4811 sayılı Vergi Barışı
Kanununun uygulaması ile
ilgili olarak aşağıdaki hususların açıklanması uygun görülmüştür.
1- 2003 Mali Yılı Bütçe Kanununun 51 inci
maddesinin (z) bendi ile Bakanlığımıza verilen yetkiye istinaden yayımlanan
31/3/2003 gün ve 2003/3 Seri Nolu Vergi Barışı Kanunu İç
Genelgesi ile 4811 sayılı Kanunun bazı maddelerinden yararlanmak için daha önce 31 Mart 2003 tarihi olarak
belirlenen başvuru ve ilk taksit ödeme süreleri, 21 Nisan 2003 tarihi mesai
saati sonuna kadar uzatılmıştır.
Bu düzenlemenin bazı mükelleflerce, Kanundan
yararlandıkları vergi türlerinden, Kanunun yürürlüğe girdiği 27/2/2003 tarihi
ile 21 Nisan 2003 tarihi arasında adlarına tahakkuk eden ve vadeleri bu tarihler
arasına rastlayan cari döneme ilişkin vergilerinin vadelerinin de bu tarihe
kadar uzatıldığı şeklinde algılandığı ve ödemelerini süresinde yapmadıkları
görülmüştür. Bu yanlış algılamadan kaynaklanan zor durum nedeniyle 4811 sayılı Kanun
hükümlerinden yararlanmak üzere 21 Nisan 2003 tarihi mesai saati bitimine kadar
başvuruda bulunan mükelleflerin, Kanundan yararlandıkları vergi türlerinden,
belirtilen tarihler arasında adlarına tahakkuk ettirilen ve vadeleri bu tarihler
arasına rastlayan aynı türden vergilerden vadesinde ödenmemiş olanların da
6183 sayılı Kanuna göre hesaplanacak gecikme zammı ile birlikte 21 Nisan 2003
tarihi (bu tarih dahil) mesai saati sonuna kadar ödenmesi halinde bu mükellefler
4811 sayılı Kanun hükümlerinden yararlandırılmaya devam ettirilecektir.
2- 4811 sayılı Kanunun 3 üncü
maddesinin uygulaması ile
ilgili olarak Bakanlığımıza intikal eden olaylardan, bu Kanunun yürürlüğe
girdiği tarihten önce verilen en son kararın bozma kararı olması halinde anılan
maddenin (1) numaralı fıkrası uyarınca vergilerin % 50’si esas alınmak suretiyle
hesaplama yapıldığı anlaşılmakta olup, bu madde kapsamına giren olaylarda bozma
kararları ile ilgili olarak yapılacak hesaplamanın, Kanunun 3 üncü maddesinin (2) numaralı fıkrasında da belirtildiği
gibi, anılan maddenin (2) numaralı fıkrasının (a) bendine göre vergilerin %
20’si esas alınmak suretiyle yapılması gerekmektedir.
3- 1 Seri Nolu Vergi Barışı Kanunu Genel
Tebliğinin III üncü
bölümünde de belirtildiği
üzere, Kanunun kesinleşmemiş veya dava safhasında bulunan kamu alacaklarına
ilişkin hükümlerinden yararlanılmak üzere verilen dilekçeler, vergi dairelerince
derhal davanın bulunduğu yargı merciine gönderilecek ve idarece de başvuruda
bulunan mükellefler ile ilgili ihtilaflar sürdürülmeyecektir. Bu durum dikkate
alındığında, Kanundan yararlanmak üzere başvuran mükellefler ile ilgili olarak
belirtilen işlemler gerçekleştirildikten sonra ya da idarece ihtilafın
sürdürülmeyerek dava açma süresinde dava açılmadığı hallerde mükelleflerin
başvurularından vazgeçmeleri mümkün değildir.
4- 28/3/2003
tarihli ve 2003/2 Seri Nolu Vergi Barışı Kanunu İç
Genelgesinin B/1 numaralı
bölümünde “4811 sayılı Kanunun 3 üncü
maddesinin (2) numaralı
fıkrasında belirtilen ve Kanunun bu maddesi hükmünden yararlanılacak tutarın
tespiti için öngörülen “...Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce verilmiş en son
kararın ...” ibaresi, Kanunun yürürlüğe girdiği 27/2/2003 tarihi itibarıyla (bu
tarih dahil ) taraf olan idareye tebliğ edilen yargı kararlarını ifade
etmektedir.” açıklamasına yer verilmiştir.
Kanunun 3 üncü maddesinin uygulamasında belirtilen açıklama
uyarınca işlem yapılacak, ancak, 27/2/2003 tarihi itibarıyla idareye tebliğ
edilmemiş olmakla birlikte bu tarihten önce mükellefe tebliğ edilen ve 21 Nisan
2003 tarihi mesai saati sonuna kadar yapılacak müracaatlar sırasında vergi
dairesine ibraz edilen kararlar da dikkate alınacaktır.
5-
1 Seri Nolu Vergi Barışı Kanunu Genel Tebliğinin II-E/4
bölümünde, 4811 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce, vergi mevzuatında yer alan düzenlemeler
nedeniyle mahsuben iade talebi bulunan mükelleflerin diledikleri takdirde mahsup
talep ettikleri borçları için bu Kanun hükümlerinden yararlanabilecekleri
belirtilmiş ve bu durumda yapılacak işlemler açıklanmış olup, bu açıklamalara
göre işlem yapılmaya devam edilecektir.
28/3/2003 tarihli 2003/2 Seri Nolu Vergi Barışı Kanunu İç
Genelgesinin E/6
bölümünde de vergi dairelerinden iade alacağı bulunan mükelleflerin bu
alacaklarını, 4811 sayılı Kanuna göre taksitlendirilen borçlarına mahsup
yoluyla ödeyebilmeleri için alacağın nakden iade edilebilir aşamada bulunması ve
taksit ödeme süresi içerisinde mahsup işleminin yapılmasının gerektiği
belirtilmiştir.
Söz
konusu Genelgenin bu bölümü yeniden değerlendirilmiş ve aşağıdaki açıklamaların
yapılmasına gerek duyulmuştur.
a)
Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunları ile Katma Değer Vergisi Kanununda yer alan düzenlemeler nedeniyle vergi dairesinden iade
alacağı bulunan mükelleflerin ilgili mevzuat uyarınca mahsup için istenilen
bilgi ve belgeleri eksiksiz olarak ibraz etmiş olmaları halinde bu alacaklarının
4811 sayılı Kanuna göre ödeyecekleri kendi borçlarına mahsubu mümkün
bulunmaktadır.
Bu
durumda, iade alacağının 4811 sayılı Kanuna göre ödenecek tutara mahsup işlemleri
taksit ayı içerisinde sonuçlandırılacaktır. Bu konuda vergi dairelerince gerekli
özen gösterilecek, mahsubun talep tarihi itibarıyla yapılmasına engel bir
durumun mevcudiyeti halinde, derhal mükellefle irtibata geçilerek mahsubun
yapılmama nedenleri konusunda bilgi verilecek ve taksitin süresinde ödenmesi
gereği hatırlatılacaktır.
b) Bakanlığımıza
intikal eden olaylardan; Katma Değer Vergisi Kanununun 9 uncu
maddesinin Bakanlığımıza
verdiği yetkiye istinaden kısmi vergi tevkifatı kapsamına alınan işlemler
dolayısıyla alıcı tarafından (2) numaralı beyanname ile beyan edilen ve tahakkuk
ettirilen vergiye ilişkin mahsup taleplerinde, tevkif edilen verginin ödendiğine
ilişkin belgenin ibrazı gerekmediği halde, alıcının beyan edip ödemediği vergi
için satıcının mahsup talebinin yerine getirilmediği ve borcun ödeme emriyle
takibe alındığı anlaşılmıştır.
Buna göre, mükelleflerin gerek daha önce yaptıkları mahsup
taleplerinde, gerekse Vergi Barışı Kanununa göre ödeyecekleri taksitleri için
yaptıkları mahsup taleplerinde, diğer belgelerin ibraz edilmiş olması şartıyla
bu verginin ödenip ödenmediği araştırılmaksızın mahsup işlemi
gerçekleştirilecektir. Öte yandan, verginin ödenmediğinin tespit edilmesi
halinde alıcı nezdinde takibatın yapılacağı tabiidir.
6- 1 Seri Nolu Vergi Barışı Kanunu Genel Tebliğinin VI-F/2-d
bölümünde de etraflıca
açıklandığı üzere matrah artırımında bulunan mükelleflerin yıllık gelir ve
kurumlar vergisine mahsuben daha önce tevkif yoluyla ödemiş oldukları vergilerin
nakden yada mahsuben iadesine yönelik incelemeler talep edilen iade ile sınırlı
olarak sürdürülecektir. Dolayısıyla, 4811 sayılı Kanunun 10 uncu
maddesinin (4) numaralı
fıkrasında belirtilen 1 aylık süre geçtikten sonra düzenlenecek raporlarda,
nakden veya mahsuben iade tutarını aşan bir tarhiyat
önerilmeyecektir.
7- 4811 sayılı Vergi Barışı Kanununun
“Uygulanmayacak Hükümler“ başlıklı 14 üncü maddesinde kaçakçılık suçlarına ilişkin cezaların
uygulanmayacağı haller düzenlenmiştir. Ancak, defter, kayıt ve belgeleri yok
edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya
hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen
sahte olarak düzenleyenler ile belgeleri sahte olarak basanlar maddenin kapsamı
dışında bırakılmış ve kapsam dışında kalan bu suçları işleyenlerin bu Kanunun
7, 8 ve 9 uncu maddelerine göre matrah artırımı hükümlerinden
yararlanamayacakları maddenin (2) numaralı fıkrasında hüküm altına
alınmıştır.
Buna göre,
4811 sayılı Kanunun 14 üncü
maddesinin (2) numaralı
fıkrası uyarınca kapsam dışında bırakılan kaçakçılık suçlarını işleyen
mükelleflerin; gerek kaçakçılık suçu işlendiğine ilişkin tespitlerin yapıldığı,
gerekse Kanunun kapsadığı diğer vergilendirme dönemleri için 4811 sayılı Kanunun 7, 8 ve 9 uncu madde hükümlerinden yararlanmaları mümkün
değildir.
8- 4811 sayılı Kanuna
göre borçları taksitlendirilmiş olan motorlu taşıtlar vergisi mükelleflerinin,
Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 41 inci maddesi gereğince “Trafikten Çekme
Belgesi” almak üzere ilgili vergi dairelerinden ilişik kesme belgesi talebinde
bulunmaları halinde, taksitlendirilmiş borçlarını ödemiş olmaları ya da borca
karşılık banka teminat mektubu veya Hazine tahvil ve bonosu verilmiş olması
kaydıyla “Trafikten Çekme Belgesi İçin Geçerlidir” ibaresi konularak ilişik
kesme belgesi verilecektir.
9-
2003/2 Seri No.lu Vergi Barışı Kanunu İç
Genelgesi’nin D/2 bölümünde, 2001 ve önceki yıllarda inşaatı biten ve bu tarih itibarıyla tapuda
cins değişikliği işlemi gerçekleştirilmemiş binalara ait tahsil olunacak harçlar
hakkında gerekli açıklamalar yapılmıştı. Buna ilaveten aşağıdaki açıklamaların
yapılmasına gerek görülmüştür.
Harçlar Kanununa ekli (4) sayılı tarifenin 13/a bendine göre alınacak harcın,
gayrimenkul inşaatının sona erdiği tarih itibarıyla belirlenecek emlak vergisi
(bina) değeri üzerinden binde 15 oranı esas alınarak hesaplanması gerekmektedir.
Bu tarifenin sonunda yer alan hükme göre % 50 fazlasıyla alınacak harç da bu
esaslara göre hesaplanacak tutarın yarısı olarak dikkate alınacaktır.
Harç ödendiği halde
tapuda cins tashihi işleminin yapılmadığı durumlarda %50 tutarında tahsil
edilecek harç; bu harca herhangi bir ceza, gecikme faizi ve gecikme zammı
uygulanmadığı dikkate alınarak 4811 sayılı Kanunun 6 ncı
maddesinde öngörülen süre
ve şekilde ödenebilecektir.
Diğer taraftan, birden fazla bağımsız bölüm ihtiva eden binalarda; her
bağımsız bölüm sahibinin münferit olarak 4811 sayılı Kanun
hükümlerinden yararlandırılması mümkün bulunmaktadır.
Bilgi edinilmesini ve gereğini rica
ederim.
Maliye
Bakanı