YENİ  KURUMLAR VERGİSİ ORANI MI  YOKSA  YATIRIM İNDİRİMİ  Mİ?     

 

01 Şubat 2006

 

Ali Türker PİRTİNİ

Başdenetçi / S.M.M.M

alipirtini@acdenetim.com

alipirtini@yahoo.com

 

YENİ  KURUMLAR VERGİSİ ORANI MI  YOKSA  YATIRIM İNDİRİMİ  Mİ?

 

GİRİŞ : Bu yıl yeni Kurumlar Vergisi Rejiminin yürürlüğe girmesi ile birlikte, (henüz zaman olarak bir belirleme yok)   Kurumlar Vergisi oranı %30 dan % 20 ‘ ye düşürülecek. Kurumlar Vergisi oranındaki on puanlık düşüşe yönelik olarak yapılan açıklamalar da kamuoyunda memnuniyetle karşılandı.  Bizde konuyla ilgili düşüncelerimizi yazılarımız aracılığı ile kamuoyuyla paylaştık.  Kurumlar Vergisi oranının gerçekten 10 puan düşürülmesi ve bununla birlikte  gelecek olan bazı vergisel düzenlemeler vergiciliğimiz açısından bir devrim ve çağdaş vergiciliğe atılan önemli bir adımdır. Fakat  Yeni Kurumlar Vergisi rejimi ile Kurumlar Vergisi oranı düşürülürken  Türk Vergi Sisteminde yıllardır yeri olan, ülke kalkınmasında büyük rol oynayan Yatırım indirimi müessesesininde kaldırılmasının düşünülmesi ileride ciddi bir  vergi ve yatırım problemi ile karşı karşıya kalınacağını göstermektedir. Bilindiği üzere Yatırım indirimi ülkemizde üretim ve hizmet sürecinde bulunan çoğu işletmenin yararlandığı  en yaygın vergisel teşviklerden birisidir .Bu kadar yaygın  kullanılan bir vergi teşvik müessesinin Kurumlar Vergisi oranı düşürülüyor diye kaldırılmasının gündeme gelmesi yatırım yapan işletmeler açısından kabul edilemez bir durum olarak nitelendirilmektedir.  Bu arada bir hatırlatma yapalım eğer yatırım indirimi yeni  vergi  rejiminde yer almaz ise   halen yatırım teşvik belgesine bağlı devam eden yatırımlar için ve devreden yatırım indirimleri için mükelleflere geçici bir süre  (tahminen 3 yıl ) tercih hakkı verileceği  yani %20  Yeni Kurumlar Vergisi oranı yada %30 Eski  Kurumlar Vergisi oranı ve Yatırım indirimi istisnası uygulanması şeklinde olacak. Bu durumda mükelleflerin gelecek kar projeksyonlarını önceden tahmin ederek hangi sistemin yararlı olacağını seçmeleri gerekecek.

 

Genel Olarak Yatırım İndirimi “ işletmelerin kazançlarından ayırarak yatırıma tahsis ettikleri fonların vergiden istisna edilmesidir. Bu şekilde belirli şartları taşıyan yatırımlar , belirli oranlarda vergiden istisna edilerek ekonomik kalkınma bakımından stratejik önem taşıyan bölgelere veya üretim türlerine yapılan yatırımlar teşvik edilmiş olur .Başka bir deyişle yatırım indirimi esas itibariyle özel sektör yatırımlarının yönlendirilmesini amaçlayan  bir vergi istisna rejimidir.” (Hasan Yalçın Yatırım İndirimi Uygulama Esasları syf- 67 Klavuz Yayınları İstanbul 1997)

 

Yatırım İndirimiyle ilgili olarak  vergi kanunlarımızda çeşitli düzenlemeler yapılmış olup bu düzenlemeler Gelir Vergisi Kanununun Ek-1-6 maddelerinde yer almaktaydı.4842 Sayılı Kanunun yürürlüğe girmesi ile birlikte yatırım indirimiyle ilgili olan düzenlemeler  G.V.K’ nın 19 maddesinde yer almıştır. 24.04.2003 Tarih ve 25088 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 4842 nolu Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'a göre;. Dar mükellefiyete tâbi olanlar dahil, ticarî veya ziraî kazançları bilanço esasına göre tespit edilen vergiye tâbi mükellefler (adi ortaklıklar, kollektif ve adi komandit şirketler ile kurumlar vergisi mükellefleri dahil) faaliyetlerinde kullanmak üzere satın aldıkları veya imal ettikleri amortismana tâbi iktisadî kıymetlerin maliyet bedellerinin % 40'ını vergi matrahlarının tespitinde ilgili kazançlarından yatırım indirimi istisnası olarak indirim konusu yaparlar  denilmiştir.

 

Böylelikle anılan kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte Yatırım indirimi uygulamasında teşvik belgesi alma zorunluluğu kaldırılmış, Yatırım indirimi istisnasının uygulama çerçevesi ayrıntılarıyla çizilmiş ve uygulama kapsamı da genişletilmişti. Hemen hemen mal ve hizmet üretiminde faaliyet gösteren tüm şirketler bu uygulamadan yararlandırılmıştı. 4842 Sayılı kanun Nisan 2003 de yürürlüğe girdi. Yani  kanunun yürürlüğe girmesi çok eski bir tarihe (5-10 yıl) dayanmamaktadır. Peki merak ediyoruz eskiden sadece yatırım teşvik belgesine bağlı olan ve bir çok prosedüre dayanan bu istisna uygulaması mevzuatla 2003 yılında tüm işletmelerin yararlanabilecekleri kolay bir  istisna durumuna getiriliyor da   şimdi neden apar topar kaldırılması düşünülüyor? O zaman bu istisna uygulamasının kolaylaştıracak ve kapsamını genişletecek bir düzenleme 4842 sayılı yasa ile yapılmasa idi diye düşünüyoruz. Çünki bir çok şirket gelecek projeksiyonlarını bu ve benzeri teşvikler üzerine yapmaktadır.

 

Yatırım yapan  bir çok işletme açısından Yeni Kurumlar Vergisi oranın mı (%20 )yoksa Yatırım İndirimi istisnasının mı vergisel açıdan avantajlı olduğunu ortaya koymak istiyoruz. Konuyu örneklerle biraz somutlaştıralım.

 

(Örnek A) 100.000 YTL Karı olan bir Kurumlar Vergisi mükellefine Yatırım indirimi istisnası uygulanmadan sadece %20 oranlı Yeni Kurumlar Vergisi rejimi uygulandığında 20.000 YTL ödenecek Kurumlar Vergisi oluşur ken  100.000 YTL Kurumlar Vergisi oluşan aynı mükellef  100.000 YTL Yatırım indirimi kapsamında yatırım yapmış ise ve Yatırım indirimi oranı da %40 uygulandığında 40.000 YTL lik Yatırım indirimi istisnası da kazançtan indirildiğinde 100.000-40.000 = 60.000 YTL Kurumlar Vergisi matrahı çıkmakta ve halen yürürlükteki  %30 oranlı Kurumlar Vergisi uygulandığında  18.000 YTL Kurumlar Vergisi ödenecek. Yani Mevcut uygulamada % 30 Kurumlar Vergisi  oranı ve %40 oranlı Yatırım indirimi uygulandığında Yatırım indiriminin istisnasının kaldırıldığı sadece %20 oranı uygulanan yeni kurumlar vergisi rejmine göre   % 2 lik bir avantaj ortaya çıkmakta.

 

(Örnek B) Olayı farklı bir örnek ile ortaya koyarsak 40.000 YTL karı  olan bir  kurumlar vergisi mükellefine % 20 Yeni Kurumlar Vergisi oranı uyguladığında 8.000 YTL vergi ödemesi gerekirken  Yatırım indirimi istisnasının kaldırılmadığını varsayarsak ve aynı mükellef 100.000 YTL’lik Yatırım indirimi kapsamında yatırım harcaması yapar ise 100.000 YTL x 40=40.000 YTL  Yatırım indirimi istisnası ortaya çıkar.  40.000 YTL’ lik kazaçtan  40.000 YTL yatırım indirim istisnası indirim konusu yapıldığında ortaya ödenecek  Kurumlar Vergisi çıkmamakta.

 

(Örnek C ) Örnek B deki şirket 500.000 YTL Yatırım indirimi kapsamında yatırım harcaması yapar ise ve % 40 Yatırım indirimi oranı uygulandığın da  mükellefin 500.000 YTL x %40= 200.000 YTL’ lik yararlanacağı bir Yatırım indirimi istisnası söz konusu olacak ve şirketin karı da  40.000 YTL olduğu için ödenecek Kurumlar Vergisi oluşmayacak ve geri kalan 160.000 YTL istisna da sonraki yıllara devredecek. Şirketin takip eden yıllarda da ortalama 40.000 YTL karı oluştuğu varsayıldığında şirket 4 yıl süre ile devreden yatırım indirimi istisnasından yararlanacağı için her hangi bir Kurumlar Vergisi ödemeyecek.

 

(Örnek D)Yeni düzenleme İle Yatırım indirimi istisnası kaldırılırsa ve Örnek C deki işletmenin yaralanacağı istisna   kadar  (200.000 YTL ) Karı oluşursa  aynı yıl veya takip eden 4 Yıl içerisinde  (5 yıl x yıllık 40.000 YTL ortalama Kar )    200.000 YTL Kar X %20 (yeni oran ) = 40.000 YTL Kurumlar Vergisi ödeyecek . Öte yandan Kurumlar Vergisi oranının %30 olduğu ve yatırım indiriminin uygulandığı  mevcut sistemde şirketin 200.000 YTL İstisnası olduğu  5 yıl kurumlar vergisi ödemeyecek . Yani 500.000 YTL yatırım yapan (Yatırım İndirimi İstisnası 200.000 YTL)  ve 200.000 YTL Karı olan bir işletmenin kurumlar vergisi  oranı ister %20 ister %30 ister % 40  olsun ödeyecek bir kurumlar vergisi oluşmayacak . Yatırım indirimi istisnası kaldırılır ve  Kurumlar Vergisi oranı % 20  olursa yatırım yapan işletmeciye vergisel anlamda bir fayda sağlamaz ciddi bir vergi yükü getirir.

 

Aklınıza Örnek C  de yatırm istisnasından yararlanan bu şirket devlete hiç vergi ödemeyecek şeklinde bir kanı oluşmasın. Bu işletme yaptığı bu ek yatırımıyla işçi sayısını ikiye katlayarak istihdam vergisi ödeyecek yani gelir vergisi ödeyecek, SSK Pirimi ödeyecek bu yapılan yatırım için enerji kullanacak bu enerjinin içerisinde dolaylı vergisini ödeyecek ,bu işletme ek yatırımından dolayı ürettiği bu malları transport ederken yani taşırken mazot ,benzin kullanacak ve dolaylı vergisini yine ödeyecek her şeyden önemlisi ek yatırımı sayesinde ürettiği mal ve hizmetleri için % 18 Katma değer vergisi ödeyecek  Yani finalde bu mükellef devletine vergisini her koşulda ödeyecek.

 

SONUÇ: Örneklerde görüldüğü üzere Yatırım indirimi istisnasının kaldırılması yatırım yapan şirketler için çok ciddi bir vergi yükü oluşturacak İşletmelerin gelecek projeksiyonları nı önemli ölçüde etkileyecek. Yatırım indiriminin kaldırılmasından dolayı oluşan bu vergi yükünün finansmanı çoğu şirketin Türkiye de öz kaynakları nın yeterli olmadığı da düşünülürse nereden sağlanacağı bir sorun oluşturacak. Hal böyle olununca ya yatırımdan vazgeçilecek ya da vergi teşviği olan ülkelere yatırım kayacak bizde ne istihdam görüceğiz ne de bu ek yatırımdan kaynaklanan diğer vergileri toplayacağız. Durum hem mikro hem de makro ekonomi  açısından stratejik önem taşıyor. Haksız belge sağlayarak , yatırım yapmadan ya da  vergi mevzuatının ön görmediği şekilde yatırım indirimi istisnasını uygulayıp bunu kendilerine  hak görüp yararlananlar varsa da  bunların sonuna kadar üstüne gidilsin ve  hesap sorulsun. Ama Ülke kalkınmasına her yönüyle katkıda bulunan üreten  ,yatırım yapan işletmelerimize bir vergi teşvik müessesesi olan yatırım indirimi istisnası kaldırılmasın. Sonuç olarak yatırım indirimi istisnasının kaldırılacağı kesinlik kazanmadı. Ama ümit ediyoruz ki İnşallah böyle bir hata yapılmaz  Kurumlar Vergisi oranı düşürülüyor diye Yatırım indirimi istisnası  kaldırılmaz.