|
20
Mayıs 2005 Tarihli Resmi Gazete
Sayı:25820
Maliye
Bakanlığından:
Türkiye – Avrupa Birliği Çerçeve
Anlaşması Genel Tebliği
(Sıra No:
1)
Türkiye - Avrupa Birliği Çerçeve Anlaşması Uyarınca
Avrupa Birliği Tarafından veya Türkiye - Avrupa Birliği Tarafından Ortaklaşa
Finanse Edilen Projeler, Faaliyetler ve Eylemler Kapsamındaki Mal ve Hizmet
Teslimleri, İşler ve İşlemlerde Katma Değer Vergisi, Özel Tüketim Vergisi, Damga
Vergisi ile Veraset ve İntikal Vergisi İstisnalarının
Uygulaması
Avrupa Birliği (AB) ve Ülkemiz arasında, AB’nin finanse
ettiği ya da Türkiye-AB ortak finansmanı ile yürütülen projeler, faaliyetler ve
eylemler çerçevesinde yapılan mal ve hizmet alımları, işler ve işlemlere ilişkin
Türkiye ile Topluluk arasındaki idari işbirliğine dair kuralların ortaya
konulması amacıyla imzalanan Türkiye Cumhuriyeti ile Avrupa Birliği arasındaki
mali işbirliği çerçevesinde temin edilecek mali yardımların uygulanmasına
ilişkin “Çerçeve Anlaşma”, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından, 26.2.2005
tarih ve 25739 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 22.2.2005 tarih ve 5303 sayılı
Kanunla onaylanması uygun bulunmuş, Bakanlar Kurulunca 17.3.2005 tarih ve
2005/8636 sayılı Kararla onaylanmak suretiyle 15.4.2005 tarih ve 25787 sayılı
Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Söz konusu Anlaşma’nın vergi muafiyetlerine ilişkin
hükümlerini düzenleyen 6 ncı maddesi ve İşbirliğinin Genel Esaslarına ilişkin EK
A metnin 8 inci maddesindeki vergi muafiyetlerinin uygulama usul ve esasları
aşağıda belirtilmiştir.
I - Vergi İstisnasının Uygulama Alanı ve
Tarihi:
Anlaşma’nın 1/2 nci maddesinde Anlaşma’nın kapsamına,
Anlaşma’nın eki EK C’de sıralanmış, MEDA Tüzüğü çerçevesinde Finansman
Anlaşmaları veya diğer araçlar kapsamında yer alan daha önceden sonuçlandırılmış
TEDBİRLER veya TEDBİR dizileri ile 17 Aralık 2001 tarih ve 2500/2001 sayılı
Konsey Tüzüğü çerçevesinde oluşturulmuş veya oluşturulacak olan ve özel
ayrıntıları Topluluk ve Türkiye arasında mutabakata varılacak olan Finansman
Anlaşması ile ortaya konulacak olan TEDBİRLER veya TEDBİR dizilerinin girdiği
belirtilmektedir.
Aynı maddede “Tedbirlerden” kastın, Türkiye ile Avrupa
Topluluğu (AT) tarafından üzerinde ortak olarak anlaşılan Finansman Anlaşmaları
veya programlar ve/veya MEDA ve/veya katılım öncesi yardım çerçevesinde Avrupa
Topluluğu tarafından finanse edilen ve Türkiye’de gerçekleştirilecek olan
projeler ile aynı zamanda Türkiye ile Komisyonun 26 Şubat 2002 tarihinde
imzalamış olduğu Türkiye Cumhuriyeti’nin Topluluk Programlarına Katılımına
İlişkin Genel Prensipleri Ortaya Koyan Çerçeve Anlaşma ile münferit programlar
için geçerli olan Mutabakat Zabıtları çerçevesinde finansmanı sağlanacak olan
projeler, eylemler ve faaliyetlerin yanı sıra diğer ilgili Avrupa Topluluğu
Programları çerçevesinde Avrupa Topluluğu tarafından finanse edilen ve
Türkiye’de uygulanacak olan projeler olduğu açıklanmaktadır.
Buna göre, bu maddede Anlaşmanın kapsamına alınan ve
TEDBİRLER olarak tanımlanan, Avrupa Birliği tarafından finanse edilen ya da
Türkiye - AB ortak finansmanı ile finanse edilen projeler, eylemler ve
faaliyetler, bu Anlaşma’nın 6 ncı maddesi ve İşbirliğinin Genel Esaslarına
ilişkin EK A metnin 8 inci maddesinde yer alan vergi muafiyetlerinin kapsamına
girmektedir.
Diğer yandan, Anlaşma’nın 6 ncı maddesinin 3 üncü
fıkrasına göre vergi istisnalarını genel olarak düzenleyen Çerçeve Anlaşma’nın 6
ncı maddesi ile bu maddenin atıfta bulunduğu ve istisnaları ayrıntılı olarak
düzenleyen Anlaşmanın eki EK A’da yer
alan İşbirliğinin Genel Prensiplerinin 8 inci maddesi 10 Eylül 2000 tarihinden
itibaren geçerli olacaktır.
II - Katma Değer Vergisi İstisnasının Uygulaması:
Anlaşmaya ek İşbirliğinin Genel
Esasları başlıklı EK A metnin 8 inci maddesinin 2 nci
fıkrasında;
“AT yüklenicileri tarafından
yapılan tüm ithalatın, gümrük veya ithalat vergileri, harçları, KDV ve Özel Tüketim Vergisi veya
herhangi bir diğer benzeri vergi,
gümrük veya ithalat vergisi veya harca tabi olmaksızın Türkiye'ye
girmesine izin verilir. Bu muafiyet sadece AT sözleşmesi kapsamında AT
yüklenicisi tarafından tedarik edilen mallar ve/veya verilen hizmetler ve/veya
yapılan işlere ilişkin olarak yapılan ithalata uygulanacaktır. Türkiye, ilgili
ithalatın AT yüklenicisine yukarıda belirtilen vergi, gümrük vergisi veya
harçlar ile ilgili herhangi bir uyuşmazlık veya gecikmeye bakılmaksızın,
sözleşmede belirlendiği üzere ve sözleşme hükümlerinin normal olarak uygulanması
için gerektiği gibi hemen kullanılmak üzere teslimi için giriş noktasından
serbest bırakılmasını sağlayacaktır.”
hükmü yer almaktadır.
Anlaşmaya ek İşbirliğinin Genel
Esasları başlıklı EK A metnin 8 inci maddesinin 3 üncü fıkrasında
ise;
“AT yüklenicileri, AT sözleşmesi
kapsamında sunulan herhangi hizmet veya tedarik edilen mal veya yapılan iş için
KDV’den muaf tutulacaklardır. Bir tedarikçi tarafından AT yüklenicisine temin
edilen mallar veya sunulan hizmetler veya yapılan işler de KDV’den muaf
tutulacaktır. Bu muafiyet sadece AT sözleşmesi kapsamında AT yüklenicisi
tarafından teslim edilen mallar veya sunulan hizmetler veya yapılan işler ile
bağlantılı olarak temin edilen mallara veya sunulan hizmetlere veya yapılan
işlere uygulanacaktır.
Bir AT yüklenicisi veya bu
Anlaşmada öngörüldüğü şekilde muafiyete hak kazanan AT yüklenicisine mal teslim
eden ve/veya hizmet sunan veya iş yapan herhangi bir tedarikçi, bu Anlaşmada
öngörüldüğü şekilde KDV'den muaf olarak teslim ettiği mallar veya sunduğu
hizmetler veya yürüttüğü işlerle ilgili olarak ödediği KDV'ni, diğer işlemleri
için tahsil ettiği KDV'den indirme hakkına sahiptir. Eğer AT yüklenicisi veya
tedarikçi bu imkânı kullanamazsa, KDV'nin iadesine ilişkin Türk Kanunu
kapsamında istenilen gerekli belgeleri ekleyerek vergi idaresine yazılı talepte
bulunması halinde bu talebi takip eden azami 10 günlük bir sürede vergi idaresi
KDV iadesini yapacaktır.
KDV muafiyeti bu Anlaşmanın
imzalanmasından sonra mevcut KDV'nin yerini alan veya bu vergiye ek olarak tesis
edilebilecek olan herhangi bir benzeri vergiye de
uygulanacaktır.
İlgili vergi idaresi bu Anlaşma
hükümleri uyarınca muafiyet tanınan AT yüklenicisine yazılı talebi üzerine, bu
muafiyeti teyit eden bir sertifika verecektir. Söz konusu talep, talep eden AT
yüklenicisinin kimliği ve statüsünü teyit eden belgeyi de içermelidir. Vergi
makamı bu sertifikayı verecek veya azami 30 takvim günü içinde geçerli sebeple
reddedecektir."
hükmü yer
almaktadır.
Anlaşmanın EK A/8 inci maddesine
göre;
“AT yüklenicisi” terimi, AT
sözleşmesi kapsamında mal tedarik eden ve/veya hizmet sunan ve/veya iş yapan
ve/veya hibe sözleşmesini yürüten gerçek ve tüzel kişiler ile yerleşik
eşleştirme danışmanları olarak da bilinen, katılım öncesi danışmanları ve bir
eşleştirme anlaşması veya sözleşmesine dahil uzmanları kapsamaktadır.
“AT sözleşmesi” terimi ise, hibe ve muhtemel ortak finansman ile
finansmanı sağlanan ve AT veya Merkezi Finans ve İhale Birimi (MFİB) veya bir
Uygulayıcı Kuruluş veya hibe
yararlanıcısı tarafından imzalanan hukuki bağlayıcılığı olan herhangi bir belge
anlamına gelmektedir.
Anlaşma’nın yukarıda yer alan madde
hükümlerine göre bir AT yüklenicisinin, AT sözleşmesi kapsamında, sözleşmenin
yararlanıcısına teslim ettiği mallar, sunduğu hizmetler veya yaptığı işler katma
değer vergisinden (KDV) muaf tutulacaktır.
Aynı şekilde bu muafiyet, Anlaşmada
öngörüldüğü şekilde muafiyete hak kazanmış ve bu muafiyeti teyit eden bir
sertifikaya sahip AT yüklenicisine, herhangi bir tedarikçi tarafından, aşağıda
yer alacak şartlara uygun olarak, AT sözleşmesi kapsamında AT yüklenicisi tarafından teslim edilen mallar
veya sunulan hizmetler veya yapılan işler ile bağlantılı olarak temin edilen
mallara veya sunulan hizmetlere veya yapılan işlere de uygulanacaktır.
AB tarafından ya da Türkiye - AB
ortak finansmanı ile yürütülen projeler, faaliyet ve eylemlerin yürütülmesi
için imzalanan AT sözleşmesi kapsamında
mal tedarik eden veya hizmet sunan veya iş yapan veya hibe sözleşmesini yürüten
AT yüklenicileri, ekte örneği yer alan, kimliklerini ve statülerini teyit eden,
Merkezi Finans ve İhale Birimi veya AT sözleşmesine taraf diğer Kurumca
onaylanan bilgi formu (EK-1), AT sözleşmesi örneği ve hazırlayacakları dilekçe
ile birlikte Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğüne başvurarak sertifika
alma taleplerini bildireceklerdir.
Maliye Bakanlığı Gelirler Genel
Müdürlüğüne başvuran AT yüklenicilerine, uygun bulunması halinde özelge
verilecek olup, AT yüklenicileri bu özelge ile birlikte bağlı oldukları vergi
dairesine başvurarak, örneği ekte yer alan ve sözleşmede yazılı süre için
geçerli olacak Katma Değer Vergisi İstisna Sertifikasını (EK-2)
alabileceklerdir.
Mükellefiyet kaydı bulunmayan AT
yüklenicileri ise, Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğüne, yukarıda
belirtilen belgelerle başvurarak doğrudan Katma Değer Vergisi İstisna
Sertifikasını alabileceklerdir.
AT yüklenicilerinin gerekli
belgelerle müracaat ettiği tarihten itibaren 30 gün içinde sertifikanın
kendilerine verilmesi gerekmektedir.
Vergi dairelerince verilen
sertifikaların bir örneği, mükellefe sertifika verilme tarihinden itibaren 15
gün içinde Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğüne
gönderilecektir.
AT yüklenicileri, AT sözleşmesi
kapsamında teslim edecekleri mallar veya sunacakları hizmetler veya yapacakları
işler ile bağlantılı olarak temin edecekleri mal, hizmet ve işler için öncelikle
tedarikçiler ile sözleşme yapacaklar ve bu sözleşmede, sözleşmeye konu mal,
hizmet ve işlerin yüklenicinin taraf olduğu AT sözleşmesi kapsamında olduğunun
yararlanıcı tarafından onaylanması halinde bu mal teslimi, hizmet ifası ve
işlere KDV uygulanmayacağını belirteceklerdir. Tedarikçi ancak, yararlanıcı
tarafından onaylanmış yüklenici ile yaptığı sözleşmenin ve yüklenicide yer alan
sertifikanın kendisine ibraz edilmesi halinde, söz konusu sözleşme ve
sertifikanın birer örneğini almak ve düzenlediği fatura ve benzeri evrakta söz
konusu sözleşmeye ve Çerçeve Anlaşmaya atıf yapmak suretiyle KDV
hesaplamayacaktır.
İthalatta ise, söz konusu her bir
ithalatın AT sözleşmesi kapsamında olduğunun hazırlanacak bir liste ile
yararlanıcı tarafından onaylanması ve bu listenin ve yüklenicide yer alan
sertifikanın ilgili Gümrük İdaresine ibrazı ile KDV’siz ithalat yapılabilecektir. Ancak bu durumda
ilgili Gümrük İdaresi tarafından düzenlenecek makbuzda, AT sözleşmesine ve
Çerçeve Anlaşmaya atıf yapılarak KDV hesaplanmayacak ve Gümrük İdaresi
tarafından, kendisine ibraz edilen liste ve sertifikanın birer örneği muhafaza
edilecektir.
AT yüklenicileri, AT sözleşmesi
kapsamında teslim edecekleri mallar veya sunacakları hizmetler veya yapacakları
işler ile bağlantılı olarak temin edecekleri Amortismana Tabi İktisadi
Kıymetleri, ancak söz konusu kıymetlerin sadece AT sözleşmesi kapsamında
kullanılan kıymetler olması ve bu kıymetlerin AT sözleşmesi sonunda
yararlanıcıya bedelsiz tesliminin öngörülmesi halinde yukarıda yer alan esaslara
göre KDV’siz olarak alabilme imkanına sahiptirler. Ancak, bu durumda ilave
olarak yüklenicinin tedarikçi ile yapacağı ve yararlanıcı tarafından onaylanacak
sözleşmede, bu kıymetin AT sözleşmesi sonunda yararlanıcıya bedelsiz devir
olunacağı açıkça belirtilecektir.
Bu Amortismana Tabi İktisadi
Kıymetlerin AT sözleşmesinde yer alan işlerden başka işlerde de kullanılacak olması halinde, AT yüklenicileri
açısından iki seçenek söz konusudur. İlk olarak, AT yüklenicileri söz konusu
Amortismana Tabi İktisadi Kıymetleri başlangıçta KDV ödemek suretiyle satın
alacaklar ve yüklenilen KDV’yi diğer vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan
KDV’den indirim konusu yapacaklardır. Ancak, AT sözleşmesi sonunda söz konusu
kıymetler nedeniyle yüklenilen KDV’den indirimle giderilmeyen bir kısım kalmış
ise, AT yüklenicileri bu kıymetin AT sözleşmesi kapsamında kullanılma süresinin
bu kıymet için belirlenen amortisman süresi oranına isabet eden kısmı için
yüklenilen KDV tutarını geçmemek üzere bu kısmın aşağıda yer alan esaslara göre
iadesini talep edebileceklerdir. Diğer seçenek olarak, AT yüklenicileri bu
kıymetleri başlangıçta satın alırken, bu kıymetlerin AT sözleşmesi kapsamında
öngörülen kullanılma süresinin bu kıymetler için belirlenen amortisman süresi
oranına isabet eden KDV tutarını ödemeden kalan KDV tutarını ödemek suretiyle
alım yapabileceklerdir. Bu durumda, tedarikçi ile sözleşme yapan AT yüklenicisi,
bu sözleşmeyi yararlanıcıya onaylattırırken bu kıymetin AT sözleşmesi kapsamında
ne kadar kullanılacağını da onaylattıracaktır.
Ancak 2.000 YTL’nın altında
yapılacak her bir alım için tedarikçi
ile sözleşme yapmak ve yararlanıcı kuruma onaylatmak şartı aranmaksızın,
sertifika ibrazı ile KDV istisnası kendiliğinden uygulanır. Yükleniciler, bu
kapsamda birer aylık periyotlarla KDV
istisnasından yararlanarak yaptıkları harcamalarla ilgili olarak kimden, ne tür
mal, hizmet ve işi, ne miktarda ve tutarlarda, hangi tarih ve nolu fatura ile
aldıklarını gösteren liste oluşturacak ve bu listeyi, yararlanıcı kuruluşa, söz
konusu harcamaların AT sözleşmesi kapsamında olduğunu belirtir şekilde
onaylattıracaklardır. Bu kapsamda KDV’siz mal teslimi, hizmet ifası veya iş
yapan tedarikçiler kendilerine ibraz edilen sertifikanın bir fotokopisini alarak
muhafaza edecekler ve düzenleyecekleri fatura ve benzeri evrakta AT sözleşmesi
ve Çerçeve Anlaşmaya atıf yapmak suretiyle KDV hesaplamayacaklardır.
Söz konusu sertifika ile katma
değer vergisi ödemeksizin mal ve hizmet alan, iş yaptıran AT yüklenicileri
unvanlarını, vergi kimlik numaralarını, katma değer vergisi ödemeksizin almış
oldukları mal ve hizmetlerin, işlerin türünü, tutarlarını, fatura tarihi ile
numaralarını ve mal ve hizmet satın aldıkları, iş yaptırdıkları mükelleflerin;
unvanlarını, vergi kimlik numaralarını gösteren bir tabloyu sertifikanın
alındığı tarihten itibaren üçer aylık periyotlar halinde katma değer vergisi
beyannameleri ile birlikte bağlı oldukları vergi dairelerine, mükellefiyet kaydı
olmayanlar ise doğrudan Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğüne
vereceklerdir.
Bir AT yüklenicisi veya bu
Anlaşmada öngörüldüğü şekilde muafiyete hak kazanan bir AT yüklenicisine mal teslim eden ve/veya
hizmet sunan ve/veya iş yapan herhangi
bir tedarikçi, bu Anlaşmada öngörüldüğü şekilde KDV’den muaf olarak
teslim ettiği mallar veya sunduğu hizmetler veya yürüttüğü işlerle ilgili olarak
yüklendiği katma değer vergisini diğer işlemleri için tahsil ettiği katma değer
vergisinden indirme hakkına sahiptir.
Bu düzenleme tam istisna
mahiyetinde olduğundan istisna kapsamına giren teslim ve hizmetler dolayısıyla
yüklenilen vergiler, indirim yoluyla telafi edilememeleri halinde tedarikçilere/yüklenicilere nakten veya
mahsuben iade edilebilecektir. Nakten veya mahsuben yapılacak iade işlemleri
istisna kapsamındaki işlemlerin beyan edildiği dönem beyannameleri ile birlikte
verilecek iade talep dilekçesine dayanılarak yapılacaktır. İade talebinde
bulunacak tedarikçi/yükleniciler, iade talep dilekçesine indirilecek katma değer
vergisi listesini (AT sözleşmesi kapsamında yapılan faaliyetler ve dışındakiler
için ayrı ayrı), AT yüklenicisi iseler Katma Değer Vergisi İstisna
Sertifikasının bir örneğini, tedarikçi iseler AT yüklenicisi ile yapılan
sözleşmenin yararlanıcı kurum tarafından tasdikli bir örneğini, Anlaşma
kapsamındaki mal alım/satımı ile hizmet sunumu ve işlere ilişkin fatura ve
belgelerin aslı veya fotokopilerini ve yüklenilen katma değer vergisi tablosunu
ekleyeceklerdir. İade talepleri bağlı olunan vergi dairesine, bağlı olunan vergi
dairesi yok ise Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğüne
yapılacaktır.
Nakten veya mahsuben iade
talepleri, 84 Seri No’lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği’nin[1]
mal ihracından doğan katma değer vergisinin iadesindeki esaslar çerçevesinde
azami 10 günlük süre içerisinde sonuçlandırılacaktır. İade için yeminli mali
müşavir tasdik raporu ibraz edilen durumlarda da mal ihracı için öngörülen
limitler geçerli olacaktır.
Ancak herhangi bir şekilde AT
sözleşmesinin süresinin uzatılması ya da AT sözleşmesinde ilave iş nedeniyle
değişiklik yapılması halinde, AT yüklenicisi yeniden sertifika almak üzere yeni
sözleşme ve daha önce verilen Katma Değer Vergisi İstisna Sertifikası ile
birlikte Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğüne bir yazı ekinde
başvuracaktır.
Bu Anlaşmanın yürürlüğe girdiği
tarihten önce başlayıp, Anlaşmanın yürürlüğe girdiği tarih itibariyle hali
hazırda devam eden ve bu Anlaşmanın kapsamına giren proje, faaliyet ve eylemler
çerçevesindeki mal ve hizmet alımı, işleri yapan AT yüklenicileri ve
tedarikçiler için de yukarıda belirtilen esaslar doğrultusunda işlem
yapılacaktır.
III - Özel Tüketim Vergisi İstisnasının
Uygulaması:
Anlaşmaya ek İşbirliğinin Genel
Esasları başlıklı EK A metnin 8 inci maddesinin 5 inci
fıkrasında;
“AT yüklenicilerinin harcamaları
Özel Tüketim Vergisinden muaf tutulacaktır. Bu muafiyet sadece, AT sözleşmesi
kapsamında AT yüklenicisi tarafından tedarik edilen mallar ve/veya sunulan
hizmetler ve/veya yapılan işler ile bağlantılı harcamalara
uygulanacaktır.”
hükmü yer
almaktadır.
Genel olarak,
AT yüklenicileri, AT
sözleşmesi kapsamında teslim edecekleri mallar veya sunacaklar hizmetler veya
yapacakları işler ile bağlantılı olarak temin edecekleri Özel Tüketim Vergisine
(ÖTV) tabi mallar için başlangıçta ÖTV ödeyerek alış yapacaklardır. Ancak üçer
aylık dönemlerle bu kapsamda satın aldıkları malları liste halinde hazırlayarak,
sözkonusu malların AT sözleşmesi kapsamında olduğunu yararlanıcıya
onaylattıracaklardır. AT yüklenicileri üçer aylık dönemler halinde, ÖTV iade
talep dilekçesi ile bu dilekçeye yararlanıcı onaylı ÖTV içeren mal alım
listesini, bu alımlara ilişkin fatura ve benzeri evrakın aslı veya onaylı
fotokopilerini eklemek suretiyle söz konusu alımlar içerisinde yer alan
kendileri tarafından liste halinde hesaplanmış ÖTV’nin iadesi için bağlı
oldukları vergi dairesine, bağlı oldukları vergi dairesi olmayanlar ise Maliye
Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğüne başvurabileceklerdir.
Diğer yandan, AT sözleşmesi
kapsamında teslim edilecek mallar ve yapılacak işler içinde yer almak üzere, AT
yüklenicileri tarafından doğrudan ÖTV mükelleflerinden temin edilecek malların
ise tedarikçi ile sözleşme yapılması ve bu sözleşme konusu malların AT
sözleşmesi kapsamında olduğunun yararlanıcı tarafından onaylanması halinde ÖTV
ödenmeksizin tedarik edilmesi mümkündür. Tedarikçi, ancak, yüklenici ile yapmış
olduğu sözleşmenin yararlanıcı tarafından onaylanmış halinin kendisine ibraz
edilmesi halinde, söz konusu sözleşmenin bir örneğini almak ve düzenlediği
fatura ve benzeri evrakta AT sözleşmesine ve Çerçeve Anlaşmaya atıf yapmak
suretiyle ÖTV hesaplamayacaktır.
İthalatta ise, söz konusu her bir
ithalatın AT sözleşmesi kapsamında olduğunun hazırlanacak bir liste ile
yararlanıcı tarafından onaylanması, bu listenin ve yüklenicide yer alan AT
sözleşmesi örneğinin ilgili Gümrük İdaresine ibrazı ile ÖTV’siz ithalat
yapılabilecektir. Ancak bu durumda ilgili Gümrük İdaresi tarafından düzenlenecek
olan makbuzda, AT sözleşmesine ve Çerçeve Anlaşmaya atıf yapılarak ÖTV
hesaplanmayacak ve Gümrük İdaresi tarafından, kendisine ibraz edilen liste ve AT
sözleşme örneği muhafaza edilecektir.
AT yüklenicileri, AT sözleşmesi
kapsamında teslim edecekleri mallar veya sunacakları hizmetler veya yapacakları
işler ile bağlantılı olarak doğrudan ÖTV mükelleflerinden temin edecekleri
Amortismana Tabi İktisadi Kıymetler için ise, ancak söz konusu kıymetlerin sadece AT sözleşmesi kapsamında kullanılacak
kıymetler olması ve bu kıymetlerin AT sözleşmesi sonunda yararlanıcıya bedelsiz
devrinin öngörülmüş olması halinde bu kıymetleri başlangıçta ÖTV ödemeksizin
alabileceklerdir. Bunun için tedarikçi ile sözleşme yapan AT yüklenicisi, söz
konusu sözleşmede bu malların yüklenicinin taraf olduğu AT sözleşmesi kapsamında
olduğunu ve sözleşme sonunda yüklenici tarafından yararlanıcıya bedelsiz olarak
devir edileceğini de yararlanıcıya onaylattıracaktır. Tedarikçi ancak yüklenici ile
yapmış olduğu sözleşmenin yararlanıcı tarafından onaylanmış halinin kendisine
ibraz edilmesi halinde, söz konusu sözleşmenin bir örneğini almak ve düzenlediği
fatura ve benzeri evrakta AT sözleşmesine ve Çerçeve Anlaşmaya atıf yapmak
suretiyle ÖTV hesaplamayacaktır.
Bu Amortismana Tabi İktisadi
Kıymetlerin AT sözleşmesinde yer alan işlerden başka işlerde de kullanılacak olması halinde, AT yüklenicileri
açısından iki seçenek söz konusudur. İlk olarak, AT yüklenicileri söz konusu
Amortismana Tabi İktisadi Kıymetleri başlangıçta ÖTV ödemek suretiyle satın
alacaklar ve AT sözleşmesi sonunda ödenen ÖTV’nin bu kıymetin AT sözleşmesi
kapsamında kullanılma süresinin, bu kıymet için belirlenen amortisman süresi
oranına isabet eden kısmı için bu bölümde yer alan esaslara göre iade talep
edeceklerdir. Diğer seçenek olarak, AT yüklenicileri bu kıymetleri başlangıçta
satın alırken, bu kıymetlerin AT sözleşmesi kapsamında öngörülen kullanılma
süresinin bu kıymetler için belirlenen amortisman süresi oranına isabet eden ÖTV
tutarını ödemeden, kalan ÖTV tutarını ödemek suretiyle alım yapabileceklerdir.
Bu durumda, tedarikçi ile sözleşme yapan AT yüklenicisi, bu sözleşmeyi
yararlanıcıya onaylattırırken bu kıymetin AT sözleşmesi kapsamında ne kadar süre
kullanılacağını da onaylattıracaktır. Yararlanıcı onaylı sözleşme kendisine
ibraz edilen tedarikçi, söz konusu sözleşmenin bir örneğini almak ve düzenlediği
fatura ve benzeri evrakta AT sözleşmesine ve Çerçeve Anlaşmaya atıf yapmak
suretiyle AT sözleşmesi kapsamında kullanılması öngörülen kısım için ÖTV
hesaplamayacaktır.
Üçer aylık dönemler halinde
yapılacak ÖTV iade taleplerinde, nakten veya mahsuben yapılacak iadeler, 84 Seri
No’lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin mal ihracından doğan katma değer
vergisinin iadesindeki esaslar çerçevesinde işlem görecektir. İade için yeminli
mali müşavir tasdik raporu ibraz edilen durumlarda da mal ihracı için öngörülen
limitler geçerli olacaktır.
IV - Damga Vergisi İstisnasının
Uygulaması:
Anlaşmaya ek İşbirliğinin Genel
Esasları başlıklı EK A metnin 8 inci maddesinin 4 üncü
fıkrasında;
“AT sözleşmeleri, Türkiye’de damga
vergisine veya tescil harcına, mevcut veya getirilecek olan bunlara eşdeğer
diğer herhangi bir yükümlülüğe tabi
olmayacaktır.”
hükmü yer
almaktadır.
Buna göre hibe ve muhtemel ortak finansman ile
finansmanı sağlanan sözleşmede yer alan
tutarla sınırlı olmak üzere, AT veya Merkezi Finans ve İhale Birimi (MFİB) veya
bir Uygulayıcı Kuruluş veya hibe
yararlanıcısı tarafından imzalanan hukuki bağlayıcılığı olan AT sözleşmeleri,
damga vergisinden ve tescil harcından
müstesna tutulacaktır.
V - Veraset ve İntikal Vergisi İstisnasının
Uygulaması:
Anlaşmaya ek İşbirliğinin Genel
Esasları başlıklı EK A metnin 8 inci maddesinin 9 uncu
fıkrasında;
“TEDBİRLERDEN istifade edenler,
TEDBİRLER kapsamında herhangi bir şekilde karşılıksız olarak, kendilerine
transfer edilen mallardan kaynaklanan “Veraset ve İntikal Vergisi”nden muaf
tutulacaklardır.”
hükmü yer
almaktadır.
Buna göre Anlaşmanın 1/2 nci
maddesinde belirtilen ve bu tebliğde tanımlanan TEDBİRLER kapsamında herhangi
bir şekilde karşılıksız olarak kendilerine transfer edilen mallarla ilgili
olarak bu TEDBİRLERİN yararlanıcıları veraset ve intikal vergisinden muaf
tutulacaktır.
85 Seri No’lu Katma Değer Vergisi
Genel Tebliğinin[2]
F bendi yürürlükten kaldırılmıştır.
Tebliğ
olunur.
Ekler
:
Bilgi
Formu
Katma Değer Vergisi İstisna
Sertifikası
|