|
İstanbul, 17 Kasım 2004
Talha APAK
Yeminli Mali Müşavir
t.apak@superonline.com
DEFTERLERE
BAŞKA DİLDEN KAYIT YAPABİLME VE YABANCI PARA BİRİMİNE GÖRE BELGE DÜZENLEYEBİLME
İMKANI GETİRİLMİŞTİR
I. GİRİŞ
Ticari defter
tutmaya ilişkin hükümler, TTK’nun 66 ncı maddesi ve VUK’nun 215 inci maddesinde
yer almaktadır. TTK’nun ilgili maddesi aynen devam etmekle birlikte, VUK’ daki
ilgili madde 31.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5228 sayılı Kanunun 7
nci
maddesi ile değişikliğe uğramış bulunmaktadır.
TTK’ nun 66
ncı
maddesinde; her tacirin ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve
alacak münasebetlerini ve her iş yılı içinde elde edilen neticeleri tespit
etmek maksadıyla, işletmesinin mahiyet ve öneminin gerektirdiği bütün
defterleri Türkçe olarak tutmak zorunda olduğu hükme bağlanmıştır.
VUK’un 215
inci
maddesinin eski şekline göre; VUK’a göre tutulacak defter ve kayıtların Türkçe
tutulması mecburi olduğu gibi bu mecburiyet karşısında, defterlere Türkçe
dışında herhangi bir dilden veya para birimi üzerinden kayıtlar yapılması da
mümkün değildi. Ancak, defter ve kayıtların Türkçe tutulması gerekliliğine
rağmen, belgelerin Türk para birimine göre düzenlenmesi gerektiğine yönelik
VUK’ta herhangi bir hüküm bulunmamaktaydı. Bu durum, özellikle yabancı para
birimi üzerinden fatura düzenlenip düzenlenmeyeceği hususunda tartışmalar
yaratmaktaydı.
5228 sayılı
Kanun’la VUK’un 215 nci maddesine eklenen fıkralar neticesinde; defterlere Türkçe
kayıtlar bulunmak kaydıyla başka dilden kayıt da yapılabileceği, yabancı
para birimi ile belge düzenlenebileceği imkânı sağlanmıştır.
II. VERGİ KANUNLARINDAKİ DÜZENLEMELER
A- VUK 253 Seri No.lu Genel Tebliği İle Yapılan Düzenleme
22 Ocak 1997 Tarih ve
22885 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanana, VUK 253 seri no.lu genel tebliği ile;
yurt dışında faaliyette bulunan mükelleflere yaptırılan iş ve hizmetler
karşılığında alınan belgelerle ilgili işlemeler aşağıdaki gibi
düzenlenmiştir.
Vergi Usul Kanununun kayıt nizamına ilişkin 215
inci
maddesinde, bu Kanuna göre tutulacak defter ve kayıtların Türkçe tutulmasının
mecburi olacağı belirtilmiş, 227 nci maddesinde de “Bu Kanunda aksine hüküm
olmadıkça bu Kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere
ait olan kayıtların tevsiki mecburidir.” Hükmü yer almıştır. Söz konusu
kayıtların ise aynı Kanunun 229 uncu ve müteakip maddelerinde yer alan
belgelerden herhangi biri ile tevsik edilmesi gerekmektedir.
Bu hükümlere göre, yurtdışında mukim kişi veya
kuruluşlara yaptırılan iş veya hizmetler karşılığında ödemede bulunan gelir
veya kurumlar vergisi mükellefleri, yurtdışında mukim kişi veya kuruluşlardan
aldıkları muteber belgeleri, yurtdışındaki temsilciliklerimizde veya
yurtiçindeki noterlerde Türkçe’ye tercüme ve tasdik ettirdikten sonra
defterlerine gider olarak kaydedebilmekte idiler.
Ancak, Bakanlığımıza yapılan başvurulardan, bu
işlemlerin yurtdışı temsilciliklerimizdeki iş yığılmalarına neden olduğu,
mükellefler bakımından da ağır külfetler getirdiği anlaşıldığından, anılan
Kanunun mükerrer 257 nci maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye dayanarak, bu
Genel Tebliğ ile yurtdışında mukim kişi veya kuruluşlara yaptırılan iş veya
hizmetler karşılığında alınan belgelerin, yurtdışındaki temsilciliklerimizde
veya yurt içinde noterlerde Türkçe’ye tercüme ve tasdik edilme zorunluluğu
kaldırılmıştır.
Buna göre, yurtdışındaki kişi veya firmalardan belge
alan mükellefler, bu belgeleri defter kayıtlarında gider olarak göstermeleri
sırasında belgelerde yazılı bedelleri, belgenin düzenlendiği günde Merkez
Bankasınca belirlenen döviz kuru üzerinden Türk Lirasına çevirerek kayıtlarında
göstereceklerdir. Ancak, inceleme sırasında inceleme elemanlarınca lüzum
görülmesi halinde, mükellefler bu belgelerini tercüme ettirmek zorundadırlar.
B. 5228 Saylı Yasa ile VUK’nun 215
inci
Maddesinde Yapılan Yeni Düzenleme
31.07.2004 tarih,
25539 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, Bazı Kanunlarda ve 178 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik
Yapılması Hakkındaki 5228 Sayılı Kanunun 7 nci maddesiyle değişikliğe uğrayan, Kayıt
Nizamı ile ilgili “Türkçe Tutma ve Türk Parası Kullanma Zorunluluğu”
başlıklı VUK’nun 215 inci maddesi aşağıdaki gibidir.
Madde 215
1) Bu Kanuna göre tutulacak defter ve kayıtların Türkçe tutulması
zorunludur. Ancak, Türkçe kayıtlar bulunmak kaydıyla defterlerde başka dilden
kayıt da yapılabilir. Bu kayıtlar vergi matrahını değiştirmeyecek şekilde
tasdik ettirilecek diğer defterlere de yapılabilir.
2.a) Kayıt ve belgelerde Türk para birimi kullanılır. Belgeler, Türk
parası karşılığı gösterilmek şartıyla, yabancı para birimine göre de
düzenlenebilir. Şu kadar ki yurtdışındaki müşteriler adına düzenlenen
belgelerde Türk parası karşılığı gösterilme şartı aranmaz.
b) İlgili dönem defter tasdik tarihi
itibariyle ödenmiş sermayesi (yurtdışında kurulan şirketlerin Türkiye’ye
ayrılan ödenmiş sermayesi) en az 100 milyon ABD Doları ya da muadili yabancı
para karşılığı Türk Lirası ve sermayesinin en az %40’ı ikametgahı, kanuni ve iş
merkezi Türkiye’de bulunmayan kişilere ait olan işletmelere, kayıtlarını Türk
para birimi dışında başka bir para birimiyle tutmalarına Bakanlar Kurulunca
izin verilebilir. Bakanlar Kurulu, bu had ve nispeti sektörler itibariyle ayrı
ayrı yarısına kadar indirmeye veya iki katına kadar arttırmaya yetkilidir. Bu
şartların ihlal edildiği hesap dönemini izleyen hesap döneminden itibaren Türk
para birimine göre kayıt tutma zorunluluğu başlar.
ba) Türk para birimiyle yapılan işlemler,
işlemin gerçekleştiği günün Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası döviz alış
kuruyla ilgili para birimine çevrilir. İktisadi kıymetlerin değerleri ile vergi
matrahı kayıt yapılan para birimine göre tespit edilir, beyannamenin verilmesi
gereken ayın ilk gününün kuruyla Türk parasına çevrilerek beyan edilir. Vergi
ödeme, mahsup ve iade işlemlerinde de Türk Lirası tutarlar kullanılır.
bb) Bu Mükellefler, diğer para birimleriyle
kayıt tuttukları sürece mükerrer 298.nci maddenin (A) fıkrası uyarınca enflasyon
düzeltmesi yapamazlar. Türk para birimiyle kayıt yapmaya başlamaları halinde
ise üç yıl süreyle anılan madde hükmünden yararlanamazlar”
IV. SONUÇ
VUK’ nun
215 inci maddesinde yapılan değişiklik neticesinde, Türk parası karşılığı
gösterilmek suretiyle yabancı para birimi üzerinden de belge
düzenlenebilecektir. Türk parası karşılığı göstermek şartı, yurtdışındaki
müşteriler adına düzenlenen belgelerde aranmayacaktır. Ayrıca yabancı
sermayenin ülkemize gelmesinin önünde yer alan bir engelin daha kaldırılması
amacıyla, belirli kriterleri sağlayan işletmelerin kayıtları Türk para birimi
dışında başka para birimiyle tutmalarına imkân sağlamaktadır.
5228 sayılı
Kanunla yapılan değişiklikle, maddede belirtilen oran ve had şartlarını yerine
getiren yabancı sermayeli işletmeler, kayıtlarını kendi para birimiyle
tutabilecek ve böylece kur riskinden vergisel açıdan korunabilecektir.
Kayıtlarını kendi para birimleriyle tutabilecek olan yabancı sermayeli
kuruluşlar, uygulama birliği açısından da kolaylıklara kavuşmuş olacaklardır.
Bu işletmeler, iktisadi kıymetlerin değerleri ile vergi matrahlarını kayıt
yaptıkları para birimine göre tespit edeceklerdir. Fakat matrah, beyanname
verilmesi gereken ayın ilk gününün kuruyla Türk parasına çevrilerek beyan
edilecektir. Vergi ödeme, mahsup ve iade işlemleri de Türk lirası üzerinden
yapılacaktır. Kayıtlarını kendi para birimiyle tutan yabancı işletmeler,
enflasyon düzeltmesi yapamayacaklardır. Türk para birimiyle kayıt yapmaya
başlamaları halinde ise üç yıl süreyle anılan madde hükmünden
yararlanamayacaklardır.
Getirilen
düzenlemede “Başka Dilden Kayıt Yapabilme”den şu anlaşılması gerekir; Türkçe
kayıtlar bulunması kaydıyla yabancı dilden, ünvanlar, isimler, ticari
terimler gibi unsurlar da yazılabilmekte kayıt ve belgelerde her ne kadar Türk
para birimi kullanılıyor ise de kayıt ve belgeler Türk parası karşılığı
gösterilmek şartıyla yabancı para birimine göre de düzenlenebilmektedir. Türk
para birimiyle yapılan işlemler, işlemin gerçekleştiği günün Türkiye
Cumhuriyeti Merkez Bankası döviz alış kuruyla ilgili para birimine çevrilir.
Ekonomik ve
Ticari alanlardaki hızlı gelişme ve dış dünyaya açılmanın sonucu yurt dışındaki
müşterilerle ve yurt içindeki yatırımcılarla faaliyetlerimizi adeta iç içe
sürdürüyor olmamız sonucu ticari işlemlerimizin içine yabancı paranın
yanında yabancı dilde terimler kavramlar da girmiştir. Dolayısı ile kayıt
ve belgelere bunları yansıtmak açısından getirilen bu düzenleme isabetli
olmuştur.
|