|
YOLSUZLUKLA
MÜCADELE KANUNU TASARISI
Amaç Madde 1- Bu Kanunun amacı,
yolsuzlukla etkili mücadele çerçevesinde, bu Kanunda belirtilen suçların
soruşturulması ve kovuşturulmasında uygulanacak esas ve usulleri belirlemektir.
Kapsam Madde 2- Memurlar, memur sayılanlar, özel kanunlarındaki
hükümlere göre memur gibi cezalandırılanlar ve yabancı kamu görevlileri ile
uluslararası örgüt görevlileri veya bunların fiillerine iştirak edenler
tarafından veya bunlarla iştirak hâlinde olmaksızın gerçek kişilerce; a)
1/3/1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 201/a, 201/b, 202, 205, 208,
209, 211 ilâ 214, 216, 218, 219, 275, 278, 339 ilâ 342, 345, 362, 366, 367, 504,
525/b ve 525/c maddelerinde yazılı, b) 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi
Usul Kanununun 359 uncu maddesinin (b) bendinde yazılı, c) 29/5/1979 tarihli
ve 2238 sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması ve Nakli Hakkında Kanunun 15
inci maddesinde yazılı, d) 28/7/1981 tarihli ve 2499 sayılı Sermaye Piyasası
Kanununda öngörülen usul çerçevesinde, Kanunun 47 nci maddesinin (A) bendinde ve
aynı maddenin (B) bendinin (3) numaralı alt bendinde yazılı, e) 19/4/1990
tarihli ve 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla
Mücadele Kanununun 4 ve 13 üncü maddelerinde yazılı, f) 13/11/1996 tarihli
ve 4208 sayılı Karaparanın Aklanmasının Önlenmesine, 2313 Sayılı Uyuşturucu
Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanunda, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununda ve
178 Sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun
Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 2 nci maddesinin (b)
bendinde yazılı, g) 10/7/2003 tarihli ve 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele
Kanununda hürriyeti bağlayıcı cezayı gerektiren, suçların teşekkül hâlinde
işlenmesi ve onaltı yaşından büyük işçiler için yürürlükte bulunan asgarî
ücretin bir aylık brüt tutarının bin katını aşan haksız menfaat veya zararın
ortaya çıkması ihtimalinin yeterli delil, iz, eser ve emarelerle belirlenmesi
durumunda bu Kanun hükümleri uygulanır.
Bu Kanunun uygulanmasında
teşekkül, Kanunda sayılan suçları işlemek maksadıyla iki veya daha fazla kişinin
anlaşarak birleşmeleridir.
Özel hukuk tüzel kişilerinin cezaî
sorumluluğu Madde 3- Diğer kanunlardaki hükümler saklı kalmak kaydıyla, bu
Kanunun kapsamına giren suçlar, özel hukuk tüzel kişilerinin tüzel kişiliğini
temsil etme veya tüzel kişilik adına karar alma yahut tüzel kişilikte denetim
icra etme yetkisi bulunanlar tarafından bu tüzel kişiliğin yararına olarak
işlendiğinde, bu kişiler cezalandırılmakla beraber özel hukuk tüzel kişisi
hakkında da suçla elde edilen menfaatin iki katından üç katına kadar para
cezasına hükmolunur.
Soruşturma ve kovuşturma Madde 4- Bu Kanunun kapsamına giren suçlardan
dolayı yargılama görevi; Adana, Ankara, Antalya, Diyarbakır, Erzurum, İstanbul,
İzmir, Samsun ve Trabzon il merkezlerinde bulunan ve Hâkimler ve Savcılar Yüksek
Kurulu tarafından belirlenen ağır ceza mahkemelerine aittir.
Adana’da
görevli ağır ceza mahkemesinin yargı çevresi: Adana, Aksaray, Gaziantep, Hatay,
Kahramanmaraş, Karaman, Kilis, Mersin, Niğde, Osmaniye; Ankara’da görevli
ağır ceza mahkemesinin yargı çevresi: Ankara, Afyon, Bartın, Bolu, Çankırı,
Düzce, Eskişehir, Karabük, Kayseri, Kırıkkale, Kırşehir, Kütahya, Nevşehir,
Yozgat, Zonguldak; Antalya’da görevli ağır ceza mahkemesinin yargı çevresi:
Antalya, Burdur, Denizli, Isparta, Konya; Diyarbakır’da görevli ağır ceza
mahkemesinin yargı çevresi: Diyarbakır, Adıyaman, Batman, Bingöl, Bitlis,
Elazığ, Hakkari, Malatya, Mardin, Muş, Siirt, Şanlıurfa, Şırnak, Tunceli;
Erzurum’da görevli ağır ceza mahkemesinin yargı çevresi: Erzurum, Ağrı,
Ardahan, Erzincan, Iğdır, Kars, Van; İstanbul’da görevli ağır ceza
mahkemesinin yargı çevresi: İstanbul, Balıkesir, Bilecik, Bursa, Çanakkale,
Edirne, Kırklareli, Kocaeli, Sakarya, Tekirdağ, Yalova; İzmir’de görevli
ağır ceza mahkemesinin yargı çevresi: İzmir, Aydın, Manisa, Muğla, Uşak;
Samsun’da görevli ağır ceza mahkemesinin yargı çevresi: Samsun, Amasya,
Çorum, Giresun, Kastamonu, Ordu, Sinop, Sivas, Tokat; Trabzon’da görevli
ağır ceza mahkemesinin yargı çevresi: Trabzon, Artvin, Bayburt, Gümüşhane, Rize;
illerini kapsar.
Bu Kanun kapsamındaki suçları yargılayacak olan
ağır ceza mahkemesine gelen iş durumunun veya olağanüstü bir hâlin gerekli
kılması hallerinde bir mahkemenin yargı çevresinde bulunan il ve ilçeler, Adalet
Bakanlığının önerisi üzerine, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun kararıyla
başka bir yerdeki ağır ceza mahkemesine bağlanabilir. Bu karar Resmî Gazetede
yayımlanır. Yayımdan önce açılmış davalar hakkında bu sebebe dayanılarak
yetkisizlik kararı verilemez.
Bu Kanun kapsamına giren suçların
soruşturması, görevli mahkeme nezdinde bulunan Cumhuriyet savcılarınca bizzat
yürütülür.
Bu Kanun kapsamındaki suçları yargılamakla görevli ağır ceza
mahkemesi başkan ve üyeleri ile Cumhuriyet savcıları, birinci sınıfa ayrılmış
hâkim ve Cumhuriyet savcıları arasından dört yıllığına Hâkimler ve Savcılar
Yüksek Kurulunca atanır. Süresi bitenler bu görevlere yeniden atanabilirler.
Meşru mazeretleri durumunda muvafakatleri alınarak veya haklarında yapılacak
soruşturma sonunda görev yeri veya görevlerinin değiştirilmesine Hâkimler ve
Savcılar Yüksek Kurulunca karar verilebilir.
Mahallî Cumhuriyet
başsavcılığı veya suç askerî mahalde işlenmişse askerî savcılık, ihbar veya
herhangi bir suretle bu Kanun kapsamına giren bir suçun işlendiğini haber alır
almaz, durumu derhal görevli ağır ceza mahkemesi nezdindeki Cumhuriyet
başsavcılığına bildirmekle beraber, görevli ağır ceza mahkemesi nezdindeki
Cumhuriyet başsavcılığının işe el koymasına kadar gerekli soruşturmayı usulüne
göre yapar ve evrakı derhal görevli ağır ceza mahkemesi nezdindeki Cumhuriyet
başsavcılığına gönderir.
Bu suçlara bakmakla görevli Cumhuriyet savcılarının soruşturmayla ilgili
harcamaları, suçüstü ödeneğinden usulüne uygun düzenlenmiş sarf kararları ile
karşılanır.
Bu Kanun kapsamına giren suçların soruşturma ve
kovuşturmalarında aşağıdaki hükümler uygulanır: a) 2/12/1999 tarihli ve 4483
sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun
hükümleri uygulanmaz. Bu suçlar, görev sebebiyle işlenmiş olsalar bile
Cumhuriyet savcılarınca doğrudan soruşturulur. b) Hakkında soruşturma açılan
kamu görevlileri ile ilgili olarak Cumhuriyet savcılığınca, kamu görevlisinin
bağlı olduğu kurum veya kuruluşa derhal bilgi verilir. c) 30/7/1999 tarihli
ve 4422 sayılı Çıkar Amaçlı Suç Örgütleriyle Mücadele Kanununun 6 ncı maddesi
hariç olmak üzere, 2 ilâ 10 uncu maddelerinde öngörülen usul ve tedbirler
uygulanabilir. Bu usul ve tedbirlerin uygulanmasına, görevli ağır ceza
mahkemesinin bulunduğu yerdeki (1) numaralı sulh ceza mahkemesi hâkimi karar
verir. Bu kararlara karşı yapılan itiraz aynı yerdeki (1) numaralı asliye ceza
mahkemesi tarafından karara bağlanır. d) Kolluk; soruşturma ve kovuşturma
sebebiyle şüpheli, sanık, tanık, bilirkişi ve suçtan zarar görenleri, Cumhuriyet
savcısının veya mahkeme naibinin veya istinabe olunan hâkimin emriyle belirtilen
gün, saat ve yerde hazır bulundurmaya mecburdur. Bu emir, çağrılanlar hakkında
kolluğa ihzar müzekkeresinde olduğu gibi zor kullanma yetkisi verir. e)
Cumhuriyet savcısı, uluslararası andlaşmalar ve adlî yardımlaşma çerçevesinde
faillerin, suç delillerinin ve yolsuzluktan elde edilen gelirlerin, doğrudan
veya kolluk aracılığıyla yurt dışında araştırılmasıyla ilgili kararları alabilir
ve uygulatabilir. f) Cumhuriyet savcısı, soruşturmanın yürütülmesi sırasında
çalışma grubu oluşturabilir, çalışma grubuna hangi kolluk birimlerinin ve
kuruluş temsilcilerinin katılacağını belirler. Cumhuriyet savcısı gerekli
gördüğünde, kolluk görevlileri, kamu kurum ve kuruluşlarından müfettiş, hesap
uzmanı, murakıp, kontrolör, denetmen, uzman, akademisyen gibi elemanların geçici
olarak çalışma grubunda görevlendirilmesini isteyebilir veya çalışma grubu
oluşturmadan da bu kişilerin uzmanlık alanlarından yararlanabilir. Bu konudaki
istem ilgililerce derhal yerine getirilir. Bu istemi özürsüz olarak yerine
getirmeyenler üç aydan bir yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Çalışma
grubunda görevli olanlar, soruşturma süresince, soruşturmayı yürüten Cumhuriyet
savcısının izni olmadan bu görevinden alınamaz. g) Cumhuriyet savcısının
soruşturmaya yönelik bilgi ve belge istemleri, kamu kurum ve kuruluşları ile
gerçek kişi veya özel hukuk tüzel kişilerince, savunma hakkına ilişkin hükümler
saklı kalmak kaydıyla, ivedilikle ve öncelikle yerine getirilir. Aksine hareket
edenler üç aydan bir yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. h)
Soruşturmanın gerekli kıldığı hallerde, suçun işlendiği veya delillerin
bulunduğu yerlere gidilerek soruşturma yapılır.
Yukarıdaki fıkranın (a)
bendi hükmü müsteşarlar, valiler ve kaymakamlar hakkında uygulanamaz. Görevleri
veya sıfatları sebebi ile özel soruşturma ve kovuşturma usulüne tâbi olan
sanıklarla ilgili özel kanun hükümleri saklıdır.
Bu Kanun kapsamında
soruşturma ve kovuşturması yapılıp mahkûm olanlar hakkında 13/7/1965 tarihli ve
647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun 4 ve 6 ncı madde hükümleri
uygulanmaz.
Zamanaşımı Madde 5- Bu Kanunun kapsamında yer alan suçların dava zamanaşımı
süreleri iki katı olarak hesaplanır.
Tedbirler Madde 6- 4208 sayılı
Kanun ve 4422 sayılı Kanun hükümleri saklı kalmak kaydıyla, bu Kanunun kapsamına
giren suçları işlediğine dair delil, iz, eser ve emare bulunan kişilerin bu
fiillerinden elde ettikleri hususunda kuvvetli belirtiler bulunan her türlü
taşınır ve taşınmazlarına soruşturma sırasında el konulmasına, bankalar ve banka
dışı malî kurumlar ile diğer gerçek ve tüzel kişiler nezdindeki kiralık kasa
mevcutları da dahil olmak üzere hak ve alacakları üzerindeki tasarruf yetkisinin
tamamen veya kısmen kaldırılmasına, bir tevdi mahalline yatırılmasına, hak ve
alacaklar ile mal, kıymetli evrak, nakit ve sair değerlerin idaresi için diğer
tedbirlerin alınmasına, soruşturma sırasında sulh ceza hâkimi, gecikmesinde
sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısı; kovuşturma sırasında mahkeme
tarafından karar verilebilir. Tedbire Cumhuriyet savcılığınca karar verilmesi
hâlinde yirmidört saat içinde yetkili ve görevli sulh ceza hâkiminin onayına
sunulur; hâkim kararını kırksekiz saat içinde açıklar; aksi hâlde karar
kendiliğinden kalkar.
Birinci fıkrada belirtilen mal varlığının hukuka
uygun olarak elde edildiği anlaşıldığında, el koyma tedbirine karar verilmez
veya verilmiş olan karar kaldırılır.
Sanık mahkûm edildiğinde, hükme
konu suçla ilgili olduğu tespit edilen söz konusu mal varlığı ile hak ve
alacaklar veya suçun işlenmesine ayrılan veya suçun işlenmesinde kullanılan veya
suçtan doğan değer veya ürünlerin veya bunlar yerine geçen şeylerin ve
müsaderesi gereken her türlü eşya veya gelirlerinin veya suçtan doğan her türlü
yararın Devlete intikaline hükmolunur.
Suçun ortaya çıkarılmasına
yardımcı olanlar Madde 7- Bu Kanun hükümleri uyarınca soruşturulması ve
kovuşturulması gereken suçları işleyenler veya bunların fiillerine iştirak
edenlerden; a) Soruşturmaya başlamadan önce yetkili mercilere başvurup bilgi
vererek suç ve delillerin ortaya çıkarılması ve suçluların yakalanması hususunda
yardımda bulunanlara ceza verilmez. b) Soruşturma sırasında yetkili
mercilere başvurup bilgi vererek suç ve delillerin ortaya çıkarılması ve
suçluların yakalanması hususunda yardımda bulunanların cezaları sekizde birine
kadar indirilir. c) Kovuşturma sırasında bilgi vererek suç ve delillerin
ortaya çıkarılması ve suçluların yakalanması hususunda yardımda bulunanların
cezaları altıda birine kadar indirilir. d) Hüküm kesinleştikten sonra
başvurup bilgi vererek suç ve delillerin ortaya çıkarılması ve suçluların
yakalanması suretiyle muhakemenin iadesi hususunda yardımda bulunanların
cezaları dörtte birine kadar indirilir.
Teşekkülü kuranlar ile sevk ve
idare edenler bu madde hükmünden yararlanamazlar.
Suçtan doğan zararın
giderilmesi Madde 8- Bu Kanun hükümleri uyarınca soruşturulması ve
kovuşturulması gereken suçlardan birini veya birkaçını işleyen fail; a)
Suçla elde ettiği fayda dahil ortaya çıkan zararı kanunî faizden aşağı olmamak
kaydıyla değerlendirildiği tespit edilen miktarla birlikte soruşturma aşamasında
giderirse hakkında verilecek cezanın yarısı; kovuşturma aşamasında giderirse
hakkında verilecek cezanın üçte biri indirilir.
b) Suçla elde ettiği fayda dahil, ortaya çıkan zararı kanunî faizden aşağı
olmamak kaydıyla değerlendirildiği tespit edilen miktarla birlikte gidereceğini
soruşturma sırasında Cumhuriyet savcısına; kovuşturma sırasında mahkemeye beyan
eder ve bu husustaki ödeme teklifi veya plânı, ödemeyi kabul etme yetkisi
bulunan kamu kurum veya kuruluşu veya gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi
tarafından kabul edilirse, soruşturma ve kovuşturmaya devam edilip gerekli bütün
deliller toplanır ancak hükmün verilmesi ertelenir. Fail, ödeme teklif veya
plânında belirlenen meblağın tamamını soruşturma aşamasında ve bir yıl içinde
ödediğinde hakkında verilecek cezanın üçte biri, kovuşturma aşamasında ve bir
yıl içinde ödediğinde ise hakkında verilecek cezanın dörtte biri indirilir.
Ödeme teklif veya plânına taksirle de olsa uyulmaması hâlinde kovuşturmaya devam
edilerek hüküm kurulmakla birlikte, eylem başka bir suç teşkil etse dahi fail
ayrıca iki yıldan beş yıla kadar ağır hapis cezasıyla cezalandırılır.
Ödeme teklifinde bulunmak üzere yapılan başvuru zamanaşımını keser.
Ödeme teklif veya plânında öngörülen süre zarfında zamanaşımı işlemez.
Edinilen haksız menfaat veya verilen zararın miktarına ve teşekkül
halinde işlenmiş olup olmamasına bakılmaksızın, 2 nci maddede yazılı suçlardan
birini veya birkaçını işleyen failler hakkında da birinci fıkra hükmü uygulanır.
Suçla elde edilen fayda dahil tüm zararın kanunî faizden aşağı olmamak
kaydıyla değerlendirildiği tespit edilen miktarla birlikte ödenmesi, ödeme
teklifi veya plânının esas ve usulleri yönetmelikle düzenlenir.
Yardım
sağlayan kimselerin korunması Madde 9– Bu Kanun kapsamındaki suçları ihbar
edenler, suç ve delillerin ortaya çıkarılması ve suçluların yakalanması
hususunda yardımda bulunan kimseler ve bunların yakınları hakkında 4422 sayılı
Kanunun 7 nci maddesinde belirtilen koruma önlemleri uygulanır.
Savunma
hakkı engellenmeksizin, mahkemeye bilgi verenlerin tanınmasını engelleyecek
görünüş, ses, kıyafet değişikliği yöntemleri kullanılarak veya video ve ses
bağlantısı veya diğer uygun araçlar dahil iletişim teknolojisinden
yararlanılarak dinlenilmelerine mahkemece karar verilebilir.
İkramiye
Madde 10- Suçun önlenmesi, soruşturulması ve kovuşturulması ile görevli
olanlar ve failler hariç, bu Kanun kapsamında yer alan suçların ve delillerin
ortaya çıkarılması, faillerinin yakalanması ve kamu zararının giderilmesinde
yardım sağlayan kişilere, esas ve usulleri yönetmelikle belirlenmek üzere,
sağlanan yardım oranında, giderilen zararın yüzde biri kadar, İçişleri Bakanlığı
bütçesinin ilgili tertibinden ikramiye verilir. Diğer kanunlarda da ikramiyenin
öngörülmesi hâlinde kişinin lehine olan kanun hükümleri uygulanır.
Asılsız ihbar veya şikâyette bulunanlar hakkında üç aydan iki yıla kadar
hapis cezası verilir.
Eğitim Madde 11- Yolsuzlukla mücadele kapsamında personelin eğitimi ve
halkın aydınlatılması için gerekli olan çalışmalar Adalet ve İçişleri
bakanlıklarının koordinasyonunda ilgili kurumlarca yapılır.
Yönetmelik
Madde 12- Bu Kanunun 4, 6 ilâ 10 uncu maddelerinin uygulanmasına ilişkin
esas ve usuller, bu Kanunun yayımını takip eden üç ay içinde Adalet Bakanlığınca
hazırlanarak Bakanlar Kurulunca yürürlüğe konulacak yönetmelikle düzenlenir.
Madde 13- 4422 sayılı Kanunun 8 inci maddesine aşağıdaki cümle
eklenmiştir.
“5, 6 ve 7 nci maddelerin uygulanmasında süre şartı
aranmaz.”
Geçici Madde 1- Edinilen haksız menfaat veya verilen zararın
miktarına ve teşekkül halinde işlenmiş olup olmamasına bakılmaksızın, 2 nci
maddede yazılı suçlardan dolayı mahkûm olanlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten itibaren üç ay içinde infaz işlemlerini yürütmekle görevli Cumhuriyet
başsavcılığına başvurup; a) Suçla elde ettikleri fayda dahil, ortaya çıkan
zararı kanunî faizden aşağı olmamak kaydıyla değerlendirildiği tespit edilen
miktarla birlikte giderdiklerinde haklarında hükmolunan cezanın beşte ikisi
indirilir. b) Suçla elde ettikleri fayda dahil, ortaya çıkan zararı kanunî
faizden aşağı olmamak kaydıyla değerlendirildiği tespit edilen miktarla birlikte
gidereceklerini beyan eder ve bu husustaki ödeme teklifi veya plânı, ödemeyi
kabul etme yetkisi bulunan kamu kurum veya kuruluşu veya gerçek veya özel hukuk
tüzel kişisi tarafından kabul edilirse, ödeme teklif veya plânındaki miktarın
dörtte birinin peşin olarak ödenmesi kaydıyla hükmün infazı bir yıl süreyle
ertelenir. Erteleme süresi içinde ödeme teklif veya plânında belirlenen meblağın
tamamı ödediğinde haklarında hükmolunan cezanın üçte biri indirilir. Ödeme
teklif veya plânına taksirle de olsa uyulmaması hâlinde ise hükmün infazına
devam olunacağı gibi; eylem başka bir suç teşkil etse dahi fail ayrıca iki
yıldan beş yıla kadar ağır hapis cezasıyla cezalandırılır.
Ödeme
teklifinde bulunmak üzere yapılan başvuru zamanaşımını keser. Ödeme teklif veya
plânında öngörülen süre zarfında zamanaşımı işlemez.
Bu madde hükümleri,
18/6/1999 tarihli ve 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22 nci maddesinin (3) ve (4)
numaralı fıkralarında yazılı suçları işleyenler hakkında da uygulanır.
Yürürlük Madde 14- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme Madde 15- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
|