MERKEZ BANKASI 2. YTL ARAŞTIRMASI SONUÇLARI      

Sitemizi Tavsiye Etmek İster misiniz?

 

 

26.11.2004

Türk halkı, YTL’yi benimsedi:

Bilgi ve güven arttı, kaygılar azaldı

· Merkez Bankası tarafından Yeni Türk Lirası (YTL)  İletişim Kampanyası kapsamında yaptırılan ikinci araştırmaya göre, halkın YTL’ye geçiş  konusundaki farkındalığı, YTL’ye güven ve inancı hızla artarken kaygıları azalıyor

· Halkın yüzde 93.6’sı yılbaşından itibaren yeni bir para birimi kullanacağı konusunda haberdar.

· Halkın yüzde 67.4’ü ise Yeni Türk Lirası’nın kullanımına kısa sürede alışacağını düşünüyor.

· Halkın yüzde 66.5’i YTL’ye geçişin gerekli olduğuna inanıyor.

Merkez Bankası adına Yeni Türk Lirası  İletişim Kampanyasını üstlenen Bersay  İletişim Danışmanlığı tarafından bağımsız bir araştırma şirketine yaptırılan ikinci kamuoyu araştırması tamamlandı.

Türkiye genelini temsil eden 12 ilde 20-30 Ekim 2004 tarihleri arasında gerçekleştirilen araştırma, toplumun YTL hakkında bilgi, tutum ve beklentileriyle ilgili önemli tespitler ortaya koyuyor.

Araştırma sonuçlarına göre halkın tamamına yakın bir bölümü yeni bir para birimine geçileceğinden haberdarken, Ağustos ayında yapılan ilk araştırmaya kıyasla, ayrıntılar konusunda bilgi düzeyinde ciddi artışlar gözleniyor. Ağustos ayında YTL’ye geçiş  konusunda yüzde 80 olan bilinirlik oranı, yeni araştırma sonuçlarına göre yüzde 93.6’ya yükselmiş durumda.

Araştırmanın Ekim ayı sonunda gerçekleştirildiği ve Kasım ayındaki yoğun iletişim kampanyasının etkilerinin henüz olmadığı koşullarda elde edilen bu sonuç, kampanyada hedefe çok büyük ölçüde ulaşıldığını da ortaya koyuyor.

Türk toplumu YTL’ye geçişten haberdar

Araştırmaya göre, vatandaşların yüzde 93.6’sı yeni bir para birimine geçileceğinden haberdar. Yaş  dağılımına göre haberdarlık düzeyi incelendiğinde, 15-54 yaş  arasındakilerde yüzde 90’ın üzerinde iken, 55 ve üzeri yaş  gruplarında bu oran biraz düşüyor (55-64: % 87.5, 65 +: % 80).

Yaşanılan yere göre incelendiğinde ise, metropol alanlardan kırsala doğru gidildikçe haberdarlık düzeyi azalmakla birlikte, (Metropol: % 98.2, Kent: % 92.5, Kır: % 86.2) kırsal alanda bile çok yüksek bir haberdarlık düzeyi tesbit edilmektedir.

Türk halkının YTL ile ilgili bilgi düzeyi de Ağustos ayından bu yana yürütülen iletişim çalışmalarının etkisiyle önemli ölçüde yükseldi. YTL’den haberdar olanların yüzde 83.6’sı paradan 6 sıfır atılacağını (Ağustos: % 69.0), yüzde 92.6’sı yeni para birimine ne zaman geçileceğini (Ağustos: % 83.8) ve yüzde 81.8’i ise yeni para biriminin adını (Ağustos: % 44) biliyor.

Halk, YTL’ye geçişin gerekli olduğunu düşünüyor

Araştırmanın ortaya koyduğu bir başka çarpıcı bulgu, katılımcıların yüzde 66.5’inin YTL’ye geçişin gerekli olduğunu belirtmesi (Ağustos: % 57.8).

Gereksiz bulanların oranı ise sadece yüzde 20.6. Kırsal kesimden metropole gidildikçe, YTL’ye geçişin gerekliliğine olan inanç artıyor.

YTL’nin kullanımına kısa sürede alışacağız

Toplumun yüzde 67.4’ü, YTL kullanımına kısa sürede alışacağını düşünüyor (Ağustos: % 61.2). Yüzde 28.1’lik bir kesim ise o kadar iyimser değil.

Araştırmaya katılanların yüzde 59.5’i ise YTL kullanımının kolay olacağı görüşüne sahip.

Paranın taşınması ve kullanımı kolaylaşacak, itibarı artacak

Araştırma aynı zamanda, YTL’ye geçişin yararları ve doğuracağı sorunlarla ilgili halkın beklenti ve kaygılarını da ortaya koyuyor.

Halkın yüzde 27.7’si paramızın prestijinin artacağını, yüzde 24.9’u kullanımının ve yüzde 24.7’si ise paranın taşınmasının kolaylaşacağını dü ünüyor. Ayrıca halkın yüzde 29.6’sı da paranın değerinin artacağına inanıyor.

YTL ile birlikte halkın en büyük kaygısı hesap yapma güçlüğü ve bundan kaynaklanacak karışıklıklar yaşanması. Halkın yüzde 56.4’ü bu kaygıyı dile getiriyor. Yüzde 20.8’lik bir kesim kullanım zorluğunu sorun olarak ifade ederken hiçbir sorun yaşanmaz diyenlerin oranı 21.2.

Araştırma hakkında

Araştırma, yüzde 95 güven düzeyi ve yüzde 3 hata payı ile ülke genelini temsil edecek biçimde toplam 2.200 denekten oluşan bir örneklem ile, 12 ilde gerçekleştirildi.

12 il, DİE’nin kabul ettiği Türkiye’yi bölgelere ayırma ilkeleri doğrultusunda saptandı.

Araştırma, metropol alanlar, kentsel alanlar ve kırsal alanlar olmak üzere 3 farklı alanda yürütüldü.