Site icon Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri

Serbest Bölgelerdeki Gelir ve Kurumlar Vergisi Muafiyetinin İşletmelerin Hukuki Şekillerine Etkisi

Serbest Bölgelerdeki Gelir ve Kurumlar Vergisi Muafiyeti

Emrah AYGÜL
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir

Bir ülkede uygulanan vergi sistemi işletmeler açısından faaliyetlerinin her döneminde dikkate alınan önemli bir faktördür. Bir kısım büyük sanayi işletmeleri amaçladıkları faaliyetleri gerçekleştirmek için büyük çaplı sermayeye ihtiyaç duyduklarından bu tür işletmeler genellikle anonim şirket şeklinde kurulurlar. Fakat bir işletmeci veya işletmeciler grubu tarafından kurulacak bireysel işletme, adi ortaklık, kollektif, komandit, limited veya anonim şekillerinden herhangi biriyle kurulup faaliyette bulunabiliyorsa işletmeci bu durumda hukuki sekil seçiminde aşağıdaki hususlara dikkat edecektir(BİLDİRİCİ, Ziyaettin; “Ticari İşletmelerin Hukuki Şekilleri Üzerine Vergilerin Etkileri”, Anadolu Ün. Yayını No:177, Eskişehir-1986, Sayfa:12).

  1. Ortakların sorumlulukları

  2. İşletme organizasyonunun maliyeti ve yasal organizasyon işlemleri

  3. Yasal sınırlamalar

  4. Sermaye bulma olanakları

  5. Pay devri kolaylığı

  6. İşletmenin devamlılığı

  7. Yönetim ve kontrol

  8. Vergi

Uygulanan ve gelecekte uygulanması düşünülen gelir ve kurumlar vergisi oranları işletmenin hukuki şekil seçiminde önemli bir etkendir.

Türkiye serbest bölgeleri açısından konuya bakıldığında aşağıdaki örnekle konuyu anlatmak uygun olacaktır.

Örnek : Kamil Bey Bursa Serbest Bölgesinde 2003 yılında bir limited şirket kurmuştur. Şirket sermayesinin %99,9 payı Kamil Bey’e aittir. Şirketin ilgili dönemdeki kazancı 200 milyar liradır. Karın tamamı dağıtılmıştır.

Aynı dönemde İsmet Bey Bursa Serbest Bölgesinde şahıs işletmesi kurmuş ve bu işletme de dönemi 200 milyar lira kar ile sonuçlandırmıştır.

2003 yılında Kamil Bey serbest bölgedeki şirketten 199,8 milyar lira kar payı geliri elde etmiştir. Bu karı Gelir Vergisi Kanununun menkul sermaye iratlarının vergilendirilmesi ile ilgili hükümleri (191 Seri No.lu G.V.K. Genel Tebliği) doğrultusunda beyan etmiş, aşağıdaki vergiyi ödemiştir. Kamil Bey’ in ilgili dönemde başka geliri yoktur.

1.Net Kazanç : 199.800.000.000.-TL
2.Vergiden istisna kısım (GVK 22. Md) : 99.900.000.000.-TL
3.Vergi Matrahı : 99.900.000.000.-TL
4.Hesaplanan vergi (GVK 103. Md.) : 34.910.000.000.-TL

Fon payı, 01.01.2004 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılacağı için (4842 Sayılı Kanunun 37. maddesi) , hesaplamada göz önüne alınmamıştır.
Görüldüğü üzere her ne kadar limited şirketin karı vergilendirilmese bile Kamil Bey’ in şirketten elde ettiği kar vergilendirilmiştir. Verginin oranı ise % 17 civarındadır. Bir ortağın elde ettiği kar payı ne kadar yüksekse verginin oranı da o kadar yüksek olacaktır. Ancak oran hiçbir zaman % 45 i geçemeyecektir.

İsmet Bey ise elde ettiği 200 milyar liralık kazançtan hiçbir şekilde vergi vermeyecektir. Çünkü elde ettiği kazanç Gelir Vergisi Kanununa göre ticari kazanç hükümlerine tabi olup, vergiden istisnadır ve menkul sermaye iradı olarak kabul edilmeyecektir.

Dolayısıyla gerçek kişilerin serbest bölgelerdeki anonim ve limited şirketlerden elde ettikleri kazançlar vergilendirilirken, şahıs işletmelerinden ve şirketlerinden elde ettikleri kazançlar vergilendirilmemektedir. Yani serbest bölgelerde kurulan işletmelerin hukuki yapısının seçiminde şahıs işletmeleri ve şahıs şirketleri vergisel avantajları nedeniyle ön plandadır.

Exit mobile version