Site icon Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri

Vergi Yargısı Sisteminde Güncel Gelişmeler

Vergi Yargısı Sisteminde Güncel Gelişmeler

Özkan AYKAR
Gelir Uzmanı
hukuk-portal-1@hotmail.com

1-GİRİŞ

Son yıllarda yargı hizmetlerinde iş yükünün aşırı derecede artması ve sürecinin yavaş işlemesi mevzuatta birtakım değişiklikler yapılmasına neden olmuştur. Söz konusu değişiklikler yapılırken Anayasamızın ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin kabul ettiği standartlara uygun yargılanma hakkı ve devletin yargılama görevini yerine getirirken karşılaştığı sıkıntılar göz önünde bulundurulmuştur.

 

Yargı hizmetlerinin hızlandırılması amacıyla bugüne kadar yapılan düzenlemelere ilave olarak “02/07/2012 tarih ve 6352 Sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun” ile yargı mevzuatının uygulanmasında oluşan bazı sorunlara çözüm getirilmiştir.

Vergi yargısı da dahil olmak üzere İdari yargı sisteminin bütünü göz önüne alınarak, sistemin daha hızlı ve etkili işletilmesi, iş yükünün hafifletilmesi, insan haklarına uygun yargılama yapılabilmesi ve dosya inceleme sürelerinin kısaltılması amacıyla, 2575 sayılı Danıştay Kanunu, 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun, 2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanunu ve ilgili diğer bazı kanunlarda değişiklikler yapılmıştır.

2- ETKİN HİZMETE İLİŞKİN AMAÇLAR VE GETİRİLEN YENİLİKLER

2.1. Bazı Mahkeme Kararların Heyet Yerine Üye Hakim Tarafından Verilmesi

6352 Sayılı Kanunda belirtilen değişikliklerin yürürlüğe girmesiyle birlikte, Danıştayın ilk derece mahkemesi sıfatıyla baktığı davaların azaltılması, Danıştayın gerçek bir temyiz ve içtihat mahkemesi hüviyetini kazanabilmesi, bir kısım kararların heyet kararına gerek olmaksızın, üye hakim tarafından alınabilmesi amaçlanmıştır.

6352 Sayılı Kanunun 49. maddesiyle2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanunun 3 üncü maddesinin (1) numaralı fıkrasına aşağıdaki cümleler eklenmiş ve (3) numaralı fıkrasının birinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci cümleleri yürürlükten kaldırılmıştır.

“Bölge İdare Mahkemesi başkan ve üyeliklerine Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca atama yapılır. Bu mahkemeler gerektiğinde birden çok kurul halinde çalışabilirler. Bu kurulların oluşumu, aralarındaki iş bölümü ile kurullara kimin başkanlık edeceği Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenir.”

6352 Sayılı Kanunun 50. maddesiyle 2576 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkralarında yer alan “birmilyar lirayı” ibareleri “yirmibeşbin Türk Lirasını” şeklinde değiştirilmiştir.

Alomaliye.com Personel Bordro Programı Pro+İK
Avans | İcra | İzin | Rapor Takibi | Teşvikler | Puantaj | SGK e-İşlem | e-Beyan

Yapılan bu düzenleme ile bazı kararlara bir üst kanun yolu olarak temyiz yolu kapatılmış olup, kararlara karşı itirazların Danıştay yerine Bölge idare Mahkemesinde neticelenmesi sağlanmıştır.

 

2.2. T.C. Kimlik Numarasının Dava Dilekçesine Eklenmesi Zorunluluğu

 

Getirilen düzenleme ile Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan gerçek kişilerin dava açması durumunda Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasının dava dilekçesine eklenmesi, bu suretle elektronik işlemlerin kolaylıkla gerçekleştirilmesi amaçlanmıştır.

 

6352 Sayılı Kanunun 51. maddesiyle 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 3 üncü maddesinin (2) numaralı fıkrasının (a) bendinin sonuna “ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası,” ibaresi eklenmiştir.

 

2.3. Dilekçelerin Asliye Hukuk Mahkemeleri Yoluyla Yargı Yerlerine Ulaştırılması

 

Bu düzenleme ile İdarî yargı mahkemelerine verilecek dilekçelerin büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde kalan asliye hukuk mahkemelerine verilebilmesi, bu şekilde vatandaşların ulaşım yükünden kurtarılması amaçlanmıştır.

 

6352 Sayılı Kanunun 52. maddesiyle 2577 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (1) numaralı fıkrasında yer alan “bulunmayan yerlerde” ibaresinden sonra gelmek üzere “büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde kalıp kalmadığına bakılmaksızın” ibaresi eklenmiştir.

 

2.4. Vergi Mahkemelerinde Dilekçe İle İlgili İşlemlerin Evrak Bürolarınca Yapılması

 

Eski uygulamada Mahkemelerde görev yapan başkan ve hâkimler evrak havale işleri yürütmekteydi. Ancak bu uygulamada gerek postadan gelen ve gerekse mahkemeye gelen taraflarca sunulan belgelerin havalesi, başkan veya üye hâkimin zamanını almaktaydı. Yeni düzenlemeyle başkan veya üyelerin bu gibi işlemlerle vakit kaybetmeksizin yargılama faaliyetlerine daha fazla zaman ayırmaları ve sözkonusu işlerin oluşturulacak evrak bürolarınca yapılması amaçlanmıştır.

 

6352 Sayılı Kanunun 53. maddesiyle 2577 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinin (2) numaralı fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

 

“2. Bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinde dilekçeler, evrak bürosunca kaydedilerek ilgili mahkemelere havale olunur. Dilekçe sahibine evrakın tarih ve sayısını gösterir ücretsiz bir alındı kâğıdı verilir.”

 

2.5. Danıştay Savcısı Görüşünün Taraflarına Tebliğ Edilmesi ve Cevap Hakkı

 

Bu yenilik ile Adil yargılanma hakkının bir gereği olarak Danıştay savcısı tarafından dosyaya sunulan yazılı görüşlerin taraflara tebliğ edilmesi, taraflara cevap vermek üzere onbeş gün süre verilmesi ve dosyanın bu aşamadan sonra karara bağlanması amaçlanmıştır.

 

6352 Sayılı Kanunun 54. maddesiyle 2577 sayılı Kanunun 16 ncı maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

 

“6. Danıştayda ilk derece mahkemesi sıfatıyla görülen davalarda savcının esas hakkındaki yazılı düşüncesi taraflara tebliğ edilir. Taraflar, tebliğden itibaren on gün içinde görüşlerini yazılı olarak bildirebilirler.”

 

2.6. Duruşmalı Vergi Davalarda Miktar Sınırlaması

 

Vergi ve tam yargı davalarında 2577 sayılı Kanun hükümleri gereği duruşma yapılması zorunluluğuna ilişkin miktar, tek hâkim tarafından karara bağlanacak miktar ile aynıdır. 2576 sayılı Kanunun 7 nci maddesinde yapılan bu değişiklikle, tek hâkim tarafından görülecek vergi ve tam yargı davalarına ilişkin miktarın yirmibeşbin Türk Lirasına yükseltilmesine bağlı olarak zorunlu duruşma sınırına ilişkin miktar da yirmibeşbin Türk Lirasına yükseltilmiştir.

 

6352 Sayılı Kanunun 55. maddesiyle 2577 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin (1) numaralı fıkrasında yer alan “birmilyar lirayı” ibareleri “yirmibeşbin Türk Lirasını” şeklinde değiştirilmiştir.

 

2.7. Heyet Halinde Görülen Vergi Davalarında Bilgi ve Belge İstenme Yetkisi

 

Bilindiği gibi mahkemelerde heyet halinde görülen davalarda her türlü ara kararın da heyet tarafından alınması iş yükünün artmasına sebep olmaktadır. Bunun önüne geçilmesi amacıyla heyet halinde görülen davalarda, davanın kısa süre içinde karara bağlanabilmesi amacıyla, bazı bilgi ve belgelerin getirtilmesi ve ek süre verilmesi gibi bir kısım ara kararların mahkeme başkanı veya dosyanın havale edildiği üye tarafından alınabilmesi hükme bağlanmıştır.

 

6352 Sayılı Kanunun 56. maddesiyle 2577 sayılı Kanunun 20 nci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

 

“6. İdare ve vergi mahkemelerinde heyet halinde görülen davalarda, birinci fıkrada belirtilen bilgi ve belgelerin istenmesine ve ek süre verilmesine ilişkin ara kararları, mahkeme başkanı veya dosyanın havale edildiği üye tarafından da verilebilir.”

 

2.8. Yürütmenin Durdurulması Müessesesinde Son Durum

 

Söz konusu kanunla, yürütmenin durdurulması müessesesi kısmen revize edilmiştir. Buna göre, yürütmenin durdurulması kararları kural olarak idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra verilebilecektir. Yürütmenin durdurulması talebinin yerinde olmadığı, dava dilekçesi ve eklerinden anlaşılmakta ise davalı idarenin savunması alınmaksızın talep reddedilebilecektir. Uygulanmakla etkisi tükenecek nitelikteki idari işlemler bakımından ise savunma alındıktan sonra yeniden bir karar verilinceye kadar geçici olarak yürütmenin durdurulmasına karar verilebilecektir. Ayrıca aynı hukuki sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması talebinde bulunulamayacağı düzenlenmekte olup, bu sayede reddedilmiş taleplerin tekraren yargı mercileri önüne getirilmesinin önüne geçilmesi amaçlanmıştır.

 

6352 Sayılı Kanunun 57. maddesiyle 2577 sayılı Kanunun 27 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, maddeye (2) numaralı fıkradan sonra gelmek üzere aşağıdaki (3) numaralı fıkra eklenmiş, diğer fıkralar buna göre teselsül ettirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

 

“2. Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler. Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin yürütülmesi, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, idarenin savunması alınmaksızın da durdurulabilir. Yürütmenin durdurulması kararlarında idari işlemin hangi gerekçelerle hukuka açıkça aykırı olduğu ve işlemin uygulanması halinde doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğunun belirtilmesi zorunludur. Sadece ilgili kanun hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilemez.”

 

“3. Dava dilekçesi ve eklerinden yürütmenin durdurulması isteminin yerinde olmadığı anlaşılırsa, davalı idarenin savunması alınmaksızın istem reddedilebilir.”

 

“9. Yürütmenin durdurulmasına dair verilen kararlar onbeş gün içinde yazılır ve imzalanır.

 

  1. Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz.”

 

2.9. Vergi Davalarında Vekâlet Ücreti ve Yargılama Giderleri

 

Getirilen bu uygulama ile tam yargı davalarında hüküm altına alınan miktar ile her türlü davada hükmedilen vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı veya vekilinin bildireceği banka hesap numarasına, bildirim tarihinden itibaren belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yatırılması, bu süre içinde ödeme yapılmaması halinde genel hükümler dairesinde infaz edilmesi öngörülmektedir.

 

6352 Sayılı Kanunun 58. maddesiyle 2577 sayılı Kanunun 28 inci maddesinin (2) ve (6) numaralı fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

 

2. Konusu belli bir miktar paranın ödenmesini gerektiren davalarda hükmedilen miktar ile her türlü davalarda hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri, davacının veya vekilinin davalı idareye yazılı şekilde bildireceği banka hesap numarasına, bu bildirim tarihinden itibaren, birinci fıkrada belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yatırılır. Birinci fıkrada belirtilen süreler içinde ödeme yapılmaması halinde, genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunur.”

 

“6. Tazminat ve vergi davalarında idarece, mahkeme kararının tebliğ tarihi ile ödeme tarihi arasındaki süreye 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesine göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanacak faiz ödenir. Ancak mahkeme kararının davacıya tebliği ile banka hesap numarasının idareye bildirildiği tarih arasında geçecek süre için faiz işlemez.”

 

Mevcut uygulamada, mahkemeler tarafından hüküm altına alınan alacakların, hemen ilamlı icra takibi yapılmak suretiyle tahsili yoluna gidildiğinden, hem icra dairelerinin iş yükü gereksiz şekilde artmakta hem de idareler tekraren icra gideri ödeme külfetiyle karşı karşıya kalmaktadır. Getirilen düzenlemeyle vatandaşların icraya başvurmak zorunda kalmaksızın alacaklarını tahsil edebilmesi, bu suretle icra dairelerinin iş yükünün azalması ve idarelerin icra gideri ödemesinin önüne geçilmesi hedeflenmiştir. Ayrıca idarelerin kısa zamanda ödeme yapması ve vatandaşların gecikmeden dolayı uğradıkları kaybı telafi etmesi de amaçlanmıştır.

 

3- SONUÇ:

 

6352 Sayılı Kanunla getirilen sözkonusu değişikliklerin yürürlüğe girmesiyle birlikte Vergi yargısı da dahil olmak üzere İdari yargı sisteminin tümü göz önüne alınarak, sistemin daha hızlı ve etkili işletilmesi, iş yükünün hafifletilmesi, insan haklarına daha uygun yargılama yapılabilmesi ve dosya inceleme sürelerinin kısaltılması amaçlanmıştır.

 

Yapılan yenilikler ile bazı kararlara temyiz yolu kapatılmış, davaların Bölge idare Mahkemesinde sonuçlanması sağlanmıştır. Vergi ve tam yargı davalarında 2577 sayılı Kanun hükümleri gereği duruşma yapılması zorunluluğuna ilişkin miktar ile tek hâkim tarafından karara bağlanacak miktar yükseltilmiştir. Adil yargılanma hakkının bir gereği olarak Danıştay savcısı tarafından dosyaya sunulan yazılı görüşlerin taraflara tebliğ edilmesi gibi uygulamalar getirilmiştir. Yürütmenin durdurulması müessesesi ise kısmen revize edilmiştir.

 

Bunun dışında vatandaşlar dilekçelerini asliye hukuk mahkemelerine vermek suretiyle ulaşım yükünden kurtulma imkanı elde edeceklerdir. Ayrıca elektronik işlemlerin kolaylıkla gerçekleştirilmesi amacıyla dilekçelerde TC kimlik numarası bulunma zorunluluğu getirilmiştir. Vergi mahkemelerinde daha iyi hizmet için “evrak bürolarının” oluşturulması ile vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin banka hesap numarasına yatırılması gibi uygulamalar da söz konusudur. Dolayısıyla bu yeniliklerle devletin adil yargılama hizmetleri daha etkin hale getirilmiş olacaktır.

KAYNAKLAR

– 6352 Sayılı Kanun Gerekçesi

– 2575 sayılı Danıştay Kanunu

– 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun

– 2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanunu

Exit mobile version