TASARRUF MEVDUATI SİGORTA FONUNDAN BASIN AÇIKLAMASI   

 

 

 

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonundan:

30 Mayıs 2003

BASIN AÇIKLAMASI

Son günlerde bir basın kuruluşunda Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) bünyesine devrolunan bankaların eski ortaklarının yurtdışına çıkış yasaklarına ilişkin ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunu (BDDK) yıpratmaya yönelik asılsız iddialara yer verildiği görülmektedir. Bu tür iddialara basın açıklamaları yerine iddia sahiplerini doğrudan bilgilendirme tercih edilmekle birlikte, ilgili şahsa verilen cevabımızın dikkate alınmaması nedeniyle kamuoyunu aydınlatmak bakımından, aşağıda yer alan açıklamanın yapılması uygun görülmüştür.

Öncelikle bahse konu yazılarda yapılan temel hatalardan biri TMSF ile BDDK’nın aynı kurum olduğu izleniminin yaratılmasıdır. Bilindiği gibi, Tasarruf sahiplerinin haklarını ve bankaların düzenli ve emin bir şekilde çalışmasını tehlikeye sokabilecek ve ekonomide önemli zararlar doğurabilecek her türlü işlem ve uygulamaları önlemek, kredi sisteminin etkin bir şekilde çalışmasını sağlamak üzere gerekli karar ve tedbirleri almak ve uygulamakla yükümlü ve yetkili olan BDDK, faaliyetlerini hukuk kuralları çerçevesinde yürütmektedir. TMSF ise tasarruf mevduatının sigorta edilmesi, ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi ve/veya hisseleri kendisine devredilen bankaların mali bünyelerinin güçlendirilmesi, yeniden yapılandırılması ve üçüncü kişilere devri ile görevli ve yetkili, kamu tüzel kişiliğini haiz özerk bir kuruluştur. TMSF, mevcut yasal düzenlemeler altında, Fon kapsamına alınan bankalara ilişkin alacakları mümkün olan en kısa sürede tahsil etme çabası içinde bulunmaktadır. Bu çerçevede kamu alacaklarının tahsili, kamu haklarının korunması ve sorumluların cezalandırılması için yasal sınırlar içerisinde yoğun bir hukuk mücadelesi verilmektedir.

TMSF’ye devrolunan bankalardan doğan alacakların tahsili Kurumumuzun öncelikli konuları arasında yer almaktadır. Bu sürecin borçlu şirketlerin tasfiyesi yoluyla değil, bu şirketlerin varlıklarını sürdürmeleri ile mümkün olabileceği tabiidir. Bu nedenle, Kurumumuzla anlaşma yoluna giden grupların yurtdışındaki faaliyetlerinin yürütülmesi ile bu kişilerin yurtdışı çıkış yasaklarının devamı çelişkili bir durum yaratmaktadır. Bu çerçevede, Bankalar Kanunu ile getirilen özel düzenlemeler ile TMSF’ye tanınan yetkiye istinaden, tarafımızdan yapılan talep uyarınca, anlaşma sağlanan grupların hukuk davaları yapılan anlaşma süresince durdurulmakta ve bu kapsamda yurtdışına çıkış yasakları dahil diğer tedbirler de kaldırılmaktadır.

Diğer taraftan, alacakların tahsiline yönelik yapılan anlaşmalardaki ödeme planları belli bir ödemesiz dönemi içermekte olduğundan, bu anlaşmalar uyarınca kısa vadede ödeme yapılmış olması imkanı bulunmamaktadır. Gruplarla yapılan anlaşmalar, grupların mali yapıları, borç ödeme güçleri, projeleri ve ekonominin içinde bulunduğu durum dikkate alınarak hazırlanmaktadır. Anlaşma yapılmayan gruplar ve alacaklara yönelik olarak da bütün hukuki girişimler yapılmış ve bundan sonra da yapılmaya devam edilecektir. Tüm bu işlemlerdeki temel hedefimiz kamu menfaatinin korunması ve kamu alacaklarının en az maliyetle tahsilinin sağlanmasıdır.

Kurumumuzu yıpratmaya yönelik bu tür maksatlı yayınlara rağmen, dünyada bankacılık alanındaki en iyi denetim ve gözetim kurumlarından biri olmayı hedefleyen BDDK ile tasarruf sahipleri ve Kamunun hak ve menfaatlerini korumayı temel hedefi olarak gören TMSF, konusunda uzman ve özveriyle çalışan personelleriyle ekonominin hassas dengelere sahip olduğunun farkındadır ve bankacılık sektörünün güven çatısı olmaya devam edecektir.

Saygılarımızla.