TACİRLER, USULÜNE UYGUN TUTULMAYAN DEFTERLER NEDENİYLE DOĞACAK ZARARLARINI MUHASEBECİLERE RÜCU EDEBİLİRLER       

Sitemizi Tavsiye Etmek İster misiniz?

 

 

04 Mayıs 2004

 

Yrd.Doç.Dr. Türker SUSMUŞ

Ege Üniversitesi İ.İ.B.F. İşletme Bölümü

Muhasebe-Finansman ABD Öğretim Üyesi

turkers@bornova.ege.edu.tr

 

TACİRLER, USULÜNE UYGUN TUTULMAYAN DEFTERLER NEDENİYLE DOĞACAK ZARARLARINI MUHASEBECİLERE RÜCU EDEBİLİRLER

 

VUK ve TTK Yönünden Ticari Defterlerin Önemi

Tacirlerin tutacakları ticari defterlerin hiç veya usulüne uygun tutulmamış olmasının ve bu defterlerin tacir lehine delil niteliği taşıyıp taşımaması ticari hayatta ve ticari davalarda önemi oldukça fazladır. Ülkemizde defter tutma işlemleri, meslek mensupları tarafından ne yazık ki sadece vergi mevzuatı kapsamında değerlendirilerek yapılmaktadır. Oysa Türk Ticaret Kanunu (TTK)’ nun ilgili maddelerinin muhasebe meslek mensuplarınca çok iyi bilinmesi gereklidir. Buna gerekçe olarak, ticari defter ve belgelerin Vergi Usul Kanunu (VUK) açısından 5 yıl, TTK yönünden de 10 yıllık saklama zorunluluğu gösterilebilir. Bu nedenle, defter tutma ile ilgili sorumluluğun 5 yıldan sonra devam etmediği düşünülmemelidir. Çünkü, defter tutmanın tacire ve defteri tutan meslek mensubuna yüklediği bir takım hukuki ve cezai sorumluluklar bulunmaktadır. Bu bağlamda, defterlerin usulüne uygun tutulup tutulmamasının TTK, Borçlar Kanunu, İcra İflas Kanunu ve Ceza Kanunu açısından da ortaya koyacağı sonuçlar söz konusu olduğundan burada değerli meslek mensubu ve adayların dikkati çekilmek istenmektedir.

 

Tacirin Ticari Defterlerini Tutan Muhasebeciler Vekalet Sıfatıyla Bu Görevi Yerine Getirirler

Muhasebecilik mesleğinin mensubu ile tacir arasında bir bakıma Borçlar Kanunu açısından vekalet ilişkisi bulunduğu ifade edilebilir. Bu vekalet ilişkisi ile tacir, meslek mensubundan gereken mesleki özenin gösterilerek ticari defterlerinin tutulmasını beklemektedir. Çünkü, TTK’ nın 80-86. maddeleri tacir açısından yargısal ihtilaflar halinde önem kazanmaktadır. TTK madde 67/1 ise, meslek mensubu ile tacir arasındaki ilişkiye dikkat çekmektedir. TTK madde 67/1’ e göre “Bir tacirin defter tutma mükellefiyetini yerine getirmeye salâhiyetli kıldığı kimsenin bu defterlere geçirdiği kayıtlar, o tacirin kendisi tarafından tutulmuş kayıtlar hükmündedir.” Tacir ile meslek mensubu arasındaki bu vekalet ilişkisi nedeniyle, meslek mensubunun gerekli mesleki özeni göstererek sorumluluğunu yerine getirmesi gereklidir.

Ticari Defterlerin Usulüne Uygun Tutulmamasının TTK Yönünden Sonuçları

TTK madde 67/2 “Ticari defterlerin kısmen veya tamamen mevcut olmamasından yahut kanuna uygun surette tutulmamasından veyahut saklanması mecburi olan defter ve kâğıtların gereği gibi saklanmamasından doğan mesuliyet doğrudan doğruya işletme sahibine ve hükmi şahıslarda idare organının âzalarına veya idare işlerine salâhiyetli olan kimselere ve hükmi şahsiyeti olmayan ticari, işletme ve teşekküllerde onları idareye salâhiyetli olan kimselere aittir. Bunlar, kusuru memur ve müstahdemlerine yükleterek bu mesuliyetten kurtulamazlar.” TTK madde 67/2 tacirin bu sorumluluktan kaçamayacağını, örneğin “muhasebecimin hatasıdır” şeklinde bir savunma getirmesinin taciri sorumluluktan kurtarmadığını belirtmektedir. Fakat, TTK madde 67/1 yönünden bakıldığında, bir anlamda vekil edilen meslek mensubunun hatalarından ya da gereken mesleki özeni göstermemesi nedeniyle doğacak zararlardan ötürü tacirin Borçlar Kanunu açısından meslek mensubuna rücu hakkının bulunduğu da göz ardı edilmemelidir.

TTK madde 67/3. fıkra ise şöyledir: “66 ncı maddenin birinci fıkrasının 1 ilâ 3 üncü bentlerinde sayılan defterleri tutma mükellefiyetini hiç veya kanuna uygun şekilde yerine getirmeyip de ikinci fıkraya göre mesul olanlar (Değişik ibare: 4128 - 3.11.1995) üç milyon liradan otuz milyon liraya kadar ağır para cezasıyle cezalandırılır. Defterlerin kanuna uygun şekilde tutulmaması halinde , bunları tutmakla vazifelendirilmiş olan kimseler dahi aynı cezaya mahkum edilirler. Diğer kanunlarda bulunan cezai hükümler mahfuzdur. TTK madde 67/3, bir cezai sorumluluğa işaret etmekte olup “defterleri tutma mükellefiyetini hiç veya kanuna uygun şekilde yerine getirmeyip de ikinci fıkraya göre mesul olanları” ve defterlerin kanuna uygun şekilde tutulmaması halinde, bunları tutmakla vazifelendirilmiş olan kimseleri” sorumlu tutmaktadır. Bu nedenle meslek mensubunun TTK yönünden de cezai sorumluluğu bulunduğu açıkça görülmektedir.

Ayrıca, TTK madde 67/4.fıkra yönünden usulüne uygun tutulmayan defterler nedeniyle tacir ve meslek mensubu aleyhine suç unsuru da ortaya çıkabilmektedir. TTK madde 67/4’ e göre, “Hâkimler, noterler, sicil memurları ve diğer memurlar resmi muameleler dolayısıyla bir tacirin defter tutma mükellefiyetine aykırı hareket ettiğini öğrenince keyfiyeti müddeiumumiliğe bildirmeye mecburdurlar.” Ayrıca, ticari defterlerin usulüne uygun tutulmaması nedeniyle tacirin konkordato talebi de reddedilebilir. Ticari defterlerin meslek mensubunun kusurundan dolayı usulüne uygun tutulmaması nedeniyle, tacirin doğacak zararlarını meslek mensubuna rücu edebileceği düşünüldüğünde, ticari defterlerin meslek mensubunca tutulmasındaki önem bir kez daha anlaşılacaktır. Daha açık bir ifade ile, bu durumu öğrenenlerin keyfiyeti Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunmasının ZORUNLU OLDUĞUNA işaret edilmektedir.

Bunun yanında, ilgili tacirin TTK madde 20’ ye göre basiretli bir işadamı gibi hareket ederek kendi şirket ya da işinin hacmi, büyüklüğü ve sektörü ile ilgili uzman ve deneyimli bir meslek mensubuyla çalışma sorumluluğu bulunduğu da dikkate alınmalıdır.

SONUÇ

Defter tutma sorumluluğunu yerine getiren meslek mensuplarının TTK madde 67/3-4 yönünden cezai sorumluluklarının bulunduğu, bir bakıma tacir tarafından kendi defterlerini tutma vekaleti verilen meslek mensuplarının gereken mesleki özeni göstermemesi nedeniyle, TTK 80-86 açısından doğacak zararları tacirin meslek mensubuna rücu edebileceği, usulüne uygun tutulmayan ticari defterler nedeniyle tacirin konkordato talebinin reddedilebileceği göz ardı edilmemelidir.

 

Kaynak: Türker SUSMUŞ , "Kapanış Tasdikinin Yapılmış Olması Ticari Defterlerin Delil Niteliği Taşıdığını Göstermez" - Vergi Dünyası Dergisi , Mart 2004, Sayı: 271, ss.162-168