Site icon Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri

Genel Olarak Gelir Vergisi Kanunu Tasarısı

Genel Olarak Gelir Vergisi Kanunu Tasarısı

Rüknettin KUMKALE
YMM

Halen mevcut vergi sistemimizde gerçek kişilerin vergilendirilmesi Gelir Vergisi Kanunu ile, kurumların kazançlarının vergilendirilmesi ise Kurumlar Vergisi Kanunu ile düzenlenmektedir.

Gelir Vergisi Kanunu 1961 yılında kabul edilmiş ve gelişen zaman içinde günün şartlarına uyum sağlayabilmesi için pek çok değişiklik yapılmıştır. Tasarının genel gerekçesinde de belirtildiği üzere yapılan değişiklikler bir bütünlük arz etmediğinden Gelir Vergisi Kanununun sistematiği bozulmuştur.

Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarının ayrı ayrı olmasından dolayı indirimler, istisnalar ile diğer bir çok hususun her iki kanunda da yer aldığı görülmektedir.

Bu sebeplerden dolayı Kanun koyucu Gelir Vergisi ve Kurumlar Vergisi Kanunlarını tek bir Kanun altında toplanmasına karar vermiş bulunmaktadır. Bu husus Kanunun Amaç başlıklı 1. Maddesinde “Bu Kanunun amacı, gerçek kişilerin gelirleri ile kurumların kazançları üzerinden alınan gelir vergisine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.”  şekli ile ifade edilmektedir.

Kanunun gerekçesinde herkesten ödeme gücüne göre vergi alınması vergilendirmenin temel prensibi olduğu ve ödeme gücünün en iyi göstergesinin de gelir olduğunun kabul edildiği belirtilmektedir.

Kanunun 3. Maddesinde gerçek kişilerin gelirlerinin ve kurumların kazançlarının gelir vergisine tabi olduğu belirtilmektedir.

Gerçek kişiler için gelire giren kazanç ve iratlar şunlardır:

  1. Ticari kazançlar.
    2. Zirai kazançlar.
    3.  Serbest meslek kazançları.
    4. Ücretler.
    5. Gayrimenkul sermaye iratları.
    6. Menkul sermaye iratları.
    7. Diğer kazanç ve iratlar.

Gerçek kişilerin bir takvim yılı içinde elde ettikleri kazanç ve iratlar gelirin tespitinde gerçek ve safi tutarları ile dikkate alınır.

Kurum kazancı ise, bir hesap dönemi içinde elde edilen ve yukarıda belirtilen gelir unsurlarından oluşur. Gelir vergisinin hesabında safi kurum kazancı esas alınır.

Tasarının 11. ve 12. Maddelerinde Ticari kazancın bilanço ve işletme hesabına göre tespiti ile ilgili esaslar belirtilmektedir.

Bilanço esasına göre ticari kazanç, işletme öz sermayesinin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki olumlu farktır.  Bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce işletmeye eklenen değerler bu farktan indirilir, işletmeden çekilen değerler ise farka eklenir.

İşletme hesabı esasına göre ticari kazanç, bir hesap dönemi içinde elde edilen hasılat ile giderler arasındaki olumlu farktır. Elde edilen hasılat, tahsil olunan paralarla tahakkuk eden alacakları, giderler ise ödenen ve borçlanılan tutarları ifade eder. Emtia alım ve satımı ile uğraşanlarda kazancın bulunması için hesap dönemi sonundaki emtia mevcudunun değeri hasılata, dönem başındaki emtia mevcudunun değeri ise giderlere ilave olunur.

Gelir Vergisi Kanunu tasarısının hazırlanmasında aşağıda belirtilen ilkeler esas alınmıştı.

Tasarıda vergi oranları ve tarifesi korunmaktadır. Buna göre gerçek kişilerin gelirleri eskisi gibi artan oranlı tarifeye göre % 15 ile % 35 arasında, kurum kazançları ise % 20 oranında gelir vergisine tabi tutulacaktır.

Asgari geçim indirimi ücretlerde özel indirim adı altında devam edecektir. Üçüncü çocuk için indirim oranı % 5’den % 10’a çıkartılmıştır.

Yatırım teşvik sistemi kapsamında yürütülen indirimli kurumlar vergisi, indirimli gelir vergisi olarak devam etmektedir.

İlk defa gelir vergisine tabi olacak yirmi dokuz yaşını doldurmamış genç girişimcilerin iş kurmaları teşvik edilerek üç yıl boyunca elde edilen kazancın asgari ücrete karşılık gelen kısmı üzerinden hesaplanan vergi, genç girişimciler tarafından verilecek gelir vergisi beyannamesi üzerinden hesaplanan vergiden indirilebilecektir.

Tasarı ile Gelir Vergisi Kanununun daha basit, sade ve kolay anlaşılabilir bir yapıya getirilmesi amaçlanmış, 210 maddeyi aşan Gelir Vergisi Kanunu ile 45 maddeden oluşan Kurumlar Vergisi Kanunu birleştirilerek 92. Maddeye indirilmiştir.

Ücret ve istisna serbest meslek kazancı elde eden kişilerden elde ettikleri Kanunda belirlenen tutarı aşanlara da beyanname verme zorunluluğu getirilmektedir. Beyanname verilmesi durumunda bu kişiler; yaptıkları bağış ve yardımlarını vergi matrahlarından, eğitim ve sağlık harcamalarının bir kısmını hesaplanan vergilerden indirebilecektir.

Kentsel rantların ve sermaye kazançlarının vergilendirilmesindeki istisnalar daraltılmaktadır. Buna göre; taşınmazlar, pay senetleri, ortaklık hakları ve hisselerinin elden çıkartılmasından sağlanan kazançlar, elde tutma süresine göre kademeli olarak istisnaya tabi tutularak vergilendirilecektir.

Vergi alacağını güvence altına almak, vergi kaçırmaya ve vergiden kaçınmaya yönelik girişimlerin önüne geçebilmek amacıyla vergi güvenlik müesseselerine yer verilmektedir.

Tasarıda yer verilen başlıca vergi güvenlik müesseseleri şunlardır.

İkamet amacıyla kullanılan tek konutun elden çıkartılmasından doğan kazanç vergiden istisna edilmiştir.

Sahip olduğu konutu eşinin anne ve babasının ikametine bedelsiz olarak bırakanlar bu konutlar için emsal kira bedeli üzerinden gelir beyan etmek zorunda kalmayacaklardır.

Öğrenci yurtları, bakımevleri ve huzur evlerine ödenen oda ve yatak ücretlerinin gayrimenkul sermaye iradından indirilmesine olanak sağlanmaktadır.

Engellilere sağlanan vergisel avantajlar arttırılarak devam ettirilmektedir.

Yürütmeye verilen yetkiler genişletilmektedir.

Exit mobile version