|
02
Haziran 2005
Talha
APAK
Yeminli Mali Müşavir
t.apak@ttnet.net.tr
t.apak@superonline.com
3568 SAYILI MESLEK
YASASININ DEĞİŞİMİ GÜNDEME ALINMALI, MALİ TATİL İLE İLGİLİ BEKLENTİLERE CEVAP
VERECEK YASAL DÜZENLEME YAPILMALIDIR
I.GİRİŞ
Uzun yıllar mücadelesi verilen, 50 ana madde, 8
geçici madde olarak 13.6.1989 tarih, 20194 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan
3568 sayılı Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve
Yeminli Mali Müşavirlik Kanununun amacı; işletmelerde faaliyetlerin ve
işlemlerin sağlıklı ve güvenilir bir şekilde işleyişini sağlamak, faaliyet
sonuçlarını ilgili mevzuat çerçevesinde denetlemeye, değerlendirmeye tabi
tutarak gerçek durumu ilgililerin ve resmî mercilerin istifadesine tarafsız bir
şekilde sunmak ve yüksek meslekî standartları gerçekleştirmek üzere, “Serbest
Muhasebecilik”, “Serbest Muhasebeci Malî Müşavirlik” ve “Yeminli Malî
Müşavirlik” meslekleri ve hizmetleri ile Serbest Muhasebeci Malî Müşavirler ve
Yeminli Malî Müşavirler Odaları, Serbest Muhasebeci Malî Müşavirler ve Yeminli
Malî Müşavirler Odaları Birliğinin kurulmasına, teşkilat, faaliyet ve
denetimlerine, organlarının seçimlerine dair esasları düzenlemektir. Bu Kanun
hükümlerine göre meslek icrasına hak kazananlara “Serbest Muhasebeci”, “Serbest
Muhasebeci Malî Müşavir”, “Yeminli Malî Müşavir” denir.
Mesleğin
konusu ise;
A) Muhasebecilik
ve malî müşavirlik mesleğinin konusu :
Gerçek ve tüzel
kişilere ait teşebbüs ve işletmelerin;
a) Genel
kabul görmüş muhasebe prensipleri ve ilgili mevzuat hükümleri gereğince,
defterlerini tutmak, bilanço, kâr-zarar tablosu ve beyannameleri ile diğer
belgelerini düzenlemek ve benzeri işleri yapmak.
b) Muhasebe sistemlerini kurmak,
geliştirmek, işletmecilik, muhasebe, finans, malî mevzuat ve bunların
uygulamaları ile ilgili işlerini düzenlemek veya bu konularda müşavirlik
yapmak.
c) Yukarıdaki bentte yazılı
konularda, belgelerine dayanılarak, inceleme, tahlil, denetim yapmak, malî
tablo ve beyannamelerle ilgili konularda yazılı görüş vermek, rapor ve
benzerlerini düzenlemek, tahkim, bilirkişilik ve benzeri işleri yapmak.
Yukarıda sayılan işleri; bir işyerine bağlı
olmaksızın yapanlara serbest muhasebeci malî müşavir denir.
B) Yeminli malî müşavirlik
mesleğinin konusu
Yukarıda (b) ve (c) bentlerinde yazılı işleri
yapmanın yanında Kanunun ilgili maddesine göre çıkartılacak yönetmelikler çerçevesinde
tasdik işlerini yapmaktır. Yeminli malî müşavirler muhasebe ile ilgili defter
tutamazlar, muhasebe bürosu açamazlar ve muhasebe bürolarına ortak olamazlar.
II. 3568 SAYILI MESLEK (SM, SMMM, YMM) YASASININ DEĞİŞİM
İHTİYACI
Meslek Yasası Açısından Değerlendirme
Bugüne kadar geçen 15 yıllık
süreçte meslek üzerine çok şeyler yazıldı, çizildi ve tartışıldı. SM, SMMM ve
YMM’lik mesleği artık farklı boyutları ile ele alınmalı ve tüm yönleriyle
tartışılmalıdır. Bugüne gelindiğinde tartışmalarımız ve mesleğe bakışımızın da
değişmeye başladığını görüyoruz. Çünkü geçen zaman diliminde elde edilen
tecrübeler, yaşanan sıkıntılar, artılar, eksiler hepsi bir araya gelince daha
objektif olmaya başladık. Bundan böyle temel amaç, uygulamalardan edinilen
tecrübeler sonucu gerek mesleğin mevcut yasal prosedürü ile uygulanması ve
gerekse olabilecek yasal değişikliklere karşı hazırlıklı olmamızın
gerektiğidir.
SM, SMMM ve YMM mesleği bir
ihtiyaçtan doğmuştur. O halde bugün ki ihtiyaçlara uyarlama noktasında maliye
idaresi ve meslek odaları yapılması gerekenleri tekrar gözden geçirmelidir.
Meslek icrasının üzerinden 15 yıl geçmiştir. Bazı konuların tartışılması ve
yeniden yasal düzenlemeler ile günün koşullarına uyarlanmasına ihtiyaç
duyulmaktadır. 15 yıldır meslek yasasında bir tek madde değişmedi. Sadece VUK.
Mükerrer 227. maddesi kapsamında düzenleme yapıldı. (VUK, Mükerrer Madde
227. madde, 06.07.1994 tarihinden geçerli olmak üzere, 4008 sayılı kanunun 6’ıncı
maddesiyle eklenmiştir) Olaya sadece 3568 sayılı kanun ve vergi kanunları
olarak bakmamak gerekir. T.Ticaret Kanunu vb. diğer kanunlarda da zaman zaman düzenleme
ihtiyaçları doğmaktadır.
Kayıtdışılığın çok yüksek
olduğu ülkemizde YMM’lerin denetimleri ve idareye katkısı göz ardı edilemez.
YMM’ler maliyenin işini çok önemli ölçüde azaltmıştır. YMM’lik müessesesi bir
sigorta kurumu değil, bir “güvenlik müessesesi” dir. Esas konu, YMM’nin yaptığı
işlerin hesabını verebilmesi olup, bu da sorumluluğun
standardı olarak kabul edilmelidir. Hesap verebiliyorsa; esas standart
budur. Buna bağlı kanıtların ortaya konması gerekecektir. Mesleki özen de
beraberinde ortaya çıkmış olacaktır. YMM
mesleği, bir denetim mesleğidir. Esas olan “denetim”dir. Bu denetimden, kamuya yönelik vergi ve muhasebe
denetimi anlaşılmalıdır, bunu öne çıkarmanın zamanı da gelmiştir.
Sorunların muhatabı olarak
sadece maliye idaresini görmemek gerekir. Meslek
Odalarına ve Odalar Birliği’ne de büyük görev ve sorumluluklar düşmektedir.
Şöyle ki; haksız rekabet, tekelleşme, büyük/küçük ayırımı, düzenlenen rapor
sayılarının azlığı/çokluğu, büroların eleman ve fiziki kapasite olarak yetersizliği,
etik kurallar vs. gibi sorunları da eklemek mümkündür.
Vergi
Usul Kanunu Açısından Değerlendirme
“VUK, Mükerrer Madde 227-
(06.07.1994 tarihinden geçerli olmak üzere, 4008 sayılı kanunun 6’ıncı
maddesiyle eklenen) maddeye göre Maliye Bakanlığı;
·
Vergi beyannamelerinin 3568 sayılı kanuna göre
yetki almış serbest muhasebeci, serbest
muhasebeci mali müşavir veya yeminli mali müşavirler tarafından da
imzalanması mecburiyetini getirmeye, bu mecburiyeti beyanname çeşitleri,
mükellef grupları ve faaliyet konuları itibariyle ayrı ayrı uygulatmaya,
·
Vergi kanunlarında yer alan muafiyet, istisna,
yeniden değerleme, zarar mahsubu ve benzeri hükümlerden yararlanılmasını Maliye
Bakanlığı’nca belirlenen şartlara uygun olarak yeminli mali müşavirlerce
düzenlenmiş tasdik raporu ibraz edilmesi şartına bağlamaya,
Bu uygulamalara ilişkin usul ve
esasları belirlemeye yetkilidir.
Yukarıdaki fıkra hükümlerine
göre beyannameyi imzalayan veya tasdik raporunu düzenleyen meslek mensupları,
imzaladıkları beyannamelerde veya düzenledikleri tasdik raporlarında yer alan
bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere
uygun olmamasından dolayı ortaya çıkan vergi ziyaına bağlı olarak salınacak
vergi, ceza, gecikme faizlerinden mükellefle birlikte müştereken ve
müteselsilen sorumlu tutulurlar.
YMM’nin verdiği tasdik
hizmetinin dışında V.U.K. 227’nci maddesine göre beyanname imzalamak, doğruluk
ve belgenin içeriğinin sorgulanmasına göre olan denetimin alternatifi değildir.
YMM’lik mesleğinin icrasında mesleklerin birbirinin uzantısı değil belirli
emek, birikim, bilimsel olgunluk seviyesinin sınavla belgelenmesi neticesinde
elde edilerek yapılan bir kariyer mesleği olduğu olgusu gözden uzak
tutulmamalıdır. YMM’nin vereceği hizmet
beyanname imzası içermeyen danışmanlık olmalı veya bu nev’i mükelleflere kendi
arzularıyla 18 no.lu tebliğ kapsamında tasdik hizmeti önerilmelidir.
Mesleğimizin etik kuralları ve sosyal sorumluluk seviyesi, YMM’nin mutlaka
tasdik hizmeti vermesini zorunlu kılmaktadır.
III. MALİ TATİL BEKLENTİSİ
Mali tatil, sadece
meslek mensuplarını ilgilendirmeyip, mükellefleri ve maliye çalışanlarını da
ilgilendirmektedir. Talep edilen tatil zamanı her yılın Temmuz ayında olmak üzere
en az 15 gün en fazla 30 gün olarak düşünülebilir. Hiç değilse
kısa vadede 15 gün olarak uygulanması mümkün olabilir ve 15 gün beyanname
verilmemesi ülkenin mali sistemini bozmaz. Kaldı ki acil hallerde nöbetçi vergi
daireleri ve meslek odaları görev icra edebilirler.
Uzun yıllardır değişik
platformlarda dile getirilen ancak bir sonuç elde edilemeyen “mali tatil”
in, en son TÜRMOB 15. Olağan Genel Kurulunda dile getirildiğini ve kamuoyunun
gündeminde ekonomi haberleri arasında birinci sırayı almış olduğunu hepimiz
bilmekteyiz.
TÜRMOB Genel Başkanı
Sayın Mehmet TİMUR 15. olağan genel kurul toplantısındaki konuşmasında;
“Tüm çalışanlar
gibi meslektaşlarımızın en azından 15 gün tatil yapmasını istiyoruz. Adli tatil
gibi bir tatil olmayabilir ama en azından 15 günde olsa mali tatil mutlaka
gerçekleştirilmelidir”…
dedikten sonra Sayın Başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN söz aldığı konuşmasında;
“Bir mali tatil konusunda Sayın
Genel Başkan BAYKAL ’la da şöyle aramızda bir müzakere ettik, böyle bir şeyi
müşterek olarak çıkarabiliriz dedik. Ve bizler Genel Başkanlar olarak mutabık
kaldık, inşallah bu adımı birlikte atacağız”…
dedikten sonra özetle
konuşmasını şu şekilde tamamlamıştır;
“TÜRMOB vergi ve muhasebe
alanında güven ve ahlak unsurunun gelişmesini temin etmeyi amaçlayan mesleki
bir teşekkül olarak, ülkemiz ekonomisinde büyük bir öneme sahiptir. Hükümetimizin
en önemli önceliklerinden biri olan kayıt dışı ekonomiyle mücadelede TÜRMOB
üyelerinin çok etkin bir rol üstleneceğine ve dolayısıyla bu yöndeki
çalışmalara değerli katkılarda bulunacağına inanıyor, gerekli yasal
düzenlemeler neyse bundan sonra da bunu dayanışma içerisinde yapmaya hazır
olduğumuzu tekrar etmek istiyorum”.
IV. SONUÇ
3568 sayılı meslek
yasasının günün ekonomik ve teknolojik koşullarına uyarlanması ihtiyacı gelmiş
hatta geç bile kalınmıştır. Olması gereken değişiklikler için; ilgili meslek
kuruluşlarından, mükellef guruplarından, akademisyenlerden vb. ilgili
kuruluşlardan görüş ve öneriler alınmak suretiyle günün koşullarına uyarlanması
mümkün bulunmaktadır.
Elbetteki 3568 sayılı yasanın
olmadığı günler ile uygulandığı günler arasında önemli fark ve gelişmeler
olmuştur. Ancak, meslek yasası uygulandığı günden bugüne kadar hep tartışıldı.
Önemli olan üç taraf (maliye, mükellef, meslek mensubu) da yasayı hep
eleştirdi, kimi zaman memnun olunmadı, kimi zaman yeterli görülmedi. Hukukçular
ise hukuki açıdan hep eleştiri konusu yaptı. Geçmişte yaşanan memnuniyetsizlik
ve eleştiriler maalesef bugün de devam etmektedir.
Ülkenin ekonomisine,
özellikle mali sistemine çok önemli katkıları olan meslek mensupları (SM, SMMM,
YMM), maliye idaresinin önemli problemi olan “mali disiplin” zemininde önemli
görevler yapmışlardır ve bu görevlerini büyük bir özveri ve başarıyla da
sürdürmektedirler. Bu önemli kamusal
hizmeti veren meslek mensuplarının da çok haklı taleplerine cevap verecek yasal
düzenlemelerin yapılması sosyal ve ekonomik bir ihtiyaç olarak ülkenin
menfaatinedir.
60 bini aşkın üyesi olan,
önemli bir kamusal hizmet sunan SM, SMMM, YMM meslek örgütünün yasasının
değişiklik talebinde bulunmak ülkesini seven herkes için çok gerekli ve
kolaydır ancak, değişiklik önerilerini objektif ve tarafsız ortaya koymak o
kadar da kolay değildir. Ancak; tarafların haklı beklentilerini dikkate alarak
önemli bazı hususları aşağıdaki gibi sıralamak mümkün bulunmaktadır;
·
Serbest Muhasebecilik
kaldırılarak, unvanlar ikiye indirilmeli. Yeni unvanlar “Mali Müşavir” ve
“Yeminli Mali Müşavir” olarak uygulanmalı. Eski “Serbest Muhasebeci” unvan
hakları saklı kalmak şartıyla ilave iki yıllık staj, eğitim veya sınav ile SM
unvanına sahip olanlara da “Mali Müşavir”lik ünvan hakkı tanınmalıdır. Meslek
mensubunun serbest (bağımsız) çalışması için unvanında “serbest” kelimesinin
olması şart değildir.
·
Meslek mensuplarının
yapacakları işler ve görev alanları yeniden revize edilmeli, sorumluluk ve müeyyideleri yeniden
düzenlenmeli. Özellikle YMM’lerin
“tasdik” den doğan sorumlulukları “bağımsız” lıkları tekrar gözden geçirilmelidir.
·
Meslek yasasının diğer
ilgili kanunlarla entegrasyonu sağlanmalı, VUK. Mükerrer 227. madde ile getirilen
düzenleme yeniden gözden geçirilmeli, özellikle vergi kanunlarında ve ticaret
kanununda meslek ve meslek tanımı yerini almalıdır.
·
Meslek mensuplarının
sosyal güvenlikleri tesis ettirilerek, kendilerine mahsus “mesleki topluluk
sigorta” sı kapsamında sigortalıkları tesis ettirilmelidir.
·
Vergi dairelerinde
“meslek mensubu odası” tanzim edilmeli, bu odalarda meslek odalarının
görevlendirdiği nöbetçi meslek mensupları bulundurulmalı, meslek mensupları ile
vergi daireleri arasındaki güncel acil sorunların bu organizasyonlarla çözümü
sağlanmalıdır.
·
Meslek mensupları yüksek
mesleki standartlara ulaşmak için kendisini mesleki bilgi ve deneyimle donatmalı,
günün teknolojik koşullarına uyumlu olmalı, bağımsız ve tarafsız hareket
etmeli, maliye idaresinde de gerekli itibarı görmeli,
·
Başta karmaşık vergi
mevzuatı olmak üzere yoğun muhasebe ve denetim işlemleri sonucu ağır bir iş
yükü altında bulunan meslek mensuplarının görevlerini daha başarılı ve sağlıklı
yapabilmeleri, kamuya daha yararlı hizmetler sunmaları, daha önemli katma
değerler yaratmaları için yıllardır beklenen “mali tatil” beklentilerine
cevap verebilecek düzenlemenin yapılmasında büyük fayda görülmektedir.
Görüleceği üzere; SM, SMMM ve YMM
mesleğini düzenleyen 3568 sayılı yasanın kapsamlı bir değişikliğe ihtiyacı
bulunmaktadır. Özellikle meslek yasasının değişikliği kısa vadede
gerçekleşmemesi halinde camianın mali tatil
beklentisine uzun vadede tahammülü kalmayacaktır.
|