|
28
Şubat 2006
Muharrem ÖZDEMİR
Gelir İdaresi Başkanlığı
Vergi Denetmeni
denetmen47@yahoo.com
TEFERRUĞ
(*)
1-GİRİŞ
Vadesinde
ödenmeyen amme alacağının tahsili ve buna ilişkin cebri icra yöntemleri 6183
sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü
Hakkında kanun kapsamında değerlendirilecektir. Devlet amme alacağını cebri
icra yolu ile tahsil etme yolunu tercih etmeden önce ödeme acziyeti içine düşen
borçlularına değişik haklar sunar. Bu kolaylıklar sırası ile tecil müessesesinden
yararlanma (Md. 48), Aciz Hali (Md.75, 76), Tabi Afetler nedeniyle terkin (Md.
105)
ve Tahsil imkansızlığı sebebiyle terkin (Md. 106) müesseseleridir. Ancak kanun
kapsamında sayılan bu haklardan yararlanma koşullarını taşımayan ve bu kapsamda
değerlendirilmeyen amme borçluları hakkında cebri takibat kaçınılmaz olacaktır.
Amme borçluları hakkında vergi idaresi aynı kanunun 62’nci maddesine istinaden
“Haciz Varakası” düzenlemek suretiyle haciz muamelelerine başlar. Haciz
muameleleri, borçlunun mal bildirimde (Md.
59)
gösterilen amme alacağına yetecek menkul ve gayrimenkul malları haczedilerek süreç
devam eder. Bu haciz sürecinde ele alınması gereken Gayrimenkul malların haczi ve haczedilen gayrimenkulün teferruğu
makalemizin konusunu oluşturmaktadır.
II-GAYRİMENKUL MALLARIN HACZİ
6183 sayılı Yasanın İkinci Kısım Üçüncü
Bölümünde gayrimenkul malların haczi, satış ve satış komisyonların teşekkülü, Gayrimenkullere
değer biçme, Gayrimenkul satışında ilan ve ihale prosedürü hüküm altına
alınmıştır.
Her türlü gayrimenkul malların, gemilerin
haczi sicillerine işlenmek üzere haciz keyfiyetinin tapuya veya gemi
sicillerinin tutulduğu daireye tebliğ edilmesi suretiyle yapılır. Gayrimenkul
haczi bunların hasılat ve menfaatlerine de şamildir. Ancak borçlunun başkaca
bir geliri yoksa kendisinin ve ailesinin geçimleri için kâfi miktarda mahsulden
veya satıldıkça bedelinden münasip miktarı borçluya bırakılır.
Alacaklı tahsil
dairesi haczedilen gayrimenkul ve gemilerin idaresi ve işletilmesi, menfaat ve
hasılatın toplanması için gereken tedbirleri alır(Md.88). Satışa çıkarılacak
gayrimenkullere bilirkişinin mütalaası alınmak suretiyle satış komisyonu
tarafından rayiç değer biçilir(Md.91). Gayrimenkuller satış komisyonlarınca açık
artırma ile satılır. Satış Komisyonu üyeleri ise şunlardır:
-
İlçelerde
Mal Müdürü,
-
İllerde
Defterdar,
-
Belediye
Meclisi tarafından seçilen bir zat,
-
Mal
müdürlüğü ve/veya Vergi dairesi memurlarından biri,
-
Tapu
Sicil Müdürlüğünden bir memur.
Tahsil
dairesi satışa çıkarılacak gayrimenkulller ilişkin olarak bilirkişinin
mütalaası almak suretiyle satış şartnamesi hazırlar. Bu şartnamede aşağıdaki
asgari hususları ihtiva edecek bilgiler bulunması gerekir(Md.92). Buna göre;
- Gayrimenkul
malikinin adı, soyadı ve adresi,
- Gayrimenkulun
bulunduğu mahalle, sokak ve kapı numarası, durumu ve hususi vasıfları,
- Gayrimenkulun
artırmaya esas artırmaya esas olarak biçilen rayiç değeri,
- %
7,5 nispetinde teminat tutarı,
- Gayrimenkul
üzerinde henüz vadesi gelmemiş rehinler hakkında gerekli bilgilerle, satışın,
gayrimenkul üzerinde irtifak hakları, gayrimenkul mükellefiyetleri, ipotekler, ipotekli
borç senetleri, irat senetleriyle birlikte yapılacağı,
- Gayrimenkulün
rehni suretiyle sağlanmış muaccel borçlar varsa bunların müşteriye
devredilmeyip satış bedelinden tercihan ödeneceği,
- Ne
gibi giderlerin alıcıya ait olacağı.
Alacaklı tahsil dairesi gayrimenkul satışını, artırma
tarihinden en az 15 gün önce başlamak şartiyle ilan eder. İlanların yer, müddet
ve şekillerine ait umumi esaslar Maliye Bakanlığı tayin eder. Gayrimenkul satış ilanında, 385 Seri No’lu Tahsilat Genel Tebliğine göre aşağıdaki şekilde işlemlerin
yapılması gerekir([1]).
- Gayrimenkul
satışı, artırma tarihinden en az 15 gün önce başlamak şartıyla o yerde çıkan
günlük gazete ile aralıklarla iki defa ilan edilecektir.
- Günlük
gazete çıkmayan yerlerde yapılacak gayrimenkul satışları, o yerde 15 gün içinde
iki defadan az gazete çıkıyorsa çıkan gazete sayısı kadar ilan edilmekle birlikte,
halkın görebileceği yerlere ve tahsil dairesi kapısına ilan örneği
yapıştırılacak ve belediye yayın araçları ile duyurulacaktır.
- Kasaba
ve köylerde bulunan gayrimenkullerin satışlarında, yukarıda açıklandığı şekilde
ilan yapılmakla beraber keyfiyet gayrimenkulün bulunduğu kasaba ve köy
muhtarlığı aracılığı ile de halka duyurulacaktır.
- Biçilen
rayiç değeri 50.000.000.000 lirayı aşan gayrimenkul mal satışlarında, yukarıdaki
bentlerde açıklanan esaslar çerçevesinde yapılan ilandan başka İstanbul,
Ankara, İzmir gibi büyük şehirlerde çıkan en az iki gazete ile de aynı şartlar
çerçevesinde ilan yapılacaktır([2]).
İlanın bir örneği borçluya, vekil veya mümessiline ve gayrimenkulün tapu
sicilinde hakkı bulunanların adresi belli olanlara tebliğ edilir.
Artrmaya
iştirak edeceklerin gayrimenkule biçilmiş rayiç değerin %7,5 oranında para,
teminat mektubu, Devlet iç borçlanma senetleri ve milli esham ve tahvilatlardan
herhangi biri teminat olarak gösterir. Gayrimenkul artırma sonunda üç defa
bağrıldıktan sonra en çok artırana ihale edilir. Ancak artırma bedeli
gayrimenkul için biçilmiş olan değerin % 75’ini bulması lazımdır.
Artırmada %75’lik
oran elde edilmezse en çok artıranın taahhüdü baki kalmak şartıyla artırma 7
gün daha uzatılır. 7’nci günü aynı saatte gayrimenkul en çok artırana ihale
edilir. Ancak bu rakamın rüçhanlı alacaklarla birlikte masrafları da aşması
gerekir. Bu tutarı karşılamaması halinde satış yapılmaz. Tüm bu koşullara rağmen
artırmada alacaklı çıkmazsa veya alacaklı çıkmasına rağmen teklif ettiği bedel rüçhanlı
alacakla masrafları aşmadığı takdirde amme idaresince teferruğ edilinceye kadar
gayrimenkul üzerindeki haciz devam eder. Bu müddette tahsil dairesine herhangi
bir istekli müracaat ettiği takdirde, bu müracaat alacaklı amme idaresince
uygun görülmek şartiyle, satış için 7 günlük bir ilan yapılarak gayrimenkul
95'inci madde hükümleri dairesince en çok artırana ihale olunur. Gayrimenkul
teferruğ edilinceye kadar bir istekli çıkmadığı takdirde tahsil dairesi mahcuz
malı uygun gördüğü zamanlarda satışa çıkarabilir. Bu takdirde satış ve ilan
hakkında yukarıdaki hükümler ve ihale için de 95'inci madde hükümleri tatbik
olunur.
Satış Komisyonu tarafından gayrimenkul
kendisine ihale edilen alıcı, o gayrimenkulün mülkiyetini iktisap etmiş
sayılır.
III-TEFERRUĞ
Teferruğ hukuk terimi olarak satın alanın
aldığı mülkün ferağ işlemini yaptırması, tapu kaydını kendi üzerine çevirme
anlamı taşır([3]).
Vergi
İcra Hukunda ise teferruğ, Devletin, Kamu hizmetlerinin yerine getirilebilmesi
için gereksinme duymaksızın ya alacağını güvence altına alma ya da ortağı
bulunduğu bir malın ucuza satılmasını önlemek için başvurduğu mal edinme
yoludur. Diğer bir ifade ile teferruğ([4]),
Hazinenin hissadar bulunduğu taşınmaz malın izale-i şüyu satışına iştirak
ederek ihalenin üzerinde kalması, hazinenin alacağını tahsil için borçlunun
haczedilen taşınmaz malının satışında alıcı çıkmaması durumunda belli bir bedel
üzerinden o malın mülkiyetini üzerine almasıdır. Teferruğ işlemi üç ayrı durumda söz konusudur.
-
6183
sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü
Hakkındaki kanuna tabi alacakların tahsili nedeniyle teferruğ,
-
Hazinenin
sözleşmeden doğan alacaklarının tahsili nedeniyle teferruğ,
-
Hazinenin
hissedar bulunduğu taşınmaz malın icra yoluyla satışı nedeniyle teferruğ.
6183 sayılı
Kanununun 98’nci maddesi“ Gayrimenkullerin teferruğu ve geri verilmesi” başlığını
taşımaktadır. Buna göre; “İkinci
artırma tarihinden başlayarak bir yıl içinde gayrimenkul en az bir kere daha
satışa çıkarıldığı halde satılmasına imkan bulunmadığı takdirde gayrimenkul
alacaklı amme idaresinin talebi üzerine ve satış komisyonu karariyle amme idaresince
teferruğ edilebilir. Teferruğ bedeli, gayrimenkulün biçilen rayiç değerinin %
50'sidir. Teferruğ muamelesinin ikmalini müteakip, takip ve teferruğ masrafları
düşüldükten sonra artan bedel borca mahsup edilir. Teferruğ edilen gayrimenkul
teferruğ kararı tarihinden itibaren bir yıl müddetle satışa çıkarılamaz. Borçlu
satış komisyonunun teferruğ kararı tarihinden başlıyarak bir yıl içinde amme
alacağını, gecikme zamları ile birlikte ödediği takdirde gayrimenkul kendisine
geri verilir. Ferağ masrafı borçluya aittir. Teferruğ kararı verilmeden evvel
biçilen rayiç bedelin % 75'i veya fazlasıyla hariçten talip çıkarsa alacaklı amme
idaresi teferruğdan vazgeçer” hükmü mevcuttur. Bu kanuni hükümler çerçevesinde
teferruğ;
-
Tüm ilan ve ihale
çabalarına rağmen talep edilmeyen gayrimenkul olması,
-
Satılamayan
gayrimenkulün teferruğu için amme idaresinin talebi ve satış komisyonun kararı
olması,
-
Teferruğ,
gayrimenkule biçilen rayiç değerin % 50 değerinden aşağı olmamak kaydıyla bir
bedel biçilir. Bu bedel asgari tutardır. Bu tutar amme borçlusunu koruyan bir
düşünceyle konulmuştur.
-
Teferruğ edilen
gayrimenkul teferruğ kararı tarihinden itibaren bir yıl müddetle satışa
çıkarılamaz. Bu süre içinde borçlu masrafları ödemek şartıyla gayrimenkulü geri
alabilir.
IV-SONUÇ
Makalemizin
önceki bölümlerinde konuya ilişkin olarak ortaya konan hükümler çerçevesinde konu deyatlıca irdelendiğinde Teferruğ, Gayrimenkul malların
haczine özgü bir düzenleme olup amme alacağının tahsilinde uygulanan en son
yöntemdir. Amme alacağının tahsili için yapılan icrai takibatta zorunlu olarak
yapılması gereken bir işlem olmayıp amme idaresine bu noktada
ihtiyarilik/serbestlik tanınmıştır. Bu konuda yetki ve takdir yetkisi tahsil
dairesine aittir.
(*)
İş bu makale, deneyim ve bilgisinden
yararlandığım Sosyolog-Yazar Bilal ÖZBAY’ın bu kavrama ilişkin bir sorusu
üzerine yazılmıştır.
|