|
19/11/2003
ŞULE
SOYER
Mali
Müşavir
sule115@hotmail.com
REGÜLASYON
VE DEREGÜLASYON POLİTİKASI
Regülasyon,
devletin ekonomiye direkt müdahale ettiği çeşitli
iktisat politikası araçlarından biridir. Devlet
bu müdahalesini çeşitli alanlarda, piyasaya
giriş çıkışı düzenleyici yasal tekeller
oluşturarak yapmaktadır.
Regülasyonlar
devlet tarafından ekonomik ve sosyal amaçlara
yönelik olarak uygulanmaktadır. Asgari ücretin
belirlenmesi, döviz kuru kontrolü, rekabetin
düzenlenmesi yönünde yapılan uygulamalar,
fiyat kontrolleri, uluslararası ticaretin tarifeler,
miktar kısıtlamaları, kotalar gibi düzenlemelerle
kontrol altında tutulması, kamu iktisadi teşebbüslerinin
görev zararlarının hazineden karşılanması ve hazineden
yardım yapılması, özel sektör yatırımlarına
teşvik uygulamaları ile sübvansiyonlar sağlanması
ekonomik regülasyonlara örnek olarak verilebilir.
Deregülasyon,
devletin karar alanını daraltan regülasyonların,
azaltılması veya kaldırılması, kamu kudretinin özel
sektöre ve sermayeye devredilmesi yönünde
yapılan yasal düzenlemelerdir.
Dünyada,
uzun yıllar devlet tekeli altında sunulan posta, telekominikasyon,
demiryolları, havayolu taşımacılığı ve enerji
gibi hizmetler giderek artan bir şekilde özelleştirilmektedir.
Bugün eğitim, sağlık, sosyal güvenlik gibi
hizmetler artık bütünüyle kamusal olmaktan
çıkmıştır.
Teknik
nitelikleriyle regülasyon-deregülasyon kavram
çifti, etkin kamu yönetimi reformunun altını
çizmektedir. Etkin kamu hizmeti, halkın hızlı,
kolay ve eşitçe erişebildiği toplumsal hizmettir.
Etkin kamu yönetimi ise bu nitelikte hizmet üreten
bürokrasidir.
Deregülasyon
düzenlemelerinin rekabetçi bir sisteme geçişteki
en önemli rolü siyasetin etkisini azaltmak
ve böylece rant arama faaliyetlerinin maliyetlerini
artırmak olacaktır.
Kamusal
regülasyonların bir kısmının uygulanması mutlaka
gereklidir. Örneğin, trafik kurallarına uyulması,
çevre kirliliğinin azaltılması, zorunlu ilköğretim
vb. Ancak ekonomik regülasyonların önemli
bir kısmı, piyasa ekonomisinin işleyişini tamamen bozucu
etkiler göstermektedir. Bu nedenle ekonomik regülasyonların
mümkün olduğu ölçüde kaldırılması
gereklidir.
Regülasyon
sistemlerinin tasarlanmasında bağımsızlığın ne kadar
olacağının iyi belirlenmesi gerekir. Bağımsız regülasyon
otoritelerine yeni geçmekte olan ülkelerde
regülatörlerin bağımsızlığını sağlayabilmek
oldukça güç olabilmektedir. Teknik
karar verme mekanizmalarının belirleyici rolü burada
ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle regülasyon
otoriteleri temel kriterlerini halka açık yapmalı
ve bunların toplum tarafından sorgulanabilmesine imkan
tanımalıdır.
Devlet
tarafından sosyal ve ekonomik amaçlara yönelik
olarak uygulanan regülasyonları oluşturmanın da
çeşitli maliyetleri bulunmaktadır. Bunlar
oluşturma ve uygulama maliyetleri, işlem maliyetleri,
uyum maliyetleri bilgi edinme maliyetleridir.
Deregülasyon
reformu devletin geleneksel rolü ve görevlerini
önemli ölçüde ortadan kaldırmaktadır.
Örneğin;
Hapishaneler ABD’nin bir çok eyaletinde özel
kesime devredilmiştir. Dünyada sosyal güvenlik
sistemini özelleştiren ilk ülke Şili’dir ve
Şili modeli halen birçok ülke tarafından
uygulama aşamasındadır.
Devletin
yasal monopol ve fiili monopol konumunda olduğu tüm
sektörlerde bu monopollere son verilmedir. Tüm
sektörlerde piyasaya girişin önündeki
engellerin, regülasyonların azaltılmasına ve deregülasyon
reformunun uygulanmasına hız verilmelidir.
|