Site icon Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri

Türk Tasarım Danışma Konseyi Toplantısı – Yeni Tasarım Strateji Belgesi

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Işık: “2016 yılı içerisinde yeni bir Tasarım Strateji Belgesi hazırlık çalışmasını başlatacağız” dedi.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, 2016 yılında yeni bir Tasarım Strateji Belgesi hazırlık çalışmasına başlayacaklarını belirterek, “Tasarımla ilgili daha önce Meclis’e sevk ettiğimiz bir tasarı vardı fakat 7 Haziran seçimleri öncesi yoğunluktan dolayı Meclis bunu gündemine alıp yasalaştıramamıştı. Gelecek pazartesi Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK) ve Bakanlar Kurulumuza sunacağız” dedi.

Bakan Işık, bakanlıkta düzenlenen “Türk Tasarım Danışma Konseyi 13. Toplantısı’na katıldı.

Tasarımı, sanayinin rekabet gücüne doğrudan etki edecek bir araç olarak gördüklerini belirten Işık, Girişimci Bilgi Sistemi verilerinin de bunu ortaya koyduğunu söyledi.

İmalat sanayinin genelinde özellikle hazır giyim, mobilya, plastik gibi sektörlerde, tasarım yapanlarla yapmayanların karlılığının çok ciddi fark gösterdiğine dikkati çeken Işık, geçen yıl hazır giyim sektöründe, tasarım yapmayan firmaların faaliyet karlılığının yüzde 4,5, tasarım yapan firmaların faaliyet karlılığının ise yüzde 7,3 olduğunu hatırlattı. Tasarımda yakalanacak başarının, katalizör görevi üstlenerek, tüm sanayi dallarının tırmanışını hızlandıracağına işaret eden Işık, iyi tasarımların elektronikten tekstile, kozmetikten otomotive, seramikten mobilyaya kadar birçok değişik sektöre ciddi ivme kazandıracağını vurguladı.

Işık, ürünlerin fiyatı, kalitesi, teknolojik ve fonksiyonel unsurlarının, rekabet avantajı sağlamada son derece etkili ancak yeterli olmadığını kaydetti. Geliştirilen ürünlere yenilikçi ve estetik bir görünüm kazandırmanın, “kullanıcı dostu” özellikler eklemenin de son derece önemli olduğunun altını çizen Işık, gelişmiş ülkelerde tüketicilerin, kullandıkları eşyayı sadece kullanım amacına hizmet eden bir ürün olarak değil kişiliğin, karakterin, statünün, dünya görüşünün, tercih ve beğenilerin bir ifadesi olarak da gördüğünü söyledi. Müşteri profilinin, artık seri üretim mamulleri değil, kişiselleştirilmiş ürünleri talep ettiğine dikkati çeken Işık, şöyle konuştu:

“Bundan birkaç sene öncesine kadar cep telefonu firmaları, amiral gemileri olan modelin çok az bir kısmını beyaz renkte üretiyorlardı. İnsanlar, beyaz telefona sahip olabilmek için diğer tüm özellikleri aynı olan telefona, 100-150 dolar fazla para ödemeyi göze alıyorlardı. Bu basit farklılaştırma dahi, tasarımın satışları nasıl etkileyebileceğinin açık bir örneğidir. Sanayi sektörünün ürettiği ürünlere farklılık ve yenilik kazandırmak, ürünleri zenginleştirmek, derinleştirmek, kişiselleştirmek için bizim de iyi bir tasarım kültürü ve altyapısına ihtiyacımız var. Türkiye’de bir araştırmada, ‘Otomotivde tercihinizi kullanırken en çok neye dikkat ediyorsunuz’ diye sorulduğunda, birinci sırada tasarım geliyor, sonra fiyatı ve yakıt ekonomisi geliyor. Tasarımlar çok kısa sürede gelire, kara dönüştürebiliyor. Ancak bu, iyi tasarımların çok kısa sürede geliştirilebildiği anlamına gelmiyor. İyi bir tasarımcının, sanayi sektörünü, üretim sistemlerini, insanı ve toplumu tanıması, psikoloji ve sosyoloji gibi farklı disiplinlerdeki alanlara vakıf olması, derin bir entelektüel birikim taşıması gerekiyor. Bu nedenle tasarımı, tasarımcıların yapması gerekiyor.”

 “Tasarım ofislerini Ar-Ge merkezleri gibi desteklemeyi planlıyoruz”

Türk Tasarım Danışma Konseyi çalışmaları neticesinde Tasarım Stratejisi ve Eylem Planı’nı uygulamaya koyduklarını anlatan Işık, bu toplantıda Tasarım Strateji Belgesi’nin 2015 yılı eylemlerinin gerçekleşme durumlarını görüşeceklerini ve 2016 yılı eylemlerine ilişkin iş takvimini de gözden geçireceklerini bildirdi. Işık, 2016 yılının bu strateji belgesinin son uygulama yılı olacağını belirterek, şöyle devam etti:

“2016 yılı içerisinde yeni bir Tasarım Strateji Belgesi hazırlık çalışmasını da inşallah başlatacağız. Önümüzdeki dönemde, tasarımla ilgili bazı önemli eylemleri de hayata geçireceğiz. Şu an çalışmalarını tamamladığımız, Ar-Ge Reform paketimizde tasarım faaliyetlerinin desteklenmesi konusuna ayrı bir başlık açtık. Tasarımla ilgili daha önce Meclise sevk ettiğimiz bir tasarı vardı fakat 7 Haziran seçimleri öncesi yoğunluktan dolayı Meclis bunu gündemine alıp yasalaştıramamıştı. Şimdi bu tasarıyı daha zenginleştirdik. Gelecek pazartesi Ekonomi Koordinasyon Kurulu ve Bakanlar Kurulumuza sunacağız. Bakanlar Kurulumuzdan da hükümet tasarısı olarak Meclise sevk edip, en kısa sürede yasalaşması için Meclis’teki yetkililerden talepte bulunacağız.”

Fikri Işık, Ar-Ge Reform paketi kapsamında, tasarım ofislerini de Ar-Ge merkezleri gibi desteklemeyi planladıklarını dile getirerek, teknoloji geliştirme bölgelerinde de tasarım ofislerinin kurulmasını sağlamayı hedeflediklerini belirtti. Ar-Ge ve tasarım personelinin, faaliyetleriyle ilgili Ar-Ge veya tasarım merkezi dışında geçirdiği süreyi ve lisansüstü eğitim için üniversitede geçirdiği zamanı de destek kapsamına alacaklarını bildiren Işık, Ar-Ge ve tasarım merkezlerine sipariş veren KOBİ’lere indirim sağlayacaklarını söyledi.

 “Yerli otomobil konusunda önemli bir çağrı yapacağız”

Işık, akademisyenlerin Ar-Ge ve tasarım merkezlerinde kısmi süreli çalışabilmelerinin önünü açacaklarını ifade etti. Patent Kanunu ile ilgili değişiklik sürecinin de devam ettiğini ve süreci birkaç ay içinde tamamlamayı hedeflediklerini belirten Işık, “Üniversite hocalarımızın, tasarım veya Ar-Ge faaliyetlerinden elde ettikleri gelirden gelir vergisi almayacağız. Döner sermaye kesintilerini de yüzde 15 ile sınırlı tutacağız, hocamızın yaptığı çalışmadan elde ettiği gelirin yüzde 85’i cebinde kalacak. Patent Kanunu değişikliğiyle endüstriyel tasarımlara başvuru sürecini kolaylaştıran ve daha etkin bir koruma sağlayan düzenlemeleri hayata geçireceğiz” dedi.

Bir basın mensubunun, “Yerli otomobilin bir rakibi var. Hacettepe Üniversitesinin tasarladığı bir araba var. Bunu gördünüz mü, bununla ilgili bir çalışmanız olacak mı” sorusu üzerine Işık, bir aracın ticarileşmesi için tasarlanmış ve imal edilmiş olmasının yeterli olmadığını söyledi.

Türkiye’deki en büyük engelin, Ar-Ge’si yapılan, geliştirilen ürünlerin ticarileştirilmesi olduğuna dikkati çeken Işık, “Ticarileşme süreci çok zorlu bir süreç, onun için bir ‘bir araç yaptık’ demek tek başına yeterli değil. Bu çalışmaları takdir etmiyoruz anlamına gelmiyor. Aksine Türkiye’de bu alanda yapılan tüm çalışmaları takdir ediyor ve çalışmaların devamını ekosistemimiz için son derece hayırlı ve faydalı görüyoruz. Bu noktada Hacettepe Üniversitemizin yerli otomobil konusunda vereceği katkıyı da önemsiyoruz. Yakında bu konuda birikimi olan, sektörde çalışanların projeye destek vermesi için önemli bir çağrı yapacağız” diye konuştu.

Işık, Türk Tasarım Danışma Konseyi Onur Ödülü’nü ve beratını Yılmaz Zenger’e takdim etti.

Exit mobile version