Site icon Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri

Aslı Kaybolan Faturaların Gider-Maliyet Unsuru Olarak Dikkate Alınması ve KDV İndirimi

Kaybolan Faturaların Gider-Maliyet Unsuru

Dr.Mehmet Ali AKTAŞ
Yeminli Mali Müşavir
mali@malianaliz.com

Alkım AKTAŞ
Hukukçu
alkim@malianaliz.com

Giriş

Sürekli bir değişim ve bu paralelde gelişimin kaçınılmaz olduğu günümüzde, işletmelerin söz konusu değişim doğrultusunda mal ve hizmet arz etmeleri bir zorunluluk olarak ortaya çıkmaktadır. Bir başka anlatımla arz, talep doğrultusunda şekillenmek durumundadır.

Rekabet ortamında, işletmelerin satışa arz ettikleri mal ve hizmetleri potansiyel müşterilere pazarlama ihtiyaçları bulunmaktadır.

Geçmişte daha az alıcıya, daha yüksek tutarlarda ürün satışı gerçekleşirken, rekabet ortamıyla birlikte tüketim alışkanlıklarının da değişmesi neticesinde alıcı sayısı veya alışveriş sayısı artırırken ciroların aynı kaldığı veya düştüğü görülebilmektedir.

Bir başka anlatımla işletmelerin geçmişte bir defada gerçekleştirdikleri satış, tersinden baktığımızda tüketicilerin bir defada gerçekleştirdikleri alışveriş tutarı, günümüzde çok daha fazla işlem yapılmasıyla mümkün olabilmektedir.

Güncel vergi mevzuatı hükümleri doğrultusunda yapılan her bir teslim için ayrı bir belge düzenlenmesi zorunluluğu bulunmaktadır. Alıcıların farklı kişiler olduğu varsayıldığında bu zorunluluk daha da pekişmektedir. Burada sözü edilen belgeler sevk irsaliyesi ve faturadır (İrsaliyeli fatura düzenlenmesi halinde ayrıca sevk irsaliyesinin aranmayacağı tabiidir).

Faturanın; mal veya hizmetin tesliminden itibaren 7 gün içerisinde düzenlenmesi zorunluluğu bulunmaktadır. Alıcılara gönderilen veya doğrudan teslim edilen fatura asıllarının çeşitli nedenlerle zaman zaman kaybolduğu ve söz konusu belgelerin kullanılabilmesi/muhasebe kayıtlarına alınabilmesi için tekrar elde edilmesi gerektiği bilinmektedir.

Satıcı firmanın kaybolan fatura yerine “Aslı Gibidir” onaylı bir suret yapıp alıcıya vermesi durumunda söz konusu fatura gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınabilir mi? Ayrıca faturalar üzerinde yer alan KDV indirim konusu yapılabilir mi? çalışma dahilinde konuyu irdelemeye çalışacağız.

I- Vergi Mevzuatımızda İspat ve Aslı Kaybolan Faturaların İspat Edici Belge Niteliği

213 Sayılı Vergi Usul Kanununun 3. Maddesi “….Vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti esastır. Vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti yemin hariç her türlü delille ispatlanabilir. Şu kadar ki, vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesi ispatlama vasıtası olarak kullanılamaz. İktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfeti bunu iddia eden tarafa aittir” hükmünü içermektedir.

Özellikle bayi sistemi dahilinde işlevini sürdüren işletmeler ile perakende satış mağazaları başta olmak üzere, bu ve benzer işletmelerde çok sayıda fatura düzenlenmektedir. Ülkemizde bazı işletmelerde günlük olarak düzenlenen fatura ve fatura yerine geçen belge sayısının 10.000’in üzerinde olduğu bilinmektedir.

Düzenlenen fatura asıllarının alıcılar tarafından veya alıcıya ulaşmadan önce çeşitli nedenlerle zayi edilmesi durumda alıcıların ilk kademe olarak satıcıya başvurdukları, söz konusu faturanın satıcıda kalan suretinden bir fotokopiyi  “Aslı Gibidir”   kâşe ve yetkili imzası ile birlikte onaylattırarak tedarik ettikleri ve bunları kullandıkları (muhasebe kayıtlarına esas aldıkları)  bilinmektedir.

Satıcı tarafından “Aslı Gibidir” onayı yapılarak alıcıya tevdi edilen fatura veya fatura yerine geçen belge, geçerli belge olarak mali idare tarafından kabul edilmemekle birlikte uygulamada kullanıldığı bilinmektedir.

Vergi usul kanununun vergilemeyle ilgili düzenlemesi yukarıda yorumsuz olarak sunulmuştur. Bunun yanı sıra genel uygulama da detaylandırılmıştır.

Hal böyle iken belge aslı olmaksızın veya salt satıcı tarafından “aslı gibidir” şerhi taşıyan faturaların kabulü mü gerekir yoksa tamamen yok mu sayılması gerekir bu konu hakkındaki görüşlerle birlikte görüş ve önerimizi aşağıda ifade etmeye çalışacağız.

II- Vergi İdaresinin Görüşü

Aslı kaybolan faturaların kullanımı konusunda değişik konularda verilen farklı görüşlerin bulunduğunu ifade etmek durumundayız.

Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığının “Kaybolan fatura asılları yerine, faturayı düzenleyen firmada bulunan ve firma yetkilileri tarafından onaylanan örneğinin veya noterce aslı gibidir şerhi düşülen fatura örneğinin şirket kayıtlara intikal ettirilip ettirilmeyeceği” konusundaki  görüşü “……. Buna göre yukarıda belirtilen hüküm ve açıklamalar çerçevesinde; kaybolan faturanın yerine kayıtlara uygun noterden tasdikli bir örneğinin (Bu örnek üzerine, “Zayi olan aynı tarih ve sayıyı taşıyan fatura aslı yerine kullanılmak amacıyla tasdik edilmiştir” şeklinde noterce şerh düşülmesi gerekir) kullanılması mümkün bulunmaktadır. Öte yandan muhtelif sebeplerle kaybolan faturanın yerine geçen noter onaylı örneğinin kanuni defterlere kaydedilmesi şartıyla söz konusu faturada bulunan KDV’nin indirim konusu yapılacağı da tabiidir[1]” şeklindedir. (Ek-1)

Bursa Vergi Dairesi Başkanlığının “Aslı kaybolan faturaların firma onaylı fotokopisinin vergi indirimine konu olup olmayacağı” konusunda;

“…… Buna göre, anılan Tebliğde sayılan belgeler dışında herhangi bir belgenin veya yukarıda sayılan belgelerin (kira kontratı hariç) suretlerinin, belgeleri kesenler tarafından onaylansa dahi vergi indirimi uygulamasında geçerli belge olarak kabulü mümkün değildir[2](Ek-2) demekle Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığının görüşü doğrultusunda bir görüş verdiği görülmekle birlikte; Bursa Defterdarlığı Vasıtasız Vergiler Gelir Müdürlüğünün verdiği bir başka görüş “……. söz konusu belgenin aslının kaybolması nedeniyle, satılan mal veya yapılan hizmet karşılığında düzenlenen faturanın şirkette kalan nüshasının tasdikli fotokopisinin, vergi indiriminde harcamaları tevsik edici belge olarak kullanılması mümkün bulunmaktadır[3]” şeklindedir. (Ek-3)

Adana Vergi Dairesi Başkanlığı “Kaybolan fatura örneğinin vergi iadesinde kullanılıp kullanılamayacağı” konusundaki bir görüş talebine;

2978 sayılı Vergi İadesi Hakkında Kanun’a bağlı olarak çıkarılan ve 9 Şubat 1986 tarih ve 19014 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 1 seri no’lu Vergi İadesi Genel Tebliği’nden söz etmiş ve devamında “…………..Buna göre fatura aslının kaybedilmiş olması durumunda, söz konusu faturayı düzenleyenlerce tasdik edilmiş olan örneğinin vergi indiriminde kullanılması mümkündür[4]” şeklinde görüş vermiştir. (Ek-4)

Yukarıda da sunulduğu şekli ile idarenin ağırlıklı görüşü; noter onaylı faturanın olması ve yine fatura üzerine “Zayi olan aynı tarih ve sayıyı taşıyan fatura aslı yerine kullanılmak amacıyla tasdik edilmiştir”  şerhi düşülerek bir tasdik gerekliliği şeklindedir. İdare verdiği görüşlerde bir hususa daha dikkat çekmiştir. O da “kayıtlara uygunluk” konusudur.

O halde idare görüşüne göre; kaybolan faturanın yerine kayıtlara uygun noterden tasdikli bir örneğinin gerekli şerh ile birlikte tasdik edilmesi halinde kullanımına olanak bulunmaktadır.

İdare; sürekli vergi mükellefi olan gerçek ve/veya tüzel kişilerin kaybolan faturaları kayıtlarına alabilmesinin ön koşulu olarak noter tasdiki ve tasdik şerhinde “kayıtlara uygunluk” ifadesine de yer verilmesini istemektedir.

III- Aslı Kaybedilmiş Faturaların Satıcı Firma Tarafından “Aslı Gibidir” Onaylı Sureti ve İspat Kuvveti

Aslı alıcısı tarafından kaybedilmiş veya alıcısına ulaşmadan kaybedilmiş faturaların;  düzenleyici (satıcı) tarafından kendilerinde kalan ve muhasebe kayıtlarına işlenen nüshadan çıkarılacak bir suretin “Aslı Gibidir” tasdiki yaygın olarak tercih edilmektedir.

Uygulamada bir aykırılık olduğu da kabul edilmemektedir. Her ne kadar idare farklı konularda verdiği bazı görüşlerde satıcı tarafından “Aslı Gibidir” tasdikli suretin kabul edilebileceğini belirtmiş ise de; ticari işlemlere konu edilen faturaların; satıcı tarafından “Aslı Gibidir” şeklinde onaylanan faturaları geçerli belge olarak kabul etmemekte ve “Zayi olan aynı tarih ve sayıyı taşıyan fatura aslı yerine kullanılmak amacıyla tasdik edilmiştir” şerhi olduğu halde noter tasdiki bulunmasını ön koşul olarak talep etmektedir.

Faturanın birden fazla nüsha olarak düzenlenmiş olması halinde diğer nüshaların fatura aslının yerine kullanılabileceği görüşleri de bulunmaktadır.[5]

İdarenin görüşü dikkate alındığında fatura aslı veya noterden onaylı “gerekli şerhi taşıyan” suret olmaksızın belgelerin gider veya maliyet olarak dikkate alınması ve  Katma Değer Vergisinin indirim konusu yapılması olanaklı değildir.

IV- Aslı Zayi Olan Faturalarda Uygunluk Tasdiki ve Öneriler

Fatura veya fatura yerine geçen belge asıllarının zayi olması halinde elbetteki söz konusu teslimle ilgili belgenin muhasebe kayıtlarına işlenmesinden vazgeçilmesi beklenemez. İşletmelerin satın aldıkları mal ve hizmetlerin muhasebe kayıtlarına alınmasından vazgeçilmesini beklemek kayıt dışını teşvik edecek sonuçlar ortaya çıkarabilir.

Zayi olan belgelerin kullanılmasının ön koşulunu idare noter tasdikine bağlamıştır. İdarenin “kaybolan faturanın yerine kayıtlara uygun noterden tasdikli bir örneğinin kullanılması mümkün bulunmaktadır” şeklinde görüş verdiği önceki bölümlerde ifade edilmişti. Burada kayıtlara uygunluktan söz edilmektedir. Bir başka anlatımla satıcıda bulunan nüshanın yasal defterlere işlenmiş olmasından, bir adım daha ötesi fatura nüshası üzerinde yer alan tutarların aynen yasal defterlere kayıtlanmasından söz edilmektedir.

3568 Sayılı “Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu” ile defter tutma yetkisi muhasebe meslek mensuplarına verilmiştir. Meslek mensuplarının söz konusu defter tutma yetkileriyle birlikte bir dizi görev ve yetkilerinin bulunması tabiidir.

Meslek mensupları; genel kabul görmüş prensipleri ve ilgili mevzuat hükümlerini dikkate alarak yaptıkları kayıtlar neticesinde verilerin bilgiye dönüşmesi ve anlamlı hale gelmesinde vazgeçilmez durumdadırlar.

Mevzuat hükümlerinin izin verdiği istisnai durumlar (bu durumlarda da işletme içi belge üretilmektedir) dışında muhasebe kayıtlarının tamamının belgeye dayanması zorunluluğu bulunmaktadır. Belgelerin muhasebeye kayıtlanması veya işlemlerin işlenmesi ve nihai olarak anlamlı hale getirilerek ilgi duyanlara/taraflara sunulması tamamen muhasebe tarafından yerine getirilmektedir.

O halde bir belge ile bağlantılı olarak muhasebe kayıtlarına uygunluktan söz ediliyor ise; öncelikle bu konuda ehliyetli ve yasa ile yetki almış meslek mensuplarına başvurulması gerektiği  kanaatindeyiz.

Ülkemizde vergi ahlakının tam olgunlaşmadığı veya arzu edilen seviyede olmadığı genel olarak kabul görmektedir. Hal böyle olunca vergisel sonuçları olan işlemlerde kaygı duymak ve dikkatli olmak çok tabiidir.

Çalışma konumuzda aslı kaybolan faturalar dikkate alındığında; söz konusu belge asıllarının zaman zaman kaybolması ve tasdikli suretlerine ihtiyaç duyulması kaçınılmazdır (e-fatura sistemi dışında düzenlenen belgeler göz ardı edilmiştir).

Aslı kaybolan faturaların “Aslı Gibidir” tasdikinin satıcı/faturayı düzenleyen işletme tarafından yapılması ve devamında “Kayıtlara Uygundur” şerhinin ise meslek mensubunca yerine getirilmesinin olumlu olacağı düşüncesindeyiz.

Sonuç

Satıcı tarafından “Aslı Gibidir” şeklinde tasdik edilerek alıcıya teslim edilen ve teamül haline gelen uygulama idare tarafından kabul görmemektedir.

İdarenin mevcut görüşü dikkate alındığında; işletmelerin yalnızca satıcılar tarafından “Aslı Gibidir” kaşe ve imzalı belgeler gider veya maliyet unsuru olarak kabul görmeyeceği gibi söz konusu belgeler üzerinde yer alan KDV’ler de indirim konusu yapılamayabilecektir veya eleştiri konusu yapılabilecektir. Olumsuzluklarla karşılaşmamak için işletmelerin titiz olmaları önem arz etmektedir.

Gerek işletmeler ve gerekse meslek mensuplarının konuyla ilgili kaygılarını yok edecek ve kontrol sistemini de göz ardı etmeyecek bir görüşün idare tarafından oluşturulmasını elzem bulmaktayız.

EK-1

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı

(Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü)

Sayı: B.07.1.GİB.4.99.16.01/01/MUK-35                                                   17.09.2007/17820

Konu:  Kaybolan fatura asılları yerine, faturayı düzenleyen firmada bulunan ve firma yetkilileri tarafından onaylanan örneğinin veya noterce aslı gibidir şerhi düşülen fatura örneğinin şirket kayıtlara intikal ettirilip ettirilmeyeceği

………………………………………

İlgi : …/…./2007 tarih ve ……. sayılı dilekçeniz.

İlgide kayıtlı dilekçeniz ile şirketinizin yurt çapında 3400 bayisi aracılığıyla petrol ürünlerinin dağıtımı faaliyetinde bulunduğu ve geniş bayi ağı ile çalışmanız nedeni ile zaman zaman tedarikçileriniz veya bayileriniz tarafından düzenlenen faturaların şirketinize ulaşmadan kaybolduğu belirtilerek; kaybolan fatura asılları yerine faturayı düzenleyen firmada bulunan ve firma yetkilileri tarafından onaylanan örneğinin veya noterce aslı gibidir şerhi düşülen örneğinin şirket kayıtlarına intikal ettirilip ettirilmeyeceği ile söz konusu faturalarda yer alan Katma Değer Vergilerinin indirim konusu yapılıp yapılmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

Bilindiği gibi, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 229’uncu maddesinde fatura; satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesika olarak tanımlanmıştır.Aynı Kanunun 231/3’üncü maddesinde, “Faturalar en az bir asıl ve bir örnek olarak düzenlenir. Birden fazla örnek düzenlendiği takdirde her birine kaçıncı örnek olduğu işaret edilir.” hükmü yer almaktadır.

Bu hüküm uyarınca; faturaların bir asıl ve bir örnek olarak düzenlenmesi mecburiyeti bulunmakta olup, söz konusu faturaların aslı ile örneğinin aynı bilgileri içermesi gerekmektedir.

Diğer taraftan, Katma Değer Vergisi Kanununun 29/1-a maddesinde, mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV’ni indirebileceği 29/3’üncü maddesinde ise; indirim hakkının vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılı aşılmamak şartıyla, ilgili vesikaların kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde kullanılabileceği hüküm altına alınmış olup;

Ayrıca aynı Kanunun 34/1’inci maddesinde KDV’nin fatura ve benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmek ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedilmek suretiyle indirim konusu yapılabileceği belirtilmiştir.

Buna göre yukarıda belirtilen hüküm ve açıklamalar çerçevesinde; kaybolan faturanın yerine kayıtlara uygun noterden tasdikli bir örneğinin (Bu örnek üzerine, “Zayi olan aynı tarih ve sayıyı taşıyan fatura aslı yerine kullanılmak amacıyla tasdik edilmiştir.” şeklinde noterce şerh düşülmesi gerekir.) kullanılması mümkün bulunmaktadır.

Öte yandan muhtelif sebeplerle kaybolan faturanın yerine geçen noter onaylı örneğinin kanuni defterlere kaydedilmesi şartıyla söz konusu faturada bulunan KDV’nin indirim konusu yapılacağı da tabiidir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

EK-2

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

Bursa Vergi Dairesi Başkanlığı

(Mükellef Hizmetleri Gelir Grup Müdürlüğü)

TARİH       : 25.10.2005

SAYI         : B.07.1.GİB.4.16.16.01.GVK:190-05-61/749

KONU          : Aslı kaybolan faturanın, firma onaylı fotokopisinin vergi  indirimine konu olup olmayacağı hk.

………………. VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜNE

İlgi       a)………… 2005 tarih ve ………….. sayılı yazınız.

b)………… 2005 tarih ve …………. sayılı yazımız.

İlgi (a)’da kayıtlı yazınıza cevaben tayin olunan ilgi (b)’de kayıtlı özelgemizde, ……………………………. çalışanlarından ……………………..’in eğitim harcaması için aldığı, ancak aslını kaybetmesi nedeniyle düzenleyen mükellefe tasdik ettirdiği fatura fotokopisinin vergi indirimine esas alınacak belge olarak kabul edilebileceği belirtilmiş ise de, konu ile ilgili olarak Gelir İdaresi Başkanlığı’ndan alınan ……….2005 tarih ve ………………………………….. sayılı yazıda;

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 121’inci maddesinde, “Gerçek ücretlerin vergilendirilmesinde, mükellefin kendisi, eşi ve çocukları ile ilgili eğitim, sağlık, gıda, giyim ve ikamet edilen konuta ait kira harcamalarının yıllık toplam tutarının;

– 3 milyar liraya kadar %8’i,

– 6 milyar liranın 3 milyarı için %8’i, aşan kısmı için %6’sı,

– 6 milyar liradan fazlasının, 6 milyar lirası için %7’si, aşan kısmı için %4’ü,

Ücretlinin ertesi yılda ödeyeceği gelir vergisinden mahsup edilir veya işverenler aracılığı ile kendisine nakden iade edilir.

Şu kadar ki; harcamaların Türkiye’de yapılması, gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunan gerçek ve tüzel kişilerden alınan belgelerle tevsik edilmesi ve bu belgelerin işverene verilmesi şarttır. Mahsup hakkı kazanılan tutarın hesaplanmasında dikkate alınan harcama tutarı, vergi matrahının toplamını geçemez.

Ücretlilerin harcama belgelerinin işverene ibrazı, beyanı ve verginin mahsup veya iadesine ilişkin süreleri tespit etmeye, iadeyi nakden veya mahsuben yaptırmaya, uygulamanın usul ve esaslarını belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.” hükmü yer almıştır.

Konu ile ilgili olarak, 24.12.2004 tarih ve 25680 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 255 seri nolu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin 4.3. Vergi İndirimine Konu Olacak Harcama Belgeleri başlıklı bölümünde,

“Ücretliler vergi indirimine konu olan harcamalarını, gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerinden alacakları;

– Fatura,

– Serbest meslek makbuzu,

– Perakende satış fişi,

– Ödeme kaydedici cihazlara ait satış (yazar kasa) fişi,

ile belgelendireceklerdir.

206 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde, kurumlar vergisinden muaf olan kurumların, düzenleyecekleri belgelerde ve ödeme kaydedici cihazlara ait satış (yazar kasa) fişlerinde, “Kurumlar Vergisinden Muaftır” ibaresine yer verilmesi  gerektiği belirtilmiştir. Bu ibarenin yer aldığı belgeler, vergi indirimine konu edilmeyecektir.

Gerçek kişilerden yapılan kiralamalarda, kira ödemesine ilişkin kira sözleşmesinin bir örneği ve banka dekontu, kira ödemesinin nakden yapılması halinde ise ödemeye ilişkin mal sahibinin vereceği belge ile kira sözleşmesinin bir örneği tevsik edici belge olarak kabul edilecektir.

Belgelerin ücretlinin kendisi, eşi ve çocukları adına düzenlenmiş olması gerekmektedir. Vergi indirimi uygulamasında “çocuk” tabiri, yaş sınırına bakılmaksızın ücretli ile birlikte oturan veya ücretli tarafından bakılan (gelir vergisine tabi geliri bulunmayan; nafaka verilmek suretiyle bakılan, evlat edinilenler ile ana ve babasını kaybetmiş torunlardan ücretli ile birlikte oturan) kişileri ifade edecektir.”  açıklamasına yer verilmiştir.

Buna göre, anılan Tebliğde sayılan belgeler dışında herhangi bir belgenin veya yukarıda sayılan belgelerin (kira kontratı hariç) suretlerinin, belgeleri kesenler tarafından onaylansa dahi vergi indirimi uygulamasında geçerli belge olarak kabulü mümkün değildir. denilmiştir.

Bilgi edinilmesini ve gereğinin yukarıda yapılan açıklamalara göre yerine getirilmesini rica ederim.

EK-3

T.C.

BURSA VALİLİĞİ

Defterdarlık Vasıtasız Vergiler Gelir Müdürlüğü

TARİH : 08.06.2005

SAYI : B.07.4.DEF.0.16.11/GVK:190-05-61/3309

KONU : Aslı kaybolan faturanın, firma onaylı fotokopisinin vergi indirimine konu olup olmayacağı hk.

……………….. VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜNE

İlgi : 13.05.2005 tarih ve B.07.4.DEF.4.16.00.35/19154 sayılı yazınız.

İlgide kayıtlı yazınızın tetkikinden; ……… Belediyesi çalışanlarından …….’in ………. Ltd. Şti.’nden aldığı, ancak aslını kaybetmesi nedeniyle adı geçen şirkete tasdik ettirip temin ettiği fatura fotokopisinin vergi indirimine esas alınacak belge olarak kabul edilip edilemeyeceği hususunda tereddüte düşüldüğü anlaşılmıştır.

2978 sayılı Vergi İadesi Hakkında Kanunun uygulanmasına ilişkin 09.02.1986 tarih ve 19014 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 1 Seri Nolu Vergi İadesi Genel Tebliğinin 5/A bölümünün 7/a maddesinde, vergi iadesine konu harcamalara ilişkin belgelerin, vergi iade bildirimlerine veya vergi iade beyannamelerine asıllarının eklenmesinin esas olduğu, ancak belge aslının aranmayacağı durumlarda, belgenin karbonlu nüshasının ibraz edilmesinin zorunlu olduğu, tasdikli örnekleri veya fotokopilerinin iadeye konu harcama belgesi olarak kabul edilemeyeceği, ayrıca belge aslının kaybedilmesi nedeniyle alınan ve satıcıların tasdikini taşıyan örneklerin vergi iadesi uygulamasında harcamaları tevsik edici bir belge olarak kabul edilebileceği açıklanmış bulunmaktadır.

4842 sayılı Kanunun 15’inci maddesiyle değişen Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 121’inci maddesi ile 01.01.2004 tarihinden geçerli olmak üzere ücret gelirlerinin vergilendirilmesinde özel gider indirimi uygulaması kaldırılarak, bunun yerine  vergi indirimi uygulaması getirilmiştir.

Kanun maddesinde; “Gerçek ücretlerin vergilendirilmesinde, mükellefin kendisi, eşi ve çocukları ile ilgili eğitim, sağlık, gıda, giyim ve ikamet edilen konuta ait kira harcamalarının yıllık toplam tutarının; (1.1.2005 tarihinden geçerli olmak üzere)

– 3.300.-Yeni Türk Lirasına kadar %8’i,

– 6.600.-Yeni Türk Lirasının 3.300.-Yeni Türk Lirası için %8’i, aşan kısmı için %6’sı,

– 6.600.-Yeni Türk Lirasından fazlasının, 6.600.-Yeni Türk Lirası için %7’si, aşan kısmı için %4’ü,

Ücretlinin ertesi yılda ödeyeceği gelir vergisinden mahsup edilir veya işverenler aracılığı ile kendisine nakden iade edilir.

Şu kadar ki; harcamaların Türkiye’de yapılması, gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunan gerçek ve tüzel kişilerden alınan belgelerle tevsik edilmesi ve bu belgelerin işverene verilmesi şarttır. Mahsup hakkı kazanılan tutarın hesaplanmasında dikkate alınan harcama tutarı, vergi matrahının toplamını geçemez.” hükmü yer almaktadır.

Ayrıca, vergi indirimi uygulaması ile ilgili açıklama ve düzenlemeler 255 seri nolu Gelir Vergisi Kanunu Genel Tebliğinde yapılmış bulunmaktadır.

Söz konusu tebliğin “Vergi İndiriminden Yararlanacak Harcama Grupları” başlıklı 4.1 bölümünde; “Vergi indirimi uygulamasında, mükellefin kendisi, eşi ve çocukları ile ilgili eğitim, sağlık, gıda, giyim ve ikamet edilen konuta ait kira harcamaları dikkate alınacaktır. Bu yönüyle vergi indirimi uygulamasının, yürürlükten kaldırılmış olan özel gider indirimi uygulamasından bir farkı bulunmamaktadır.” açıklamasına yer verilmiştir.

Yukarıda yapılan açıklamalara göre; söz konusu belgenin aslının kaybolması nedeniyle, satılan mal veya yapılan hizmet karşılığında düzenlenen faturanın şirkette kalan nüshasının tasdikli fotokopisinin, vergi indiriminde harcamaları tevsik edici belge olarak kullanılması mümkün bulunmaktadır.

Ancak, fatura aslının başka bir işlemde kullanıldığının (193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 89 maddesinin 2’inci bendi hükmü uyarınca yıllık beyanname ile bildirilecek gelirlerden eğitim harcaması olarak indirildiğinin; eşin ücretli olarak çalışması halinde ise, aynı Kanunun mükerrer 121’inci maddesi uyarınca vergi indiriminde harcamaları tevsik edici belge olarak  kullanıldığının) tespit edilmesi halinde, ödenmiş olan vergi indirimi tutarının  Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca cezalı olarak geri alınacağı tabiidir.

Bilgi edinilmesini ve gereğini rica ederim.

EK-4

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

Adana Vergi Dairesi Başkanlığı

(Mükellef Hizmetleri Gelir Grup Müdürlüğü)

Sayı    : B.07.1.GİB.4.01.16.01/280

Tarih: 03/02/2006

Konu  : Kaybolan fatura örneğinin vergi iadesinde kullanılıp kullanılamayacağı (GVK/Mükr.-121)

İlgi: ………. tarih ve …… kayıt sayılı e-mail’iniz

İlgide kayıtlı dilekçeniz de özel bir okuldan kendi adınıza düzenlenen ve çocuğunuzun eğitim giderine ilişkin olan faturayı kaybettiğinizi ancak daha sonra faturanın fotokopisini aslı gibidir kaşesi vurdurarak imzalatıp kaşelettiğinizi, yaptığınız işlem sonucu bu faturayı sadece vergi iadesinde kullanacağınızı ancak bölgeniz mutemedince faturanın tarafınıza iade edildiğini buna istinaden faturanın geçersiz olduğunu düşünmediğinizi belirterek, konu ile ilgili olarak görüş talep  etmektesiniz.

193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 121. maddesinde “Gerçek ücretlilerin vergilendirilmesinde, mükellefin kendisi, eşi ve çocukları ile ilgili eğitim, sağlık, gıda, giyim ve ikamet edilen konuta ait kira harcamaların indirim konusu yapılacağı” hükme bağlanmıştır.

Konuya ilişkin olarak 24.12.2004 tarih ve 25680 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 255 Seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’nin 4-1 bendi Eğitim Giderleri başlıklı bölümünde “Eğitim ve Öğretim kurumları, anaokulu, kreş ve dershanelere eğitim amacıyla yapılan ödemeler ile eğitim amaçlı kurs ücretleri ,okul servis ücretleri kitap ve kırtasiye alımları için yapılan harcamalar ile öğrencilerin özel yurt ve pansiyonlarda kalmaları durumunda ödenen tutarlar vergi indirimine esas alınacaktır.”  hükmü yer almaktadır.

Yukarıdaki tebliğde konuyla ilgili herhangi bir düzenleme yer almamakla birlikte ücretliler dışındakilere yapılacak vergi iadesine ilişkin düzenlemelerin yapıldığı, 2978 sayılı Vergi İadesi Hakkında Kanun’a bağlı olarak çıkarılan ve 9 Şubat 1986 tarih ve 19014 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 1 seri no’lu Vergi İadesi Genel Tebliği’nin 5/A-7 Diğer hususlar bölümünde “vergi iadesine konu olan harcamalara ilişkin belgelerin, vergi iade bildirimlerine veya vergi iade beyannamelerine asıllarının eklenmesinin esas olduğu” belirtilmekte ise de aynı bölümün son paragrafında da “öte yandan belge aslının kaybedilmesi nedeniyle alınan ve satıcıların tasdikini taşıyan örnekler vergi iade  uygulamasında harcamaları tevsik edici  belge olarak kabul edilebilecektir” denilmektedir.

Buna göre fatura aslının kaybedilmiş olması durumunda, söz konusu faturayı düzenleyenlerce tastik edilmiş olan örneğinin vergi indiriminde kullanılması mümkündür.

Bilgilerinize rica ederim.

Fehmi GÜNAY

Başkan a.                                                                                                                      

Grup Müdürü V.

T.C. Gelir İdaresi Başkanlığı, Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı (Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü), 17.09.2007/17820 tarih ve B.07.1.GİB.4.99.16.01/01/MUK-35 sayılı muktezası.

T .C.Gelir İdaresi Başkanlığı, Bursa Vergi Dairesi Başkanlığı (Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü), 25.10.2005 tarih ve B.07.1.GİB.4.16.01.GVK:190-05-61/749 sayılı muktezası.

T.C. Bursa Valiliği, Defterdarlık Vasıtasız Vergiler Gelir Müdürlüğü, 08.06.2005 tarih ve B.074DEF.0.16.11/GVK:190-05-61/3309 sayılı muktezası.

T .C.Gelir İdaresi Başkanlığı, Adana Vergi Dairesi Başkanlığı (Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü), 03.02.2006  tarih ve B.07.1.GİB.4.01.16.01/280 sayılı muktezası.

ARICA, M.Nadir, “FATURA NİZAMI”, Maliye ve Sigorta Yorumları Dergisi, Sayı, 460, Ankara, 15 Mart 2006

Exit mobile version