|
11
Şubat 2006
Muharrem ÖZDEMİR
Gelir İdaresi Başkanlığı
Vergi Denetmeni
denetmen47@yahoo.com
1- MAL ARAŞTIRMASI
Kamu hizmetlerinin zamanında yerine getirilmesi ve bütçe
hedeflerine ulaşılabilmesi açısından
kamu alacaklarının etkin ve süratli bir şekilde tahsil edilmesi önem arz
eder. Amme alacağının ilke olarak vadesinde, hususi kanunlarında belli edilen
zamanlarda ödenmesi esastır. Ancak mükelleflerin tahakkuk etmiş amme borçlarını
değişik sebeplerle (ekonomik, sosyal vb.) vadesinde ödemeyerek temerrüde
düştükleri bir gerçektir. Rızaen yapılmayan ödemeler nedeniyle amme alacağı 6183
Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun cebri icra yöntemleri
ile tahsiline gidilecektir. Gelir idaresi amme alacağının ödenmesini veya mal
bildirimde bulunulması lüzumunu mükellefe bildirir. Mükellef borcunu ödememesi
halinde mal bildiriminde bulunur. Mal bildirimi ise, borçlunun gerek kendisinde,
gerekse üçüncü şahıslar elinde bulunan mal, alacak ve haklarından borcuna
yetecek miktarın, nev'ini, mahiyetini, vasfını, değerini ve her türlü
gelirlerini veya haczi kabil mal veya geliri bulunmadığını ve yaşayış tarzına göre
geçim kaynaklarını ve buna nazaran borcunu ne suretle ödiyebileceğini yazı ile
veya sözle tahsil dairesine bildirmesidir. Otomosyona geçmiş Bağımsız Vergi
Dairelerinde bu işlemleri Hesap ve Takip Masası yürütür. Ancak, amme
borçlusunun mal bildiriminde malı olmadığına dair bildirimde bulunması halinde
beyanın gerçek mahiyetine ulaşmak üzere vergi dairesinin mal varlığı
araştırması yapması gerekir.
İşte bu noktada aynı kanunun 62 maddesinin ikinci
fıkrasına 5228 Sayılı Kanunun([1])12’nci
maddesiyle eklenen hüküm ile Maliye Bakanlığına Mal Araştırmasının usul ve
esaslarını belirleme yetkisi verilmiştir. Bu hükme göre; “Maliye Bakanlığı amme
alacaklarının takibinde haczolunacak malların tespiti amacıyla yapılacak mal
varlığı araştırmasının şekli, alanı ve kapsamı ile araştırma yapılacak amme
alacaklarının türü ve tutarını belirlemeye yetkilidir” denilmektedir([2]).
Söz
konusu Kanun maddesinin Gerekçesinde([3])
ise; ”6183 sayılı Kanunun 62 nci maddesi hükmü uyarınca, kamu alacaklarının
takip ve tahsili amacıyla, amme borçlusunun mal varlığının tespit edilebilmesi
için yurt çapında mal varlığı araştırması yapılması gerekmektedir. Borçlunun
aciz halinin tespiti dahi bu araştırma sonucuna bağlanmıştır. Mal varlığı
araştırması bankaların şubeleri, belediyeler, tapu sicil müdürlükleri ve ilgili
diğer kurumlar ile yazışarak yapılmaktadır. Bankaların genel müdürlükleri
nezdinde haciz uygulaması yapılamaması, her ilde şubelerle ayrı ayrı ve
doğrudan yazışmayı gerektirmektedir. Bir çok kurum ve kuruluş bilgisayar ve
otomasyon sistemlerine henüz geçmediği için manyetik ortamda bilgi alışverişi
mümkün olmamaktadır. Bu nedenle mal varlığı araştırması yapılırken ilgili kurum
ve kuruluşlar ile tek tek yazışma yapılması gerekmektedir. Vergi dairelerinin
gönderdiği mal varlığı araştırması/haciz yazılarının yanıtlanması, gerek
gönderen gerekse işlemi yapacak olan kurum açısından zaman ve iş
gücü kaybına
neden olmaktadır. Bunun yanı sıra her bir yazışmanın tamamlanması için gerekli
olan kırtasiye ve posta masrafları toplamı bugün itibarıyla yalnızca Ankara ili
için yaklaşık iki milyar lira civarında tutmaktadır. Bu araştırmanın ülke
düzeyinde yapılması nedeniyle toplam masrafın yaklaşık olarak 40 milyar lirayı
bulacağı tahmin edilmektedir. Mal varlığı araştırması/haciz yazılarına konu
olan amme alacağı çoğu zaman bu rakamın altında olduğu için, amme alacağının
tahsili için yapılacak giderler alacaktan fazla olmaktadır. Maddeye eklenen
fıkra ile, mal varlığı araştırması; araştırmanın şekli, alanı, kapsamı,
alacağın türü ve tutarı itibarıyla sınırlandırılmak suretiyle yapılabilecek, bu
sayede araştırmaya ilişkin yazışmaların sayısının azalmasıyla zaman ve iş gücü
kayıpları azaltılarak verimlik arttırılacak, buna paralel olarak amme
alacaklarının tahsili daha da hız kazanacaktır. E-devlet projesinin
sonuçlarının ortaya çıkmaya başlamasıyla birlikte, halen yazışma yapılmak
durumunda kalınan kurum ve kuruluşların otomasyon sistemleri kullanılmaya
başlanacak, Maliye Bakanlığına tanınan bu yetki ile birlikte, bilfiil yazışmaya
gerek kalmadan yapılacak araştırmalar bilgisayar ortamında
sonuçlandırılabilecektir. Diğer taraftan, Maliye Bakanlığına verilen yetki
çerçevesinde amme alacağının türü ve alacaklı amme idareleri itibarıyla farklı
düzenleme yapılabilecektir. Ayrıca Maliye Bakanlığı bu yetkisini kullandığı
takdirde amme alacağının takibi için yapılacak mal varlığı araştırması
borçlunun sadece iş ve ikametgâh adreslerinin bulunduğu iller ile sınırlı
olabilecektir. Buna paralel olarak da 6183 sayılı Kanunda düzenlenen aciz halinin
tespitinde de bu sınırlama çerçevesinde yapılan mal varlığı araştırması dikkate
alınacaktır. 6183 sayılı Kanunun tahsil zamanaşımı ve tahsil zamanaşımını kesen
sebeplere ilişkin hükümleri bütün olarak ele alındığında, getirilen düzenleme
ile verilen yetkiye istinaden, mal varlığı araştırmasının sınırlandırılmasına
bağlı olarak bir kısım alacaklar zamanaşımına uğrayabilecektir. Ancak getirilen
düzenleme ile hedeflenen amaçlar dikkate alındığında, bu alacakların takibi
için yapılacak masrafların azaltılması ile alacağın zamanaşımına uğramasından
doğabilecek kayıplar dengelenmiş olacaktır”denilmektedir. Dolayısıyla kanun
gerekçesi dikkatle irdelendiğinde görüleceği üzere yapılacak mal araştırmasında
getirilen bu hükümle amme alacağının tahsilinin en az maliyetle en kısa zamanda
yapılması amaçlanmaktadır.
2-
USUL VE
YÖNTEM
Defterdarlık Vasıtasız Vergiler Gelir Müdürlüğünün
01.08.2000 tarih ve DEF.0.35.12/ THSLT:640-1/5366 sayılı yazılarında,
kesinleştiği halde vadesinde ödemede bulunmayan borçlu mükelleflerle ilgili
cebri takibat işlemlerinin uygulanmasında vergi dairelerince yapılması gereken
işlemler açıklanmıştır. Buna göre; Yüz yüze görüşme imkânı sağlanamaması veya
tespit edilen menkul veya gayrimenkulların borcu karşılamaması halinde,
bankalar da dahil olmak üzere, öncelikle ilimiz dahilinde malvarlığı
araştırması yapılması, bu yolla borcu karşılayacak şekilde menkul veya
gayrimenkul mal ile herhangi bir hak ve alacağına rastlanılmaması halinde ise, yurt
genelinde mal varlığı araştırmasına gidilmesi gerektiği ifade edilmektedir.
Dolayısıyla mal araştırmasının il sınırları dahilinde sonra
da yurt genelinde ele alınması gerektiği mevzuat hükmü olduğundan mal
araştırması geniş kapsamlı ele alınarak amme alacağının tahsili yoluna bu cihetle gidilecektir.
Bankalar, Belediyeler, Tapu Müdürlükleri,
Trafik Sicil
Büroları vb. kurumlarda yapılacak kapsamlı mal araştırmasında P.T.T Masrafı, Personel Gideri, Yol
Giderleri gibi vb. maliyetler dikkate alındığında hazineye olan mâli külfeti
gözler önüne sermektedir. Bu nedenle amme alacağının tahsilinde yapılacak mal
araştırmasına sınır getirilmesi önem arz etmektedir. Maliye Bakanlığı bu konuda
kendisine tanınan yetkiyi kullanarak mal araştırmasındaki kriterleri ortaya
koyarak usul ve yöntemi belirlemelidir.
Türkiye Bankalar Birliği verilerine göre; Türkiye’de 48
banka ve bunlara bağlı 6.056 banka şubesi faaliyet göstermektedir. Bunun
yanında Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne bağlı taşrada birimlerinde 1003 Tapu
Sicil Müdürlüğü bulunmaktadır. Bu nedenle amme alacağının tahsili amacıyla ülke
sathında yapılacak Mal Araştırmasında ilgili kurumların merkezi otomosyon
sistemine tam olarak geçmemiş olması nedeniyle şubelerin tamamı ile bire bir yazışma
yapılmasını gerekli kılmaktadır. Amme alacağının tahsilinde yapılacak Mal
Araştırmasında karşılaşılan maliyet tablosunu bir örnekle açıklayalım.
Devlet 10 YTL’lik Vergi
Tahsil Etmek İçin 24.706,50 YTL Harcıyor??
Örneğin;
Vergi
Dairesinin amme borçlusundan olan 10
YTL’lik alacağının tahsili amacıyla Ülke genelinde Bankalar ve Tapu Sicil Müdürlükleri nezdinde
mal araştırmasında bulunduğunu varsayalım. Vergi dairesinin bu çalışması
sonucunda sadece tebliğat giderleri (Posta Ücreti) 24.706,50 YTL olacaktır.
Bu rakamları ilişkin tablo aşağıdaki
gibidir.
|
Birimler
|
Şube sayıları
|
Posta Ücreti([4])
|
Toplam Gider
|
|
Banka Şubesi
|
6.056
|
3.500 YTL
|
21.196 YTL
|
|
Tapu Müdürlüğü
|
1003
|
3.500 YTL
|
3.510,50 YTL
|
|
|
|
TOPLAM
|
24.706,50 YTL
|
Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Tapu
ve Kadastro Genel Müdürlüğünün 30.04.2004 tarih ve B.09.1.TKG.0150006 sayılı “Mal
Araştırması” konulu yazılarında “Gerek Merkez ve gerekse Bölge Müdürlüklerimiz arşivindeki tapu kayıtlan güncelleştirilemediği gibi isim
esasına göre kayıtlara ulaşılması da mümkün olmadığından, bu şekilde tapu kaydı arama İşlemi Tapu
Sicil Tüzüğünün 6 ncı maddesine istinaden Tapu Sicil Müdürlüklerince tutulan "mal
sahipleri fihristi" vasıtasıyla ancak mahallinde yapılabilmektedir”
denilmektedir. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün Tapu Kadastro Bilgi Sistemi (TAKBÎS) Projesinin
ülke geneline yaygınlaştırılamamış olması Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü
nezdinde mal araştırma yapılmasının imkanı bulunmamaktadır. Bu imkânsızlık
bereberinde yapılacak Mal Araştırmasında maliyetleri artırmasının yanında zaman
kaybına da sebebiyet vermektedir.
Gelir İdaresi bankalar nezdinde
yapılacak mal araştırmasındaki esasları kısmen de olsa 401 No’lu Tahsilat Genel
Tebliğinde açıklamıştır([5]).Buna
göre vergi daireleri bankalar nezdinde hak ve alacaklarına yönelik haciz
işlemleri için mal araştırmasını şubeler bazında yapmaları yanında, bakanlıkça
belirlenecek limitleri aşan alacakların takibinde de Bankaların Genel
Müdürlüklerine de doğrudan başvurabilecektir. Ancak tebliğin yayım tarihi olan
1997 yılından bu yana bakanlıkça herhangi bir limit belirlenmemiştir.
Tüm bu bilgiler ve değerlendirmeler
ışığında gerek Vergi dairesince ve gerekse Denetim elemanlarınca yapılacak Mal
Araştırmasında iş ve işlemlerin daha kolay,
daha az maliyetli ve etkin,
zaman tasarrufu sağlayıcı nitelikte olabilmesi için aşağıdaki hususların
hayata geçirilmesinin elzem olacağı kaatindeyim.
3-
YAPILMASI
GEREKENLER
- Ülke
genelinde mülkiyetle ilişkili her türlü sorgulamaları yapabilmek, doğru ve
güncel sonuçlara tam olarak ulaşabilmek için Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemi
(TAKBÎS Projesinin) hayata geçirilmesi
gerekmektedir.
- Maliye
Bakanlığı, 6183 Sayılı Kanunun 62’nci maddesiyle kendisine tanınan yetkiyi en
kısa zamanda kullanarak mal araştırmasının şekli, alanı, kapsamı, alacağın türü
ve tutarı itibarıyla sınırlandırırarak bu sayede yazışmaların azalmasının
sağlanmalı, zaman ve işgücü kayıplarının azaltılması suretiyle verimlilik
artırılmalı buna paralel olarak amme alacaklarının tahsiline daha da hız
kazandırılmalıdır.
- 1999
yılında ilk kez MOTOP Projesi kapsamında “Türkiye
Merkezi Taşıt Kütüğü” oluşturulmuş ve otomasyona geçen 17 vergi dairesinde
“Motorlu Taşıtlar Vergisi İnternet Vergi Dairesi” aracılığı ile Türkiye Merkezi
Taşıt Kütüğü bilgileriyle 6 milyon mükellefe erişme olanağı sağlanmıştır.
Bu
projenin tüm illerde yaygınlaştırılarak elde edilen veriler kullanıcıların
hizmetine sunulmalıdır.
- Türkiye'nin
en eski ve en büyük e-devlet projesi olan MERNİS (Merkezi Nüfus İdaresi Sistemi)
daha da yaygınlaştırılmalı, Vergi Kimlik Numarası uygulaması MERNİS Projesiyle
uyumlu hale getirilmelidir.
|