İHRACATIN ÖNEMİ, ESASLARI, ŞEKİLLERİ, ÖZELLİK ARZ EDEN HUSUSLAR VE İHRACATÇININ SIKLIKLA YAPTIĞI HATALAR    

Sitemizi Tavsiye Etmek İster misiniz?

 

 

04 Nisan 2005

 

Talha APAK

Yeminli Mali Müşavir

t.apak@superonline.com

 

 

İHRACATIN ÖNEMİ, ESASLARI, ŞEKİLLERİ, ÖZELLİK ARZ EDEN HUSUSLAR VE İHRACATÇININ SIKLIKLA YAPTIĞI HATALAR

 

I-GİRİŞ

 

Dünyada siyasi sınırların yeniden yapılanması, ticari blokların kurulması, ticaret anlaşmaları ve Dünya Ticaret Örgütünün kuruluşu ile yeni tüketici pazarlarının açılması, ihracatçı için yeni fırsatlar yaratmıştır. Daha ucuz, daha hızlı ve daha kaliteli üretim yapmak için yarışan rekabetçi üreticilerin ortaya çıkmasını sağlayan teknolojiye dünya genelinde ulaşılabilir olması dünya ekonomisini olumlu yönde etkilemiş, böylece günümüz ekonomisi küreselleşmiştir.

 

İhracat Mevzuatı, Dış Ticaret Hukukumuzda önemli yer tutmaktadır. Dış Ticaret Müsteşarlığı tarafından yürütülen İhracat Yönetmeliği (1) ne göre;

 

·       Genel Esaslar ve  Tanımlar, 

·       İhracat Şekilleri ve Esasları,

·       Müşterek Hükümler, 

·       Yürürlük Hükümleri, 

 

olmak üzere  ihracat ile ilgili önemli konular dört kısım halinde ele alınarak düzenlenmiş bulunmaktadır.

 

İhracat mevzuatımızda; esas konumuz olan İhracat Yönetmeliği dışında bir dizi İhracat Tebliğleri  ve Kambiyo mevzuatı çerçevesinde kanun, karar, tebliğ ve genelgeler bulunmaktadır.

 

İhracat Yönetmeliğinde düzenlenmiş bulunan bazı tanımlar aşağıda sıralanmıştır.

 

a)    Fiili İhracat; İhraç konusu malın Gümrük Mevzuatı hükümleri çerçevesinde muayenesinin yapılıp taşıta yüklenmesini, bir yerden veya muhtelif yerlerden bir defada veya kısım kısım gelmekte olan dökme ve diğer eşyada yüklemenin tamamlanmasını veyahut Gümrük Mevzuatınca fiili ihracat olarak kabul edilecek çıkışları,

 

b)    Bedelsiz İhracat; Bedeli yürürlükteki Kambiyo Mevzuatı çerçevesinde yurda getirilmesi gerekli olmaksızın yurt dışına kesin olarak mal çıkarılmasını,

 

c)    Kayda bağlı ihracat; Gümrük beyannamesinin fiili ihracattan önce ihracatçı birliklerince kayda alındığı ihracat şeklini,

 

d)    İhraç müsaadesi; Ülke ekonomisinin ihtiyaçları, iç ve dış piyasa arz ve talep durumu, satış şekli ile alıcı ülke ve firmaların ülkemiz ile olan ticari ve ekonomik ilişkileri gibi hususlar göz önünde tutularak Müsteşarlıkça verilen ihraç iznini,

 

e)    Kredili İhracat; İki veya çok taraflı kredi antlaşmaları dışında kalmak kaydıyla, ihracat bedelinin Kambiyo Mevzuatında öngörülen süreleri aşacak şekilde yurda getirilmesine imkan tanıyan ihracat şeklini,

 

f)    Transit Ticaret; Alış ve satış bedelleri arasında lehte fark esas olmak üzere, malların transit olarak veya doğrudan doğruya bir ülkeden başka bir ülkeye satılmasını,

 

g)    Takas; İki ülke arasında olmak üzere, ihraç veya ithal edilen mal, hizmet veya teknoloji transferi bedelinin kısmen veya tamamen mal, hizmet, teknoloji transferi veya kısmen döviz ile karşılanmasını,

 

h)    Ticari kiralama; Malların bir bedel karşılığında, belirli bir süre kullanılmak üzere geçici olarak yurtdışına çıkarılmasını,

 

İfade eder.

 

Yukarıda tanımlanan ihracat konularına yönelik tebliğlerde (2) uygulama esasları ayrıntılı olarak açıklanmıştır.  

 

II - NİÇİN İHRACAT

 

Aşağıda belirtilen nedenlerden dolayı, ihracat yapmak, bir ülkenin ve bu ülkedeki firmaların büyümesi ve rekabet gücünü artırması bakımından önem arz etmektedir.

 

·       Satışı ve kârı artırmak,.

·       Dünya pazarlarından pay almak,

·       Satışta iç pazara olan bağımlılığı azaltmak,

·       Pazar dalgalanmalarını dengede tutmak,

·       Fazla üretim kapasitesini satmak,

·       Rekabet gücünü artırmak,

·       İstihdam yaratmak,

·       Dış ticaret açığının kapanmasına yardımcı olmak,

·       İhracatla ilgili uzmanlara ulaşabilmek,

 

İhracatın firmalara doğrudan faydaları şunlardır;

 

·       Pazar payını genişletme fırsatı verir.

·       Eğer iç pazarda kapasite tam kullanılmıyor ise, üretimi artırma imkânı sağlar.

·      İç pazara olan bağımlılığı azaltır, ya da iç pazardaki durgunluğu harekete geçirme imkânı   verir.

·       Dış pazarlara girerek, iç pazardaki rekabeti yayma imkânı verir.

·       İç pazarda denenmiş ve test edilmiş ürünleri ihraç etmekle dış pazara girilmesini sağlar,   pazar araştırması maliyetini azaltır.

 

ihracata özgü riskler ise şöyle sıralanabilir;

 

·     Hedef ülkeden ihracat gelirlerinin geri çıkışı kısıtlanmış veya yasaklanmış olabilir.

·     Döviz kurlarındaki dalgalanmalar kârları azaltabilir, hatta kayıplara neden olabilir.

·     Ödeme yapılmaması veya sözleşme ile ilgili diğer anlaşmazlıklarda, hukuksal sorunlar  çı kabilir.

·     Savaş, iç savaş veya yabancı devlet tarafından millileştirme gibi hedef pazardaki istikrarsızlıklar kayıplara yol açabilir.

·    İhraç ürünleri uluslar arası kalite standardında olmayabilir ve sonuçta ürün yabancı pazarlarda kabul görmeyebilir.

·    Ülkelerin para-kredi ve kur politikaları yakından takip edilmez ise; maliyet, ciro ve kârlarda yanılmalar olabilir.

 

III - İHRACAT ESASLARI VE ŞEKİLLERİ

 

A – Özellik Arz Etmeyen İhracat

 

İhracatçılar, özellik arz etmeyen ihracatta, ihracatçı birliklerine onaylattıkları gümrük beyannamesi ile birlikte, ihracatın yapılacağı gümrük idaresine müracaat ederler.

 

B – Kayda Bağlı İhracat

 

Kayda bağlı ihracatta ihracatçılar, gümrük beyannamesi ile birlikte kayıt için ilgili ihracatçı birliklerine müracaat ederler. Birlikler onayladıkları gümrük beyannamelerine kayıt meşruhatı düşerek, gümrük idarelerine tevdi edilmek üzere ihracatçıya verirler. İhracatçılar birliklerce kayıt meşruhatı düşülerek onaylanmış gümrük beyannamesi ile birlikte ihracatın yapılacağı gümrük idaresine müracaat ederler.

 

İhracatçı birliklerince kayıt meşruhatı düşülerek onaylanmış gümrük beyannamelerinin gümrük idarelerine tevdi süresi temdit edilmemek üzere 90 (doksan) gündür. Ancak, ülkemiz ihraç ürünlerine miktar kısıtlaması uygulayan ülkelere yapılan, kısıtlama kapsamındaki maddelerin ihracına ait meşruhatı düşülerek onaylanmış gümrük beyannamelerinin gümrük idarelerine tevdi süresi 90 günden az veya çok olarak Müsteşarlıkça belirlenebilir.

 

C – Özelliği Olan İhracat

 

1. Kredili İhracat 

 

Madde ve/veya ülke politikası açısından Müsteşarlıkça getirilebilecek düzenlemeler kapsamındaki mallarla ilgili kredili ihracat talepleri Müsteşarlığın görüşü alındıktan sonra, bunun dışında kalan mallara ilişkin talepler ise satış sözleşmesinde belirtilen esaslar dahilinde doğrudan ihracatçı birliklerince sonuçlandırılır.  Kredili ihracat talepleri ile ilgili müracaatlar mal cinsi, ödeme planı ve ödeme süresini içeren satış sözleşmesinin aslı ve Türkçe tercümesi ile birlikte ihracatçı birliklerine yapılır.

 

Kredili ihracat süresi tüketim mallarında iki yıl, yatırım mallarında beş yıldır. Ancak, bu süreleri aşan kredili ihracat talepleri Müsteşarlık tarafından neticelendirilir. Kredili ihracat taleplerinin uygun görülmesi halinde ihracatçı birliklerince gümrük beyannamesi üzerine kredili ihracat meşruhatı düşülerek onaylanır.

 

2. Konsinye İhracat

 

Madde ve/veya ülke politikası açısından Müsteşarlıkça getirilebilecek düzenlemeler kapsamındaki mallar ilgili konsinye ihraç talepleri Müsteşarlığın görüşü alındıktan sonra, bunun dışında kalan mallara ilişkin talepler ise doğrudan ihracatçı birliklerince sonuçlandırılır. Konsinye ihracat talepleri ilgili ihracatçı birliklerine yapılır. Konsinye ihracata izin verilmesi halinde ihracatçı birliklerince gümrük beyannamesi üzerine konsinye ihracat meşruhatı düşülerek onaylanır.

 

Konsinye ihracat meşruhatı düşülerek onaylanan gümrük beyannamelerinin 90 (doksan) gün içinde gümrük idarelerine tevdii gerekmektedir. İhracatçılar, konsinye olarak gönderilen malların kesin satışının yapılmasını müteakip 30 gün içinde durumu, kendileri tarafından düzenlenmiş kesin satış faturası veya örneği ve gerekli diğer belgeler ile birlikte izni verilen ihracatçı birliklerine ve aracı bankaya bildirirler. İhracatçı birlikleri, verdikleri konsinye ihraç izinlerine ait bilgileri malın kesin satışının kendilerine bildirilmesinden itibaren 3 iş günü içinde ihracat bedellerinin getirileceği aracı bankaya gönderirler.

 

Konsinye olarak gönderilen malların fiili ihraç tarihinden itibaren bir yıl içinde kesin satışının yapılması gerekir. Bu süre, bitiminden önce başvurulmak kaydıyla haklı ve zorunlu nedenlerle izni veren merci tarafından toplam bir yıla kadar uzatılabilir. Süresi içinde satışı yapılan malların Kambiyo Mevzuatı’na göre bedellerinin, satılmaması halinde ise malların Gümrük Mevzuatı çerçevesinde yurda getirilmesi gerekir.

 

3. İthal Edilmiş Malların İhracı

 

İthalat Rejimi çerçevesinde ithal edilmiş ve vergileri ödenmiş bulunan yabancı menşeli yeni veya kullanılmış malların ihracı özellik arz etmeyen, ihracat kapsamında yapılır. Ancak, ihracatın desteklenmesine yönelik mevzuat, yatırım mevzuatı ile Gümrük Mevzuatı’nın mahrecine ait hükümleri saklıdır.

 

4. Diğer, Özelliği Olan İhracat Şekilleri

 

Yukarıda belirtilen kredili ihracat, konsinye ihracat ve ithal edilmiş malların ihracı dışında, transit ticaret, bedelsiz ihracat, ticari kiralama yoluyla yapılacak ihracat, yurtdışı müteahhitlik hizmetleri kapsamında yapılacak ihracat, takas kapsamında yapılacak ihracat, bağlı muamele yoluyla yapılacak ihracat ve dolaylı offset kapsamında yapılacak ihracat,  özelliği olan ihracat türleri olarak mevzuatımızda yer almaktadır.    

 

IV-İHRACAT İŞLEMLERİNDE ÖZELLİK ARZ EDEN HUSUSLAR

 

A-Gümrük Beyannamesinin İptali

 

            Gümrük beyannamesinin ihracatçı birliklerince onayından sonra ve gümrük idaresine tevdiinden önce söz konusu beyannamede yapılması talep edilen değişiklikler ancak, değişikliği talep edilen beyannamenin ihracatçı birliğince iptali ve beyanname tanzimi suretiyle yapılır.

 

B – Alıcısı Tarafından Kabul Edilmeyen Mallar

 

            Fiili ihracatı müteakip, mal bedeli dövizlerin yurda getirilme süresi içinde ve mal bedeli dövizler tahsil edilmeden önce başvurulmak kaydıyla;

 

a)    Alıcısı tarafından kabul edilmeyen mallar karşılığında aynı cins, değer ve miktarda mal ihracı, malların geri getirilmesi veya geri getirileceğinin kambiyo merciine taahhüt edilmesi kaydıyla durumu gösterir belgelere istinaden gümrük mevzuatı çerçevesinde giriş ve çıkışta ayniyeti tespit edilmek suretiyle gümrük idarelerince sonuçlandırılır. 

 

b)    Alıcısı tarafından kabul edilmeyen malların başka bedel ve şartlarla satışına ilişkin talepler, durumu gösterir belgeler ve yeni satış sözleşmesine istinaden ilgili ihracatçı birliklerince sonuçlandırılır.

 

c)    Yukarıdaki (b) bendi kapsamında yer alan taleplere konu malların bozulabilir olması halinde, bu tür talepler ihracatçı birlikleri veya daha sonra ihracatçı birliklerine bilgi vermek üzere Müsteşarlık Yurt Dışı Teşkilatınca sonuçlandırılır.

 

d)    Yukarıda belirtilen değişiklik taleplerinin fiili ihracatı müteakip, mal bedeli dövizlerin tahsilinden sonra yapılması halinde söz konusu talep Müsteşarlığın görüşü alınmak suretiyle ilgili mercilerce sonuçlandırılır.

 

e)    Gümrük idarelerince sonuçlandırılan talepler; ilgili ihracatçı birliği, aracı banka ve kambiyo müdürlüğüne; ihracatçı birliklerince veya Müsteşarlık Yurt Dışı teşkilatınca sonuçlandırılan talepler ilgili gümrük idaresi, aracı banka ve kambiyo müdürlüğüne bildirilir.  

 

            Yukarıda belirtilen değişiklikler ihracatın desteklenmesine yönelik mevzuat kapsamında yapılmış olması halinde ait olduğu mevzuat hükümlerine tabidir.

 

C – Alıcısına Teslim Edilmeyen Mallar ve Malların Terk Edilmesi

 

Yanma, çalınma gibi haklı ve zorunlu nedenlerle alıcısına teslim edilmeyen mallar karşılığında

ihracat talepleri durumu tevsik eden belgelere istinaden Müsteşarlıkça (İhracat Genel Müdürlüğü)

sonuçlandırılır.

 

Geri getirilmesinde ekonomik yarar görülmeyen malların terk edilmesine ilişkin talepler durumu

tevsik eden belgelere istinaden Müsteşarlıkça (İhracat Genel Müdürlüğü) sonuçlandırır. Uygun

görülerek sonuçlandırılan talepler, ilgili kambiyo Müdürlüğü’ne ve aracı bankaya bildirilir.

 

D – Gümrük İdarelerince Yapılacak İşlemler

İhracat işlemlerinde, Gümrük idareleri gümrük beyannamesi üzerinde ihracatçı birliklerinin

onayını ararlar. İhracatçı birliği onayı bulunmayan gümrük beyannamelerine istinaden mal çıkışı

yapılmaz.

 

Fiili ihracatı müteakip gümrük idareleri durumu ilgili ihracatçı birliğine bildirirler. Gümrük idarelerince gümrük beyannameleri üzerinde herhangi bir değişiklik yapılması halinde keyfiyet onayı veren ihracatçı birliğine, aracı bankaya, kambiyo müdürlüğüne ve Devlet İstatistik Enstitüsü’ne bildirilir.

 

E – Fiili İhracatı Müteakip İhracatçı Birliklerinin Mükellefiyeti

 

İhracat birlikleri, fiili ihracatı müteakip gümrük idarelerince bu durumun kendilerine bildirilmesi üzerine, keyfiyeti ilgili bankaya bildirirler.

 

İhracatçı birlikleri, ihracatçıların alıcılarına karşı taahhütlerini zamanında yerine getirmelerini sağlamak, ihraç ürünlerinin kalite ve imajını sürekli kılmak için gerekli önlemleri almak ve ihracatçıları her aşamada bilgilendirmek, yönlendirmek ve uyarmakla yükümlüdürler

 

V. İHRACATÇILARIN SIKLIKLA YAPTIKLARI HATALAR

 

İhracattaki kalıcı başarı için katma değeri yüksek malların üretilmesinin yanında ihracatçıların dünya piyasalarının gerektirdiği şartlara göre hareket etmeleri zorunludur. Bunun sağlanmasında girdi maliyetlerinin dünya fiyatlarından sağlanması ve ihracata belirli bir stratejinin siyasi otoriteler tarafından benimsenmesi önemlidir. Türk İhracatçısı uluslar arası piyasalarda daha etkin yer almak için ihracatı kısa vadeli getirisi olan bir ticari faaliyet olarak görmemeli ve özellikle aşağıdaki hataları yapmamaya çalışmalıdır.

 

Türk İhracatçıların Başlıca Hataları  (3)  

 

·    İhracatçılar sırf mal satma hevesi ile tanımadıkları firmalara açık hesap (mal mukabili) mal gönderebilmektedirler. Bu tür ödeme şeklinde ihracatçı tamamen alıcısının insafına kalmakta, alıcı malları satıp ödeme yaparsa ihracatçı parasını almaktadır. Yeterli güvence alınmayan alıcılara bu tür ödeme şekli ile mal satılması oldukça risklidir.

 

·     İhracatçılar iç piyasa daraldığı zaman ihracata yönelmekteler, iç piyasa canlanınca ihracattan gelen talepleri dikkatli değerlendirmemekte ya da tamamen ihracatı ihmal etmektedir. İhracatı sadece kriz dönemlerinde hatırladığı için fiyat üzerinde alıcıların bir baskısı ile karşılaşmaktadır. Aynı anda dış pazara yönelen ihracatçılar yeni pazar ve yeni müşteri elde etmek için birbirleri ile kıyasıya rekabet etmektedirler. Bunu çok iyi sezen dış alıcılar ise en düşük fiyattan istediği malı oldukça esnek bir ödeme şekli ile almaya çalışmaktadırlar.

 

·     İhracatçıların ilk ihracatlarından bile yüksek kazanç beklentisi belki de çok yüksek ihracat şansı olan ürünlerin dünya piyasalarına girmesini önlemektir. Ürün ve firmanın kendini tanıtmadan büyük paralar kazanması dünyanın hiçbir yerinde mümkün değildir.

 

·     Alıcılar ülke şartları ile değil malın fiyatı, zamanında teslimi ve ödeme şartlarının esnekliği ile daha çok ilgilidirler. Eğer müşteri ilgilenmiyorsa ülke şartlarından bahsetmemek daha doğru neticeler verebilir. Alıcı ülkenin şartlarını (tatil günleri, gümrükleme sistemi, Pazar şartları gibi) bilmek ve ona göre strateji belirlemek daha etkin sonuçlar verir.

 

·    İhracatta döviz getirme mecburiyeti ve sürelerine (ihracattan sonra 180 gün) tam anlamı ile dikkat edilmemektedir. Yurt dışına yapılan satış iç piyasaya yapılan satış gibi düşünülmektedir. Ama mal bedeli belirtilen zamanlarda yurt içine getirilmezse ve mücbir sebep (olağanüstü sebepler; tabi afetler, grev, iflas, savaş gibi) hali yoksa mal bedeli kadar para cezası ile karşılaşılabilmektedir.

 

·     Dış pazarlarda özellikle aynı sektörde ihracat yapan işletmeler birbirlerine zarar verecek, aynı zamanda ülke menfaatini etkileyecek şekilde fiyat düşürülmesi yapılmakta (tekstil, madenilik gibi) ve kazançların dış firmalara geçmesi sağlanmaktadır.

 

·     İhracat işlemleri için hizmet veren kuruluşlardan (banka, gümrük müşavirlik gibi) daha ucuz maliyetli olanların tercih edilmesi sonucunda zaman zaman istenen hizmetler elde edilememektedir. Kısa vadeli düşük maliyet uzun vadeli büyük zararlara yol açabilmektedir.

 

·     İhracatçı, akreditif gelmeden üretime başlamakta, üretime başladığı iş için de kendisini bağlamakta ve alıcının şartlarını kabul etmek zorunda kalmaktadır. Bazı durumlarda ihracatçı malları temsil eden dokümanları akreditife rağmen bankaya vermeyip doğrudan alıcıya göndermekte, alıcı da malları kolayca çekmekte, bankalara hiçbir doküman verilmediği için mal bedelinin tahsili alıcının insafına kalmaktadır. Akreditifli işlemlerde bankaya verilen ihracat dokümanları akreditif şartlarına büyük oranda uymamakta ve zaman daraldığı için rezervli olarak (kusurlu doküman) işlem yapılmaktadır.

 

·    Aldığı siparişi yazılı hale getirmeyi ihmal etmekte, bu durumda iş hukuki boyuta geçtiğinde ya da sigortadan ( Eximbank ihracat sigortası) tazminat talep edildiğinde sıkıntı oluşturmaktadır. Sözleşme yapılmadan mal sevk edilmekte, alıcı mal bedelini ödemediğinde ise, mal bedeli hukuki yollardan alınmaya çalışılmaktadır. Ayrıca, sözleşmelerde bulunması gereken en önemli maddelerden bazılarının (tahkim yeri gibi) yazılması unutulmaktadır.

 

·     Dış pazarlara girerken alıcıların konuştuğu yerel dilin kullanılmaması sonucu gerekli bağlantılar yapılamamakta ve istenilen sonuçlar alınamamaktadır. Yabancı dil kullanırken karşı tarafın durumu anlaması beklenmektedir. Alıcılar ile işletme ortamında iş görüşmesi yapılırken alıcıların dikkatini çekecek şekilde ortaklar ya da elemanlar arasında Türkçe olarak iş ile ilgisi olmayan müzakereler yapılabilmektedir. Alıcıya konuşulan konu hakkında mutlaka bilgi verilmesi gerektiği unutulmaktadır.

 

·     Siparişin alınması esnasında üstlenilen yükümlülükler (malların teslim zamanı, ödeme şekli ve zamanı, kusurlu malların tazmini, fiyatların kur dalgalanmalarına göre değişimi gibi) tam olarak analiz edilmemekte, aksamalar meydana geldiğinde alıcıdan anlayış beklenmektedir.

 

·     İhracatçıların çoğunun dış pazarlarda markalaşma yolunu seçmeyip fason üretici olarak kalmaya çalışmaları bir çok sektörde kaliteli üretimlerin dış pazarlarda alıcılar tarafından markalanıp yüksek kazançların dış pazarlara geçmesi sağlanmaktadır. Markalaşma ile elde edilecek uzun vadeli kazanç kısa vadeli sipariş kazançlarına tercih edilmektedir.

 

İhracatçılarımızın uygulamada sıklıkla yaptıkları yukarıda sıralanan hatalara, diğer önemsiz gibi gözüken kusur ve hataları da eklemek mümkündür. Bunlar ise; randevulara zamanında gidilmemesi, giyim ve kuşama dikkat edilmemesi, ikramda kısıtlama yapılması, numune hazırlanmasının zahmetli bulunması, iş ortamının düzensiz olması ve alıcı ülke örf ve adetine dikkat edilmemesi olarak sayabiliriz. Artık markalaşma yolunda ilerleyen bir ülkenin ihracatçılarının en azından bu gibi temel hatalara düşmemesi gerekir.

 

VI-SONUÇ

 

Türk ekonomisinin en önemli sorunlarından birisi de ihracatın geliştirilmesi ve bunun için de sınai ürün payının artırılmasıdır. Bu anlamda, ihracatın desteklenmesi ve teşvik edilmesi için ihracat mevzuatının ve işlemlerinin kolaylaştırılması, bazı teşvik ve desteklerin sağlanması gerekmektedir. Çok hızlı gelişen uluslar arası ticaret işlemleri ve büyüyen diğer ülke ekonomileri karşısında ihracat rakamlarımız büyümekle birlikte, ihracatçımızın rekabet gücü zayıflamıştır. Son zamanlarda ihracata yönelik düzenlemeler yeterli gelememektedir. Özellikle, ihracatçılara sağlanan desteklerin ve ihracat mevzuatının revize edilmesi ve bazı dış ticaret işlemlerinin disipline edilmesinde fayda sağlayacağı kuşkusuzdur.

 

Son zamanlarda ekonominin gündemini sürekli işgal eden “dış ticaret açığı” nın giderek büyümesini engellemek ve açığı ihracat lehine çevirmek, ancak ihracata yönelik köklü ve radikal düzenlemeler yapmakla gerçekleşebilecektir. Ancak, izlenen kur politikası piyasada kimi zaman güven ortamı, kimi zaman da karamsarlık ve tedirginlik ortamı yaratmıştır. Özellikle ihracatçılar için belirsizlik veya karamsarlık ortamının iyimserlik havasına veya ortamına dönüştürülmesi sağlanmalıdır.  

 

Küreselleşen  dünyada artık ekonomik sınırlar giderek genişlemektedir. Her yatırımcı/girişimci pazar hedefini belirlerken uluslar arası boyutta düşünmelidir. Ancak, dış ticarete açılan firmaların özellikle ihracat konusunda faydayı ve riski önceden çok iyi analiz etmeleri ve ihracat planlaması ile işe başlamaları, ciddi hatalara düşmemeleri için profesyonel kadro istihdam etmeleri ya da profesyonel hizmet alarak organizasyonlar yapmaları gerekmektedir.  

 

Ülkemizde son aylarda ihracattaki artış rekor seviyeye gelmesine rağmen piyasalarda olumlu etkisinin henüz kendisini yeterince hissettirmemesi; yazımızda da belirtildiği gibi, yüksek vergi ve işçilik maliyeti karşısında uluslar arası rekabet gücünün zayıflığı ve  ihracatçı firmaların başta ihracat planlaması olmak üzere risk/fayda/maliyet analizlerini sağlıklı yapmamalarından da kaynaklanmaktadır. 

 

DİPNOT VE KAYNAKLAR

 

(1)  İhracat Yönetmeliği,  6 Ocak 1996 tarih ve 22515 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

 

(2)  İhracat Tebliğleri, 06.01.1996 tarih, 22515 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

 

(3)  Yrd. Doç. Dr. Mehmet MELEMEN,  İTKİB, Hedef Dergisi, 15 Temmuz-15 Ağustos 2004, Sayı 127