Kamu gelirlerinin
süresinde tahsili, bütçe üzerindeki faiz yükünün azaltılması, bütçe hedeflerine
ulaşılması ve enflasyonla mücadele açısından büyük önem taşımaktadır.
Öte yandan, 4811 sayılı Vergi
Barışı Kanunu 27.2.2003 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kanundan yararlanmak için
yapılan başvurularda, Defterdarlıklarımızın da özverili çalışmalarıyla, önemli
bir başarı yakalanmıştır. Aynı başarının Kanunun uygulanması sürecinde de
sürdürülmesi hem 2003 yılı bütçe hedeflerinin yakalanmasında hem de
mükelleflerimizin, lehlerine olan bu uygulamadan eksiksiz yararlanmaları
konusunda bir sorunla karşılaşmamaları için gereklidir.
Bu kapsamda, vadesinde ödenmeyen
kamu alacaklarının bir an önce tahsilinin sağlanması için bizzat defterdarların
koordine ve gözetiminde aşağıdaki çerçevede gerekli önlemlerin alınması uygun
görülmüştür.
Bu çalışmada aşağıdaki şekilde
hareket edilecektir.
1 – Borcu bulunanlardan;
- 4811 sayılı Kanundan
yararlanmak için müracaat etmeyen ve borcunu da ödemeyen ,
- 2003 yılına ait gelir ve kurumlar vergisi taksitlerini
süresinde ödemeyen,
- 4811 sayılı Kanundan
yararlanmak üzere başvuruda bulunduğu halde taksitlerini süresinde
ödemeyen,
mükelleflere ait borçların takip
ve tahsiline öncelik ve ağırlık verilecektir.
Bu çalışmalar sırasında; tahsil
imkanı olmadığı anlaşılan alacaklar belirlenecek, öncelik bu alacaklar dışındaki
alacaklara verilecektir.
Kamu kurum ve kuruluşlarının
borçları ile ilgili çalışmalar ise ayrı sürdürülecektir.
2 – Takip ve tahsil işlemlerinin etkin bir
şekilde sürdürülmesini temin için vergi dairelerinde özel ekipler
oluşturulacaktır. Oluşturulacak ekiplerin sayısı ile bu ekiplerde görev alacak
kişi sayısı ihtiyaca göre defterdarlıklarca belirlenecektir.
3 – En yüksek borcu olan mükelleflerin
takibine öncelik verilecektir. Bu amaçla, her vergi dairesinde borç
sıralamasında ilk 100 sırayı alan mükellefler tespit edilecek ve takibe
alınacaktır. Bununla birlikte, bu şekilde takibe alınacak mükelleflerin sayısı
mahallinde yapılacak değerlendirmeye göre 100 kişiden fazla veya gerekiyorsa 100
kişiden az da olabilecektir.
Gerekli görülen hallerde ilk 100
mükellefin 1 numaralı fıkrada belirtilen borç türleri için ayrı ayrı
belirlenmesi de mümkün bulunmaktadır.
4 – Çalışmada yöntem; borcu bulunan mükellef mutlaka telefonla aranacak, borcu
kendisine hatırlatılarak bu borcunu nasıl ödemeyi planladığı sorulacak,
ödenmeyen borç tutarına gecikme zammı uygulanmakta olduğu ve bir süre sonra
borcun ödenebilmesinin daha güç hale geleceği bildirilerek, bir hafta 10 gün
gibi bir süre içerisinde bu borcu ödemesi konusunda mutabakat sağlanmaya
çalışılacak, borcunu bu sürede ödememesi halinde yasal işlemlere başlanılmak
zorunda kalınacağı net olarak bildirilecek ve verilen süre sonunda borcunu
ödemeyenlerle ilgili yasal işlemlere derhal başlanacaktır.
5 - Yukarıdaki esaslar çerçevesinde yürütülen
takip ve tahsil işlemlerinin sonuçları hem vergi dairesi hem de defterdarlık
düzeyinde izlenecektir. Vergi daireleri bu çalışmaların sonuçlarını 1, 2 ve 3
nolu formları (EK: 1, 2 ve 3) doldurmak suretiyle defterdarlığa iletecek,
defterdarlıklar ise bu şekilde gelen formlardan yararlanarak il genelinde
kümülatif sonuçları elde etmek için 4 numaralı formu (Ek-4) düzenleyeceklerdir.
Bu şekilde hazırlanan sonuçlar 15 günlük periyotlar halinde Bakanlığımıza
intikal ettirilecektir.
Her ayın ilk 15 günlük dönemi
birinci periyot ve kalan günlerinden oluşan dönem ikinci periyot kabul edilecek
ve bu periyotlara ilişkin çalışma sonuçları, periyotları izleyen 10 uncu günü
akşamına kadar Bakanlığımıza (0.312.4155821-22 nolu fakslara) gönderilecektir.
İlk değerlendirme sonuçlarının 16
Haziran 2003 günü mesai saati sonuna kadar Bakanlığımıza intikal ettirilmesi
sağlanacaktır.
DİĞER HUSUSLAR
4811 sayılı Vergi Barışı
Kanunundan yararlanmak üzere başvuruda bulunan mükelleflerin taksitlerini
süresinde ödememeleri durumunda yapılacak işlem Kanunun 18 inci maddesinde
düzenlenmiştir. Buna göre, taksitlerin maddede belirtilen şartlar çerçevesinde
geç ödenmesi halinde de Kanundan yararlanma imkanı devam etmektedir. Ancak, bu
düzenleme, süresinde ödenmeyen taksitlerin 6183 sayılı Kanun çerçevesinde takip
ve tahsiline engel teşkil etmemektedir.
Bu nedenle, 4811 sayılı Kanuna
göre belirlenen sürelerde ödenmeyen taksitlerin ayrı ayrı takibe alınması ve
takip işlemlerinin, bu Kanunun 7, 8, 9, 11, 12 ve 13 üncü maddelerine göre
tahakkuk eden alacaklar hariç, ödeme emri düzenlenmeden haciz kararı alınmak
suretiyle gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Belirtilen maddelere göre tahakkuk
eden alacakların takibine ise ödeme emri tebliği suretiyle başlanılacağı
tabiidir.
Defterdarlıklar yukarıda
belirtilen çalışmaların en etkili bir şekilde yürütülmesi ve ortaya çıkan
sorunların kısa süre içerisinde giderilmesi için gerekli önlemleri almaya itina
göstereceklerdir.
Bilgi edinilmesini ve gereğinin
buna göre ifasını rica ederim.
EK 1: KAMU ALACAĞINI İZLEME FORMU
1
EK 2: KAMU ALACAĞINI İZLEME FORMU
2
EK 3: KAMU ALACAĞINI İZLEME FORMU 3
EK 4: KAMU ALACAĞINI İZLEME FORMU 4