Bu açıklamalara göre kanunun
şümulüne giren vergi ve resimlerin gerek tarh ve tahakkuk safhalarında vukua
getirilmiş olan hatalar dolayısıyla gerekse kaza mercilerinin kararları veya
vergi kanunlarındaki özel terkin hükümleri dairesinde yapılacak düzeltme ve
terkin muameleleri "düzeltme fişi" adı verilen 2 nümune numaralı fişe
dayanılacak vergi dairesi amiri sıfatıyla ilçelerde malmüdürlükleri, illerde
defterdarların(1)
tasvibiyle yapılacak ise
de Vergi Usul Kanununun 105 inci(2) maddesinde
yazılı afetler sebebiyle terkin edilecek vergiler için mükelleflerin zarar
derecesinin ve ilgili bulunduğu gelir kaynaklarının mahalli idare heyetlerinin
yaptıracağı tahkikatla tesbiti ve Bakanlar Kurulundan karar istihsali lazım
gelmekte ve bu suretle sözü edilen madde mucibince yapılacak terkinler
muamelelerinin tekemmülü ve terkine yetkili makam bakımlarından farklı muameleye
tabi bulunmakta olduğundan bu nevi terkinler için ayrı bir fiş tertibine zaruret
hasıl olmuş ve "Terkin fişi" adı verilen bu fişin ne suretle tanzim edileceği ve
terkin muamelelerinin ne şekilde yapılacağı aşağıda izah edilmiştir.
1. TERKİN EDİLECEK VERGİ VE
RESİMLER :
Vergi Usul Kanununun 105
inci(2) maddesine göre terkin edilecek vergi ve resimler, bu
kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra mezkur maddede yazılı afetler yüzünden
varlıklarını veya mahsullerini kaybeden mükelleflere ait olan ve kanunun 1 inci
maddesinde nevileri zikredilen vergi ve resimlerdir. Bu kanunun yürürlüğe
girdiği tarihten evvelki zamanlara ait vergiler hakkında uygulanacak hükümleri
tayin eden geçici 5 inci maddede yalnız tarh ve tahakkuk muameleleriyle
ihtilafların halli ve zamanaşımı muamelelerinden bahsedilmiş ve terkin işlemleri
zikredilmemiş olduğu cihetle 1/1/1950 tarihinden evvelki zamanlarda kanunun
yukarda sözü edilen 105 inci maddesinde yazılı şekilde vukua gelen afetler
dolayısıyla terkini gereken vergilerin, afetin vukubulduğu tarihte mer'i
bulu-nan hükümler ve cari usuller dairesinde terkin edilmesi icabeder.
Diğer taraftan Vergi Usul
Kanununun 391 inci maddesiyle bu kanuna uymayan hükümler yürürlükten kaldırılmış
olduğundan 1/1/1950 tarihinden sonra yer sarsıntısına maruz kalan bölgelerdeki
mükelleflerin 4623 sayılı Kanunun 27 nci maddesi mucibince terkini gereken ve
Vergi Usul Kanununun şümulüne giren vergi ve resimlerden mütevellit borçları ve
vergi cezaları bu kanunun 105 inci maddesindeki hükümler dairesinde terkin
edilecek ve 27 nci madde mucibince yapılacak terkinler ise Vergi Usul Kanununun
şümulü haricinde kalan vergi ve resimlerle harçlara ve bunlara ait misil ve
gecikme zamlarına inhisar edecektir.
2. HANGİ YIL VERGİLERİNİN
TERKİN EDİLECEĞİ :
105 inci(2) madde mucibince terkin edilecek vergiler, madde metninde
afetlerin zarar verdiği gelir kaynakları ile ilgili bulunan ve afetin
vukubulduğu tarihe kadar geçen mükellefiyet devrelerine taalluk edip bu tarihe
kadar tahsil edilmemiş olan vergi borçları ve vergi cezalarından ibaret
bulunmaktadır. Bu suretle terkine tabi olan ve Bakanlar Kurulunca(1) ittihaz edilecek kararda tesbit edilen miktara göre
terkini gereken vergi borcu ve vergi cezalarından bir kısmı veya tamamı afetin
vukuu tarihinden sonra tahsil edilmiş olduğu takdirde tahsil edilen miktarın
Bakanlar Kurulu kararı dairesinde mükellefe reddi icabeder. Ancak yapılan
tahsilat, afetin vukuundan evvel yapılmış ise tahsil edilen bu paranın her hangi
bir sebeple iadesi mevzuubahis olamaz.
Bununla beraber tahrire dayanan
ve bütçe yılının girmesi üzerine o yıl için vergi alacağı doğmuş olan bina ve
arazi vergileriyle bunlara bağlı buhran ve müdafaa vergilerinin ve temizleme ve
aydınlatma resminin(3) terkinini
icabettiren afetlerde yukarda zikredilen mükellefiyet devrelerinden başka afetin
vukubulduğu tarihin rastladığı bütçe yılına ait vergilerin ve şayet bu afet
mahsullerin ziyaını mucip olan bir afet ise afetin zarar verdiği mahsulün idrak
edileceği yıla ve münhasıran bu mahsulün yetiştirildiği araziye ait arazi
vergisinin de terkini zaruridir.
3. TERKİN İÇİN YAPILACAK
MÜRACAATLARIN ZAMANI VE ŞEKLİ :
Vergi Usul Kanununun 105
inci(4) maddesine göre yapılacak terkinler için kanunda bir müddet
tayin edilmediği gibi bu terkinlerin, mükelleflerin müracaatları halinde
yapılacağı hakkında da bir hüküm mevcut değildir. Bu itibarla mükellefler,
mezkur maddede yazılı sebepler ve şartlar mevcut olduğu takdirde tahakkuk etmiş
vergi borçları ve cezalarından tahsil edilmemiş olan kısımlarının terkini için
tahsil bakımından zaman aşımı vaki oluncaya kadar vergi dairelerine müracaatla
terkin talebinde bulunabilirler. Ancak bu maddeye göre her hangi bir vergi ve
resmin terkin edilmesi mükelleflerin varlıklarının veya mahsullerinin en az üçte
birini kaybetmiş olmaları şartına bağlanmış ve bu şartın mevcudiyetinin ise
kanunda vukuu derpiş edilen ve daha ziyade umumi mahiyette olan afetlerin, bir
çok hallerde vukuunu müteakip tahkikiyle tesbit ve tayini mümkün bulunmuş
olduğundan bu gibi hallerde kanunun terkini hakkındaki hükümlerinden bahsedilmek
suretiyle keyfiyeti mütad vasıtalarla ilan edilerek vergilerinin terkini için
mükelleflerin müracaatta bulunmaları temin edilerek ve durumları vergi
dairelerine malum olan mükellefler hakkında da müracaatları beklenmeksizin
aşağıda 4 üncü maddedeki izahat veçhile tahkikat yaptırılarak tahkikat
neticesine göre terkini icabeden bir vergi ve resim veya vergi cezası mevcut
bulunduğu takdirde terkin muamelesine tevessül olunacaktır.
Terkin için yapılacak müracaatın
şekline gelince : Mükellefler, yukarda sözü edilen 105 inci(5) maddede yazılı afetlerden her hangi birisine maruz
kaldıkları ve varlıklarını veya mahsullerini kaybettikleri takdirde bu afetin
zarar verdiği gelir kaynakları ile ilgili bulunan vergi borçları ve vergi
cezalarının terkini için birer örneği işbu genel yazıya bağlanmış olan 19/1,
19/2 umumi numune numaralı beyannamelerden taallukuna göre birisini veya her
ikisini ikişer nüsha olarak doldurup imzalandıktan sonra bağlı bulundukları
vergi dairesine tevdi etmek suretiyle terkin talebinde bulunacaklardır.
Mükellefin müracaatı olmaksızın
yapılacak terkin muamelelerinde dahi bu beyannamelerin afete maruz kaldığı
anlaşılan mükelleflere vergi dairelerince tevdi edilerek zararların derece ve
mahiyetleri ve varlıklarının nevi ve miktarları hakkında beyanda bulunmaları
temin edilecek ve beyan vaki olmadıkça zarar dereceleri ve ilgili bulunduğu
gelir kaynakları hakkında tahkikata başlanmayacaktır.
4. VERGİ DAİRELERİNE TEVDİ
EDİLECEK BEYANNAMELER :
İllerde gelir müdürleri, (Şube
teşkilatı olan yerlerde gelir müdürünün havalesi üzerine şube tahakkuk şefleri),
ilçelerde gelir memurları tarafından evrak defterine kaydedilerek geliş sıra
numarası ve tarihi beyannameye işaret olunduktan sonra beyanname sahibi adına,
beyannamede zarara uğradığı yazılı bulunan menkul ve gayrimenkul varlıklar veya
mahsullerle ilgili olmak üzere tarh ve tahakkuk ettirilmiş olup afetin vukuu
tarihine kadar tahsil edilmemiş bulunan vergi ve vergi cezalarının nevi ve
miktariyle taalluk ettiği mükellefiyet devreleri ayrı ayrı gösterilmek suretiyle
beyannamenin 2 numaralı tablosu doldurulacak ve kayıtlara mutabakatı tahakkuk ve
tahsil şefleri veya gelir ve tahsilat memurları tarafından tasdik edildikten
sonra bu tablonun alt kısmındaki meşruhata göre beyanname, illerde defterdarlar,
ilçelerde malmüdürleri tarafından imzalanarak, mahalli idare heyetince gerekli
tahkikatın ifası için il makamına veya kaymakamlığa sunulacaktır.
Vali veya kaymakam tarafından
idare heyetine havale edilecek olan bu beyannameler üzerine idare heyeti vaki
beyanı da nazara almak suretiyle mükellefin maruz kaldığı afet, yalnız
mahsullerinin kaydedilmiş olmasından ibaret ise afetten zarar gören mahsul
miktarıyla bu mahsulün yetiştirildiği araziden normal olarak istihsali mümkün
olan mahsul miktarı, şayet mükellef mahsullerinden başka diğer varlıklarını da
kaybetmiş ise bu takdirde afetin vukubulduğu tarihte mükellefin sahip olduğu
menkul ve gayrimenkul bütün varlığı ile afet sebebiyle ziyaa uğrayan varlığının
miktarı (varlıktan maksat, mükellefin sahip olduğu menkul ve gayrimenkul bütün
malları, hak ve menfaatleridir. Ancak bu varlığın tesbitinde mükellefin vesaika
müstenit olan borçlarının da nazara alınması ve bu borcun tesbit edilen
mallarının kıymetinden indirilmesi icabeder) ve bu tarihteki rayiç kıymetleri
birer birer tetkik ve tahkik suretiyle tesbit ve beyannamenin 3 numaralı
tablosuna kaydedilecek ve bu suretle mükellefin zarar derecesi ile ilgili
bulunduğu gelir kaynağı tayin olunduktan sonra beyannamenin 2 numaralı
tablosunda yazılı terkine tabi vergi ve vergi cezalarından ne miktarının terkin
edilmesi gerektiği hakkındaki mütaalaları da zikredilmek suretiyle keyfiyet
karara bağlanacak ve bu hususta yaptırılan tahkikatı havi evrakın nevi, tarih ve
numaraları beyannamenin 3 numaralı tablosuna kaydedildikten sonra beyanname ile
birlikte tevhidindeki usul dahilinde ilgili vergi dairesine iade edilecektir.
İdare heyetince yaptırılan
tahkikatta vaki zararın kanunun 105 inci(5) maddesinde
tayin edilen hadden aşağı olduğu anlaşıldığı takdirde bir vergi terkini
mevzubahis olmayacağından bu vaziyette idare heyetinin ittihaz edeceği kararda,
terkin edilecek vergi ve ceza miktarı hakkında bir mütalaa serdine mahal
olmadığı gibi bu gibi hallerde idare heyeti kararının vergi dairesince mükellefe
tebliğiyle iktifa edilecek ve beyanname Bakanlığa gönderilmeyerek başka bir
muameleye tabi tutulmaksızın dosyasında saklanacaktır.
Mükellefler idare heyetinin bu
şekilde kararlarına kanaat etmedikleri takdirde Danıştay Kanununun 32 nci
maddesi(6)
mucibince kararın
kendilerine tebliği tarihinden itibaren 90 gün içinde Danıştay’a dava açmak
hakları mevcut bulunduğundan bu suretle bir dava açıldığı takdirde Danıştay’ca
ittihaz ve tebliğ edilecek karara göre işlem yapılacaktır.
5. TERKİN İŞLEMİNİN NE SURETLE
YAPILACAĞI :
Yukarı maddedeki izahat
dairesinde idare heyetinin kararını muhtevi olarak iade edilecek olan
beyannamelerin vergi dairelerince alınmasını müteakip bir taraftan karar
münderecatına göre terkini gereken vergi veya cezanın Bakanlar
Kurulundan(7) karar istihsal
edilinceye kadar tahsilinin tecili lüzumu gelir dairesince bir yazı ile tahsilat
servisine bildirilmekle beraber diğer taraftan Vergi Usul Kanununun 105
inci(8) maddesi mucibince yapılacak terkinlere mahsus olmak üzere
tertip ve tabettirilen ve bir örneği işbu genel yazıya bağlı olarak gönderilen
19 umumi nümune numaralı "Terkin fişi" 6 nüsha olarak tanzim edilecek ve terkine
ait müsbit evrakı teşkil edecek olan beyanname ve varsa eklerinin nevi, tarih ve
numarası ve ekleri terkin fişine yazıldıktan ve illerde gelir müdürleri (Şube
teşkilatı olan yerlerde tahakkuk şube şefleri), ilçelerde gelir memurları
târafından imza edildikten sonra evrakı müsbiteyi ihtiva eden nüsha ile Bakanlar
Kurulu ve Bakanlık dosyalarında kalması gereken nüshalardan ibaret olan 3 nüsha
terkin fişi ilçelerden defterdarlıklara ve ilçelerden gelenlerle merkez ilçesine
ait olanlar defterdarlıklarca bir yazı ile Bakanlığa gönderilecek ve Bakanlıkça
yapılacak tetkikat üzerine Bakanlar Kuruluna(9) sunulacak olan
mezkur terkin fişleri Bakanlar Kurulunca tasdik edildikten sonra asıl nüshası
mahalline iade edilecektir.
Bakanlıktan iade edilecek olan
tasdikli terkin fışine müsteniden gelir dairesince ilgili vergi tarh
defterlerindeki kayıtlarına, iş bu terkin muamelesi işaret edildikten sonra
evvelce 6 nüsha olarak düzenlenen terkin fişlerinden tahsilat servisine ve
mükellefe verilmesi gereken fişlere, Bakanlar Kurulunun(7)(8) bu husustaki kararının ve Bakanlıktan alınan yazının tarih ve numaraları
işaret ve kararın özeti yazılacak ve aslına mutabakatı gelir dairesince tasdik
edilerek bir nüshası tahsilat servisine ve bir nüshası teslim tarihi gösterilmek
suretiyle mükellefe verilecek ve Bakanlıktan iade edilen nüsha da muhasebe
kayıtlarına işlenmek ve muhasebenin diğer aylık sarf evrakı ile birlikte
Sayıştaya gönderilmek üzere muhasebe servisine tevdi olunacaktır.
Bu suretle terkin edilecek vergi
ve vergi cezalarından terkini gerektiren afetin vukuundan sonra tahsil edilmiş
olması sebebiyle bir kısım vergi veya cezasının mükellefe iadesi icabettiği
takdirde red muamelesi, muhasebe servisine tevdi edilen terkin fişine müsteniden
yapılacaktır.
6. AFETİN VUKUUNDAN EVVELKİ
MÜKELLEFİYET DEVRELERİ İÇİN SONRADAN TARH VE TAHAKKUK ETTİRİLECEK VERGİ VE VERGİ
CEZALARI :
Kanunun 105. maddesinde yazılı
afetler sebebiyle vergi veya vergi cezalarının terkini için beyanname vermiş ve
bu beyannameler üzerine gerekli terkin işlemi yapılmış olan mükellefler adına
afetin vuku bulduğu tarihden evvelki mükellefiyet devrelerine ait olarak
sonradan her hangi bir vergi resim veya vergi cezası tarh edildiği takdirde
bunlardan idare kurulunca evvelce tesbit edilen zarar derecesine göre terkini
icabeden kısmın tahakkuku tahsilat kayıtlarına intikal ettirilmeyip bu kısım
için yeniden 19 umumi nümune numaralı terkin fişi düzenlenecek ve bu fişe ilk
defa verilen ve bir nüshası vergi dairesindeki dosyasında saklanmış olan
beyannamelerin tasdikli birer örneği bağlanmak ve evvelce Bakanlar
Kurulunca(7) ittihaz edilen
kararlar bu kararı tebliğine dair olarak Bakanlıktan yazılan yazının tarih ve
numarası işaret edilmek suretiyle Bakanlığa gönderilecek ve alınacak karara göre
terkin olunacaktır.
Mükellef tarafından ilk defa
verilmiş bir beyanname mevcut değilse sonradan tarh ve tahakkuk ettirilen bu
vergi veya vergi cezasının terkini için yeniden beyanname verilmesi ve bu
beyanname üzerine yukarıki maddelerde verilen izahat dairesinde muamele
yapılması icabeder.
7. Vergi Usul Kanununun şümulüne
giren ve halen özel idarelerce tahakkuk ve tahsil edilmekte olan bina ve arazi
vergileriyle bu vergilere bağlı olan ve resimlerin terkininde yukardaki
açıklamalara göre gelir, tahsilat ve muhasebe memurları ile malmüdürleri ve
defterdarlar tarafından yapılacak olan muameleler özel idare gelir, muhasebe ve
tahsilat memurları ile ilçe özel idare memuru ve il özel idare saymanlık
müdürlüklerince yapılacak ve
yalnız Bakanlar Kurulundan karar istihsali için bu hususta yapılacak
haberleşmeler bundan sonra İçişleri Bakanlığı ile değil Bakanlığımızla
yapılacaktır.
Buna göre işlem yapılması rica
olunur.
TERKİN FİŞİ (5432 SAYILI KANUNUN 105 İNCİ MADDESİ MUCİBİNCE
YAPILACAK TERKİNLERE MAHSUSTUR.)
5432 SAYILI KANUNUN 105 İNCİ MADDESİNDE YAZILI AFETLER
YÜZÜNDEN (VARLIKLARINI) KAYBEDEN MÜKELLEFLER TARAFINDAN VERGİ BORÇLARI VE VERGİ
CEZALARININ TERKİNİ İÇİN VERİLECEK BEYANNAME
TABLO : 1 (MÜKELLEF TARAFINDAN
DOLDURULACAKTIR.)
TABLO : 2 (VERGİ DAİRELERİ TARAFINDAN
DOLDURULACAKTIR.)
TABLO : 3 İDARE HEYETLERİNE YAPTIRILACAK TAHKİKAT VE
VERİLEN KARAR
5432 SAYILI KANUNUN 105 İNCİ MADDESİNDE YAZILI AFETLER YÜZÜNDEN
(MAHSULLERİNİ) KAYBEDEN MÜKELLEFLER TARAFINDAN VERGİ BORÇLARI VE VERGİ
CEZALARININ TERKİNİ İÇİN VERİLECEK BEYANNAME
TABLO : 1 (MÜKELLEF TARAFINDAN
DOLDURULACAKTIR.)
TABLO : 2 (VERGİ DAİRELERİ TARAFINDAN
DOLDURULACAKTIR.)
TABLO : 3 İDARE HEYETLERİNE YAPTIRILACAK TAHKİKAT VE
VERİLEN KARAR
(1) 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na göre Vergi Dairesi müdürü
düzeltme yapma yetkisine sahiptir.
(2) Yürürlükten kalkan 5432 sayılı Kanunun 105. maddesi, 213 sayılı Vergi
Usul Kanununda 115. madde olarak yer almaktadır.
(3) Emlak Vergi Kanununa göre ödenen
vergiler.
(4) 213
sayılı V.U. K.'nun 11 inci. maddesi.
(5) 213 sayılı VUK'nun 115 inci
maddesi.
(6)
2577 sayılı
idari Yargılama Usulü Kanununun 7'nci maddesine göre Danıştay'a başvurma süresi
(11.1.1982 tarihinden itibaren) 60 gündür.
(7) 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na
göre terkin kararını vermeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
(8) 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun
115. maddesi olarak yeralmaktadır.
(9) 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 115. maddesine göre
terkin kararıyla ilgili hazırlanan dosya Maliye Bakanlığı'na
sunulacaktır.