Gecikme zammı nispeti 30.12.1989
tarih ve 20388 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 89/14915 sayılı Bakanlar Kurulu
Kararıyla 1.1.1990 tarihinden geçerli olmak üzere vadenin bitim tarihinden
itibaren her ay için ayrı ayrı olarak belirlenmiş olup halen bu nispetin
uygulanmasına devam edilmektedir.
Gecikme zammı uygulamasında bazı
tereddütlerin meydana geldiği anlaşıldığından aşağıdaki hususların açıklanması
uygun görülmüştür.
A — GECİKME ZAMMI
MÜESSESESİNDE ÖNEMLİ DEĞİŞİKLİK YAPAN 3505 SAYILI KANUNUN 24. MADDESİYLE İLGİLİ
AÇIKLAMALAR:
10.12.1988 gün ve 20015 sayılı
Resmi Gazete'de yayımlanan ve bazı Vergi kanunlarında değişiklik yapan 3505
sayılı Kanunun 24. maddesiyle 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinin üçüncü
fıkrası:
"İçinde bulunulan yıl sonuna
kadar ödenmemiş olan gecikme zammı ile gecikme faizi, müteakip yılın başından
itibaren doğmalarına neden olan amme alacağı gibi addolunur ve bu amme alacağı,
tebliğ edilmeksizin tahakkuk eder. Tahukkuk eden bu amme alacağına üzerinden
hesapladıkları amme alacağı aslına uygulanan yukarıdaki hükümler aynen
uygulanır......."
Şeklinde değiştirilmiş ve bu
değişiklik; kanunun 35. maddesi uyarınca da 10.12.1988 tarihi itibariyle
yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.
Yapılan bu değişiklik 3505 sayılı
kanunun yayımlandığı 10.12.1988 tarihinde yürürlüğe girdiğinden, bu tarihe kadar
ödenmemiş olan gecikme zammı ve gecikme faizleri için, "içinde bulunulan yıl"
tabirinden 1988 yılının bitimi olan 31.12.1988 tarihinin sonuna kadar geçen süre anlaşılmış ve 31.12.1988 sonuna kadar ödenmemiş bulunan
gecikme zam ve faizleri 1.1.1989 tarihi itibariyle asıl addolunmuştur.
Buradan hareketle de vade tarihi
10.12.1988 tarihinden önce olan kamu alacaklarına uygulanan gecikme zamları ile
bu tarihten önce tahsil edilebilir hale geldiği halde ödenmemiş bulunan gecikme
faizleri hakkında da 6183 sayılı Kanunun 3505 sayılı kanunun 24 üncü maddesi ile
değişik 51 inci maddesinin 3 üncü fıkrası hükmü uygulanmıştır.
Anılan fıkra hükmünün ne şekilde
uygulanacağına ilişkin açıklamalara ise 9.2.1989 tarih ve 73 seri no. lu
uygulama İç Genelgesinde yer verilmiştir.
İçinde bulunulan yıl sonuna kadar
ödenmemiş olan gecikme zammı ve faizlerinin asıl addolunmuş işlemine tabi
tutularak bu tutarlara da ödeme yapılıncaya kadar gecikme zammı uygulaması
yönünden tahsil dairelerince yapılan işlemler, Kanunun 10.12.1988 tarihinde
yürürlüğe girdiği ve bu nedenle geçmişe uygulanamayacağı iddialarıyle amme
borçluları tarfından yargı mercileri nezdinde ihtilaf konusu yapılmıştır.
Yargı mercilerince verilen
mustakar hale gelen kararlarda 3505 sayılı Kanunun 24 üncü maddesinin yürürlüğe
girdiği 10.12.1988 tarihinden önce vadesi geldiği halde ödenmemiş olan kamu
alacaklarına uygulanan gecikme zamları ile bu tarihten önce tahsil edilebilir
hale geldiği halde ödenmemiş bulunan gecikme faizleri hakkında mezkür madde
hükmünün uygulanmayacağı yönünde görüş birliğine varılmıştır.
Yargı mercilerince verilen
kararlarda yer alan gerekçeler de dikkate alınarak uygulamaya aşağıda belirtilen
şekilde yön verilmesi kararlaştırılmıştır.
1. Vade tarihi 3505 sayılı
Kanunun yürürlüğe girdiği 10.12. 1988 tarihinden önce olan kamu alacaklarına
uygulanan gecikme zamları ile bu tarihten önce tahsil edilebilir hale geldiği
halde ödenmemiş bulunan gecikme faizleri hakkında 6183 sayılı Kanunun 3505
sayılı Kanunun 24 üncü maddesiyle değişik 5l inci maddesinin 3 üncü fıkrası
hükmü uygulanmayacaktır.
Vade tarihi 10.12.1988 tarihinden
önce olan ve ödeme müddeti içinde ödenmemiş bulunan kamu alacaklarına vade
tarihinden ödeme tarihlerine kadar geçen süre için 6183 sayılı Kanunun 51 inci
maddesi hükmüne göre gecikme zamını tatbik edilecek, ancak bu gecikme zamları
asıl addolunma işlemine tabi tutulmayacak, söz konusu gecikme zamlarının takip
ve tahsiline devam
edilecektir.
2. 213 sayılı Vergi Usul
Kanununun 112 nci maddesine göre hesaplanan ve 10.3.1988 tarihinden önce tahsil
edilebilir hale gelen gecikme faizleri için de asıl addolunma işleri
yapılmayacak ve tahsil edilebilir hale gelen tutar üzerinden takip ve tahsili
sağlanacaktır.
3. Vade tarihi 10.12.1985
tarihinden önce olan kamu alacaklarına uvgulanan gecikme zammı ile bu tarihten
önce tahsil edilebilir hale geldiği halde ödenmemiş bulunan gecikme faizlerinden
3505 sayılı Kanunun 24 üncü maddesine göre tahakkuk ettirilerek tahsil
edilenler, öncelikle doğmalarına neden olan kamu alacağı aslına, aslın ödenmiş
olması halinde ise bu alacaklara uygulanan gecikme zamlarına mahsup edilecek,
mahsup sonrası iadesi gereken bir tutar bulunması halinde ise 6183
sayılı Kanunun 23 üncü maddesine göre red ve iade
edilecektir.
Belirtilen bu esaslar
çerçevesinde; red ve iade edilecek olan kamu alacaklarının 6183 sayılı Kanunun
48 inci maddesine göre tecil edilerek tahsil edilmiş olması halinde, red ve iade
edilecek miktara tecil faizleri de
dahil edilecektir.
4. Vadesi 10.12.1988 tarihinden
önce olan kamu alacaklarına uygulanan gecikme zamları ile bu tarihten önce
tahsil edilebilir hale geldiği halde ödenmemiş bulunan gecikme faizlerinin 3505
sayılı Kanunun 24 üncü maddesine göre tahakkuk ettirilmesi ve yeniden gecikme
zammına tabi tutulması nedeniyle bu genel tebliğin yayımlandığı tarih itibariyle
yargı mercileri nezdinde yaratılan ihtilaflar ile ilgili olarak;
a) İdarece yaratılan
ihtilaflardan vazgeçilecek ve yeni ihtilaf yaratılmayacaktır. Bu alacaklara vade
tarihinden ödeme tarihlerine kadar geçen süre için gecikme zammı hesaplanarak
takip ve tahsil işlemlerine devam edilecektir.
b) İhtilaflı olmasına rağmen
tahsil edilmiş bulunanlar hakkında genel tebliğin A/3 bölümünde yer alan
açıklamalara göre işlem yapılacaktır.
c) 10.12.1988 tarihinden önce
tahsil edilebilir hale geldiği halde ödenmemiş bulunan gecikme faizlerine
uygulanan gecikme zamları için yaratılan ihtilaflardan da vazgeçilecek ve bu
gecikme faizlerine ayrı gecikme zammı uygulanmıyacaktır.
5. Vade tarihi 10.12.1988
tarihinden önce olan kamu alacaklarına uygulanan gecikme zamları ile bu tarihten
önce tahsil edilebilir hale geldiği halde ödenmemiş bulunan gecikme faizlerine
3505 sayılı Kanunun 24 üncü maddesi gereğince uygulanan ve 1.1.1989 ile 1.1.1990
tarihinde asıl addolunan tutarlar ile ilgili olarak 3689 sayılı Kanunun Geçici 1
inci maddesi uyarınca yapılan ödemeler anılan Kanunda yer alan "Bu kanun
kapsamına giren alacaklar ile ilgili olarak bu Kanunun yayımı tarihinden önce yapılan. tahsilat tutarları ile bu Kanuna göre yapılan
ödemeler mükellefe red ve iade edilmez. "hükmü uyarınca mükelleflere iade
edilmeyecektir.
6. Vade tarihi 10.12.1988
tarihinden sonra olan kamu alacaklarına uygulanan gecikme zamları ile bu
tarihden sonra tahsil edilebilir hale geldiği halde ödenmemiş bulunan gecikme
faizleri için 6183 sayılı Kanunun 3505 sayılı Kanunun 24 üncü maddesiyle değişik
51 inci maddesinin 3 üncü fıkrası hükmünün uygulanacağı tabidir.
7. 213 sayılı Vergi Usul
Kanununun 112 inci maddesine göre hesaplanan gecikme faizi ile ilgili
açıklamaları içeren 3.11.1989 tarih ve 1989/15 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu İç
Genelgesinde belirtilen işlemlere devam edilecektir.
B — GECİKME ZAMMI TATBİKİNDE
SÜRELERİN HESAPLANMASI:
1. Ödeme süresinin Son Gününün Ayın son Gününe Rastlaması :
Bilindiği gibi, 6183 sayılı
Kanunun 51 inci maddesi gereğince, amme alacağının ödeme müddeti içinde
ödenmeyen kısmına vadenin bitim tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar geçen
süre için maddede belirtilen nispette her ay için ayrı ayrı gecikme zammı
uygulanmaktadır.
Gecikme zammı nispeti her aya
ayrı ayrı tatbik edileceğinden gecikme zamlarının hesabında sürelerin tespiti
önem arzetmektedir.
6183 sayılı Kanunun 8 inci
maddesi ile, 213 sayılı Vergi Usul Kanununa atıfta bulunularak, aksine bir hüküm
bulunmadıkça bu Kanunda yazılı sürelerin hesaplanmasında anılan Kanun
hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
213 sayılı Vergi Usu1 Kanununun
18/2 nci maddesinde "Süre hafta veya ay olarak belli edilmişse başladığı güne
son hafta veya ayda tekabül eden günün tatil saatinde biter. Sürenin bittiği
ayda başladığı güne tekabül eden bir gün yoksa süre o ayın son gününün tatil
saatinde biter." hükmü yer almaktadır.
Buna göre, kamu alacaklarının
vade tarihleri ayın son günleri dışında olan tarihe rastladığı takdirde, izleyen
aylarda sürenin başladığı güne tekabül eden bir gün bulunduğundan gecikme zammı
hesabında herhangi bir problemle karşılaşılmamaktadır.
Örneğin vade tarihi 25 nisan olan
bir amme alacağı bu tarihte ödemediği taktirde, izleyen her ayın 25 inci günleri
esas alınarak aylık ödemeler halinde ödeme tarihine kadar gecikme zammı
hesaplanacaktır.
Ancak, kamu alacaklarının vade
tarihlerinin ayın son günlerine rastlaması halinde ise bir aylık müddetin
hesaplanmasında farklı uygulamalar yapıldığı anlaşıldığından bu hususun
açıklanması gerekli görülmüştür.
Vade tarihlerinin ayın son gününe
rastlaması halinde, izleyen ayın 30 veya 31 gün sürmesi gecikme zammı hesabını
etkilememekte, ayın son gününe kadar ödeme yapıldığı taktirde bir aylık gecikme
zammı alınması gcrekmektedir.
Buna göre ayın son gününün 30
veya 31 olması ve hatta Şubat ayının 28 yada 29 gün sürmesinin sürenin hesabını
etkilememesi, vadenin bitim tarihini izleyen her ayın son günleri esas alınarak
aylık devreler halinde gecikme zammı hesaplanması gerekmektedir.
Bir örnekle belirtecek olursak;
31 Ocak 1991 vadeli bir amme alacağı 30 Mayıs 1991 tarihinde ödendiği
taktirde;
1 Şubat 1991-28 Şubat 1991
tarihleri arasındaki l. ay için % 7
1 Mart 1991-31 Mart 1991 tarihleri arasındaki 2. ay için % 7
1 Nisan 1991-30 Nisan 1991
tarihleri arasındaki 3. ay için % 7
1 Mayıs 1991-31 Mayıs 1991
tarihleri arasındaki 4. ay için 7
olmak üzere toplam (7 x 4 =) % 28
nispetinde gecikme zammı hesaplanması gerekmektedir.
2. Ödeme Süresinin Son Gününün
Tatile Rastlaması:
213 sayılı Vergi Usul Kanununun
18 inci maddesinde "Vergi Kanunlarında" yazılı süreler aşağıdaki şekilde
hesaplanır.
4. Resmi tatil günleri süreye
dahildir. Şu kadar ki sürenin son günü resmi tatile rastlarsa tatili takibeden
ilk iş gününün tatil saatindc biter" hükmü yer almaktadır.
Buna göre herhangi bir sürenin
son gününün resmi tatile rastladığından söz edilebilmesi için o sürenin, vergi
kanunlarında ya da amme alacağının doğmasına neden olan özel kanunlarında yer
alması gerekmektedir.
Dolayısıyla, ödeme süresinin son
günü olan vade tarihinin tatile rastlaması halinde süre, tatili takibeden ilk iş
gününün tatil saati sonuna kadar uzamaktadır.
Bunun dışında gecikme zammı
hesaplanması sırasında vade tarihini izleyen aylardan herhangi birinde vade
tarihine tekabül eden günün tatile rastlaması hesabı etkilememekte, başka bir
anlatımla sürenin uzadığını kabul etmeye imkan bulunmamaktadır.
Örneğin; Gelir Vergisi üçüncü
taksidinin ödeme süresinin son günü 30 Eylül tarihidir. Bu tarihin resmi tatile
rastlaması halinde tatili izleyen ilk iş gününün tatil saatine kadar yapılan
ödemelerden gecikme zammı tahsil edilmemektedir.
Ancak Gelir Vergisi üçüncü
taksidinin 30 Eylül tarihini izleyen aylardan olan Kasım ayının 30 uncu gününün
resmi tatil olması nedeniyle 1 Aralık tarihinde ödenmesi halinde; 30 Kasım
tarihinin, vergi kanunlarında yazılı ödeme süresi ile bir ilgisi olmadığından,
bu şekildeki ödemelerde 3 aylık gecikme zammı hesaplanması gerekmektedir.
C — KÖYLERDE GECİKME ZAMMI
Bilindiği üzere 6183 sayılı
Kanunun 53 üncü maddesinde "Maliye Bakanlığınca tespit ve ilan edilecek vergiler
hariç olmak üzere belediye sınırları dışındaki köylerde tahsildarlar tarafından
tahsil olunan amme alacakları ödeme süresi içinde ödenmediği takdirde bunlar
için yalnız % 10 gecikme zammı uygulanır.
Ödeme müddeti geçmiş olmasına
rağmen tahsildarın gidemediği köylerdeki borçlulara bu zam, tahsildarın ilk
uğradığı zaman içinde borçlarını ödemedikleri takdirde tatbik olunur." hükmü yer
almaktadır.
359 Seri No.lu Tahsilat Genel
Tebliğinde Gelir, kurumlar, Gider Vergileri hariç olmak üzere belediye hudutları
dışında kalan köylerde tahsildarlar tarafından tahsil olunan amme alacakları
ödeme müddeti içinde ödenmediği takdirde bunlar için sadece % 10 gecikme zammı
uygulanacağı belirtilmiştir.
Madde hükmünün Bakanlığımıza
verdiği yetkiye istinaden köylerde gecikme zammı uygulamasına tabi olmayacak
vergiler yeniden belirlenmiştir.
Buna göre, Gelir, Kurumlar, Katma
Değer Vergileri ile Motorlu Taşıtlar Vergisi hariç olmak üzere, belediye
hudutları dışında kalan köylerde tahsildarlar tarafından tahsil olunan amme
alacaklarının ödeme müddeti içinde ödenmediği taktirde bunlar için sadece % 10
gecikme zammı, Gelir, Kurumlar, Katma Değer Vergileri ile
Motorlu Taşıtlar Vergisinden borçlu olup da köylerde oturan mükelleflerin
borçlarını ödeme müddeti içinde ödemiyenlerin borçlarına 6183 sayılı Kanunun 5l
inci maddesi uyarınca gecikme zammı tatbik edilecektir.
Diğer taraftan, köylerde gecikme
zammı uygulanmasına tabi kamu alacaklarına 53 üncü madde hükmü uyarınca
uygulanacak olan % 10 gecikme zamları için 3505 sayılı Kanunun 24 üncü maddesi
hükmünün uygulanması söz konusu değildir.
Zira, 10.12.1988 tarihinde
yayımlanarak yürürlüğe giren 3505 sayılı Kanunun 24 üncü maddesi 6183 sayılı
Kanunun 51 inci maddesinin 3 üncü fıkrasında değişiklik yapmış ve 5l inci madde
hükmüne göre uygulanan gecikme zamları ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112
nci maddesine göre hesaplanan gecikme faizlerini kapsayacak şekilde anılan maddeye hüküm sevketmiştir.
Bu itibarla köylerde uygulanan %
10 nispetindeki gecikme zamlarının asıl addolunma işlemleri
yapılmayacaktır.
Tebliğ olunur.