İHRACAT BEDELLERİNİN TAHSİLİ-KAPATILMASI VE KUR FARKLARI (GÜMRÜK-KAMBİYO-VERGİ-MUHASEBE)   

 

İHRACAT BEDELLERİNİN TAHSİLİ-KAPATILMASI VE KUR FARKLARI

(GÜMRÜK-KAMBİYO-VERGİ-MUHASEBE)

30.06.2003

Talha APAK
Yeminli Mali Müşavir

GİRİŞ

İhracat; bir mal veya değerin ticari amaçlarla yürürlükteki Gümrük ve Kambiyo mevzuatlarına uygun bir biçimde gümrük hattını terk ederek yurtdışı edilmesi ve bedelinin (bedelsiz hariç) yurda getirilmesidir. Diğer bir tanımlama ise; bir ülkenin ürettiği malların diğer ülkelerdeki alıcılara satılmasıdır.

Gümrük;
iki yada daha fazla ülke arasında siyasi sınırlardan farklı olarak belirlenmiş sınırdır. Gümrük hattı, siyasi sınırlardan daha değişik şekilde çizilebilir. Bunun sebebi, dış ticaret politikası nedeniyle, kurulan “serbest bölgeler” ya da “ortak pazarlar”dır. Bir ülkenin siyasi sınırları içinde serbest bölgeler, limanlar ve antrepolar gibi gümrükten arındırılmış “gümrük dışı bölgeler” olabileceği gibi, birkaç ülke aralarında anlaşarak “gümrük birlikleri” kurabilirler.

Kambiyo; yabancı para veya yabancı para ile temsil edilen ödeme belgesidir. Yabancı paralara döviz denir. Döviz, “efektif” ya da “kaydi” olabilir. Banknot veya metal sikkeler “efektif”tir. Çek, poliçe, emre yazılı senet, havale ve kredi kartları “kaydi” ödeme araçlarıdır. Transferlerin büyük kısmı kaydi para olarak gerçekleştirilir. Döviz alım ve satımları kambiyo işlemleridir. Kambiyo sözcüğü, İtalyanca’dan Türkçe’ye geçmiştir. Latince’deki “cambiare” den gelmekte olup, değiştirmek anlamındadır. (Almancada; Wechsel, Fransızcada; Change, İngilizcede; Exchange)

Bu yazımızın birinci bölümünde; İhracat Bedellerinin Gümrük ve Kambiyo Mevzuatı açısından (Tahsil Şekilleri, Tahsil Süreleri, Terkin, Mahsup, Kapatılması v.b.) değerlendirilmesi, ikinci bölümünde; Vergi ve Muhasebe Mevzuatı açısından (Yurt Dışı Alacaklar, Kur Farkları, Değerleme ve Dönem Sonu İşlemleri v.b.) değerlendirilmesi ele alınacaktır.

Ticari amaçlarla ihraç edilen mal bedellerinin, konvertibl döviz veya Türk Lirası olarak, fiili ihraç tarihinden itibaren ihracatın özelliğine ve tahsil şekline göre; Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında Kanun, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar ve Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğler dahilinde belirtilen usul esaslar ve süreler içinde yurt dışından getirilerek bankalara veya özel finans kurumlarına satılarak ihracat hesaplarının kapatılması zorunlu bulunmaktadır.

Kambiyo taahhüt hesaplarından kaynaklanan ihracat bedelleri; vergi mevzuatı açısından yurt dışı alacaklardan kaynaklanan yabancı paraların değerlemesi (V.U.K. Md.280) ve değerleme sonucu ortaya çıkan kur farklarının dönem sonlarında ilave gelir / gider olarak kaydedilerek muhasebeleştirilmesi gerekmektedir.

(BİRİNCİ BÖLÜM)

I- GÜMRÜK VE KAMBİYO MEVZUATI AÇISINDAN İHRACAT BEDELLERİ

A. İHRACAT BEDELLERİNİN TAHSİLİ VE SÜRELERİ

1- Yasal Süreler İçerisinde İhracat Bedellerinin Tahsili:

Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararın 8.maddesine göre; Ticari amaçlarla ihraç edilen mal bedellerinin, bu karar’da öngörülen özel haller ile Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı’nca uygun görülecek mücbir sebeplerden kaynaklanan gecikmeler hariç, fiili ihraç tarihinden itibaren en geç 180 gün içinde ihracatçı tarafından yurda getirilerek bankalara veya özel finans kurumlarına; Türk Parası olması halinde tevsiki, döviz ise satılması zorunludur.

Ancak;
Söz konusu ihracat dövizlerinin en az % 70’inin fiili ihraç tarihinden itibaren 90 gün içerisinde getirilerek bankalara veya özel finans kurumlarına satılması halinde bakiye % 30 ’una tekabül eden kısmı üzerinde ihracatçı serbestçe tasarruf edebilir.
Yurda getirilmesi zorunlu ihracat bedeli dövizlerin, bu maddede öngörülen sürelerden sonra yurda getirilmesi halinde, ek süreler içinde olsa dahi, sürenin sonuncu gününde geçerli kur ile dövizin satıldığı günün kuru arasında meydana gelen fark ilgililere ödenmeyip Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu’na (DFİF) aktarılır.
Uygulamanın esası; fiili ihraç tarihinden itibaren 180 gün içinde ihracat bedelinin tamamının yurda getirilmesidir. Ancak, dövizin yurda erken getirilmesini teşvik ve bu şekilde çalışan firmaların da yurtdışında döviz bulundurmalarının sağlanarak, ihracat yapmalarını teşvik etmek amacıyla 90 gün içinde döviz bedelinin %70’ini getiren firmalara %30’luk kısmı yurtdışında serbestçe kullanılabilme hakkı vermiştir. Fiili ihraç tarihinden itibaren 90 gün içinde ihraç bedelinin % 70’i yurda getirilmezse, fiili ihraç tarihinden itibaren 180 gün içinde tamamının getirilmesi gerekir.
Her bir Gümrük Beyannamesi (GB) itibariyle USD 50.000 veya eşitine kadar bedel alışları ile Irak, İran, Suriye ve dağılan Sovyetler Birliği yerine kurulan ülkelere gerçekleştirilen ihracata ilişkin mal bedellerinin (bu ülkelerin içinde bulunduğu ekonomik koşullar ve bankacılık sistemlerinin etkin çalışamaması nedeniyle) yurt dışından geldiğinin tevsiki aranmamakta idi. (08.03.1996 tarih ve 96/YB-10 sayılı T.C. Merkez Bankası Genelgesi)
Ancak, Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı Banka Ve Kambiyo Genel Müdürlüğü’nün 20 Aralık 2001 tarih ve 95845 sayılı yazısına ilişkin T.C. Merkez Bankası’nın 21 Aralık 2001 tarih ve 2001/YB-98 numaralı genelgesi ile Kambiyo Mevzuatımızdaki ihracat bedellerinin yurda getirilmesiyle ilgili olarak aşağıda yazılı düzenleme getirilmiştir.
İhracat bedeli dövizlerin, anılan (İran, Irak, Suriye ve dağılan Sovyetler Birliği yerine kurulan) ülkelerden efektif olarak yolcu beraberinde yurda getirilmesi sırasında karşılaşılan sorunların kısmen ortadan kalkmış olması hususu göz önüne alınarak;
1- Adı geçen ülkelere gerçekleştirilen ihracata ait mal bedellerinin efektif olarak yurda getirilmesi halinde gümrük idarecilerince düzenlenen döviz beyan tutanağının aranılmamasına ilişkin genelgenin uygulamadan kaldırılması,
2- Bundan böyle ihracat bedelinin ve transit ticarette satış bedelinin yolcu beraberinde efektif olarak yurda getirilmesi halinde ülke farklılaştırılması ve miktar istisnası gözetilmeksizin 01 Ocak 2002 tarihinden itibaren Döviz Beyan Tutanağı aranılması, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Kararın 8.ve 20.maddelerine istinaden uygun görülmüştür.
İhracat bedelleri, ihracatçı veya bunlar adına (vekaleten) hareket edenlerce döviz cinsinden efektif olarak getirilebilir. Bu kişiler getirdikleri efektifleri gümrük idarelerinden alacakları Döviz Beyan Tutanağı ile tevsik ederler. Daha sonra bankalara efektifler ile ibraz edilen Döviz Beyan Tutanakları bankalarca gümrük teyitleri alındıktan sonra efektif alışı yapılarak Döviz Alım Belgesi düzenlenir.
Ancak, “Türkiye’ de İkamet Etmeyenlere Özel Fatura İle Yapılan Satışlara İlişkin” ihracat bedellerinin bankalarca bozdurulması ve Döviz Alım Belgesi ’ne bağlanması hususunda eski uygulamanın (döviz beyan tutanağının aranmamasına) devam edilmesinin uygun görüldüğü ifade edilmektedir.

Yukarıdaki açıklamalardan genel olarak şu sonuç ortaya çıkmaktadır.

Her bir Gümrük Beyannamesi bazında 50.000 ABD Doları veya eşitine kadar bedel alışları TERKİN hükümlerine tabi olduğundan kambiyo mevzuatı açısından yurda getirilmesinde bir zorunluluk bulunmamakla (%30 serbest kullanım miktarı dahil) birlikte, 50.000 ABD Dolarını aşan ihracat bedellerinin ülke ve miktar sınırlaması olmaksızın bankalar aracılığı ile yasal sürelerde getirilerek Döviz Alım Belgesine (D.A.B.) bağlanması veya Döviz Beyan Tutanağı (D.B.T.) düzenlenerek Döviz Alım Belgesine bağlanması gerekmektedir.
Ancak; her bir gümrük beyannamesi bazında 50.000 USD veya eşitine kadar (Kambiyo açısından terkin kapsamında olsa bile) olan dövizlerin yurda getirilmesi veya muhasebe kayıtlarındaki yurt dışı alacak hesaplarının kapatılması için elden getirilmesi (ihracatçı, vekil veya borçlu tarafından) halinde 01 Ocak 2002 tarihinden itibaren gümrük kapılarında Türkiye’ye giriş sırasında Döviz Beyan Tutanağı ile deklere edilmelidir. Diğer bir ifade ile yurt içinden temin edilen efektiflerin bankalara ibraz edilerek ihracat hesaplarına sayılmak üzere Döviz Alım Belgesi’ne bağlanması uygulamadan kaldırılmış bulunmaktadır.

Yukarıdaki genel kaidenin dışında gerek 32 sayılı karar kapsamındaki tebliğler ve gerekse T.C. Merkez Bankası’nın 12.04.2002 tarih, 2002/YB-40 sayılı GENELGE ’si ile ihracat bedellerinde yasal süreler aşağıdaki gibi uygulanmaktadır.

  1. 30 Günlük Süre
aa) Kredili ihracatta, kredili satış sözleşmesinde belirtilen vadeleri izleyen, Ticari kiralama yoluyla yapılan ihracatta, Dış Ticaret Müsteşarlığı’nca verilen izin süresinin bitiminden itibaren yurt dışı müteahhitlik hizmetleri kapsamında geçici olarak ihraç edilen malların kesin satışı ile, ticari kiralamaya konu malın kesin satışı halinde kesin satış faturası tarihinden itibaren,
ab) Kiracının satın alma hakkı bulunan finansal kiralama sözleşmeleri çerçevesinde yapılan ihracatta; kiralama sözleşmesinde belirtilen vade tarihlerini izleyen,
ac) Ticari kiralama yoluyla yapılan ihracatta; yurt dışına gönderilen malın Dış Ticaret Müsteşarlığı’nca verilen izin süresinin bitiminden itibaren 30 gün içinde,

  1. 90 Günlük Süre
ba) Hariçte İşleme Rejimi kapsamında ihraç edilen malların, verilen süre veya ek süre içinde yurda getirilmemesi halinde süre bitiminden itibaren; Hariçte İşleme Rejimi kapsamı dışında Gümrük Mevzuatı çerçevesinde yurda getirilmek üzere geçici çıkışı yapılan malların, gümrük idarelerine verilen taahhütnamede belirtilen geri getirme süresi içinde yurt dışında satılması halinde, mal bedellerinin kesin satış faturası tarihinden itibaren,
bb) Kiracının satın alma hakkı bulunmayan finansal kiralama sözleşmesi çerçevesinde yapılan ihracatta, yurt dışı edilen malların sözleşme süresi sonunda yurda getirilmeyerek satılması halinde süre bitiminden itibaren 90 gün içinde,

  1. 180 Günlük Süre
ca) Akreditifli, vesaik mukabili veya mal mukabili ödeme şekilli ihracatta fiili ihraç tarihinden,
cb) Konsinye ihracatta kesin satış tarihinden,
cc) Yurt içinde ve dışında serbest bölge veya gümrüksüz antrepolara yapılacak ihracatta, fiili ihraç tarihinden,
cd) Yurt dışı fuar ve sergilere bedelli olarak satılmak üzere gönderilen malların, gönderildikleri fuar ve sergi bitim tarihinden,
ce) Gümrük Mevzuatı gereğince GB düzenlenen kumanya teslimlerinde, fiili ihraç tarihinden itibaren 180 gün içinde,

  1. 270 Günlük Süre
Yugoslavya Federal Cumhuriyeti (Sırbistan – Karadağ), Hırvatistan, Slovenya, Makedonya ve Bosna Hersek ’e yapılan ihracatta, fiili ihracat tarihinden itibaren 270 gün içinde, (özelliği olan ihracat şekilleri dahil)

  1. 365 Günlük Süre
ea) Kitap, gazete, mecmua ve pul ihracatında, fiili ihraç tarihinden,
eb) Yurtdışı müteahhitlik hizmetleri kapsamında kesin ihracı yapılan malların, fiili ihraç tarihinden,
ec) Arnavutluk, Bulgaristan, İran, Polonya, Romanya ve dağılan SSCB yerine kurulan cumhuriyetlere yapılan ihracatta, fiili ihraç tarihinden itibaren 365 gün içinde, (özelliği olan ihracat şekilleri dahil) ihracat bedellerinin yurda getirilmesi zorunludur.

2- Ek Süreler :

İhracat bedellerinin süresi içinde tahsil edilerek bankalara satılmasına engel olan ve aşağıda belirtilen “mücbir sebep halleri”nde bu durumu tevsik eden belgelerle müracaat edildiği takdirde, mücbir sebep hallerinin devamı müddetince kambiyo müdürlüklerince üçer aylık dönemler itibariyle ek süre verilebilecektir.

3- Mücbir Sebep Halleri:

a) İthalatçı veya ihracatçı firmanın infisahı, iflası, ithalatçı firmanın konkordato ilan etmesi ve şahıs firmalarında firma sahibinin ölümü,
b) Grev, lokavt, avarya hali,
c) İthalatçı memleket resmi makamlarının karar ve işlemleri dolayısıyla ihracat bedellerinin gelmemesi,
d) Tabii afet, harp ve abluka hali,
e) Malların kaybı ve hasara uğraması veya imha edilmesi,
f) İhtilaf sebebiyle dava açılması veya tahkime başvurulması.

Mücbir sebep halleriyle ilgili olarak yurtdışından temin edilecek belgelerin dış temsilciliklerimizce veya yabancı resmi makamlarca düzenlenmiş olması gerekmektedir.
Mücbir sebep hallerinin, döviz getirme süresi içinde meydana geldiğinin ilgili kambiyo müdürlüğüne tevsik edilerek ek süre alınması durumunda, verilen ek süreler içinde getirilen ihracat bedeli dövizlerin alışı ilgili kambiyo müdürlüğünün vereceği 90 günlük ihtarname süresi sonuna kadar dava açıldığının veya tahkime başvurulduğunun tevsiki durumunda mahkeme veya hakem kararının sonucuna bağlı olarak getirilen ihracat bedeli dövizlerin alışı serbest kurdan yapılarak karşılığı TRL ’nın tamamı (oluşacak kur farkı dahil) ihracatçılara ödenecektir.

B. SERBEST KULLANIMA BIRAKILAN DÖVİZLER

T.P.K.K. Hakkında 32 sayılı kararın 8.maddesi kapsamında belirtilen serbest kullanıma bırakılan % 30 dövizlerin uygulama esasları T.C. Merkez Bankasının 12,04,2002 tarih, 2002/YB-40 sayılı Genelgesi ile aşağıdaki şekilde belirlenmiştir.
a) İhracat bedeli konvertibl dövizlerin (döviz getirme süresi ne olursa olsun) en az %70 ’inin fiili ihraç tarihinden itibaren 90 gün içinde alışının yapılması halinde bakiye %30 ’una tekabül eden kısımları üzerinde ihracatçılar serbestçe tasarruf edebilirler.
b) Her bir GB konusu ihracat bedelinin kısım kısım gönderildiği durumlarda; ihracat bedelinin fiili ihraç tarihinden itibaren 90 gün içinde %70’lik kısmının alışının yapılmış olması halinde, kalan kısım ihracatçının serbest kullanımına bırakılacaktır.
c) Konsinye ihracatta, kesin satış faturası tarihinden itibaren 90 gün içinde fatura bedelinin %70’inin alışının yapılması halinde, kalan bedeller ihracatçının serbest kullanımına bırakılacaktır.
d) Gümrük Beyannamesinde ödeme şeklinin, peşin veya alıcı firma prefinansmanı ile akreditifli, vesaik mukabili veya mal mukabili olarak birlikte beyan edildiği durumlarda; peşin ve prefinansman bedeli dahil ihracat bedelinin %70’lik kısmının 90 gün içinde tahsil edilmesi halinde, ihracat hesabı kapatılarak bakiye %30’lar üzerinde ihracatçılar serbestçe tasarruf edebilirler.
e) İşlenmemiş altın ve hizmet ihracatında; ihracat bedellerinin yurda getirilmesi yükümlülüğü aranmaz.
f) Kiracının satın alma hakkı bulunmayan finansal kiralama sözleşmesi çerçevesinde yurtdışı edilen mallar yurda geri getirileceğinden, bu işlemden elde edilen kira bedelleri, hizmet bedeli döviz kabul edilerek kullanımı ihracatçının serbest tasarrufuna bırakılacaktır.

C. YASAL SÜRELER DIŞINDA İHRACAT BEDELLERİNİN TAHSİLİ VE KUR FARKLARI

İhracat bedellerinin, yasal süresi (180 gün) dışında gelmesi halinde, (kambiyo müdürlüklerince verilen 90 günlük ihtarname süresi içinde gelenler dahil) alış işlemi serbest kur üzerinden yapılmakla birlikte; süre sonu (180.gün) ile DAB ’ın düzenlendiği tarihteki TCMB kurlarına göre oluşan lehe farklar bankalarca ilgililere ödenmeyerek DFİF ’e aktarılmak üzere 10 iş günü içinde TCMB şubelerine devredilecektir. Bu halde DAB üzerinde, ihracatçılara ödenecek tutar ve DFİF ’e aktarılacak TRL ’ler de ayrı ayrı gösterilecektir. Ancak süresi dışında gelen ihracat bedelinin bankaların terkin edebileceği (50.000 USD) kısmının da alışının yapılmış olması halinde, bu kısma tekabül eden dövizler için kur farkı (DFİF) tahsil edilmeyecektir. (T.C. Merkez Bankası’nın 12.04.2002 tarih, 2002/YB-40 sayılı GENELGE ‘si)
İhracat bedellerinin tahsil süresi dışında kısım kısım geldiği işlemlerde ihracat hesabının kapatılmasına yetecek tutarın alışı tamamlanıncaya kadar bankalarca kur farkı tahsil edilecek, bunu aşan kısımların (terkin edilebilecek tutarın) alışı serbest kurdan yapılacaktır.
DFİF ’e yatırılacak kur farkları, döviz alışının yapıldığı tarihten itibaren 10 iş günü içinde TCMB şubelerine devredilmediği takdirde bankalardan 2976 Sayılı Kanun’un 3’üncü maddesinin 2’inci fıkrasına göre 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun uyarınca gecikme zammı tahsil edilecektir. Süresi dışında gelen ihracat bedellerinin alışında, kur farkları alış tarihinden itibaren 10 iş günü içinde TCMB şubelerine devredilmişse gecikme zammı uygulanmayacaktır.
Kur farklarının hesaplanarak ilgililerinden tahsili ve tahsil edilen tutarların 10 iş günü içinde TCMB şubelerine devredilmesinden döviz alışını yapan banka görevli ve sorumludur.

D. İHRACAT BEDELİNİN TERKİNİ

T.P.K.K. Hakkındaki 32 sayılı karara ilişkin 91-32/5 sayılı tebliğin 23.maddesi “Terkin” ile ilgili hususları düzenlemiş bulunmaktadır. Bu karar ile ilgili değişiklik 95-32/15 sayılı tebliğ ile 01,01,1996 tarihinden geçerli olmak üzere değiştirilmiştir.
Buna göre;
Her bir GB itibariyle USD 50.000 veya eşitine kadar (TRL dahil) tutardaki açık ihracat hesapları ile Türk Eximbank’ca sigorta kapsamına alınan ihracata ait bedellerin süresi içinde tahsil edilmemesi sebebiyle açık kalan ihracat hesapları, anılan bankaca ihraç bedelinin ilgiliye ödendiğinin tevsiki kaydıyla mücbir sebep belgesi aranmayacak, kambiyo müdürlüklerine ihbarı yapılmayarak ve firmaların terkin talebinin bulunup bulunmadığına bakılmaksızın bankalar tarafından terkin edilmek suretiyle kapatılacaktır.
Mücbir sebep halleri göz önünde bulundurulmak suretiyle USD 100.000.- veya eşitine kadar noksanlıklar ile, mücbir sebep belgesi aranmaksızın ihracatçıların bir önceki takvim yılında ve/veya içinde bulunulan yılda gerçekleştirerek alışını yaptırdıkları ihracat bedeli dövizlerin yüzde birine (%1) kadar olan açık ihracat hesaplarıyla ilgili döviz getirme yükümlülüğünü kaldırmaya kambiyo müdürlükleri yetkilidir.
Yukarıda belirtilen miktarların üstündeki terkin talepleri mücbir sebepler ile haklı durumlar göz önünde bulundurulmak suretiyle, Hazine Müsteşarlığınca incelenip sonuçlandırılacaktır.
İhraç bedelinin kısmen ve USD ’den farklı bir döviz cinsinden tahsil edildiği işlemlerde, ihracat bedeli ve USD 50.000 DAB tarihindeki TCMB kur veya çapraz kurundan (pariteden) alışı yapılan döviz cinsine çevrilerek, ihracat bedelinden alışı yapılan döviz tutarının hesabı terkin edilecektir.
Firmalar, terkinle ilgili başvurularını bankalara yapacaklardır. Bankalar kendi yetkilerini aşan işlemleri başvuru tarihinden sonra 10 iş günü içinde ilgili kambiyo müdürlüğüne yazılı olarak ileteceklerdir.
Terkin edilen ihracat bedeli dövizlerin bilahare yurda getirilerek alışının yapılmasının talep edilmesi halinde, (tahsil süresi dışında olsa dahi) karşılığı TRL ’ler ilgililerine serbest kurdan ödenecektir.

E. İHRACAT HESABININ KAPATILMASI

T.P.K.K. Hakkındaki 32 sayılı karara ilişkin 91-32/5 sayılı tebliğin 25.maddesi “Hesap Kapatma ve İhbar” ile ilgili hususları düzenlemiş bulunmaktadır. Bu karar ile ilgili değişiklik 95-32/15 sayılı tebliğ ile 01,01,1996 tarihinden geçerli olmak üzere değiştirilmiştir.
Buna göre;
İhracat hesapları, GB tutarı USD 50.000 ’e kadar ihracat işlemleri hariç olmak üzere GB, fatura ve yurtdışına döviz ödenmesini gerektiren belgeler ile bedelin tahsiline ilişkin DAB ’ın bir araya gelmesiyle bankalarca kapatılacaktır.
İhracat hesabının kapatılabilmesi için GB ’nin mükellef nüshasının aslı veya noterce onaylı fotokopisi ya da gümrük nüshasının gümrükçe onaylı fotokopisinin hesabı kapatacak bankaya ibrazı şarttır.
GB mükellef nüshası aslının ya da gümrük veya mükellef nüshasının gümrük veya noter onaylı fotokopisinin ibraz edilmemesi halinde ihracat hesabı kapatılamayacağından, ilgili kambiyo müdürlüğüne yazılı bildirimde bulunulacağı tabiidir. (GB tutarı USD 50.000’e kadar ihracat işlemleri hariç)
İhracat bedelinin süresi dışında ancak 10 iş günlük ihbar süresi içinde gelmesi halinde ihracat hesabı, ek süre alınmasına gerek bulunmaksızın ve ilgili kambiyo müdürlüğüne ihbar yapılmaksızın bankalarca DFİF ’e kur farkı tahsil edilerek kapatılacaktır. Kambiyo müdürlüğüne ihbar yapılmış ise; ihracat hesabı kapatılarak bu husus kambiyo müdürlüğüne yazılı olarak bildirecektir.
İhracat bedellerinin tahsilinde ve ihracat hesaplarının bedel getirme süresi içinde (ek süreler dahil) kapatılmasından ihracatçılar (faktoring işlemlerinde faktör kuruluş) sorumludur.

İhracata aracılık eden bankalar ise; ihracat bedellerinin tahsilini izlemekle yükümlü olduklarından, gerekli tedbirleri almak zorundadırlar.
Fiili ihraçtan sonra döviz alışı yapılan işlemlerde, gelen dövizin satış faturasında kayıtlı döviz cinsinden veya USD ’den farklı bir döviz cinsinden tahsil edilmesi halinde, GB ’de kayıtlı USD tutarı DAB düzenlendiği tarihteki TCMB çapraz kurlarına göre döviz cinsine çevrilecektir.
Peşin bedel karşılığında yapılan ihracatta, peşin dövize ilişkin DAB ’da kayıtlı döviz cinsi ile GB ’de kayıtlı döviz cinsi farklı ise peşin bedellerin;
a) Mal ihracı suretiyle kapatılmasında, fiili ihraç tarihindeki GB ’de
b) Mahsuben iadesinde mahsup tarihinde düzenlenen DAB ’da,
c) Tasfiye suretiyle iadesinde ise; fiili ihraç tarihinde tasfiyeye konu GB ’de kayıtlı dövizin TCMB çapraz kurlarına göre peşin bedele ilişkin DAB ’da kayıtlı döviz cinsinden tespit edilen karşılığı esas alınacaktır.
İhracat hesaplarının süresi içinde (verilen ek süreler dahil) kapatılmaması halinde, açık hesap tutarı aracı bankalarca 10 iş günü içinde ilgili kambiyo müdürlüğüne ihbar edilecektir.
Alacak hakkının satın alınması suretiyle ticari riskin faktör kuruluşlarınca üstlenilmesi halinde; ihracat bedelinin tahsilinden bu kuruluşlar sorumlu olduğundan, kapatılmayan ihracat hesaplarıyla ilgili olarak ilgili kambiyo müdürlüğüne sadece faktör kuruluş yazılı olarak ihbar edilecektir.

F. KAMBİYO AÇISINDAN İHRACAT BEDELLERİNİN TAHSİLİNE İLİŞKİN ÖRNEKLER:

1- 90 Gün İçerisinde % 70’inin Gelmesi Halinde:

İhracat Bedeli FOB USD 120.000
Açık Hesap Tutarı USD 120.000
60.Günde Gelen Bedel USD 85.000
60.Gün T.C. M.B. Döviz Alış Kuru TRL 1.450.000
60.Gün Aracı Banka Döviz Alış Kuru TRL 1.460.000

D.A.B. 1.460.000 x USD 85.000 = TRL 124.100.000.000 üzerinden düzenlenecektir.
İhracatçıya tamamı ödenecektir. Bakiye USD 35.000 ihracatçının serbest tasarrufuna bırakılmıştır. Bakiye açık hesap terkin sınırları altında kaldığından, dosya kambiyo açısından kapatılacaktır.

2- 90 Gün İçerisinde % 70’den Daha Az Gelmesi Halinde:

İhracat Bedeli FOB USD 120.000
Açık Hesap Tutarı USD 120.000
90.Günde Gelen Bedel USD 71.000
90.Gün T.C. M.B. Döviz Alış Kuru TRL 1.470.000
90.Gün Aracı Banka Döviz Alış Kuru TRL 1.480.000

D.A.B. 1.480.000 x USD 71.000 = TRL 105.080.000.000 üzerinden düzenlenecektir.
Gelen tutar % 70’ini tamamlamadığı halde ihracatçıya, tamamı ödenecektir. 180 gün içerisinde % 100’ünü getirmesi gerekmektedir. Ancak bakiye açık hesap USD 49.000 terkin sınırları altında kaldığından dosya kambiyo açısından 180. günde kapatılacaktır.

3- 180 Günün Aşılması Halinde:

İhracat Bedeli FOB USD 420.000
Bedel Getirme Süresi 180 Gün
Açık Hesap Tutarı USD 420.000
220.Günde Gelen Bedel USD 390.000
180.Gün T.C. M.B. Döviz Alış Kuru TRL 1.450.000
220.Gün “ “ “ “ TRL 1.480.000
220.Gün Aracı Banka Döviz Alış Kuru TRL 1.485.000

D.A.B. 1.485.000 x USD 390.000 = TRL 579.150.000.000 üzerinden düzenlenecektir.
USD 420.000 - USD 50.000 (Terkin) = USD 370.000
USD 370.000 x TRL 35.000 (1.485.000-1.450.000) = TRL 12.950.000.000 (DFİF)
TRL 579.150.000.000 - 12.950.000.000 (DFİF Kesintisi) = TRL 566.200.000.000

TRL 12.950.000.000 DFİF‘e aktarılacak, TRL 566.200.000.000 İhracatçıya ödenecektir. Bakiye açık hesap USD 30.000 (USD 420.000 - USD 390.000) terkin sınırları altında kaldığından, dosya kambiyo açısından kapatılacaktır.


(İKİNCİ BÖLÜM)

II- VERGİ VE MUHASEBE MEVZUATI AÇISINDAN İHRACAT BEDELLERİ


A.213 SAYILI VUK AÇISINDAN

İhracat bedellerinin vergi mevzuatı açısından değerlemesi; V.U.K. 280.maddesinde “Yabancı paralar ve yabancı para cinsinden alacak ve borçların değerlemesi “ kapsamında ele alınmalıdır. Buna göre V.U.K. 280.madde metni aşağıdaki şekilde düzenlenmiş bulunmaktadır.
Yabancı paralar borsa rayici ile değerlenir. Borsa rayicinin takarrüründe muvazaa olduğu anlaşılırsa bu rayiç yerine alış bedeli esas alınır.
Yabancı paranın borsada rayici yoksa, değerlemeye uygulanacak kur Maliye Bakanlığı’nca tespit olunur.
Bu madde hükmü yabancı para ile olan senetli ve senetsiz alacaklar ve borçlar hakkında da caridir. Bunlardan vadesi gelmemiş senede bağlı alacak ve borçlar, bu Kanunun 281 ve 285’inci maddeleri uyarınca değerleme günü kıymetine irca edilebilir. Ancak senette faiz oranının yazılı olmadığı durumlarda değerleme gününde geçerli olan Londra Bankalar Arası Faiz Oranı (LIBOR) esas alınır.
3096 sayılı Türkiye Elektrik Kurumu Dışındaki Kuruluşların Elektrik Üretimi, İletimi, Dağıtımı ve Ticareti ile Görevlendirilmesi Hakkında Kanun ve 3996 sayılı Bazı Yatırım Hizmetlerinin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında tanımlanan şirketlerin sermaye olarak koydukları yabancı paraların sarf edildikleri veya Türk Lirasına çevrildikleri tarihe kadar lehlerine oluşan kur farkları pasifte özel bir karşılık hesabında gösterilerek dönem kazancına dahil edilmez. Bu karşılıklar sermayeye eklendikleri takdirde işletmeden çekiş ve kar dağıtımı sayılmaz. Aleyhlerine oluşan kur farkları ise aktifte özel bir karşılık hesabında tutulur ve gelecek yıllarda lehlerine oluşacak kur farkları ile kapatılır. Lehe kur farkı ile kapatılamayan tutarlar işi bırakma halinde zarar addolunur.

1- Yasal Süresinde Yurda Getirilen İhracat Bedellerinin Değerlemesi

Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar’ın 8’inci maddesi uyarınca, ticari amaçlarla ihraç edilen malların bedelinin, aynı kararda öngörülen özel haller ile Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığınca uygun görülecek mücbir sebeplerden kaynaklanan gecikmeler hariç, fiili ihraç tarihinden itibaren en çok 180 gün içinde ihracatçılar tarafından yurda getirilerek bankalar veya özel finans kurumlarına TL ise tevsiki, yabancı para ise bozdurulması zorunludur. Ancak, söz konusu ihracat dövizlerinin en az % 70 ’i ihraç tarihinden itibaren 90 gün içinde yurda getirilerek bankalara veya özel finans kurumlarına bozdurulursa, kalan % 30 üzerinden ihracatçı tasarrufta bulunabilir. Yukarıda belirtilen yasal süreler ( 90 gün veya 180 gün) içerisinde ihracat bedellerinin (kısmen veya defaten) tamamının kapatılması (yurda getirilerek D.A.B. ne bağlanması) na kadar geçen sürelerde, fiili ihraç tarihi ile her dönem sonundaki kur dikkate alınarak V.U.K. 280.maddesine göre değerlemeye tabi tutulması gerekir.

2 - Serbest Tasarruf Hakkı Bulunan İhracat Bedellerinin Değerlemesi
İhracat bedelinin %70 ’inin fiili ihraç tarihinden itibaren yurda getirilmesi durumunda, serbestçe kullanılabilecek %30 ‘luk kısım alacak olmaktan çıkan kısım değildir. Bu kısmın alacak olma özelliği ithalatçı firmadan tahsil edilmedikçe sürer. Bu kısım ile ilgili olarak getirilen serbesti, yalnızca dövizin kullanılmasının kambiyo mevzuatı açısından izlenmemesi bakımındandır. Kambiyo mevzuatı açısından ihracatçı bu dövizleri yurda getirmeyip, yurt dışındaki faaliyetlerinde harcayabilir veya istediği tarihte getirebilir. İhracat tarihinden çok uzun bir süre sonra getirse dahi kur farkının tamamı kendisine ait olur. DFİF ’e aktarma söz konusu değildir.
Dövizlerin getirilmesi konusundaki serbesti, değerleme gününde değerleme yapıp yapmama serbestisi vermez. V.U.K. ‘nun 280’inci madde hükmüne göre, yabancı para cinsinden olan alacakların değerleme gününde kambiyo mevzuatı uyarınca getirilmesi zorunlu olan ve olmayan ayrımı yapılmaksızın dönem sonlarında değerlemeye tabi tutulması ve bu değerleriyle aktifleştirilmeleri, oluşan değerleme farklarının da gelir/gider hesaplarına yansıtılması gerekmektedir.
Bu dövizlerin yurtdışında yapılan harcamalarda kullanılması durumunda da, harcamaların mutlaka defter kayıtlarına yansıtılması gerekir. Kambiyo mevzuatında yurda getirme bakımından verilen serbesti vergi uygulamaları açısından bu dövizlerin belgesiz olarak gider yazılması veya belgesiz harcama olarak kabul edilmesini gerektirmez. (ihracatın yıllık tutarının binde beşinin götürü gider yazılması hariç)

3- Yasal Süresi Dışında Yurda Getirilen veya Hiç Getirilmeyen İhracat Bedellerinde Değerleme ve DFİF Kesintisi

Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar’ın 8’inci maddesi uyarınca, fiili ihraç tarihinden itibaren 180 gün içinde yurda getirilmeyen (eksik getirilen veya hiç getirilmeyen) dövizlerin 180. günden sonraki kur farklarının T.C.Merkez Bankası nezdinde bulunan Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu’na (DFİF) aktarılması gerekir. Diğer bir ifade ile; fiili ihraç tarihinden itibaren 90 gün içinde ihracat bedelinin %70’i getirilmediği gibi, sonraki 90 gün içinde tamamı da getirilmezse, getirilmeyen kısım 180 ’inci günden sonra doğan kur farkı ihracatçının değil, DFİF ’in geliridir. Dolayısıyla dönem sonunda fiili ihraç tarihinden itibaren 180 gün geçmesine rağmen getirilememiş ihracat bedelinin fiili ihraç tarihinden itibaren 180. güne kadar V.U.K. 280. maddesi kapsamında değerlemeye tabi tutularak kur farkı hesaplanmalıdır. 180 günden sonraki oluşan kur farkı kambiyo mevzuatına göre DFİF olarak kesileceğinden, V.U.K. 280. maddeye göre değerleme işlemine son verilmelidir. ( Bu konuda uygulamada farklı görüşler mevcuttur.) Danıştay’ın da bu konuda kararı bulunmaktadır. (D.3.D.20.04.1993 T.E:1991/886; K:1993/1437 sayılı kararı)

B.VERGİ VE MUHASEBE AÇISINDAN İHRACAT BEDELLERİNİN TAHSİLİNE İLİŞKİN ÖRNEKLER:


1- 90 Gün İçerisinde % 70’inin Gelmesi Halinde:

İhracat Bedeli FOB USD 120.000
Açık Hesap Tutarı USD 120.000
İhracatın Yapıldığı Günün Döviz Alış Kuru TRL 1.400.000
60.Günde Gelen Bedel USD 85.000
60.Gün T.C. M.B. Döviz Alış Kuru TRL 1.450.000
60.Gün Aracı Banka Döviz Alış Kuru TRL 1.460.000
Dönem Sonundaki Döviz Alış Kuru 1.500.000

D.A.B. 1.460.000 x 85.000 = TRL 124.100.000.000 üzerinden düzenlenecektir.

İhracatçıya, gelen ihracat bedelinin tamamı ödenecektir. Bakiye USD 35.000 ihracatçının serbest tasarrufuna bırakılmıştır. Bakiye açık hesap terkin sınırları altında kaldığından dosya kambiyo açısından kapatılacaktır. Ancak, serbest kullanıma bırakılan bakiye USD 35.000 yurda getirilerek (mahsup işlemleri hariç) bozdurulmadığı sürece V.U.K. 280.maddesi gereği dönem sonlarında değerleme işlemine devam olunacaktır.
Gelen İhracat Bedeli (85.000 USD x 1.460.000 TRL) nin Muhasebe Kaydı:
______________ / ________________

102-BANKALAR HS. 124.100.000.000.-
                    120-YURT DIŞI ALICILAR HS. 119.000.000.000.-
                    601-YURT DIŞI SATIŞLAR HS. 5.100.000.000.-
                           (Kur Farkı)
______________ / ________________

Bakiye İhracat bedeli (35.000 USD x 100.000 TRL) nin Dönem Sonu Değerlemesine İlişkin Muhasebe Kaydı:
______________ / ________________

120-YURT DIŞI ALICILAR HS. 3.500.000.000.-
                    601-YURTDIŞI SATIŞLAR HS. 3.500.000.000.-
                           (Kur Farkı)
______________ / ________________

2- 90 Gün İçerisinde % 70’den Daha Az Gelmesi Halinde:

İhracat Bedeli FOB USD 120.000
Açık Hesap Tutarı USD 120.000
İhracatın Yapıldığı Günün Döviz Alış Kuru TRL 1.400.000
90.Günde Gelen Bedel USD 71.000
90.Gün T.C. M.B. Döviz Alış Kuru TRL 1.470.000
90.Gün Aracı Banka Döviz Alış Kuru TRL 1.480.000
Dönem Sonundaki Döviz Alış Kuru 1.500.000

D.A.B. 1.480.000 x 71.000 = TRL 105.080.000.000 üzerinden düzenlenecektir.

Gelen tutar ihracat bedelinin % 70’ini tamamlamadığı halde ihracatçıya, tamamı ödenecektir. 180 gün içerisinde % 100’ünü getirmesi gerekmektedir. Ancak bakiye açık hesap USD 49.000 terkin sınırları altında kaldığından dosya kambiyo açısından 180.günde kapatılacak, Fakat bakiye USD 49.000 yurda getirilerek (mahsup işlemleri hariç) bozdurulmadığı sürece V.U.K. 280.maddesi gereği dönem sonlarında değerleme işlemine devam olunacaktır.

Gelen İhracat Bedeli (71.000 USD x 1.480.000 TRL) nin Muhasebe Kaydı:
______________ / ________________

102-BANKALAR HS. 105.080.000.000.-
                    120-YURT DIŞI ALICILAR HS. 99.400.000.000.-
                    601-YURT DIŞI SATIŞLAR HS. 5.680.000.000.
                           (Kur Farkı)
______________ / ________________


Bakiye İhracat bedeli (49.000 USD x 100.000 TRL.) nin Dönem Sonu Değerlemesine İlişkin Muhasebe Kaydı:
______________ / ________________

120-YURT DIŞI ALICILAR HS. 4.900.000.000.-
                    601-YURTDIŞI SATIŞLAR HS. 4.900.000.000.-
                           (Kur Farkı)
______________ / ________________

3- 180 Günün Aşılması Halinde:

İhracat Bedeli FOB USD 420.000
Bedel Getirme Süresi 180 Gün
Açık Hesap Tutarı USD 420.000
İhracatın Yapıldığı Günün Döviz Alış Kuru TRL 1.400.000
220.Günde Gelen Bedel USD 390.000
180.Gün T.C. M.B. Döviz Alış Kuru TRL 1.450.000
220.Gün “ “ “ “ TRL 1.480.000
220.Gün Aracı Banka Döviz Alış Kuru TRL 1.485.000
Dönem Sonundaki Döviz Alış Kuru 1.500.000

D.A.B. 1.485.000 TRL x 390.000 = TRL 579.150.000.000 üzerinden düzenlenecektir.

USD 420.000 – USD 50.000 (Terkin) = USD 370.000

USD 370.000 x TRL 35.000 (1.485.000-1.450.000) = TRL 12.950.000.000 (DFİF)

TRL 579.150.000.000 -12.950.000.000 (DFİF Kesintisi) = TRL 566.200.000.000

TRL 12.950.000.000 DFİF‘e aktarılacak, TRL 566.200.000.000 İhracatçıya ödenecektir. Bakiye açık hesap (USD 420.000-USD 390.000) USD 30.000 terkin sınırları altında kaldığından dosya kambiyo açısından kapatılacaktır. Ancak, bakiye USD 30.000 yurda getirilerek (mahsup işlemleri hariç) bozdurulmadığı sürece V.U.K. 280.maddesi gereği dönem sonlarında değerleme işlemine devam olunacaktır.

Gelen İhracat Bedeli (390.000 USD x 1.485.000 TRL) nin Muhasebe Kaydı:
______________ / ________________

102-BANKALAR HS. 579.150.000.000.-
                    120-YURT DIŞI ALICILAR HS. 546.000.000.000.-
                    336-DİĞER Ç. BORÇLAR           12.950.000.000.-
                           (Hazineye Ödenecek DFİF)
                    601-YURT DIŞI SATIŞLAR HS.   20.200.000.000.-
                           (Kur Farkı)
______________ / ________________

DFİF Tutarının Banka Hesabından Hazineye Aktarımı İle İlgili Muhasebe Kaydı
______________ / ________________

336-DİĞER Ç.BORÇLAR 12.950.000.000.-
(Hazineye Ödenecek DFİF)

                     102-BANKALAR HS. 12.950.000.000.-
____________ / __________________

Bakiye İhracat bedeli (30.000 USD x 100.000 TRL.) nin Dönem Sonu Değerlemesine İlişkin Muhasebe Kaydı:
_ ____________ / __________________

120-YURT DIŞI ALICILAR HS. 3.000.000.000.-
                    601-YURTDIŞI SATIŞLAR HS. 3.000.000.000.-
                           (Kur Farkı)
____________ / __________________

NOT: Dönem sonlarında oluşan kur farkları muhasebeleştirilirken; hesap dönemi (ilgili yıl) kapanmadan oluşur ise; kur farkları 601-Yurt Dışı Satışlar Hesabına kaydedilmelidir. (Örneklerimiz buna göre yapılmıştır). Hesap dönemi kapandıktan sonra (ertesi yıl / yıllarda) lehte oluşan kur farkları 646-Kambiyo Karları, aleyhte oluşan kur farkları ise 656-Kambiyo Zararları Hesabına kaydedilmelidir.

SONUÇ:


Her bir Gümrük Beyannamesi bazında 50.000 ABD Doları veya eşitine kadar bedel alışları “Terkin” hükümlerine tabi olduğu için kambiyo mevzuatı açısından yurda getirilmesinde bir zorunluluk bulunmamakta (%30 serbest kullanım miktarı dahil) olup, 50.000 ABD dolarını aşan ihracat bedellerinin ülke ve miktar sınırlaması olmaksızın bankalar aracılığı ile yasal sürelerde getirilerek Döviz Alım Belgesine (D.A.B.) bağlanması gerekir. İhracat bedelinin efektif olarak yurda sokulması halinde ise; Döviz Beyan Tutanağı düzenlenerek Döviz Alım Belgesine bağlanması gerekir.)
Vergi ve muhasebe açısından miktarı ne olursa olsun (terkin kapsamında olsa bile) ihracat bedellerinin yurt dışından getirilmesi esas olup, dövizlerin yurt dışından geldiğinin belgelendirilmesi zorunludur. Bahsi geçen dövizlerin yurda getirilmiş olması yeterli olmayıp, bunların bozdurulması (TRL) noktasına kadar V.U.K. 280.maddesi gereği her dönem sonunda bakiye dövizlerin değerlemesi sonucu meydana gelen kur farklarının ilgili gelir/gider hesaplarına intikali şarttır.
Konunun; “gümrük ve kambiyo mevzuatı” açısından yukarıdaki açıklamalar sonucunda uygulamaya yönelik tartışılacak (çelişkili) bir yanının kalmadığı düşüncesindeyiz. Ancak “vergi ve muhasebe “ mevzuatı açısından tartışma konusu olan üç husus bulunmaktadır.

Birinci Husus ; Her bir Gümrük Beyannamesi bazında ihracat bedelinin, 90 gün içerisinde % 70’nin getirilmesi sonucu bakiye % 30’u üzerinde ihracatçının serbest kullanım hakkı (tasarruf hakkı) olması, bakiye % 30’un muhasebe kayıtlarında değişik şekillerde kapatılması veya bu tutarların değerlemeye tabi tutulmaması gibi bir hak getirmemektedir. Yasal sürelere uyulmuş olsa bile bakiye tutarlar ne kadar olursa olsun (mevzuat dahilinde mahsup hariç) her dönem sonu işlemlerinde değerlemeye tabi tutulmalıdır.

İkinci Husus ; Her bir Gümrük Beyannamesi bazında ihracat bedelinin, 50.000 ABD Doları veya eşitine kadar kısmı kambiyo açısından “Terkin” kapsamında kapatılmakta ve yurda getirme şartı aranmamasına rağmen, Vergi ve Muhasebe mevzuatında böyle bir terkin söz konusu olmadığından, terkin kapsamında olan tutarların tamamı (mevzuat dahilinde mahsup hariç) her dönem sonu işlemlerinde değerlemeye tabi tutulmalıdır.

Üçüncü Husus ; Her bir Gümrük Beyannamesi bazında ihracat bedelinin, 90 günlük yasal süresi içerisinde % 70’i getirilmemiş ise tamamının 180 gün içerisinde getirilmesi ve bankalara bozdurularak D.A.B. bağlanması gerekmektedir. Ancak bu durumda 180.günden sonra getirilmesi halinde (Terkin kapsamındaki 50.000 USD hariç) meydana gelecek olumlu kur farkı ihracatçıya ödenmeyip, DFİF olarak kesilmesi gerekmektedir. Bakiye ihracat bedeli dövizin 180.güne kadarki değerlemesi konusunda her hangi bir tartışma söz konusu değildir. Ancak 180. günden sonraki değerleme esasının ve buna bağlı muhasebeleştirme işleminin ne şekilde olacağı tartışılabilir. Burada da üç farklı görüşün uygulamaya yansıdığını görmekteyiz. Birinci görüş; 180.günden sonra meydana gelecek kur farkı DFİF olarak kesileceğinden (ihracatçıya ödenmeyeceğinden) değerlemeye burada son verilmeli ve sonraki dönemlerde bu alacak için hiçbir değerleme yapılmamalıdır. İkinci görüş; 180. günden sonraki her dönem sonlarında V.U.K. 280.maddesi kapsamında değerleme yapılarak kur farkı geliri yazılmalı ve aynı anda karşılık gideri (DFİF ’e ödenecek) tahakkuku yapılarak sonuç hesaplarına intikal ettirilmelidir. (Bu görüşe göre “Kanunen Kabul Edilmeyen Gider” işlemi karşımıza çıkabilir mi ?). Üçüncü görüş; 180. günden sonra geçen dönem sonlarında V.U.K. 280. maddesi kapsamında değerleme yapılmalı ancak, meydana gelen bu olumlu farkı kadar “Yurt Dışı Alacaklar” hesabının borcuna, “Diğer Borçlar (Hazineye Borçlar-DFİF) hesabının alacağına kayıt etme işlemi sonucu; yurt dışındaki alacak gerçek tutarı ile değerlenmiş, DFİF kesintisi nedeniyle Hazineye olan borçlar da ilgili dönemlerde çıkarılan bilançolarda yer almış olacak, ancak ihracatçının eline geçecek bir gelir olmadığından “Gelir Hesapları”na intikal ettirilmemiş, sadece cari hesap bazında yapılan bir kayıt ile ileride ihracat bedelinin tahsili halinde yukarıda belirtilen “Yurt Dışı Alacaklar” hesabı ile “Diğer Borçlar” (Hazineye DFİF Borçları) hesapları karşılıklı mahsuplaştırılarak kapatılmış olacaktır. (Görüşümüz; “Üçüncü Görüş” doğrultusundadır.)


İhracat bedellerinin “Gümrük-Kambiyo” ve “Vergi-Muhasebe“ mevzuatı açısından irdelendiğinde; gümrük ve kambiyo mevzuatının çok karmaşık olması, vergi mevzuatında ise V.U.K.nun 280.maddesi (kaldı ki bu madde bir gününüzde yeterli olamamakta) dışında yeterli bir düzenleme olmadığından konunun uygulamada çeşitli sıkıntılara ve hatalara yol açması nedeni ile mükellefleri kambiyo mevzuatı ve vergi mevzuatı açısından idare ile (olumsuz) karşı karşıya getirmektedir.

İhracat mevzuatının ayrıca KDV mevzuatı (istisna-iade v.s.) ile ilişkisinin de dikkate alınması halinde, kambiyo mevzuatı ile vergi mevzuatının tamamlayıcı, açık ve anlaşılır olması gerekmektedir.