KDV İADE RAPORLARINDA (YMM-34 NOLU TEBLİG GEREĞİ) İSTENEN DÖVİZ ALIM BELGESİ İBRAZI, İZAHATI VEYA GERÇEĞİ YANSITMASI NEDİR ?   

 

İstanbul, 15.08.2003

Talha APAK

Yeminli Mali Müşavir

t.apak@superonline.com

I-GİRİŞ

28 Mayıs 2003 tarih, 25121 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 34 Seri No.lu SM, SMMM ve YMM Kanunu Genel Tebliği’nin A. KATMA DEĞER VERGİSİ MAHSUP VE/VEYA İADESİ İŞLEMLERİ başlıklı bölümün 4. maddesi ile getirilen düzenleme ile; ihracat istisnası ve ihraç kaydıyla teslimlerden doğan katma değer vergisi iade işlemlerinde daha önce istenmeyen “döviz alım belgeleri” hakkında bundan böyle bu belgelerin gerçeği yansıttığına ilişkin tespitler, raporu düzenleyen Yeminli Mali Müşavir’den istenmektedir.     

II-3568 SAYILI YASANIN 34 SERİ NO’LU TEBLİĞİNDEN ÖNCEKİ DURUM

Katma Değer Vergisi Kanununun 11/1-a maddesinde düzenlenen “hizmet ihracı” ile 61 nolu KDV Genel Tebliğinde usul esasları belirlenen “bavul ticareti” ve bavul ticareti kapsamında ihracat yapanlara ihraç kaydıyla satışlardan doğan KDV iade ve mahsup işlemlerinde döviz alım belgesinin ibrazı gerekmektedir. Ancak ihracat istisnası  veya ihraç kaydıyla teslimlerden doğan KDV iade ve mahsup işlemlerinde, “döviz alım belgesi” aranılmamaktadır. (Ancak ihraç bedeli dövizlerin Türkiye’ye getirilmesi hususunda kambiyo mevzuatında yapılmış düzenlemelere uyulması gerektiği tabidir.)

84 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği’nin I/I.1.3 bölümünde de belirtildiği üzere; Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 11’inci maddesi kapsamında yapılan Katma Değer Vergisi iadesi işlemlerinde, hizmet ihracı, bavul ticareti ve ihraç kaydıyla satışlarda satışın bavul ticareti kapsamında ihracat yapanlara yapılması dışındaki işlemlerden doğan iadeler nedeniyle düzenlenecek tasdik raporlarına döviz alım belgelerinin eklenmesi zorunluluğu bulunmamaktadır. Dolayısıyla Yeminli Mali Müşavirler bu konuda düzenlenecek tasdik raporlarına söz konusu döviz alım belgelerini eklemeyeceklerdir.

2002/1 KDV iç genelgesinin 1. bölümünde bu konu ile ilgili “Öte yandan, döviz alım belgesinin, münhasıran 4389 sayılı Bankalar Kanunu hükümlerine göre faaliyette bulunan bankalar veya özel finans kurumlarınca düzenlenmiş olması gerekmektedir. Bunların dışındaki yerlerden (kamuoyunda döviz büfeleri olarak bilinen yetkili müesseseler ve benzerleri) alınacak belgelere göre işlem yapılması mümkün bulunmamaktadır. Döviz alım belgesinin aranıldığı işlemlere ilişkin KDV iadelerinde, 4389 sayılı Bankalar Kanunu hükümlerine göre faaliyette bulunan bankalar veya özel finans kurumlarınca düzenlenmiş döviz alım belgesi aslı veya ilgili banka ya da özel finans kurumu şubesince onaylanmış örneğinin yanı sıra hizmet ihracında, dövizin yurt dışından geldiğini gösteren bankadan alınmış belge de kabul edilebilecektir.” Şeklindeki açıklamada döviz büfelerinden alınan belgelerin döviz alım belgesi olarak kabul edilmeyeceğini işaret etmesi bakımından önemlidir.

III-3568 SAYILI YASANIN 34 SERİ NO’LU TEBLİĞİNDEN SONRAKİ DURUM

28.05.2003 tarih, 25121 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş bulunan 3568 sayılı yasanın 34 Seri No.lu Tebliğinin A/4 bölümü ile getirilen düzenleme aşağıdaki gibidir.

84 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği’nin I/I.1.3 bölümünde de belirtildiği üzere; Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 11’inci maddesi kapsamında yapılan Katma Değer Vergisi iadesi işlemlerinde, hizmet ihracı, bavul ticareti ve ihraç kaydıyla satışlarda satışın bavul ticareti kapsamında ihracat yapanlara yapılması dışındaki işlemlerden doğan iadeler nedeniyle düzenlenecek tasdik raporlarına döviz alım belgelerinin eklenmesi zorunluluğu  bulunmamaktadır. Dolayısıyla Yeminli Mali Müşavirler bu konuda düzenlenecek tasdik raporlarına söz konusu döviz alım belgelerini eklemeyecekler, ancak herhangi bir şekil şartına bağlı olmaksızın bu belgelerin gerçeği yansıttığına ilişkin tespitlerini raporlarında açıkça belirteceklerdir.

Bütün sorun yukarıda yazılı paragrafın sonuna eklenen bir cümleden ibaret olup, getirilen bu düzenleme ile neyin amaçlandığı tam olarak anlaşılamadığı, konu ile ilgili Yeminli Mali Müşavirlerden istenen, bu belgelerin (DAB) gerçeği yansıttığına ilişkin tespitin, o kadar da açık ve net bir şekilde ortaya konmuş bir ifade olmadığıdır. Bize göre, Döviz Alım Belgelerinin gerçeği yansıttığına dair YMM raporlarında açıkça görüş belirtilmesinin bazı şartları ve koşulları olmalıdır. Şöyleki;

A- Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında Kanun ve Kambiyo Mevzuatına Göre Yasal Sürenin Devam Etmesi Halinde Döviz Alım Belgelerinin (DAB) Durumu:

1. Raporun düzenlendiği tarih itibariyle İhracat bedeli dövizler ülkeye gelmiş, ancak kambiyo mevzuatına göre yasal süre geçmediği için Döviz Alım Belgesine bağlanamamış olması halinde YMM’ in raporunda kullanacağı ifade şu olmalıdır;   

Raporun düzenlendiği tarih itibariyle İhracat bedeli dövizler (…….USD) kambiyo mevzuatına göre ihracatçı firmanın Türkiye’deki (X) bankasının (VYZ) No.lu Döviz Tevdiat Hesabına (DTH) geçtiği, kambiyo mevzuatına göre yasal süre dolmadığından henüz DAB’ na bağlanmadığı, bu kapsamda işlemlerin gerçeği yansıttığı tespit edilmiştir..............................................................................................................

(YMM tarafından ilgili bankadan alınmış teyid/bilgi yazısı rapora eklenebilir)

2. Raporun düzenlendiği tarih itibariyle İhracat bedeli dövizler ülkeye hiç gelmemiş, ancak kambiyo mevzuatına göre yasal süre geçmediği için Döviz Alım Belgesine bağlanamamış olması halinde YMM’ in raporunda kullanacağı ifade şu olmalıdır;

Raporun düzenlendiği tarih itibariyle İhracat bedeli dövizlerin (……..USD) ihracatçı firma tarafından ülkeye getirilmediği, kambiyo mevzuatına göre döviz getirme süresi devam ettiğinden henüz DAB’ ne bağlanmadığı,  bu kapsamda işlemlerin gerçeği yansıttığı tespit edilmiştir …… ............ .....................................   

3. Raporun düzenlendiği tarih itibariyle İhracat bedeli dövizler ülkeye kısmen gelmiş, gelen kısım DAB ’lerine bağlanmış, ancak bakiye dövizler ise kambiyo mevzuatına göre yasal süre geçmediği için ülkeye getirilmemiş ve DAB’ ne  bağlanamamış olması halinde YMM’ in raporunda kullanacağı ifade şu olmalıdır;

Raporun düzenlendiği tarih itibariyle İhracat bedeli dövizlerin (…… USD) si ihracatçı firma tarafından ülkeye getirilmiş ve DAB ’lerine bağlanmış, ancak bakiye dövizler (……..USD) ise kambiyo mevzuatına göre döviz getirme süresi devam ettiğinden henüz ülkeye getirilmediği ve/veya DAB’ ne bağlanmadığı, bu kapsamda işlemlerin gerçeği yansıttığı tespit edilmiştir………………………………………………………………………………….    

4. Raporun düzenlendiği tarih itibariyle İhracat bedeli dövizler ülkeye gelmiş ancak DAB’ ne bağlanmamış veya ülkeye hiç gelmemiş olan dövizler, Kambiyo Mevzuatına göre her bir Gümrük Beyannamesi bazında 50.000 USD (terkin sınırı) altında olduğu için Döviz Alım Belgesine bağlanamamış olması halinde YMM’ in raporunda kullanacağı ifade şu olmalıdır;

Raporun düzenlendiği tarih itibariyle İhracat bedeli dövizlerin her bir gümrük beyannamesi bazında 50.000 USD’ nin altında olması ve kambiyo mevzuatına göre terkin kapsamında olması nedeniyle ihracatçı firma tarafından ülkeye getirilmediği ve/veya Döviz Alım Belgesine bağlanmadığı,  bu kapsamda işlemlerin gerçeği yansıttığı tespit edilmiştir ……................................................................................   

B- Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında Kanun ve Kambiyo Mevzuatına Göre Yasal Sürenin Geçmiş Olması Halinde Döviz Alım Belgelerinin (DAB) Durumu:

1. Raporun düzenlendiği tarih itibariyle İhracat bedeli dövizler ülkeye kısmen zamanında gelmiş DAB’ a bağlanmış, kısmen de yasal süre geçtiği halde ülkeye getirilmemiş olması halinde YMM nin raporunda kullanacağı ifade şu olmalıdır;

Raporun Düzenlendiği tarih itibariyle İhracat bedeli dövizlerin (…… USD) si ihracatçı firma tarafından ülkeye getirilmiş ve DAB’ lerine bağlanmış, ancak gelmesi gereken terkin sınırı üzerindeki bakiye (……. USD) dövizler ise kambiyo mevzuatına göre döviz getirme yasal süresi geçmiş bulunmasına rağmen ülkeye getirilmediğinden DAB’ ne bağlanmadığı dolayısı ile gelen ihracat bedeli DAB’ lerın gerçeği yansıttığı tespit edilmiştir …………………………………………………………………………………………………………………………...…  

(Yasal süre geçtiği halde bakiye dövizlerin gelmemiş olması makul ve yasal bir nedene dayanıyor ise bu durum açık bir şekilde ortaya konmalı, makul ve yasal bir nedene dayanmıyor ise gelmeyen bakiye dövizler için (DAB) gerçeği yansıtıyor ifadesi kullanılmamalıdır, ancak ihracat işlemlerinin doğruluğundan bahsedilmelidir.)

2. Raporun düzenlendiği tarih itibariyle İhracat bedeli dövizler kambiyo mevzuatına göre yasal süre geçtiği halde ülkeye hiç getirilmemiş (Her bir gümrük beyannamesi bazında 50.000 USD’ nin  üzeri) olması halinde YMM’ in raporunda kullanacağı ifade şu olmalıdır;

Raporun düzenlendiği tarih itibariyle İhracat bedeli dövizlerin tamamının kambiyo mevzuatına göre yasal süre geçtiği halde ihracatçı firma tarafından ülkeye hiç getirilmediği ve DAB ’lerine bağlanmadığı tespit edilmiştir …………………………………………………………………………………………………………………………………………………

(Yasal süre geçtiği halde dövizlerin gelmemiş olması makul ve yasal bir nedene dayanıyor ise bu durum açık bir şekilde ortaya konmalı, makul ve yasal bir nedene dayanmıyor ise gerçeği yansıtıyor ifadesi kullanılamaz/kullanılmamalıdır, ancak ihracat işlemlerinin doğruluğundan bahsedilmelidir.)

C-  İdarenin Konu İle İlgili Görüşü:

Konu ile ilgili İstanbul Defterdarlığı Katma Değer Vergisi Gelir Müdürlüğü’nün, Vergi Daireleri ve Başkanlıklarına göndermiş bulunduğu 12 Haziran 2003 tarihli yazıda özetle şu  görüşlere yer verilmiş bulunmaktadır.

11.08.1989 tarih, 20249 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 07.08.1989 tarih, 89/14391 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı Eki “Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karar’ın “İhracat” başlıklı 8. maddesinin (a) bendinde; ticari amaçlarla ihraç edilen malların bedelinin, bu kararda öngörülen özel haller ile Bakanlıkça uygun görülen mücbir sebeplerden kaynaklanan gecikmeler hariç, fiili ihraç tarihinden itibaren en çok 180 gün içinde ihracatçılar tarafından yurda getirilerek bankalara ve özel finans kurumlarına, Türk Parası olması halinde tevsikinin döviz ise satılmasının zorunlu olduğu açıklanmıştır.

Buna göre, Kanunun 11. maddesi kapsamında yapılan teslimlerden doğan KDV iade işlemlerinde, (hizmet ihracı, bavul ticareti ve ihraç kaydıyla teslimlerde, teslimin bavul ticareti kapsamında ihracat yapanlara yapılması hariç) Yeminli Mali Müşavirler tarafından düzenlenecek KDV iadesi tasdik raporlarına Döviz Alım Belgeleri’nin eklenmesi zorunluluğu bulunmamakla beraber, ihraç edilen malların bedelinin “Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karar”da öngörülen usul ve esaslar dahilinde getirilip getirilmediğine, getirilmiş olması halinde döviz alım belgesinin düzenlenip düzenlenmediği ile bu belgelerin gerçeği yansıtıp yansıtmadığına, dövizin tasdik raporu düzenlendiği tarihte getirilmemiş olması halinde getirilmeme nedenine herhangi bir şekil şartına bağlı olmaksızın raporda yer verilecektir.

Diğer taraftan, YMM’ ler tarafından düzenlenecek raporlarda ihracat bedelinin (döviz alım belgesinin ibrazının zorunlu olduğu işlemler hariç) henüz getirilmemiş olduğunun veya getirilmiş olmakla beraber dövizin bozdurulmamış olduğunun belirtilmesinin yapılacak iade işlemine engel teşkil etmeyeceği, ancak yasal süreler dolmasına rağmen dövizin yurda getirilmemiş olmasının makul bir sebeple izah edilememesi durumunun şüpheli işlemler kapsamında değerlendirileceği tabiidir.

Yine konu ile ilgili İstanbul Defterdarlığı Katma Değer Vergisi Gelir Müdürlüğü’nün, Vergi Daireleri ve Başkanlıklarına göndermiş bulunduğu 24 Haziran 2003 tarihli (ikinci) yazılarında özetle şu  görüşlere yer verilmiş bulunmaktadır.

YMM’ lerin düzenleyecekleri KDV iade raporlarında herhangi bir şekil şartına bağlı olmaksızın döviz alım belgelerinin gerçeği yansıttığına ilişkin tespitlerin yer alacağı  açıklamalara, anılan Tebliğin yayımından önce vergi dairesi’ne verilmiş olan YMM raporlarında da yer verilmesinin gerekip gerekmeyeceği konusunda tereddüte düşüldüğü anlaşılmaktadır.

34 Seri No.lu SM, SMMM ve YMM Genel Tebliği 28.05.2003 tarih ve 25121 sayılı Resmi Gazete’de yayımlandığından, konuya ilişkin olarak ilgili tamim yazımızla açıklık getirilen uygulamanın, bu tebliğin yayımı  tarihinden sonra verilen YMM raporları için geçerli olacağı tabiidir.

IV-SONUÇ

Görüldüğü gibi, KDV iadesi raporu düzenleyen YMM’ ler bundan böyle ihracatçıların (Direk İhracat ve İhraç Kayıtlı) ihraç bedeli dövizleri DAB’ ne bağlanmış ise, söz konusu DAB’ lerın her hangi bir şekil şartına bağlı olmadan ilgili mevzuat (banka/kambiyo) gereği tanzim edildiği ve gerçeği  yansıttığı görüşünü açık bir şekilde raporlarında belirtecekleri gibi, rapora konu ihracat bedelinin tamamının kapatıldığı, kısmen kapatıldığı, rapor tarihi itibariyle hiç gelmediği, kambiyo mevzuatına göre yasal sürenin devam edip/etmediği konularına da  açıklık getireceklerdir.  

Ancak getirilen bu düzenleme sonucu, konu ile ilgili aşağıda belirtilen üç hususların cevabı henüz alınamamıştır.

a) İadeye hak kazanan imalatçıların ihraç kayıtlı satışları (KDV Kanununun 11/1-c maddesi)  için düzenlenecek KDV iade raporlarında DAB izahatı gerekli midir/aranmalı mıdır ?

b) Kambiyo mevzuatına göre dövizlerin getirilmesi ile ilgili yasal sürelerin geçmiş olması, ihracat bedeli dövizlerin hiç getirilmediği veya eksik getirildiği hallerinde, düzenlenecek KDV iade raporları idarece nasıl değerlendirilecektir ?      

c) Mevcut mevzuatlarda ve idarenin vermiş olduğu görüşlerde; “İhracat bedeli dövizlerin getirilmemiş olması ve/veya döviz alım belgelerine bağlanmamış olması, yapılacak iade işlemine engel teşkil etmeyeceği” şeklinde açıklamalar olmasına rağmen YMM raporlarında konu ile ilgili DAB ‘lerin “gerçeği yansıtması” gibi bir izahat istenmesinin dayanağı ilgili tebliğde açık ve net bir şekilde belirtilmemiştir.

Şayet bu düzenleme; yurda getirilmiş ve/veya döviz alım belgelerine bağlanmış ihracat bedeli dövizlerin doğruluğunu araştırmak ise, bu bir kambiyo sorunudur. Kaldı ki Başbakanlık Hazine Müşteşarlığı, Banka ve Kambiyo Genel Müdürlüğünün 20 Aralık 2001 tarih ve 95845 sayılı yazısına ilişkin T.C. Merkez Bankasının 21 Aralık 2001 tarih ve 2001/YB-98 sayılı genelgesi ile 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunan uygulamaya göre;  “bundan böyle ülke ve miktar sınırı olmaksızın  ihracat bedeli dövizler ilgili banka aracılığı dışında ülkeye getirilmiş ise, Döviz Beyan Tutanağı olmadan DAB’ ne bağlanamaz” hükmü getirildiği ve bu husus da DAB’ ı düzenleyecek olan ilgili banka veya özel finans kurumları sorumlu oldukları halde, KDV iade raporlarında Döviz Alım Belgeleri ile ilgili bilgilerin doğruluğunu YMM ‘lerden beklemek gereksizdir.          

Bize göre açıklık getirilmesi gereken esas konu;  ihracat bedeli dövizlerin yurda getirilmesi ile ilgili yasal süreleri geçtiği halde dövizleri halen getirilemeyen ihracatlara ilişkin düzenlenecek YMM raporları için bütün şartlar oluştuğu halde, sadece Döviz Alım Belgelerinin gerçeği yansıttığına ilişkin tespitler bulunmayan YMM raporlarının idarece nasıl değerlendirileceğidir.   

Bu konuda sisteme engel olabilecek hususların ortadan kaldırılması için gerekli yasal düzenlemeler bir an evvel yapılmalıdır. Geciken KDV iadeleri ihracatımızın ve ihracatçımızın önünde bir engeldir. Haksız KDV iadeleri de devlet için bir kayıptır. Sadece KDV iadelerinde değil, tüm vergi yasaları ile ilgili yapılacak düzenlemeler devlet ve vatandaşın çıkarları birlikte düşünülerek yerine getirilmelidir.