|
İstanbul,
08.08.2004
Talha
APAK
Yeminli
Mali Müşavir
t.apak@superonline.com
BAZI
KANUNLARDA VE 178 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMEDE
DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDAKİ 5228 SAYILI KANUN İLE
VERGİ KANUNLARINDA YAPILAN BAZI DÜZENLEMELER VE
DEĞERLENDİRMELER
GİRİŞ
31.07.2004
tarih, 25539 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 5228
sayılı Kanun;
Gelir Vergisi, Kurumlar Vergisi, Vergi Usul Kanunu,
Katma Değer Vergisi Kanunu, Özel Tüketim Vergisi
Kanunu, Harçlar kanunu, Damga Vergisi Kanunu
gibi vergi kanunlarında, uygulamada mükelleflere
yönelik önemli kolaylıklar getiren bazı düzenlemeler
getirmiş bulunmaktadır. Kanun kapsam ve düzenlemeleri
özetle aşağıdaki konuları içermektedir.
- Vergi
Usul Kanunundaki zor durum hallerinde sağlanan kolaylıklardan
yararlanılabilmesi için başvuru zorunluluğu
kaldırılmakta, sistemin otomatik olarak devreye
girmesi sağlanmaktadır. Mücbir sebep dönemlerinde
birden fazla vergilendirme dönemi için
tek bir beyanname verilmesi imkanı getirilmekte,
bu beyanname üzerinden tahakkuk eden verginin
ödenmesinde kolaylık sağlanmaktadır. Böylece
bir takvim yılının 12 ayına ait 24 adet muhtasar
ve KDV beyannamesi yerine iki beyanname verilmesi
yeterli olacaktır.
- Katma
Değer Vergisi Kanununda yapılan değişikliklerle;
deniz ve hava limanlarının inşası, yenilenmesi ve
genişletilmesi ile ilgili olarak vergi istisnası
getirilmiş, deniz ve hava taşıma araçları
için liman ve hava meydanlarında yapılan
hizmetler tam istisna kapsamına alınmış, kıymetli
maden arama faaliyetlerine yönelik istisna
öngörülmüştür.
- Gelir
Vergisi Kanununda yapılan düzenleme ile; eğitim
alanında ciddi vergi teşvikleri sağlanmış, bu kapsamda
özel eğitim kurumlarının yaptıkları yatırımlardan
elde ettikleri gelirleri beş yıl süre ile vergiden
istisna edilmiştir.
- Özel
Tüketim Vergisi Kanununda yapılan değişikliklerle;
malul ve engellilere yönelik olarak uygulanan
vergi istisnasının kapsamı genişletilmiş, çok
amaçlı olarak kullanılan araçlar ile
ilgili mevcut vergileme rejiminin yarattığı adaletsizlik
ve rekabet eşitsizliği giderilmiştir.
- Toplumsal
uzlaşmaya dayalı bir vergi sistemi oluşturulmasında
önemli fonksiyonlar üstlenmesi beklenen
Vergi Konseyi yasal bir statüye kavuşturulmuştur.
- Enflasyon
muhasebesi ve kayıt dışı ekonomiyle mücadeleye
ilişkin düzenlemeler ile diğer bazı düzenlemelerin
uygulanması sürecinde ortaya çıkan ihtiyaçlara
cevap verecek yeni düzenlemeler yapılmıştır.
I.
213 SAYILI VERGİ USUL KANUNU İLE İLGİLİ DÜZENLEMELER
1.
Zor Durumda Mühlet Verme
213
Sayılı V.U.K. nun 17 nci maddesinde yapılan değişiklik
ile; mükelleflerin zor durumda bulunmaları
sebebiyle vergisel ödevlerini yerine getiremeyecek
olanlara mühlet verilmesi konusu kolaylaştırılmıştır.
Zor durumda bulunmaları hasebiyle vergi muamelelerine
müteallik ödevleri süresi içinde
yerine getiremeyecek olanlara, kanuni sürenin bir
katını, kanuni sürenin bir aydan az olması halinde
bir ayı geçmemek üzere, Maliye Bakanlığınca
münasip bir mühlet verilebilir.
2.
Tarh ve Tahakkuk Usulü
213
Sayılı V.U.K. nun 28 inci maddesinde yapılan değişiklik
ile; Vergi beyannamesinin postayla veya elektronik
ortamda gönderilmesi şeklinde değiştirilmiş
ve maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir. Yapılan düzenleme
ile internet ortamında beyannamelerin verilmesine
ilişkin hukuki alt yapıyı oluşturmuştur. Beyannamenin
elektronik ortamda verilmesi halinde, tahakkuk fişi
elektronik ortamda düzenlenir ve mükellef
veya elektronik ortamda beyanname gönderme yetkisi
verilmiş gerçek veya tüzel kişiye elektronik
ortamda iletilir. Bu ileti, tahakkuk fişinin mükellefe
tebliği yerine geçer.
3.
İşi Bırakma
213
Sayılı V.U.K. nun 160 ıncı maddesinde yapılan değişiklik
ile; İşi bırakma hallerini düzenleyen hususlar
kapsamı genişletilerek, mükellefiyet kaydının devamına
gerek görülmeyenlerin mükellefiyet kayıtlarının
terkini sağlanmıştır. İşi bırakma bildiriminde bulunmayan
bir mükellefin işi bıraktığının tespit edilmesi
veya yapılan araştırma ve yoklamalar sonucunda bilinen
adreslerinde bulunmaması ve başka bir adreste faaliyetine
devam ettiğine dair bilgi edinilmemesi veya başkaca
bir ticari, zirai ve mesleki faaliyeti olmadığı halde
münhasıran sahte belge düzenlemek amacıyla
mükellefiyet tesis ettirdiğinin vergi incelemesine
yetkili olanlarca düzenlenen rapor ile tespit edilmesi
ve mükellefiyet kaydının devamına gerek görülmediğinin
raporda belirtilmesi halinde, mükellef (matrahlı
veya matrahsız beyanname verenler dahil) işi bırakmış
addolunur ve mükellefiyet kaydı vergi dairesince
terkin edilir. Bu durum, ilgili kamu kurum ve kuruluşu
ile kamu kurumu niteliğindeki meslek üst kuruluşuna
da bildirilir.
Mükellefiyet
kaydının terkin edilmesi, mükellefin işi bırakmasından
önceki döneme ilişkin yükümlülüklerini
ortadan kaldırmayacağı gibi bu tarihten sonra faaliyette
bulunduğunun tespiti halinde bu dönemlere ilişkin
vergilendirmeye ve sahte belge düzenleme fiilini
işleyenler hakkında kovuşturma yapılmasına ve ceza uygulamasına
da engel teşkil etmez.”
4.
Yabancı Para Cinsinden Belge Düzenlenmesi ve Muhasebe
Tutulması
213
Sayılı V.U.K. nun 215 inci maddesinde yapılan değişiklik
ile; Türkçe kayıt yapılmak suretiyle
defterlerde başka dilden de kayıt yapılabileceği, bu
kayıtlar vergi matrahını değiştirmeyecek şekilde tasdik
ettirilecek diğer defterlere de yapılabilecektir.
Türkçe kayıtların dışında (ilave olarak)
başka dilden de kayıt yapılabileceği, belgelerin yabancı
para karşılığı Türk para biriminin yazılması şartıyla
yabancı para birimine göre de düzenlenebilmesi
imkanı getirilerek esasen fiili bir durum yasal düzenlemeye
kavuşturulmuş olmaktadır.
Kayıt
ve belgelerde Türk para birimi kullanılır. Belgeler,
Türk parası karşılığı gösterilmek şartıyla,
yabancı para birimine göre de düzenlenebilir.
Şu kadar ki, yurtdışındaki müşteriler adına düzenlenen
belgelerde Türk parası karşılığı gösterilme
şartı aranmaz. Türk para birimiyle yapılan işlemler,
işlemin gerçekleştiği günün Türkiye
Cumhuriyet Merkez Bankası döviz alış kuruyla ilgili
para birimine çevrilir.
5.
Ödeme ve Tahsilat işlemlerinin Banka Üzerinden
Yapılmasına İlişkin Ceza Uygulaması
213
Sayılı V.U.K. nun mükerrer 257 nci maddesi kapsamında;
tahsilat ve ödemelerini banka, benzeri finans kurumları
veya posta idarelerince düzenlenen belgelerle tevsik
etme zorunluluğuna uymayanlara ilişkin düzenleme
ve uygulanacak cezalar daha önce 320 nolu VUK tebliği
ile başlatılmış ve maktu ceza sistemi ile uygulanmakta
iken yapılan yeni değişiklik ile, düzenlemelere
uymayan mükelleflerden her birine, her bir işlem
için bu maddeye göre uygulanan cezalardan
az olmamak üzere işleme konu tutarın % 5’i, nispetinde
özel usulsüzlük cezası kesilecektir.
Ancak, bu cezalar daha önce ilgili tebliğlerde
belirlenen asgari ceza tutarlarından az olamayacak ve
bu asgari cezaların da her yıl başlarında artırılacağı
bilinmelidir.
6.
Enflasyon
Düzeltmesine Tabi olanlar ve Tabi Olmayanlar (2004
Geçici Vergi Dönemlerinde)
Söz
konusu Kanunun 59’ncu maddesi 18’nci bendi ile yapılan
değişikliğe göre, Vergi Usul Kanunu, Gelir Vergisi
Kanunu ve Kurumlar Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılmasına
Dair 5024 sayılı Kanunun geçici 1'nci maddesinde
yer alan açıklamaya göre, dileyen
mükellefler, 2004 yılının ilk geçici vergi
dönemi için tanınan ihtiyarilik 2, 3 ve 4
üncü geçici vergi dönemlerine
de uygulanacaktır. Buna göre; 31.12.2003 tarihi
(kendilerine özel hesap dönemi tayin edilenlerde
2004 yılında biten hesap döneminin sonu) itibariyle
aktif toplamı 7,5 trilyon Türk Lirasını veya hesap
dönemine ait ciroları toplamı 15 trilyon Türk
Lirasını aşmayan mükelleflerden
dileyenler, 2004 yılı geçici vergi dönemlerinde
beyan edecekleri “geçici vergi matrahının tespitinde”
enflasyon düzeltmesi yapmayacaklardır. Diğer bir
ifade ile; her iki kriteri birlikte aşan
mükellefler enflasyon düzeltmesine tabi olacaktır.
Not:
Yukarıdaki
kanun değişikliği kapsamında, Maliye Bakanlığı’nın 02.08.2004
tarihli, 8 No.lu Vergi Usul Kanunu Sirküleri gereği;
2004 yılı Geçici Vergi dönemlerinde
Enflasyon Düzeltmesi Uygulamasında dikkat
edilmesi gereken bir diğer önemli husus ise;
a)
Belirtilen limitlerden herhangi birini aşmayan mükelleflerden
dileyenler, 31/12/2003 tarihli bilançolarını
2004 yılının ikinci geçici vergi döneminde
enflasyon düzeltmesine tabi tutmaksızın, beyan
edecekleri geçici vergi matrahlarını Vergi Usul
Kanununun 5024 sayılı Kanunla değiştirilmeden önceki
değerleme hükümleri ile Gelir Vergisi Kanunu
ve Kurumlar Vergisi Kanununun bu Kanunla kaldırılan
hükümleri ve Vergi Usul Kanununun 280 inci
maddesinin bu Kanunla kaldırılan son fıkrasını dikkate
alarak tespit edeceklerdir. Bu yönde işlem
yapanlar enflasyon düzeltmesi yapmadıklarını beyannamelerinde
belirteceklerdir. Beyanname verme süresi içinde
bu hususu bildirmeyen veya beyanname vermeyen mükelleflerin
enflasyon düzeltmesine ilişkin hükümleri
dikkate almadıkları kabul edilecektir.
b)
Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerinden, belirtilen
limitleri aşmaları nedeniyle enflasyon düzeltmesi
yapmak zorunda olan (veya aşmasa da ihtiyarilikten yararlanmayıp
düzeltme yapmak isteyen) mükelleflerin, 2004
yılının ikinci geçici vergi dönemine ait
beyannamelerinin verilme süreleri, 5228 sayılı
Kanunla değişik Vergi Usul Kanununun 17’nci maddesinin
Bakanlığımıza verdiği yetkiye istinaden 25/08/2004 günü
mesai saati sonuna kadar uzatılmıştır. Dolayısıyla beyanname
verme süresi uzatılan vergilerin anılan tarihe
kadar ödenebileceği de tabiidir.
Gelir
veya kurumlar vergisi mükelleflerinden, limitleri
aşmayan ve düzeltme yapmama yönündeki
ihtiyarilikten yararlanmak isteyenler ise 2004 yılının
dördüncü geçici vergi dönemi
beyannamesinin verilme süresi olan 10 Şubat
2005 tarihine kadar düzeltme işlemini yapacaklar
ve düzeltmelerin yapıldığı tarih itibariyle defter
kayıtlarına intikal ettireceklerdir.
c)
Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerinden, 5024
sayılı Kanunun 5228 sayılı Kanunla değişik geçici
1 inci maddesinde belirtilen limitleri aşmaları nedeniyle
enflasyon düzeltmesi yapmak zorunda olanlar, verecekleri
geçici vergi beyannamelerine (geçici vergi
dönemine ait) düzeltilmiş bilançolarını
da ekleyeceklerdir.
II.
3065 SAYILI KDV KANUNU İLE İLGİLİ DÜZENLEMELER
5228
sayılı bazı kanunlarda değişiklik yapan kanun ile; 3065
sayılı Katma Değer Vergisi Kanunda da önemli bazı
düzenlemeler getirilmiş bulunmaktadır. KDV uygulaması
açısından bir takım yeni istisnalar getirilmiş,
bazı istisnaların kapsamı genişletilmiş ve ayrıca mevcut
kanunda yer alan bazı problemlerin çözümüne
yönelik düzenlemeler getirilmiştir. KDV ‘ye
yönelik yeni düzenlemeler özetle aşağıdaki
gibi sıralanabilir.
- Deniz
ve hava taşıma araçları için liman
ve hava meydanlarında yapılan hizmetlerde istisna,
- Altın,
gümüş ve platin ile ilgili arama, işletme,
zenginleştirme ve rafinaj faaliyetlerine yönelik
yapılan teslim ve hizmetlerde istisna,
- Limanlar
ve hava meydanlarının inşasına yönelik istisna,
- Üniversite
ve yüksekokullar ile 625 sayılı Kanun hükümlerine
tabi özel okullar tarafından bedelsiz eğitim
ve öğretim hizmetlerinde istisna,
- Tescilli
taşınmaz kültür varlıkları sahiplerinin
yaptıracakları rölöve, restorasyon ve
restütasyon projelerine verilecek mimarlık
hizmetleri ile bu kapsamda yapılacak teslimlerde
istisna,
- Kamu
kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları tarafından
yapılan teslim ve hizmetlerde istisna,
- Milli
Piyango İdaresi Genel Müdürlüğünce
düzenlenen oyunlarda istisna,
- Dore
külçe altın kıymetli taşlar ile hurda
ve atıklara yönelik istisna,
- Bankalar
Kanunu uyarınca, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu
tarafından devralınan mal ve haklar ile bunların
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından teslimlerine
yönelik istisna,
- İthalat
ve ihracat işlemleri için verilen ardiye,
depolama ve terminal hizmetleri ile vergisiz satış
yapılan yerlerin kiralanmasına yönelik
istisna,
- Taşınmaz
mal teslimleri ile irtifak hakkı tesisi işleminde
istisna,
- İşlem
bazında istisnadan vazgeçme ve kamu menfaatine
yararlı dernekler ile Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti
tanınan vakıfların mükellef olabilmelerine
yönelik düzenleme,
- Yangın
sebebiyle mücbir sebep ilen edilen yerlerde
yangın sonucu zayi olan mallar için yüklenilen
Katma değer Vergisi indirimi,
- Gümrük
İdarelerince alınan Katma Değer Vergisinde düzeltme
işlemleri,
- Uluslar
arası organizasyonlara yönelik Katma Değer
Vergisi istisnası,
- İhraç
kayıtlı teslimlerde matrahta değişikliğin meydana
gelmesi durumunda iade,
- Yurtiçi
teslim ve ifaları kısmi istisna kapsamına giren
mal ve hizmetlerin ihracında iade,
III.
KURUMLAR VERGİSİ KANUNU İLE İLGİLİ DÜZENLEMELER
1.
Eğitim ve Öğretim Kurumlarında Vergi Muafiyeti
Okul
öncesi eğitim, ilköğretim, özel eğitim
ve orta öğretim özel okulları ile Bakanlar
Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflara veya kamu
yararına çalışan derneklere bağlı rehabilitasyon
merkezlerinin işletilmesinden elde edilen kazançlar,
ilgili Bakanlığın belirleyeceği usul ve esaslar çerçevesinde
beş vergilendirme dönemi kurumlar vergisinden müstesnadır.
İstisna, okulların faaliyete geçtiği vergilendirme
döneminden itibaren başlar.
2.
Ar-Ge Harcama İndirimi
Mükelleflerin,
işletmeleri bünyesinde gerçekleştirdikleri
münhasıran yeni teknoloji ve bilgi arayışına yönelik
araştırma ve geliştirme harcamaları tutarının % 40’ı
oranında hesaplanacak “Ar-Ge indirimi” Ar-Ge indiriminden
yararlanılacak harcamaların kapsamını ve uygulamadan
yararlanılabilmesi için gerekli belgeler ile
usulleri belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
3.
Yurt İçi ve Yurt Dışı Geçmiş Yıl Zarar
İndirimleri
Kurumlar
vergisi matrahının tespitinde, kurumlar vergisi beyannamesi
üzerinde ayrıca gösterilmek üzere, kurum
kazancından aşağıdaki indirimler yapılır.
- Her
yıla ilişkin ayrı ayrı gösterilmek ve beş yıldan
fazla nakledilmemek koşuluyla geçmiş yılların
mali bilançolarına göre meydana gelen
zararlar,
- Tam
mükellefiyette yurtdışı faaliyetlerden doğan
zararlar,
- Türkiye’de
indirim konusu yapılan yurtdışı zararların, ilgili
ülkede de mahsup edilmesi veya gider yazılması
halinde, Türkiye’deki beyannameye dahil edilerek
yurtdışı kazanç, mahsup veya gider yazılmadan
önceki tutardır.
- Türkiye’de
kurumlar vergisinden istisna edilen kazançlarla
ilgili yurtdışı zararlar, yurtiçindeki kazançlardan
indirilemez.
4.
Diğer İndirim veya İstisnalar
- Genel
ve özel bütçeli kamu idarelerince,
il özel idarelerine, belediyelere ve köylere,
Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflara,
kamu menfaatlerine yararlı sayılan derneklere ve
bilimsel araştırma ve geliştirme faaliyetlerinde
bulunan kurum ve kuruluşlara makbuz karşılığında
yapılan bağış ve yardımların o yıla ait kurum kazancının
% 5’ine kadar olan kısmı,
- Kamu
kurum ve kuruluşlarına bağışlanan okul, sağlık tesisi,
yüz yatak (kalkınma öncelikli yörelerde
elli yatak) kapasitesinden az olmamak üzere
öğrenci yurdu ile çocuk yuvası, yetiştirme
yurdu, huzurevi ve bakım ve rehabilitasyon merkezi
inşası dolayısıyla yapılan harcamalar veya bu tesislerin
inşası için bu kuruluşlara yapılan her türlü
bağış ve yardımlar ile mevcut tesislerin faaliyetlerini
devam ettirebilmeleri için yapılan her türlü
nakdi ve ayni bağış ve yardımların tamamı,
- Genel
ve özel bütçeli kamu idareleri
ile il özel idareleri ve belediyeler, köyler
ve kamu yararına çalışan dernekler, Bakanlar
Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflar ve bilimsel
araştırma faaliyetinde bulunan kurum ve kuruluşlar
tarafından yapılan ya da Kültür ve Turizm
Bakanlığınca desteklenen veya desteklenmesi uygun
görülen,
- Türkiye
Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında
Kanun kapsamında yapılan sponsorluk harcamalarının;
amatör spor dalları için tamamı, profesyonel
spor dalları için % 50’si.
5.
Geçici Muafiyet
Kurumların
bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten
itibaren 31.12.2004 tarihine kadar; kanuni ve iş merkezi
Türkiye’de bulunmayan kurumlardan elde ettikleri
iştirak kazançları ile yurtdışında bulunan işyeri
veya daimi temsilcisi aracılığı ile elde ettiği kurum
kazançları 30.06.2005 tarihine kadar Türkiye’ye
transfer edilmiş olmak kaydıyla kurumlar vergisinden
müstesnadır.
IV.
GELİR VERGİSİ KANUNU İLE İLGİLİ DÜZENLEMELER
1.
Eğitim ve Öğretim İşletmelerinde Vergi Muafiyeti
Okul
öncesi eğitim, ilköğretim, özel eğitim
ve orta öğretim özel okullarının işletilmesinden
elde edilen kazançlar,ilgili Bakanlığın görüşü
alınmak suretiyle Maliye Bakanlığının belirleyeceği
usul ve esaslar çerçevesinde beş vergilendirme
dönemi gelir vergisinden müstesnadır. İstisna,
okulların faaliyete geçtiği vergilendirme döneminden
itibaren başlar
2.
Diğer İndirimler
Gelir
Vergisi matrahının tespitinde, gelir vergisi beyannamesinde
bildirilecek gelirden aşağıdaki indirimler yapılabilir.
Beyan
edilen gelirin % 10’unu (bireysel emeklilik sistemi
dışındaki şahıs sigorta primleri için, beyan edilen gelirin % 5’ini)
ve asgari ücretin yıllık
tutarını aşmamak şartıyla, mükellefin şahsına,
eşine ve küçük çocuklarına ait
hayat, ölüm, kaza, hastalık, sakatlık, analık,
doğum ve tahsil gibi sigorta primleri ile bireysel emeklilik
sistemine ödenen katkı payları,
- Beyan
edilen gelirin % 5’ini aşmaması, Türkiye’de
yapılması ve gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyeti
bulunan gerçek veya tüzel kişilerden
alınacak belgelerle tevsik edilmesi şartıyla, mükellefin
kendisi, eşi veya küçük çocuklarına
ilişkin olarak yaptığı eğitim ve sağlık harcamaları,
- Genel
ve özel bütçeli kamu idareleri,
il özel idareleri, belediyeler, köyler
ile kamu yararına çalışan dernekler ve Bakanlar
Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflara yıllık
toplamı beyan edilecek gelirin % 5’ini aşmamak üzere,
makbuz karşılığında yapılan bağış ve yardımlar,
- Genel
ve özel bütçeli kamu idarelerine,
il özel idarelerine, belediyelere ve köylere
bağışlanan okul, sağlık tesisi ve yüz yatak
( kalkınmada öncelikli yörelerde elli
yatak) kapasitesinden az olmamak üzere öğrenci
yurdu ile çocuk yuvası, yetiştirme yurdu,
huzurevi, bakım ve rehabilitasyon merkezi inşası
dolayısıyla yapılan harcamalar veya bu tesislerin
inşası için bu kuruluşlara yapılan her türlü
bağış ve yardımlar ile mevcut tesislerin faaliyetlerini
devam ettirebilmeleri için yapılan her türlü
nakdi ve ayni bağış ve yardımların tamamı,
- Fakirlere
yardım amacıyla gıda bankacılığı faaliyetinde bulunan
dernek ve vakıflara Maliye Bakanlığınca belirlenen
usul ve esaslar çerçevesinde bağışlanan
gıda maddelerinin maliyet bedelinin tamamı,
- Yapılan
sponsorluk harcamalarının; amatör spor dalları
için tamamı, profesyonel spor dalları için
% 50’si,
- Mükelleflerin,
işletmeleri bünyesinde gerçekleştirdikleri
münhasıran yeni teknoloji ve bilgi arayışına
yönelik araştırma ve geliştirme harcamaları
tutarının %40’ı oranında hesaplanacak “ Ar-Ge İndirimi”.
SONUÇ
5228
sayılı yasa ile getirilen bazı düzenlemeleri
özet olarak yazımızda ifade etmiş bulunuyoruz.
Oysa 5228 sayılı kanun, yukarıda belirtilen kanun ve
konuların dışında;
- 4811
Sayılı Vergi Barışı Kanunu,
- Özel
Tüketim Vergisi Kanunu,
- Motorlu
Taşıtlar Vergisi Kanunu,
- Amme
Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun,
Gibi
kanunlarda da önemli düzenlemeler getirmiş
bulunmaktadır. İlgililerin kanunun tüm ayrıntılarını
dikkatlice inceleme ve takip etmelerinde fayda bulunmaktadır.
İdarenin vergi yasalarında kapsamlı düzenlemelere
gitmesi yerindedir. Ancak, vergi yasalarında SADELEŞTİRME’
ye yönelik düzenlemelerin de bir an önce
yapılmasında fayda vardır. Her bir mükellef
için ayda üç veya dört beyannamenin
verildiği, maliye ve muhasebe camiasının bu kadar yoğunlaştığı
bir süreçte sıkça düzenlemeler
yapmak başta muhasebe ve mali müşavirlik
meslek mensuplarına çok ağır yükümlülükler
getirmektedir. Şirketlerin muhasebe departmanlarının,
serbest muhasebe ve mali müşavirlik ofislerinin
sağlıklı çalışma ortamlarının sağlanması, vergi
dairelerinin başarılarını artıracağı unutulmamalıdır.
|