Bu Genel Tebliğde, 3239 sayılı
Kanunla, Vergi Usul Kanununun mükellefin bildirim, defter tutma ve belge
düzenleme ödevlerine ilişkin hükümlerinde yapılan değişiklikler açıklanmıştır.
1. 3239 sayılı Kanunun 15 inci
maddesi ile Vergi Usul Kanununun 168 inci maıddesinin birinci fıkrasının l
numaralı bendi değiştirilerek mükelleflere, işe başlamadan önce bildirim esası
getirilmiştir.
Değişiklikten önceki hükme göre,
işe başlama bildirmelerinin olayın vukuu tarihinden itibaren I ay içinde
yapılması mümkün bulunmakta idi. Yapılan değişiklikle bundan böyle mükellefler,
işe başlamadan önce ilgili vergi, dairelerine işe başlama dilekçelerini vererek
bildirimde bulunacaklardır.
İşi bırakma ve değişiklik
bildirmeleri ise eskiden olduğu gibi olayın vukuundan itibaren 1 ay içinde
yapılacaktır.
2. Aynı Kanunun 37 nci maddesi
ile, Vergi Usul Kanunu'nun iş hacmi bakımından tüccar sınırlarını belirleyen 177
nci maddesinin l, 2 ve 3 numaralı bentlerinde yer alan hadler artırılmıştır.
Yeni düzenlemeye göre yıllık alımların tutarı 100.000.000.– liraya, satışların
tutarı 120.000.000.- liraya, alım - satım işleri dışındaki gayrisafi iş hasılatı
50.000.000.- liraya, belirtilen işlerin birlikte yapılması halinde ise, ikinci
bentte yazılı iş hasılatının beş katı ile yıllık satış tutarının toplamı
100.000.000.- liraya yükselmiştir.
3239 sayılı Kanunun 38 inci
maddesi ile Vergi Usul Kanununa eklenen geçici 13 üncü maddede de "Vergi Usul
Kanununun 177 nci maddesinde yer alan ve bu Kanunla artırılan hadler, önceki
yılların hadlerine bağlı olmaksızın, 1986 yılında tutulacak defterler içinde
uygulanır." denilmiştir.
Bu durumda, tüccar sınıfının
tayini ve 1986 yılında tutacakları defterler bakımından mükellefler, Vergi Usul
Kanununun sınıf değişikliğine ilişkin 179 ve 180 inci maddelerine bağlı
olmaksızın, sadece 1985 yılı iş hacimlerini esas alacaklardır. Mesela;
a) Satın aldıkları malları olduğu
gibi veya işledikten sonra satan tüccarlardan, 1985 yılı alımlarının tutarı
100.000.000,– lirayı veya satışların tutarı l20.000.000,- lirayı aşanlar;
b) Yukarıda yazılı olanların
dışındaki işlerle uğraşan ve 1985 yılı içinde elde ettikleri gayrisafi iş
hasılatı 50.000.000,- lirayı aşanlar;
c) Alım - satım ile bunların
dışındaki işlerin birlikte yapılması halinde, 1985 yılındaki alım - satım
dışında kalan iş hasılatının beş katı ile yıllık satış tutarının toplamı
100.000.000,- lirayı aşanlar;
Birinci sınıf tüccar sayılarak
1986 yılında bilanço esasına güre defter tutacaklar, 1985 yılı iş hacimleri
yukarıda belirtilen hadlerin altında kalanlar ise, ikinci sınıf tüccar sayılarak
işletme hesabı esasına göre defter tutacaklardır:
Diğer bir ifadeyle, ikinci sınıf
tüccar olarak işletme hesabı esasında defter tutmakta olan bir mükellef, 1985
yılındaki alımlarının tutarı 180.000.000,- lirayı veya satışlarının tutarı
19.800.000,- lirayı aşmış olsa dahi yeni hadleri (Alımların tutarı 100.000.000,-
lira, satışların tutarı 120.000.000,- lira) aşmadığı takdirde, 1986 yılında
işletme hesabı esasına göre defter tutmaya devam edebilecektir.
Birinci sınıf tüccar olarak
bilanço esasında defter tutmakta olan bir mükellef ise 1985 yılında yeni hadleri
aşmamış olması halinde, ikinci sınıfa geçerek 1986 yılında işletme hesabı
esasında defter tutabilecektir.
Yeni artırılan hadlerin ilk
uygulama yılı olan 1986 yılından sonra, tüccar sınıflarının tayini ve tutulacak
defterler bakımından ise, Vergi Usul Kanununun sınıf değişikliğine ilişkin l79
ve 180 inci maddelerinin uygulanacağı tabiidir. Buna göre 1986 yılı sonu
itibariyle ve müteakip yıllarda;
İş hacmi bakımından birinci
sınıfa dahil olan tüccarlar;
- Bir hesap döneminin iş hacmi
177 nci maddede yazılı hadlerden % 20'yi aşan bir nispette düşük olursa, veya;
- Arka arkaya üç dönemin iş hacmi
177 nci maddede yazılı hadlere nazaran % 20'ye kadar bir düşüklük gösterirse :
Bu şartların tahakkukunu takip
eden hesap döneminden başlıyarak, ikinci sınıfa geçebilirler.
İş hacmi bakımından ikinci sınıfa
dahil olan tüccarlar;
- Bir hesap döneminin iş hacmi
177 nci maddede yazılı hadlerin % 20' yi aşan bir nispette fazla olursa veya;
- Arka arkaya iki dönemin iş
hacmi 177 nci maddede yazılı hadlere nazaran % 20'ye kadar bir fazlalık
gösterirse;
Bu şartların tahakkukunu takip
eden hesap döneminden başlıyarak birinci sınıfa geçerler.
Diğer taraftan, Vergi Usul
Kanununun 177 nci maddesinin 4, 5 ve 6 numaralı bentleri hükümlerine göre, her
türlü ticaret şirketleri, Kurumlar Vergisine tabi olan diğer tüzel kişiler ile
ihtiyari olarak bilanço esasına göre defter tutmayı tercih edenler, iş
hacimlerine bakılmaksızın kanunen birinci sınıf tüccar sayıldıklarından bilanço
esasına göre defter tutmaya devam edeceklerdir.
3. Kanunun 16 ncı maddesi ile
Vergi Usul Kanununun 183 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrası
birleştirilerek yeniden düzenlenmiştir.
Değişiklikten önceki fıkralarda,
işleri ciltli yevmiye defteri tutulmasına imkan vermeyecek derecede geniş olan
büyük mali, sınai ve ticari müesseselerin müteharrik yapraklı yevmiye defteri
kullanmalarına Maliye Bakanlığınca müsaade olunabileceği, tutulması mecburi
diğer defterler için de aynı müsaadenin verilebileceği hükümleri yer almakta
idi.
Söz konusu fıkralarda yapılan
değişiklikle, vergi mükellefleri diledikleri takdirde, Bakanlık iznine tabi
olmadan yevmiye defteri ve tutulması zorunlu diğer defterlerini müteharrik
yapraklı olarak kullanabileceklerdir. Bu değişiklik 1986 yılında tutulacak
defterler için de geçerli bulunmaktadır.
Defterlerin tasdik şekline
ilişkin 225 inci maddede herhangi bir değişiklik olmadığından, halen uygulandığı
gibi, müteharrik yapraklı defter kullanacak mükellefler, bir yıl içinde
kullanacaklarını tahmin ettikleri sayıda yaprakların her sayfasını teker teker
tasdik makamının resmi mühürü ile mühürleteceklerdir. Sayfalar sıra numarasıyla
teselsül edecek ve tasdikli yapraklar bittiği takdirde, yeni yapraklar
kullanılmadan önce tasdik ettirilecektir.
Ayrıca, 165 sıra numaralı Vergi
Usul Kanunu Genel Tebliğinde belirtildiği gibi, müteharrik yapraklı defter
sayfalarının noterlerce tasdik işlemleri yapılırken verilen "tasdik numarası"nın
mühürle birlikte her sayfada yer alması gerekmektedir.
4. Kanunun 17 nci maddesi ile
Vergi Usul Kanununun 221 inci maddesinin 3 numaralı bendi değiştirilmiştir.
Değişiklikten önceki 3 üncü bent
hükmüne göre, yeniden işe başlayanların, sınıf değiştirenlerin, vergi
muafiyetleri kalkanların veya yeni bir mükellefiyete girenlerin bu durumlarının
meydana geldiği tarihten itibaren bir ay içinde deftetlerini tasdik ettirmeleri
gerekmekte idi.
Değiştirilen 3 üncü bent hükmüne
göre ise, yeniden işe başlayanlar, sınıf değiştirenler ve yeni bir mükellefiyete
girenler; işe başlama, sınıf değiştirme ve yeni mükellefiyete girme tarihinden
önce; vergi muafiyeti kalkanlar, muafiyeti kaybetme tarihinden itibaren on gün
içinde defterlerini tasdik ettirmek mecburiyetindedirler.
5. Kanunun 18 inci maddesi ile
Vergi Usul Kanununun 223 üncü maddesine birinci fıkraya takiben bir fıkra
eklenmiştir.
Eklenen bu fıkra hükmüne göre,
tasdik makamı, Vergi Usul Kanununa göre tasdik edilmek üzere getirilen
defterleri sosyal güvenlik ile ilgili kuruluşların mevzuat hükümlerine bağlı
kalmaksızın tasdik edecektir.
1.1.1986 tarihinden itibaren
noterlerce defter tasdiki sırasında, vergi mükelleflerinden, sosyal güvenlik ile
ilgili bir kuruluşa kayıtlı olduğunu gösterir belge ibrazı istenilmeyecek,
sadece Vergi Usul Kanunu ile bu Kanunun Maliye ve Gümrük Bakanlığına verdiği
yetkiye dayanılarak yayınlanan Yönetmelik hükümlerine ve Genel Tebliğlerde yer
alan esaslara bağlı kalınacaktır.
6. Kanunun 19 uncu maddesi ile
Vergi Usul Kanununun 230 uncu
maddesinin 5 numaralı bendi değiştirilerek, fatura bulunsun veya bulunmasın mal
harekatının mutlaka sevk irsaliyesine bağlanması mecburiyeti getirilmiştir.
Değişiklikten önceki bentte ise,
"faturanın bulunduğu hallerde ayrıca sevk irsaliyesi aranmaz" hükmü yer almakta
idi.
Bilindiği üzere, Vergi Usul
Kanununun faturanın şekline ilişkin 230 uncu maddesinde, "Faturada en az
aşağıdaki bilgiler bulunur;" denilmekte ve bu bilgiler beş bent halinde
sayılmaktadır. Sadece 5 numaralı bentte değişiklik yapılmış olup, diğer
bentlerde bir değişiklik yapılmamıştır.
Söz konusu değişikliğe göre
satılan malın teslim tarihinden sonra yeni teslimi anında düzenlenmiş olsa dahi
faturada, malın teslim tarihi ve irsaliye numarası yer alacak ve ayrıca, sevk
irsaliyesi de düzenlenecektir.
Diğer taraftan, sevk
irsaliyesinin kimler tarafından ve ne şekilde düzenleneceğine ilişkin esaslar da
5 inci bentte hüküm altına alınmıştır. Buna göre;
a) Malın alıcıya teslim edilmek
üzere satıcı tarafından taşındığı veya taşıttırıldığı hallerde satıcının;
b) Teslim edilen malın alıcı
tarafından taşınması veya taşıttırılması halinde alıcının taşınan veya
taşıttırılan mallar için sevk irsaliyesi düzenlemesi ve taşıtta bulundurulması
şarttır.
Malın bir mükellefin birden çok
iş yerleri ve şubeleri arasında taşındığı veya satılmak üzere bir komisyoncu
veya diğer bir aracıya gönderildiği hallerde de malın gönderen tarafından sevk
irsaliyesine bağlanması gereklidir.
Sevk irsaliyeleri hakkında, fiyat
ve bedel ile ilgili bilgiler hariç olmak üzere, Vergi Usul Kanununun 230 ve 231
inci madde hükümleri uygulanır. İrsaliyelerde malın nereye ve kime gönderildiği
ayrıca belirtilir.
Ancak, 230 uncu maddenin son
fıkra hükmü uyarınca, nihai tüketicilerin tüketim amacıyla perakende olarak
satın aldıkları malları kendilerinin taşıması veya taşıttırılması halinde bu
mallara ait fatura veya perakende satış fişinin bulunması şartıyla sevk
irsali-yesi aranmayacaktır.
7. Kanunun 20 nci maddesi ile
Vergi Usul Kanununun 231 inci maddesinin beş numaralı bendi değiştirilmiş ve
bunu takiben altı numaralı bent eklenmiştir.
Değişiklikten önceki beş numaralı
bentte, faturanın malın teslim tarihinden itibaren on gün içinde düzenleneceği
hükmü yer almış ancak, mal satışı dışında iş veya hizmet ifası hallerinde fatura
düzenleme süresi yönünden bir hüküm yer almamıştı.
Yeni 5 inci bend hükmü ile bir
hizmet yapılması halinde de fatura düzenlemesi, mal tesliminde olduğu gibi on
günlük süreye bağlanmıştır.
Ayrıca, belirtilen süre
içerisinde düzenlenmeyen faturaların hiç düzenlenmemiş sayılacağı hükmü konulmak
suretiyle uygulanacak müeyyide yönünden konuya açıklık getirilmiştir.
Eklenen altı numaralı bentte ise
aynen; "Bu Kanunun 232 nci maddesinin birinci fıkrasına göre fatura düzenlemek
zorunda olanlar, müşterinin adı ve soyadı ile bağlı olduğu vergi dairesi ve
hesap numarasının doğruluğundan sorumludur. (Ancak bu sorumluluk, aynı maddenin
2 nci fıkrasının uygulandığı halleri kapsamaz.) Fatura düzenleyenin istemesi
halinde müşteri kimliğini ve vergi dairesi hesap numarasını gösterir belgeyi
ibraz etmek zorudadır." hükmü yer almaktadır.
Buna göre, Vergi Usul Kanununun
232 nci maddesinin birinci fıkrası uyarırıca birinci ve ikinci sinıf tüccarlarla
defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler;
a) Birinci ve ikinci sınıf
tüccarlara;
b) Serbest meslek erbabına;
c) Kazançları götürü usulde
tespit olunan tüccarlara;
d) Defter tutmak mecburiyetinde
olan.çiftçilere;
e) Vergiden muaf olan esnafa;
Sattıkları emtia veya yaptıkları
işler için fatura düzenlemeleri sırasında, müşterinin adı ve soyadı ile bağlı
olduğu vergi dairesi ve hesap numarasının doğruluğundan sorumlu olacaklardır.
Faturayı düzenleyen müşterinin kimliğini ve vergi dairesi hesap numarasını
gösterir belge isteyebilecek, müşteri de bu belgeyi ibraz etmek zorunda
olacaktır.
Ancak, 6 ncı bendin parantez içi
hükmü uyarınca, yukarıda sayılanların dışındaki kimselere yapılan (mesela; nihai
tüketiciye) satış veya işler için düzenlenecek faturalarda, müşterinin belge
ibrazı ve fatura düzenleyenin sorumluluğu söz konusu olmayacaktır.
Diğer taraftan, vergiden muaf
esnafın vergi dairesi ve hesap numarası bulunmayacağına göre, sadece adı ve
soyadı ile adresinin doğruluğu yeterli olacaktır.
8. Kanunun 37 nci maddesi ile,
Vergi Usul Kanununun 232 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan on bin lira, yüz bin liraya
yükseltilmiştir.
Buna göre, birinci ve ikinci
sınıf tüccarlar ile defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerin nihai
tüketiciye yaptıkları emtia satışı veya yaptıkları iş bedelinin yüz bin lirayı
aşması halinde mutlaka fatura, aşmaması halinde ise perakende satış fişi
düzenlemeleri gerekmektedir.
Ancak, nihai tüketiciler
tarafından fatura istenilmesi halinde, yüz bin liralık hadde bakılmaksızın
fatura verilmesi; satılan emtia veya yapılan iş bedelinin yüz bin liranın
altında olması ve müşteri (nihai tüketici) tarafından fatura istenilmemesi
halinde ise, perakende satış fışi verilmesi zorunludur.
Diğer taraftan, 232 nci maddenin
bir ve ikinci fıkra hükümleri uyarınca, birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile
defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerin;
- Birinci ve ikinci sınıf
tüccarlara;
- Serbest meslek erbabına;
- Kazançları götürü usulde tespit
olunan tüccarlara;
- Defter tutmak mecburiyetinde
olan çiftçilere;
- Vergiden muaf esnafa;
Sattıkları emtia veya yaptıkları
işler için, satılan emtianın veya yapılan işin bedeli ne olursa olsun fatura
vermeleri emtiayı satın alan veya hizmeti yaptıran bu kimselerin de fatura
istemeleri ve almaları mecburidir. Bunlar için perakende satış fişi geçerli
değildir.
9. Kanunun 21 inci maddesi ile
Vergi Usul Kanununun mükerrer 257 nci maddesinin birinci fıkrası
değiştirilmiştir.
Bilindiği üzere, Maliye ve Gümrük
Bakanlığına, vergi mükellefleri tarafından kullanılan defter ve düzenlenen
belgeler konusunda düzenlemeler yapmaya yetki veren mükerrer 257 nci madde daha
önce de Vergi Usul Kanununda yer almakta idi.
Bu defa, daha önceki yetkilere
ilaveten, mükellef ve meslek grupları itibariyle muhasebe usul ve esaslarını
tespit etme, Vergi Usul Kanununa göre tutulacak defter ve düzenlenecek
belgelerin kullanılmasını kaldırma; vergi kanunlarının uygulanması ile ilgili
olarak levha kullandırma ve asma mecburiyeti getirmeye ve kaldırmaya da yetki
tanınmıştır.
Bu madde hükmüne dayanılarak daha
önce Bakanlığımızca yapılan düzenlemeler muhtelif genel tebliğlerde ve
yönetmelikte açıklanmıştır. Gerekli görüldüğünde yapılacak yeni düzenlemeler
ayrıca açıklanacaktır.
Bu Genel Tebliğimizle de aşağıda
belirtilen yetkiler kullanılmaktadır.
a) Sabit işyeri bulunmayan
nakliyecilerin Günlük Perakende Satış ve Hasılat Defteri ile Kasa Defteri;
b) İkinci sınıf tüccar olup
satışlarının tamamı toptan ve faturalı olan mükelleflerin Günlük Perakende Satış
ve Hasılat Defteri;
c) İkinci sınıf tüccarlardan 3100
sayılı Kanuna göre Yazar Kasa makinesi kullanan mükelleflerin Günlük Perakende
Satış ve Hasılat Defteri;
Kullanmaları mecburiyeti 1.1.1986
tarihinden itibaren kaldırılmıştır.
d) Perakende satış fişlerinin
(3100 sayılı Kanuna göre verilen yazar kasa fişleri hariç) düzenlenmesi
sırasında, toplam bedelin ayrıca yazı ile de belirtilmesi ve rakamla yazılan
toplamın her iki tarafının çift çizgi (=) ile kapatılması zorunludur. (Ekteki
örnekte görüldüğü gibi)
Öte yandan, akaryakıt
bayilerinin, pompalardan yaptıkları yüzbin liranın altındaki akaryakıt
satışlarında (isteyenlere fatura veya perakende satış fişi verme mecburiyeti
saklı kalmak şartıyla) günlük toplam hasılatı pompa totalizatörlerinden tespit
etmeleri ve her günkü toplam satış için totalizatör rakamlarını da yazmak
şartıyla defter kayıtlarında göstermeleri uygun görülmüştür.
Tebliğ olunur.