|
25
Mart 2005
Şükrü
Şenalp
YMM
Galatasaray Üniversitesi Öğretim Görevlisi
KANUNEN KABUL EDİLMEYEN GİDERLER VE
ENFLASYON DÜZELTMESİ
Ticari
kazancın tespitine yönelik olarak yapılan çalışmalarda hasılat bakımından
olduğu gibi giderler bakımından da tahakkuk esası geçerlidir. Bilanço esasında
kazanç tespitinde tahakkuk etmiş giderler öz sermaye ve dolayısıyla kazancı
etkiler.
Gelir
Vergisi Kanunu’nun 40 ncı maddesinde, matrahtan indirilecek bir kısım
giderlerle ilgili olarak kullanılmış “ödeme” deyimi bu esastan bir sapmayı ifade etmemektedir. 40 ıncı maddenin 2 nolu
bendinde yer alan sigorta primi ve emekli aidatı işveren hissesinin “ödenmiş
olması ifadesi gider kaydını fiili ödemeye bağlayan bir şart değil, söz konusu
aidat ve primlerin işletme dışına intikalinin, işletme ile ilişkisinin
kesilmesi gerekliliğini gösterir.
Giderlerde
de dönemsellik ilkesi söz konusudur. Giderler ilgili oldukları dönemin
matrahından düşülür. Giderin ilgili olduğu dönem hesabına intikal ettirilmemesi
ya da bir muhasebe hatasından ya da işin sevk ve idaresine bağlı olarak alınan
bir karardan kaynaklanabilir. Durumun bir muhasebe hatasından kaynaklanmadığı
hallerde idari bir karar sonucunda ihtiyari olarak gider yazılmadığı sonucuna
varılabilir. Bazı gider unsurlarının ilgili dönem hesaplarına zamanında
tahakkuk ettirilmemiş olmasından dolayı sonraki dönemlerde matrahtan
indirilmesi mümkün değildir. Ancak bu durumun sonradan yapılan vergi
incelemeleri ile tespit edilmesi halinde durumun ıslahı yoluna gidilebilir.
Yani ilave bir matrah bulunursa zamanında indirilmemiş olan giderler bu
matrahtan mahsup edilebilir.
Gelir
Vergisi Kanunu ve Kurumlar Vergisi Kanununda indirilecek giderler sayılmıştır.
Bunlar;
Gelir Vergisi Kanununda
1.
Ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderler;
(İhracat, yurt dışında inşaat, onarma, montaj ve taşımacılık faaliyetlerinde
bulunan mükellefler, bu bentte yazılı giderlere ilaveten bu faaliyetlerden
döviz olarak elde ettikleri hâsılatın binde beşini aşmamak şartıyla yurt
dışındaki bu işlerle ilgili giderlerine karşılık olmak üzere götürü olarak
hesapladıkları giderleri de indirebilirler.)
2.
Hizmetli ve işçilerin iş yerinde veya iş yerinin müştemilatında iaşe ve
ibate giderleri, tedavi ve ilaç giderleri, sigorta primleri ve emekli aidatı
(Bu primlerin ve aidatın istirdat edilmemek üzere Türkiye'de kain sigorta
şirketlerine veya emekli ve yardım sandıklarına ödenmiş olması ve emekli ve
yardım sandıklarının tüzel kişiliği haiz bulunmaları şartiyle), 27'nci maddede
yazılı giyim giderleri;
3.
İşle ilgili olmak şartı ile, mukavelenameye veya ilâma veya kanun emrine
istinaden ödenen zarar, ziyan ve tazminatlar;
4.
İşle ilgili ve yapılan işin ehemmiyeti ve genişliği ile mütenasip seyahat ve
ikamet giderleri (Seyahat maksadının gerektirdiği süreye maksur olmak
şartiyle);
5.
Kiralama yoluyla edinilen veya işletmeye dahil olan ve işte kullanılan
taşıtların giderleri
6.
İşletme ile ilgili olmak şartıyla; bina, arazi, gider, istihlâk, damga,
belediye vergileri, harçlar ve kaydiyeler gibi aynî vergi, resim ve harçlar;
7.
Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ayrılan amortismanlar.
8.
İşverenlerce, Sendikalar Kanunu hükümlerine göre sendikalara ödenen aidatlar
(şu kadar ki; ödenen aidatın bir aylık tutarı, işyerinde işçilere ödenen çıplak
ücretin bir günlük toplamını aşamaz).
9.
İşverenler tarafından ücretliler adına bireysel emeklilik sistemine ödenen
katkı payları. (Gerek işverenler gerekse ücretliler tarafından bireysel
emeklilik sistemine ödenen ve vergi matrahının tespitinde dikkate alınan katkı
paylarının toplamı bu Kanunun 63 üncü maddesinin birinci fıkrasının (3)
numaralı bendinde belirlenen oran ve haddi aşamaz.)
10.
Fakirlere yardım amacıyla gıda bankacılığı
faaliyetinde bulunan dernek ve vakıflara Maliye Bakanlığınca belirlenen usul ve
esaslar çerçevesinde bağışlanan gıda maddelerinin maliyet bedeli.
Kurumlar Vergisi Kanununda
1.
Hisse ve tahvil senetlerinin ihraç giderleri (Bu giderler senetlerin kağıt ve
tabı giderlerini, mahkeme, noter ve diğer tasdik ve tescil giderlerini, damga
resmini ve ihraç dolayısiyle ödenen sair harç ve resimlerini, ihraç dolayısiyle
bankalara verilen komisyonları, hisse ve tahvil senetlerinin borsaya kaydı için
yapılan giderleri ve bunlara benzer diğer her türlü giderleri ihtiva eder);
2.
İlk tesis ve taazzuv giderleri (Bu giderler aktifleştirildiği takdirde bunların
Vergi Usul Kanunu gereğince değeri üzerinden ayrılacak amortisman gider
yazılır);
3.
Genel heyet toplantıları için yapılan giderlerle birleşme, fesih ve tasfiye
giderleri;
4.
Sigorta ve reasürans şirketlerinde bilanço gününde hükmü devam eden sigorta
sözleşmelerine ait karşılıklar (Hayat Sigorta Şirketlerinde matematik
karşılıklardan, temettü ve faizleri vergiden istisna edilmiş olan menkul
kıymetlere yatırılan kısma ait faizler, giderler meyanında gösterilemez),
Sigorta
teknik karşılıkları;
1.
Muallak hasar karşılıkları,
2.
Kazanılmamış prim karşılıkları,
3.
Hayat matematik karşılıklarından ibarettir.
Teknik
karşılıklar bilanço gününde geçici pasif hesaplara geçirilmek suretiyle
aşağıdaki esaslara göre hâsılattan indirilir:
a)
Muallak hasar karşılıkları, tahakkuk etmiş ve hesaben tespit edilmiş fiili
tazminat bedellerinden veya bu hesap yapılmamışsa tazminatın ve tazminat ile
ilgili tüm masrafların tahmini değerlerinden reasürör payı düşüldükten sonra
kalan tutardır.
b)
Kazanılmamış prim karşılıkları yürürlükte bulunan sigorta sözleşmeleri için
tahakkuk etmiş primlerden komisyonlar düşüldükten sonra kalan tutarın gün
esasına göre bilanço gününden sonraya sarkan kısmından, reasürör payının
düşülmesinden sonra kalan tutardır. Ancak bu tutar, nakliyat emtia
sigortalarında, yıllık primin komisyon düşüldükten sonra kalanının % 25'ini
geçemez. Kazanılmamış prim karşılığının gün esasına göre hesaplanması mümkün
olmayan reasürans ve retrosesyon işlemlerinde 1/8 yöntemi uygulanabilir.
c)
Hayat sigortalarında matematik karşılıklar her sözleşme üzerinden ayrı ayrı
hesaplanır.
d)
Bir bilanço döneminde ayrılan bu teknik karşılıkların ertesi bilanço döneminde
aynen kâra nakledilmesi şarttır.
5.
Eshamlı komandit şirketlerde komandite ortağın kâr hissesi;
6.
Mükelleflerin,
işletmeleri bünyesinde gerçekleştirdikleri münhasıran yeni teknoloji ve bilgi
arayışına yönelik araştırma ve geliştirme harcamaları tutarının % 40'ı oranında
hesaplanacak "Ar-Ge indirimi".
Araştırma
ve geliştirme faaliyetleri ile doğrudan ilişkili olmayan giderlerden ve tamamen
araştırma ve geliştirme faaliyetlerinde kullanılmayan amortismana tâbi iktisadî
kıymetler için hesaplanan amortisman tutarlarından verilen paylar üzerinden
Ar-Ge indirimi hesaplanmaz. Ar-Ge indiriminden yararlanılacak harcamaların
kapsamını ve uygulamadan yararlanılabilmesi için gerekli belgeler ile usulleri
belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
7.
Kurumlar vergisi beyannamelerinde her yılın zararı ayrı ayrı gösterilmek ve beş
yıldan fazla nakledilmemek koşuluyla geçmiş yılların mali bilançolarına göre
meydana gelen zararlar (aynı sektörde faaliyet göstermesi, son beş yıla ilişkin
kurumlar vergisi beyannamelerinin kanuni süresinde verilmiş olması koşullarıyla
37 ve 39 uncu maddeler çerçevesinde devir alınan kurumların, devir tarihi
itibarıyla zarar dışındaki aktif toplamını geçmeyen zararları ile 38 inci
maddede belirtilen bölünme işlemi sonucu münfesih olan kurumun zarar dışındaki
aktif toplamını geçmeyen zararları dahil.).
Tam
mükellefiyette yurt dışı faaliyetlerden doğan zararlar, faaliyette bulunulan
ülkenin vergi kanunlarına göre beyan edilen vergi matrahlarının (zarar dahil)
her yıl o ülke mevzuatına göre denetim yetkisi verilen kuruluşlarca rapora
bağlanması ve bu raporun aslı ile tercüme edilmiş bir örneğinin Türkiye'deki
ilgili vergi dairesine ibrazı halinde gider olarak indirilebilecektir. Denetim
kuruluşlarınca hazırlanacak raporun ekinde yer alan vergi beyanlarının, bilanço
ve kâr-zarar cetvellerinin o ülkedeki yetkili mali makamlarca onaylanması
zorunludur. Faaliyette bulunulan ülkede denetim kuruluşu olmaması halinde, her
yıla ait vergi beyannamesinin, o ülke yetkili makamlarından alınan birer
örneğinin mahallindeki Türk elçilik ve konsoloslukları, yoksa orada Türk
menfaatlerini koruyan ülkenin aynı mahiyetteki temsilcilerine onaylatılarak,
aslının ve tercüme edilmiş bir örneğinin ilgili vergi dairesine ibrazı
yeterlidir.
Türkiye'de
gider yazılan yurt dışı zararın, ilgili ülkede de mahsup edilmesi ve gider
yazılması halinde, Türkiye'deki beyannameye dahil edilecek yurt dışı kazanç,
mahsup veya gider yazılmadan önceki tutar olacaktır.
Türkiye'de
Kurumlar Vergisi'nden istisna edilen kazançlarla ilgili yurt dışı zararlar,
yurt içindeki kazançlardan indirilmez.
Bu
bendin uygulamasıyla ilgili usul ve esasları belirlemeye Maliye ve Gümrük
Bakanlığı yetkilidir.
8. Faizsiz olarak kredi verenlere ödenen kâr payları
ile özel finans kurumlarınca kâr ve zarara katılma hesabı karşılığında ödenen
kâr payları.
Gider kabul edilmeyen
ödemeler de aynı kanunlarda sayılmış bulunmaktadır.
Gelir Vergisi Kanununda
1.
Teşebbüs sahibi ile eşinin ve çocuklarının işletmeden çektikleri paralar veya
aynen aldıkları sair değerler (Aynen alınan değerler emsal bedeli ile
değerlenerek teşebbüs sahibinin çektiklerine ilave olunur.)
2.
Teşebbüs sahibinin kendisine, eşine, küçük çocuklarına işletmeden ödenen
aylıklar, ücretler, ikramiyeler, komisyonlar ve tazminatlar;
3.
Teşebbüs sahibinin işletmeye koyduğu sermaye için yürütülecek faizler;
4.
Teşebbüs sahibinin, eşinin ve küçük çocuklarının işletmede cari hesap veya
diğer şekillerdeki alacakları üzerinden yürütülecek faizler;
5.
Her türlü para cezaları ve vergi cezaları ile teşebbüs sahibinin suçlarından
doğan tazminatlar (Akitlerde ceza şartı olarak derpiş edilen tazminatlar, cezai
mahiyette tazminat sayılmaz.)
6.
Her türlü alkol ve alkollü içkiler ile tütün ve tütün mamullerine ait ilan ve
reklâm giderlerinin % 50'si (90/1081 sayılı B.K.K. ile (0) sıfır)
(Bakanlar Kurulu, bu oranı % 100'e kadar artırmaya, sıfıra kadar indirmeye
yetkilidir).
7.
Kiralama yoluyla edinilen veya işletmede kayıtlı olan yat, kotra, tekne, sürat
teknesi gibi motorlu deniz, uçak ve helikopter gibi hava taşıtlarından
işletmenin esas faaliyet konusu ile ilgili olmayanların giderleri ile
amortismanları;
9.
Basın yoluyla işlenen fiillerden veya radyo ve televizyon yayınlarından doğacak
maddî ve manevî zararlardan dolayı ödenen tazminat giderleri.
Bu maddenin uygulanmasında, kollektif şirketlerin
ortakları ile adi ve eshamlı komandit şirketlerin komandite ortakları teşebbüs
sahibi sayılır.
Kurumlar Vergisi Kanununda
1.
Öz sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faizler.
2.
Örtülü sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faizler.
3.
Sermaye şirketlerince dağıtılan örtülü kazançlar.
4.
Her ne şekilde ve ne isimle olursa olsun ayrılan ihtiyat akçeleri (Türk Ticaret
Kanunu'na, kurumların özel kanunlarına veya esas mukavele ve nizamnamelerine
göre safi kazançlardan ayırdıkları bilimum ihtiyatlar ile Bankalar Kanunu'na
müsteniden bankaların ayırdıkları karşılıklar dahil.)
5.
Dar mükellefiyete tabi kurumlardan ayrıca:
a)
Bu kurumlar hesabına yaptıkları alım satımlar için ana merkeze veya Türkiye
dışındaki şubelere verilen faizler, komisyonlar ve benzerleri;
b)
Ana merkezin veya Türkiye dışındaki şubelerin giderlerine veya zararlarına
iştirak etmek üzere ayrılan hisseler (Türkiye'deki kurumun teftiş ve murakabesi
için yabancı memleketlerden gönderilen yetkili kimselerin seyahat giderleri
hariç.)
6.
Bu kanuna göre hesaplanan Kurumlar Vergisi ile her türlü para cezaları, vergi
cezaları ve Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun hükümlerine göre
ödenen cezalar, gecikme zamları ve faizler.
7.
Kanunlarla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak tespit edilen hadler
saklı kalmak üzere, menkul kıymetlerin itibari değerlerinin altında satışından
doğan zararlar ile ödenen komisyonlar ve benzeri her türlü giderler.
8.
Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ödenen gecikme faizleri.
9.
Her türlü alkol ve alkollü içkiler ile tütün ve tütün mamullerine ait ilan ve
reklâm giderlerinin % 50'si (90/1081 sayılı B.K.K. ile (0) sıfır) (Bakanlar
kurulu, bu oranı % 100'e kadar artırmaya, sıfıra kadar indirmeye yetkilidir.)
10.
Kiralama yoluyla edinilen veya işletmede kayıtlı olan yat, kotra, tekne, sürat
teknesi gibi motorlu deniz, uçak ve helikopter gibi hava taşıtlarından
işletmenin esas faaliyet konusu ile ilgili olmayanların giderleri ile
amortismanları.
11. Basın yoluyla işlenen fiillerden veya radyo ve
televizyon yayınlarından doğacak maddî ve manevî zararlardan dolayı ödenen tazminat
giderleri.
Yukarıda
maddeler halinde ilgili kanunlarda sayılan ve ticari kazancın tespitinde
indirim konusu yapılacak ve yapılmasına imkan bulunmayan giderlerden başkaca
diğer vergi kanunlarında da indirim konusu yapılmasına imkan bulunmayan giderler
de bulunmaktadır. Bu yazımızda bunların ayrıntılarına girmek mümkün olmadığı
için, tam tasdik çalışmalarımız sırasında kullandığımız ve tek düzen hesap
planında ayrı ayrı hesaplarda izlenmesi için ısrarlı olduğumuz gider çeşidi ve
gider yerlerine göre ayrıma tabi tuttuğumuz indirimi kanunen mümkün olamayan
giderleri ana başlıkları itibariyle aşağıdaki tabloda özetleyebiliriz.
|
• Alınan vadeli çek reeskontları
|
|
• VUK hükümlerine uygun
olmayan diğer reeskontlar
|
|
• Kıdem tazminatı karşılığı
|
|
• VUK hükümlerine uygun
olmayan diğer karşılıklar
|
|
• Ödenmemiş SSK primleri
|
|
• Tahakkuk esasına aykırı
olarak bu yıla dahil edilmiş giderler
|
|
• Dönemsellik ilkesine
aykırı olarak bu yıla dahil edilmiş giderler
|
|
• Belgesiz giderler
|
|
• Binek oto motorlu taşıt
vergileri
|
|
• Cezalar, gecikme zamları
|
|
• Örtülü kazançlar
|
|
• Örtülü sermaye faizleri
|
|
• Bağışlar (KVK Mük. 14
Kapsamındakiler ve diğerleri)
|
|
• Önceki dönem faiz geliri
tahakkukları
|
|
• İhmal edilen faiz
tahakkukları
|
|
• Basın yoluyla işlenen
fiillerden veya radyo ve televizyon yayınlarından
|
|
doğacak maddî ve manevî zararlardan dolayı ödenen tazminat
giderleri(GVK 41/9)
|
|
• Gayrimenkullerin veya
iştirak hisselerinin satışından veya
|
|
üretim ve turizm tesislerinin ve bunlara ilişkin
gayrimenkullerin ayni
|
|
sermaye olarak konulmasından kaynaklanan ve KVK nun
|
|
Geçici 28/a maddesi uyarınca vergiden istisna edilen kazançlar
ile
|
|
KVK nun Geçici 29 uncu maddesi uyarınca vergiden istisna edilen
|
|
kazançlar
|
|
• Sair kanunen kabul
edilmeyen giderler ve diğer ilaveler
|
|
|
Üzerinde
durmak istediğimiz bir diğer nokta ise; Hırsızlık
ve dolandırıcılığın ticari kazanç tespitine etkisidir.
Ticari
işletmede mal ve hizmetlerin çalınması veya dolandırıcılık veyahut ihtilas
sonucu işletmenin zarara uğratılması halinde bu zararın vergi matrahı ile
ilişkilendirilmesi mümkün değildir. Vergi matrahının tespitinde indirim konusu
yapılacak giderler ancak ticari işletmenin normal icapları dahilinde meydana
gelmiş olanlardan ibarettir. Nakdi mevcuttaki çalınmanın gayrisafi kazancın oluşumu
ile ilgisi yoktur. Bunun ancak kazancın safi tutarının belirlenmesinde dikkate
alınması mümkündür. Hangi gider unsurlarının safi kazancın tespitinde
indirilebileceği ise yukarıda maddeler halinde belirtilmiştir. Çalınan veya
dolandırılan paranın söz konusu maddelerde yer almaması nedeniyle bunların
matrahtan indirilmesi mümkün değildir.
Kanunen Kabul
Edilmeyen Giderlerin Enflasyon Düzeltilmesi
Vergi Usul Kanununun 5024
sayılı Kanunla değişik mükerrer 298 inci maddesinin (A) fıkrasının (5) numaralı
bendinin son paragrafında, “Matrahın tespitinde, kanunen kabul edilmeyen
giderler, istisnalar ve geçmiş yıl malî zararları enflasyon düzeltmesine tâbi
tutulmuş tutarları ile dikkate alınır.” hükmüne yer verilmiştir.
(11) sıra numaralı Vergi
Usul Kanunu Sirkülerinin “3.3. Kanunen Kabul Edilmeyen Giderler ve İstisnalar”
başlıklı bölümünde de bilanço esasına göre defter tutan gelir veya kurumlar
vergisi mükelleflerinin, 01/01/2004 tarihinden sonra verecekleri yıllık gelir
vergisi ve kurumlar vergisi beyannameleri ile geçici vergi beyannamelerinde
beyan edecekleri vergi matrahlarını tespit ederken, 01/01/2004 tarihinden
itibaren gerçekleşen kanunen kabul edilmeyen giderler ile vergiden istisna
edilmiş olan tutarları enflasyon düzeltmesine tabi tutulmuş tutarları ile
dikkate alacakları belirtilmiştir.
5024 sayılı Kanunla vergi
sistemimize getirilmiş olan enflasyon düzeltmesine ilişkin hükümler, ağırlıklı
olarak vergi kanunlarına göre oluşması gereken mali tabloların düzeltmesi ile
ilgilidir. Ancak Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesinde bilanço ile
ilgili olmaksızın beyanname üzerinde yapılacak birtakım düzeltme işlemlerine de
yer verilmiştir. Bu nedenle, 01/01/2004
tarihinden itibaren gerçekleşen kanunen kabul edilmeyen giderlere ilişkin
olarak bilanço üzerinde herhangi bir düzeltme yapılmayacak olup, söz konusu
giderler beyannamede enflasyon düzeltmesine tabi tutulmuş tutarları ile dikkate
alınacaktır.
Enflasyon düzeltme işlemi
yapılırken kolaylık sağlanabilmesi bakımından aşağıdaki tablodan yararlanılması
mümkündür.
|
TAŞINACAK AY VE YILI GİRİNİZ =>
|
Ara.04
|
|
Tarih
|
Gider Adı
|
Tutarı
|
Katsayı
|
Düzeltilmiş Değer
|
|
Oca.04
|
|
10.000
|
1,10919
|
11.092
|
|
Şub.04
|
|
10.000
|
1,09132
|
10.913
|
|
Mar.04
|
|
10.000
|
1,06889
|
10.689
|
|
Nis.04
|
|
10.000
|
1,04130
|
10.413
|
|
May.04
|
|
10.000
|
1,04165
|
10.416
|
|
Haz.04
|
|
10.000
|
1,05275
|
10.528
|
|
Tem.04
|
|
10.000
|
1,06897
|
10.690
|
|
Ağu.04
|
|
10.000
|
1,06062
|
10.606
|
|
Eyl.04
|
|
10.000
|
1,04140
|
10.414
|
|
Eki.04
|
|
10.000
|
1,00885
|
10.088
|
|
Kas.04
|
|
10.000
|
1,00132
|
10.013
|
|
Ara.04
|
|
10.000
|
1,00000
|
10.000
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
TOPLAM
|
120.000
|
|
125.863
|
|