|
02
Şubat 2006
Muharrem ÖZDEMİR
Gelir İdaresi
Başkanlığı
Vergi Denetmeni
denetmen47@yahoo.com
HACİZ VE İSTİHKAK İDDİASI
Kamu hizmetlerinin finansmanında en önemli kaynak hiç şüphesiz
ki vergi gelirleridir. Bu zorunluluk her bireyin mali gücü oranında kamu harcamalarına
katılma zorunluluğunu beraberinde getirir. Vergi yükümlülüğünde vergi borçlusu
mükellef, vergi alacaklısı ise
devlettir. Bu ilişki nedeni ile vergi hukuku kamu hukukunun en sağlam dalıdır. Vergi
Hukuku, Vergi İcra ve Vergi Ceza Hukukunu da içine alan geniş bir hukuk
dalıdır. Vergilendirme işleminin tarh, tebliğ ve tahakkuk boyutu Vergi Usul
Kanunu kapsamında değerlendirilmesi gerekirken son aşaması olan tahsil işlemi
de 6183 sayılı Amme Alacakları Tahsili Usulü Hakkında Kanun([1])
kapsamında
ele alınacaktır. 6183 sayılı Kanunun 1’nci maddesinde kanunun kapsamı/şümulü
belirlenmiştir. Buna göre Devlete, İl Özel İdarelere ve Belediyelere ait
aşağıdaki amme alacakları bu kanun kapsamında tahsil edilecektir.
- Vergi,
Resim, Harç, Ceza Tahkik ve Takiplerine ait Muhakeme Masrafları, Vergi Cezası,
Para Cezası gibi Asli Amme alacakları,
- Gecikme
Zammı, Faiz gibi Fer’i Amme alacaları,
- Haksız
fiil ve haksız iktisaptan doğanlar dışında kalan ve amme hizmetleri
takibatından mütevellit olan diğer alacakları ile bunların takip masrafları.
Bireylerin
yani mükelleflerin/vergi borçlularının tarh ve tahakkuk eden vergi borçlarını
vadesinde ödememeleri halinde haklarında idari işlem gerçekleştirmemek hazine
alacağının tahsilinde zorluklar yaratır. Bu nedenle tahsil edilemeyen hiçbir
amme alacağı hazineye yarar sağlamayacaktır. Bunun içindir ki amme alacağının
tahsilinde tereddüde meydan vermemek için 6183 sayılı Amme Alacakları Tahsili
Usulü Hakkında Kanun devreye girmektedir. Bu kanun çerçevesinde amme alacağı çeşitli
yöntemlerle güvence altına alınmaktadır. Başlıca korunma yöntemleri Teminat(Md.9), Rüçhan Hakkı(Md.21), İhtiyati Tahakkuk(Md.17), İhtiyati Haciz(Md 13) ve Haciz işlemleridir. 6183
sayılı yasanın Amme Alacaklarının Cebren Tahsili başlığını taşıyan Birinci
Bölümünde cebren tahsil ve takip esasları düzenlenmiştir.
Aynı kanunun 54 üncü
maddesinde ”Ödeme müddeti içinde ödenmeyen amme alacağının tahsil dairesince
cebren tahsil edileceği belirtildikten sonra cebren tahsilin, amme borçlusu
tahsil dairesine teminat göstermiş ise teminatın paraya çevrilmesi yahut
kefilin takibi, amme borçlusunun borcuna yetecek miktardaki mallarının
haczedilerek paraya çevrilmesi, gerekli şartlar bulunduğu takdirde borçlunun
iflasının istenmesi yollarından herhangi birinin tatbiki suretiyle yapılacağı
açıklanmıştır. Bu makalemizde cebren tahsil yöntemlerinden Haciz ve
hacizde takip edilecek yöntemler ile bu hacze karşı korunma yöntemi olan İstihkak
müessesesi ele alınacaktır.
ÖDEME EMRİ:
Vadesinde ödenmeyen amme alacağının takibine tahsil
dairesince (vergi dairesi) ödeme emri gönderilerek başlanır(Md.55). Ödeme Emri amme alacağının vadesinde ödemeyenlere 7 gün
içinde borçlarını ödeme veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun
bildirilmesidir. Ödeme emrinde borcun asıl ve ferilerinin mahiyet ve
miktarları, nereye ödeneceği, müddetinde ödemediği veya mal bildiriminde
bulunmadığı takdirde borcun cebren tahsil ve borçlunun mal bildiriminde
bulununcaya kadar üç ayı geçmemek üzere hapis ile tazyik olunacağı, gerçeğe
aykırı bildirimde bulunduğu takdirde hapis ile cezalandırılacağı kayıtlı
bulunur. Ayrıca, borçlunun 114'üncü maddedeki vazifeleri ve bu vazifeleri
yerine getirmediği takdirde hakkında tatbik edilecek olan ceza bu ödeme emrinde
kendisine bildirilir.
ÖDEME EMRİNE
İTİRAZ: Kendisine ödeme emri tebliğ
olunan şahıs, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına
uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde alacaklı tahsil dairesine
ait itiraz işlerine bakan Vergi Mahkemesi nezdinde itirazda bulunabilir.
İtirazın şekli, incelenmesi ve itiraz incelemelerinin iadesi hususlarında Vergi
Usul Kanunu hükümleri tatbik olunur. Mahkeme bu itirazları en geç 7 gün içinde
karara bağlamak mecburiyetindedir. Yapılan akademik bir araştırmada([2]) mükelleflerce vergi dairesi aleyhine açtıkları davalardan
%21.5 (895 dava dosyasından 193’ü ödeme emrine karşı açılmıştır)
ödeme emri ile
ilgilidir. Bu araştırmada da görüleceği üzere vergi dairesi işlemlerine karşı açılan
davaların büyük kısmını tarhiyatın terkininden sonra ödeme emrine itiraz
oluşturmaktadır
MAL
BİLDİRİMİ: Mal bildirimi, borçlunun gerek
kendisinde, gerekse üçüncü şahıslar elinde bulunan mal, alacak ve haklarından
borcuna yetecek miktarın, nevini, mahiyetini, vasfını, değerini ve her türlü
gelirlerini veya haczi kabil mal veya geliri bulunmadığını ve yaşayış tarzına
göre geçim kaynaklarını ve buna nazaran borcunu ne suretle ödeyebileceğini yazı
ile veya sözle tahsil dairesine bildirmesidir(Md.59). Kendisine ödeme emri tebliğ edilen borçlu, 7 günlük
müddet içinde borcunu ödemediği ve mal
bildiriminde de bulunmadığı takdirde mal bildiriminde bulununcaya kadar
bir defaya mahsus olmak ve üç ayı geçmemek üzere hapisle tazyik
olunur. Hapisle tazyik kararı, ödeme emrinin tebliğini ve 7 günlük müddetin
bitmesini müteakip tahsil dairesinin yazılı talebi üzerine icra tetkik mercii
hakimi tarafından verilir. Bu kararlar Cumhuriyet Savcılığınca derhal infaz
olunur(Md.60).
Bu kanuna göre istenen
mal bildirimini gerçeğe aykırı surette yapanlarla, yaşayış tarzları mal
bildirimine uymayanlar sulh işlerine bakan mahkemelerce bir aydan bir seneye kadar
hapis ile cezalandırılırlar(Md.111).
HACİZ:
Haciz,
borçlunun mal
bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince saptanan borçlu veya üçüncü
kişiler elindeki menkul ile gayrimenkullerde, alacak ve haklarından amme
alacağına yetecek miktarına tahsil dairesince el konulmasıdır([3]).
Haciz,
tahsil dairesince düzenlenen ve alacaklı amme idaresinin mahalli en büyük
memuru (Vali-Kaymakam) veya tevkil edeceği memur tarafından onaylanan Haciz
Varakalarına dayanılarak yapılır(Md.64). Borçlu tarafından başkasının olduğu
beyan veya üçüncü şahıs tarafından ihtiyaten haciz veya istihkak iddia edilmiş
bulunan malların haczi en sonraya bırakılır.
- Haczedilecek malların Saptanması:
Borçlunun
mallarından hangilerinin haczedileceği hakkında karar verirken 6183 sayılı Amme
Alacakları Tahsili Usulü Hakkında Kanunun Haczedilemeyecek Mallar(Md.70), Kısmen Haczedilebilen Gelirler(Md.71), Yetişmemiş Mahsullerin
Haczi(Md.72) ile ilgili hükümleri gözönüne alınarak yapılır.
- Menkul Malların Haczi: Her türlü
menkul mallar cins ve nev'ileri, vasıfları, alametleri, sayı ve miktarları ve
tahmin edilen değerleri haciz tutanağında tespit edilmek suretiyle
haczolunur. Haciz
sırasında borçlu veya zilyed veya bunların; vekilleri, işçi, müstahdem veya
aileleri efradından birisi kendilerini temsilen bulunur. Bunlar haciz yerinde
bulunmaz veya o sırada bulundurulmaları sağlanamazsa gıyapta haciz yapılır.
Gıyapta yapılan hacizlerde zabıta memuru veya muhtar veya ihtiyar kurulu
üyelerinden biri veya borçlunun veya zilyedin komşularından iki kişi hazır
bulundurulur. Güneş battıktan doğuncaya kadar ve tatil günlerinde haciz
yapılamaz. Tatil günlerinde veya geceleri çalışılan yerlerde yapılacak hasılat
haczi ile borçlunun mal kaçırdığının anlaşıldığı haller bu hükümden müstesnadır(Md.78).
- Gayrimenkul Malların Haczi:
Her
türlü gayrimenkul malların, gemilerin haczi sicillerine işlenmek üzere haciz
keyfiyetinin tapuya veya gemi sicillerinin tutulduğu daireye tebliğ edilmesi suretiyle
yapılır.Gayrimenkul haczi bunların hasılat ve menfaatlerine de şamildir. Ancak
borçlunun başkaca bir geliri yoksa kendisinin ve ailesinin geçimleri için kafi
miktarda mahsulden veya satıldıkça bedelinden münasip miktarı borçluya
bırakılır. Alacaklı tahsil dairesi
haczedilen gayrimenkul ve gemilerin idaresi ve işletilmesi, menfaat ve
hasılatın toplanması için gereken tedbirleri alır(Md.88).
- Zor Kullanma:
Haciz tatbikinde
istendiği takdirde, kilitli ve kapalı mahallerin açılması ve her türlü eşyanın
gösterilmesi mecburidir. Gerekirse bu yerler zorla açtırılır, kilit ve her
türlü tertipler kırılabilir. Haczolunan malların zorla alınmasında hal ve
durumun gerektirdiği her türlü zora başvurulabilir. Borçlunun üzerinde haczi
kabil kıymetli mallar bulunduğu ve kendisi bunları rızasiyle teslim etmediği
veya üzerinde sakladığı takdirde şahsına karşı da zor kullanılır (Md.80).
- Paraya Çevirme:
Haczedilen her
türlü mallar satılarak paraya çevrilir. Satıştan elde edilen bedelden, takip
masrafları ve takip edilen amme alacağı düşüldükten sonra geriye kalan kısmı
borçlunun ödeme zamanı gelmiş veya muacceliyet kesbetmiş borçlarına mahsup
edilir ve artanı, hacze iştirak etmiş başka daire yoksa borçluya verilir, hacze
iştirak etmiş başka daire varsa, artan kısımdan evvela bu dairelerin alacakları
ayrıldıktan sonra, bakiyesi borçluya verilir. Satıştan elde edilecek bedelin
amme alacağından önce ödenmesi gereken borçlarla, takip giderlerini geçmeyeceği
kesin olarak biliniyorsa hacizli malın satışını tahsil dairesi tehir edebilir.
Şu kadar ki, alacağı amme idaresi alacağından önce gelenlerin takip hakları
mahfuzdur (Md.74). Menkul malların
satışı, satış şekli aynı kanunun 84, 85’inci maddeleri gereğince, Gayrimenkul
malların satışı ise 90, 91, 92 ve müteakip maddelerindeki usul ve esaslar
çerçevesinde yerine getirilir.
İSTİHKAK: Bir şahsın,
bir şeyin mülkiyetini iddia etmesi, davasını isbat etmesi, hâkimin bu malın
mülkiyetinin ona ait olduğuna karar vermesi ve maldan başkasının elini
çektirmesi anlamında bir İslâm hukuku terimidir([4]).
İstihkak ve istihkak iddiaları, 6183 sayılı Amme Alacakları Tahsili
Usulü Hakkındaki Kanunun 66 ve 67’nci maddelerinde düzenlenmiştir. İstihkaka
ilişkin benzer hükümler İcra ve İflas kanununun 97 ve 97/a maddelerinde mevcuttur([5]).
Kanun
koyucu konuyu iki ana temelde ele almıştır. Şöyle ki;
- Borçlu elinde
haczedilen mallara karşı istihkak iddiaları:
Borçlu, elinde bulunan bir
malı üçüncü şahsın mülkü veya rehni olarak gösterdiği yahut üçüncü bir şahıs
tarafından o mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı iddia edildiği takdirde,
haczi yapan memur bunu haciz zaptına geçirir. Keyfiyet, iddia borçlu tarafından
yapılmışsa üçüncü şahsa, üçüncü şahıs tarafından yapılmışsa borçluya
bildirilir. Tahsil dairesi, haczin zaptını aldığı tarihten itibaren 7 gün içinde
iddayı reddetmediği takdirde istihkak iddiasını kabul etmiş sayılır. Üçüncü
şahıs, tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde itiraz etmediği takdirde
istihkak iddiası dinlenmez.
İstihkak iddiası tahsil dairesince kabul edilmez veya borçlu tarafından
istihkak iddiasına itiraz edilirse, 7 gün içinde mahkemeye müracaat etmesi
lüzumu tahsil dairesince üçüncü şahsa bildirilir. Müddetinde dava açılmadığı
takdirde istihkak iddiasından vazgeçilmez sayılır.
Örnek: Vergi
dairesi, (x) mükellefinden olan amme alacağını tahsili amacıyla işyerindeki
mobilya takımlarına haciz koymuştur. Mobilyaları kiraya veren firma (mobilya
şirketi) sözkonusu malların kendilerine ait olduğunu ve (x) şahsına kiraya
verdiklerini iddia etmektedir. Bu konuda üçüncü şahıs istihkak iddiasında
bulunmaktadır? İcra memuru bu iddia karşısında nasıl bir prosedür izlemelidir?
Kanaatimiz:
Üçüncü bir şahıs
(Mobilyacı) o mal üzerinde mülkiyet
veya rehin hakkı iddia etmektedir. Bu iddia, haczi yapan memur tarafından haciz
zaptına/tutanağına geçirir. Bu keyfiyet asıl borçluya bildirilir. Tahsil
dairesi/vergi dairesi haciz zaptını aldığı tarihten itibaren 7 gün içinde
iddiayı reddetmediği takdirde istihkak iddiasını kabul etmiş sayılır. Tahsil
dairesi İstihkak iddiasını kabul etmez ise 7 gün içinde mahkemeye müracaat
etmesi lüzumu üçüncü şahsa bildirilir. Bu noktada üçüncü şahıs elindeki kira
anlaşmasını delil olarak ileri sürerek iddiasını ispatlayabilir. Bu noktada
üçüncü şahıs tarafından gerek tahsil dairesine ve gerekse mahkemeye delil
olarak her
türlü belgeyi kanıt olarak
gösterilebilir. Buna ilişkin örnek yargı kararı şöyledir; Ürün haczi nedeniyle,
üçüncü kişinin istihkak iddiası ile ilgili davada, mercice, taraf tanıkları
haciz mahallinde hazır bulundurularak, harita mühendisi raporunun dayanağı tüm
belgeler de taraflardan celbedilerek, tanık anlatımları arasındaki çelişki
giderilmeli, haczedilen parselin kim tarafından kullanıldığı açık ve net bir
biçimde belirlenip sonucuna göre bir karar verilmelidir. 21. HD. 2003/10432
E. 2003/10131 K. 09.12.2003 T. ([6])
- Üçüncü şahıs
elinde haczedilen mallara karşı istihkak iddiaları:
Haczedilen mal
borçlunun elinde olmayıp da, o mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı iddia
eden üçüncü bir şahıs elinde ise keyfiyet, haczi yapan memur tarafından haciz
zaptına geçirilir. Malın borçluya ait olduğu iddiasında bulunan tahsil dairesi
keyfiyeti alacaklı amme idaresine bildirir. Alacaklı amme idaresi bildirme
tarihinden itibaren 15 gün içinde dava açmadığı takdirde istihkak iddiası kabul
edilmiş sayılır. Borçlu ile birlikte ikamet etmekte olan şahıslar tarafından
istihkak iddiasında bulunulduğu takdirde mal borçlunun elinde sayılır.
([1])28.07.1953
tarih ve 8469 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanmıştır.
([2])Doç. Dr. Nihal
Saban .Türk Yargı Sisteminin Etkinliği Araştırma Projesi Vergi Yargısının
Etkinliği Araştırma Raporu.
([5])Dr. Seyithan Deliduman,
Murat Erdem. 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkkındaki Kanun
(AATUHK)’a Göre Hacizden Doğan İstihkak İddiaları
|