YENİ ÇEK YASASI NE GETİRİYOR   

 

İstanbul, 08.07.2003

Talha APAK
Yeminli Mali Müşavir

I-GİRİŞ

08 Mart 2003 tarih, 25042 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 4814 sayılı kanunla (değişik 19 Mart 1985 tarihli ve 3167 sayılı) “Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun” un 3 ve 11’inci maddelerinin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına verdiği yetki uyarınca, 09 Nisan 2003 tarih 25074 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2003/01 sayılı Merkez Bankası Tebliği ile bankalar, özel finans kurumları ve çek sahiplerini ilgilendiren aşağıda açıklanan önemli değişiklikler yapılmıştır.

19 Mart 1985 tarihli 3167 sayılı yasayı değiştiren 08 Mart 2003 tarihli 4814 sayılı yeni çek yasası; çek kullanım esaslarını, çek hamillerinin korunmasına yönelik tedbirlerle uygulanacak müeyyideleri düzenleme kapsamına almıştır.

Bu düzenlemeler, bankaların yanısıra özel finans kurumlarını da kapsamaktadır. Ayrıca, Türk Lirası çeklerini kapsadığı gibi Döviz (efektif) çeklerini de kapsamaktadır. Bu düzenleme ile bankaların çek verme konusundaki sorumlulukları daha geniş bir çerçeveye oturtulmuş bulunmaktadır.

II- USUL AÇISINDAN BANKALARIN SORUMLULUĞU

a) Bankalarca, yeterli karşılığı olmadığı için ödenmeyen çekler ve hesap sahibi hakkındaki bilgiler,ibraz tarihinden itibaren on gün içinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirilir.
b) Yurt dışında kurulu bankaların Türkiye’deki merkez şubesi müdürlükleri de bu yasa uygulamasında genel müdürlük olarak kabul edilir.
c) Çek defterleri bankalarca aşağıda belirtilen esaslara göre bastırılır.

  • Çek defterlerinin her yaprağına, çek hesabının bulunduğu banka şubesinin adı, hesap numarası, çek numarası ve hesap sahibinin vergi kimlik numarası ile adı yazılır ve imzasının atılmasına imkan verecek ibareler konulur.
  • Bankalarca çek yaprakları istenilen renk ve desende bastırılabilir, üzerine amblem, resim konulabilir.

d) Bankalarca çek hesabı açılan müşterilerinin açık kimlikleri, adresleri ve vergi kimlik numaraları, ilgili bankaların genel müdürlüklerince çek hesabının açıldığı ve çek hesabının kapatıldığı tarihten itibaren 15 gün içinde Merkez Bankasına bildirilir.

III- BEDEL AÇISINDAN BANKALARIN SORUMLULUĞU

a) Muhatap banka, süresinde ibraz edilen çekin karşılığının bulunmaması halinde her çek yaprağı için 300 milyon liraya kadar ve kısmen karşılığının bulunması halinde ise bu miktarı her çek yaprağı için 300 milyon liraya tamamlayacak biçimde ödeme yapmakla yükümlüdür.

Yukarıda belirtilen sorumluluk miktarı, Devlet İstatistik Enstitüsü Başkanlığınca yayımlanan toptan eşya fiyatları yıllık endeksindeki değişmeler göz önünde tutularak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarfından her yıl Ocak ayında belirlenir ve Resmi Gazetede yayımlanır. (4814 sayılı yasanın 10 uncu maddesi ve 2003/1 nolu tebliğin 6 ncı maddesi)

b)Tebliğ uyarınca Merkez Bankası’nın çekle ödemelerin düzenlenmesi ve çek hamillerinin korunması hakkında kanuna ilişkin bundan önceki tebliğleri yürürlükten kaldırılmıştır. Yürürlükten kaldırılan Merkez Bankası tebliğlerine göre bastırılan ve bu tebliğin yayımını izleyen 3. ayın sonuna kadar müşterilerine verilmiş çek karneleri kullanılmaya devam edilecektir. Bu durumda, halen hesap sahiplerinin elinde bulunan çekler ile bu tebliğin yayımını izleyen 3. ayın sonuna kadar bankaların müşterilerine verecekleri çek defterlerinden ötürü, bankaların sorumlulukları her çek yaprağı için 60 milyon lira olarak belirlenmiştir. (2003/1 nolu tebliğin Geçici 1 ınci ve 2 nci maddeleri)

IV- DÜZENLENMİŞ ÇEKLERİN KARŞILIKSIZ ÇIKMASI

a) 08 Mart 2003 Tarihinden Önceki Uygulama:

08 Mart 2003 tarihinden önce karşılıksız çek keşide etmiş bir kimsenin, bu tarihten sonraki üç ay içinde çek tutarını veya karşılıksız kalan kısımını yüzde on tazminatı ve bu kanuna göre hesaplanacak gecikme faizi ile birlikte muhatap bankaya veya herhangi bir şubesine ödemesi veya düzeltme hakkını kullanmak suretiyle hamilin zararını karşılamış olması halinde şikayetten vazgeçme koşulu aranmaksızın,

  1. Hazırlık soruşturmasında kovuşturmaya yer olmadığına,
  2. Açılmış davaların düşürülmesine,
  3. Kesinleşmiş mahkumiyet hükümlerinin bütün cezai sonuçları ile birlikte ortadan kaldırılmasına,
Karar verileceği öngörülmüştür.

Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 3167 sayılı Kanunun 16’ncı maddesinin kapsamına giren suç nedeniyle;

  1. Hükümlü ve tutuklu bulunanların bu hallerinin derhal sona erdirilmesine ve tahliyelerine,
  2. Bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren üç ay içinde bunların dosyalarının ele alınarak hükümlüler hakkındaki hapis cezalarının çek bedeli tutarı kadar ağır para cezasına dönüştürülmesine, tutuklular hakkında talep edilmiş olan hapis cezaları yerine çek bedeli tutarı kadar ağır para cezasına hükmedilmesine,
Mahkemece karar verilir, denilmektedir.

b) 08 Mart 2003 Tarihinden Sonraki Uygulama:

3167 Sayılı Kanunun karşılıksız çek başlığı taşıyan 16’ncı maddesi 08 Mart 2003 tarihinde geçerli olmak üzere aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Madde 16. Üzerinde yazılı keşide tarihinden önce veya ibraz süresi içinde ve bu kanunun 4 ’üncü maddesi uyarınca ibraz edildiğinde, yeterli karşılığı bulunmaması nedeniyle kısmen de olsa ödenmeyen çeki keşide eden hesap sahipleri veya yetkili temsilcileri, kanunların ayrıca suç sayıldığı haller saklı kalmak üzere, çek bedeli tutarı kadar ağır para cezasıyla cezalandırılırlar. Ancak verilecek para cezası seksenmilyar liradan fazla olamaz. Bu miktar, 1.3.1926 tarihli 765 sayılı Türk Ceza Kanununun ek 2’nci maddesine göre her yıl artırılır. Bu suçtan mükerrirlere, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.

Mahkemece, ayrıca işlenen suçun niteliğine göre bir yıl ile beş yıl arasında belirleyeceği bir süre için hesap sahiplerinin ve yetkili temsilcilerinin çek hesabı açtırmalarının yasaklanmasına karar verir. Yasaklama kararı bütün bankalara duyurulmak üzere Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirilir. Kısmen veya tamamen karşılıksız çıkan her çek yaprağı ayrı bir suç oluşturur.

V- SONUÇ

Ekonomide istikrarın korunması, bu istikrar için getirilen koşullara uyum sağlamakla mümkün olur. Ülkemizde son zamanlarda bankacılık ve buna bağlı çek yasasında yapılan önemli düzenlemeler bu sektördeki dejenerasyona son verilmesini amaçlamaktadır. Ancak, sadece yasalarda düzenleme yapmak yeterli olamamaktadır, esas olan bu yasaları uygulayan kişi ve kurumların görevlerini bu yasalar doğrultusunda yerine getirmeleridir.

Bundan böyle bankalarca verilecek çeklerde çek sahibinin vergi kimlik numarası ve vergi dairesi gibi bilgilerin yer alması önemli bir düzenlemedir. Temennimiz bu güne kadar çek düzenlemelerindeki maddi (Türk Ticaret ve Borçlar Kanunu) sorumluluk, bundan böyle mali ( Vergi Kanunları) sorumluluğu da beraberinde getirmiş olsun.

Bankalar, bu güne kadar kişi ve kuruluşların mali durum ve belgelerinin yeterliliğine bakmadan her isteyene kredi (visa) kartı verir gibi çek karnesi vermekte idi. Bundan böyle her çek yaprağı için öngörülen 300 milyon Türk Liralık sorumluluğun (ki günümüz şartlarında yeterli değildir) konuyu biraz disipline edeceği kanaatindeyiz.