|
01
Ağustos 2005
Talha
APAK
Yeminli Mali Müşavir
t.apak@ttnet.net.tr
t.apak@superonline.com
KDV 95 SERİ NOLU TEBLİĞ İLE, ÖZELLİKLE MAHSUBEN KDV İADELERİNDE USUL VE
ESASLAR YENİDEN BELİRLENDİ
GİRİŞ
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu [ 1 ]
vergi kanunlarımız içerisinde önemli bir yer tutmaktadır. Çok geniş bir
uygulama alanı olan ve vergi gelirleri içerisinde önemli yer tutan KDV, uzun
yıllardır tartışılmasına rağmen beklenenden de erken bir zamanda piyasalar
tarafından benimsenerek uygulama alanı bulmuştur. Ancak, KDV ‘nin iadesine
ilişkin idarece bu güne kadar önemli düzenlemeler yapılmış olunmasına rağmen
tarafları (idare ve mükellef) memnun edecek düzeye henüz gelinememiştir.
Özellikle;
mahsuben KDV iadelerine çözüm getirmek amacı ile getirilen son düzenlemeye
ilişkin 95 Seri No.lu Tebliği [ 2 ]
yayımlanarak yürürlüğe girmiş bulunmaktadır. Bu yazımızda 95 seri nolu KDV
genel tebliği ile KDV iadesinin uygulama esaslarındaki değişiklikler anlatılacak
ve yorumlanacaktır.
95 Seri Nolu KDV Genel Tebliği Özetle;
1.
Mahsuben İade Talepleri,
2.
Dahilde İşleme Veya Geçici Kabul İzin Belgesi
Kapsamında Yapılan Teslimler,
3.
Süs Bitkilerinin İhraç Kaydıyla Teslimlerinde Tecil-Terkin
Uygulaması,
4.
İhraç Kaydıyla Teslimlerde İade Uygulaması,
5.
Kısmi Tevkifat Uygulaması,
6.
Altın, Gümüş ve Platin İle İlgili Arama, İşletme,
Zenginleştirme ve Rafinaj Faaliyetlerinde İstisna Uygulaması,
7.
Hurdadan Elde Edilenler Dışındaki Bakır Külçelerinde
Tevkifat Uygulaması,
Konularında yeni düzenlemeler
içermektedir. Bu konuların önemli sayılacak olanları ve içerikleri aşağıdaki
gibi sıralanabilir.
1. MAHSUBEN İADE TALEPLERİ
1.1.
Özel Esaslara Tabi Olanların 18.06.2003 Tarihinden Önceki Mahsup Talepleri
Özel
esaslara tabi olan mükelleflerin 18.06.2003 tarihinden önceki dönemlere ait
olup henüz sonuçlandırılamayan “kendi vergi borçlarına” mahsup talepleri, mahsup için gerekli belgelerin ilgili vergi dairesine ibraz
edildiği tarih itibariyle yerine getirilecektir. Diğer taraftan, özel
esaslara tabi olmaları nedeniyle incelemeye sevk edilmiş olanların bu
kapsamdaki mahsup talepleri de mahsup için gerekli belgelerin ilgili vergi
dairesine ibraz edildiği tarih itibariyle yerine getirilecek ve mahsup için
inceleme sonucu beklenmeyecektir. Yapılacak bu mahsup işlemleri için gecikme
zammı uygulanmayacaktır.
1.2.
Belge Eksikliği ya da Belgelerin Muhteviyatındaki
Eksiklikler Nedeniyle Yapılamayan Mahsup İşlemleri
Vergi
borçları için yapılan mahsup taleplerinin, belgelerin tamamının ibraz
edilmemesi ya da ibraz edilen belgelerdeki muhteviyat
eksikliği nedeniyle dilekçe tarihi itibariyle yerine getirilmemesinin vergi
daireleri ve mükellefler bakımından sorunlara yol açtığı göz önüne alınarak, bu
Tebliğin yayımlandığı tarihe kadar henüz sonuçlandırılmamış mahsup talepleri
ile Tebliğin yayımından sonra yapılacak mahsup taleplerinde aşağıdaki şekilde
hareket edilmesi gerekmektedir.
Vergi
borçlarına mahsup taleplerinde vergi daireleri, mahsup talep dilekçesi ve
eklerini inceleyerek belge ya da belgelerdeki
muhteviyat eksikliklerini tespit edecek ve bu eksiklikleri mükellefe yazı ile
bildirecektir. Tebliğ tarihinden itibaren 30
gün içerisinde eksiklikleri tamamlayan mükelleflerin mahsup talepleri, mahsup
dilekçesinin vergi dairesine verildiği tarih itibariyle yerine getirilecek ve
bunlara gecikme zammı uygulanmayacaktır. 30
günlük ek süreden sonra eksikliklerini tamamlayan mükelleflerin mahsup
taleplerinin ise eksikliklerin tamamlandığı tarih itibariyle yerine getirileceği
ve borcun vadesinden mahsup tarihine kadar geçen süre için gecikme zammı
uygulanacağı tabiidir.
1.3.
Tekstil ve Konfeksiyon Sektöründeki Fason İşlerle İlgili Tevkifattan
Doğan KDV İade Alacaklarının Vergi ve SSK Prim Borçlarına Mahsubu
1.3.1.
İnceleme Raporu ve Teminat Aranılmaksızın Yerine Getirilecek Mahsup Talepleri
81
Seri No.lu [ 3 ]
ve 93 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel
Tebliğlerine [ 4 ] göre, tekstil ve konfeksiyon sektöründe
yapılan fason işler dolayısıyla vergi tevkifatı
uygulanan mükelleflere sadece kendilerine ait vergi ve SSK prim borçlarına
mahsup suretiyle iade yapılabilmekte, 2.000.-YTL
’ yi aşmayan mahsuben iade talepleri inceleme raporu ve teminat
aranılmaksızın yerine getirilmektedir.
-
Mükelleflerin, işletmelerinde çalışanların
ücretlerine ait gelir vergisi stopaj ve SSK prim borçlarına yönelik mahsuben
iade taleplerinin miktara bakılmaksızın,
- Kendilerine ait diğer vergi borçlarına yönelik
mahsuben iade taleplerinin ise 2.000.-YTL’ yi aşmaması halinde,
teminat
veya inceleme raporu aranılmaksızın yerine getirilmesi uygun görülmüştür.
Mükelleflerin,
işletmelerinde çalışanların ücretlerine ait gelir vergisi stopaj ve SSK prim
borçları dışında kalan ve 2.000.-YTL
’ yi aşan “diğer kendi vergi borçlarına” yönelik mahsuben iade talepleri;
beyannamenin verilip, mahsup dilekçesi ve ilgili belgeler ile birlikte yeminli mali müşavir tasdik raporu
ibraz edilmesi veya aşan kısım kadar teminat gösterilmesi halinde inceleme
sonucu beklenilmeden yerine getirilecektir. Teminat, inceleme veya yeminli mali
müşavir tasdik raporu sonucuna göre çözülecek, yeminli mali müşavir tasdik
raporlarında mal ihracı için öngörülen limit geçerli olacaktır.
1.3.2.
Önceki Dönemlere Ait Mahsup Talepleri
1.3.2.1. Yeminli Mali Müşavir Raporu İbraz
Edilmemesi Nedeniyle Yapılamayan Mahsup Talepleri
Önceki dönemlere ait olup yeminli mali müşavir
tasdik raporlarının vergi dairesine intikal etmediği gerekçesiyle yapılmayan
“kendi vergi borçlarına” mahsup talepleri, yeminli mali müşavir tasdik
raporunun bu Tebliğin yayımı tarihinden itibaren 90 gün içerisinde ibraz edilmesi halinde dilekçe tarihi
itibariyle yerine getirilecektir. Mahsup işlemine esas alınacak tutar, raporda
öngörülen iade tutarı olacaktır. Yeminli mali müşavir tasdik raporunun 90
günlük süreden sonra ibraz edilmesi halinde mahsup, raporun ibraz edildiği
tarih itibariyle geçerlik kazanacak ve borcun vadesinden mahsup tarihine kadar
geçen süre için gecikme zammı uygulanacaktır. Bu Raporlarda dilekçe ekinde
verilmemiş belgelerin de yer alması gerektiği açıktır.
1.3.2.2. İhtilaf Konusu Olan Mahsup Talepleri
Önceki dönemlere ilişkin olup, raporların vergi
dairesine intikal etmediği gerekçesiyle yapılmayan “kendi vergi borçlarına”
mahsup talepleri dolayısıyla yargıya intikal etmiş ihtilaflarda, bu
Tebliğin (1.1) bölümündeki açıklamalara göre işlem yapılacaktır.
2. DAHİLDE İŞLEME VEYA GEÇİCİ KABUL İZİN BELGESİ
KAPSAMINDA YAPILAN TESLİMLER
2.1. Bu
Tebliğin Yayımına Kadar İmalatçı Olmayanlar Tarafından Yapılan Teslimler
16.04.2001 tarih ve 2001/2325 sayılı Kararname ile
herhangi bir sektör sınırlaması olmaksızın, bütün sektörlerde dahilde işleme
veya geçici kabul izin belgesi kapsamında ihraç edilecek ürünlerin
imalinde kullanılacak maddelerin söz konusu belgelere sahip olan mükelleflere
tesliminde Katma Değer Vergisi Kanununun 11/1-c maddesinde düzenlenen
tecil-terkin sistemine göre işlem yapılması Bakanlar Kurulunca uygun
bulunmuştur.
Bu düzenlemeye paralel olarak yayımlanan 83 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği
[ 5 ]
ile daha önce yayımlanmış bulunan 71 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin
[ 6 ]
1 inci bölümü ve 75 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği
yürürlükten kaldırılmıştır. Yürürlükten kaldırılan genel tebliğlerde belge
sahibi imalatçı-ihracatçılara tecil-terkin uygulaması kapsamında mal teslim
edeceklerin “imalatçı” vasfına sahip olmaları gerektiği açıkça
belirtilmektedir. 83 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinde
aksine bir hüküm yer almamakla birlikte, satıcılar bakımından “imalatçı”
ifadesine hiç yer verilmemiş olması bazı mükelleflerin bu kapsamda yapılacak
teslimlerde imalatçı olma şartının kaldırıldığı şeklinde yorumlanmış ve imalatçı
olmayan bir kısım mükellef tarafından tecil-terkin kapsamında teslimde
bulunulmuştur. Ancak söz konusu mükelleflerin ihracatın gerçekleşmesinden
sonraki terkin ve iade işlemlerinin vergi dairelerince yerine getirilmemiş
olması İdare ile mükellef arasında bazı sorunların ortaya çıkmasına neden
olmuştur.
Bu husus göz önüne alınarak, 83 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin Resmi Gazete’de
yayımlandığı 29.06.2001 tarihi ile bu Tebliğin yayım tarihi arasındaki süre
içinde, imalatçı olmayanlar tarafından dahilde işleme veya geçici kabul izin
belgesi sahibi mükelleflere yapılan teslimlerin, diğer şartların da mevcudiyeti
halinde Katma Değer Vergisi Kanununun geçici 17 nci
maddesinde düzenlenen tecil-terkin uygulaması kapsamında değerlendirilmesi
uygun görülmüştür.
2.2. Bu Tebliğin Yayımından Sonra Yapılacak Olan
Teslimler
Katma Değer Vergisi Kanununun 11/1-c maddesinin
Bakanlığa verdiği yetkiye dayanılarak bu Tebliğin yayımı tarihinden itibaren;
-
Katma Değer Vergisi Kanununun 17/1 maddesinde
sayılan kurum ve kuruluşların aynı Kanunun geçici 17 nci
maddesi kapsamında yapacakları teslimlerde, imalatçı olma şartı aranmayacaktır.
-
Diğer mükellefler tarafından yapılacak teslimlerde
ise tecil-terkin uygulanabilmesi için, eskiden olduğu gibi imalatçı olma şartı
aranacaktır.
3. İHRAÇ KAYDIYLA TESLİMLERDE İADE UYGULAMASI
3.1. Nakden veya Mahsuben İadenin Yapılacağı Tarih
Bakanlığa intikal eden tereddütlerin giderilmesi
amacıyla, ihraç kaydıyla teslimlerle ilgili iade uygulaması konusunda aşağıdaki
açıklamaların yapılmasına gerek duyulmuştur.
İhraç
kaydıyla teslimler, teslimin yapıldığı dönem beyannamesinin 1 ve 10 numaralı
tablolarına dahil edilecektir. 1 numaralı tabloda yapılan beyan ile bu
teslimler üzerinden vergi hesaplanması sağlanmakta, 10 numaralı tabloya yapılan
beyan ile ise;
- tecil edilebilir KDV (89 uncu satır),
-
tecil edilecek KDV (38 inci satır),
- ihracatın gerçekleştiği dönemde iade edilecek tecil
edilemeyen KDV (90 ıncı satır),
tutarları
belirlenmektedir. İhracatın gerçekleştiği dönemde tecil edilen vergi terkin
edilmekte, tecil edilemeyen vergi için iade hakkı doğmaktadır.
İadenin
yapılabilmesi için ihracatın gerçekleşmesi ve 84 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin
[ 7 ] (I/1.1.3.v)
bölümünde sayılan belgelerin vergi dairesine ibraz edilmesi yeterlidir. İade
tutarının beyannamenin 83 üncü satırına dahil edilmesi şeklindeki uygulamadan
vazgeçilmiş ve beyannameye ekli “Açıklamalar” tablosunda yer alan 15 numaralı
dipnot iptal edilmiştir. Buna göre mükellefler ihraç kaydıyla teslimlerden
doğan iadeleri için ihracatın gerçekleştiği dönemde iade talep dilekçesi ve gerekli
belgelerle birlikte vergi dairesine başvuracaklar, yapılacak değerlendirmeden
sonra iade talepleri bu dönem beyannamesi dışında gerçekleştirilecektir. İade
tutarları herhangi bir dönem beyannamesinin 83 üncü satırına dahil
edilmeyecektir.
ÖRNEK:
İmalatçı (A) 25 Şubat 2005 tarihinde 100.000.-YTL
tutarında ihraç kaydıyla teslim yapmış, bu teslim 21 Mart 2005 tarihine kadar
verilmesi gereken beyannameye dahil edilmiş, beyannamedeki diğer bilgilere
göre,
-
Tecil Edilebilir KDV: 18.000.-YTL
- Tecil Edilecek KDV : 6.000.-YTL,
- İhracatın Gerçekleştiği Dönemde İade Edilecek Tecil
Edilemeyen KDV: 12.000.-YTL,
olarak hesaplanmıştır. Söz konusu malın 25.000.-YTL
tutarındaki kısmı 14 Mart 2005 tarihinde ihraç edilmiş ise bu tarihten sonra
iade talep dilekçesi ve gerekli belgelerle birlikte vergi dairesine başvurulmak
suretiyle ihracatı gerçekleşen kısma isabet eden 3.000.-YTL’nin
iadesi talep edilebilecektir. İhraç kaydıyla teslim edilen malın geri kalan
75.000.-YTL tutarındaki kısmının 4 Nisan 2005 tarihinde ihraç edilmesi halinde bu kısma isabet eden 9.000.-YTL’nin
iadesi de yukarıda açıklandığı şekilde yapılacaktır.
3.2. İmalatçı Aleyhine Matrahta
Meydana Gelen Değişikliğe Yönelik Uygulama
Katma Değer Vergisi Kanununun 11/1-c maddesinin 5
inci paragrafında 5228 sayılı Kanunla [ 8 ] yapılan değişiklik ile
ihraç kaydıyla teslimlerde iade edilecek katma değer vergisinin, imalatçının
satış bedeline göre hesaplanan vergiden, imalatçı aleyhine matrahta meydana
gelen değişikliğe ilişkin verginin düşülmesinden sonra kalan tutardan fazla
olamayacağı hükme bağlanmıştır.
Bu hükme göre, ihraç kaydıyla teslim bedelinin
kısmen ya da tamamen sonradan ödenmesi ve ödeme
sırasında döviz kurunda düşme olması halinde, prensip olarak, iade edilecek
azami KDV tutarının yeni döviz kuru üzerinden yeniden hesaplanması, fazla
alınmış bir iade varsa mükelleften talep edilmesi ancak, bu tutarın indirim
konusu yaptırılması gerekmektedir.
Öte yandan; imalatçıların
aleyhlerine ortaya çıkan kur farkları için ihracatçılar tarafından düzenlenecek
faturaya istinaden ihracatçıya KDV ödemeleri, bu tutarın ihracatçı tarafından
beyan edilmesi, imalatçı tarafından da faturada gösterilen KDV’nin indirim
konusu yapılması gerekmektedir. Bu durumda, imalatçının fazladan almış olduğu
iade tutarı ihracatçı aracılığıyla Hazineye intikal etmekte ve imalatçı
tarafından indirim konusu yapılmış olmaktadır. Bu nedenle, kurdaki düşüşten
kaynaklanan matrah değişikliğine bağlı olarak imalatçının iade tutarında bir
değişiklik yapılmasına da gerek bulunmamaktadır.
4. KDV 91 SERİ NO.LU GENEL TEBLİĞİNE GÖRE KISMİ
TEVKİFAT UYGULAMASI
4.1. Tevkifat Yapacak Kuruluşların Kapsamı
91 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin
[ 9 ] “Sorumlu
Tayin Edilen ve Tevkifat Yapacak Kuruluşlar” başlıklı
(A/2) bölümüne “Yarıdan fazla hissesi doğrudan yukarıda sayılan kurum ve
kuruluşlara ait olan (tek başına ya da birlikte)
kurum, kuruluş ve işletmeler,” ibaresinden önce gelmek üzere aşağıdaki ifade
eklenmiştir. Söz konusu değişiklik bu Tebliğin yayımını izleyen ay başından
itibaren geçerli olacaktır.
“Hisse senetleri İstanbul Menkul Kıymetler
Borsasına kote edilmiş şirketler (bunlar yalnızca “yapım işleri”, “temizlik,
çevre ve bahçe bakım hizmetleri”, “özel güvenlik hizmetleri” ile “yemek servis
hizmetleri”ne ait) katma değer vergisini tevkifata
tabi tutacaklardır”.
4.2. Tevkifat Oranlarında Değişiklik
91 Seri No.lu Katma Değer
Vergisi Genel Tebliğinin “Tevkifat Oranı” başlıklı
(A/4) bölümü, bu Tebliğin Resmi Gazete’de yayımını izleyen ay başından
geçerli olmak üzere aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:
“Hesaplanan katma değer vergisi tutarlarına
uygulanacak tevkifat oranı; yemek servisi, bahçe ve
çevre bakım, özel güvenlik, danışmanlık ve denetim hizmetlerinde 1/2, temizlik
hizmetlerinde 2/3, diğer hizmetlerde 1/3’dür.”
4.3. İade Uygulaması
Konuyla ilgili olarak Bakanlığa intikal eden
hususların değerlendirilmesi sonunda, 91 Seri No.lu
Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin (A) bölümünde düzenlenen tevkifat uygulamasından doğan KDV alacaklarının iadesine
ilişkin usul ve esaslar, aşağıdaki şekilde yeniden belirlenmiştir.
4.3.1. Teminatsız ve İncelemesiz Mahsuben İade
Sınırı
Bu Tebliğin yayımını izleyen ay başından itibaren
91 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin
(A) bölümünde düzenlenen tevkifat uygulamasından
doğan KDV alacaklarının “kendi vergi borçlarına” mahsubunu isteyen
mükelleflerin 1.000.-YTL
’yi (1.000.-YTL dahil) aşmayan mahsup
talepleri, ilgili belgelerin tamamlanmış olması şartıyla, inceleme raporu ve
teminat aranılmaksızın yerine getirilecektir.
4.3.2. Yapım İşlerinde İade Uygulaması
Yapım işlerine ait katma değer vergisi tevkifatından doğan “mahsuben” iade taleplerinin bu
Tebliğin Resmi Gazete’de yayımını izleyen ay başından geçerli olmak üzere
yeminli mali müşavir tasdik raporu
karşılığında da yerine getirilmesi uygun görülmüştür.
Buna göre, 91 Seri No.lu
Katma Değer Vergisi Genel Tebliği çerçevesinde tevkifata
tabi tutulan işlemlerden yalnızca yapım işlerinden doğan mahsuben iade
talepleri banka teminat mektubu ve inceleme raporu yanında yeminli mali müşavir tasdik raporu karşılığında da yerine
getirilecektir. Yeminli mali müşavir tasdik raporlarında mal ihracı için
öngörülen limit geçerli olacaktır.
Yeminli mali müşavir tasdik raporu ile mahsuben
iade, 86 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin
[ 10 ]
(B/3) numaralı bölümünde belirtilen vergi ve SSK prim borçları için geçerlidir.
Mükellefin kendi vergi borçları için mahsup talep etmiş olması halinde bu Tebliğin
(5.3.1) bölümündeki açıklamalar çerçevesinde teminat ve inceleme raporu yanında
yeminli mali müşavir tasdik raporu da aranılmayacağı tabiidir.
SONUÇ
Yukarıdaki izahatlardan da
anlaşılacağı gibi, 95 seri nolu KDV
Genel Tebliği ile; KDV iadesine 7 (yedi)
ayrı konuda açıklık getirilmiş ve kapsamı genişletilmiştir. Bu düzenlemelerin
en önemlileri ise; Mahsuben İade Talepleri, İhraç Kaydıyla Teslimlerde (Tecil-Terkin)
İade Uygulaması ve Kısmi Tevkifat Uygulaması olarak öne çıkmaktadır.
Mahsuben İade Talepleri;
Belge eksikliği nedeniyle
Yapılamayan mahsup talepleri, Tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içerisinde eksiklikleri tamamlayan mükelleflerin, mahsup
dilekçesinin vergi dairesine verildiği tarih itibariyle yerine getirilecek ve
bunlara gecikme zammı uygulanmayacaktır.
Önceki dönemlere ait olup
yeminli mali müşavir tasdik raporlarının vergi dairesine intikal etmediği
gerekçesiyle yapılmayan “kendi vergi borçlarına” mahsup talepleri, yeminli mali
müşavir tasdik raporunun bu Tebliğin yayımı tarihinden itibaren 90 gün içerisinde ibraz edilmesi halinde
dilekçe tarihi itibariyle yerine getirilecektir.
Kısmi Tevkifat Uygulaması;
Tevkifat yapacak kuruluşların kapsamı genişletilmiş,
tevkifat oranlarında değişiklik yapılmış, teminatsız ve incelemesiz mahsuben
iade sınırı 1.000 YTL olarak belirlenmiş olup, yalnızca “yapım işlerinden”
doğan mahsuben iade talepleri banka teminat mektubu ve inceleme raporu yanında yeminli mali müşavir tasdik raporu
karşılığında da yerine getirileceği hüküm altına alınmış bulunmaktadır.
Ancak, kısmi tevkifat
uygulaması sonucu doğan KDV iadesinin nakden iade edilmeyip sadece mahsup
yoluyla giderilmesi mükellefler açısından haksızlığa yol açmaya devam
edecektir. Öte yandan mahsuben de olsa kısmi tevkifat uygulamasında sadece “yapım
işlerindeki” tevkifat iadesinin yeminli mali müşavir raporuna da bağlanması
yerine, tüm “kısmi tevkifat işlemleri” sonucu doğan mahsuben KDV iadelerin
yeminli mali müşavir raporu ile de alınması sağlanmalıdır.
İhraç Kaydıyla Teslimlerde İade Uygulaması;
KDV iadelerinde karışıklığa
neden olan KDV beyannamesindeki 83 no.lu
satır, 95 seri no.lu KDV Genel Tebliği ile kaldırılmış bulunmaktadır. Bu
çok isabetli olmuştur. Zira bu satır çoğu kez ilgili dönemle ilişkisi olmayan
bir önceki dönemlerin tecil edilemeyen KDV’lerinin de yazıldığı bir satır
olduğu için iade edilmesi gereken KDV’nin talebinde mükellef kadar idarenin de
zorlandığı bir gerçekti.
Kuşkusuz bu kez aynı sıkıntılar
90 no.lu satırdaki iade edilecek KDV
‘nin iade taleplerinde de yaşanacaktır. Şöyle ki, ihracatın gerçekleştiği
dönemde iade edilecek Tecil Edilemeyen KDV, ihracat gerçekleştikçe talep
edileceği için mükellef bir dönemde yaptığı teslimlerle ilgili olmak üzere
birden fazla dilekçe, birkaç kez belge vermek zorunda kalacaktır. Dilekçelerde
ilgili dönem KDV Beyannamesine atıfta bulunulacak, bir önceki dönemden gelen ve
bir sonraki döneme devreden KDV bakiyeleri dilekçelerde sürekli
gösterilecektir. Mükellefler bazen bu işlemleri bir ay içerisinde birden fazla
döneme ilişkin olmak üzere ayrı ayrı yapmak zorunda kalacaklardır. Bu
itibarla ihraç kaydıyla satışlar sonucu iade talep ve işlemlerinde 24 seri
no.lu KDV sirkülerinden önceki uygulamaya dönülmesinin faydalı olacağı
kanaatindeyiz.
Sonuç ve Değerlendirme;
Vergi sistemimizdeki KDV uygulamaları, genel olarak piyasalarda kabul
görmüş ve kapsama alanı her geçen gün genişletilerek devam etmektedir. KDV
iadesi uygulamasında arzu edilen sonuca henüz ulaşılamamış ancak, konu ile
ilgili düzenlemeler ve tartışmalar da devam etmektedir. 95 seri no.lu KDV genel
tebliği ile kısa vadede konulara kısmen yaklaşılmış ve sorunlar kısmen giderilmiş
bulunmaktadır. Asıl olan, uzun vadede KDV iade sistemine köklü ve sağlıklı
çözüm bulunmasıdır.
DİPNOT VE KAYNAKLAR
[ 1 ]
02 Kasım 1984 tarih, 18563 sayılı Resmi
Gazetede yayımlanmıştır.
[ 2 ] 03
Temmuz 2005 tarih, 25864 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.
[ 3 ] 01 Mart
2001 tarih, 24333 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
[ 4 ] 19 Ocak
2005 tarih, 25705 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
[ 5 ] 29
Haziran 2001 tarih, 24447 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
[ 6 ] 13 Kasım
1998 tarih, 23522 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
[ 7 ] 23 Kasım
2001 tarih, 24592 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
[ 8 ] 31
Temmuz 2004 tarih, 25539 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
[ 9 ] 28 Şubat
2004 tarih, 25387 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
[ 10 ] 5 Temmuz
2002 tarih,
24806 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
|