|
15 Nisan
2005
Talha APAK
Yeminli
Mali Müşavir
t.apak@ttnet.net.tr
ENFLASYON
DÜZELTMESİ UYGULAMASI 2005 YILI BİRİNCİ GEÇİCİ VERGİ DÖNEMİNDE UYGULANMAYACAK
ANCAK, SORUNLAR DEVAM ETMEKTEDİR
I. GİRİŞ
30.12.2003 tarih ve 25332
Sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak 01.01.2004’ten itibaren yürürlüğe giren 5024
Sayılı Kanun ile düzenlenen “Enflasyon
Düzeltmesi” Vergi Usul Kanunu (VUK)’nun mükerrer 298 inci maddesinde
düzenlenmiştir. İlgili maddenin 1. bendi aşağıdaki gibidir.
1.
Kazançlarını bilanço esasına
göre tespit eden gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri fiyat endeksindeki
artışın, içinde bulunulan dönem dahil son üç hesap döneminde %100'den ve
içinde bulunulan hesap döneminde % 10'dan fazla olması halinde malî tablolarını
enflasyon düzeltmesine tabi tutarlar. Enflasyon düzeltmesi uygulaması, her
iki şartın birlikte gerçekleşmemesi halinde sona erer.
Kapsama giren mükellefler, geçici vergi dönemlerinin sonu itibarıyla malî
tabloları düzenlemek ve enflasyon düzeltmesi yapmak zorundadırlar. Geçici
vergi dönemlerinde yukarıda belirtilen oranların tespitinde, son üç hesap
dönemi yerine üçer aylık dönemlerin son ayı dahil önceki otuzaltı ay ve
içinde bulunulan hesap dönemi yerine son oniki ay dikkate alınır. Bir
hesap dönemi içindeki geçici vergi dönemlerinin herhangi birinde düzeltme
yapılması halinde takip eden geçici vergi dönemlerinde ve içinde bulunulan
hesap dönemi sonunda da düzeltme yapılır.
Bakanlar Kurulu; bu maddede yer alan %100 oranını %35'e kadar indirmeye
veya tekrar kanunî seviyesine kadar yükseltmeye, % 10 oranını ise % 25'e
kadar çıkarmaya veya tekrar kanunî seviyesine kadar indirmeye yetkilidir.
Bu maddeye göre; fiyat endeksindeki artışın içinde bulunulan
dönem dahil son üç hesap döneminde %100’den
ve içinde bulunulan hesap döneminde %10’dan
fazla olması halinde mali tablolar enflasyon düzeltmesine tabi tutulur. Enflasyon
düzeltmesi uygulaması her iki şartın birlikte gerçekleşmemesi halinde sona
erer. Başlama için, endeks artışının
her iki oranın (%100 ve %10) birden
üstünde olması gerekir. Bunlardan birisi aşağıda kaldığında düzeltme başlamaz.
Çünkü her iki şart birlikte gerçekleşmemiştir. Sona erme hali de başlamama ile
aynı şekilde tarif edilmiştir. Bu iki
şart birlikte gerçekleşmediği, başka bir ifadeyle TEFE artış oranı aynı anda
her iki orandan da yukarıda olmadığı her durumda, enflasyon düzeltmesi
uygulanamaz.
2004 yılında her iki şartın
(%100 ve %10) birlikte (30.06.2004) gerçekleşmiş olması nedeniyle vergisel
açıdan başlamış bulunan enflasyon muhasebesi uygulamasından çıkabilmek için,
yine her iki şartın da birlikte
gerçekleşmemiş olması gerektiğinden, bir yılın herhangi bir geçici vergi
döneminde enflasyon muhasebesi uygulandığı takdirde takip eden geçici vergi
dönemlerinde ve o yılın sonunda da enflasyon muhasebesinin uygulanması zorunlu
olduğundan, 2005 yılında vergisel açıdan enflasyon muhasebesi uygulanıp
uygulanmayacağının tespiti açısından ise, Mart 2005 sonu itibariyle TEFE endeksinin
ulaştığı değer sonucu ortaya koymuştur. (1)
Devlet İstatistik Enstitüsü
tarafından açıklanan Mart 2005 enflasyon rakamlarına göre bir önceki yılın aynı
ayına göre değişim (TEFE) %8,16, son 36
aylık değişim ise % 57,83 olarak gerçekleşmiştir. (2)
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Son 36 aylık (TEFE) enflasyon artışı
|
|
|
Son 12 aylık (TEFE) enflasyon artışı
|
|
|
Bu değerlere göre; 213 sayılı
VUK Mükerrer 298. maddede belirtilen şartlar (%100 ve %10 birlikte)
oluşmadığından, 2005 yılı birinci geçici
vergi dönemi için enflasyon düzeltmesi yapılmayacaktır.
Diğer taraftan Bakanlar
Kurulu’nun % 100 oranını % 35’e indirme veya %10 oranını %25’e çıkarma yetkisi
bulunmaktadır. Kaldı ki, Bakanlar Kurulu Mart/2005’ten önce ve bugüne kadar
henüz bu yetkisini kullanmamıştır.
II. ENFLASYON
DÜZELTMESİNİN YARATTIĞI SORUNLAR
1.
Mevcut düzenleme kapsamında yapılan “enflasyon düzeltmesi”
işlemleri işletmelerin bilançoları üzerinde günün koşullarına göre sağlıklı
sonuç vermemiştir. Bazı işletmelerde aktif/pasif hesaplar gerçek rakamlara
ulaşamamış veya gerçek rakamlardan uzaklaşmıştır.
2.
İşletmeler için gereksiz harcama kalemleri yaratmış, bazı
kesimlere de rant sağlamıştır.
3.
Meslek mensupları (SM, SMMM, YMM) na ek külfetler ve iş
yükü getirmiştir.
4.
Muhasebenin genel ilke ve esaslarından uzaklaşılarak,
vergisel düzenlemeler amaçlanmıştır.
5.
Vergi mevzuatında yer alan “takvim yılı” kavramına ilave
olarak “geçici vergi dönemleri” getirilerek “cari yıl” kavramını tartışılır
hale getirmiştir.
6.
Büyük çoğunluğu
muhasebe bürolarında tutulan defter/belgelerde mevcut bilgisayar programları
ile sağlıklı sonuçlar alınamamıştır.
7.
Enflasyon
muhasebesi bu yapısıyla öz sermayesi yeterli olup krediyle iş yapmayan firmalara
önemli vergisel avantajlar sağlıyor olabilir ama, milyonlarca vatandaşa ekmek
kapısı, iş kapısı olan küçük işletmeler, orta büyüklükteki işletmeler,
KOBİ’ler, banka kredisiyle, yabancı kaynakla çalışmak zorundadırlar. Bu
işletmeler zarar dahi etse fiktif kârlar sonucu vergi matrahlarıyla karşı
karşıya kalmaktadırlar. Bunlar olmayan kârın vergisini ödemek zorunda
kalacaklarından pek kısa zamanda kapılarına kilit vurmak ile yüz yüze
geleceklerdir.
8.
Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından 01.01.2005
tarihinden geçerli olmak üzere TEFE (Toptan Fiyat Endeksi) yerine ÜFE (Üretici
Fiyat Endeksi) kavramı getirilerek yeni değer ölçüsü yaratılmış ancak, vergi
yasalarında buna ilişkin yeterli düzenleme veya açıklamalara yer verilmemiştir.
Özellikle 2005 yılı için TEFE’nin nerede ne için kullanılacağı, ÜFE’nin nerede
ne için kullanılacağı veya enflasyon düzeltmesinde hangisinin geçerli olacağı
konusunun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
III. SONUÇ
Yirmi yıldır yaşanan enflasyon, işletme bilançolarının
düzeltilmesini zorunlu hale getirmiştir. Ticaret ve Sanayi Odaları başta olmak
üzere, hemen her kesimin enflasyon muhasebesi istediği de bir gerçekti. Ama,
bugünkü haliyle enflasyon muhasebesi uygulanamaz bir hal almıştır. Ne
mükellefler, ne idare bu yükün altından kalkacak durumda değildir. Bir defalığına mahsus olmak üzere
yapılması zaruri olan düzeltme yapılmalıdır. İzleyen vergilendirme dönemlerinde
enflasyon muhasebesi uygulamasından vazgeçilmelidir. Nasıl olsa enflasyon
düşüyor, %10’ların altında kalacak, uygulaması da olmayacak, gibi bir düşünce
enflasyon muhasebesinin bugünkü durumuna çare olamayacaktır. (3)
Yeni bir yasal düzenlemenin
yapılarak (Mükerrer 298. madde değişikliği dahil) enflasyon düzeltmesi veya enflasyon muhasebesi uygulamasının günün
koşullarına uyarlanması gerekmektedir. Gelinen noktada ülkenin
ekonomik/sosyal/mali ve teknolojik durumu ciddi bir değişiklik yaşamıştır. Bundan
hareketle yapılacak düzenlemelerde günün ekonomik (enflasyonist) koşulları da
dikkate alınmalıdır.
Yasal düzenlemeler ve teknik
veriler 2005 yılı birinci geçici vergi döneminde enflasyon düzeltmesi
yapılmayacağını göstermiştir. Ancak,
sonraki 2005 yılı geçici vergi dönemleri ve sonraki yıllarda uygulamanın ne
olacağını ise ilgili dönem sonlarında açıklanacak fiyat endeksleri
belirleyecektir.
2005 yılı birinci geçici vergi
beyan dönemine bir aydan az bir süre kalmıştır. Maliye Bakanlığı’nın 2005 yılı birinci geçici vergi dönemi için
enflasyon düzeltmesi işleminin yapılmaması yönündeki açıklaması da
beklenilmektedir.
DİPNOT VE
KAYNAKLAR
(1)
Cemalettin
TURAN, Hesap Uzmanları Derneği, Vergi Dünyası, Ocak 2005, Sayı 281
(2) ismmmo.org.tr
(3) Münir BELLEK, Lebib Yalkın Mevzuat
Dergisi, Ocak 2005, Sayı 13
|