Site icon Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri

İşe İade Tazminatında Vergi Kesintisi

İşe İade Tazminatında Vergi Kesintisi

Cumhur Sinan ÖZDEMİR
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı
İş Müfettişi -Ankara
csnozdemir@gmail.com

İş Kanuna[1] göre; İşverence geçerli sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı mahkemece veya özel hakem tarafından tespit edilerek feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işveren, işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır. İşçiyi başvurusu üzerine işveren bir ay içinde işe başlatmaz ise, işçiye en az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat ödemekle yükümlü olur. Mahkeme veya özel hakem feshin geçersizliğine karar verdiğinde, işçinin işe başlatılmaması halinde ödenecek tazminat miktarını da belirler. Kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakları  ödenir. İşçi işe başlatılırsa, peşin olarak ödenen bildirim süresine ait ücret ile kıdem tazminatı,  yukarıdaki fıkra hükümlerine göre yapılacak ödemeden mahsup edilir. İşe başlatılmayan işçiye bildirim süresi verilmemiş veya bildirim süresine ait ücret peşin ödenmemişse, bu sürelere ait ücret tutarı ayrıca ödenir.İşçi kesinleşen mahkeme veya özel hakem kararının tebliğinden itibaren on işgünü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorundadır. İşçi bu süre içinde başvuruda bulunmaz ise, işverence yapılmış olan fesih geçerli bir fesih sayılır ve işveren sadece bunun hukuki sonuçları ile sorumlu olur. Bu maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri sözleşmeler ile hiçbir suretle değiştirilemez; aksi yönde sözleşme hükümleri geçersizdir.

 

Yasal düzenleme gereği; Mahkeme veya özel hakem, işe iade yerine sadece tazminata hükmedemez. Kararda ikisi de yer alacaktır. İşverence geçerli sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı mahkemece tespit edildiğinde, işçi kesinleşen mahkeme kararının tebliğinden itibaren on iş günü içinde işe başlamak için başvuruda bulunmak, işveren de bu başvuru üzerine işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır. İşçinin mahkeme ve/veya özel hakem kararının kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı dönemde, en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakları kendisine ödenir. Dört aylık doğmuş ücret vs. haklar iş sözleşmesinin feshi anındaki ücret tutarı olmalıdır. Bu miktarında mahkeme veya özel hakem kararında gösterilmesi gerekir. Dört aylık ücretin başlangıç tarihi geçersiz sayılan fesih işleminin yapılma tarihidir.

 

4857 sayılı İş Kanunun 21. maddesi uyarınca iş sözleşmesi feshedilen mahkeme kararı ile göreve  iade edilen işçiye mahkeme tarafından öngörülen tazminat ödemelerinden Gelir Vergisi kesintisi yapılıp-yapılmayacağı konusu yargı kararı ve özelge doğrultusunda açıklanacaktır.

Alomaliye.com Personel Bordro Programı Pro+İK
Avans | İcra | İzin | Rapor Takibi | Teşvikler | Puantaj | SGK e-İşlem | e-Beyan

Bölge İdare Mahkemesi[2] kararında; Özet:Davacı kurumun davacıya ödediği miktarın mahkeme kararına göre ödenen tazminat tutan olduğu taraflar arasında İhtilafsız olup, bu karar gereğince yapılan bir tazminat ödemesi niteliğinde olduğundan ve Gelir Vergisi Kanununun 61. maddesinde bahsedilen anlamda tazminat ve ücret niteliğinde bir ödeme olmadığından vergiye tabi tutulmasının yasal olmadığı gerekçesiyle kabul ederek dava konusu tazminat tutarı üzerinden kesilen gelir vergisinin ret ve iadesine (…) İstemin Özeti: Davacının Tarım Kredi Kooperatifleri Ankara Bölge Müdürlüğünde Bölge Birliği Kontrolörü olarak çalışmakta iken iş akdinin tek taraflı olarak feshedilmesi ve bu nedenle açılan davanın Ankara 12. İş Mahkemesince reddedilmesi neticesinde temyizen Yargıtay tarafından verilen karar ile iş akdinin feshinin geçersizliğine ilişkin karar gereğince ödenen kıdem tazminattan kesilen gelir vergisinin iadesi istemiyle açılan davayı; Davacı kurumun davacıya ödediği miktarın mahkeme kararına göre ödenen tazminat tutan olduğu taraflar arasında İhtilafsız olup, bu karar gereğince yapılan bir tazminat ödemesi niteliğinde olduğundan ve Belir Vergisi Kanununun 61. maddesinde bahsedilen anlamda tazminat ve ücret niteliğinde bir ödeme olmadığından vergiye tabi tutulmasının yasal olmadığı gerekçesiyle kabul ederek dava konusu tazminat tutarı üzerinden kesilen gelir vergisinin ret ve iadesine karar veren Ankara 1. Vergi Mahkemesi hakimînce verilen 30.6.2004 gün ve E.2004-155, K:2004-622  sayılı kararın, davalı idarece Gelir Vergisi Kanununun 61. maddesi hükmü gereğince davacıya ödenmiş olan tazminat  tutarından gelir vergisi kesintisi yapılmasının yasal ve yerinde olduğu ileri sürülerek bozulması istenmektedir. Savunmanın Özeti: Davalı İdarenin itirazının reddiyle mahkeme kararının onanması Talep edilmiştir. Türk Milleti Adına Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi’nce işin gereği görüşüldü: Ankara 1. Vergi Mahkemesi Hakimince verilen 30.6.2004 gün ve E:2004-155 K:2004-622 sayılı kararın dayandığı hukuki nedenlerle gerekçeler Mahkememizce de uygun görülmüş olup, İtiraz dilekçesinde ileri sürülen İddialar sözü geçen kararın bozulmasını gerektiren durumda bulunmadığından, itiraz isteminin reddine ve kararın onanmasına, yargılama giderlerinin itiraz eden özerinde bırakılmasına, peşin alınan posta giderinden artan meblağın istek halinde davalı idareye ödenmesine, 28.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.

 

Maliye Bakanlığı özelgesinde[3] ise Gelir Vergisi  Kanununun 61. maddesinde, “Ücret işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir. Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez…” hükmü yer almış, 62. maddesinde ise “İşverenler, hizmet erbabını işe alan, emir ve talimatları dahilinde çalıştıran gerçek ve tüzel kişilerdir…” denilmiş ve aynı Kanunun 94. maddesinde tevkifat yapmak zorunda olan mükellefler sayılmış, bu maddenin birinci fıkrasının 1 numaralı bendinde de “Hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61. maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç), 103 ve 104. maddelere göre” vergi tevkifatı yapılacağı belirtilmiştir. Öte yandan, Gelir Vergisi Kanununun 25/1. maddesinde, “Ölüm, sakatlık, hastalık, ve işsizlik sebepleriyle verilen tazminat ve yapılan yardımlar “gelir vergisinden istisna edilmiştir. Buna göre işsizlik sebepleriyle verilen tazminat ve yapılan yardımların gelir vergisinden müstesna tutulması gerekmektedir. Bu hükümlere göre, iş akdi fesih edilenlerin bu işleme karşı açtıkları işe iade davalarını kazandıkları halde işe başlatılmamaları nedeniyle yargı kararları doğrultusunda yapılan ödemeler Gelir Vergisi Kanununun 25/1. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, söz konusu ödemelerin ücret  kabul edilerek aynı Kanununun 61, 94, 103 ve 104. maddelerine göre vergilendirilmesi ve ayrıca yapılan ödemelerden damga vergisi kesintisi yapılması gerekir.

 

Bölge İdare Mahkemesi kararında da belirtildiği üzere kıdem tazminatı ödemesinde gelir vergisi kesilmez, damga vergisi kesilir.

 

Özelgede belirtildiği üzere iş sözleşmesi fesih edilenlerin bu işleme karşı açtıkları işe iade davalarını kazandıkları halde işe başlatılmamaları nedeniyle yargı kararları doğrultusunda yapılan ödemeler ücret  kabul edilmelidir. Dolayısıyla gelir vergisi ve damga vergisi[4] kesilecektir.

 

Sonuç:

 

Gelir Vergisi Kanununun 25/1. maddesinde, “Ölüm, sakatlık, hastalık, ve işsizlik sebepleriyle verilen tazminat ve yapılan yardımlar” gelir vergisinden istisna edilmiştir. Buna göre  işçiye ödenen kıdem tazminatından gelir vergisi kesintisi yapılmaz ancak damga vergisi kesilir.

 

Gelir Vergisi  Kanununun 61. maddesinde, “Ücret işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir. Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez…” hükmü yer almıştır. İşe iade davalarını kazandıkları halde işe başlatılmamaları nedeniyle yargı kararları doğrultusunda yapılan ödemeler ücret  kabul edileceğinden, gelir ve damga vergisi kesilecektir.

[1] 4857 sayılı İş Kanunu Madde:21

[2] Esas No:2004/3086,Karar No:2004/3572,Tarihi:28.10.2004

[3] Sayı : Gib.0.42/4207-44/27873 Tarih: 28.06.2005

[4] 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu Madde:2-9

Exit mobile version