Kanunun
140’ıncı maddesinin (b) bendinde yapılan değişiklik
gereği, çalışma izninin gerektiği işlerde çalıştırıldığı
halde, ilgili mevzuat gereğince çalışma izni
bulunmayan sigortalıların işe giriş bildirgelerinin
9’uncu maddede belirtilen süre içinde Kuruma
verilmemesi halinde asgari ücretin iki katı tutarında
idari para cezası uygulanacaktır. Yabancıların Türkiye’de
bir işverene hizmet akdine bağlı olarak çalışmaları
izne bağlı olduğundan, çalışma izinleri bulunmayan
ve işe giriş bildirgeleri süresinde Kuruma verilmeyenler
için asgari ücretin iki katı tutarında idari
para cezası uygulanacaktır.
2)
4958 sayılı Kanunla 79’uncu maddenin birinci fıkrasında
yapılan düzenleme ile 140’ıncı madde gereğince
bordrolara bağlı idari para cezalarının yeniden uygulanmaya
başlanması gerektiğinden, 27/06/2003 tarih, 12-124.Ek
Genelge 06/08/2003 tarihinden itibaren yürürlükten
kaldırılmış olup, bordrolara idari para cezası uygulanmasına
ilişkin usul ve esaslar Sigorta Primleri Daire Başkanlığı’nın
506 sayılı Kanunun 79’uncu maddesinin birinci fıkrası
ve 140’ıncı maddenin (c) bendinin uygulanmasına ilişkin
Genelgesi hükümleri dahilinde yürütülecektir.
3)
4958 sayılı Kanunun ;
a)
40’ıncı maddesiyle 506 sayılı Kanunun değişen gelir
ve aylıkların başlangıcına ilişkin 95’inci maddesinde
öngörülen düzenleme ile ilgili olarak
13/11/2000 tarih ve 12-105.Ek Genelgenin 2’nci maddesinde,
b)
46’ncı maddesiyle 506 sayılı Kanunun suç sayılır
hareketi bulunan sigortalılara % 50 indirimli
gelir bağlanacağına ilişkin 110’uncu maddesinde öngörülen
düzenleme ile ilgili olarak 31/08/1993 tarih ve
12-51.Ek Genelgede,
c)
53’üncü maddesiyle 506 sayılı Kanuna eklenen
gelirlerin hesabına ilişkin ek 44’üncü maddesiyle
ilgili olarak 10/09/1999 tarih ve 12-99.Ek Genelgenin
(D) bölümünün ikinci maddesinde,
d)
55’inci maddesiyle hizmet ihyalarına uygulanacak faiz
oranlarına ilişkin 2829 sayılı Kanunun 5’inci maddesinin
ikinci fıkrasının (a) bendinin 2 numaralı alt bendinin
ikinci paragrafı ile ilgili olarak 13/11/2000 tarih
ve 12-105.Ek Genelgenin 3’üncü maddesinde,
öngörülen
uygulama sürdürülecektir.
4)
4958 sayılı Kanunun geçici 1’inci maddesinin
(K) fıkrasında öngörülen isteğe bağlı
sigorta prim ve gecikme zammı borçlarının yeniden
yapılandırılmasına ilişkin hususlar, Yönetim Kurulu’nca
alınacak karar doğrultusunda daha sonra talimatlandırılacaktır.
5)
Daha önceki genelge ve genel yazıların bu genelgeye
aykırı hükümleri yürürlükten
kaldırılmıştır.
6)
Bu Genelge’nin (A) bölümünün 2’nci,
(B) bölümünün 4 ve 5’inci, (H) bölümünün
1, 2, ve 4’üncü maddeleri ile (D ve F) bölümleri
hariç olmak üzere diğer bölüm
ve maddeleri 2925 sayılı Kanunun uygulamasında da geçerli
bulunmaktadır.
Bilgi
edinilmesini ve gereğince işlem yapılmasını rica ederiz.
Sait
ERSOY Nazmi
GÜLEYÜPOĞLU
Genel
Müdür Yrd.V. Kurum
Başkanı V.
EKLER :
Ek-1
Borçlanma Başvuru Belgesi
Ek-2
Tahsis Talep Beyan ve Taahhüt Belgesi
DAĞITIM :
GEREĞİ
İÇİN : BİLGİ
İÇİN :
Merkez
ve Taşra Çalışma
ve Sosyal Teşkilatına Güvenlik
Bakanlığına
A Ç
I K L A M A L A R
Bu
belge, sigortalıların grevde/lokavtta geçen sürelerin,
506 sayılı Kanunun 60’ıncı maddesinin (F) fıkrası gereğince
borçlandırılması için grevin/lokavtın
sona erdiği tarihten itibaren 6 ay içinde Kuruma
yapılacak başvurularda kullanılır.
Borçlanma
tutarı, bu Belgenin Kurum evrak kaydına geçtiği
tarihte yürürlükte olan prime esas günlük
kazancın alt ve üst sınırı arasında kalmak kaydıyla
sigortalı tarafından seçilen günlük
kazancın grevde/lokavtta geçen süreye isabet
eden gün sayısı ile çarpılması sonucunda
bulunacak miktarın % 20’si alınmak suretiyle belirlenir.
Bu
belgenin 4’üncü satırındaki “Borçlanmaya
Esas Günlük Kazanç Tutarı”, belgenin
Kurum evrak kaydına alınmadan önce ilgili Kurum
personeli tarafından bu konuda sigortalının bilgilendirilmesi
sonucunda sigortalının tercih edeceği miktarın ilgili
alana yazdırılmasıyla belirlenir.
Borçlanma
tutarının, Kurumun bu konuda yapacağı tebliğ mektubunun
iadeli-taahhütlü posta ile sigortalıya teslim
edildiği tarihten sonra 6 ay içinde ödenmesi
zorunludur. Bu süre içinde ödenmeyen
borçlanma süreleri hizmetten sayılmaz.
Belgede
belirtilen grev/lokavt süreleri içinde Kuruma
veya diğer sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olarak
zorunlu sigortalılıkta geçen çalışmalara
ait sürelerin borçlandırma kapsamı içinde
değerlendirilmesi söz konusu değildir.
Eksik
doldurulan ve sigortalının imzası bulunmayan, işveren
tarafından düzenlenmeyen ve işveren ile ilgili
Bölge Çalışma Müdürlüğü
tarafından onaylanmayan belgeler işleme alınmaz.
A Ç
I K L A M A L A R
Bu
belge, sigortalı ile ölen sigortalıların 18 yaşından
büyük hak sahiplerine (eş, çocuk, ana
ve baba) 506 sayılı Kanuna göre bağlanacak olan
gelir ve aylıklarla, yapılacak olan toptan ödeme,
evlenme yardımı ve cenaze masrafı karşılığının Kurumdan
talep edilmesi amacıyla kullanılır. Ayrıca, bunların
kesilen ya da durdurulan gelir ve aylıklarının yeniden
bağlanması ile gerektiği hallerde Kurumca istenebilir.
Sigortalı
tarafından yapılan tahsis taleplerinde bu belgenin sağ
tarafındaki hak sahibine ait bilgiler hariç olmak
üzere kendisine ait tüm bilgiler cevaplandırılmalıdır.
Hak sahiplerinin yapacakları tahsis taleplerinde ise
tahsis talep çeşidine ve ödemenin yapılacağı
banka/PTT şubesine ilişkin 4 ve 5 numaralı alanlardaki
bilgiler hariç olmak üzere tüm bilgilerin
cevaplandırılması zorunludur.
Tahsis
talebinde bulunan;
Sigortalı
ise sürekli iş göremezlik geliri, malüllük
aylığı, yaşlılık aylığı, evlenme toptan ödemesi
ve yaşlılık toptan ödemesinden,
Hak
sahibi ise ölüm geliri, ölüm aylığı,
ölüm toptan ödemesi, evlenme yardımı
ve cenaze masrafı karşılığından,
hangisini
talep ettiğini belgenin 4 numaralı alanına yazmalıdır.
Bu
belgenin düzenlendiği tarihten önce gerek
Sosyal Sigortalar Kurumu, gerekse diğer sosyal güvenlik
kurumlarına tabi geçen çalışmalara dayalı
olarak veya eş, ana-.baba veya çocuklardan hak
kazanılan gelir ve aylıkların tahsis numaraları ilgili
alanlara kaydedilmelidir.
Tahsis
talebinde bulunan sigortalı veya hak sahibinin 506 sayılı
Kanunun geçici 20’nci maddesine tabi banka, sigorta
şirketi ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğine
ait vakıflarla, çeşitli tarihlerde Kuruma devredilen
sandıklarda geçen hizmetler, ilgili sandığın/vakfın
adı açıkça belirtilmek suretiyle bunlara
ait diğer bilgiler 10 numaralı alana yazılmalıdır.
Verilen
cevapların ilgili alana sığdırılamaması ya da tahsis
talebinde bulunan sigortalı veya hak sahibinin açıklamak
istediği başka bir konu varsa, belgenin 13 numaralı
alanına bunlar yazılabilir.
Bu
belgeye, gelir ve aylık bağlanması talebinde bulunan
sigortalı ve hak sahibinin ikişer adet fotoğrafı, ilgili
nüfus idaresinden alınmış vukuatlı nüfus kayıt
örneği ile sigortalının bordrosu henüz
Kuruma verilmemiş son dönem çalışmalarını
gösterir ve ilgili işveren tarafından düzenlenerek
onaylanmış sigortalı hesap fişinin eklenmesi zorunludur.
Ayrıca, öğrenimdeki erkek çocukların öğrencilik
durumlarını gösterir belgelerle, malul çocuklara
ait Sağlık Kurulu raporları da bu belge ile birlikte
Kuruma verilmelidir. Toptan ödemeler ile evlenme
ve cenaze yardımı için fotoğraf ve sigortalı
hesap fişi eklenmez.
Kurum,
bu belgedeki bildirimlerin doğruluğunu her zaman araştırabilir.
Gerçeğe aykırı bildirimde bulunanlara veya durum
değişikliklerini derhal Kuruma bildirmeyenlere yapılan
yersiz ödemeler, yasal faizi ile birlikte geri
alınır, ayrıca bunlar hakkında Türk Ceza Kanunu’nun
528’inci maddesi gereğince kovuşturma yapılmak üzere
ilgili Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda
bulunulur.
|