|
02
Eylül 2003
Veysi YEŞİLKAYA
SMMM
vydenetim@e-kolay.net
Tel: 0
(212) 320 80 61-62
A- YASAL DÜZENLEMELER
24.04.2003 tarih ve 25088 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 09.04.2003 tarih ve 4842 sayılı Bazı Vergi Kanunlarında Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanun uyarınca; kurumlardan elde edilen kâr paylarının dağıtımı, beyanı ve vergilendirilmesi uygulaması yeniden düzenlenmiştir.
Bilindiği üzere Gelir Vergisi Kanunu’nun 75’nci maddesinin 1, 2 ve 3 numaralı bentlerinde yazılı;
"1- Her nevi hisse senetlerinin kâr payları (Kurucu hisse senetleri ve diğer intifa hisse senetlerine verilen kâr payları ve pay sahiplerine hazırlık dönemi için faiz olarak veya başka adlarla yapılan her türlü ödemeler ile Sermaye Piyasası Kanunu’na göre kurulan yatırım fonları katılma belgelerine ödenen kâr payları dahil)
2- İştirak hisselerinden doğan kazançlar( Limited şirket ortaklarının, iş ortaklıkları ortaklarının ve komanditerlerin kâr payları ile kooperatiflerin dağıttıkları kazançlar bu zümreye dahildir. Kooperatiflerin ortakları ile yaptıkları muamelelerden doğan kârların ortaklara, kooperatifle yaptıkları muameleler nispetinde tevzii kâr dağıtımı sayılmaz.)
3- Kurumların idare meclisi başkan ve üyelerine verilen kâr payları,"
kaynağı ne olursa olsun menkul sermaye iradı olarak tanımlanmıştır.
Gelir Vergisi Kanununun 22’nci maddesinin 2 numaralı bendinde 4842 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle; tam mükellef kurumlardan elde edilen, GVK’nun 75’inci maddesinin 1, 2 ve 3 numaralı bentlerinde yazılı kâr paylarının yarısı gelir vergisinden istisna edilmiştir. İstisna edilen kısım da dahil olmak üzere elde edilen kâr payının tamamı üzerinden GVK’nun 94’üncü maddesinin birinci fıkrasının 6 numaralı bendinin b alt bendi uyarınca tevkifat yapılacaktır. Tevkif edilen verginin tamamı, kâr payının yıllık beyanname ile beyan edilmesi durumunda yıllık beyanname üzerinden hesaplanan vergiden mahsup edilecektir.
Yine Gelir Vergisi Kanununun 94’üncü maddesinin birinci fıkrasının 6 numaralı bendinin b alt bendinde 4842 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle; tam mükellef kurumlar tarafından; tam mükellef gerçek kişilere, gelir ve kurumlar vergisi mükellefi olmayanlara ve bu vergiden muaf olanlara, dar mükellef gerçek kişilere, dar mükellef kurumlara(Türkiye’de bir işyeri veya daimi temsilci aracılığı ile kâr payı elde edenler hariç) ve gelir ve kurumlar vergisinden muaf olan dar mükelleflere dağıtılan, GVK’nun 75’inci maddesinin ikinci fıkrasının 1, 2 ve 3 numaralı bentlerinde yazılı kâr payları üzerinden Bakanlar Kurulunca belirlenen oranlarda tevkifat yapılacaktır
...
Hükmü yer almaktadır.
(15.05.2003 tarih ve 25109 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 2003/5590 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü Maddesinde Yer Alan Tevkifat Nispetleri Hakkındaki 93/5148 Sayılı kararnamenin Eki Karar'da Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kararla tevkifat oranı
% 10
olarak belirlenmiştir.)
4842 sayılı kanunla eklenen GVK’nun geçici 62’nci maddesi;
"1- Kurumlar vergisi mükelleflerinin;
a) 31.12.1998 veya daha önceki tarihlerde sona eren hesap dönemlerinde elde ettikleri kazançlarının,
b) (a) bendi kapsamı dışında kalan ve 31.12.2002 veya daha önceki tarihlerde sona eren hesap dönemlerinde elde edilen, kurumlar vergisinden istisna edilmiş kazançlarının,
c) Geçici 61 inci madde kapsamında tevkifata tâbi tutulmuş kazançlarının,
Dağıtımı halinde 94 üncü madde uyarınca tevkifat yapılmaz.
2. Gerçek kişilerce (1) numaralı fıkranın (a) bendi kapsamında elde edilen kâr payları gelir vergisinden müstesnadır.
3. Gerçek kişilerce (1) numaralı fıkranın (b) ve (c) bendi kapsamında elde edilen kâr paylarının net tutarına elde edilen kâr payının 1/9’u eklendikten sonra, bulunan tutarın yarısı vergiye tâbi gelir olarak dikkate alınır. Bu gelirler ile ilgili olarak yıllık beyanname verilmesi halinde, beyannameye intikal ettirilen tutarın 1/5'i beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilir.
4. Kurumlar vergisi mükelleflerinin doğrudan veya iştirakleri aracılığıyla, bu maddenin (1) numaralı fıkrasında belirtilen nitelikte kâr payı elde etmeleri halinde, bu kâr paylarının dağıtımı ve kâr payı elde eden gerçek kişilerce bu kâr paylarının beyanı ile ilgili olarak (1), (2) ve (3) numaralı fıkra hükümleri uygulanır.
5. Bu madde kapsamındaki kâr payları için 22’ inci madde hükümleri uygulanmaz."
Şeklinde düzenlenmiştir.
Kurumlarca dağıtılacak kâr paylarının beyanı ve vergilendirilmesine ilişkin 08.05.2003 tarih ve 25102 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Maliye Bakanlığı Kurumlar vergisi Kanunu 80 seri numaralı Genel Tebliğinde;
"Kurumlarca Dağıtılacak Kâr Payları Üzerinden Yapılacak Gelir Vergisi Tevkifatı
Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının 6 numaralı bendinin ( b ) alt bendinde 4842 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle, kurumların istisna kazançları ile normal kazançları ayrımına son verilerek istisna olsun olmasın tevkifat kârın dağıtılması aşamasına bırakılmış, ayrıca halka açık şirket ile halka açık olmayan şirketten elde edilen kâr payı ayırımı da kaldırılmak suretiyle, her iki tür şirket tarafından dağıtılan kâr paylarının aynı oranda vergilendirilmesi öngörülmüştür.
Gelir Vergisi Kanununun 4842 sayılı Kanunla değişik 94/6-b maddesi uyarınca, tam mükellef kurumlar tarafından; tam mükellef gerçek kişilere, gelir ve kurumlar vergisi mükellefi olmayanlara ve bu vergiden muaf olanlara, dar mükellef gerçek kişilere, dar mükellef kurumlara ve gelir ve kurumlar vergisinden muaf olan dar mükelleflere dağıtılan kâr payları üzerinden Bakanlar Kurulunca belirlenen oranlarda tevkifat yapılacaktır.
Dikkat edileceği üzere, tam mükellef kurumlardan kâr payı alan tam mükellef kurumlar vergisi mükellefleri ile Türkiye’de bir işyeri veya daimi temsilci aracılığıyla kâr payı elde eden ve bu kâr paylarını kurum kazancına dahil ederek beyan edecek olan dar mükellef kurumların elde edecekleri kâr payları üzerinden tevkifat yapılmayacak, bu şekilde kâr payı elde eden tam mükellef kurumun söz konusu kâr paylarını yukarıda sayılan gerçek veya tüzel kişilere dağıtması aşamasında, dağıtılan kısım üzerinden tevkifat yapılacaktır.
Diğer taraftan, Kurumlar Vergisi Kanunu uyarınca yıllık veya özel beyanname veren dar mükellef kurumların, Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının ( 4 ) numaralı bendinde yazılı menkul sermaye iradının ana merkeze aktarılan tutarı üzerinden tevkifat yapılacaktır.
Gelir Vergisi Kanununun 94/6-b maddesinde yapılan söz konusu değişiklik 4842 sayılı Kanunun yayımı tarihi olan 24/04/2003 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, istisna kazançlar ve kâr paylarının geçiş döneminde ne şekilde vergilendirileceği hususu da anılan Kanun ile Gelir Vergisi Kanununa eklenen Geçici 62 inci maddede düzenlenmiştir.
Söz konusu geçici maddede yer alan düzenleme uyarınca, kurumlar vergisi mükelleflerinin 31/12/1998 ve daha önceki tarihlerde sona eren hesap dönemlerinde elde edilmiş kârlarının dağıtımı halinde, bu kâr payları üzerinden tevkifat yapılmayacaktır. Aynı şekilde 01/01/1999 ve 31/12/2002 tarihleri arasındaki hesap dönemlerinde elde edilen kurumlar vergisinden istisna kazançlar ile Gelir Vergisi Kanununa 4842 sayılı Kanunla eklenen Geçici 61 inci madde kapsamında tevkifata tabi tutulan kazançların dağıtılması halinde bu kâr payları üzerinden ayrıca tevkifat yapılmayacaktır. Diğer taraftan, 1999 yılına ilişkin olarak elde edilen kazançlara uygulanan yatırım indiriminin Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun E.2003/3, K.2003/3 sayılı kararı ile istisna kavramı içinde düşünülmesinin hukuken mümkün bulunmadığı yönünde karar verilmiş olması nedeniyle, 1999 yılı kazançları üzerinden indirim konusu yapılan, ancak yargı kararı uyarınca tevkifata tabi tutulmamış veya yapılan tevkifatları düzeltilmiş bulunan yatırım indirimi tutarına isabet eden kazançların kâr dağıtımına tabi tutulması halinde, bu kazançlar üzerinden kâr payı dağıtımına bağlı tevkifat yapılacağı tabiidir."
Şeklinde açıklamalar yer almaktadır.
Yine,
Maliye Bakanlığı Gelir Vergisi Kanunu 249 seri numaralı Genel Tebliği’nde;
"Gelir Vergisi Kanununda 4842 sayılı Kanunla yapılan değişikliklerle kâr paylarının vergilendirilmesi ve gelirin toplanarak yıllık beyanname ile beyan edilmesine yönelik düzenlemelerde de değişiklik yapılmıştır.
kâr paylarının vergilendirilmesi konusunda yapılan değişiklikle vergi alacağı sistemi kaldırılmış ve kurum bünyesinde yapılan vergi tevkifatının tamamının kâr payının yıllık beyanname ile beyan edilmesi halinde yıllık beyanname üzerinden hesaplanan vergiden mahsup edilmesine olanak sağlanmıştır. kâr payları üzerindeki toplam vergi yükünün azaltılması ve bu yükün gelir vergisi tarifesinde yer alan en yüksek orana yaklaştırılması amacıyla da elde edilen kâr paylarının yarısının gelir vergisinden istisna edilmesi yönünde düzenleme yapılmıştır."
Şeklinde açıklamalara yer verilmiştir.
Yukarıda belirtilen yeni düzenlemelere bakıldığında; özellikli durumların çokluğu nedeniyle kâr paylarının dağıtımı ve vergilendirilmesi uygulamasının karmaşık bir hal aldığı söylenebilir. Kar paylarının vergilendirme rejiminde yapılan yeni düzenlemelerin şirket ortaklarına sağlamış olduğu vergisel avantajlar nedeniyle önümüzdeki günlerde, bilançolarında dağıtılmayan karların yer aldığı şirketlerin kar dağıtımı yapacakları beklenmektedir. Bu nedenle, kâr dağıtımı yapılırken yeni düzenlemelerdeki özellikli durumlara dikkat edilmesi gerekecektir.
B- KÂR DAĞITIMINDA DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR
1- 4842 sayılı Kanunla eklenen Geçici 61’inci maddenin 1 numaralı bendinin a alt bendi uyarınca; kurumlar vergisinden istisna kazanç olsun olmasın, 1998 ve öncesi hesap dönemlerine ait kurum kazançları, hem bu kazancı dağıtan kurumlar açısından hem de bu kazanç dağıtımı nedeni ile kâr payı elde eden gerçek kişiler açısından gelir vergisinden istisna edilmiştir. Yani, tam mükellef kurumlar tarafından dağıtılmasına karar verilen 1998 ve öncesi hesap dönemlerine ait kurum kazanları üzerinden herhangi bir tevkifat yapılamayacağı gibi, bu kazançlardan kâr payı elde eden gerçek kişilerce de beyan edilmeyecektir.
Aynı zamanda, kurumlar vergisi mükelleflerinin doğrudan veya iştirakleri aracılığıyla 1998 ve öncesi hesap dönemlerine ait kurum kazançlarından kâr payı elde etmeleri ve bu kâr payını dağıtmaları halinde de herhangi bir tevkifat yapılmayacaktır. Bu nitelikte kâr payı elde eden gerçek kişilerce de herhangi bir beyanda bulunulmayacaktır.
2- 4842 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle; Gelir Vergisi Kanununun 94’üncü maddesinin birinci fıkrasının 6 numaralı bendinin b alt bendi uyarınca yapılacak tevkifat, kazancın istisna olup olmadığına bakılmaksızın kâr dağıtımı aşamasına bırakılmış ve kurumların istisna kazançları ile normal kazançları ayırımına son verilmiştir. Ayrıca, halka açık ve açık olmayan şirketlerden elde edilen kâr payı ayırımına da son verilerek kâr paylarının aynı oranda vergilendirilmesi sağlanmıştır.
Diğer yandan, Gelir Vergisi Kanunu’na 4842 sayılı Kanunla eklenen Geçici 61’inci madde, “Bu maddenin yürürlük tarihinden önce yapılan müracaatlara istinaden düzenlenen yatırım teşvik belgeleri kapsamındaki yatırımlarla ilgili yatırım harcamalarına (teşvik belgelerine bu tarihten sonra ilave edilen iktisadi kıymetler için yapılan harcamalar hariç), yatırım indirimi uygulamasına ilişkin olarak Gelir Vergisi Kanununun bu tarihten önce yürürlükte bulunan hükümleri uygulanır.
Yukarıda belirtilen şekilde yatırım indirimi istisnasından yararlanılan kazançlar ile bu maddenin yürürlük tarihinden önce gerçekleşen yatırımlar üzerinden hesaplanan ve kazancın yetersiz olması nedeniyle sonraki dönemlere devreden yatırım indiriminden yararlanan kazançlar üzerinden dağıtılsın dağıtılmasın % 19,8 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılır.” Şeklinde düzenlenmiştir.
4842 sayılı kanunla GVK’na eklenen geçici 61’nci madde kapsamında yatırım indirimi istisnasından yararlanılması durumunda bu maddede belirtilen %19,8 oranında tevkifat yapılması gerekmektedir.
Ancak, Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 80 seri numaralı Genel Tebliği’nde de belirtildiği üzere; 01.01.1999- 31.12.2002 tarihleri arasındaki hesap dönemlerinde elde edilen kurumlar vergisinden istisna kazançlar ile Gelir Vergisi Kanununa 4842 sayılı Kanunla eklenen Geçici 61 inci madde kapsamında tevkifata tabi tutulan kazançların dağıtılması halinde, bu kâr payları üzerinden ayrıca tevkifat yapılmayacaktır. Fakat, 1999 yılına ilişkin olarak elde edilen kazançlara uygulanan yatırım indiriminin Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun E.2003/3, K.2003/3 sayılı kararı ile istisna kavramı içinde düşünülmesinin hukuken mümkün bulunmadığı yönünde karar verilmiş olması nedeniyle, 1999 yılı kazançları üzerinden indirim konusu yapılan, ancak yargı kararı uyarınca tevkifata tabi tutulmamış veya yapılan tevkifatları düzeltilmiş bulunan yatırım indirimi tutarına isabet eden kazançların kâr dağıtımına tabi tutulması halinde, bu kazançlar üzerinden tevkifat yapılacaktır.
Başka bir değişle 1999 hesap dönemine ait kurumlar vergisinden istisna kazancın dağıtılması halinde; bu kazançlar üzerinden % 10 oranında tevkifat yapılacaktır. Bu kazançlardan kâr payı elde eden gerçek kişiler, elde ettikleri brüt kâr payının yarısı 12 milyarı aşması halinde yıllık beyanname ile beyan edecekler. Kazancın dağıtımı sırasında yapılan %10’luk vergi kesintisi beyanname üzerinden hesaplanan vergiden mahsup edilecektir.
2000,2001 ve 2002 hesap dönemlerine ait kurum kazançlarının, kurumlar vergisinden istisna kazançlardan kaynaklanması durumunda bu kazançların dağıtımı aşamasında her hangi bir tevkifat yapılmayacaktır. Bu kazançlar dolayısıyla kâr payı elde eden gerçek kişiler, bu kar paylarını GVK geçici 62’inci madde kapsamında beyan edeceklerdir. Yani, elde ettikleri net kâr payına elde ettikleri kâr payının 1/9’unu ekleyip bulunan tutarın yarısı 12 milyarı aşması durumunda yılık beyanname ile beyan edip, beyannameye intikal ettirilen gelirin 1/5’ini beyanname üzerinden hesaplanan vergiden mahsup edeceklerdir.
Diğer taraftan, 2000,2001 ve 2002 hesap dönemlerine ait kurum kazançlarının, kurumlar vergisinden istisna kazanç olmaması durumunda ise kar dağıtımı yapılırken bu kazançlar üzerinden % 10 oranında tevkifat yapılacaktır. Bu yıllara ait kurumlar vergisinden istisna olmayan kazançlar dolayısı ile kâr payı elde eden gerçek kişiler, bu kar paylarını GVK 22’inci madde kapsamında beyan edecekler. Yani, elde ettikleri brüt kâr payının yarısı 12 milyarı aşması halinde yıllık beyanname ile beyan edip, kazancın dağıtımı sırasında yapılan %10’luk vergi kesintisini beyanname üzerinden hesaplanan vergiden mahsup edeceklerdir.
Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda konuyu bir örnek ile açıklayacak olur isek;
Örneğin, eşit sermaye oranına sahip 5 ortaklı (VY) Anonim Şirketi’nin
1-1998 hesap dönemine ait 30.000.000.000 TL (Normal Kazanç)
2-1999 hesap dönemine ait 40.000.000.000 TL (Yatırım indirimi dolayısı ile Kurumlar Vergisi’nden istisna edilmiş kazanç olup Danıştay ca, yatırım indirimi dolayısıyla yapılan tevkifatlar düzeltilmiş olduğunu varsayalım.)
3-2000 hesap dönemine ait 50.000.000.000 TL(Kurumlar vergisinden istisna kazanç )
4-2001 hesap dönemine ait 60.000.000.000 TL(Kurumlar vergisinden istisna kazanç)
5-2002 hesap dönemine ait 70.000.000.000 TL(Normal Kazanç) olmak üzere toplam 250.000.000.000 TL tutarında(TTK’nuna göre yasal yedek akçeler ayrıldıktan sonra kalan tutar) dağıtılmayan kazancı olduğunu ve yapılan Olağan Genel Kurul Toplantısı’nda bu tutarın şirket ortaklarına şirkete koymuş oldukları sermaye oranında dağıtılmasına ilişkin karar alındığını varsayalım. Buna göre;
- Kâr Dağıtımı Yapan (VY) Anonim Şirketi Açısından
1-(VY) Anonim Şirketi’nin 1998 hesap döneminde elde etmiş olduğu ve 2003 yılında dağıtılmasına karar verilen 30.000.000.000 TL tutarındaki kazanç üzerinden herhangi bir tevkifat yapılmayacaktır.
2- (VY) Anonim Şirketi’nin 1999 hesap döneminde elde etmiş olduğu ve 2003 yılında dağıtılmasına karar verilen 40.000.000.000 TL tutarındaki kurum kazancının kurumlar vergisinden istisna edilmiş kazanç olması ve yargı kararınca bu istisna kazanç üzerinden daha önce yapılan tevkifatın düzeltilmiş olması nedeniyle, kar dağıtımı yapılırken bu kazanç
% 10
oranında tevkifata tabi tutulacaktır..
3- (VY) Anonim Şirketi’nin 2000 ve 2001 hesap dönemlerinde elde etmiş olduğu ve 2003 yılında dağıtılmasına karar verilen toplam (50.000.000.000+60.000.000.000=)110.000.000.000 TL tutarındaki kazançlar, kurumlar vergisinden istisna edilmiş kazançlar olduğundan ve bu kazançlar daha önce tevkifata tabi tutulduğundan dolayı kar dağıtımı aşamasında tekrar tevkifata tabi tutulmayacaktır.
4- (VY) Anonim Şirketi’nin 2002 hesap döneminde elde etmiş olduğu ve 2003 yılında dağıtılmasına karar verilen 70.000.000.000 TL tutarındaki kurum kazancı üzerinden % 10 oranında tevkifat yapılacaktır.
Buna göre; (VY) Anonim Şirketi’nin 1998, 1999, 2000, 2001 ve 2002 hesap dönemlerine ait kurum kazançlarının dağıtımı ve bu kazançlar üzerinden yapılacak gelir vergisi tevkifatı aşağıdaki tabloda gösterildiği gibi olacaktır:
TABLO
-1 - İÇİN TIKLAYIN
- (VY) Anonim Şirketi’nden Kâr Payı Elde Eden Bay (V) Açısından
1-
1998 hesap dönemine ait 30.000.000.000 TL tutarındaki kurum kazancı üzerinden kar payı dağıtımına bağlı olarak herhangi bir tevkifat yapılmayacağı gibi 1998 hesap dönemi kurum kazancından kâr payı elde eden Bay(V) için de gelir vergisinden istisna edilmiştir. Dolayısıyla Bay (V), 1998 hesap dönemine ait kurum kazancından almış olduğu(30.000.000.000/5=) 6.000.000.000 TL tutarındaki kâr payı için beyanname vermeyecektir. Bay(V)’nin yıllık beyanname ile beyan edilmesi gereken başka geliri olsa bile, bu kâr payı yıllık beyannameye dahil edilmeyecektir.
2-
Bay (V), 1999 hesap dönemine ait kurum kazancının dağıtımı dolayısıyla almış olduğu(40.000.000.000/5=) 8.000.000.000 TL tutarındaki kâr payını yıllık beyanname ile beyan etmesi durumunda, bu kar payına istinaden yapılan 800.000.000 TL tutarındaki tevkifatı beyanname üzerinden hesaplanan vergiden mahsup edecektir.
3-
(VY) Anonim Şirketi’nin 2000 ve 2001 hesap dönemlerinde elde etmiş olduğu ve 2003 yılında dağıtılmasına karar verilen toplam (50.000.000.000+60.000.000.000=)110.000.000.000 TL tutarındaki kazançlar, kurumlar vergisinden istisna edilmiş kazançlar olduğundan bu kazançlar dağıtılırken tevkifata tabi tutulmayacaktır. Bu madde kapsamında toplam(110.000.000.000/5=) 22.000.000.000 TL tutarında kâr payı elde eden Bay(V), bu kâr payını 4842 sayılı kanunla Gelir Vergisi Kanununa eklenen geçici 62’inci maddenin 3 numaralı bendine göre beyan edecektir. Yani elde edilen kâr payının net tutarına elde edilen kâr payının 1/9’u eklendikten sonra bulunan tutarın yarısı vergiye tabi gelir olarak dikkate alınacaktır. Bu gelirler ile ilgili olarak beyanname verilmesi halinde beyannameye intikal ettirilen tutarın 1/5’i beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilecektir.
4-
(VY) Anonim Şirketi’nin 2002 hesap döneminde elde etmiş olduğu ve 2003 yılında dağıtılmasına karar verilen 70.000.000.000 TL tutarındaki kazanç üzerinden % 10 oranında tevkifat yapılacaktır. Bay (V), (VY) Anonim Şirketi’nden 2002 hesap dönemine ait kurum kazancının dağıtımı dolayısıyla almış olduğu(70.000.000.000/5=) 14.000.000.000 TL tutarındaki kâr payını GVK 22’nci maddeye göre beyan edecektir. Bay(V), bu kar payını, yıllık beyanname ile beyan etmesi durumunda, bu kar payına istinaden yapılan 1.400.000.000 TL tutarındaki gelir vergisi tevkifatını beyanname üzerinden hesaplanan vergiden mahsup edecektir.
Yukarıdaki açıklamalara göre; Bay (V)’nin, (VY) Anonim Şirketi’nin 1998,1999,2000,2001 ve 2002 hesap dönemlerine ilişkin kurum kazançları dağıtımı dolayısıyla elde ettiği kâr paylarının beyanı ve vergilendirilmesi aşağıdaki tabloda gösterildiği gibi olacaktır
.
TABLO
- 2 - İÇİN TIKLAYIN
Yukarıdaki tabloyu açıklayacak olursak;
1- 1998 yılına ait elde edilen kar payları gelir vergisinden müstesnadır. Dolayısıyla, Bay(V) tarafından bu kâr payı ile ilgili olarak beyanname verilmeyecektir.
2- Eğer Bay(V)’nin, 2000, 2001 ve 2002 yıllarına ilişkin kâr payı geliri olmasaydı 1999 yılına ilişkin olarak elde edilen brüt 8.000.000.000 TL tutarındaki kar payının yarısı olan 4.000.000.000 TL tutarındaki vergiye tabi kar payı, 12 milyarın altında olduğu için beyan edilmeyecekti. Fakat Bay(V), 2000, 2001 ve 2002 yıllarına ilişkin olarak da kâr payı elde ettiği için ve elde edilen toplam kar payı tutarı 12 milyarlık sınırı aştığından dolayı 1999 yılına ilişkin olarak elde ettiği 4.000.000.000 TL tutarındaki vergiye tabi kar payını yıllık beyannameye dahil edecek ve brüt kardan kesilen toplam 800.000.000 TL tutarındaki vergiyi beyanname üzerinden hesaplanan vergiden mahsup edecektir.
3- Bay(V), 2000 ve 2001 yılı kazançlarına istinaden toplam(10.000.000.000+12.000.000.000=) 22.000.000.000 TL tutarında kar payı elde etmiştir. Bay(V), bu kar payını GVK’nun geçici 62’inci maddesine göre beyan etmesi gerekir. Yukarıdaki tablodan da görüldüğü üzere Bay(V), 2000 ve 2001 yılına ilişkin toplam(5.555.555.556+6.666.666.6667=) 12.222.222.222 TL tutarında vergiye tabi kar payı elde etmiş olup bu tutar 12 milyarın üzerinde olduğundan dolayı bu kar payını yıllık beyanname ile beyan edecek ve beyannameye intikal ettirdiği gelirin 1/5’i olan(12.222.222.222/5=) 2.444.444.444 TL tutarındaki vergi alacağını beyanname üzerinden hesaplanan vergiden mahsup edecektir.
4- Eğer Bay(V)’nin, 1999, 2000, ve 2001 yıllarına ilişkin elde ettiği kâr payı geliri olmasaydı, 2002 yılına ilişkin olarak elde ettiği brüt 14.000.000.000 TL tutarındaki kar payının yarısı olan 7.000.000.000 TL tutarındaki vergiye tabi kar payı, beyan sınırı olan 12 milyarın altında olduğu için beyan edilmeyecekti. Fakat, Bay(V), 1999, 2000, ve 2001 yıllarına ilişkin olarak da kâr payı elde ettiği için ve elde ettiği vergiye tabi toplam kar payı tutarı 12 milyarlık sınırı aştığından dolayı 2002 yılına ilişkin olarak elde ettiği 7.000.000.000 TL tutarındaki vergiye tabi kar payını yıllık beyannameye dahil edecek ve brüt kar payı tutarından(14.000.000.000) kesilen toplam 1.400.000.000 TL tutarındaki vergiyi beyanname üzerinden hesaplanan vergiden mahsup edecektir.
C- SONUÇ:
4842 sayılı kanun ile kâr payının dağıtımı, beyanı ve vergilendirilmesi hususunda yapılan yeni düzenlemelere göre;
1- Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının 6 numaralı bendinin b alt bendi uyarınca yapılacak tevkifat, kazancın istisna olup olmadığına bakılmaksızın kâr dağıtımına bağlı hale getirilmiştir. Ancak GVK geçici 61’nci madde kapsamında yatırım indirimi istisnasından yararlanılması durumunda bu maddede belirtilen %19,8 oranında tevkifat yapılması gerekmektedir.
Geçici 61 inci madde kapsamında tevkifata tabi tutulan kazançların dağıtılması halinde bu kâr payları üzerinden ayrıca tevkifat yapılmayacaktır.
Gerçek kişilerce elde edilen kâr paylarının, kurumlar vergisinden istisna kazançlardan kaynaklanması durumunda, elde edilen net kâr payına, elde edilen kâr payının 1/9’u eklenip bulunan tutarın yarısı 12 milyarı aşması durumunda yılık beyanname ile beyan edilecek ve beyannameye intikal ettirilen gelirin 1/5’i beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilecektir.
2- 1998 ve öncesi hesap dönemlerine ait kurum kazançlar, kurumlar vergisinden istisna kazançlar olup olmadığına bakılmaksızın gelir vergisinden muaf tutulmuştur.
3- 1999 yılına ilişkin olarak elde edilen kazançlara uygulanan yatırım indiriminin Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun E.2003/3, K.2003/3 sayılı kararı ile istisna kavramı içinde düşünülmesinin hukuken mümkün bulunmadığı yönünde karar verilmiş olması nedeniyle, 1999 yılı kazançları üzerinden indirim konusu yapılan, ancak yargı kararı uyarınca tevkifata tabi tutulmamış veya yapılan tevkifatları düzeltilmiş bulunan yatırım indirimi tutarına isabet eden kazançların kâr dağıtımına tabi tutulması halinde, bu kazançlar üzerinden % 10 oranında tevkifat yapılacaktır. Bu nitelikte kâr payı elde eden gerçek kişiler açısından ise , elde edilen brüt kâr payının yarısı 12 milyarı aşması durumunda yıllık beyanname ile beyan edilecek ve kazancın dağıtımı sırasında yapılan %10’luk vergi kesintisi beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilecektir.
4- 4842 sayılı kanundan önce yürürlükte bulunan GVK’nun 94’üncü maddesinin 6 numaralı bendinin b alt bendi uyarınca yapılan tevkifat oranı halka açık anonim şirketlerde %5, diğerlerinde %15 olarak uygulanmakta iken 4842 sayılı kanun ile farklı oran uygulamasına son verilmiş olup, bu oran; 15.05.2003 tarih ve 25109 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 2003/5590 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü Maddesinde Yer Alan Tevkifat Nispetleri Hakkındaki 93/5148 Sayılı kararnamenin Eki Karar'da Değişiklik Yapılmasına İlişkin Karar uyarınca halka açık olsun olmasın tüm şirketler için
% 10
olarak belirlenmiştir.
5- Bilindiği üzere; 4842 sayılı kanun ile 24.04.2003 tarihinden itibaren Vergi Alacağı başlığını taşıyan GVK’nun mükerrer 75’nci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır. Ancak 4842 sayılı kanunla GVK’na eklenen geçici 62’inci madde ile kurumlar vergisinden istisna kazançlara ilişkin kâr paylarının beyanında 1/9 oranında vergi alacağı, farklı bir uygulama ile yeniden getirilmiştir.
6- 4842 sayılı kanun öncesi elde edilen kâr paylarının tamamı vergilendiriliyor iken yeni uygulamada elde edilen kâr payının yarısı vergiye esas gelir olarak dikkate alınacaktır. Gelir vergisinden istisna edilen kâr payına isabet eden tevkifat tutarının da beyanname üzerinden hesaplanan vergiden mahsup edilecek olması diğer dikkate değer bir uygulama olarak karşımıza çıkmaktadır.
7- 4842 sayılı kanunla kurum kazançlarında fon payı uygulamasına son verildiğinden dolayı dağıtılacak kar payları üzerinden yapılacak tevkifata bağlı olarak her hangi bir fon payı kesintisi yapılmayacaktır.
YARARLANILAN KAYNAKLAR:
1-
Kurumlar Vergisi Kanunu
2-
Gelir Vergisi Kanunu
3-
Kurumlar Vergisi Kanunu 80 seri numaralı Tebliğ
4-
Gelir Vergisi Kanunu 249 seri numaralı Tebliğ
5-
15.05.2003 tarih ve 25109 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 2003/5590 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü Maddesinde Yer Alan Tevkifat Nispetleri Hakkındaki 93/5148 Sayılı kararnamenin Eki karar
|