|
30 Haziran 2005
Talha APAK
Yeminli Mali Müşavir
t.apak@ttnet.net.tr
t.apak@superonline.com
YATIRIMLARIN
VE İSTİHDAMIN TEŞVİKİ KAPSAMI GENİŞLETİLDİ - YARARLANMA ŞARTLARI DEĞİŞTİ - ANCAK
MEVZUAT VE UYGULAMA KARMAŞASI DEVAM ETMEKTEDİR
I. GİRİŞ
18.05.2005
tarih ve 25819 sayılı Resmi Gazete’de
yayımlanan 5350 sayılı Kanun ile 5084 sayılı yatırımların ve istihdamın
teşviki ile ilgili Kanunda değişiklikler yapılmıştır. 01.04.2005 tarihinden itibaren, 13 il daha teşvik uygulaması kapsamına
dahil edilmiştir. Ayrıca anılan Kanunla teşvik uygulamasından azami yararlanma
süresi yeniden düzenlenmiş, Kanun kapsamındaki illerde gerek yeni faaliyete
başlayan, gerekse öteden beri faaliyette bulunan gelir ve kurumlar vergisi
mükelleflerinin asgari otuz işçi çalıştırmaları şartı getirilmiş ve teşvik
uygulaması kapsamında değerlendirilecek işçi sayısı artırılmıştır
Genel
olarak 30 ve daha fazla personel
istihdam eden işletmelere yönelik hale getirilen Gelir Vergisi, SSK işveren
hissesi teşviği ve enerji teşviği bu yönüyle daraltılırken yasa kapsamında
bulunan 36 ile; Artvin, Çorum, Elazığ, Kastamonu, Kütahya, Kahramanmaraş, Nevşehir,
Niğde, Rize, Trabzon, Tunceli, Karaman, Kilis illeri de dahil edilmek suretiyle
il sayısı 49’a çıkarılmış bulunmaktadır.
Bilindiği
üzere 5084 sayılı Kanunun amacı; bazı illerde vergi ve sigorta primi teşvikleri
uygulamak, enerji desteği sağlamak ve yatırımlara bedelsiz arsa ve arazi temin
etmek suretiyle yatırım ve istihdam imkanlarını artırmak.
·
Kanun ile getirilen teşvikler
vergi ve sigorta primi teşvikleri ile enerji desteği açısından Devlet
İstatistik Enstitüsü Başkanlığınca 2001 yılı için belirlenen fert başına
gayrisafi yurt içi hasıla tutarı 1500 ABD Doları veya daha az olan illeri,
ve bu iller dışında kalan ve Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığınca
2003 yılı için belirlenen sosyo-ekonomik gelişmişlik sıralamasına göre endeks
değeri (–) olan illeri,
·
Bedelsiz arsa ve arazi temini
açısından kapsam dahilindeki iller ile kalkınmada öncelikli yöreler
kapsamındaki diğer illeri kapsamaktadır.
Bu
illere yeni düzenlemeyle 13 il daha
ilave edilmiştir. Uygulamadan sadece gelir veya kurumlar vergisi mükellefi
olanlar yararlanacaktır. Dolayısıyla, gelir ve kurumlar vergisine tabi
olmayanlar bu teşvikten yararlanamayacaktır.
1. 5084
Sayılı Kanunla Düzenelenen (Eski) Teşvik Uygulaması
5084
sayılı Kanun’un 3. maddesinde düzenlenmiş bulunan gelir vergisi stopajı teşviki
uygulamasından yararlanılmasına ilişkin usul ve esaslar, Kanun kapsamındaki
illerde öteden beri faaliyette bulunanlar ile 01.10.2003 tarihinden sonra yeni
faaliyete başlayan gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri açısından farklılık
arz etmektedir.
01.10.2003 Tarihinden Önce
Faaliyete Başlayan Gelir ve Kurumlar Vergisi Mükelleflerinde Teşvik Uygulaması:
5084
sayılı Kanun’un 3. maddesi hükmü uyarınca, Kanun kapsamındaki illerde
01.10.2003 tarihinden önce işe başlayan gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin istihdam
ettikleri işçiler ile ilgili olarak gelir vergisi stopajı teşvikinden
yararlanabilmeleri için bu tarihten önce Sosyal Sigortalar Kurumu’na verdikleri
en son dört aylık sigorta prim bordrosunda (2003/II. dönem) bildirdikleri
işçi sayısına ilave olarak işçi istihdam etmeleri gerekmekte olup, ilave olarak
istihdam ettikleri işçiler için gelir vergisi stopaj teşvikinden
yararlanabileceklerdir.
Örnek: 5084 sayılı Kanun kapsamındaki ilde 01.01.2003 tarihinde faaliyete
başlayan kurumlar vergisi mükellefinin Sosyal Sigortalar Kurumu’na vermiş
olduğu 2003 yılı II. dönem dört aylık sigorta prim bordrosunun son ayı olan
Ağustos ayında 50 işçi kayıtlıdır. Anılan mükellefin gelir vergisi stopajı
teşvikinden yararlanabilmesi için Mart/2004 döneminden itibaren bu işyerinde
çalıştırdığı işçi sayısının 50’den fazla olması gerekmektedir. Aksi takdirde
anılan mükellefin bu işyerinde çalıştırdığı işçi sayısının 50 veya daha az
olması durumunda gelir vergisi stopajı teşviki uygulamasından yararlanması
mümkün değildir. Diğer taraftan anılan mükellefin 50’den fazla işçi
çalıştırması durumunda istihdam ettiği bütün işçiler için teşvik
uygulamasından yararlanması mümkün olmayıp, sadece baz işçi sayısı olan 50 işçi
sayısını aşan işçiler için teşvik uygulamasından yararlanabilecektir.
01.10.2003 Tarihinden Sonra Yeni Faaliyete Başlayan Gelir ve Kurumlar
Vergisi Mükelleflerinde Teşvik Uygulaması:
5084 sayılı Kanun’un 3. maddesi hükmü uyarınca
01.10.2003 tarihinden sonra Kanun kapsamındaki illerde yeni faaliyete başlayan
gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri, bu iş yerlerinde fiilen çalıştırdıkları
işçilerin tamamı için gelir vergisi stopajı teşvikinden yararlanabilecektir.
Yeni işe başlamaktan maksat, 5084 sayılı Kanun kapsamındaki illerde gelir veya
kurumlar vergisi açısından ilk kez mükellefiyet tesisi veya yeni bir iş yerinin
kurulmasıdır. Buna karşılık gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerine ait
olmakla beraber 01.10.2003 tarihinden önce faaliyeti durdurulan işletmelerin,
bu tarihten sonra yeniden faaliyete geçirilmesi yeni işe başlama olarak kabul edilmeyecek,
ancak bu durumda bulunan mükellefler yarattıkları ek istihdam olanakları
çerçevesinde teşvik uygulamasından yararlanabilecektir.
5084 Sayılı Yasa Kapsamındaki İller ( 36 )
|
Kırşehir
|
Bayburt
|
|
Sinop
|
Şanlıurfa
|
|
Giresun
|
Mardin
|
|
Amasya
|
Aksaray
|
|
Uşak
|
Adıyaman
|
|
Malatya
|
Kars
|
|
Sivas
|
Van
|
|
Tokat
|
Iğdır
|
|
Diyarbakır
|
Yozgat
|
|
Afyon
|
Ardahan
|
|
Batman
|
Hakkari
|
|
Erzincan
|
Bingöl
|
|
Osmaniye
|
Bitlis
|
|
Düzce
|
Şırnak
|
|
Çankırı
|
Muş
|
|
Siirt
|
Ağrı
|
|
Gümüşhane
|
|
|
Ordu
|
|
|
Erzurum
|
|
|
Bartın
|
|
2. 5350
Sayılı Kanunla Düzenelenen (Yeni) Teşvik Uygulaması
5350 sayılı
Kanun ile 5084 sayılı yatırımların
ve istihdamın teşviki ile ilgili Kanunda değişiklikler yapılmıştır. Genel
olarak 30 ve daha fazla personel
istihdam eden işletmelere yönelik hale getirilen Gelir Vergisi , SSK işveren
hissesi teşviği ve enerji teşviği bu yönüyle daraltılırken yasa kapsamında
bulunan 36 ile 13 il dahil edilmek suretiyle il sayısı 49 ile çıkarılmış bulunmaktadır.
·
Kanun kapsamındaki illerde
yeni işe başlayanlar ile öteden beri faaliyette bulunan gelir ve kurumlar
vergisi mükelleflerinin teşvik uygulamasından yararlanmasına ilişkin usul ve
esaslar yeniden belirlenmiştir.
·
Teşvik
uygulamasından yararlanma süresi belirli şartlar altında uzatılmıştır.
·
İlave olarak istihdam edilen
işçilerin, iki katına kadar teşvik uygulamasından yararlanma imkanı
getirilmiştir.
Bu
Kanun’un uygulaması bakımından yeni işe başlamaktan maksat gelir veya kurumlar
vergisi açısından ilk kez mükellefiyet tesisi veya kapsama dahil illerde yeni
bir işyerinin kurulmasıdır. Yeni işe başlayan mükellefler en az 30 işçi çalıştırmaları koşuluyla
işletmelerinde çalıştırdıkları tüm işçiler için bu teşvikten
yararlanabilecektir.
Gelir
vergisi stopajı teşviki sadece kapsama dahil illerde bulunan işyerlerinde
fiilen çalıştırılan işçilerin ücretleri üzerinden hesaplanacak gelir vergisi
açısından geçerlidir. Bu işyerlerine ilişkin bordrolarda gösterilmiş olsa dahi
fiilen bu işyerlerinde çalışmayan işçiler açısından teşvikten yararlanmak
mümkün değildir.
5350 sayılı
kanunun uyulama esasları; sigorta açısından 27.05.2005 tarih, 16-344 Ek sayılı
genelge ile, vergi açısından ise 04.06.2005 tarih, 25835 sayılı Resmi Gazetede
yayımlanan “2 seri no.lu Yatırımların ve İstihdamın Teşviki Genel Tebliği” ile
düzenlenmiş bulunmaktdır.
5350 Sayılı Yasa İle İlave Edilen İller (13)
|
Artvin
|
Niğde
|
|
Çorum
|
Rize
|
|
Elazığ
|
Trabzon
|
|
Kastamonu
|
Tunceli
|
|
Kütahya
|
Karaman
|
|
Kahramanmaraş
|
Kilis
|
|
Nevşehir
|
|
II.YENİ UYGULAMANIN KAPSAM VE YARARLANMA ŞARTLARI
1. Gelir Vergisi Stopajı Teşviki
31.12.2008
tarihine kadar uygulanmak üzere 01.04.2005
tarihinden itibaren kapsam dahilindeki 13
il de dahil olmak üzere 49 ilde işe
yeni başlayan gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin en az 30 işçi çalıştırmak koşuluyla bu
işyerlerinde çalıştırdıkları işçiler ile 01.04.2005 tarihinden önce vermiş
oldukları en son aylık prim ve hizmet belgelerindeki işçi sayısını en az %20 oranında artırmaları ve
çalıştırılan toplam işçi sayısının asgari 30
kişiye ulaşması halinde, bu işyerlerinde çalıştırılan toplam işçi sayısını
geçmemek üzere artırdıkları işçi sayısı ile mevcut işçilerden, artırdıkları
işçi sayısının iki katı kadar işçilerin ücretleri üzerinden hesaplanan gelir
vergisinin organize sanayi veya endüstri bölgelerinde kurulu iş yerleri için tamamı, diğer yerlerdeki iş yerleri
için %80’i, verilecek muhtasar
beyanname üzerinden tahakkuk eden vergiden terkin edilecektir.
Teşvikten
yararlanmaya başlanmasından sonra işçi çıkarılması nedeniyle işçi sayısında
azalma olması halinde, terkin edilecek vergi tutarının tespitinde, % 20
oranında istihdam artışı şartı gerçekleştirilmiş olmak kaydıyla kalan işçi
sayısı dikkate alınacaktır. İşten çıkarılan işçinin Kanun kapsamında olmayan
eski işçiler olması halinde, terkin edilecek vergi tutarının hesaplanmasında
Kanun kapsamında olan işçilerden hangisinin dikkate alınmayacağına mükellef
serbestçe karar verecektir. Öte yandan, işçi sayısındaki azalma sonucu
işyerindeki işçi sayısının 30 işçinin altına düşmesi halinde o işyerinde
işçi sayısı yeniden 30 işçiye ulaşmadıkça teşvik uygulanmayacaktır.
5350 sayılı Kanunla yapılan
değişiklik öncesinde yeni faaliyete başlanılması için esas alınan 01.10.2003
tarihi anılan Kanun ile 01.04.2005 tarihi olarak değiştirilmiştir. Buna göre yeni
işe başlamaktan maksat, 01.04.2005 tarihinden sonra Kanun kapsamındaki
illerde gelir veya kurumlar vergisi açısından ilk kez mükellefiyet tesisi
veya yeni bir işyerinin kurulmasıdır,
5084 sayılı Kanun’un 5350
sayılı Kanun’un 2. maddesi ile değişik 3. maddesi hükmü uyarınca, 01.04.2005
tarihinden önce Kanun kapsamındaki illerde faaliyette bulunanlar ile bu
tarihten sonra yeni faaliyete başlayan gelir ve kurumlar vergisi
mükelleflerinin gelir vergisi stopajı teşvikinden yararlanması farklı usul ve
esaslara bağlanmıştır. Buna göre 01.04.2005 tarihinden önce Kanun kapsamındaki
illerde faaliyette bulunan gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin gelir
vergisi stopajı teşviki uygulamasından yararlanabilmeleri için 01.01.2005
tarihinden önce Sosyal Sigortalar Kurumu’na vermiş oldukları en son aylık prim
ve hizmet belgelerindeki (Kasım/2004) işçi sayısını en az % 20 oranında
artırmaları ve asgari 30 işçi çalıştırmaları gerekmektedir. Başka bir deyişle
Kanun kapsamındaki illerde öteden beri faaliyette bulunan gelir ve kurumlar
vergisi mükelleflerinin bu işyerlerinde istihdam ettikleri işçiler ile ilgili
olarak 01.04.2005 tarihinden itibaren gelir vergisi stopajı teşviki
uygulamasından yararlanmak istemeleri durumunda;
Örnek 1; Kapsama dahil Çorum ilindeki organize sanayi bölgesinde
bulunan işyerinde öteden beri faaliyette bulunan (Z) mükellef, 01/01/2005
tarihinden önce vermiş olduğu en son aylık prim ve hizmet belgesinde 50 işçi
istihdam ettiğini bildirmiştir. Mükellef 01/04/2005 tarihinden itibaren
işletmesinde çalıştırdığı işçi sayısını 60’a çıkarmıştır. Mükellef işçi
sayısında %20 oranında artış sağlaması ve asgari 30 işçi çalıştırması
dolayısıyla yeni işe aldığı 10 işçi ile mevcut işçilerinden 20 kişi olmak üzere
toplam 30 işçi için teşvikten yararlanmaya hak kazanmıştır.
Öteden
beri Kanun kapsamındaki illerde faaliyette bulunan gelir ve kurumlar vergisi
mükelleflerinin bu işyerlerinde istihdam ettikleri işçiler ile ilgili olarak
gelir vergisi stopajı teşviki uygulamasından yararlanmasına ilişkin olarak 5350
sayılı Kanunla yapılan değişiklik bununla sınırlı olmayıp ayrıca işverenler
Kanun kapsamındaki illerde bulunan işyerlerinde çalıştırılan toplam işçi sayısını geçmemek üzere, artırdıkları
işçi sayısı ile mevcut işçilerden artırdıkları işçi sayısının iki katı kadar
işçi için teşvik uygulamasından yararlanmaları mümkün olacaktır.
Örnek
2; Öteden beri Kahramanmaraş ilinde faaliyette
bulunan ve 01.01.2005 tarihinden önce yasal süresi içinde Kurum’a vermiş olduğu
2004/Kasım ayına ait aylık prim ve hizmet belgesindeki sigortalı sayısı 50 olan
(Y) mükellefin gelir vergisi stopajı teşviki uygulamasından yararlanabilmesi
için işyerindeki sigortalı sayısını asgari % 20 oranında artırması, yani 10
sigortalıyı daha 01.04.2005 tarihinden itibaren çalıştırması gerekmektedir. Bu
durumda, ilave sigortalılar (10 sigortalı) ile ilave sigortalıların 2 katı
tutarındaki sigortalı sayısı (20 sigortalı) kadar mevcut sigortalı (toplam 30 sigortalı)
için sigorta primi işveren hissesi teşvikinden yararlanması mümkün
bulunmaktadır.
5084
sayılı Kanun’un 5350 sayılı Kanunla değiştirilen 3. maddesi uyarınca 01.04.2005
tarihinden itibaren Kanun kapsamındaki illerde yeni işe başlayan gelir ve
kurumlar vergisi mükelleflerinin gelir vergisi stopajı teşvikinden
yararlanabilmeleri için asgari otuz işçi çalıştırmaları gerekmektedir. Bu
durumda otuz veya daha fazla işçi çalıştıran gelir ve kurumlar vergisi
mükellefleri istihdam ettikleri bütün işçiler için gelir vergisi stopajı
teşviki uygulamasından yararlanabileceklerdir. Aksi takdirde diğer bütün
şartları haiz olmakla birlikte, istihdam ettikleri işçi sayısı 30’dan daha az
olan gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin gelir vergisi stopajı
teşvikinden yararlanabilmesi mümkün değildir.
2. Sigorta Primi İşveren Paylarında Teşvik
Yasa
kapsamındaki illerde yeni kurulacak işyerlerinde 30 işçi ve 01.04.2005
tarihinden önce işe başlayanların ise işçi sayısını en az %20 artırmaları ve çalıştırılan toplam işçi sayısının asgari 30 kişiye ulaşması vergi teşviğinde
olduğu gibi sigorta primi işveren hissesi için de geçerlidir.
31.12.2008
tarihine kadar uygulanmak üzere, belirtilen yasa kapsamına giren 49 ilde Sosyal
Sigortalar Kanununun 72 ve 73’ncü maddeleri uyarınca prime esas kazançları
üzerinden hesaplanan sigorta primlerinin işveren hissesinin organize sanayi
veya endüstri bölgelerinde kurulu işyerleri
için tamamı, diğer yerlerdeki iş yerleri
için %80’i Hazinece karşılanacaktır.
Hazinece
karşılanacak tutarın, organize sanayi ve endüstri bölgelerindeki işyerleri için
506 sayılı Kanunun 78’nci maddesi uyarınca belirlenen kazanç alt sınırına göre
hesaplanan işveren hissesi prim tutarının, diğer yerlerdeki işyerleri için 506
sayılı Kanunun 78’nci maddesi uyarınca belirlenen kazanç alt sınırına göre
hesaplanan işveren hissesi prim tutarının %80’ini
aşamayacağı Kanunda belirtilmiştir.
Yönetim
ve kontrolü elinde bulunduracak şekilde doğrudan veya dolaylı ortaklık
ilişkisinde bulunan şirketler arasında istihdamın kaydırılması, şahıs
işletmelerinde işletme sahipliğinin değiştirilmesi gibi ek bir kapasite ve
istihdam artışına neden olmayan, sadece teşviklerden yararlanmak amacıyla
yapılan işlemler, bu Kanunla getirilen teşviklerden yararlanamayacaktır.
Hazinece
karşılanan prim tutarları gelir ve kurumlar vergisi uygulamalarında gider veya
maliyet unsuru olarak dikkate alınmaz, Hazinece karşılanılan enerji giderleri,
iadenin yapıldığı dönemde gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde
gelir olarak dikkate alınacaktır.
01.04. 2005 tarihinden itibaren yeni işe başlayan ve en az 30 sigortalı çalıştıran gelir ve
kurumlar vergisi mükelleflerinin bu madde ile getirilen uygulamadan
yararlanmaları mümkün olduğundan, 01.04.2005
tarihinden itibaren gelir ve kurumlar vergisi mükellefi olup, yeni işe başlayan
ve en az 30 sigortalı çalıştıran
işverenlerin bu Kanun’dan yararlanmayı istemeleri halinde, 2005/Nisan ayı için ilgili Sigorta İl Müdürlüğü’ne verecekleri
aylık prim ve hizmet belgesi ilk belge olarak dikkate alınmaktadır.
01.04.2005 tarihinden önce işe başlamış olan gelir ve
kurumlar vergisi mükellefleri ve
aracılarının 01.01.2005
tarihinden önce ilgili sigorta müdürlüğüne vermiş oldukları en son aylık prim
ve hizmet belgelerindeki sigortalı sayısını en az % 20 oranında artırmaları ve çalıştırdıkları toplam sigortalı
sayısının asgari 30 kişiye ulaşması
halinde, bu işyerlerinde çalıştırılan toplam sigortalı sayısını geçmemek üzere
artırdıkları sigortalı sayısı ile mevcut sigortalılardan artırdıkları sigortalı
sayısının iki katı kadar sigortalı kapsama girmektedir. 01.04.2005
tarihinden sonra faaliyete başlayan işyerlerinde, 30 sigortalı
çalıştırma şartının yerine getirilmiş olup olmadığının tespitinde, varsa
aracıların çalıştırdıkları sigortalı sayısı da dikkate alınmaktadır.
Örnek 1; 01.01.2005 tarihinden önce yasal süresi içinde Kurum’a verilmiş
olan 2004/Kasım ayına ait aylık prim ve hizmet belgesindeki sigortalı sayısı 30
olan Trabzon’daki (A) işletmesinin bu Yasa’dan yararlanabilmesi için
işyerindeki sigortalı sayısını asgari % 20 oranında artırması, yani 6
sigortalıyı daha 01.04.2005 tarihinden itibaren çalıştırması gerekmekte, bu
durumda, ilave sigortalılar (6 sigortalı) ile ilave sigortalıların 2 katı
tutarındaki sigortalı sayısı (12 sigortalı) kadar mevcut sigortalı (toplam 18
sigortalı) için sigorta primi işveren hissesi teşvikinden yararlanması mümkün
bulunmaktadır.
Örnek 2;
01.01.2005 tarihinden önce Kurum’a verilmiş olan 2004/Kasım ayına ait aylık
prim ve hizmet belgesindeki sigortalı sayısı 15 olan Elazığ’daki (B) işletmesinin
2005/Nisan ayında sigortalı sayısını 30’a çıkarmış olması halinde, 2004/Kasım
ayındaki mevcut sigortalılarına göre istihdamı % 20 oranı üzerinde artırmış ve
asgari 30 sigortalı barajına ulaşmış olması nedeniyle, 15 ilave sigortalı ve
mevcut (15 sigortalı) sigortalının içinden ilave sigortalının 2 katı kadar
sigortalı için bu Kanun’dan yararlanması, yani toplam 45 sigortalı için işveren
hissesine ait sigorta primlerinin Hazine’ce karşılanması gerektiği düşünülse
de, teşvik kapsamındaki sigortalı sayısının işyerindeki toplam sigortalı
sayısını geçemeyeceği Kanun’da belirtildiğinden, işverenin bu Kanun’dan
yararlanacağı azami sigortalı sayısı 30 olacaktır.
Örnek 3; 01.04.2005 tarihinden önce Kastamonu
ilinde faaliyete geçen (C) işletmesi 20 sigortalı çalıştırmaktadır. 01.05.2005
tarihinde bu işletmedeki sigortalı sayısını % 20 oranında artırmıştır. Bu artış
sonucu sigortalı sayısı 24 sigortalıya ulaşmıştır. Bu işyeri, sigortalı
sayısını % 20 oranında artırmakla birlikte, asgari 30 sigortalı çalıştırma
şartını gerçekleştirmediğinden, sigorta primi işveren hissesi teşvikinden
yararlanamamaktadır.
01.04.2005 tarihinden önce
işe başlamış olan işverenlerin 01.01.2005 tarihinden önce Kurum’a verilen en
son aylık prim ve hizmet belgesinden 2004/Kasım ayına ait aylık prim ve hizmet
belgesinin anlaşılması gerekmekle birlikte, 2004/Aralık ayına ait aylık prim ve
hizmet belgesinin 01.01.2005 tarihinden önce verilmiş olması halinde, bu defa
2004/Aralık ayına ait aylık prim ve hizmet belgesi dikkate alınacaktır.
2004
Kasım ayında sigortalı çalıştırılmış olmasına rağmen, bu aya ait prim ve hizmet
belgesinin verilmemiş olması veya sözü edilen belgenin süresinden (01.01.2005
tarihinden) sonra verilmiş olması halinde, bu belgede kayıtlı sigortalı sayısı
dikkate alınmamakta, bunun yerine 01.01.2005 tarihinden önce o işyeri için
usulüne uygun olarak verilmiş en son aylık prim ve hizmet belgesinde bildirilen
sigortalı sayısı dikkate alınmaktadır.
Uygulamadan
yararlanmak için aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içinde Kurum’a
verilmiş olması gerekmektedir. Aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi
geçirildikten sonra Kurum’a verilmiş olması halinde, bu tür belgelerdeki
sigorta primlerinin sigortalı ve işveren hisselerinin tümünün işverenlerden
tahsil edilmesi gerekmektedir. Bu
işverenlerce daha sonra aynı dönemlere ilişkin olarak yasal süresi dışında ek
nitelikte aylık prim ve hizmet belgesi verilmesi veya bu belgelerin yasal süresi
geçirildikten sonra Kurumca re’sen düzenlenmesi durumunda teşvik hükümlerinden
yararlandırılması söz konusu değildir.
Sosyal güvenlik destek primi
ödeyenler (emekliler) sigortalı sayısının tespitinde dikkate alınmakta,
işletmelerde çalıştırılan aday çırak, çırak ve öğrenciler ise sigortalı
sayısının tespitinde nazara alınmamaktadır.
Prime esas kazancın alt
sınırının üzerindeki tutarın işveren hissesi primi Hazine’ce
karşılanmayacağından, ücretleri sigorta primine esas kazancın alt sınırından
yüksek olan sigortalılar bakımından sadece sigorta primine esas kazancın alt
sınırına ait tutarın sigorta priminin işveren hissesi Hazine’ce
karşılanmaktadır.
İşveren
hissesine ait sigorta primlerinin Hazine’ce karşılanabilmesi için
sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin sigortalı hissesine isabet eden
tutarı ile varsa Hazine’ce karşılanmayan işveren hissesine ait tutarın ödenmiş
olması şart olup, işveren tarafından ödenmesi gereken sigorta primlerinin geç
ödenmesi halinde, Hazine’ce Kurum’a yapılacak ödemenin gecikmesinden dolayı
kaynaklanan gecikme zammı, işverenlerden tahsil edilmektedir.
Örnek 4; 01.03.2005 tarihinde
Kütahya ilinde, organize sanayi bölgesinde faaliyete geçen (D) işletmesinin bu
Kanun’dan yararlanacak sigortalı sayısının 2005/Nisan ayında 30 kişi olduğunu,
bu kişilerin asgari ücretle çalıştığını ve 2005/Nisan ayına ait aylık prim ve
hizmet belgesinin yasal süresi içinde Kuruma verildiğini düşünürsek, sigorta
primine esas kazancın alt sınırı ile
asgari ücret birbirine eşit olduğundan, bir sigortalı için ödenecek sigorta
primi tutarı 488.70 YTL x % 34,5 = 168.60 YTL olarak hesaplanacaktır. Ayrıca bu
miktarın (488.70 YTL x % 20,5) = 100.18 YTL’lik kısmı işveren hissesi
olduğundan, 5350 sayılı Kanun’dan yararlanacak olan 30 sigortalı için aşağıdaki
şekilde hesaplanacak olan 3.005,51 YTL tutarındaki sigorta primi işveren
hissesi tutarı Hazine’ce karşılanacaktır. Yani, sigortalı hissesine ilişkin
prim tutarının tamamının (2.052,54 YTL) işveren tarafından yasal süresi içinde
ödenmesi halinde, 3.005,51 YTL tutarındaki sigorta primi işveren hissesi tutarı
Hazine tarafından ödenecektir.
Yukarıdaki örnekte
belirtilen işyerinin organize sanayi veya endüstri bölgesi dışında kurulu
olması ve aylık prim ve hizmet belgesinin 2005/Mayıs ayında verilmiş, karşılığı
primlerin de yine, Mayıs ayında (yasal süresi içinde) ödenmiş olması halinde,
Hazine’ce karşılanacak olan prim tutarı işveren hissesinin % 80’i olacağından
(3.005,51 x % 80) 2.404,41 YTL, işveren tarafından ödenmesi gereken prim tutarı
ise sigortalı hissesi ve işveren hissesinin % 20’si olduğundan (2.052,54 +
601,10) 2.653,64 YTL’si olmaktadır
01.04.2005 tarihinden önce
işe başlamış ve 01.01.2005 tarihinden önce de Kurum’a aylık prim ve hizmet
belgesi vermiş olan işverenlerin çalıştırmış oldukları sigortalıların sigorta
primlerinin işveren hissesinin Hazine’ce karşılanabilmesi için, işverenlerin
teşvik kapsamına giren sigortalılarından dolayı ayrı, teşvik kapsamına girmeyen
sigortalılarından dolayı ayrı olmak üzere farklı iki aylık prim ve hizmet
belgesi düzenlemeleri gerekmektedir
Yukarıda belirtilen en az 30 sigortalı çalıştırma veya en az mevcut
sigortalıların sayısının % 20 artırılması şartlarını yitiren işverenler teşvik
kapsamından çıkarılmakta ve eğer bu aylar için yersiz olarak Hazine’ce
karşılanmış olan bir prim varsa, bu prim 506 sayılı Kanun’un 80. maddesi de
nazara alınarak gecikme zammı ile birlikte işverenden tahsil edilmektedir.
3. Bedelsiz Yatırım Yeri Tahsisi
Kalkınmada
öncelikli yöreler ve kanun kapsamına giren 49 ilde en az otuz kişilik istihdam öngören yatırımlara girişen gerçek
veya tüzel kişilere; Hazineye, katma bütçeli kuruluşlara, belediyelere veya il
özel idarelerine ait arazi veya arsaların mülkiyeti bedelsiz olarak
devredilebilecektir. Ancak, organize sanayi veya endüstri bölgelerinde yer
alabilecek yatırımlar için bu bölgelerde tahsis edilecek boş parsel bulunmaması
şartı aranacaktır. İstihdam edilecek işçi sayısına, yatırımın faaliyete
geçmesi tarihinden itibaren beş yıl
süre ile uyulması zorunlu tutulmuştur.
4. Enerji Desteği
01.04.2005
tarihinden önce faaliyete geçen işletmelerin çalışan sayısını en az %20 oranında artırmaları ve imalat
sanayi, madencilik, turizm konaklama, eğitim ve sağlık yatırımları için otuz
kişiye ulaşılması halinde %20
oranında elektrik enerjisinden
yararlanacaklardır.
31.12.2008
tarihine kadar uygulanmak üzere, kanun kapsamına giren 49 ilde 01.04.2005
tarihinden itibaren faaliyete geçen, fiilen ve sürekli olarak hayvancılık (su
ürünleri yetiştiriciliği ve tavukçuluk dahil), seracılık, sertifikalı
tohumculuk yatırımlarında asgari 10
işçi çalıştıran, imalat, madencilik,
turizm konaklama tesisi, eğitim veya sağlık alanında ise asgari 30 işçi çalıştıran işletmelerin
elektrik enerjisi giderlerinin % 20’si
Hazinece karşılanacaktır. Bu orana asgari sayıdan sonraki her bir işçi
için % 0,5 puan eklenir. Bu oranlar, organize sanayi ve endüstri
bölgelerinde % 50 ‘yi, diğer alanlarda faaliyet gösteren işletmelerde % 40 ‘ı
geçemez.
Bu
maddenin uygulanmasına yönelik asgari kapasiteleri belirlemeye Sanayi ve
Ticaret Bakanlığı ile Hazine Müsteşarlığı, elektrik enerjisi giderlerinin
iadesine ilişkin süreleri tespit etmeye, iadeyi nakden veya mahsuben yaptırmaya
ve uygulamanın usul ve esaslarını belirlemeye Maliye Bakanlığı, Enerji ve Tabii
Kaynaklar Bakanlığı ile Hazine Müsteşarlığı müştereken yetkilidir.
5. Uygulama ve Yararlanma Süresi
5350
sayılı Kanunla 01.04.2005 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 5084 sayılı
Kanun’un 7. maddesinin (h) bendinde yapılan değişiklik ile gelir vergisi stopajı
teşviki uygulamasından yararlanma süresi yeniden belirlenmiştir. Bu kapsamda
olmak üzere 5084 sayılı Kanun’un 7. maddesinin 5350 sayılı Kanun’un 6. maddesi
ile değişik (h) bendi şu şekildedir.
“Bu
Kanun kapsamına giren illerde 31.12.2007 tarihine kadar tamamlanan yeni
yatırımlar için 3, 4 ve 6. maddelerde yer alan destek ve teşvikler, bu
maddelerde yer alan sürelere bakılmaksızın yatırımın tamamlandığı tarihi
izleyen beş yıl süresince uygulanır.”
Kanun
kapsamındaki illerde yapılan yeni yatırımlar için anılan teşvik ve destek
unsurlarından yararlanma süresi 31.12.2008 tarihi ile sınırlı olmayıp yatırımın
tamamlandığı tarihi takip eden beş yıl süresince uygulanacaktır. Ancak söz
konusu bu imkandan yararlanabilmek için yatırımın 31.12.2007 tarihine kadar tamamlanmış
olması gerekmektedir.
Örnek: 5084 sayılı Kanun kapsamındaki Malatya ilinde
18.11.2003 tarihinde yeni işe başlamış olan (X) kurumlar vergisi mükellefi,
anılan Kanun’un 3. maddesinde yer alan şartları haiz olması koşuluyla,
31.12.2008 tarihine kadar gelir vergisi stopaj teşviki uygulamasından
yararlanabilecektir. Buna karşılık Malatya ilinde 01.05.2005 tarihinde yeni
yatırıma başlayan ve 31.05.2007 tarihinde söz konusu yatırımı tamamlayan
kurumlar vergisi mükellefi ise bu tarihten itibaren bu işyerinde istihdam
ettiği işçiler için 5 yıl boyunca (31.05.2012 tarihine kadar) gelir vergisi
stopajı teşviki uygulamasından yararlanabilecektir.
III. SONUÇ
5084 sayılı Kanun, kapsamdaki illerde öteden beri faaliyette bulunanlar ile 01.10.2003
tarihinden sonra yeni faaliyete başlayan gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri
açısından farklılık arz etmekteydi. Bununla birlikte 5350 sayılı Kanunla
01.04.2005 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere gelir vergisi stopajı
teşviki uygulamasından yararlanılmasına ilişkin usul ve esaslar gerek anılan
Kanun ile kapsama dahil edilen illerde gerekse değişiklik öncesinde kapsama
dahil olan illerde faaliyette bulunan veya yeni faaliyete başlayacak gelir ve
kurumlar vergisi mükellefleri açısından yeniden belirlenmiş bulunmaktadır.
5084
sayılı kanun kapsamındaki illerde 01.10.2003
tarihinden sonra yeni işe başlayan ve 5350 sayılı Kanunla yapılan değişiklik
öncesinde var olan şartları haiz olmaları nedeniyle gelir vergisi stopajı
teşviki uygulamasından yararlanan gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri asgari
otuz işçi çalıştırma şartına tabi olmaksızın anılan teşvik uygulamasından
yararlanmaya devam edeceklerdir.
5350 sayılı Kanunla 5084 sayılı Kanunun üçüncü maddesinde yapılan
değişiklik sonrasında özetle;
·
1/4/2005 tarihinden itibaren yeni işe
başlayan gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri, en az otuz işçi çalıştırmaları
koşuluyla, yarattıkları istihdam ölçüsünde yaralanırlar,
·
1/4/2005 tarihinden önce faaliyette bulunan
gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri, işçi sayısını en az yüzde yirmi
oranında artırmaları ve çalıştırılan toplam işçi sayısının asgari otuz kişiye
ulaşması halinde, yarattıkları ek istihdam (yeni işe alınan işçiler ile mevcut
işçilerden, artırdıkları işçi sayısının iki katı kadar işçi ile ilgili olarak),
ölçüsünde yararlanırlar.
·
Gelir vergisi stopajı teşvikinden 1/4/2005
tarihinden önce yararlanmaya başlamış olanlar eski hüküm çerçevesinde,
teşviklerden yararlanmaya devam edeceklerdir.
·
Uygulamadan sadece gelir veya kurumlar
vergisi mükellefi olanlar yararlanacaktır. Dolayısıyla, gelir veya kurumlar
vergisine tabi olmayanlar bu teşvikten yararlanamayacaktır.
·
Değişiklik, 01/04/2005 tarihi itibariyle
yürürlüğe girmiştir. Bu bağlamda, yeni uygulama ilk olarak 2005 yılının Nisan
ayı ücretleri üzerinden hesaplanan gelir vergisi için geçerli olacaktır.
·
5350 sayılı Kanunun geçici 1’inci
maddesinde yapılan düzenleme ile, 01/04/2005 tarihinden önce 5084 sayılı
Kanunda yer alan gelir vergisi stopajı teşvikinden yararlanmaya hak kazanmış
olan mükelleflerin, eski hüküm çerçevesinde teşvikten yararlanmaya devam
etmelerine imkan tanınmıştır. 01/04/2005 tarihinden itibaren işe başlayanlar
ise ancak yeni hükümler çerçevesinde teşvikten yararlanabileceklerdir.
Teşvik
31/12/2008 tarihine kadar uygulanacaktır.
·
Uygulama 01.04.2005-31.12.2008
devresini kapsamaktadır. Yeni uygulama ilk olarak 2005 yılının Nisan ayı aylık
prim ve hizmet belgesinden başlamak üzere, 2008/Aralık ayına ait aylık prim ve
hizmet belgesi dahil devam edecektir. Ayrıca, Kanun kapsamına giren illerde 31.12.2007
tarihine kadar tamamlanan yeni yatırımlar için sigorta primi işveren hissesi
teşviki, maddede yer alan süreye bakılmaksızın yatırımın tamamlandığı tarihi
izleyen beş yıl süresince uygulanacaktır. Örneğin, 31.05.2007 tarihinde
tamamlanan bir yatırım için 2012 yılının Mayıs ayı sonuna kadar teşvikten
yararlanılacaktır
Mevcut
faaliyette bulunan işletmelerin devredilmesi, birleşmesi, bölünmesi veya nev’i
değiştirmesi gibi haller gelir vergisi stopajı teşviği, sigorta primi işveren
hissesi teşviği ve enerji desteği ile ilgili maddelerin uygulanmasında yeni işe
başlama olarak değerlendirilmemektedir.
Teşvikten
yararlanan mükelleflerin sonradan yapılan tespitlerde teşvikten yararlanma
şartlarına haiz olmadılarının belirlenmesi halinde tahakkuk ettirilerek terkin
edilen verginin, Vergi Usul Kanunu ile Amme Alacakları Tahsil Usulü Hakkında
Kanun hükümleri çerçevesinde gerekli müeyyideler uygulanarak tahsil edileceği
tabidir.
Yeni
düzenlemede görüldüğü gibi, kapsam genişletilmiş olmakla beraber, kapsama yeni
alınan işletmeler ile daha önce kapsamda olan işletmeler arasında ayrım
gözetilmiş, eski kapsamda “ek istihdam” a teşvik uygulanırken, yeni kapsama
alınanlara % 20 kapasite artışı ve en az 30 işçi çalıştırma mecburiyeti gibi
farklı şartlar getirilmiş bulunmaktadır. Oysa beklenti, daha önce kapsama
alınan işletmelerin koşulları ile yeni kapsama alınanların koşullarının aynı
olması idi. Öte yandan sigorta primi teşviki uygulamasına ilişkin genelgede “işveren
aracıları” nında kapsama alındığı görülmekte ancak “aracının” tanımı/kapsamı net olmadığı gibi “taşeronluk”
ile ilgisi/iliişkisi de kurulamamıştır.
Bölgeler
arası ekonomik farklılıkları gidermek amacıyle getirlen sosyo/ekonomik/politik
amaçlı “yatırımların ve istihdamın
teşviki” yasasının kapsamının genişletilmesi atılmış olumlu bir adımdır.
Ancak; % 20 işçi kapasite artışı ve
en az 30 işçi çalıştırma mecburiyeti,
kapsam dahilindeki bazı yatırımcıları zorlayacağı gibi, bazı bölgelerde de
mevzuat ve uygulama kargaşasına son vermek için ilgili kurumların, alması
gereken tedbirleri bir an önce alması, var olan bürokratik prosedürleri de
asgariye indirgemeleri gerekmektedir.
Ekonomik
olumsuzluklar sonrasında uygulanan politikalar sonucu kalkınmakta olan yörelere
yapılan yatırımlar azalmış ve bazıları durma aşamasına gelmiştir. Yatırımların
ve İstihdamın Teşviki Kanunu işte buradan hareketle, kamu yatırımlarını ikame
edecek özel yatırımları teşvik etmek amacıyla getirilmiş bulunmaktadır.
Belirli
illerde yapılacak yatırımlara sağlanacak vergi ve sigorta primi teşvikleri,
enerji desteği ve bedelsiz arsa temini ile yeni yatırım sahaları açılacak,
yatırımlarla burada yaşayan insanlara iş imkanları sağlanacak ve gelir
düzeylerini yükseltecektir. Böylece yöre insanlarının başka bölgelere göçü de
önlenmiş olacaktır.
|