Maliye
Bakanlığından:
Vergi Usul Kanunu Genel
Tebliği
(Sıra No: 348)
Bakanlığımıza yansıyan bazı olaylar nedeniyle uygulama
birliğini sağlamak amacıyla aşağıdaki açıklamaların yapılması uygun
görülmüştür.
1. Münhasıran Sürekli Olarak İşlenmiş Altın, Gümüş
Alım-Satımı Ve İmali İle İştigal
Eden
Mükellefler İçin Enflasyon Düzeltmesi Yapma
Zorunluluğu
Bilindiği üzere, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 5024
sayılı Kanunla [1]
değişik Mükerrer 298 inci maddesinin (A) fıkrasının (1) numaralı bendinde,
kazançlarını bilanço esasına göre tespit eden gelir veya kurumlar vergisi
mükelleflerinin fiyat endeksindeki artışın, içinde bulunulan dönem dahil son üç
hesap döneminde %100'den ve içinde bulunulan hesap döneminde %10'dan fazla
olması halinde mali tablolarını enflasyon düzeltmesine tabi tutacakları hükmü
yer almıştır.
Mükerrer 298 inci maddenin (A) fıkrasına 5228 sayılı
Kanunla [2]
eklenen (9) numaralı bent ile de “Münhasıran sürekli olarak işlenmiş; altın,
gümüş alım-satımı ve imali ile iştigal eden mükellefler bu fıkranın (1) numaralı
bendinde yer alan şartlara bakılmaksızın enflasyon düzeltmesi yaparlar.” hükmü
getirilmiştir.
Ayrıca, 09/08/2004 tarih ve 10 sıra numaralı Vergi Usul
Kanunu Sirkülerinde, söz konusu mükelleflerden dileyenlerin, 5228 sayılı Kanunun
59 uncu maddesiyle 5024 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesinde yapılan
değişikliğe istinaden (31/12/2003 tarihli bilançoları da dahil olmak üzere) 2004
yılına ilişkin geçici vergi dönemlerinde enflasyon düzeltmesi yapmayabilecekleri
açıklanmıştır.
Bu hükümler ve yapılan açıklamalara göre, münhasıran
sürekli olarak işlenmiş altın, gümüş alım-satımı ve imali ile iştigal eden ve
kazançlarını bilanço esasına göre tespit eden gelir veya kurumlar vergisi
mükelleflerinin, enflasyon düzeltme şartlarının (fiyat endeksindeki artışın,
içinde bulunulan dönem dahil son üç hesap döneminde %100'den ve içinde bulunulan
hesap döneminde %10'dan fazla olması) oluşup oluşmadığına bakılmaksızın, 2005 ve
müteakip yıllarda her geçici vergi dönemi ve hesap dönemi sonu itibarıyla
enflasyon düzeltmesi yapmaları zorunludur.
2.
Son Beş Hesap Dönemi İçinde Aktife Giren Kıymetlerin ROFM
Hesaplamasında
Oranın
(1)’den Büyük Çıkması Hali
328 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin
[3]
“VI.2.2.1. Son Beş Hesap Dönemi İçinde Aktife Giren Kıymetler İçin” bölümünde
yer alan ROFM formülüne ilişkin olarak anılan Tebliğin (8) numaralı dipnotunda
gerekli açıklama yapılmış olmasına rağmen uygulamada farklı anlaşılmaların
olduğu Bakanlığımıza yansıyan olaylardan tespit edilmiş olup aşağıdaki
açıklamaların yapılmasına gerek duyulmuştur.
328 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin
ilgili bölümünde yer alan ROFM formülü şöyledir
|
|
|
İlgili
Hesap Dönemine Ait TEFE Artış Oranı
|
ROFM = Top. Fin. Maliyeti
|
x
|
-------------------------------------------------------
|
|
|
|
İlgili
Hesap Dönemine Ait Ortalama Ticari
Kredi Faiz Oranı
|
Normal şartlar altında, söz konusu
formüldeki oranın, (0) ile (1) arasında gerçekleşmesi gerekir. Oranın (1)’den
büyük çıkması, bankacılık sektörünün öngörüler ile belirlediği kredi faiz
oranlarının, gerçekleşen TEFE artış oranlarının gerisinde kaldığını ifade
etmektedir.
Bu durumda, formüldeki oran (1)
olarak alınacak ve toplam finansman maliyetinin tamamının reel olmadığı kabul edilecektir.
3. Menkul Kıymet Yatırım Fonlarının Enflasyon Düzeltmesi
Yapmaması
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 5024 sayılı Kanunla
değişik mükerrer 298 inci ve geçici 25 inci maddeleri ile kazançlarını bilanço
esasına göre tespit eden gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin fiyat
endeksindeki artışın, içinde bulunulan dönem dahil son üç hesap döneminde
%100'den ve içinde bulunulan hesap döneminde % 10'dan fazla olması halinde malî
tablolarını enflasyon düzeltmesine tâbi tutacakları hüküm altına alınmış olup,
düzeltmeye tabi tutulacak parasal olmayan kıymetler 328 sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği eki (2) sayılı listede
yayımlanmıştır.
Diğer taraftan, 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 1
inci maddesinde sermaye şirketleri kurumlar vergisi mükellefleri arasında
sayılmış olup Kanunun 2 inci maddesinde,
“Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulmuş olan anonim, eshamlı
komandit ve limited şirketler ile aynı mahiyetteki
yabancı kurumlar, sermaye şirketleridir. Sermaye Piyasası Kanununa göre
kurulan yatırım fonları bu Kanunun ve Gelir Vergisi Kanununun
uygulanmasında sermaye şirketi addolunur. 20.2.1930 tarihli ve 1567 sayılı
Kanuna göre ilgili mercilerden izin almak suretiyle Türkiye'de münhasıran
portföy işletmeciliği faaliyetinde bulunan dar mükellefiyete tabi yatırım
fonları, bu Kanunun ve Gelir Vergisi Kanununun uygulanmasında Sermaye Piyasası
Kanunu'na göre kurulan Yatırım Fonları addolunur.” hükmüne yer
verilmiştir.
2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun
[4]
37 inci maddesinde de menkul kıymet yatırım fonları; “Bu Kanun hükümleri uyarınca halktan katılma belgeleri karşılığında
toplanan paralarla, belge sahipleri hesabına, riskin dağıtılması ilkesi ve
inançlı mülkiyet esaslarına göre sermaye piyasası araçları, gayrimenkul, altın
ve diğer kıymetli madenler portföyü işletmek amacıyla kurulan malvarlığı” olarak
tanımlanmıştır.
Menkul kıymet yatırım fonları tarafından uygulanacak
muhasebe ilkeleri, Sermaye Piyasası Kurulunca çıkarılan Seri XI, No:6 sayılı
Menkul Kıymet Yatırım Fonları Mali Tabloları Ve Raporlarına ilişkin İlke Ve
Kurallar Hakkında Tebliğ [5]
ve izleyen düzenlemelerde gösterilmiş bulunmaktadır.
Öte yandan, Seri XI, No: 20 sayılı Yüksek Enflasyon
Dönemlerinde Mali Tabloların Düzeltilmesine İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında
Sermaye Piyasası Kurulu Tebliğinin [6]
2 inci maddesinde, “Ortaklıklar, aracı kurumlar ve yatırım ortaklıkları ile
bunların bağlı ortaklıkları ve iştirakleri yüksek enflasyon dönemlerinde mali
tablolarını bu Tebliğde belirtilen usul ve esaslara uygun olarak hazırlar.”
denilmiş ve muhasebe işlemleri ile mali tablolarına ilişkin özel düzenlemeleri
olan, ayrı bir tüzel kişiliği haiz olmayan ve tamamıyla sözleşmesel bir ilişkiye
dayanan malvarlığı statüsüne sahip menkul kıymet yatırım fonlarının, yüksek
enflasyon dönemlerinde mali tablolarını düzeltmeye tabi tutmayacakları
belirtilmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalar ve Sermaye Piyasası Kurulu
düzenlemeleriyle paralellik sağlamak amacıyla Vergi Usul Kanununun mükerrer 298
inci maddesinin (A) fıkrasının (8) numaralı bendinin (b) alt bendinin
Bakanlığımıza verdiği yetkiye istinaden Menkul Kıymet Yatırım Fonlarının,
31.12.2003 ve 31.12.2004 tarihli tablolar da dahil olmak üzere, mali tablolarını
5024 sayılı Kanunla getirilen enflasyon düzeltmesi hükümleri uyarınca düzeltmeye
tabi tutmamaları uygun bulunmuştur.
4. Serbest Bölgelerde Defter
Tutma
5084 sayılı Yatırımların ve İstihdamın Teşviki ile Bazı
Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun[7]
8 inci maddesi ile değişik 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununun[8]
6 ncı maddesinde, kullanıcıların tutmak zorunda
oldukları defterler ile düzenleyecekleri belgelere ilişkin olarak, Vergi Usul
Kanununun hükümlerine bağımlı olmaksızın düzenleme yapmaya Maliye Bakanlığının
yetkili olduğu hüküm altına alınmış olup, söz konusu
yetkiye istinaden yapılan düzenlemeler 85 Seri Numaralı Kurumlar Vergisi
Genel Tebliği[9]
ve 345 Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği[10]
ile kamuoyuna duyurulmuştur.
Bu düzenlemelere ilaveten, 3218 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, tam
mükellefiyete tabi gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerinin (adi ortaklıklar,
kollektif ve adi komandit şirketler dahil) serbest
bölgede faaliyette bulunan şubeleri ile serbest bölgede faaliyette bulunan
gerçek veya tüzel kişilerin serbest bölge dışında ancak Türkiye sınırları
içerisinde faaliyette bulunan şubeleri hariç olmak üzere, serbest bölgede
faaliyet gösteren gerçek veya tüzel kişilerden isteyenlerin, defter kayıtlarını
Türk para birimi dışında (Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca, kuru günlük
olarak belirlenen) herhangi bir yabancı
para birimi ile de yapabilmeleri Bakanlığımızca uygun bulunmuştur.
Buna göre serbest bölgede faaliyet gösteren söz konusu
mükellefler, Türk para birimiyle veya başka bir yabancı para birimiyle yapılan
işlemlerini, işlemin gerçekleştiği günün Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz
alış kuruyla ilgili para birimine çevirecekler, iktisadi işletmeye dahil
kıymetlerin değerleri ile vergi matrahlarını kayıt yapılan para birimine göre
tespit edecekler, ancak beyannamelerini (verilmesi gereken ayın ilk gününün
kuruyla) Türk parasına çevirerek vereceklerdir.
Defter kayıtlarına esas alınan yabancı para biriminden
ilk kayıt yapılan hesap dönemi dahil beşinci hesap döneminin sonuna kadar
dönülemeyecektir.
Verginin ödenmesi, mahsubu ve iadesi işlemlerinde de
Türk para birimi esas alınacaktır.
Serbest bölgede faaliyette bulunan mükelleflerin,
istemeleri halinde defterlerini Türk para birimine göre tutabilecekleri ise
tabiidir.
5. Anlaşmalı Matbaalara İlişkin Tip Anlaşma
Metni
Defterdarlıklarla anlaşma yapacak olan matbaa
işletmecileri ile ilgili olarak Anlaşma metni yeniden düzenlenmiş ve 347 Sıra
Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği[11]
ekinde yer almıştır. Ancak, bu metnin 5 inci maddesinin aşağıdaki şekilde
değiştirilmesi uygun görülmüştür.
5- “Matbaa işletmecileri, mükellefler tarafından
bastırılacak olan belgelere öncelik tanırlar ve siparişleri on beş gün içinde
basıp teslime hazır hale getirirler.”
Tebliğ olunur. |