Söz konusu maddenin Bakanlığımıza
verdiği bu yetkiye dayanılarak 211 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği
ile fatura ve sevk irsaliyesinin ayrı belgeler olarak değil, isteyen mükellefler
açısından "irsaliyeli fatura" adı altında tek belge olarak düzenlenmesi ve
kullanılması esası getirilmişti. Ayrıca aynı genel tebliğde, "irsaliyeli fatura"
uygulamasından faydalanmak isteyecek mükelleflerin kendi durumlarını dikkate
alarak seçimlerini yapmaları ve bu usulü seçenlerin o takvim yılı sona ermeden
fatura veya sevk irsaliyesini ayrı ayrı düzenleyemeyecekleri açıklanmış idi.
Ancak, Bakanlığımıza yapılan
başvurular dikkate alınarak, bu belgelerin kullanımına ilişkin usul ve esaslar
konusunda aşağıdaki düzenlemelerin yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur.
Mükellefler, faaliyetleriyle
ilgili olarak irsaliyeli fatura kullanmalarının yanısıra, bundan böyle fatura ve
sevk irsaliyesini ayrı ayrı da kullanabileceklerdir.
Satılan malın alıcıya teslim
edilmek üzere satıcı tarafından taşındığı veya taşıtıldığı hallerde, satıcı
tarafından irsaliyeli fatura düzenlenebileceği gibi ayrı ayrı fatura ve sevk
irsaliyesi de düzenlenebilecektir. İrsaliyeli fatura düzenlenmesi halinde ayrıca
sevk irsaliyesi aranmayacaktır.
Teslim edilen malın alıcı
tarafından taşınması veya taşıttırılması halinde ise, sevk irsaliyesi alıcı
tarafından tanzim edilecektir.
Aynı müessesenin birden çok
işyerlerinin veya şubelerinin bulunması ve bunlar arasında mal sevkiyatının
yapılması halinde, bu taşıma işlemleri için yanlızca sevk irsaliyesi
düzenlenmesi yeterli olacaktır.
Fatura, irsaliyeli fatura ve sevk
irsaliyesi kullanılmasına ilişkin olarak daha önce yayımlanmış olan Vergi Usul
Kanunu Genel Tebliğlerinin bu tebliğe aykırı olmayan kısımlarının uygulanmasına
devam olunacaktır.
Tebliğ olunur.