|
İstanbul, 18 Ekim 2004
Talha APAK
Yeminli Mali Müşavir
t.apak@superonline.com
FATURA - SEVK İRSALİYESİ -
İRSALİYELİ FATURA
HAKKINDAKİ YASAL
DÜZENLEMELER VE UYGULAMA ESASLARI (*)
I- GİRİŞ:
Vergi Usul Kanunu’nda; belli
şekil ve şartlara bağlanmış olarak düzenlenmesi gereken belgeler (vesikalar)
arasında yer alan, fatura, sevk irsaliyesi ve irsaliyeli fatura düzenleme ve
uygulamalarında yaşanan bazı sıkıntılar (hatalar, cezalar ve yargı) nedeniyle
konu bu üç belgenin bağlantısı ve ekseninde değerlendirilecektir.
İşletmeler,
VUK’na göre tuttukları defterlerde yer alan ve üçüncü şahıslarla olan ticari
işlemlerini belgelemek (tevsik etmek) zorundadırlar. Vesikalar, mükellef
açısından beyanın doğruluğunu gösteren bir ispat aracı olduğu gibi, vergi
idaresi açısından da vergi denetimlerinde aranan belge olmaktadır. V.U.K.’da
belli şekil ve şartlara bağlanmış olan bu belgelerin bir kısmının basım, dağıtım
ve kullanımı da bazı esaslara bağlanmıştır. (Noterlerce tasdik ettirilmesi veya
anlaşmalı matbaalarca bastırılması)
Yukarıda da
değinildiği gibi, V.U.K.’da düzenlenmesi gereken vesikalar arasında bir çok
belge sayılmış olmakla beraber yazı konumuz; en fazla tartışma konusu olan
fatura, sevk irsaliyesi ve irsaliyeli fatura kapsamında olacaktır. Bu tür
belgelerin hatalı kullanılmaları, kullananlar adına vergi cezalarının
kesilmesine ve pek çok ihtilafın yargıya intikal etmesine yol açmaktadır.
II- FATURA
A. Faturanın
Tanımı:
V.U.K.’nun
229 uncu maddesine göre Fatura;, satılan emtia veya yapılan
iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan
veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır.
B.
Faturanın Şekli:
V.U.K.’nun
230 uncu maddesine göre; Faturada en az aşağıdaki bilgiler bulunur.
1-
Faturanın
düzenlenme tarihi, seri ve sıra numarası;
2-
Faturayı
düzenleyenin adı, varsa ticaret unvanı, iş adresi, bağlı olduğu vergi dairesi ve
hesap
numarası;
3-
Müşterinin adı,
ticaret unvanı, adresi, varsa vergi dairesi ve hesap numarası;
4-
Malın veya işin
nevi, miktarı fiyatı ve tutarı;
5-
Satılan malların
teslim tarihi ve irsaliye numarası;
C.
Fatura Nizamı:
V.U.K.’nun
231 inci maddesine göre; Fatura düzenlenirken aşağıdaki kurallara (nizama)
uyulması gerekir.
1-
Faturalar sıra
numaralı olarak teselsül ettirilir. Aynı müessesenin muhtelif şube ve
kısımlarında her biri ayrı numara ile başlamak üzere, ayrı ayrı fatura
kullanıldığı takdirde, bu faturaların şube ve kısımlarına göre, şube veya kısım
isimlerinin yazılması veya özel işaretlerle seri tefriki yapılması gerekir. (Bir
işyerinin merkezine bağlı şube işyerlerinde kullanılacak faturalarda, A, B, C,
serisi veya X…., Y.…, Z…., şubesi gibi işaret ve ibareler kullanılabilir.)
2-
Faturalar
mürekkepli kalem ile, daktilo veyahut bilgisayarla düzenlenir.
3-
Faturalar en az
bir asıl bir örnek (suret) olarak düzenlenir. Birden fazla örnek düzenlendiği
takdirde her birine kaçıncı örnek (suret) olduğu belirtilir.
4-
Faturaların baş
tarafında iş sahibinin veya namına imzaya yetkili olanların imzası bulunur.
Uygulamada, faturanın üst
kısmına veya alt kısmına kaşe basılarak imza atılması farklı algılanmakta ve
tartışılmaktadır. Fatura bedeli karşılığı yapılan ödeme için makbuz alınmadıkça
fatura tutarı ödenmiş veya tahsil edilmiş sayılmaz. Diğer bir ifade ile, kaşenin
faturanın alt kısmına basılarak imzalanması fatura bedelinin tahsil/tediye
edildiği anlamına gelmez. Çünkü mevzuatımızda, “açık fatura” veya “kapalı
fatura” diye bir kavram yoktur. Sadece, ticari bir teamül olarak ticari
hayatımıza girmiş kavramlardır. Ancak, hukuki bir karine teşkil edebilmektedir.
5-
Fatura, malın
teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami 7 (yedi) gün içinde düzenlenir.
(1)
Bu süre içinde
düzenlenmemiş faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır. (5035 sayılı kanunun
48. maddesi ile değişen ve 01.01.2004 tarihinden itibaren yürürlüğe giren)
Bazen malın
tesliminden önce de faturanın düzenlenebileceği V.U.K.’nun 173 Seri Nolu Genel
Tebliği (2)
ile belirlenmiştir. Buna göre;
faturayı
düzenleyenler faturada malın daha sonra sevk edileceğini belirteceklerdir.
Faturada bulunması gereken malın teslim tarihi ve irsaliye numarası ise malın
tesliminden sonra alıcı ve satıcı kendilerinde kalan sevk irsaliyesinden
faydalanarak faturaya şerh vererek, fatura ve sevk irsaliyesi arasındaki uyumu
sağlayacaklardır.
6-
Fatura düzenlemek
zorunda olanlar, müşterinin adı ve soyadı ile bağlı olduğu vergi dairesi ve
hesap numarasının doğruluğundan sorumludur. Fatura düzenleyenin istemesi halinde
müşteri kimliğini ve vergi dairesi hesap numarasını gösterir belgeyi ibraz etmek
zorundadır. Ancak, nihai tüketiciye satılan mallar veya yapılan işler için
düzenlenecek faturalarda, müşterinin belge ibrazı ve fatura düzenleyenin
sorumluluğu söz konusu olmayacaktır.
Adına
fatura düzenlenecek kişiler, gerçek usulde vergi mükellefi iseler (defter
tutanlar) alacakları faturayı ticari defterlerine gider/maliyet olarak
kaydedecekleri için yukarıda belirtilen bilgileri faturayı düzenleyecek kişiye
ibraz etme mecburiyetindedirler, oysa nihai tüketicinin alacağı fatura
gider/maliyet unsuru olarak kayda alınmayacağına göre yukarıda belirlenen
bilgilerin alınması veya verilmesi sorumluluğu yoktur. Ancak, bundan bu kişilere
fatura düzenlenmeyecek anlamı çıkarılmamalıdır.
D.
Fatura Kullanma Mecburiyeti:
Birinci ve
ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak
zorunda olan çiftçiler:
1- Birinci ve ikinci sınıf
tüccarlara,
2- Serbest meslek erbabına,
3-
Kazançları basit
usulde tespit edilen tüccarlara,
4- Defter tutmak zorunda olan
çiftçilere,
5-
Vergiden muaf
esnafa,
Sattıkları
emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek, bunlar da fatura istemek ve
almak zorundadırlar.
Yukarıdakiler dışında
kalanların, birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile kazancı basit usulde tespit
edilenlerden ve defter tutmak zorunda olan çiftçilerden satın aldıkları emtia
veya onlara yaptırdıkları iş, bedelinin, 2004 yılı için, VUK 326 Seri No.lu
Genel Tebliği (3)
ile 440.000.000
TL.’yi geçmesi veya bedel 440.000.000 TL. den az olsa bile, istemeleri halinde
emtiayı satan veya işi yapanın fatura vermesi zorunludur.
Ancak,
mükelleflerin ticari faaliyetlerine ilişkin olarak iş yerlerinde kullanılmak ve
tüketilmek amacıyla satın aldıkları (Kırtasiye,büro ve temizlik malzemeleri
gibi) ve bedeli fatura düzenleme mecburiyetini belirleyen kanuni haddi aşmayan
diğer bir anlatımla, perakende satış fişi ( veya yazar kasa fişi) düzenleme
sınırları içinde kalan mal ve hizmet bedelleri için düzenlenen perakende satış
veya yazar kasa fişlerinin gider belgesi olarak kabul edilmesi V.U.K.’nun 204
Seri Nolu Genel Tebliği (4)
ile
belirlenmiştir.
Diğer
yandan 206 sayılı VUK Genel Tebliği’nde, (5)
alınan perakende
satış fişlerindeki KDV’nin, belgede ayrıca gösterilmesi koşulu ile indirim
konusu yapılabileceği belirtilmiştir. İşletmenin tüketimi dışında satışa konu
olacak mal ve hizmetlerin alımlarında ise bedeli ne olursa olsun fatura ile
alınması, defterlere ve faturalara dayanılarak kayıt yaptırılması gerekmektedir.
E.
Fatura Yerine Geçen Vesikalar:
Fatura
düzenlenmesinin zorunlu olmadığı bir kısım alım satım ve hizmet işlerinde
mükellefler kayıtlarını fatura yerine geçen vesikalarla tevsik etmek
zorundadırlar. V.U.K. ‘ndaki düzenlemelere göre, fatura yerine geçen vesikalar;
perakende satış vesikaları, gider pusulası ve müstahsil makbuzu olarak
sıralanmıştır.
Ayrıca,
V.U.K.’nun 243 Seri Nolu Genel Tebliği (6)
ile, aşağıdaki
mükellefler fatura yerine aşağıdaki belgeleri düzenleyeceklerdir. Buna göre;
- Bankalar
yaptıkları hizmetler veya satışlar nedeniyle lehlerine tahakkuk edecek tutarları
dekontlarla belgeleyecekler.
- Sigorta
şirketleri ve acenteleri tarafından düzenlenen poliçeler fatura yerine
kullanılacaktır.
- Sermaye
piyasası aracı kurumlarının düzenledikleri işlem sonuç formları fatura yerine
geçecektir.
- İkrazatçıların düzenledikleri
ödünç sözleşmeleri fatura hükmündedir.
Öte yandan,
V.U.K.’nun 226 Seri Nolu Genel Tebliği (7)
ile, Yetkili
Müessese’lerin (Döviz Büroları) döviz alım ve döviz satım işlemlerinde fatura
yerine Döviz Alım Belgesi ve Döviz Satış Belgesi düzenleme zorunluluğu
getirilmiştir.
III-
SEVK İRSALİYESİ
A.
Kanuni Dayanak:
01.01.1981
tarihinden itibaren V.U.K.’nun “Fatura ve Fatura Yerine Geçen Vesikalar”
arasında yerini alan SEVK İRSALİYESİ, “faturanın şekli” başlıklı 230 uncu
maddesinin 5’inci bendi; Satılan malların teslim tarihi ve irsaliye numarası
(3239 sayılı Kanunun 19 uncu maddesiyle değişen ve 01.01.1986 tarihinde
yürürlüğe giren şekli) ile aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
“ Malın
alıcıya teslim edilmek üzere satıcı tarafından taşındığı veya taşıttırıldığı
hallerde satıcının, teslim edilen malın alıcı tarafından taşınması veya
taşıttırılması halinde alıcının taşınan veya taşıttırılan mallar için sevk
irsaliyesi düzenlemesi ve taşıtta bulundurması şarttır. Malın, bir mükellefin
birden çok işyerleri ile şubeleri arasında taşındığı veya satılmak üzere bir
komisyoncu veya diğer bir aracıya gönderildiği hallerde de, malın gönderen
tarafından sevk irsaliyesine bağlanması gereklidir. Bu bentte yazılı irsaliyeler
hakkındaki fiyat ve bedel ile ilgili bilgiler hariç olmak üzere, bu madde hükmü
ile 231 inci madde hükmü uygulanır. İrsaliyelerde malın nereye ve kime
gönderildiği ayrıca belirtilir. Şu kadar ki nihai tüketicilerin tüketim amacıyla
perakende olarak satın aldıkları malları kendilerinin taşıması veya taşıttırması
halinde bu mallara ait fatura veya perakende satış fişinin bulunması şartıyla
sevk irsaliyesi aranmaz”
Kural
olarak, fatura bulunsun veya bulunmasın mal harekatının mutlaka sevk
irsaliyesine bağlanması mecburiyeti bulunmaktadır. Satılan malın teslim
tarihinden sonra veya teslimi anında düzenlenmiş olsa dahi faturada malın teslim
tarihi ve irsaliye numarası yer alacak ve ayrıca sevk irsaliyesi de
düzenlenecektir.
Vergi Usul
Kanunu’nun 230. maddesinin 5 numaralı bendi uyarınca, mal sevkiyatında
kullanılması zorunlu belgelerden sevk irsaliyesi konusunda daha önce yayımlanan
167 ve 173 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde uyulması gerekli
esaslar belirlenmiş ve sevk irsaliyesinin en az iki nüsha düzenleneceği
belirtilmiştir. Daha sonra konu ile ilgili yayımlanan tebliğler aşağıdaki gibi
sıralanabilir.
- 17.11.1990
tarih, 20698 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 206 Seri Nolu V.U.K. Genel
tebliği,
- 12.09.1991
tarih, 20989 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 211 Seri Nolu V.U.K. Genel
Tebliği,
- 02.03.1995
tarih, 22218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 238 Seri Nolu V.U.K. Genel
Tebliği,
- 08.01.1996
tarih, 22517 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 246 Seri Nolu V.U.K. Genel
Tebliği,
- 22.01.1997
tarih, 22885 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 253 Seri Nolu V.U.K. Genel
Tebliği,
B.
Özellik Arz Eden Hususlar:
İlgili
kanun maddesinden ve yukarıda belirtilen tebliğlerden hareket ile Sevk
İrsaliyesi için özellik arz eden hususları aşağıdaki gibi sıralamak mümkün. Buna
göre;
1-
Sevk irsaliyesi en
az üç nüsha olarak düzenlenecek ve iki nüshası mutlaka emtiayı taşıyan taşıtta
bulundurulacaktır. En az üç nüsha olarak düzenlenmeyen sevk irsaliyeleri hiç
düzenlenmemiş sayılacaktır.
2-
Mal sevkiyatında
düzenlenmiş olan sevk irsaliyelerinin mutlaka taşıtta bulundurulması mecburi
olduğundan, yapılan kontrollerde sevk irsaliyesinin taşıtta bulundurulmadığının
tespiti halinde ceza uygulaması yönüne gidilecektir.
3-
Malın alıcı
tarafından taşındığı veya taşıttırıldığı hallerde ise sevk irsaliyesi düzenleme
zorunluluğu alıcıya aittir. Ancak, alıcı ve satıcının bu konuda mutabık
kalmaları halinde, sevk irsaliyesi satıcı tarafından da düzenlenebilecektir.
Buna göre, satıcının sevk irsaliyesi düzenlemesi halinde alıcı tarafından ayrıca
sevk irsaliyesi düzenlenmesi gerekmeyecektir. Sevk irsaliyesi düzenleme
mecburiyeti alıcıya ait bulunduğundan, sevk irsaliyesinin düzenlenmediğinin
tespiti halinde, ceza alıcı adına kesilecektir. Ancak taşıma alıcı tarafından
yaptırılmakla birlikte varılan mutabakat gereği sevk irsaliyesinin satıcı
tarafından düzenlenmesi durumunda, sevk irsaliyesinde tarih, müşterinin adı veya
ticaret ünvanı, adresi, vergi dairesi, vergi numarası, malın cinsi ve miktarına
ilişkin bilgilerden her hangi birinin yer almadığının veya yanlış yazıldığının
tespit edilmesi halinde, bu belgeye ilişkin ceza belgeyi düzenleten satıcı adına
kesilecektir. Şu kadar ki, denetim sırasında fiilen araçta bulunan malların cins
ve miktarları ile sevk irsaliyesinde yer alan malların cins ve miktarları
arasında tutarsızlık tespit edildiği takdirde ise öncelikle tutarsızlığın sebebi
araştırılacaktır. Mal sevkiyatında düzenlenmiş olan sevk irsaliyelerinin mutlaka
taşıtta bulundurulması mecburi olduğundan, yapılan kontrollerde sevk
irsaliyesinin taşıtta bulundurulmadığının tespiti halinde ceza uygulaması yönüne
gidilecektir.
4-
Düzenlenen sevk
irsaliyesine, sevk edilen malların cins ve miktarlarına ilişkin bilgiler, satıcı
tarafından eksik veya yanlış yazılmış ise ceza, belgeyi düzenleyen satıcı adına
kesilecektir. Satıcı tarafından sevk irsaliyesi doğru olarak düzenlendiği halde
araca sonradan alıcı, taşıyıcı veya diğer şahıslar tarafından başka mallar
yüklenmiş olmasından dolayı tutarsızlığın ortaya çıktığı durumlarda ise araca
sonradan yüklenen malları taşıtan adına ceza kesilecektir. Denetimler sırasında
malların sevk irsaliyesinde belirtilenden farklı bir güzergahta seyrettiği
tespit edilir ise ceza, malları taşıtan adına kesilecektir.
5-
Yoğun sevkiyat
programları dolayısıyla sevk irsaliyelerinde yazılı emtiaların aynı gün sevk
edilemediği ve sevk irsaliyelerinin düzenleme tarihi ile malın fiili sevk tarihi
arasında farklılıklar olduğu ve bu nedenle de yapılan denetimler sonucunda
adlarına ceza kesildiği bildirilmektedir. Sevk irsaliyesinde düzenlenme
tarihinin mutlaka bulunması gerekmektedir. Sevk irsaliyelerinde tanzim tarihi
yanında ayrıca bir sevk tarihinin yer alması uygun görülmüştür. Buna göre,
tanzim tarihi ile fiili sevk tarihi sevk irsaliyeleri üzerinde ayrı ayrı yer
alacaktır. Tanzim tarihi ile sevk tarihinin aynı gün olması halinde de bu
tarihler ayrı ayrı kaydedilecek, herhangi birine yer verilmeksizin düzenlenen
sevk irsaliyeleri hiç düzenlenmemiş sayılarak özel usulsüzlük cezası kesilecek
ve bu tespitler işyeri kapatma cezasının uygulanmasında dikkate alınacaktır.
6-
Sevk irsaliyesinin
merkezde bilgisayarla düzenlenmesi ve düzenlenme tarihinden sonra emtianın sevk
edilecek olması halinde, fiili sevk tarihi bu belge üzerine elle
yazılabilecektir.
7-
İrsaliyelerde
gönderilen malın nev’i ve miktarı ile satıcının veya malı sevk edenin; adı,
soyadı, varsa ticaret unvanı, adresi, bağlı bulunduğu vergi dairesi ve hesap
numarasının; müşterinin adı, soyadı, ticaret unvanı, adresi, varsa vergi dairesi
hesap numarasının (mükellefin diğer işyerine veya satılmak üzere bir alıcıya
gönderildiği hallerde malın kime ve nereye gönderildiğinin) bulunması ve
bunların satıcı tarafından imzalanması icap etmektedir.
8-
Öte yandan,
alım-satımın çeşitli şekillerine göre irsaliye ile ilgili olarak yapılacak
işlemler aşağıda ayrı ayrı açıklanmıştır.
a) Alıcıların kimler olacağı ve ne
miktarda mal alacakları belli olmayan ve alıcılara iş yerlerinde teslim edilmek
üzere, satıcı tarafından kendi nakil vasıtası ile mal gönderilmesi halinde;
nakil vasıtasına yüklenen tüm mallar için tek bir sevk irsaliyesi düzenlenmesi
ve düzenlenen sevk irsaliyesinin müşterinin adı ve adresi bölümüne “Muhtelif
Müşteriler” ibaresi ile nakil vasıtasının plaka numarası ve sürücünün veya
araçta bulunan satışa yetkili kimsenin adının yazılması mümkündür. Bu tür sevk
irsaliyesi ile alıcılara gönderilen ve alıcının talep ettiği miktarda teslim
edilen malların faturaları malın teslimi anında düzenlenecek ve bu faturalara
sevk irsaliyesinin numarası kayıt edilecektir. Ayrıca, her satış için sevk
irsaliyesi düzenlenmeyecek, ancak faturaya işyerinde teslim edildiğine ilişkin
şerh verilecektir. Bu şekilde düzenlenmiş sevk irsaliyesi ile sevk edilen mallar
için yedi günlük süre beklenilmeksizin faturanın malın teslimi anında
düzenlenmesi zorunludur. Perakende satışlarda ise perakende satış fişinin malın
teslimi anında düzenleneceği esasen tabiidir. Bir işyeri ve deposu bulunmadan
Pazar takibi veya köy – köy kendi namına taşıtıyla emtia satan kimselerin
yukarıda belirtildiği şekilde sevk irsaliyesi düzenlemeleri ve taşıtlarında
bulundurmaları, malın teslimi anında ise fatura veya perakende satış fişi
düzenlemeleri gerekmektedir. Diğer taraftan, faturanın malın teslimi anında
düzenlenmesi şartıyla önceden tek bir sevk irsaliyesi düzenlenebilmesi imkanı
tanınan mükelleflerin, faturayı anında düzenlemeyip daha sonra yedi günlük süre
içinde düzenlemek istemeleri halinde belirtilen kolaylıktan yararlanmaları
mümkün bulunmamaktadır. Bu takdirde genel esaslara göre malın sevki anında her
alıcı için ayrı birer sevk irsaliyesi düzenlenmesi gerekmektedir.
b)
Satılan mallara
ilişkin faturaların malın tesliminden önce düzenlendiği ve malın daha sonra sevk
edildiği durumlarda; faturayı düzenleyenler faturada malın daha sonra sevk
edileceğini belirteceklerdir. Faturada bulunması gereken malın teslim tarihi ve
irsaliye numarası ise, malın tesliminden sonra alıcı ve satıcı kendilerinde
kalan sevk irsaliyesinden faydalanarak faturaya şerh verecekler, fatura ve sevk
irsaliyesi arasında uyumu sağlayacaklardır.
c) Bazı mükelleflerin başka
mükelleflere teslim edilmek üzere üçüncü şahıslara talimat vererek mal
sevkettirmesi durumunda sevk irsaliyesi aşağıdaki örnekte açıklandığı şekilde
düzenlenecektir.
Örnek:
Toptancı ( A ) müşterisi olan perakendeci ( C ) ye teslim edilme üzere imalatçı
( B ) ye talimat vererek kendi adına mal sevkiyatı yapılmasını istemektedir. Bu
örnekte ( C ) ye karşı esas satıcı ( A ) dır. ( B ) ise ( A ) ya karşı satıcı
durumundadır. Ancak, malı ( A ) yerine ( C ) ye teslim etmektedir. Buna göre,
malın alıcı ( C ) ye teslim edilmek üzere ( B ) tarafından taşındığı veya
taşıttırıldığı hallerde ( B ), bir nüshası kendinde kalacak ve diğer nüshası ( C
) ye gönderilecek şekilde sevk irsaliyesi düzenleyecek ayrıca kendinde kalan
nüshasının bir (örneğini) fotokopisini de ( A ) ya gönderecektir. Sevk
irsaliyesinin müşteriler bölümüne ise “( A ) adına ( C ) ye teslim edilmek
üzere” ibaresini yazacaktır. Daha sonra ( B ) tarafından ( A ) ya ve ( A )
tarafından da ( C ) ye düzenlenecek satış faturalarına, (B ) tarafından
düzenlenmiş sevk irsaliyesinin tarih ve numarası yazılmak suretiyle, mal alım -
satımına ilişkin belgeler düzenlenmiş olacaktır.
d) Mükelleflerin, yarı mamül veya
mamul mallarını, bazı işlemler yapılmak üzere, diğer mükelleflere göndermeleri
ve bu mükelleflerden malları geri getirmeleri durumunda götürülen ve geri
getirilen mallar için gidiş ve geliş taşımaları sırasında ayrı ayrı sevk
irsaliyesi düzenlemeleri zorunludur. Malların götürülmesinde düzenlenecek sevk
irsaliyelerinin müşteriler bölümüne işlemi yapacak kimsenin adı ve soyadı, varsa
ticaret ünvanı, vergi dairesi ve hesap numarası ile, yapılacak işin türü
(Mesela: “Boyatılmak, tamir ettirilmek, parça değiştirmek, işlemek üzere”
şeklinde bir ibare) yazılacak, işlem gördükten sonra malın tekrar taşınmasında
düzenlenecek sevk irsaliyelerinin müşteriler bölümüne ise, işlem türü ile işlemi
yapana ilişkin bilgiler yazılacaktır.
e)
Numune üzerine
veya tecrübe ve muayene şartıyla satım yapılmak üzere mal sevkiyatı yapılması
halinde sevk edilen mallar için sevk irsaliyesi düzenlenmesi zorunludur. Bu tür
sevkiyatlarda, malı satıcı taşıyorsa irsaliye satıcı tarafından, alıcı taşıyor
veya taşıtıyorsa irsaliye alıcı tarafından düzenlenecektir. Ancak, kabule bağlı
olan ve bunun için yazılı sözleşme bulunan bu tür satışlarda, fatura
düzenlenmesindeki yedi günlük sürenin kabul tarihinden itibaren başlayacağı
tabiidir.
f) Gerçek usulde vergilendirilen
mükelleflerden, götürü usulde vergilendirilen mükellefler ve vergiden muaf esnaf
tarafından satın alınan malın alıcı tarafından taşınmasında sevk irsaliyesi
aranmayacak, ancak fatura malın satıldığı anda satıcı tarafından
düzenlenecektir. Satıcı tarafından satış anında düzenlenecek faturaya alıcı
tarafından taşındığı şerhi konulacak ve taşımalar sırasında yetkililerce
istenildiğinde ibraz edilecektir.
g)
Bir mükellefe
ait merkez, şube, ambar gibi birden fazla işyerinin bulunması ve bu yerlerden
diğerine mal naklinde sevk irsaliyesi düzenlenmesi gerekmektedir. Bu taşımalarda
müşteri adı yerine “Dahili Sevkiyat” tabiri kullanılmalı ve malın nereden nereye
götürüldüğü belirtilmelidir.
h) Emtianın satılmak üzere bir
komisyoncuya (Konsinye) gönderilmesi
halinde, “konsinye amaçlı teslim edilmiştir” ibaresi yazılmak suretiyle sevk
irsaliyesi düzenlenmesi gerekmektedir. Burada sevk edilen malın faturası,
V.U.K.’daki 7 günlük süreye bağlı olmaksızın, komisyoncu (konsinye) tarafından
satıldığı (alıcısına teslim edildiği) zaman düzenlenecektir.
IV-
İRSALİYELİ FATURA
A.
Kanuni Dayanak:
Vergi Usul
Kanunu’nun 211 Seri Nolu Genel Tebliği (8)
ile, İrsaliyeli Fatura
uygulaması getirilmiş bulunmaktadır. Bu uygulamada mükellefler, fatura ve sevk
irsaliyesini ayrı belgeler olarak değil, “irsaliyeli fatura” adı altında tek
belge olarak düzenleyeceklerdir. Daha sonra getirilen Vergi Usul Kanunu’nun 232
Seri Nolu Genel Tebliği (9)
ile, satılan malın
alıcıya teslim edilmek üzere satıcı tarafından taşındığı veya taşıttırıldığı
hallerde, satıcı tarafından irsaliyeli fatura düzenlenebileceği gibi ayrı ayrı
fatura ve sevk irsaliyesi de düzenlenebilecektir. İrsaliyeli fatura düzenlenmesi
halinde ayrıca sevk irsaliyesi aranmayacaktır. İrsaliyeli fatura, hem faturanın
hem sevk irsaliyesinin şartlarını bir belgede toplama özelliğine sahip bir
vesikadır.
VUK’nin 231
inci maddesinin 5 numaralı bendinin mükelleflere tanıdığı, malın tesliminden
itibaren faturanın yedi gün içinde düzenlenmesi imkanından vazgeçerek, bu
yükümlülüğü derhal yerine getirmek isteyen mükellefler, fatura ve sevk
irsaliyesini ayrı ayrı düzenlemeksizin, diledikleri takdirde, aşağıda sıralanan
esaslara uygun olarak “irsaliyeli fatura” düzenleyebileceklerdir.
B.
Özellik Arz Eden Hususlar:
İlgili
kanun maddesinden ve yukarıda belirtilen tebliğlerden hareket ile İrsaliyeli
Fatura için özellik arz eden hususları aşağıdaki gibi sıralamak mümkün. Buna
göre;
1-
İrsaliyeli fatura”
uygulamasına hesap dönemi içinde geçilemez, kesinlikle hesap dönemi başında
geçilmesi gerekir. Yeni işe başlayanlar işe başlama tarihinden itibaren bu usulü
seçebilirler; daha sonra hesap dönemi içinde usulün değiştirilmesi mümkün
değildir. Dolayısıyla bu durumdaki mükellefler hem “irsaliyeli fatura”, hem de
ayrı ayrı fatura ve irsaliye düzenleyemezler.
Bu usulü
seçen mükellefler, ilgili hesap dönemi başında başlamak ve o takvim yılı sona
ermeden fatura veya sevk irsaliyesini ayrı ayrı düzenleyemezler hükmü ise, 232
sayılı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile değiştirilerek, aynı zamanda fatura
ve sevk irsaliyesini ayrı ayrı kullanma hakkı da tanımaktadır.
2-
İrsaliyeli Fatura
uygulamasını seçen mükelleflerden mal satın alan mükelleflerin, bu malları
taşımaları veya taşıttırmaları esnasında “irsaliyeli fatura” bulunması halinde,
bunların “sevk irsaliyesi “ düzenleme yükümlülükleri yoktur. İrsaliyeli
fatura’nın altında, “bu belgenin sevk edilen malla birlikte bulunması halinde
ayrıca sevk irsaliyesi aranmaz.” ifadesine yer verilecektir.
3-
Malı satan
mükellefler İrsaliyeli Fatura’yı en az üç örnek olarak düzenleyeceklerdir. En az
üç nüsha düzenlenmeyen “irsaliyeli fatura”lar hiç düzenlenmemiş sayılacaktır.
İrsaliyeli fatura’nın iki nüshası mutlaka malı taşıyan araçta bulundurulacak,
yoklama ve denetimlerde “irsaliyeli fatura”nın iki nüshası da ibraz edilecektir.
Denetim elemanları, kendilerine ibraz edilen “irsaliyeli fatura”nın bir
nüshasına adını, soyadını ve unvanını yazdıktan sonra tarih belirterek
mühürleyip imzalayacak ve ilgiliye iade edecekler, diğer nüshasını mükelleflerin
vergi dairelerinde bulunan tarh dosyalarına konulmak üzere ilgili vergi
dairelerine intikal ettirilecektir.
4-
İrsaliyeli
Fatura’da; faturayı düzenleyenin adı, ticari ünvanı, iş adresi, bağlı olduğu
vergi dairesi ve hesap numarası, malın nev’i, miktarı, fiyatı ve tutarı ile
nereye ve kime gönderileceği; müşterinin adı, ticari ünvanı, adresi, varsa vergi
dairesi ve hesap numarası, düzenleme tarih ve saati ile anlaşmalı matbaa ile
ilgili bilgilere yer verilecektir. Bu bilgilerin eksik olması halinde
“irsaliyeli fatura” hiç düzenlenmemiş sayılacaktır.
5-
İrsaliyeli
Fatura’da esas kural; taşıttırılan malların, satışa konu olan mallar olduğudur.
Dolayısı ile, satışa konu olmayan mal teslimlerinde (işlenmek üzere gelen ve
işlenmiş olarak işçilik faturası ile malın sahibine gönderilen malın kendisi ve
işçilik faturası) irsaliyeli fatura ile tesliminin mümkün olmaması gerektiği
görüşündeyiz.
V- SONUÇ:
V.U.K.’nun “Vesikalar” kısmı ve
“Kayıtların Tevsiki” bölümlerinde getirilen düzenlemeler kapsamında Vergi
yasalarımıza ve ticari hayata önce FATURA kavramı, ardından İRSALİYE kavramı ve
nihayet ihtiyaç sonucu İRSALİYELİ FATURA kavramı yerleşmiş ve bu belgeler bazı
aksaklıklara rağmen mükellefler tarafından yasal belge olarak kullanılmakta ve
ticari hayatımızda da genel kabul görmüş belgeler arasında yer almaktadırlar.
Her gelişen ekonomide olduğu
gibi ülkemizde de büyüyen ekonomi ile beraber ticari sahada mal ve hizmet
hareketlerinin kayıt altına alınabilmesi için koşullar yaratılmakta ve tedbirler
alınmaktadır. Her türlü mal ve hizmet hareketlerinin izlenmesinin ön koşulu
belge düzeninin sağlanmasıdır. Belge düzeni ise; yasal düzenlemeye ve bu yasal
düzenlemeye uyumun sağlanması için denetimin yapılmasını gerektirir.
Fatura
normal olarak malın teslimi sırasında düzenlenir. Bazı hallerde teslimden bir
süre önce, bazı hallerde de teslimden bir süre sonra düzenlenmesi de mümkündür.
Ancak faturanın malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren en geç 7
gün içinde düzenlenmesi gerekir. Satılan malın teslim tarihinden sonra veya
teslimi sırasında düzenlenmiş olsa dahi, faturada malın teslim (irsaliye) tarihi
ve irsaliye numarası yer alacak ve ayrıca sevk irsaliyesi de düzenlenecektir.
Öte yandan,
Katma Değer Vergisi Kanunu’na göre, vergiye tabi muamelelerde bedel yabancı
paraya endeksli olarak belirlenebilmektedir. Yurt içinde yapılan mal teslimi ve
hizmet ifaları dolayısıyla tanzim edilen faturaların, sadece döviz karşılıkları
belirtilerek düzenlenmesi mümkün değildir. Ancak bu faturanın uygun bir yerine
fatura tarihindeki T.C.M.B. Döviz Alış Kurunun mal bedelinin ve Katma Değer
Vergisinin Türk Lirası karşılıklarının da yazılması gerekmektedir. (10)
Ayrıca, Maliye
Bakanlığı, Gelirler Genel Müdürlüğü, B.07.0.GEL.0.29/2921-229-229/37791 sayılı
aşağıdaki müktezası da bu yöndedir;
“
fatura
üzerindeki bedelin döviz cinsinden (yabancı para) düzenlenmesi halinde fatura
üzerine o günki döviz alış kuru esas alınmak suretiyle Türk Lirası karşılığının
yazılması, faturada belirtilen meblağın faturanın düzenlendiği tarihten sonraki
bir tarihte ödenmesi halinde ortaya çıkan kur farkı için de fatura düzenlenmesi
gerekmektedir”
Ayrıca,
31.07.2004 tarihinde geçerli olmak üzere, 5228 sayılı Kanunu (11)
yedinci maddesi
ile değişen VUK’nun “Türkçe Tutma ve Türk Parası
Kullanma Zorunluluğu” başlıklı 215’inci maddesinin
fatura nizamını ilgilendiren yeni şekli aşağıdaki gibidir;
VUK.
Madde 215:
1.
Bu kanuna göre
tutulacak defter ve kayıtların Türkçe tutulması zorunludur. Ancak, Türkçe
kayıtlar bulunmak kaydıyla defterlerde başka dilden kayıt da yapılabilir. Bu
kayıtlar vergi matrahını değiştirmeyecek şekilde tasdik ettirilecek diğer
defterlere de yapılabilir.
2. a)
Kayıt ve
belgelerde Türk para birimi kullanılır. Belgeler, Türk parası karşılığı
gösterilmek şartıyla, yabancı para birimine göre de düzenlenebilir. Şu kadar ki
yurt dışındaki müşteriler adına düzenlenen belgelerde Türk parası karşılığı
gösterilme şartı aranmaz.
İrsaliye ve İrsaliyeli fatura
kavramlarında gerek yasal düzenlemenin iyi kavranmaması ve gerekse bu belgelerin
bilerek amaç dışı kullanılması gibi sorunlar mükellefler ile idareyi çoğu zaman
karşı karşıya getirmektedir. Esas olan; sevk irsaliyesinin ancak
alım satıma konu olan ve ticari bir nitelik taşıyan malların sevkinde
düzenlenmesi gereken bir belge olduğudur. Burada amaç ticari bir teslimin nihai
olarak faturaya bağlanmasını sağlamaktır. Hiçbir ticari niteliği olmayan
teslimlerde sevk irsaliyesi düzenlenmez. Örneğin; ticari hiçbir niteliği
olmayan “evden eve ev eşyasının nakli” nde sevk irsaliyesi aranmaz. Ancak
özellik taşıyan bazı teslimlerde; teslime konu mal ticari nitelik taşımasına
rağmen sevk irsaliyesi düzenlenmemektedir. Örneğin; gayrimenkul satışı, ticari
bir nitelik taşıdığı halde bu tür teslimlerde sevk irsaliyesi aranmaz.
Uygulamada, faturanın üst
kısmına veya alt kısmına kaşe basılarak imza atılması farklı algılanmakta ve
tartışılmaktadır. Faturanın üst kısmına kaşe basılarak imzalanması AÇIK FATURA,
alt kısmına kaşe basılarak imzalanması KAPALI FATURA olarak uygulaması bir
teamül olarak ticari hayatımıza yerleştiği görülmektedir. Fatura bedeli
karşılığı yapılan ödeme için makbuz alınmadıkça fatura tutarı ödenmiş veya
tahsil edilmiş sayılmaz. Diğer bir ifade ile, kaşenin faturanın alt kısmına
basılarak imzalanması o fatura bedellinin tahsil-tediye edildiği anlamına
gelmez.
Nitekim bu konuda değişik zamanlarda ticari ihtilaflara düşüldüğü ve konu yargı
tarafından farklı şekillerde yorumlanarak sonuçlandırılmaktadır. Bu konuda,
Yargıtay Ondokuzuncu Hukuk Dairesinin, 18.01.2001 tarih, E.2000/6236, K.2001/300
sayılı kararının özeti aşağıdaki gibidir.
“Borçlar Kanunu'nun182/2.
maddesinde, aksine sözleşme ve adet bulunmadığı takdirde, satıcı ile alıcının
borçlarını aynı zamanda ifa ile yükümlü olduğu belirtilmiştir. Ayrıca faturanın
kapalı olarak düzenlenmiş olması mal bedelinin peşin olarak ödendiğine karine
teşkil edeceği kabul edilmektedir. Bu nedenle kapalı faturanın ödemeye karine
teşkil ettiği ve bu karinenin aksinin davacı tarafından kanıtlanamadığı
gözetilerek bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar tesisinde isabet
görülmemiştir”
Öte yandan, günümüzün gelişmiş
ekonomilerinde hizmet sektörü de en az fiziki mal üreten sanayi ve tarım sektörü
kadar önem kazanmış olup, bu sektörde de sevk irsaliyesi düzenlenemez. Bu
nedenle sevk irsaliyesine dayalı bir denetim anlayışı çok başarılı uygulansa
dahi ancak ekonominin dar bir alanını kontrol edebilir ve vergi denetiminde ana
unsur olarak kullanılması anlamsızdır. Bu nedenle Türk vergi denetiminde yer
alan fiziki denetimlerin yerini büyük ölçüde parasal hareketleri takip eden bir
denetim anlayışı almalıdır. (12)
Bilindiği gibi her türlü mal ve
hizmet hareketleri sonucu fatura düzenlenmekte ve faturalar mükelleflerin kayıt
ve beyanları için en önemli belge olarak işlem görmektedir. Günümüzde kayıt dışı
ile mücadelede fatura dışında “İrsaliye” de önemli bir belge olarak
değerlendirilmektedir. Özellikle “İrsaliyeli Fatura” kavramından sonra da bu
belgelerin daha da dikkatli kullanılması gerekmektedir. Zira, irsaliyeli fatura
kullanmak isteyen mükelleflerin bu belgenin avantaj ve dezavantajlarını da
bilmelidirler. Şöyleki; teslim edilecek mal ile birlikte düzenlendiğinden,
irsaliyeli fatura kullanan mükelleflerin ayrıca fatura düzenleme ve bunu takip
etme gibi bir sorunları olmayacağı gibi, usul ve zaman açısından da cezalar ile
muhatap olmazlar. Teslim edilecek mal ile birlikte düzenlenen sevk irsaliyesi
haricinde, en geç 7 günlük süre içerisinde fatura düzenlemek zorunluluğu
mükellefleri zaman ve usul yönünden cezalar ile karşı karşıya bıraktığı gibi,
takip ve belge düzeni açısından iş yükü yaratmaktadır. Özellikle yoğun mal
teslimleri olan işletmelerde usulüne göre kullanılması halinde, “İrsaliyeli
Fatura” kullanımının daha avantajlı olduğu görülmektedir. Ancak, irsaliyeli fatura’da esas
kural; taşıttırılan malların, satışa konu olan mallar olduğudur. Dolayısı ile,
satışa konu olmayan mal teslimlerinde (işlenmek üzere gelen ve işlenmiş olarak
işçilik faturası ile malın sahibine gönderilen malın kendisi ve işçilik
faturası) irsaliyeli fatura ile tesliminin mümkün olmaması gerektiği
görüşündeyiz.
DİPNOT VE KAYNAKLAR
(*)
Bu yazının
ilki; İSMMMO, Sayı 65, Ekim-Kasım-Aralık-2003, Mali Çözüm Dergisinde, ikincisi
ise, Lebib Yalkın, Sayı 4, Nisan 2004, Mevzuat Dergisinde yayımlanmıştır. 2004
yılında meydana gelen düzenleme ve değişiklikler dikkate alınarak yeniden tanzim
edilmiştir.
(1)
02.01.2004 tarih, 25334 sayılı
Mükerrer) Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
(2)
03.04.1986 tarih, 19067 sayılı
Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
(3)
12.12.2003 tarih,
25314 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
(4)
05.06.1990
tarih, 20539 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
(5)
17.11.1990 tarih,
20698 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
(6)
07.09.1995 tarih,
22397 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
(7)
05.04.1994 tarih, 21896 sayılı
Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
(8)
12.09.1991 tarih, 20989 sayılı
Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
(9)
05.12.1994 tarih,
22132 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
(10)
Erdal CANPOLAT,
E.Gelirler Baş Kontrolörü-YMM, Vergici ve Muhasebeciyle Diyalog Dergisi,
Sayı 184,
Ağustos 2003,
Dövizli Fatura
Düzenlenebilir mi?
(11)
31.07.2004 tarih, 25539 sayılı
Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
(12)
Celal ÇELİK, Baş
Hesap Uzmanı, Boğaziçi Kurumlar Vergi Dairesi Başkanı,
Vergi Dünyası, Sayı 266, Ekim
2003, Sevk İrsaliyelerine İlişkin Ceza Uygulaması
|