Resmi Gazete'nin 6.7.1994 gün ve 21892
sayılı nüshasında yayımlanan 4008 sayılı Kanunla, 213 sayılı Vergi Usul
Kanununun bazı maddeleri değiştirilmiş ve Kanuna bazı maddeler ilave edilmiştir.
4008 sayılı Kanunla Vergi Usul Kanununun Mükerrer 196, 220, 274, Mükerrer 298,
315, Mükerrer 315 ve 320 nci maddelerinde yapılan düzenlemeler bu tebliğin
konusunu teşkil etmektedir.
I - KAMBİYO SENETLERİ DEFTERİ
:
A - Kambiyo Senetleri Defteri
Tutma Mecburiyeti:
Vergi Usul Kanununa eklenen
Mükerrer 196 ncı madde ile "Kambiyo Senetleri Defteri" tutulması mecburiyeti
getirilmiştir.
Bu maddeye göre, birinci ve
ikinci sınıf tacirler ile serbest meslek erbabı, borçları ve alacakları için
düzenlenen bono, poliçe, çek ve benzeri kambiyo senetlerine ilişkin bilgileri
kaydetmek üzere "Kambiyo Senetleri Defteri" tutmak zorundadırlar. Ancak, Vergi
Usul Kanununun Mükerrer 257 nci maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye
dayanılarak, işletme hesabı esasına göre defter tutan tacirler ile serbest
meslek erbabı olan mükelleflerden, faaliyetleri sırasında bono, poliçe ve çek
alıp vermeleri mutad olmayanların kambiyo senetleri defteri tutma zorunluluğu
kapsamı dışında bırakılmaları uygun görülmüştür. Bu defteri tutmak zorunda olan
mükellefler ise, iş ve işlemlerinin gereği bono, poliçe, çek ve benzeri kambiyo
senetleri için tek bir defter tutabilecekleri gibi, diledikleri takdirde
mahiyetleri itibariyle gruplandırarak her biri için ayrı defter de
tutabileceklerdir.
Kambiyo senetleri defteri tutma
zorunluluğuna ilişkin hüküm 1.1.1995 tarihinde yürürlüğe girecektir. Mükellefler
bu tarih itibariyle ticari veya mesleki faaliyetleri nedeniyle aldıkları henüz
tahsil edilmemiş veya borçları nedeniyle verilip ödenmemiş bulunan kambiyo
senetlerini de bu deftere kaydedeceklerdir. Ancak, defterin hesap dönemi
itibariyle tutulması gerektiğinden kendilerine Maliye Bakanlığınca özel hesap
dönemi tayin edilen mükelleflerin kambiyo senetleri defteri tutma yükümlülükleri
1.1.1995 tarihini izleyen ilk hesap dönemi başından itibaren başlayacaktır.
Bankalar ve özel finans
kurumları, müşterilerine amacıyla bankaya veya kuruma verilen bono, poliçe, çek
ve benzeri kambiyo senetlerini bu deftere kaydetmeyeceklerdir.
Birden çok işyeri veya şubesi
bulunan mükellefler, kambiyo senetteri gibi bu defterini her işyeri veya şubede
ayrı ayrı tutabilecekleri yalnızca merkezlerinde de tutabileceklerdir.
B) Kambiyo Senetleri Defterinde Bulunması
Gereken Asgari Bilgiler:
Kambiyo senetleri defteri
tutulması zorunluluğu getiren madde hükmünde de belirtildiği üzere, defterin bir
tarafına işletmenin alacakları için işletme lehine düzenlenen veya işletmeye
ciro edilen bono, poliçe, çek ve benzeri kambiyo senetleri (ileride doğması
muhtemel alacaklar için alınan teminat senetleri dahil), diğer tarafına da
işletmenin borçları için düzenleyip verdiği veya ciro ettiği bono, poliçe, çek
ve benzeri kambiyo senetleri, düzenlenme veya ciro tarihlerinden itibaren en geç
on gün içinde kaydedilecektir.
Kambiyo senetleri defterinde en
az aşağıdaki bilgiler yer alacak; defterin şeklini ise, mükellefler diledikleri
şekilde belirleyebileceklerdir.
Kambiyo senetleri defterinin sol
tarafına mükellefin alacakları için düzenlediği, bono, poliçe ve çeklere ilişkin
olarak en az aşağıdaki bilgiler kaydedilecektir.
– Defter kayıt sıra numarası
– Yevmiye, işletme veya serbest
meslek kazanç defterine kayıt tarih ve sıra numarası,
– Kambiyo senedinin nev'i, varsa
seri ve sıra numarası,
– Tutarı,
– Düzenleme tarihi,
– Vadesi,
– Borçlunun adı-soyadı, varsa
vergi dairesi ve hesap numarası,
– Kambiyo senedinin borçludan
başkası tarafından işletmeye ciro edilmesi halinde ciro tarihi ve işletmeye ciro
edenin adı-soyadı, varsa vergi dairesi ve hesap numarası,
– Kambiyo senedinin başkalarına
devri halinde devralanın adı-soyadı, varsa vergi dairesi ve hesap numarası,
tahsili halinde tahsil tarihi,
Defterin sağ tarafına ise,
yalnızca işletme tarafından tanzim olunarak alacaklılara verilen, yani borçlusıı
işletme olan kambiyo senetleri kaydedilecek; defterin sol tarafında kayıtlı
olup, işletme tarafından, alacaklılara ciro edilen kambiyo senetleri için bu
sayfaya ayrıca kayıt yapılmıyacaktır.
Defterin sağ tarafında,
işletmenin borçları için verdiği bono, poliçe ve çeklere ilişkin olarak şu
bilgiler yer alacaktır.
- Defter kayıt, sıra numarası
- Yevmiye, işletme veya serbest
meslek kazanç defterine kayıt tarih ve sıra numarası,
- Kambiyo senedinin nev'i, varsa
seri ve sıra numarası
- Tutarı ,
- Düzenleme tarihi,
- Vadesi
- Alacaklının adı-soyadı, varsa
vergi dairesi ve hesap numarası,
C) Kambiyo Senetleri Defterinin Tasdik
Zamanı:
Kambiyo senetleri defteri, Vergi
Usul Kanununun 220 nci maddesine eklenen 10 numaralı bent hükmü ile tasdiki
zorunlu defterler kapsamına alınmıştır.
Bu itibarla, kambiyo senetleri
defteri kullanmak zorunda olan mükellefler, Vergi Usul Kanununun defter
tasdikine ilişkin hükümleri uyarınca işlemlerini yaptıracaklardır.
II - STOKTAKİ EMTİANIN
DEĞERLENMESİ:
Vergi Usul Kanununun 274 üncü
madesinde yapılan düzenlemeye göre, satın alınan veya imal edilen emtia
değerlemesinde, son giren ilk çıkar yöntemi "'LiFO"' esas alınmak suretiyle
maliyet bedelinin tespit edilmesine imkan tanınmakta, dönem sonu stoklarının
değerlemesinde bu yöntemin seçilmesi halinde ise, en az 5 yıl süre ile bu
yöntemin uygulanması zorunluluğu getirilmektedir.
Emtia değerlemesinde son giren
ilk çıkar yönteminin uygulamasına 1.1.1996 tarihi itibariyle geçileceğinden,
1994 ve 1995 yılları hesap dönemleri sonu emtia değerlemelerinin bu yöntemle
yapılmasına imkan bulunmamaktadır. Ancak, 1996 yılı dönem sonu stoklarının
değerlendirilmesinde bu yöntem uygulanabilecektir.
III - YENİDEN DEĞERLEME:
Vergi Usul Kanununun mükerrer 298
inci maddesinin 4 numaralı bendinde yapılan değişiklikte kollektif, adi komandit
ve adi şirketler dahil olmak üzere bilanço esasına göre defiter tutan gelir
vergisi mükelleflerine de kurumlar vergisi mükellefleri gibi, yeniden
değerlemenin yapıldığı hesap döneminden itibaren sabit kıymetlerin yeni
değerleri üzerinden amortisman ayırabilme imkanı tanınmıştır.
Diğer taraftan, 4008 sayılı
Kanunla Vergi Usul Kanununa eklenen geçici 18 inci madde ile, bu Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihten önce aktife giren iktisadi kıymetler hakkında
alındıkları yılda yürürlükte olan hükümlere göre amortisman ayrılmasına devam
olunacağı esası getirilmiştir..
Buna göre, mükellefler 1.1.1995
tarihinden sonra edinecekleri sabit kıymetleri 151 sıra numaralı Vergi Usul
Kanunu Genel Tebliğinde yeralan açıklamalar çerçevesinde yeniden
değerleyebilecekler ve bu tutarları üzerinden amortismana tabi
tutabileceklerdir.
Ancak, mükellefler 1.1.1995
tarihinden önce aktife alınan sabit kıymetleri için ise, yeniden değerleme
yapılmadan üzerinden amortisman ayırmaya devam edeceklerdir.
Söz konusu maddenin 7 numaralı
bendine göre, gelir vergisi mükelleflerince ayrılan değer artış fonu başka bir
hesaba aktarılmayacak aktarılması veya sermayeye ilave edilmesi halinde,
işletmeden çekilen değer olarak kabul edilecektir. Sermayeye ilave edilmesi veya
işletmeden çekilmesi halinde ilave olunan veya işletmeden çekilen tutar, işlemin
yapıldığı dönemin kazancı ile ilişkilendirilmeksizin bu dönemde vergiye tabi
tutulacaktır.
IV - AMORTİSMANLAR
Vergi Usul Kanununun 315 inci
maddesinde 4008 sayılı Kanunla yapılan düzenlemeyle, mükelleflerin amortismana
tabi iktisadi kıymetleri için ayırabilecekleri normal amortisman nispeti %
25'den % 20'ye indirilmiştir. Böylece 4 yıllık amortisman süresi 5 yıla
çıkarılmıştır.
Diğer taraftan, Vergi Usul
Kanununun mükerrer 315 inci maddesinin 2 numaralı bendi değiştirilmiş ve azalan
bakiyeler usulünde uygulanacak azami amortisman nispeti %50'den, %40'a
indirilmiştir.
Vergi Usul Kanununa 4008 sayılı
Kanuna eklenen geçici 18 inci madde, 1.1.1995 tarihinden önce aktife giren
amortismana tabi iktisadi kıymetler hakkında, aktife alındıkları yılda
yürürlükte bulunan hükümlere göre amortisman ayrılmasına devam olunacağı hükme
bağlandığından, yukarıda belirtilen nispetler bu tarihten sonra aktife alınan
sabit kıymetler için uygulancaktır.
V - KIST AMORTİSMAN UYGULAMASI
Vergi Usul Kanununun 320 nci
maddesine eklenen fıkra ile, amortismana tabi iktisadi kıymetlerin, aktife
girdiği ilk hesap döneminde, aktife girdiği tarihten sonra kalan dönem sonuna
kadar olan süre dikkate alınarak amortisman ayrılması esası
getirilmiştir.
Bu uygulamada amortismana tabi
iktisadi kıymetlerin aktife girdiği hesap dönemine ilişkin amortisman tutarı,
(Yıllık Amortisman / 12 x
Kalan Ay Sayısı) formulüne göre hesaplanacaktır.
Bu hesaplamada, kıymetin aktife
girdiği ay kesri tam sayılacaktır. Amortisman ayrılmayan süreye isabet eden
bakiye kısım ise, son yılda ayrılacak amortisman tutarına ilave edilerek itfa
edilecektir.
ÖRNEK 1: İşletmede kulanılmak üzere 10 Ağutos 1995
tarihinde 24.000.000.- liraya buzdolabı satın alınmıştır. Sözkonusu sabit kıymet
1.1.995 tarihinden sonra aktife alındığına göre, normal amortisman usülünde
uygulanabilecek azami amortisman nispeti % 20 dir. Diğer taraftan, sabit
kıymetin aktife alındığı ay kesri tam ay sayılacağında, 1995 hesap dönemi için
Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık ayları olmak üzere 5 aylık süreye isabet
eden amortisman aşağıdaki şekilde hesaplanacaktır.
Yıllık amortisman tutarı =
24.000.000 x % 20 = 4.800.000 TL.
5 aylık amortisman tutarı =
4.800.000 x 5/12 = 2.000.000 TL.
Bu yıla isabet eden, ancak kıst
amortisman uygulaması nedeniyle sabit kıymetin aktife alındığı dönemde
ayrılamayan 7 aylık amortisman tutarı olan 2.800.000 lira ise, son yılda
ayrılacak amortisman tutarına ilave edilerek itfa edilecektir.
Azalan bakiyeler usulünün
seçilmesi halinde ise sabit kıymetin aktife alındığı hesap dönemine ilişkin
amortisman tutarı şu şekilde hesaplanacaktır.
Yıllık amortisman tutarı =
24.000.000 x % 40 = 9.600.000 TL.
5 aylık amortisman tutarı =
9.600.000 x 5/12 = 4.000.000 TL.
4008 sayılı Kanunun kıst
amortisman uygulamasına ilişkin 12 nci maddesi, Kanunun yayım tarihi olan 6.7.1994 tarihinden geçersiz olmak üzere
yürürlüğe girmiş bulunduğundan, bu tarihten önce aktife giren kıymetler için
değişiklik öncesi hükümler uygulanarak amortisman yıllık ayrılacak; bu tarihten
sanra aktife girecek kıymetler için ise yeni hükümler uygulanmak suretiyle kıst
amortisman ayrılacaktır.
ÖRNEK 2 - 26 Mayıs 1994 tarihinde alınan kamyon bu
tarih itibariyle de aktife kaydedilmiştir. Alınan kamyon 4008 sayılı Kanunla eklenen fıkranın yürürlük tarihi olan 6
Temmuz 1994 tarihinden önce aktife kaydedilmiş olduğuna göre, yürürlük öncesi
madde hükmü gözönüne alınarak tam yıla isabet eden amortisman
ayrılacaktır.
Öte yandan, 163 sıra numaralı
Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile, döviz kredisi kullanılarak yurt dışından sabit kıymet ithal edilmesi sırasında
veya sonradan bu kıymetlere ilişkin borç taksitlerinin değerlemesi dolayısıyla
ortaya çıkan kur farklarından sabit kıymetin iktisap edildiği dönem sonuna kadar
olanların, kıymetin maliyetine eklenmesinin zorunlu olduğu; aynı kıymetlerle
ilgili olarak söz konusu dönemden sonra ortaya çıkan kur farklarının ise, ait
oldukları yıllarda doğrudan gider yazılması ya da maliyete intikal ettirilmek
suretiyle amortisman konusu yapılması gerektiği hususu açıklanmıştır.
Buna göre, sabit kıymetin aktife
alındığı dönem sonuna kadar ortaya çıkan ve maliyete intikal ettirilen kur
farkları ve yatırım kredisi faizleri için de kıst amortisman uygulaması
yapılacak, ancak izleyen yıllarda ortaya çıkan kur farkları ve kredi faizlerinde
tam amortisman ayrılacaktır. Kıymetin aktife alındığı dönem sonuna kadar ortaya
çıkan kur farkları ve kredi faizlerine ilişkin kıst amortisman uygulamasında,
süre yönünden sabit kıymetin aktife girdiği tarih esas alınacaktır.
Tebliğ olunur.