Site icon Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi Kararı E.2006/35843

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi Kararı E.2006/35843

04 Ağustos 2007 Tarihli Resmi Gazete

Sayı: 26603

Yargıtay 9. Hukuk Dairesinden:

Esas No            :  2006/35843

Karar No          :  200719866

Mahkemesi       :  Çorum İş Mahkemesi

Tarihi                :  30/3/2006

Numarası           :  2006/221-2006/107

Davacı               :  ………… Burhanoğlu

Davalı                :  ………… Şeker Fabrikaları A.Ş. Genel Md.lüğü/ANKARA

Dava Türü         :  Ağırlık zammı ücretinin ödenmesi

Temyiz Eden    :  Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Davanın yapılan yargılaması sonunda, mahalli mahkemece verilen hükmün, kanun yararına bozulması, Adalet Bakanlığının yazısı üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmesi üzerine  dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı, işyerinde mevcut çalışma şartlarının, ilgili yasalarda aranılan ağır ve riskli, sağlığı tehlikeye sokucu nitelikte olduğundan bahisle, 506 sayılı yasaya 2098 ve 3395 sayılı yasa ile eklenen EK 5 inci madde hükümlerinden yararlandırılarak, mevcut çalışma sürelerine itibari hizmet sürelerinin eklenmesini talep ederek dava açtığını, mahkemece, anılan yasa hükmü gereğince çalışmaya başladığı tarihten geçerli olmak üzere itibari hizmet süresinden yararlandırılması gerektiğinin tespitine karar verilip hükmün kesinleştiğini, önceki çalışma sürelerine, itibari hizmet süresi eklendiğinden, Sosyal Sigortalar Kurumu Müdürlüğünce ödenmesi gereken ilave pirim borcunun ikmal edildiğini, çalışma saatlerinin değiştirildiğini, ancak ağır sanayi işçisi olmasına rağmen biriken ağırlık zammı ücreti ile birlikte her ay ödenmesi gereken ağırlık zammı ücretinin ödenmediğini ileri sürerek, biriken yaklaşık 86,3 YTL’lik ağırlık zammı ücretinin yasal faizi ile birlikte ödenmesini istemiştir.

Davacının, davalıya ait Şeker Fabrikasında, 1.1.1991 tarihinden itibaren daimi işçi kadrosunda çalışmakta olduğu dosyadaki davalı idarece sunulan hizmet yazısından anlaşılmaktadır.

Mahkemece, ağırlık zammı ücretinin toplu iş sözleşmesi ile kabul edildiği benimseyerek, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dosya içinde bulunan Toplu İş Sözleşmesine ilişkin EK-3 no’lu cetvelin “ağırlık zamları listesi” yazısının ilk paragrafında; “İşin hususiyetine göre ve o işte bilfiil çalıştığı müddete inhisar etmek ve hiçbir surette müktesep hak teşkil eylememek kaydıyla, aşağıda tadat edilen yerlerde çalışan GEÇİCİ işçilere, gruplarında gösterilen “AĞIRLIK ZAMLARI” ödenir. Bu miktarlar ikinci yıl birinci ve ikinci altıncı aylarda ücret zammı oranında ve ücretin zamlandığı tarih itibarıyla arttırılarak ödenecektir.” denilmiştir. Daha sonra işyeri gruplamalarının yapıldığı görülmektedir.

Ağırlık zammından yararlanması gereken işçilerin, öncelikle geçici işçi statüsünde çalışıyor olmaları gerekmektedir. Davacı ise, daimi işçi statüsünde çalışmaktadır. Yukarıda belirtildiği üzere davacı önce açtığı tespit davası ile 506 S.K.nun EK-5 madde hükümlerinden yararlandırılmasının gerekçesi, davacının çalıştığı işyerinin olumsuz fiziksel ve kimyasal koşulları taşımasıdır.

Bir kısım geçici işçiler, 506 sayılı yasanın EK-5 inci maddesinde anlatılan itibari hizmet sürelerinden, koşulları oluştuğu için yararlandırılmış ise de, daimi işçilerin gibi ağırlık zammından yararlandırılmaları gerekmemektedir.

Toplu İş Sözleşmesinin EK-3 no’lu cetvelindeki ağırlık zammı ücretinden sadece geçici işçiler yararlanabilir. Oysa 506 S.K.nun EK-5 maddesindeki itibari hizmete hak kazanma şartları ve nedeni ile daimi ve geçici işçi statüsünde çalışma hali farklı kavramlardır.

İtibari hizmet sürelerine ilişkin açılan tespit davalarının kazanılması, prim ödeme gün sayısını arttırdığından sosyal güvenlik hukuku açısından işçilere veya hak sahiplerine, ileride bağlanacak yaşlılık veya ölüm aylıklarında aylık bağlama oranının yükseltilmesi yönünde  olumlu bir katkı sağlamış olacaktır.

Ağırlık zammı ücreti toplu iş sözleşmesi hükümleri uyarınca kapsamı belirtilmiş gruplara (geçici işçilere), ödenecek ücrete ilişkin bir haktır.

506 S.K.nun EK-5 inci maddesi ile tanınan itibari hizmet sürelerinden yararlanılması hakkı ile yukarıda açıklanan “Ağırlık Zammı ücretinden yararlanma hakkının”, işçilere mutlaka birlikte, kullandırılacağı düşünülmemelidir.

Öte yandan, toplu iş sözleşmesinde öngörülmeyen bir şekilde haklar genişletilerek, başkaları yararlandırılamazlar.

Bu nedenler mahkemece Toplu İş Sözleşmesinin EK-3 no’lu cetvelinin ağırlık zammına ilişkin hükmün kapsamı yanlış yorumlanarak, davacı gibi, daimi işçi statüsünde çalışanların da ağırlık zammı ücretinden yararlandırılmaları gerektiği yolunda hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6 maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeplerle kabulü ile hükmün, “sonuca etkili olmamak üzere” BOZULMASINA, 21.6.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.

Exit mobile version