|
27/10/2003
ŞULE
SOYER
Mali
Müşavir
sule115@hotmail.com
BİREYSEL
VE KURUMSAL DÜZEYDE RANT KOLLAMA
Rant,
üretim faktörlerinden toprağın ve diğer kaynakların üretimden
aldığı paya denir.
İktisat
biliminde rant deyince akla önce "toprak rantı" gelir. Toprağın
kıt olmasından dolayı fiyatların artması sonucunda elde edilen değere de "Gerçek
rant" denilir.
Rant
kollama oldukça geniş bir kavramdır. Monopol kollama, tarife kollama,
kota kollama, ihracatta teşvik kollama, lisans kollama gibi faaliyetler bu kavramın
içeriğini oluşturur.
Ekonomik
faaliyetlerin düzenlenmesi amacıyla devlet tarafından ekonomiye yapılan
müdahale suni rant’ı yaratır. Çıkar ve baskı gruplarının devlet
tarafından yaratılan "suni rant"ı elde etmek için giriştikleri
faaliyetler "rant kollama" olarak adlandırılır. Çıkar ve baskı
gruplarının yaptığı lobicilik faaliyetlerinin en önemli amacı, devletten
bir ekonomik ve sosyal kazanç transferi elde etmektir.
Ülkemizde
rant kollama olayları Cumhuriyet’ten günümüze kadar süregelmiştir.
İncelendiği
zaman, özellikle ithal ikamesine dayalı içe dönük bir
sanayileşme stratejisinin mevcut olduğu ekonomik dönemlerde lisans kollama
ve kota kollama olayları yaygın olarak görülmüştür.
İthal
ikamesine dayalı sanayileşme stratejisi yerine, ihracata dayalı sanayileşme
ve ithalatın serbestleştirilmesini hedef alan bir dış ticaret politikasının
benimsendiği uygulamalara geçildikten sonra, teşvik mevzuatında önemli
değişiklikler yapılarak, ihracatı destekleyici yönde kararlar yürürlüğe
konulmuştur.
Teşviklerin
çok sayıda ve türde olması, teşvik mevzuatının ve hukuksal kurallarının
açık ve anlaşılır olmaması, denetim mekanizmasının yeterince işletilmemesi
gibi nedenlerden ötürü teşvik uygulamaları zaman içerisinde
amacından sapmış ve çeşitli suistimallere konu olmuştur.
Gündemi
uzun süre meşgul eden hayali ihracat, ihracatta teşvik tedbirlerinin amacından
ne derece saptığının açık bir göstergesidir.
Teşvik
tedbirlerinin amacı, özellikle gelişmekte olan ülkelerde ekonomik
büyüme ve kalkınma sürecinin hızlandırılması ve piyasa ekonomisine
işlerlik kazandırılmasıdır.
Ülkemizde
özellikle kalkınmada öncelikli yörelere verilen yatırım teşvik
kredilerinin, başka amaçlarla ve başka yerlerde kullanıldıkları tespit
edilmiştir. Hayali ihracattan sonra, birde hayali yatırım konusu kamuoyunun
gündemine gelmiştir.
Özelleştirme
hazırlık çalışmalarında yabancı danışman firmaların yanı sıra bazı yerli
firmalarla çalışılmıştır. Ancak bu çalışmalar yürütülürken
işçi ve işveren kesimini temsil eden kuruluşlar ve sendikalar, üniversiteler
ve diğer uzman kurum ve kuruluşlardan yararlanma ihtiyacı hissedilmemiştir.
Yerli ve yabancı firmalara ödenen astronomik rakamlar devlet eliyle nasıl
bir rant fırsatı yaratıldığını gözler önüne sermektedir.
Rant
kollamanın ortaya çıkmasının nedeni, devletin iktisadi faaliyetleri düzenlemeye
ve kontrole tabi tutması veya bazı iktisadi faaliyetler üzerine sınırlamalar
getirmesidir. Bu yaptırım, bireysel veya çıkar gruplarının örgütlenerek
siyasal iktidarı ve bürokrasiyi etkilemek suretiyle karşılıksız bir gelir
transferi elde etme eylemine dönüşmüştür.
Bireysel
ve kurumsal düzeyde rant kollama gayretlerinin sosyal maliyeti bütçe
maliyetidir.
Rant
kollama, doğrudan verimli olmayan bir faaliyettir. Oysa kişiler ve kurumlar
doğrudan verimli olan iktisadi faaliyetler sonucunda milli gelire ve milli ekonomiye
bir katkıda bulunurlar.
Türkiye’de
sektörlerin gelişmesindeki en büyük engel rant ekonomisidir.
Rant ekonomisinin önü tamamen kesildiğinde, sektörler işlerine
odaklanacaklar ve piyasalar adil rekabet ortamına kavuşacaktır.
"Ahlak
konusunda inandığım ilke şudur; bir şeyi yaptıktan sonra kendini iyi hissediyorsan
o ahlakidir; eğer kendini kötü hissediyorsan o gayri ahlakidir."
Ernest Hemingway
"Devlet
gerekli bir kötüdür." Emile Faguet
|