Site icon Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri

Tahsilat İşlemleri Gümrük Genel Tebliği (Seri No:1)

22 Nisan 2011 Tarihli Resmi Gazete

Sayı: 27913

Yürürlükten Kaldırıldı. İlgili Tebliğ İçin Tıklayınız

Başbakanlık (Gümrük Müsteşarlığı)’tan:

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar

Amaç ve kapsam

MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı; hiç alınmadığı veya noksan alındığı belirlenen gümrük vergilerinin tahakkuku, tebliği, tahsilâtı ile gümrük vergileri ve para cezalarının tecili, taksitlendirilmesi, geri verilmesi ve kaldırılmasına ilişkin usul ve esasları belirlemektir.

Dayanak

MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu, 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, 2009/15481 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki, 4458 sayılı Gümrük Kanununun Bazı Maddelerinin Uygulanması Hakkında Karar ve Gümrük Yönetmeliğine dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanımlar

MADDE 3 – (1) Bu Tebliğde geçen;

a) Alacaklı amme idaresi: Gümrük idaresini,

b) Gümrük vergileri: İlgili mevzuat uyarınca eşyaya uygulanan ithalat vergilerinin ya da ihracat vergilerinin tümünü,

c) Gelir eksiği: Yapılan kontrol ve denetlemeler sonucunda hiç alınmadığı veya noksan alındığı belirlenen gümrük vergileri ile bunların fer’ilerini,

ç) Geri verme: Ödenmiş olan gümrük vergilerinin ve para cezalarının tamamen veya kısmen geri ödenmesini,

d) Kaldırma: Henüz ödenmemiş olan gümrük vergilerinin ve para cezalarının tamamen veya kısmen alınmamasına karar verilmesini,

e) Para cezaları: Gümrük Kanunu kapsamında verilen idari para cezalarını,

ifade eder.

İKİNCİ BÖLÜM

Gümrük Vergileri ve Para Cezalarının Tahakkuku, Tebliği, Tahsili

Tahakkukun tebliği

MADDE 4 – (1) Yapılan denetlemeler sonucunda hiç alınmadığı veya noksan alındığı belirlenerek tahakkuk ettirilen gümrük vergilerine ilişkin tebligat, gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihten itibaren üç yıl içinde yapılır.

(2) Vergi kaybına neden olan işlemlere uygulanacak para cezalarına ilişkin tebligat, 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 20 nci maddesinde belirtilen ve kabahate ilişkin tanımdaki fiilin işlenmesi veya neticesinin gerçekleşmesinden itibaren sekiz yıl içinde, usulsüzlük cezalarına ilişkin tebligat ise söz konusu fiilin işlenmesi veya neticesinin gerçekleşmesinden itibaren üç yıl içinde yapılır.

(3) Aynı gümrük vergilerinin ödenmesinden birden çok yükümlünün sorumlu olduğu hallerde, bunlar söz konusu vergilerin ödenmesinden müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarından gelir eksiği bu kişilerin her birine ayrı ayrı tebliğ edilir.

(4) Dolaylı temsil durumunda;

a) Temsilciye yapılacak tebligatlardan önce temsilcinin, beyanda kullanılan verilerin yanlış olduğunu bilip bilmediği veya mesleği icabı ve mutat olarak bilmesi gerekip gerekmediği hususu, ilgili gümrük idaresince araştırılır ve gelir eksiğine sebep olan durumun temsilci tarafından bilinmesi gerektiğine karar verilmesi durumunda gelir eksiği, gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihten itibaren üç yıl içinde yükümlü ile birlikte temsilciye de tebliğ edilir.

b) Temsilcinin beyanda kullanılan verilerin yanlış olduğunu bilmediğinin veya mesleği icabı ve mutat olarak bilmesi gerekmediğinin belirlenebildiği durumlarda, dolaylı temsilciye gelir eksiği tebligatı yapılmayarak, bu durum gerekçesi ve ispatlayıcı belgelerle birlikte yazılı olarak karara bağlanır.

(5) Gümrük müşavirinin bir tüzel kişilik bünyesinde faaliyet göstermesi durumunda, gelir eksiği ve para cezası ilgili tüzel kişiliğe de tebliğ edilir.

(6) Gelir eksiğinin yükümlülerden biri tarafından ödenmesi halinde, diğer yükümlüler açısından borç sona erer.

(7) 5326 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi birinci fıkrasında kabahatin işlenişine iştirak edenlere ayrı idari para cezası verilmesi hüküm altına alındığından, idari para cezalarının yükümlülere ayrı ayrı tatbik ve tebliğ edilmesi gerekmekte olup, yükümlülerden biri tarafından para cezasının ödenmesi diğerleri açısından para cezası ödeme sorumluluğunu ortadan kaldırmamaktadır.

İtiraz

MADDE 5 – (1) Tebliğ edilen gelir eksiği ve para cezalarına karşı kendisine tebligat yapılan her bir yükümlü tarafından, tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde bir üst makama, üst makam yoksa aynı makama verecekleri bir dilekçe ile ayrı ayrı itiraz edilmesi gerekir. Yükümlülerden biri tarafından yapılacak itirazın kabul edilmesi, itiraz etmeyen diğer yükümlüler için vergi tahakkukunun ve para cezasının kesinleşmesini engellemez.

(2) Yapılan itiraz başvurularının, yükümlüler açısından bir hak kaybına sebebiyet verilmemesi amacıyla bir ay içerisinde sonuçlandırılması, eğer bu sürede sonuçlandırılamayacak ise sürenin dolmasından önce, süre aşımını gerekli kılan gerekçelerin ve ek sürenin yükümlüye bildirilmesi gerekir.

Gümrük vergilerinin kesinleşmesi

MADDE 6 – (1) Tebliğ edilen gümrük vergilerine ve para cezalarına karşı on beş gün içinde itirazda bulunulmaması veya süresi içinde idari yargı mercilerine başvurulmaması hallerinde, söz konusu vergiler ve para cezaları bu sürelerin bittiği tarihte kesinleşir. Dava açılması halinde ise mahkemece yükümlü aleyhine verilen kararın gümrük idaresine tebliğ edildiği tarihte alacak tahsil edilebilir hale gelir.

Gecikme zammı ve gecikme zammı oranında faiz uygulanması

MADDE 7 – (1) Hiç alınmayan veya eksik alınan gümrük vergilerine, gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihten, vergilerin kesinleştiği tarihe kadar olan süre için gecikme zammı oranında faiz uygulanır. Söz konusu faiz, Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen aylık gecikme zammı oranı on iki ile çarpılmak suretiyle yıllık orana dönüştürülür ve formül-1 kullanılarak hesaplanır.

FORMÜL-1

Gecikme Zammı Oranında Faiz =

Tutar X (Aylık Gecikme Zammı Oranı X 12) X Gün Sayısı

36.000

(2) Hiç alınmayan veya eksik alınan gümrük vergilerine ilişkin olarak ilgili gümrük idaresince yapılan tebligata rağmen ödeme süresi içinde ödenmeyen vergiler için, vadenin bitim tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar geçen süre için gecikme zammının her ay için ayrı ayrı uygulanması, bu hesaplamada ödeme tarihinin süreye dahil edilmesi, vade tarihinin ise süreye dahil edilmemesi gerekir.

(3) Gecikme zammı, aylık olarak formül-2 kullanılarak hesaplanır. Aylık esasa göre gecikme zammının hesaplanacağı bir aylık süre içinde oran değişikliği yapılırsa, söz konusu bir aylık sürenin tamamına eski oran tatbik edilir.

FORMÜL-2

Aylık esasa göre gecikme zammı tutarı = Aylık gecikme zammı oranı X

Ay sayısı

X Gecikme zammı uygulanacak tutar

(4) Ay kesirleri için gecikme zammı, 5035 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 2/1/2004 tarihinden itibaren günlük esasa göre formül-3 kullanılarak hesaplanır (ek- 9’da örnek verilmiştir).

FORMÜL-3

Günlük esasa göre gecikme zammı tutarı

=

(Aylık gecikme zammı oranı/30)

X

Gün sayısı

X

Gecikme zammı uygulanacak tutar

(5) 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre, 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca uygulanan vergi ziyaı cezaları ve mahkemeler tarafından verilen ve ceza mahiyetinde olan amme alacakları dışındaki ceza mahiyetinde olan amme alacaklarına gecikme zammı tatbik edilmeyeceğinden, gümrük idarelerince verilen idari para cezalarına gecikme zammı oranında faiz ve gecikme zammı uygulanmaz.

(6) 5911 sayılı Kanunun yürürlük tarihi olan 7/10/2009 tarihinden önce başlayan ve bu tarihten sonra yükümlüsüne tebliğ olunan/olunacak gelir eksikliklerine, Gümrük Kanununun 193 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereğince gümrük yükümlülüğünün başladığı tarih ile vergilerin kesinleştiği tarih arasındaki süre için 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesine göre tespit edilen gecikme zammı oranında faiz uygulanması gerekir.

Davaların birleştirilmesi

MADDE 8 – (1) 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılır. Ancak, aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabilir.

(2) Aynı Kanunun 38 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca aynı maddi veya hukuki sebepten doğan ya da biri hakkında verilecek hüküm, diğerini etkileyecek nitelikte olan davalar bağlantılı davalardır. Davalarda bağlantının varlığına mahkemece karar verilmekte olup, aynı beyanname konusu gelir eksiği ve para cezası takibatlarına karşı yükümlüler tarafından açılan farklı davaların birleştirilmesi gümrük idaresi tarafından ilgili mahkemeden dilekçe ile istenir.

Damga vergisinin tahsili

MADDE 9 – (1) 1/7/1964 tarihli ve 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun Ek 2 nci maddesi gereğince, döviz kazandırıcı faaliyetlerin kısmen veya tamamen gerçekleştirilmemesi halinde, gerçekleşmeyen kısma ait alınmayan damga vergisinin yükümlülerden 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ceza ve gecikme faizi ile birlikte geri alınması gerekir.

(2) Gümrük idarelerince, döviz kazandırıcı faaliyetlere ilişkin olmayan ya da döviz kazandırıcı faaliyetlerin gerçekleşmemesi nedeniyle damga vergisi istisnası dışında kalan işlemlere dair veya iptal edilen ihracat beyannameleri ile bunlara bağlı özet beyan formlarından alınması gereken damga vergisi ile ceza ve gecikme faizi tahsil edilmek üzere ilgili vergi dairelerine bildirilir.

Tahakkuk zamanaşımı

MADDE 10 – (1) Yapılan denetlemeler sonucunda hiç alınmadığı veya noksan alındığı belirlenen ancak, üç yıl içinde tahakkuk ettirilmeyen gümrük vergileri, bu süre dolduktan sonra ilgilisinden istenilmez.

(2) Gümrük yükümlülüğünün doğduğu olayla ilgili olarak dava açılması zaman aşımını durdurur. Gümrük vergilerinin, ceza gerektiren ve zamanaşımı daha uzun olan bir fiile ilişkin olması ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ve diğer ceza kanunları uyarınca mahkemeye intikal ettirilmiş olması durumunda ceza davasının sonuçlanması beklenilmeksizin gelir eksiğinin, ilgili kanunlarda belirlenmiş olan yeni zamanaşımı süreleri içerisinde takip ve tahsil edilmesi gerekir.

(3) Tebliğ edilen gümrük vergilerine karşı,

a) İlk derece mahkemesinde dava açılması tahsilât takibini durdurur.

b) İlk derece mahkemesince yükümlü aleyhine verilen karara karşı itiraz veya temyize gidilmesi, yürütmeyi durdurma kararı verilmediği sürece tahsilâtı durdurmaz.

(4) Üç yıllık tahakkuk zamanaşımı süresi, gümrük vergileri ve bunlara bağlı gecikme zammı oranında faiz ve gecikme zammı gibi fer’iler için geçerlidir.

(5) Vergi kaybına neden olan işlemlere uygulanacak para cezalarında tahakkuk zamanaşımı süresi, 5326 sayılı Kanunun 20 nci maddesinde belirtilen ve kabahate ilişkin tanımdaki fiilin işlenmesi veya neticesinin gerçekleşmesinden itibaren sekiz yıl, usulsüzlüklere ilişkin cezalarda ise zamanaşımı süresi üç yıldır.

(6) Zamanaşımına uğramış gümrük vergilerini ve para cezalarını yükümlünün ödemek istemesi durumunda, ilgili beyanname üzerine buna ilişkin not girilerek tahsilât işlemleri tamamlanır.

Mahal tanımı

MADDE 11 – (1) 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 5 inci maddesi uyarınca takibat, alacaklı amme idaresinin mahalli tahsil dairesince yapılır. Borçlu veya malları başka mahallerde bulunduğu takdirde tahsil dairesi, borçlunun veya mallarının bulunduğu mahalde yapılacak takipleri o mahaldeki aynı neviden amme idaresinin tahsil dairelerine niyabeten yaptırır.

(2) Büyükşehir belediyesi sınırları içinde bulunan gümrük idareleri için mahal büyükşehir belediyesi sınırı, illerde bulunan gümrük idareleri için mahal merkez ilçe sınırları, ilçelerde bulunan gümrük müdürlükleri içinse mahal ilçe sınırlarıdır.

(3) Büyükşehir ve ilçe belediye sınırları içinde birden fazla gümrük müdürlüğü olması durumunda, bu müdürlüklerin yetki mahalleri başmüdürlükler tarafından belirlenir.

Gelir eksiği ve para cezalarının kayda geçirilmesi

MADDE 12 – (1) Gümrük idarelerince gerçekleştirilen ek tahakkuklar Ek Tahakkuk ve Kesinleşmiş Vergi Borcu Takip Programına, para cezaları ise Ceza Kararları ve Kesinleşmiş Ceza Borcu Takip Programına kaydedilir ve tahsilât takibatının her aşaması söz konusu programlar üzerinde güncellenir.

(2) Gümrük Kanununun 108 ila 122 nci maddelerinde düzenlenen Dahilde İşleme Rejimi, 123 ila 127 nci maddelerinde düzenlenen Gümrük Kontrolü Altında İşleme Rejimi ve 128 ila 134 üncü maddelerinde düzenlenen Geçici İthalat Rejimine istinaden ithal edilen eşyaların, tabi tutuldukları rejim hükümlerinin ihlali, yatırım teşvik belgelerinin iptal edilmesi, TIR Sözleşmesi hükümlerinin ihlali hallerinde, Gümrük Kanunu hükümlerine göre uygulanacak vergi, gecikme zammı ve gecikme zammı oranında faiz Ek Tahakkuk ve Kesinleşmiş Vergi Borcu Takip Programına, para cezaları ise Ceza Kararları ve Kesinleşmiş Ceza Borcu Takip Programına kaydedilir.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Tecil ve Taksitlendirme

Gümrük Kanununa göre ödemenin ertelenmesi

MADDE 13 – (1) Gümrük Kanununun 198 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, yükümlünün, gümrük vergilerinin tebliğinden itibaren tanınan on beş günlük ödeme süresi içinde talep etmesi halinde ödeme, teminat alınmak şartıyla başvuru tarihinden itibaren otuz güne kadar ertelenebilir.

(2) Ödemesi ertelenen gümrük vergileri ile birlikte, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesine göre tecil faizi alınır. Söz konusu tecil faizinin hesaplanmasında Tebliğin 20 nci maddesinde yer alan formül-4 kullanılır.

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun çerçevesinde ödemenin ertelenmesi

MADDE 14 – (1) Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun çerçevesinde, zamanında alınmadığı veya noksan alındığı için sonradan yükümlüden istenen gümrük vergileri ile bu vergilerden kaynaklanan para cezaları için yapılan başvurunun ilgili gümrük idaresi tarafından uygun bulunması halinde tecil ve taksitlendirme işlemi yapılır.

(2) Söz konusu başvurunun reddi durumunda ise, 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca mezkûr alacağın, ret kararının tebliğinden itibaren azami otuz gün içinde tecil faizi uygulanmak suretiyle ödenmesi mümkündür.

Tecil ve taksitlendirme yetkisi

MADDE 15 – (1) İdari para cezalarının taksitlendirilmesine ilişkin 5326 sayılı Kanunun 17 nci maddesi üçüncü fıkrası hükmü saklı kalmak üzere, 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesi uyarınca yapılan, gümrük vergilerinin ve para cezalarının tecil ve taksitlendirme taleplerinde;

a) 100.000 liraya kadar olan tutarlar için Gümrük Müdürleri,

b) 100.001 liradan – 500.000 liraya kadar olan tutarlar için Gümrük ve Muhafaza Başmüdürleri,

c) 500.001 liradan – 750.000 liraya kadar olan tutarlar için Gümrükler Kontrol Genel Müdürü,

ç) 750.001 liradan – 1.000.000 liraya kadar olan tutarlar için Gümrük Müsteşarı,

d) 1.000.000 liranın üzerindeki tutarlar içinse Gümrük Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakan,

yetkilidir.

Tecil ve taksitlendirme başvuru süresi, şekli ve yeri

MADDE 16 – (1) Gümrük vergileri ve bunlara bağlı fer’iler ile para cezalarının tecil ve taksitlendirilmesi için, ilgili gümrük müdürlüğünce, gümrük vergilerinin ve para cezalarının ödenmesine ilişkin olarak yapılan tebligattan itibaren, haczedilen malların paraya çevrilmesi aşamasına kadar başvurulabilir.

(2) Gümrük vergileri ve bunlara bağlı fer’iler ile para cezalarına ilişkin olarak tecil ve taksitlendirme talebinde bulunacak yükümlülerin başvurularını, ek-1’de yer alan Tecil ve Taksitlendirme Talep ve Değerlendirme Formu ile birlikte Taksitlendirilmesi İstenilen Borç Bilgileri ve Mali Durum Bildirim Formunu da doldurarak, ilgili gümrük beyannamesi ve ekleri, firmanın ticaret sicil gazetesi örnekleri ile birlikte ilgili gümrük müdürlüklerine yapmaları gerekir.

(3) İlgili gümrük müdürlükleri tarafından söz konusu talebin ilk incelemesi yapılır, varsa eksik bilgi ve belgelerin on beş gün içinde tamamlanması istenilir.

(4) Tecil ve taksitlendirmeye ilişkin yazılı talebin ilgili gümrük idaresinin kaydına girdiği tarih, bu konuda yapılacak süre ve tecil faizi hesaplamalarına esas alınır.

Çok zor durum halinin tespiti

MADDE 17 – (1) Çok zor durum halinin tespitinde yetkilendirilmiş gümrük müşavirlerince hazırlanmış çok zor durum raporları dikkate alınır.

(2) Yetkilendirilmiş gümrük müşavirlerinin düzenleyecekleri Çok Zor Durum Halinin Tespitine İlişkin Raporlarına, yetki belgelerinin onaylı birer örneği ile yaptıkları hesaplamalara esas olan çalışma belgeleri de eklenir.

(3) İhbar, şikâyet veya bariz bir şüphe olması durumunda Gümrükler Kontrol Genel Müdürlüğü Kontrolörleri vasıtasıyla Tecil ve Taksitlendirme Talep Formu veya Çok Zor Durum Halinin Tespitine İlişkin Raporda yer alan bilgilerin doğru olup olmadığı yönünde gerekli inceleme yapılır. Yapılacak olan inceleme sonucunda oranların hesaplanmasına esas olan bilgilerin doğru olmadığının anlaşılması halinde tecil ve taksitlendirme işlemi iptal edilir. Yanıltıcı rapor düzenlediğinin tespit edilmesi halinde, ilgili yetkilendirilmiş gümrük müşaviri hakkında Gümrük Kanununun geçici 6 ncı maddesi hükümleri uygulanmakla beraber düzenleyeceği başkaca raporlara da itibar edilmez.

(4) Borçlunun çok zor durum halinin tespitinde; “[Kasa+Banka+Kısa Vadeli Alacaklar]/Kısa Vadeli Borçlar” formülü sonucu bulunacak oranın “1” ve altında olması borçlu açısından “çok zor durum hali” olarak kabul edilir.

(5) Kamu kurum ve kuruluşlarının çok zor durum hali tespitleri Gümrükler Kontrol Genel Müdürlüğü Kontrolörlerince yapılır.

Teminat

MADDE 18 – (1) Tecil ve taksitlendirme işlemlerinde gümrük idarelerince kabul edilecek teminatlar şunlardır:

a) Para

b) Banka teminat mektubu

c) Hazine bonosu

ç) Devlet tahvili

d) Gümrük idarelerince haczedilmiş taşınır ve taşınmaz mallar.

(2) Gümrük idaresince haczedilmek suretiyle teminat olarak alınması mümkün olan taşınır ve taşınmazların teminat olarak gösterilmesi halinde, bu nitelikteki malların durumu olayına münhasır olarak farklılık gösterilebileceğinden, değer tespitine ilişkin raporlar da dikkate alınarak öncelikle satış kabiliyeti yüksek olan, muhafazası kolay, zaman içinde değer yitirmeyen ve alacağın tahsilini kolay kılan nitelikteki taşınır ve taşınmazların teminat olarak alınmasına dikkat edilir.

(3) Tecil ve taksitlendirme işlemlerinde teminat olarak taşınmazlar veya gemiler gösterilmiş ise değer tespitlerinde;

a) Sermaye piyasası mevzuatı çerçevesinde yetkilendirilmiş değerleme uzmanları veya değerleme şirketleri tarafından düzenlenen raporlar,

b) Ticaret, Sanayi ve Deniz Ticaret Odaları ile Türk Mühendis ve Mimar Odaları veya bunların bağlı olduğu Birlik yönetimlerince bilirkişilik, eksperlik ve hakemlik yapma yetkisi verilenler tarafından düzenlenen raporlar,

c) Banka ve sigorta şirketleri tarafından yaptırılan değer tespitine ilişkin raporlar,

ç) Hukuk mahkemelerince tayin edilmiş bilirkişilerce düzenlenen raporlar,

esas alınır.

(4) Hukuk mahkemelerince tayin edilmiş bilirkişiler hariç olmak üzere değer tespitine ilişkin düzenlenen raporlarda, raporu düzenleyen ekspertiz veya bilirkişilere ait yetki veya ruhsat belgelerinin eklenmesi zorunludur.

(5) Gösterilen teminat taşınır ise öncelikle değer tespiti yapılır. Taşınırın niteliğine göre gerek görülmesi halinde bilirkişilere değer tespit ettirilir ya da ilgili meslek ve esnaf odalarından görüş alınır veya emsal mallar için piyasa araştırmasına gidilerek değer tespiti yapılır veya yaptırılır.

(6) Değer tespitine ilişkin bilirkişi raporlarında önerilen hususlarda tereddüde veya şüpheye düşülmesi halinde, başka bir bilirkişi raporu düzenlenmesi istenmek suretiyle işlem yapılır.

(7) 6183 sayılı Kanunun 11 inci maddesine göre borçlu, maddi teminat gösteremediği takdirde, muteber bir şahsı müteselsil kefil ve müşterek müteselsil borçlu olarak gösterebilir. Şahsi kefaleti ve gösterilen kefili veya kefilleri kabul edip etmemek hususu ile kefilin mali durumu ve borç ödemedeki iyi niyeti konusundaki takdir hakkı gümrük idaresine aittir. Gerektiğinde gümrük idaresi kefilden borcu karşılayacak miktarda mal varlığı olup olmadığını belgelendirmesini isteyebilir ve kefil tarafından gösterilen mallar ile ilgili olarak değer tespitleri yaptırabilir. Şahsi kefaletin, Sıra No:1 Seri:A Tahsilât Genel Tebliğinin 5 no.lu ekinde yer alan noter onaylı Tecil Kefalet Senedi ile tesis edilmesi gerekir.

Tecil ve taksitlendirmeye ilişkin gümrük idarelerince yapılacak işlemler

MADDE 19 – (1) Tecil ve taksitlendirme başvurusunu alan gümrük idaresi ilk incelemeleri yaparak, yetkisini aşan tutarlar için ilgili dosyayı kendi görüşüne de yer vererek, yetki limitine göre bağlı bulunduğu Başmüdürlüğe veya Başmüdürlük kanalıyla Müsteşarlığa gönderir.

(2) Gümrük müdürlüklerince tecil talebinde bulunanlara, ek-2’de gösterilen şekilde bir yazı gönderilir ve teklif ettikleri taksit veya miktarları zamanında ödeyip ödemedikleri izlenir. Yükümlünün taksitleri zamanında ödeyip ödememesi, tecil talebi hakkında karar verilirken borçlunun iyi niyet sahibi olup olmadığının değerlendirilmesinde veri olarak kullanılır.

(3) Gümrük müdürlükleri tarafından, tecil ve taksitlendirme kapsamına alınacak borç tutarı, gümrük yükümlülüğünün doğmasından, tecil ve taksitlendirme talep tarihine kadar (bu tarih hariç) geçen süre için 7 nci maddede belirtilen formüller kullanılarak belirlenir ve tecil faizinin hesaplanmasından önce bu tutara, varsa para cezaları da eklenir.

(4) Azami tecil ve taksitlendirme süresi otuz altı aydır.

(5) Borcunun tecilini talep eden, ancak talepleri uygun görülmeyerek reddedilen yükümlülere bu durum bir yazı ile bildirilir.

(6) Tecil ve taksitlendirme talebinin uygun bulunması halinde ek-3’de yer alan örneğe uygun Tecil ve Taksitlendirme Kararı düzenlenir. Yetki limitleri dahilinde Gümrük ve Muhafaza Başmüdürlüğü veya Gümrükler Kontrol Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen Tecil ve Taksitlendirme Kararı, başvurunun yapıldığı gümrük müdürlüğüne gönderilir.

(7) İlgili gümrük müdürlüğü tarafından tecil ve taksitlendirme kararı, ek-4’deki örneğe uygun bir yazı ile borçluya tebliğ edilir. Söz konusu yazıya, ek-5’de yer alan tecil edilen borç tablosu da eklenir. Alınan kararlar gümrük idareleri tarafından derhal uygulanır.

(8) İdarece belirlenen şartların yükümlü tarafından kabul edilmesi esastır. Yükümlü tecil ve taksitlendirme şartlarını kabul ettiğini yazılı olarak ilgili makama bildirebileceği gibi tecil ve taksitlendirmenin kabul edilmesine ilişkin kararın müdürlükte kalan nüshasını imzalamak suretiyle de beyan edebilir.

(9) Gümrük Müdürlüklerinde tecil ve taksitlendirmeye ilişkin olarak her yıl itibariyle elektronik ortamda bir klasör oluşturulur, tecil ve taksitlendirmesi yapılan her talep için ek-6’daki örneğe uygun olarak excel ortamında Tecil ve Taksitlendirme İzleme Çizelgesi oluşturularak klasörüne konulur. Tecil ve taksitlendirme izleme çizelgelerinin bir örneği, istenildiğinde Doküman Yönetim Sistemi üzerinden Müsteşarlığa (Gümrükler Kontrol Genel Müdürlüğüne) gönderilir.

Tecil faizi hesaplanması

MADDE 20 – (1) Tecil faizi hesaplamalarında esas alınacak tutar, gümrük vergileri, gecikme zammı oranında faiz ve/veya gecikme zammı ile para cezalarının toplamıdır.

(2) Gecikme zammı hesabında dikkate alınacak süre, vade gününü takip eden tarih ile tecil ve taksitlendirme talebinin yapıldığı tarih (talep tarihi hariç) arasında kalan süredir.

(3) Tecil ve taksitlendirme talebi borcun vadesinden önce veya vadesinde yapılmış ise vade gününü takip eden tarihten ödeme tarihine; vade tarihinden sonra yapılmış ise tecil talep tarihinden (bu tarih dâhil), ödeme tarihine kadar (bu tarih dâhil) geçen süre için tecil faizi uygulanır ve taksitlerle birlikte tahsil edilir. Tecil edilen borcun taksit sürelerinden önce bir kerede ödenmesi mümkündür. Bu durumda tecil faizi, tecil talep tarihinden ödeme tarihi arasında geçen süre için ödeme tutarı üzerinden hesaplanır.

(4) Tecil faizi, toplam borç tutarının taksitlendirme yapılan ay sayısına bölünmesi suretiyle bulunan her bir taksit tutarı üzerinden ve tecil edilen süreler dikkate alınarak aşağıdaki formül kullanılarak hesaplanır. (ek-10’da örnek verilmiştir).

FORMÜL-4

Tecil Faizi =

Taksit Tutarı X Yıllık Tecil Faizi Oranı X Gün Sayısı

36.000

Tecil ve taksitlendirme talebinin reddedilmesi

MADDE 21 – (1) Tecile yetkili makamlarca; borç tutarına, borçlunun zor durumuna, borç ödemedeki iyi niyetine ve daha önce yapılan tecil ve taksitlendirmelerde borcunu ödeyip ödemediği gibi hususlara bakılır. Borcun daha az bir sürede ödenebileceğine kanaat getirilmesi halinde, daha az süreli tecil ve taksitlendirme yapılabilir. Öteden beri borç ödeme alışkanlığı bulunmayan borçluların önerdikleri ödeme planlarının gerçekçi olmadığı kanaatine varılması durumunda ise tecil ve taksitlendirme talepleri, borçluların çok zor durumda olmaları halinde dahi kabul edilmez.

Taksitlerin süresinde ödenmemesi

MADDE 22 – (1) Aylık taksitlerin ve diğer şartların, yükümlülerce yerine getirilmemesi durumunda muaccel hale gelen alacağın tahsili için cebri tahsilât işlemlerine derhal başlanır.

(2) Tecil şartlarına uyulmaması hallerinde tecil edilmiş borçların normal vade tarihinden ödeme tarihine kadar gecikme zammı hesaplanır. Bu borçlar için daha önce ödenmiş olan tecil faizleri, hesaplanan borçtan/borçlardan mahsup edilir. Ancak, tecil edilen alacağın gecikme zammı uygulanamayan bir alacak olması halinde, bu alacaklar için ödenmiş olan tecil faizi iade veya mahsup edilmez, hazineye irat olarak kaydedilir.

(3) Tecil ve taksitlendirme koşullarına uyulmaması üzerine tecil ve taksitlendirme işlemi bozulduğunda borçluya, 6183 sayılı Kanunun 56 ncı maddesi hükmü uyarınca, karşılığında teminat alınmış olan borcun yedi gün içinde ödenmesi gerektiği, aksi halde teminatın paraya çevrileceğinin ve diğer şekillerle cebren tahsile devam edileceğinin bildirilmesi gerekir.

Tecilin geçerli sayılması

MADDE 23 – (1) Ödenmesi gereken taksit tutarlarının süresinde ödenmemesi tecil ihlaline neden olmakla birlikte, yükümlülerin taksitlendirme süresi içerisinde tecilin geçerli sayılması yönünde talepte bulunmaları halinde, bu talep tecili yapan idarece değerlendirilerek sonuçlandırılır.

(2) Tecilin geçerli sayılması, daha evvel tecil edilen bir borca karşılık yapılan ödemelerin geçerli sayılması ve kalan tutarın da belirlenen bir plan dahilinde ödenmesine izin verilmesidir.

(3) Tecilin geçerli sayılması durumunda, tecil faizi hesaplanmasında ve taksitlendirme süresinin belirlenmesinde ilk müracaat tarihi esas alınır.

(4) Tecilin ihlaline neden olan taksitin son taksit olması halinde yükümlülerin tecilin geçerli sayılmasına ilişkin taleplerini en geç son taksit ödeme süresini izleyen ayın sonuna kadar yapmaları ve ihlal edilen taksit tutarı ile hesaplanan tecil faizini tecilin geçerli sayıldığına ilişkin yazının tebliğ edildiği tarihten itibaren beş iş günü içinde ödemeleri gerekir. Bu tarihten sonra yapılacak başvurular üzerine tecil geçerli sayılmaz.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Terkin

Terkin işlemleri

MADDE 24 – (1) 6183 sayılı Kanunun 102 nci maddesine göre zamanaşımına uğramış alacakların terkin izninin alınması için, 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kanuna dayanılarak hazırlanan ve 30/12/2006 tarihli ve 26392 (3. mükerrer) sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan, “Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği” ekinde yer alan “Bütçe Gelirleri Tahakkuk Artıklarından Zamanaşımına Uğramış Olanlara İlişkin Ayrıntı Cetveli” kullanılır (ek-7).

(2) Zamanaşımının 6183 sayılı Kanunun 103 üncü maddesine göre kesilmesi halinde, amme alacağının zamanaşımı süresinin hesabına daima zamanaşımının kesildiği tarihin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başı esas alınarak devam edilir. Zamanaşımının Kanunun 103 üncü maddesinde on fıkra halinde sayılan durumlardan herhangi birisinin tatbiki suretiyle kesilmesi halinde, cetvelin, “Zamanaşımını Tayine Esas Olan Tarih” sütununa amme alacağının zamanaşımı başlangıç tarihi yazılmakla beraber, ayrıca cetvelin “Zamanaşımının En Son Kesildiği Tarih” sütununda da zamanaşımının en son kesildiği tarih gösterilir.

(3) Zamanaşımının 6183 sayılı Kanunun 104 üncü maddesi gereğince borçlunun yabancı memlekette bulunması, hileli iflas etmesi veya terekenin tasfiyesi dolayısıyla durması halinde, cetvelin “Zamanaşımı Süresinin Başlangıç Tarihi” sütununda, yukarıda birinci maddede açıklandığı şekilde amme alacağının normal zamanaşımı başlangıç tarihi gösterilmekle beraber, cetvelin açıklama sütununda ayrıca zamanaşımını durduran sebep ile süresi belirtilir. Bu durumdaki alacaklarda zamanaşımının durmasından önce veya sonra zamanaşımı kesilmişse, cetvelin “Zamanaşımının En Son Kesildiği Tarih” sütununda aynı zamanda zamanaşımının kesildiği tarih de gösterilir.

(4) 6183 sayılı Kanunun 102, 103 ve 104 üncü maddeleri kapsamında değerlendirilerek terkin edilmesi gereken amme alacaklarına ilişkin olarak, gümrük idareleri tarafından gerçekleştirilecek incelemeler sonucunda tespit edilecek terkine tabi amme alacaklarına dair bilgiler, ek-7’de yer alan terkin cetveline, söz konusu cetvelin amme alacaklarının türü, tutarı, zamanaşımı başlangıç tarihi ile zamanaşımının en son kesildiği tarih sütunları eksiksiz, doğru ve okunaklı bir şekilde doldurularak kaydedildikten sonra, gerekli terkin izninin alınmasını teminen Gelir İdaresi Başkanlığına iletilmek üzere Gümrükler Kontrol Genel Müdürlüğüne gönderilir, terkin izninin alınmasını müteakip ilgili gümrük idaresi işlemleri sonuçlandırır.

Tahsil imkansızlığı sebebiyle terkin

MADDE 25 – (1) 18/2/2009 tarihli ve 5838 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 32 nci maddesinin on birinci fıkrası ile 6183 sayılı Kanunun 106 ncı maddesinde yapılan değişiklik uyarınca; amme idarelerince tahsil zamanaşımı beklenilmeksizin terkin olunabilecek amme alacağı 20 lira (bu tutar dahil) olarak belirlenmiş olup, 6183 sayılı Kanunun 106 ncı maddesinin Müsteşarlığımıza verdiği yetkiye istinaden, tahsili imkansız veya tahsili için yapılacak giderlerin alacaktan fazla bulunduğu anlaşılan 20 liraya kadar olan amme alacağının terkin yetkisi gümrük müdürleri veya vekillerine aittir. Bu kapsamda yapılacak terkin işleminde terkin cetveli düzenlenmez ve terkin izni alınmaz, gümrük müdürleri veya vekilleri tarafından verilecek “takipten vazgeçme onayı” takibat dosyasında muhafaza edilir.

Tutulacak kayıtlar

MADDE 26 – (1) 6183 sayılı Kanunun 102 nci maddesine göre tahsil zamanaşımı ve 106 ncı maddesine göre tahsil imkansızlığı nedeniyle yapılan terkin işleminin, ilgili gümrük beyannamesi ile ilişkilendirilmesi açısından BİLGE Sisteminde kapanmış beyanname ekranında terkine ilişkin açıklama meşruhatı düşülür. Manuel işlem yapılan gümrük idarelerinde ise ilgili gümrük beyannamesinin arka sayfasına takip edilen amme alacağının terkin edildiği işleme ilişkin meşruhat verilir.

BEŞİNCİ BÖLÜM

Gümrük Vergilerinin Geri Verilmesi veya Kaldırılması

Gümrük vergilerinin ve para cezalarının geri verileceği/kaldırılacağı durumlar

MADDE 27 – (1) Kanunen ödenmemeleri veya tahakkuk ettirilmemeleri gereken gümrük vergileri, söz konusu vergilerin yükümlüye tebliğ edilmesi ve ilgilinin üç yıl içinde gümrük idaresine Gümrük Yönetmeliğinin 78 no.lu ekinde yer alan form ile müracaatı üzerine geri verilir veya kaldırılır.

(2) Kontrol ve denetleme sonucunda, geri verme veya kaldırma hallerinden birinin tespiti durumunda, gümrük vergilerinin yükümlüye tebliğinden itibaren üç yıl içinde geri verme veya kaldırma işlemi doğrudan yapılır.

(3) Bir gümrük beyannamesine dayanılarak ödenmiş olan gümrük vergileri, bu beyannamenin iptal edilmesi üzerine ilgilinin, Gümrük Kanununun 46 ve 70 inci maddelerinin ikinci fıkralarında belirtilen süreler içerisinde geri verme talebinde bulunması halinde verilir.

(4) Beyannamenin tescil tarihi itibariyle, kusurlu veya ithallerine esas teşkil eden sözleşme hükümlerine aykırı olduklarından bahisle, ithalatçı tarafından kabul edilmeyen eşyaya ait ithalat vergilerinin geri verilebilmesi; buna ilişkin başvurunun bir yıllık başvuru süresi içinde yapılması, söz konusu eşyanın ilk kullanım dışında kullanılmamış olması (bir kere kullanılarak tüketilen eşya hariç) ve eşyanın Türkiye Gümrük Bölgesi dışına ihraç edilmesi koşullarına bağlıdır.

(5) Gümrük vergileri Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası anlaşma hükümleri çerçevesinde, Bakanlar Kurulu tarafından belirlenecek hallerde geri verilir veya kaldırılır.

Gümrük vergilerinin geri verilmesine ilişkin gümrük idaresince yapılacak işlemler

MADDE 28 – (1) Geri verme başvurusunun şeklen incelenmesi, gerekli bilgi ve belgelerin veya noksanlıklarının tamamlattırılması sonucunda başvurunun kabul edilmesi; alınan kararların talep sahibine ve adına talepte bulunulana tebliği, tutulacak kayıtlar ve benzeri tamamlayıcı işlemler, başvurunun yapıldığı gümrük idaresince yerine getirilir.

(2) Beyanın bağlayıcılığı, idareye karşı, beyannamede yer alan eşyadan kaynaklanan vergiler ve para cezaları açısından yükümlünün yaptığı beyanla sorumlu olduğunu ifade eder. Bu durumun tersine söz konusu hükümler, yükümlüye karşı vergilerin ve para cezalarının geri verilmesi konusunda idarenin sorumluluğunu ortadan kaldırmamaktadır. Bu nedenle, beyanname ekinde yer alan belgelere aykırı olarak, beyanname üzerinde ağırlık, adet, ölçü, kıymet veya döviz cinsinin yanlış yazılması gibi nedenlerden ötürü fazla ödenen veya gümrük idaresince fazla tahakkuk ettirilen gümrük vergilerinin, Gümrük Kanununun 241 inci maddesinin birinci fıkrası hükümlerinin uygulanması kaydıyla, aynı Kanunun 211 inci maddesi kapsamında geri verme veya kaldırma işlemlerinin yapılması gerekir.

(3) Geri verme başvurularının, otuz günlük süre içerisinde sonuçlandırılması, eğer bu süreye uyulamıyorsa, sürenin dolmasından önce, süre aşımını gerekli kılan gerekçeler ile talep hakkında karar vermek için gerekli görülen ek süreyi de belirterek yükümlüye bilgi verilmesi gerekir.

(4) Gümrük vergileri kapsamındaki Katma Değer Vergisinin geri verme başvurusu, Gümrük Yönetmeliğinin 78 no.lu ekindeki Geri Verme veya Kaldırma Başvurusu Formu ile yapılır. Gerekli değerlendirme sonucunda Katma Değer Vergisi’nin geri verilmesine veya mahsuben geri verilmesine karar verilir.

a) İndirim hakkına sahip olmayanlarla ilgili olarak, geri vermenin yapılabilmesi için yükümlülerin bağlı olduğu vergi dairesinden alınacak belgeye istinaden Gümrük Yönetmeliğinin 506 ncı maddesine göre işlem yapılır.

b) İndirim hakkına sahip olanlarla ilgili olarak, gümrük idaresi fazla veya yersiz tahsil ettiği vergi tutarını, indirim hakkına sahip yükümlünün vergi dairesine doğrudan göndereceği, ekinde geri verme veya kaldırma başvurusu formu ile geri verme kararının onaylı birer örneği yer alan bir yazı ile bildirir.

Süreler

MADDE 29 – (1) Gümrük Kanununun 211, 213 ve 214 üncü maddelerine göre, ödenmiş olan gümrük vergilerinin geri verilmesine ilişkin başvurunun, söz konusu vergilerin yükümlüye tebliğ tarihinden itibaren ilgili maddelerde belirlenen süreler içinde yapılması gerekir.

(2) Cezai hükümler saklı kalmak kaydıyla, bir gümrük beyannamesine dayanılarak ödenmiş olan gümrük vergilerinin, beyannamenin iptal edilmesi üzerine Gümrük Kanununun 212 nci maddesi uyarınca geri verilmesinin söz konusu olduğu durumlarda yükümlünün, Gümrük Kanununun 46 ve 70 inci maddelerinin ikinci fıkralarında belirtilen süreler içerisinde, geri verme talebinde bulunması gerekmekte olup, bu süreler içinde sehven yapılmayan başvurular nedeniyle yükümlüler aleyhine hak kayıpları doğmaktadır. Hak kayıplarının önlenmesini teminen, beyanname iptal işleminin gerçekleştirilmesi esnasında, geri vermeye konu vergi olduğunun idarece fark edilmesi durumunda, süresi içinde geri verme talebinde bulunması hususunda yükümlüler bilgilendirilir.

(3) Gümrük Kanununun 197 nci maddesi uyarınca, yapılan kontrol ve denetlemeler sonucunda hiç alınmadığı veya noksan alındığı belirlenerek tahsil edilen gümrük vergilerine ilişkin bir geri verme talebi olması durumunda, buna ilişkin başvurunun ek tahakkukun tebliği tarihinden itibaren üç yıl içinde yapılması gerekir.

Telafi edici verginin geri verilmesi

MADDE 30 – (1) Gümrük Kanununun 212 nci maddesine göre, dahilde işleme rejimi kapsamında işlem gören ihracat beyannamesinin iptali üzerine, bu beyannameyle ilgili tahakkuk/tahsil edilen telafi edici verginin geri verilmesi/kaldırılması için, Gümrük Yönetmeliğinin 417 nci maddesindeki beyanname iptali için belirlenen süre içerisinde talepte bulunulması gerekir.

(2) Dahilde işleme izin belgesi ile irtibatlandırılarak ihraç edilen eşyaya ait ihracat beyannamesinin daha sonra ihracatçı birlikleri genel sekreterliklerince belge taahhüt hesabının kapatılmasında kullanılmaması halinde, bu ihracat beyannamesiyle ilgili olarak ödenen telafi edici verginin kaldırılmasının/geri verilmesinin istenilmesi durumunda;

a) A.TR dolaşım belgesi kapsamı eşyanın serbest dolaşımda bulunduğunun,

1) Belge kapsamı eşyanın üretiminde kullanılan girdilerin temin ediliş belgeleri,

2) Üçüncü ülke menşeli girdi kullanıldı ise giriş beyannameleri,

3) Üretici firmanın kapasite raporu,

4) Belge kapsamı eşyanın çıkış beyannamesi;

b) EUR.1 dolaşım sertifikası kapsamı eşyanın tercihli menşe statüsüne sahip olduğunun,

1) İhracatçı tarafından düzenlenen “ihracatçı beyanı” eki tüm belgelerin,

2) Eğer belge kapsamı ürün tamamıyla Türkiye’de elde edilmiş ise temin ediliş faturaları veya müstahsil makbuzları,

3) Ürün tamamıyla Türkiye’de elde edilmemiş ise ürünün bünyesine giren üçüncü ülke menşeli girdinin nereden temin edildiği ve üzerinde ne gibi bir işlem ve işçilik yapıldığına ilişkin imalatçı beyanının,

4) Belge kapsamı eşyanın üretiminde kullanılan girdilerin Avrupa Birliği, Avrupa Serbest Ticaret Birliği üyesi ülkeler ve Serbest Ticaret Anlaşması imzalanan ülkeler menşeli olması halinde bu durumları ispat eder belgeler (EUR.1, fatura beyanı ve tedarikçi beyanı) esas alınmak ve gerekmesi halinde ek bilgi ve belge istemek suretiyle tespit edilmesini müteakip geri verilir/kaldırılır.

(3) Dahilde işleme rejimi kapsamında yapılan ihracat sırasında yanlışlıkla (kur, vergi oranının yanlış hesaplanması vb. nedenlerle) fazla alındığı anlaşılan telafi edici vergi, Gümrük Kanununun 211 inci maddesi ikinci fıkrasında belirtilen süre içerisinde talepte bulunulması halinde geri verilir.

(4) Dahilde İşleme Rejimi kapsamında yapılan ihracat sırasında tahsil edilmiş telafi edici verginin konusu olan üçüncü ülke menşeli eşya girdisinin gerçekte beyan edilenden daha az miktarda kullanılmış olması nedeniyle, ödenmesi gerekenden daha fazla ödenmiş olan telafi edici verginin Gümrük Kanununun 211 inci maddesi uyarınca yapılacak geri verme/kaldırma başvurularının, telafi edici vergisi ödenmiş ihracat beyannamesi bünyesindeki eşyada üçüncü ülke menşeli girdinin daha az miktarda kullanıldığı ve işlenmiş ürünün bir kısmının serbest dolaşımda bulunan eşyadan üretildiğinin ispatlanmasına bağlı olarak geri verilir/kaldırılır.

(5) A.TR veya EUR.1 belgelerinin usulüne uygun bir şekilde düzenlenmemesi ya da düzenlenmemesi gerektiği halde düzenlenmesi nedeniyle telafi edici verginin geri verilmesi/kaldırılması için, Gümrük Kanununun 211 inci maddesi ikinci fıkrasında belirtilen süre içerisinde talep edilmesinin yanında, bahse konu dolaşım belgelerinin asıllarının ilgili gümrük idaresine iade edilmiş olması veya ithalat sırasında kullanılmadığını belirten ithalatçı ülke gümrük idaresinden temin edilecek resmi bir yazının ibrazı gerekir.

Para cezalarının geri verilmesi

MADDE 31 – (1) 5911 sayılı Kanun ile Gümrük Kanununun 210 uncu maddesine eklenen ikinci fıkra hükmü gereğince, gümrük vergilerinin geri verilmesi veya kaldırılmasına ilişkin hükümlerin, Gümrük Kanunu kapsamında tatbik edilen para cezaları için de uygulanması gerekir.

(2) Para cezalarının geri verme veya kaldırma talepleri, 5326 sayılı Kanunun 20 nci maddesinde belirtilen süreler içerinde Gümrük Yönetmeliğinin 78 no.lu ekinde yer alan Geri Verme veya Kaldırma Başvurusu Formu ile para cezasını veren gümrük müdürlüğüne yapılır. Geri verme veya kaldırma talebi ile re’sen geri verme durumlarına gerekli değerlendirmeler Gümrük Yönetmeliğinin 500 üncü maddesindeki limitlere göre yetkili gümrük müdürlüğü, gümrük ve muhafaza başmüdürlüğü veya Gümrükler Kontrol Genel Müdürlüğü tarafından yapılır. İdari para cezalarının geri verilmesine veya kaldırılmasına karar verilmesi durumunda düzenlenecek bir geri verme veya kaldırma kararı ile işlemler sonuçlandırılır.

Re’sen geri verme veya kaldırma işlemleri

MADDE 32 – (1) Kontrol ve denetlemeler sonucunda fazla alındığı tespit edilen gümrük vergileri veya para cezalarına ilişkin olarak yapılacak re’sen geri verme/kaldırma işlemleri Gümrük Yönetmeliğinin 502 nci maddesi doğrultusunda gerçekleştirilir.

Dolaşım belgelerinin yanlış düzenlenmesi durumunda yapılacak kaldırma işlemi

MADDE 33 – (1) Gümrük Kanununun 198 nci maddesinin dördüncü fıkrası hükmü uyarınca, Türkiye ile idari iş birliği anlaşması bulunan bir ülkeden tercihli tarife kapsamında ithal edilen eşyaya ait dolaşım belgesinin karşı ülke idaresince yanlışlıkla onaylandığının tespit edilmesi durumunda, yükümlünün, herhangi bir ihmalinin bulunmadığını ve gümrük mevzuatının gerektirdiği yükümlülüklerin yerine getirilmesinde tüm özeni gösterdiğini ispat edebilmesi şartıyla, tercihli tarife uygulanması nedeniyle alınmayan/tahakkuk ettirilmeyen vergiler sonradan istenmez.

(2) Bu durumda yapılacak tespitlerde, karşı gümrük idaresince yapılacak yazışmalar ile dolaşım belgesinin sehven onaylanmasının, ihracatçının verdiği yanlış bilgilendirmeler hariç, karşı ülke gümrük idaresinin bir hatasından kaynakladığının belirlenmesi ve yükümlünün gümrük işlemlerinin yürütülmesinde gerekli özeni gösterdiğinin ve herhangi bir ihmal veya kusurunun bulunmadığına ilgili gümrük idaresi tarafından karar verilmesi gerekir.

Menşe ve dolaşım belgelerinin sonradan verilmesi durumunda yapılacak işlemler

MADDE 34 – (1) Menşe ve dolaşım belgelerinin sonradan ibraz edilmesi sebebiyle geri verme talep edilmesi halinde ilgili gümrük idaresi tarafından;

a) Geri verme veya kaldırma başvurusu formu ekinde yer alan dolaşım/menşe belgelerinin, geri vermeye konu eşyaya ait serbest dolaşıma giriş beyannamesinin tescil edildiği tarihte söz konusu eşyanın tercihli tarife uygulamasından yararlanabilir durumda olduğunu ispatlar nitelikte olup olmadığı,

b) Dolaşım/menşe belgelerinin özellikle geri vermeye konu eşya için düzenlenip düzenlenmediği,

c) Geri vermeye konu eşyanın tercihli tarifeden yararlanabilmesi için gerekli tüm şartların sağlanıp sağlanmadığı

hususları kontrol edilir.

(2) Birinci fıkranın uygulanmasında, yükümlüden dolaşım/menşe belgelerinde yer alan eşyanın geri vermeye konu eşya ile aynı eşya olup olmadığının ispatı amacıyla ilave bilgi ve belgeler istenebilir.

Geri verilecek verginin muaccel hale gelen borçtan mahsup edilmesi

MADDE 35 – (1) 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 23 üncü maddesi hükmüne göre, geri verilmesi gereken amme alacakları ile ilgili olarak öncelikle istihkak sahiplerinin Müsteşarlığımıza olan varsa muaccel borçlarına mahsup edilmek suretiyle işlem yapılması gerektiğinden başvurular, geri verme talepli veya geri verilmesi gereken amme alacağının Müsteşarlığımıza muaccel hale gelmiş borçlarına mahsup edilmesi talepli olmalıdır. Bu nedenle, geri verme başvurusu yapanlardan, Müsteşarlığımıza kesinleşmiş borcu olup olmadığı hususunda ek-8’de yer alan örneğe uygun bir yazı ile bildirimde bulunmaları istenir.

İndirimli vergi oranının uygulanmasının talep edilmemesi

MADDE 36 – (1) Tarımsal mali yükler dışında kalan ithalat vergileri oranlarının serbest dolaşıma giriş beyannamesinin tescil tarihinden sonra, fakat eşyaya ilişkin gümrük vergilerinin ödenmesinden veya teminata bağlanmasından önce indirilmesi ve indirimli oranın uygulanmasının beyan sahibi tarafından talep edilmemesi halinde, indirimin talebe bağlı olması ve zorunlu olmaması nedeniyle Gümrük Kanununun 211 inci maddesinin uygulanması mümkün değildir.

Yargı kararlarının uygulanması

MADDE 37 – (1) 2577 sayılı Kanunun 28 inci maddesine göre, idari yargı merci kararlarının idareye tebliğinden itibaren otuz gün içinde idarece yerine getirilmesi gerekmektedir. Buna göre, gümrük idarelerince tahsil edilen vergilerin veya para cezalarının geri verilmesi veya kaldırılmasına ilişkin olarak idare aleyhine açılan davalarda mahkemelerce verilen kararlarda geri vermeyi gerektiren hüküm bulunması halinde, Gümrük Yönetmeliğinin 78 no.lu eki ile müracaat edilmesi beklenilmeksizin ve Gümrük Yönetmeliğinin 500 üncü maddesinde belirtilen limitler dikkate alınmaksızın, ilgili mahkeme kararı gerekçe gösterilerek düzenlenecek bir karar ile otuz gün içerisinde geri verme işlemleri sonuçlandırılır.

Fer’i alacakların geri verilmesi

MADDE 38 – (1) Tahsil edilen asli amme alacağının geri verilmesine karar verilirken buna bağlı olarak tahsil edilmiş olan ferilerinin de geri verilmesi gerekmektedir.

ALTINCI BÖLÜM

Son Hükümler

Yetki

MADDE 39 – (1) Müsteşarlık (Gümrükler Kontrol Genel Müdürlüğü) bu Tebliğin uygulanmasını temin etmek amacıyla gerekli göreceği her türlü tedbiri almaya, özel ve zorunlu durumlar ile bu Tebliğde yer almayan hususları inceleyip, sonuçlandırmaya yetkilidir.

Yürürlük

MADDE 40 – (1) Bu Tebliğin 17 nci maddesi Tebliğin yayımını izleyen üçüncü ayın sonunda, diğer maddeleri Tebliğin yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 41 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Gümrük Müsteşarlığı’nın bağlı olduğu Bakan yürütür.

 

Tebliğin eklerini görmek için tıklayınız

Exit mobile version