Vergi Usul Kanunu uyarınca vergi
mükellefleri tarafından düzenlenmesi zorunlu belgeler ile tutulmakta olan
defterlere ilişkin olarak uygulamada ortaya çıkan sorunların giderilmesi ve
uygulama birliğinin sağlanması amacıyla aşağıdaki açıklamaların yapılmasına
ihtiyaç duyulmuştur.
A - SEVK İRSALİYESİ
DÜZENLEMESİ İLE İLGİLİ HUSUSLAR :
Bakanlığımıza intikal eden
olaylardan, sevk irsaliyesi düzenlenmesi bazı tereddütlerin bulunduğu tespit
edilmiş olup bu tereddütleri gidermek bakımından aşağıdaki açıklamalar
yapılmıştır.
1 - Kamu Kurum ve Kuruluşları
tarafından düzenlenen sevk irsaliyeleri :
Bilindiği gibi, 173 sıra numaralı
Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin (C) Bölümünün 1/h bendinde; Belediye, Et ve
Balık Kurumu, Orman İşletmeleri, Etibank İşletmeleri, Tekel İdareleri ve benzeri
kamu kurum ve kuruluşlarınca satılan çeşitli mamullerin sevkiyatında sevk için
düzenlenen belgelerde malın cinsi, miktarı, alıcının adı ve soyadı veya varsa ticaret unvanı, vergi dairesi ve hesap numarasının bulunması
halinde bu belgelerin sevk irsaliyesi olarak kabul edileceği ve Vergi Usul
Kanunu uyarınca düzenlenecek olan sevk irsaliyesinin ayrıca aranmayacağı
açıklanmıştır.
Aynı bentte, keza Maden Kanununa
göre maden sevkine ilişkin düzenlenen belgeler ile uluslararası taşımacılıkta
kullanılan hamule senedi, konşimento gibi belgelerin ve gümrük giriş,
çıkışlarında nakil vasıtalarındaki malların mevcudu tespit edilip mühürlendikten
sonra Gümrük İdarelerince verilen resmi belgelerin de sevk irsaliyesi. olarak
kabul edileceği belirlenmiştir.
Ancak Bakanlığımıza yapılan
başvurulardan, Belediyeden, Et ve Balık Kurumundan, Enerji ve Tabii Kaynaklar
Bakanlığından, Etibank İşletmelerinden, Orman İşletmelerinden veya buna benzer
kurum ve kuruluşlardan satın alınan çeşitli mamullere ilişkin düzenlenen
belgeler, Maden Kanununa göre tanzim olunan maden sevk fişi veya Orman
İşletmeleri tarafından düzenlenen nakliye teskereleri veyahut buna benzer
belgeler ile alınan ürünün taşınması sırasında malı
taşıyan mükelleflerden ayrıca sevk irsaliyesi de düzenlemelerinin istenildiği
anlaşılmıştır.
Yukarıdaki açıklamalardan da
anlaşılacağı üzere, maden sevkiyatlarında, Maden Kanununa göre düzenlenen maden
sevk fişi, uluslararası taşımacılıkta kullanılan hamule senedi, konşimento gibi
belgeler, gümrük girişi sırasında Gümrük İdarelerince düzenlenip verilen resmi
belgeler, Orman İdarelerince düzenlenen nakliye teskereleri ve buna benzer
belgeler, alınan ürünün alıcı veya satıcı tarafından
taşınıp taşınmadığına bakılmaksızın sevk irsaliyesi olarak kabul edilecek ve
satın aldığı malı kendi araçlarıyla taşıyan veya bir nakliyeciye
taşıttıranlardan ayrıca sevk irsaliyesi düzenlemesi istenmeyecektir.
Ancak, yukarıda sayılan
kurumlardan satın alınan ve bu kurumlar tarafından düzenlenen belgelerle sevk
edilen emtianın mükellefin iş yerine gelmesinden sonraki taşıma işlemlerinde,
sevk irsaliyesi düzenlenmesi ve taşıma sırasında taşıtta bulundurulması
zorunludur.
2 - Sevk
irsaliyesinin
düzenlenmesinden sonra emtianın sevk edilmesi :
Mükellefler tarafından
Bakanlığımıza yapılan başvurularda, yoğun sevkiyat programları dolayısıyla sevk
irsaliyelerinde yazılı emtiaların aynı gün sevk edilemediği ve sevk
irsaliyelerinin düzenleme tarihi ile malın fiili sevk tarihi arasında
farklılıklar olduğu ve bu nedenle de yapılan denetimler sonucu adlarına ceza
kesildiği bildirilmektedir.
Sevk irsaliyelerinde Vergi Usul
Kanununun 230 ve 231 inci maddelerinde yer alan bilgilerin bulunması zorunlu
olduğundan, sevk irsaliyesinde düzenlenme tarihinin mutlaka bulunması
gerekmektedir.
Bu Genel Tebliğ ile 213 sayılı
Vergi Usul Kanununun mükerrer 227 ve 257 nci maddelerinin Bakanlığımıza verdiği
yetkiye dayanılarak, sevk irsaliyelerinde tanzim tarihi yanında ayrıca bir sevk
tarihinin yer alması uygun görülmüştür.
Buna göre, tanzim tarihi ile
fiili sevk tarihi sevk irsaliyeleri üzerinde ayrı ayrı yer alacaktır. Tanzim
tarihi ile sevk tarihinin aynı gün olması halinde de bu tarihler ayrı ayrı
kaydedilecek, herhangi birine yer verilmeksizin düzenlenen sevk irsaliyeleri hiç
düzenlenmemiş sayılarak özel usulsüzlük cezası kesilecek ve bu tespitler işyeri
kapatma cezasının uygulanmasında dikkate alınacaktır.
Sevk irsaliyesinin merkezde
bilgisayarla düzenlenmesi ve düzenleme tarihinden sonra emtianın sevk edilecek olması halinde, fiili
sevk tarihi bu belge üzerine elle yazılabilecektir. Ayrıca, bu Genel Tebliğin
yayımı tarihinden önce bastırılan veya tasdik ettirilen sevk irsaliyelerenini
mevcutları tükenene kadar fiili sevk tarihinin
elle yazılmak suretiyle kullanılması mümkün bulunmaktadır.
B - YURT DIŞINDA FAALİYETTE
BULUNAN MÜKELLEFLERE YAPTIRILAN İŞ VE HİZMETLER KARŞILIĞINDA ALINAN BELGELERLE
İLGİLİ İŞLEMLER :
Vergi Usul Kanunun kayıt nizamına
ilişkin 215 inci maddesinde, bu Kanuna göre tutulacak defter ve kayıtların
Türkçe tutulmasının mecburi olacağı belirtilmiş 227 nci maddesinde de "Bu
Kanunda aksine hüküm olmadıkça bu Kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan
münasebet ve muamelelere ait olan münasebet ve
muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir." hükmü yer almıştır. Söz
konusu kayıtların ise aynı Kanunun 229 uncu ve müteakip maddelerinde yer alan
belgelerden herhangi biri ile tevsik edilmesi gerekmektedir.
Bu hükümlere göre, yurt dışında
mukim kişi veya kuruluşlara yaptırılan, iş veya hizmetler karşılığında ödemede
bulunan gelir veya kurumlar vergisi mükellefleri, yurt dışında mukim kişi veya
kuruluşardan aldıkları muteber belgeleri, yurt dışındaki temsilciliklerimizde
veya yurt içindeki noterlerde
Türkçe'ye tercüme ve tasdik ettirdikten sonra defterlerine gider olarak
kaydedebilmekte idiler.
Ancak Bakanlığımıza yapılan
başvurulardan, bu işlemlerin yurt dışı temsilciliklerimizdeki iş yığılmalarına
neden olduğu, mükellefler bakımından da ağır külfetler getirdiği
anlaşıldığından, anılan Kanunun mükerrer 257 nci maddesinin Bakanlığımıza
verdiği yetkiye dayanılarak, bu Genel Tebliğ ile yurt dışında mukim kişi veya
kuruluşlara yaptırılan iş veya hizmetler karşılığında alınan belgelerin, yurt
dışındaki temsilciliklerimizde veya yurt içinde
noterlerde Türkçe'ye tercüme ve tasdik edilme zorunluluğu kaldırılmıştır.
Buna göre, yurt dışındaki kişi
veya firmalardan belge alan mükellefler, bu belgeleri defter kayıtlarında gider
olarak göstermeleri sırasında belgelerde yazılı bedelleri, belgelenir
düzenlendiği günde Merkez Bankasınca belirlenen döviz alış kuru üzerinden Türk
Lirasına çevirerek kayıtlarında göstereceklerdir. Ancak inceleme sırasında
inceleme elamanınca lüzum görülmesi halinde, mükellefler bu belgelerini tercüme ettirmek zorundadırlar.
C - DEFTER TASDİKİ
:
Bilanço esasına göre defter
tutacak birinci sınıf tacirlerin belirlenmesine ilişkin hadler, 7.1.1997 tarih
ve 22870 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Bakanlar Kurulunun 13.12.1996 tarih
ve 96/8954 sayılı kararı ile artırılmıştır.
Sözü edilen Bakanlar Kurulu
Kararı mükelleflerin kanuni defterlerini tasdik ettirme süresi bitimi olan
31.12.1996 tarihinden sonra yayımlanmış olduğundan, defter tasdik ettire süresi
bütün mükelelfler için 31.1.1997 günü mesai saati sonuna kadar
uzatılmıştır.
Buna göre, 31.1.1997 tarihi mesai
saati bitimine kadar defterlerini tasdik ettiren mükellefler adına Vergi Usul
Kanununun 352 nci maddesine göre usulsüzlük cezası kesilmeyecektir.
Yukarıda sözü edilen Bakanlar
Kurulu Kararının yayımından önce bilanço esasına göre defter tasdik ettirmiş
olup, söz konusu kararda yer alan hadler ve Vergi Usul Kanununun 179 uncu
maddesi hükümlerine göre II. sınıf tacir sayılanlar, diledikleri takdirde bu
tarihe kadar işletme defteri ve tasdiki zorunlu diğer
defterlerini tasdik ettirebileceklerdir. Ancak bu mükellefler durumu yazılı
olarak bağlı bulundukları vergi dairesine bildireceklerdir.
D - BELGE BASIM VEYA TASDİK
İZNİ VERİLMEDEN ÖNCE MESLEKİ TEŞEKKÜLDEN YAZI İSTENMESİ :
243 sıra numaralı Vergi Usul
Kanunu Genel Tebliğinin (F) bölümü ile getirilen, Vergi Usul Kanunu Genel
Tebliği uyarınca notere belge tasdik ettirmek veya Vergi Usul Kanunu Uyarınca
Vergi Mükellefleri Tarafından Kullanılan Belgelerin Basım ve Dağıtımı Hakkında
Yönetmeliğe göre anlaşmalı
matbaalara belge bastırmak isteyen mükelleflerden bağlı bulundukları oda veya
mesleki teşekküllerden yazı istenmesine ilişkin zorunluluk bu Tebliğin
yayımlandığı tarih itibariyle yürürlükten kaldırılmıştır(*)
Tebliğ olunur.
(*)
257 No.lu Genel
Tebliğle Kaldırılmıştır.