213 Sayılı Vergi
Usul Kanunu mucibince nezdinde vergi incelemesi yapılanlara ince-leme sonucunun
ve adlarına ceza kesilen mükelleflere de vergi cezasını gerektiren olayla ilgili
tutanağın tebliği mevzuunda tatbikatta müşahade olunan tereddütler sebebiyle
açıklamada bulunulması zarureti hasıl olmuştur.
Anılan kanunla mevzuu vergi
incelemesi müessesesi ile mükellefce ödenmesi gereken verginin, yetkililerce
doğruluğunun araştırılması, tesbit edilmesi ve sağlanması maksatlarının güdülmüş
olduğu malumdur.
Bu hükme göre yapılan vergi
incelemesi sonuçları ya matrah farkını tazammun eder veya etmez. İnceleme
sonucunun beyan edilen matraha müessir olacak şekilde tezahür etmesi halinde
vergi incelemesine tabi tutulmuş olan kimsenin kanunen muayyen haklarını istimal
etmesi ve ödevlerini zamanında yerine getirebilmesi için bu sonucu öğrenmesi
zaruridir. Bu mülahaza iledir ki, anılan kanunun 35, 140, 141 ve 366 ncı maddeleriyle bu konuda amir hükümler vazedilmiş
bulunmaktadır. Bunlardan 35 inci maddenin son fıkrası (Takdir Komisyonunun
kararı üzerine tarhedilen vergilerde kararın ve resen takdiri gerektiren
inceleme raporunun birer sureti ihbarnameye eklenir.) Ve 366 ncı maddenin keza
son fıkrası da (cezayı gerektiren olayın tesbitine dair tutanak sureti ile
inceleme raporunun örneği ihbarnameye bağlanır.) Hükümlerini muhtevi
bulunduğundan, ceza tutanağının örneği ve vergi inceleme raporunun "resen veya
ikmalen tarholunan vergilere ve vergi cezasına mahsus" ihbarnamelere eklenerek
muhataplarına tebliğ edilmesi gerekmektedir.
140 ıncı maddenin son fıkrasının
(inceleme bitince bunun yapıldığını gösteren bir vesika nezdinde inceleme
yapılana verilir.) ve 141 inci maddenin ilk fıkrasının (inceleme esnasında lüzum
görülen hallerde, vergilendirme ile ilgili olaylar ve hesap durumları ayrıca
tutanaklarla tesbit ve tevsik olunabilir. İlgililerin itiraz ve mülahazaları
varsa bunlar da tutanağa geçirilir. Bu suretle düzenlenen tutanakların birer nüshasının
mükellefe veya nezdinde inceleme yapılan kimseye bırakılması mecburidir.)
şeklindeki hükümleriyle de inceleme sırasında ve incelemenin hitamında,
incelemeyi yapan tarafından uygulanacak işlemler nizamlanmış bulunmaktadır.
Vergi tarhını gerektirmeyen
inceleme raporlarına gelince yukarıda işaret edildiği üzere, inceleme sonucu
matrah farkını tazammun etmiyebilir. Kanunda vergi tarh ve tebliğ edilmesini
gerektirmeyen inceleme raporlarının mükellefe tebliğ edileceğini gösteren bir
hüküm mevcut değildir. Bu itibarla yukarıdaki açıklamalar sebebiyle :
1. Resen veya ikmalen tarhedilen
vergilerle vergi cezalarına ait inceleme raporlarının 35 ve 366 ncı maddeler
mucibince ihbarnameye eklenerek muhataplarına tebliğ edilmesi,
2. Vergi incelemesinin (mükellefin beyan ettiği
zararın matrah teşkil etmeyecek daha az bir miktara icraı) şeklinde sonuçlanması
halinde, mükellefin ileriki hesap dönemleriyle ilgili vergi matrahlarına müessir
olan bu durumu belirten inceleme raporunun vergi dairesine tevdiinde bir
nüshasının mükellefe bilgi için yazı ile tebliğ edilmesi ve alınacak imzalı
belgenin raporun vergi dairesinde kalan ikinci nüshası ile birlikte dosyasında
muhafaza olunması,
3. Vergi incelemesinin
(mükellefin beyanının aynen kabulü) şeklinde sonuçlanması halinde ise inceleme
raporunun mükellefe tebliğine mahal olmayıp, raporun mükellefin vergi
dairesindeki dosyasına konulmasıyla iktifa edilmesi.
İktiza eder.
Bilgi edinilmesini ve gereğinin
buna göre yapılmasını tamimen rica ederim.