Site icon Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri

İndirimli Oranda Vergiye Tabi İşlemlerden Doğan KDV İade Alacaklarının Yıl İçinde Mahsuben İadesi

İndirimli Oran KDV İade

Süleyman TURAN
Kocaeli Vergi Dairesi Başkanlığı
E.Vergi Denetmeni-Vergi Uygulama Müdürü
sturan08@mynet.com

I.GİRİŞ:

3065 sayılı KDV Kanunu’nun 1/1. maddesine göre, Türkiye’de yapılan ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesindeki teslim ve hizmetler ile her türlü mal ve hizmet ithalatı katma değer vergisine tabidir.

Aynı Kanunun 29/2.maddesinde; ……………..Bakanlar Kurulu tarafından vergi nispeti indirilen teslim ve hizmetlerle ilgili olup teslim ve hizmetin gerçekleştiği vergilendirme döneminde indirilemeyen ve tutarı Bakanlar Kurulunca tespit edilecek sınırı aşan vergi, bu mükelleflerin vergi ve sosyal sigorta prim borçları ile genel ve katma bütçeli idareler ile belediyelere olan borçlarına yada döner sermayeli kuruluşlar ile sermayesinin %51’i veya daha fazlası kamuya ait olan veya özelleştirme kapsamında bulunan işletmelerden temin ettikleri mal ve hizmet bedellerine ilişkin borçlarına mahsuben ödeneceği, yılı içinde mahsuben iade edilemeyen verginin nakden iade edileceği hüküm altına alınmıştır.

Bakanlar Kurulu tarafından vergi nispeti indirilen teslim ve hizmetlerden doğan katma değer vergisi iadelerine ilişkin usul ve esaslar, muhtelif tarihlerde yayımlanan 74,76, 85, 91, 99, 101, 105, 106 ve 107 Seri No.lu KDV Genel Tebliğleri ile 27 , 29 ve 41 Sıra No.lu KDV Sirkülerinde açıklanmış olup, indirimli vergi oranına tabi işlemlere ait olup indirim yoluyla giderilemeyen katma değer vergisinin, Bakanlar Kurulunca tespit edilecek sınırı aşan kısmı, yıl içinde vergilendirme dönemleri itibariyle mahsuben, yıl içinde mahsuben iade edilemeyen vergi ise, izleyen yılda mükellefin isteğine bağlı olarak nakden yada mahsuben iade edilmektedir. Bakanlar Kurulunca, iade sınırı 2008 yılında gerçekleşen işlemler için 11.600 YTL, 2009 yılı için 13.000 TL olarak belirlenmiştir.

Bu yazımızda, indirimli vergi oranına tabi işlemlerden doğan katma değer vergisi iadesi ile ilgili genel esaslar açıklandıktan sonra, Aralık dönemi KDV beyannamesinde gösterilen  iade alacağının mahsuben iadesine ilişkin yapılacak işlemler açıklanmaya çalışılacaktır.

II.İNDİRİMLİ ORANA TABİ İŞLEMLERDEN DOĞAN KDV İADESİ:

İadenin Kapsamı:

İndirimli orana tabi işlemlerden doğan katma değer vergisi iadesinin kapsamına, Bakanlar Kurulu’nca vergi nispeti indirilen teslim ve hizmetler dolayısıyla yüklenilen ve indirimle giderilemeyen katma değer vergisi girmektedir.

Bilindiği gibi, KDV Kanunu’nun 3505 sayılı Kanunla değişik 28. maddesinde, KDV oranının vergiye tabi her bir işlem için %10 olduğu, Bakanlar Kurulu bu oranı dört katına kadar arttırmaya ve % 1’e kadar indirmeye, bu oranlar dahilinde muhtelif mal ve hizmetler ile, bazı malların perakende safhası için farklı vergi oranları tespit etmeye yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır.

Bakanlar Kurulu’nun “Bazı Mal ve Hizmetlere Uygulanacak Katma Değer Vergisi Oranlarının Tespitine İlişkin” en son yayımlanan 2007/13033 sayılı Kararı ile, 31.12.2007 tarihinden geçerli olmak üzere, mal teslimi ve hizmet ifalarında uygulanacak KDV oranları;

a) Ekli listelerde yer alanlar hariç olmak üzere vergiye tabi işlemler için %18,

b) I sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1,

c) II sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8 olarak belirlenmiştir.

Anılan karar uyarınca, %1 ve % 8 indirimli, %18 ise, genel vergi oranı sayılmaktadır. İndirimli vergi oranına tabi teslim ve hizmetler, KDV Kanunun 28. maddesine ekli (I) ve (II/A-B) sayılı listelerde belirlenmiştir. Bu listelerde sayılan teslim ve hizmetlerin tamamı, indirimli orana tabi işlemler kapsamına girmektedir.

Faaliyetleri kısmen veya tamamen “İade hakkı doğuran işlemlerden” oluşan  mükelleflerin iade edilecek katma değer vergisi kapsamına, mal ve hizmet alışları ile genel giderler ve amortismana tabi iktisadi kıymetler (ATİK) için ödenen vergiler girmektedir. “İade hakkı doğuran işlemler” KDV Kanunun 32. maddesinde sayılan istisna işlemleri ile aynı Kanunun 29/2. maddesi ile belirlenen indirimli vergi oranına tabi işlemlerdir. Yüklenilen vergiler kapsamına ise, iade hakkı doğuran işlemle ilgilendirilebilen normal alış ve giderler, genel imal ve genel idare giderleri ile amortismana tabi iktisadi kıymet için yapılan harcamalara ilişkin vergiler girmektedir. Bu durumda, indirimli orana tabi işlemlerden doğan katma değer vergisi iadesinin tespitinde, indirimli orana tabi işlemlerin bünyesine giren mal ve hizmet alışları ile genel giderler ve amortismana tabi iktisadi kıymetler için ödenen vergiler esas alınacaktır.

Ayrıca, indirimli orana tabi malların aynı dönemde hem vergiye tabi olarak ve hem de tam istisna kapsamında teslimi bulunan mükelleflerin, bu işlemlerle ilgili olarak yüklenilen vergilerin iadesinde, toplam iade miktarı içindeki payları dikkate alınarak orantı yöntemine göre hesaplanması gerekmektedir.

Buna göre, indirimli vergi oranına tabi olup, KDV Kanunu’nun tam istisna kapsamına giren işlemlere ait yüklenilen vergiler, indirimli orana tabi iade kapsamına dahil edilmeyecek, ilgili istisna işlemin tabi olduğu iade esaslarına göre işlem yapılacaktır. Ayrıca, aynı dönemde indirimli orana tabi yurt içi teslim ve  ihracatın birlikte bulunması halinde, indirimli orana tabi mal teslimine ilişkin iade ile ihracat işlemine ait iadenin, kendi usul ve esaslar çerçevesinde değerlendirilip sonuçlandırılması gerekmektedir.

2.İade Tutarının Tespiti İle İlgili Genel Esaslar:

Bilindiği gibi, indirimli vergi oranına tabi işlemlere ait iade edilecek vergi tutarı, indirimli orana tabi teslim ve hizmetler için ödenen vergilerden, bu işlemler dolayısıyla hesaplanan verginin indirilmesi suretiyle bulunan aradaki farkın, sonraki döneme devreden vergi ile karşılaştırılarak belirlenmektedir. Bu nedenle, iade edilecek verginin hesaplanmasında, indirimli orana tabi işlemler dolayısıyla yüklenilen vergilerin doğru olarak tespiti önem taşımaktadır.

İndirimli orana tabi işlemlerin bünyesine giren vergilerin hesabında, mal ve hizmet alışı, genel imal ve idare giderleri ile amortismana tabi iktisadi kıymetler dolayısıyla yüklenilen vergiler dikkate alınacaktır. Bu konu ile ilgili olarak daha önce yayımlanan 24, 36 ve 39 seri nolu KDV Genel Tebliğlerinde açıklanan esaslara uyulmak kaydıyla, indirimli orana tabi işlemlerde, mal ve hizmet alışı, genel imal ve idare giderleri ile ATİK dolayısıyla yüklenilen vergilerden, bu işlemlere isabet eden tutarlar iade hesabına dahil edilebilecektir.

Ancak, 19.07.2008 tarihinde yayımlanan 2008/13903 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı gereğince, konaklama tesislerini işleten mükelleflerin, 19.07.2008 tarihinden sonra indirimli oranda vergiye tabi konaklama hizmetleri işlemlerinden doğan iade edilecek vergilerin hesabında, ATİK dolayısıyla yüklenilen vergilerden pay verilmeyecektir.

Öte yandan, iade tutarına dahil edilecek katma değer vergisi yükleniminin, ilgili dönemde veya yılda gerçekleşmiş olması şart olmayıp, indirimli orana tabi işlemin bünyesine girmiş olması şartıyla, daha önceki yılda da yüklenilmiş olabilir. Bu şekilde hesaplanan yüklenilen vergiye ait iade edilecek vergi tutarı, ilgili işlem bedeli ile genel katma değer vergisi oranının çarpımı sonucu bulunacak rakamdan, %1 veya %8 oranında hesaplanmış katma değer vergisinin düşülmesi ile elde edilecek rakamı aşamaz. Diğer bir ifade ile, iade edilecek vergi tutarı, indirimli orana tabi işlem bedeli üzerinden hesaplanacak,  %1 vergi oranına tabi işlemler için (%18 – %1=) %17 ‘den,  %8 vergi oranına tabi işlemler için ise (%18 –  %8=) %10’dan fazla olamayacaktır.

İade tutarının hesaplanmasına her takvim yılının ocak ayı itibariyle başlanacaktır. Ocak döneminde varsa İndirimli vergi oranına tabi işlemlerin bünyesine giren vergiler ile indirimli orana tabi işlemler nedeniyle hesaplanan vergi, defter kayıtları ve belgeler esas alınarak mükellefler tarafından hesaplanacaktır. İndirimli orana tabi işlemler nedeniyle yüklenilen vergiden, hesaplanan vergi çıkartılarak ilk hesaplama yapılacaktır. İlk hesaplanan bu tutar, aynı dönem beyannamesinde yer alan “sonraki döneme devreden vergi” tutarı ile karşılaştırılarak, düşük olanı iadeye esas tutar olarak alınacaktır.

Beyannamede sonraki döneme devreden vergi yer almıyorsa, indirimli orana tabi işlemin bünyesine giren vergi tutarı, iade hesabına dahil edilmeyecektir. Sonraki döneme devreden vergi mevcutsa ve indirimli orana tabi işlemlerin bünyesine giren vergi ile bu işlemler nedeniyle hesaplanan katma değer vergisi arasındaki vergi farkını aşıyorsa, bu vergi farkının tamamı, aşmıyorsa devreden vergi tutarı “aylık iade edilebilir vergi” olarak alınacaktır. Bu hesaplamalar, şubat ve diğer aylar için de yapılacak ve aylık iade edilebilir vergi, önceki ayda iade edilebilir vergi ile toplanarak iade edilecek vergi toplamı bulunacaktır. Sonraki döneme devreden vergi bulunmayan ve ödenecek vergi çıkan dönemde, yüklenilen vergi kalmadığından, iade edilecek verginin hesaplanması söz konusu olmayacaktır.

Yapılan hesaplama sonucunda bulunan iade tutarının, 2009 yılı için 13.000 TL ‘yı aştığı dönemde aşan kısmın, izleyen dönemlerde ise tamamının mahsuben iadesi talep edilebilecektir. İade alacağının  doğduğu dönemde, alacağın tamamının mahsup olarak kullanılamaması halinde kullanılamayan tutar, gelecek dönemlerdeki mahsup taleplerinde dikkate alınabilecektir. İndirimli vergi oranına tabi işlemlerden dolayı, katma değer vergisi iadesini istemek bir mecburiyet değil yasal bir haktır. Bu nedenle, iade hakkı bulunanlar, isterlerse iade hakkını kullanmadan, alacakları iadelerinin, devreden vergi içinde kalmasını tercih edebilirler. Bu durumda, herhangi bir talep ve hesaplamaya gerek KDV beyannameleri normal olarak vermeye devam olunur.

İndirimli orana tabi işlemlerden doğan iade alacağının yılı içinde mahsuben iade edilemeyen kısmı, izleyen yıl içinde mükellefin isteğine bağlı olarak nakden veya mahsuben iade edilmektedir. Ancak, iade talebinin en erken izleyen yılın Ocak dönemine ait olup Şubat ayı içinde verilecek, en geç Kasım dönemine ait olup Aralık ayı içinde verilecek KDV beyannameleri ile yapılabilecektir. Buna göre, indirimli orana tabi işlemlerle ilgili katma değer vergisi iade alacakları için süresinde iade talebinde bulunmayan mükelleflerin, daha sonra düzeltme beyannameleri vererek iade talebinde bulunmaları mümkün değildir.

Mahsuben İade Talebinin Yerine getirilmesi:

2006 ve izleyen yıllarda gerçekleştirilecek indirimli orana tabi işlemlerden doğan katma değer vergisi alacaklarının iadesine ilişkin usul ve esaslar,  99, 101 seri no.lu KDV Genel Tebliğleri ile 41sıra no.lu  KDV Sirkülerinde açıklanmış olup, yapılan düzenlemeye göre;

İndirimli orana tabi işlemlerden doğan katma değer vergisi alacaklarının mükellefin kendisine ait ithalde alınanlar da dahil vergi borçları ve SSK. Prim borçlarına,  01.10.2006 tarihinden itibaren elektrik ve doğalgaz borçlarına da mahsubunun talep edilebileceği, 28.07.2008 tarihinden itibaren de kollektif şirketler ve adi ortaklıklar adına ortaya çıkan KDV iade alacaklarının, diğer ortakların noterden onaylı izin vermesi kaydıyla, ortaklarının ithalde alınanlar dahil vergi ve SSK prim borçlarına mahsup talep edilmesi mümkün bulunmaktadır.

Mahsup talebinin bir dilekçe ile yapılması ve bu dilekçeye; takvim yılı başından mahsup hakkının doğduğu döneme kadar yapılan alışlara ilişkin fatura ve benzeri belgeler ile aynı dönemde yapılan indirimli orana tabi satışlara ilişkin fatura ve benzeri belgelerin listesi, takvim yılı başından mahsup hakkının doğduğu döneme kadar iade edilecek vergi tutarının hesaplanmasına ilişkin olarak dönemler itibariyle hazırlanacak tablo, mahsup hakkının doğduğu dönemden itibaren sadece mahsup talep edilen vergilendirme dönemine ait olmak üzere; indirilecek KDV listesi, indirimli orana tabi işlemlere ait satış faturaları veya bu faturaların dökümünü gösteren liste ve yüklenilen katma değer vergisi tablosu eklenecektir.

Vergilendirme dönemleri itibariyle 4.000 YTL’ yı aşmayan mahsup talepleri, vergi inceleme raporu ve teminat aranılmaksızın yerine getirilecek, iade talebinin belgelerin tamamlandığı tarih itibariyle geçerlik kazanacak, 4.000 YTL ve üstündeki mahsup taleplerinin ise, vergi inceleme veya YMM tastik raporu karşılığında yerine getirilecektir.

İade talep tutarının 4.000 YTL’ yı aşan kısmı kadar teminat gösterilmesi halinde ilgili belgelerin tamamlanıp teminatın verildiği tarih itibariyle mahsup talebinin geçerlik kazanacak, teminat vergi inceleme veya Yeminli Mali Müşavir Tastik Raporu ile çözülecektir. YMM tastik raporlarında, ihracat istisnasından doğan katma değer vergisi alacaklarının iadesi ile ilgili limitler uygulanacaktır. Sermayelerinin % 51 veya daha fazlası genel ve katma bütçeli dairelere, İl özel idarelerine, köylere, belediyelere, ve bunların teşkil ettikleri birliklere, döner sermayeli kuruluşlara, kanunla kurulan kamu kurum ve kuruluşları ile Devlet eliyle kurulan üniversitelere, Kanunla kurulan emekli ve yardım sandıklarına ait mükelleflerin, indirimli orana tabi işlemler kapsamındaki mahsuben iade talepleri, gerekli belgelerin ibrazı halinde, miktarına bakılmaksızın inceleme raporu, YMM tastik raporu veya teminat aranılmadan yerine getirilebilecektir.

Aralık Dönemi KDV Beyannamesinde Gösterilen İadenin Mahsup İşlemi:

Önceki bölümlerde açıklandığı üzere, indirimli orana tabi işlemlerden doğan katma değer vergisi iade alacakları, işlemin yapıldığı yıl içinde mahsuben iade edilebilmektedir. Ayrıca, bu kapsamdaki iade alacağının ait olduğu aylık dönemde mahsubunun talep edilmesi ihtiyari olduğundan, indirimli orana tabi işlemleri bulunan mükellefler, hak kazandıkları iade alacaklarını cari yılın sonraki dönemlerinde mahsuba konu edebilecekleri gibi, bir sonraki yılda 99 seri no.lu KDV Genel Tebliğinin, yılı içinde mahsup edilemeyen vergilerin iadesi  kapsamında nakden veya mahsuben alabilmektedirler.

Aralık dönemine ait KDV beyannamesi, izleyen yılın ocak ayının 24. günü akşamına kadar verilebildiğinden, Aralık ayı KDV beyannamesi ile beyan edilen iade alacaklarının, cari yıl içinde aylık mahsuben yerine getirilmesi mümkün değildir. Ancak, Aralık dönemi KDV beyannamesi ile beyan edilen iade alacağının aylık mahsuben iadesi ile ilgili olarak, Gelir İdaresi Başkanlığınca verilen bir özelge ile;

“İndirimli orana tabi işlemlerden doğan katma değer vergisi alacaklar, işlemin yapıldığı yıl içinde mahsuben iade edilebilecektir. Aylık mahsuben iade talebinin en geç ilgili yılın Aralık dönemi beyannamesi ile yapılması mümkündür. İzleyen yılın Ocak ayı içinde verilebilen bu beyannamede gösterilen iade alacağı, ay bütünlüğü de göz önüne alınarak, Ocak ayı içinde muaccel hale gelecek vergi ve SSK prim borçlarına mahsup edilebilecektir. İlgili yılda vergi veya başka nedenlerle mahsup edilemeyen katma değer vergisi alacağı ise, Ocak-Kasım dönemleri arasında 99 seri no.lu KDV Genel Tebliğinin,1.5 bölümünde,”Yıl İçinde Mahsup Edilemeyen Vergilerin İadesi” bölümündeki açıklamalar çerçevesinde nakden veya mahsuben iade edilebilecektir.” şeklinde görüş verilmiştir.

Buna göre, Bakanlar kurulunca vergi oranları indirilen teslim ve hizmetlerden doğan KDV  iadelerinin aylık mahsuben iadesi, en geç Aralık-2008 dönemi beyannamesi ile talep edilebileceğinden, 24.01.2009 tarihine kadar verilebilen bu beyannamede gösterilen iade alacağının, mahsuben iade yapılmasına esas YMM KDV iadesi tastik raporunun da ibraz edilmesi kaydıyla, ay bütünlüğü da göz önüne alınarak 31.01.2009 tarihine kadar muaccel hale gelecek vergi ve SSK prim borçlarına mahsup talebinde bulunulabilecektir. Bu tarihten sonra, YMM KDV iadesi tastik raporu ile dahi olsa aylık mahsuben iade talebinde bulunulması mümkün değildir. Bu durumda, iade alacağının, 2009 yılı içinde 99 seri no.lu KDV Genel Tebliğinin, yılı içinde mahsup edilemeyen vergilerin iadesi  kapsamında nakden veya mahsuben talep edilmesi gerekir.

Ayrıca, YMM KDV iadesi tastik raporunun belirtilen süre içerisinde yetiştirilmesi imkan dahilinde değildir. Bu nedenle, aralık 2008 dönemi KDV beyannamesinde gösterilen KDV iade alacağının, YMM KDV iadesi tastik raporuna göre, mahsuben iade edilmesi mümkün olmadığından mahsup talebi ancak teminat karşılığında yerine getirilebilecektir.

Ayrıca, Gelir İdaresi Başkanlığının diğer bir yazısında, 2007 yılına ait indirimli orana tabi işlemlerden doğan iade alacağının yılı içinde mahsuben iade edilemeyen kısmının, Aralık-2007 dönemine ait beyannamede iade hesabına alınmasının mümkün bulunduğu, ancak söz konusu iadenin, 06.02.2008 tarihinde verilen Aralık ayına ilişkin düzeltme beyannamesine dayanarak ve 2007 yılına ait mahsuben iade hükümleri çerçevesinde talep edilmesinin mümkün olmadığı, bu tutarların 99 seri no.lu KDV Genel Tebliğinin (1.5) bölümünde,”Yılı İçinde Mahsup Edilemeyen Vergilerin İadesi” ne ilişkin hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini bildirmiştir.

III-SONUÇ:

Yazımızın ilgili bölümlerinde etraflıca açıklandığı üzere, indirimli vergi oranına tabi teslim ve hizmetlerden doğan ve Aralık dönemi KDV beyannamesi ile talep edilen KDV iade alacağı, mahsuben iadeye esas YMM KDV iadesi tastik raporunun ibraz edilmiş veya teminatın gösterilmiş olması şartıyla, ocak ayı sonuna kadar muaccel hale gelecek vergi ve SSK prim borçlarının mahsubuna imkan tanınmıştır. Ancak, Şubat ayından sonra yapılacak önceki yılın aylık mahsuben iade talepleri, YMM KDV iadesi tastik raporu ile yapılsa bile, aylık mahsup esaslarına göre yerine getirilmesi mümkün olmadığından, bu kapsamdaki iade alacağının izleyen yılın Ocak-Kasım aylarının her hangi bir döneminde, 99 seri no.lu KDV Genel Tebliğinin, (1.5) bölümündeki “Yılı İçinde Mahsup Edilemeyen Vergilerin İadesi” esaslarına göre nakden veya mahsuben talep edilmesi gerekir.

KAYNAKÇA:

KDV Kanunu

KDV Genel Tebliğ ve Sirküleri

Exit mobile version