Site icon Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri

Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği Seri No:149 (VUK 149)

VUK Tebliği 149

26 Ocak 1983 Tarihli Resmi Gazete

Sayı: 17940

Maliye Bakanlığından;

“4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile 215 sayılı Değerli Kağıtlar Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” 2791 sayı ile 21/1/1983 tarihinde kabul edilmiş ve 22 Ocak 1983 tarih ve 17986 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Vergi Usul Kanununda 2791 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler, amortismanlar ve yeniden değerleme hükümleri hariç olmak üzere dört grup halinde aşağıda açıklanmış bulunmaktadır.

I – VERGİ USUL KANUNUNUN BİRİNCİ (VERGİLENDİRME) KİTABINDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER :

1. a) Bilindiği üzere, bugüne kadar yapılan uygulama gereğince re’sen tarh usulüne göre bir vergi tarh edilebilmesi için, ortada bir vergi inceleme raporu olsa bile 30 uncu madde hükmüne göre; vergiye tabi matrahın mutlaka takdir komisyonu marifetiyle takdir ve tesbit edilmesi gerekmekte idi.

Vergi Usul Kanunu’nun 30 uncu maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklik ile; vergi inceleme elemanlarınca düzenlenen raporlar üzerine, re’sen vergi tarhı için takdir komisyonlarından karar alma zorunluluğu kaldırılmış ve raporda belirlenen matrah üzerinden vergi dairesince vergi tarhına imkan verilmiştir.

Bu nedenle, bundan böyle yetkililerce düzenlenecek olan vergi inceleme raporları üzerine yapılacak re’sen vergi tarhiyatı dolayısıyla artık takdir komisyonlarından karar alınması gerekmeyecektir.

Yalnız takdir komisyonları faaliyetlerine devam etmekte olduğundan, inceleme raporları dışındaki takdir işlemleri için herhalukarda takdir komisyonlarına başvurulacağı hususu gözden uzak tutulmamalıdır. Bunun dışında, inceleme elemanlarının tarhiyata dayanak teşkil edecek miktarı, düzenleyecekleri raporlarda mutlaka belirtmeleri gerekmektedir.

b) Öte yandan, Vergi Usul Kanunu’nun 30 uncu maddesinin dördüncü fıkrasında yapılan değişiklik ile de; fıkra hükmü, inceleme raporlarının takdir komisyonlarından geçirilmeyeceği hükmüne uygun şekle sokulmuş ve ayrıca, eskiden yalnızca gelir beyanına inhisar eden uygulama, bütün vergileri kapsar hale getirilmiştir.

2. 2791 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle 40 ıncı maddeye 4 numaralı bent eklenmiştir. Buna göre götürü usulde vergilendirilen mükelleflerin matrahlarının Bakanlar Kurulu Kararı ile artırılması halinde, götürü mükellefler için önceden takdir komisyonlarınca tesbit edilen kazançların, yeni takdirler yapılıncaya kadar artırılmasına imkan verilmiştir.

Esasen, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 123 üncü maddesi hükmüne göre götürü usulde vergiye tabi mükelleflerin götürü vergilendirme hadlerini üç katına kadar artırmaya Bakanlar Kurulu yetkili kılınmış bulunmaktadır. Nitekim bu hadler Bakanlar Kurulu’nun 31/12/1982 tarih ve 8/5860 sayılı karariyle artırılmış olduğundan, takdir komisyonlarınca tesbit olunan her bir dereceye ait yıllık kazanç miktarlarına bu madde hükmü gereğince, yeni takdirler yapılıncaya kadar artış oranında ilave yapılması gerekmektedir.

3. 2791 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle 2686 sayılı Kanunla değişik 112 nci maddenin 3 numaralı bendi yeniden düzenlenmiştir.

Yapılan bu düzenlemeye göre, bundan böyle ihtilaflarında haksız çıkan mükelleflerin, ihtilaflı kısmın kesinleşen ve ödenmemiş olan miktarı üzerinden ihtilafta geçen süreler için bir gecikme faizi ödemeleri gerekmektedir.

Maddede öngörülen gecikme faizi süresi, açılan dava mükellef aleyhine karara bağlandığı takdirde, dava açma süresinin son gününü takip eden, aybaşından, vergi mahkemesince verilen kararın tebliğ tarihine kadar; dava İdare aleyhine karara bağlandığı takdirde ise, keza dava açma süresinin son gününü takip eden aybaşından, bölge idare mahkemesi veya Danıştay’ca mükellef aleyhine verilen kesin kararın tebliğ tarihine kadar olan süredir.

Fakat, mükellefler ihtilaf konusu yaptıkları vergileri davanın devamı sırasında herhangi bir tarihte ödedikleri takdirde gecikme faizinin uygulanacağı süre, dava açma süresinin son gününü takip eden ay başından başlamak üzere ödemenin yapıldığı tarihe kadar olan devre olacaktır.

Bunun dışında, 2791 sayılı Kanun hernekadar 1/1/1983 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinden itibaren yürürlüğe girmiş bulunmakta ise de, gecikme faizinin bu Kanunun yayımı tarihinden sonra açtıkları davalarda haksız çıkan mükelleflere uygulanması gerekmektedir.

II – VERGİ USUL KANUNUNUN İKİNCİ (MÜKELLEFİN ÖDEVLERİ) KİTABINDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER :

I – 2791 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle 177 nci maddeye yeni bir fıkra eklenmiştir. Bu fıkra ile mükelleflerin “Bilanço Esası” yerine daha basit bir usul olan “İşletme Hesabı Esası” na göre defter tutmalarına imkan verebilmek amacıyle, defter tutma hadlerinin artırılması konusunda Bakanlar Kurulu’na yetki tanınmıştır.

Tanınan bu yetki üzerine, defter tutma hadleri, Bakanlar Kurulu’nun 21/1/1983 tarih ve 8/5946 sayılı karariyle bir kat artırılmış bulunmaktadır.

Bilindiği üzere, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 2365 sayılı Kanunla değişik 177, 178 ve 193 üncü maddeleri hükümlerine göre halen :

1. Satın aldıkları malları olduğu gibi veya işledikten sonra satan ve yıllık alımlarının tutarı 6.000.000 lirayı veya satışlarının tutarı 5.600.000 lirayı aşanlar,

2. Birinci bentte yazılı olanların dışındaki işlerle uğraşıp da bir yıl içinde elde ettikleri gayrisafi iş hasılatı 1.200.000 lirayı aşanlar,

3. 1 ve 2 numaralı bentlerde yazılı işlerin birlikte yapılması halinde 2 numaralı bentte yazılı iş hasılatının beş katı ile yıllık satış tutarının toplamı 6.000.000 lirayı aşanlar,

I inci sınıf tüccar olarak;

a) Yevmiye defteri

b) Defterikebir

c) Envanter defteri

d) Günlük kasa defteri

olmak üzere, bilanço esasında muhasebe tekniği bilgisini gerektiren dört defter;

Bu hadlerin altında kalanlar ise II’nci sınıf tüccar olarak;

a) İşletme hesabı defteri

b) Günlük perakende satış hasılat defteri

olmak üzere, işletme hesabı esasında iki basit defter tutmak zorundadırlar.

Bakanlar Kurulu Kararı ile bu hadlerin bir kat artırılmış olmasiyle, alım haddi 12.000.000,– satış haddi 13.200.000,- liraya, gayrisafi iş hasılatı haddi 2.400.000,- liraya yükseltilmiş bulunmaktadır.

1983 takvim yılı başından itibaren geçerli olan bu hadler nedeniyle, 1982 takvim yılı içinde satın aldığı mal bedeli, yükseltilmiş olan hadleri aşmamış olanlar işletme hesabı esasına göre defter tutmaya devam edeceklerdir.

Ancak, bu suretle tutulacak defterlerin, Vergi Usul Kanununun 221 inci maddesinin 4 numaralı bendi hükmü gereğince, kullanılmaya başlanmadan önce tasdik ettirilmesi zorunlu bulunmaktadır.

2. 2791 sayılı Kanunun 5 nci maddesiyle mükerrer 257 nci madde değiştirilmiştir. Bu suretle Vergi Usul Kanununda yer alan belgeleri bedeli mukabilinde basıp dağıtmak veya üçüncü kişilere bastırıp dağıtmak hususunda Maliye Bakanlığına yetki verilmiştir.

III. VERGİ USUL KANUNUNUN DÖRDÜNCÜ (CEZA HÜKÜMLERİ) KİTABINDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER :

1. 2791 sayılı Kanunun 10 ncu maddesiyle 344 üncü maddenin 8 numaralı, 11 nci maddesiyle de 347 nci maddenin 1 numaralı bentlerine birer hüküm eklenmiştir. Eklenen hükümlerle, ilgili maddelerde yazılı kaçakçılık ve ağır kusur cezasının kesilmesine ilişkin maktu hadlerin yükseltilmesine imkan verilmiştir.

2. 2791 sayılı Kanunun 12 nci maddesiyle, 376 ncı maddeden sonra 205 sayılı Kanunun 22 nci maddesiyle eklenen bölümün ek 3 üncü maddesine 485 sayılı Kanunla eklenen dördüncü fıkra hükmü değiştirilmiştir.

Mevcut hüküm karşısında, bugün için ortalama kar haddi ve gider esasına dayanan tarhiyatlar dışında, Bakanlığımızca il ve ilçelerde yalnızca birer uzlaşma komisyonu kurulabilmektedir. Yapılan değişiklikle, biriken talepleri biran önce inceleyip karara bağlamak için, gerektiğinde ihtiyaca göre birden fazla muvazzaf ve gayri muvazzaf uzlaşma komisyonu kurulması sağlanmış bulunmaktadır.

Bu komisyonların nerelerde kurulacağı ve kimlerden terekküp edeceği Maliye Bakanlığınca tayin olunacaktır.

IV – DİĞER HÜKÜMLER :

1. 2791 sayılı Kanunun 13 üncü maddesiyle Vergi Usul Kanununa Mükerrer 378 nci madde eklenmiştir. Danıştay ve Vergi Mahkemelerinde yapılacak duruşmalarda, vergi davasına konu olan tarhiyatın dayanağı incelemeyi yapmış bulunan inceleme elemanları ile, mükellefin duruşmada hazır bulundurduğu mali müşavir veya muhasebecinin de dinlenilmesine imkan tanınmıştır.

Böylece, mükellefin hesabını tutmuş olan muhasibin ve incelemeyi yapmış olanın dinlenebilmesi esası, yeniden hüküm altına alınmıştır.

2. 2791 sayılı Kanunun 15 nci maddesiyle, 210 sayılı Değerli Kağıtlar Kanununa ekli tablonun 14 numaralı bendi kaldırılmış ve bu suretle Maliye Bakanlığına bedeli mukabilinde basıp dağıtmak imkanı verilmiş olan faturalar, değerli kağıt kapsamı dışında bırakılmıştır.

Böylece, faturaların değerli kağıt haline getirilmesiyle ilgili işlemlere son verilmiştir.

3. 2791 sayılı Kanunun hükümleri, aynı Kanunun 16 ncı maddesine göre 1/1/1983 tarihinden geçerli olmak üzere bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.

Tebliğ olunur.

Exit mobile version