Emlak Vergisi Kanununun uygulanmaya
başlaması ve bu kanunda beyana dayanan vergi değeri esasına yer verilmiş olması
dolayısı ile, gayrimenkul sermaye iradı sahiplerinin irad sağladıkları
gayrimenkullere ait amortismanı hangi değer üzerinden ayıracakları konusunda
bazı tereddütlerin doğduğu Bakanlığımıza vaki müracaatlarından anlaşılmış ve bu
hususta aşağıdaki açıklamaların yapılması gerekli görülmüştür.
Bilindiği üzere, Gelir Vergisi
Kanununun 74 üncü maddesinde gayrimenkul sermaye iradının safı tutarının
tespitinde, kiraya verilen mal ve haklar için ayrılacak amortismanların
gayrisafı hasılattan indirileceği belirtilmiş ve amortismana tabi değerin, malum
ise maliyet bedeli, malum değil ise bina ve arazide vergi değeri, diğerlerinde Vergi Usul Kanununun 267 nci maddesinin 3 üncü sırasına göre
tesbit edilecek emsal bedeli olacağı hükme bağlanmıştır.
Buna göre, kiraya verilen bina ve
arazinin normal olarak maliyet bedeli üzerinden amortismana tabi tutulması
gerekmekte; vergi değeri ancak, maliyet bedelinin bilinmemesi halinde
başvurulması gereken ikinci derecede bir ölçü teşkil etmektedir. Bu nedenle
satın alma suretiyle iktisap edilen bina ve arazinin amortismanına, Emlak
Vergisi Kanununun yürürlüğe girmesinden sonra da, tapuda
kayıtlı alış bedeli ve varsa buna ilişkin giderlerden teşekkül edecek maliyet
bedeli üzerinden devam edilecektir.
İnşa suretiyle iktisap edilen
veya satın alındıktan sonra tadilata uğrayan bina ve arazi amortismanında da,
bilindiği takdirde aynı şekilde maliyet bedeli; maliyet bedelinin belli olmaması
halinde ise Vergi Usul Kanununun 268 inci maddesine göre tespit edilen vergi
değerleri esas alınacaktır.
1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu
ile, Vergi Usul Kanununun sadece genel tahrire ilişkin hükümleri kaldırılmıştır.
Anılan kanunun gayrisafi irad ve arazi değerinin tespiti, tadilat komisyonları
ve vergi değeri ile ilgili hükümleri halen yürürlüktedir. (*)
Belirtilen esaslara göre, kiraya
verilen bina ve arazi amortismanın da, aşağıdaki şekilde işlem yapılacaktır.
1. Bina ve arazinin maliyet
bedeli belli ise, amortisman bu bedel üzerinden ayrılacaktır. (**)
2. Maliyet bedelinin belli
olmaması nedeniyle vergi değerinin esas alınması geıreken hallerde, Vergi Usul
Kanununun ilgili hükümleri uvarınca takdir ve tespit edilmiş vergi değerleri
bulunan bina ve arazi, bu değerler üzerinden amortismana tabi
tutulacaktır.
3. Henüz gayrisafi irad tespiti
yapılmamış yeni inşa edilen binalar için halen faaliyetleri sona ermemiş bulunan
tadilat komisyonlarınca tespit olunacak değerlerin esas alınması gerekmekte ise
de, uygulamada kolaylık sağlanması bakımından, maliyet ve iktisap bedeli yerine
kaim olmak üzere, dileyen mükellefler gayrimenkulün emlak alım vergisine matrah
olan değeri üzerinden amortisman ayırabileceklerdir.(**)
4. Birden fazla gayrimenkulün
kiraya verilmesi halinde, götürü veya gerçek gider usulü tercihinin,
gayrimenkullerin tamamı itibariyle yapılması gerekmektedir. Kiraya verilen
gayrimenkuller arasında ne maliyet bedeli ve ne de vergi değeri belli olmayan
bina ve arazi bulunduğu takdirde, diğerleri için gerçek gider usulü seçilmiş de
olsa, bu bina veya arazi için götürü gider usulü uygulanabilecektir.
(*)
1.1.1981
tarihinden itibaren değişikliğe uğrayan VUK'nun 268 inci maddesindeki tanıma
göre "Vergi değeri, bina ve arazinin rayiç bedelidir. Bu bedel Emlak Vergisi
Kanununun 29'uncu maddesi ile aynı maddede belirtilen tüzük hükümlerine uygun
olarak tespit olunur."
(**) 1 1.1981 tarihinden itibaren değişikliğe uğrayan VUK'nun
268 inci maddesindeki tanıma göre "Vergi değeri, bina ve arazinin rayiç
bedelidir. Bu bedel Emlak Vergisi Kanununun 29'uncu maddesi ile aynı maddede
belirtilen tüzük hükümlerine uygun olarak tespit olunur."